Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
İsrail’de iki eski başbakan Netanyahu’ya karşı ittifak kurdu
Mahalle yanarken onlar derbiyi izledi
ABD basını Beyaz Saray yemeğine silahlı saldırıda bulunan şüphelinin manifestosunu paylaştı
İngiltere Kralı Charles'ın ABD'ye ziyareti planlandığı gibi gerçekleşecek
Bursa’da tarihi akşam, timsah geri döndü
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yeniden İslamabad’da
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
SAĞLIK
Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi
26 Nisan 2026 Pazar - 14:04:53
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45
Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı
Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
20 yıllık tümör Van’da yapılan ameliyatla alındı
3
26 Nisan 2026 Pazar- 10:17
"Doğru tedavi ve alışkanlıkların düzenlenmesiyle astım hastaları, günlük hayatlarına güvenle devam edebilir"
4
26 Nisan 2026 Pazar- 09:42
Ağrıya "nokta atışı" tedavi
5
26 Nisan 2026 Pazar- 09:18
Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Antalya’da düzenlendi: Onkologlardan kemoterapi mesajı
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:11
Tunceli’de sağlık personeline kolorektal kanser eğitimi
Tunceli’de sağlık personeline yönelik kolorektal (kalın bağırsak) kanserine yönelik eğitim düzenlendi. Tunceli Devlet Hastanesi tarafından sağlık personeline yönelik kolorektal kanseri farkındalığını artırmaya yönelik eğitim programı düzenlendi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Çelik’in verdiği eğitimde, kolorektal kanserde erken tanının hayati önemi vurgulanırken, hastalığın risk faktörleri ve güncel tedavi yaklaşımları detaylı şekilde ele alındı. Eğitim kapsamında sağlık çalışanlarının bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenirken, erken teşhisin hasta yaşam süresi ve tedavi başarısı üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:06
Siirt’te öğrencilere işitme taraması yapıldı
Siirt’in Pervari ilçesinde ilkokul öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen işitme taramalarıyla erken tanı ve farkındalık hedeflendi. İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde Pervari ilçesinde ilkokul öğrencilerine yönelik işitme tarama testleri gerçekleştirildi. Sağlık ekiplerince yapılan taramalarda, çocukların işitme sağlığı değerlendirilerek muhtemel risklerin erken dönemde tespit edilmesi amaçlandı. Bölgede çocukların sağlık hizmetlerine erişimini artırmaya yönelik sürdürülen uygulamaların, erken tanı imkanlarını güçlendirdiği belirtilirken, özellikle okul çağındaki bireylerde yapılan taramaların eğitim hayatı ve sosyal gelişim açısından önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Gerçekleştirilen taramalarla birlikte işitme sağlığı konusunda farkındalığın artırıldığı, gerekli görülen öğrencilerin ise ileri tetkik ve değerlendirme için ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirildiği bildirildi. Yetkililer, koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıyla çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlandığını ve fırsat eşitliğinin güçlendirildiğini vurguladı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:18
Selçuklu’nun sağlık altyapısı güçlenmeye devam ediyor
Konya’nın Selçuklu ilçe Belediyesi sağlık alanında sürdürdüğü yatırım ve iş birliklerine bir yenisini daha ekliyor. Akşemsettin Mahallesi’ne kazandırılacak olan Yaşar Sekizli Aile Sağlığı Merkezi’nin protokolü düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi sağlık alanında sürdürdüğü yatırım ve iş birliklerine hız kesmeden devam ederken, ilçenin sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir proje daha hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Akşemsettin Mahallesi’ne kazandırılacak olan Yaşar Sekizli Aile Sağlığı Merkezi’nin protokolü düzenlenen imza protokolü ile gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi’nde gerçekleşen imza törenine Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ve hayırsever firma adına imza atan Fatih Özdemir katıldı. Başkan Pekyatırmacı: "Hemşehrilerimizin birinci dereceden sağlık hizmetlerine en hızlı ve nitelikli şekilde ulaşmasını hedefliyoruz" Selçuklu’nun sağlık altyapısı için hayırlı bir iş birliğinde bulunduklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Selçuklumuzda hayırseverlerimiz hep öncü oluyorlar ve özellikle sağlık hizmetleri ile ilgili yatırımlarda hem kurumlarımıza hem İl Sağlık Müdürlüğümüze hem de bize yoğun destekler var. İnşallah bugün imzalayacağımız protokol törenimiz ile birlikte Akşemsettin Mahallemize 6 hekimlik bir aile sağlığı merkezimizi kazandırmış olacağız. Selçuklumuzda bugüne kadar neredeyse aile sağlığı merkezi ihtiyacı olan mahallemiz kalmadı. En son Işıklar Mahallemizde bir merkezin yapımına başladık. Yine Sille Ak Mahallemizde hayırseverimizle birlikte aile sağlığı merkezi yapımıyla ilgili protokolümüzü imzalamıştık. İnşallah orada da hızlı bir şekilde yapım süreçleri başlayacak. Akşemsettin Mahallemizdeki merkezle birlikte de bugün ihtiyacımız olan aile sağlığı merkezleri noktasında bütün mahallelerimizdeki ihtiyaçları inşallah karşılamış olacağız. Sağlık hizmeti en önemli hizmetlerden bir tanesi. Sağlık Bakanlığımız, İl Sağlık Müdürlüğümüz, İlçe Sağlık Müdürlüğümüz bu konuda çok önemli hizmetler yürütüyor, yatırımlar yapıyor. Özellikle bugün Konyamızda şehir hastanemiz, Numune hastanemiz, yine Beyhekim bölge hastanemiz, üniversite hastanelerimiz çok büyük bir yükü alıyorlar. Ama birinci derece sağlık hizmetlerine erişim noktasında aile sağlığı merkezleri de önemini korumaya devam ediyor. Bu anlamda biz tüm hemşehrilerimizin, birinci derece sağlık hizmetlerine ve en hızlı ve en nitelikli şekilde ulaşmasını hedefliyoruz. Bu konuda gayret ediyoruz ve elhamdülillah yapılan aile sağlığı merkezleri de çok nitelikli bir şekilde yapılıyor. Bütün hemşehrilerimiz buradan hem hızlı hem nitelikli bir sağlık hizmetini alıyorlar. Bu noktada özellikle hem hekimlerimizin çalışma ortamlarının iyileştirilmesi, daha nitelikli bir sağlık hizmetini orada sunabiliyor olmaları, vatandaşlarımızla geldikleri zaman buradaki imkanlardan huzurlu bir şekilde yararlanılıyor olmaları önemli. Bu konuda hayırseverlerimiz de hem proje hazırlanması noktasında hem yapım işlerinin en kaliteli şekilde yapılması noktasında ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Ben tekrar hayırseverimize özellikle teşekkür ediyorum. Rabbim hayrınızı kabul etsin inşallah. İl Sağlık Müdürümüze ve tüm ekibine öncü oldukları için teşekkür ediyorum. Selçuklumuza, şehrimize, mahallemize yeni yatırımımızın hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi. İl Sağlık Müdürü Yavuz: "Belediyelerimiz ve hayırseverlerimizin de desteği ile Türkiye’nin en iyi aile sağlığı merkezlerini Konya’ya kazandırdık" Sözlerine Selçuklu Belediyesi’ne teşekkür ederek başlayan Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, "Gerçekten Konya çok çok güzel bir şehir. Hem hayırseverleriyle hem de belediyeleriyle tam bir sağlık şehri aslında. Biz sağlıkta ne zaman elimizi uzatsak veya bir adım atsak, belediyelerimiz koşarak geliyorlar. Belediyelerimiz; gerek binaları yaparak, gerek yerleri tahsis ederek, gerek çevre düzenlemelerini yaparak, gerekse tüm ihtiyaçlarımızda ne zaman kapılarını çaldığımızda elimizi boş çevirmiyorlar. Bu da tabii çok güzel sağlık yatırımlarına dönüşüyor. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, artık Sağlık Bakanımız da biz insanları hastanelerde karşılamak istemiyoruz diyor. Biz artık Türkiye’de hastanecilikte belirli bir yere geldik. Dünyanın en iyi seviyesine ulaştık. Şimdi sıra insanlarımızı korumada. Burada da aile sağlığı merkezlerimiz, sağlıklı hayat merkezlerimiz bizim için çok önemli. Konya bu yönde en önde giden şehirlerimizden biri. Hayırseverlerimiz ve belediyelerimiz de bu işe el attığı için gerçekten Türkiye’nin en iyi aile sağlığı merkezlerini Konya’ya kazandırdık. Hatta şu anda açacağımız aile sağlığı merkezimiz, gerek 6 birimli görünse de Türkiye’deki çoğu 9-10 birimli aile sağlığı birimlerinden daha büyük; yani nitelikli hizmet veriyor. Rabbim, bu hayra kimin vesilesi olmuşsa, sevabını inşallah başta sizler olmak üzere bizlere de nasip etsin. Konya’mıza, vatanımıza hayırlı uğurlu olsun inşallah" diye konuştu. Hayırseverler adına konuşan firma yetkilisi Fatih Özdemir de iş birliği ve kurumlar tarafından atılan olumlu adımlar için teşekkür ederek sağlık yatırımının hayırlı olması temennisinde bulundu. Yapımı hayırsever Sekizli ailesi tarafından yapılacak Yaşar Sekizli Aile Sağlığı Merkezi, 800 metrekare alanda inşa edilecek ve 6 aile hekimi birimi hizmet verebilecek. Merkezde ayrıca 6 aile hekimliği muayene odası, 6 aile sağlığı çalışanı odası, 2 aşılama ve bebek-çocuk izlem odası, 2 gebe izlem ve üreme sağlığı odası, 2 tıbbi müdahale odası, 1 laboratuvar, 1 eğitim ve toplantı odası, 1 emzirme odası yer alacak.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 14:33
Elazığ’da şap aşılama çalışması sürüyor
Elazığ’da ekipler tarafından şap aşılama çalışmaları aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen 2026 Yılı İlkbahar Şap Aşılama programı kapsamında, Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Elazığ genelinde başlatılan aşılama faaliyetleriyle, özellikle dişi buzağılara yönelik uygulamalar öncelik kazanmış durumda. Program çerçevesinde yürütülen çalışmaların, hayvan sağlığının korunması ve şap hastalığının yayılmasının önlenmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Aşılama faaliyetlerinin hayvancılık sektöründe verimliliğin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:59
’Samsun, estetikte dünyada bilinen merkez haline geldi’
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, Samsun’un estetik ve plastik cerrahi alanında dünya çapında tanınan bir merkez haline geldiğini söyledi. Samsun’da faaliyet gösteren FBM Tıp Merkezi’nin 21. kuruluş yıl dönümü düzenlenen etkinlikle kutlandı. Tıp merkezi çalışanları ve Prof. Dr. Hayati Akbaş, 21. yılın anısına pasta kesti. Kutlama programının ardından açıklamalarda bulunan merkezin sahibi Prof. Dr. Hayati Akbaş, merkezin kuruluş sürecinden bugüne kadar geçen gelişimi değerlendirdi. Akbaş, 21 yıl önce küçük bir ekiple yola çıktıklarını belirterek, zamanla büyüyerek güçlü bir aile haline geldiklerini ifade etti. Samsun’un estetik ve plastik cerrahi alanında önemli bir noktaya ulaştığını vurgulayan Akbaş, "21 yıl önce birkaç kişi ile yola çıktık ve daha sonra büyüyerek büyük bir aile olduk. Hedeflediğimiz, ulaştığımız yerlerin sayısı arttı. Samsun’u Türkiye’de ve dünyada estetik plastik cerrahi alanında bilinen bir merkez yapacağız demiştik ve bunu başardık. Bugün Samsun, estetik ve plastik cerrahide tüm dünyada ilgililer tarafından çok bilinen ve ilgiyle takip edilen bir yer oldu" dedi. Elde edilen başarının ekip çalışmasıyla mümkün olduğunu dile getiren Akbaş, "Güçlü bir ekibiz. Bu başarı hepimizin. Türkiye’nin herhangi bir yerinde Samsun denildiğinde FBM mutlaka anılıyor. Etki alanımız oldukça geniş. Samsun bizim için çok önemli, biz de Samsun için çok önemliyiz. Karşılıklı olarak bunun farkındayız" diye konuştu. Program, çalışanların eğlenceli anlarıyla sona erdi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:57
Uzmanı uyardı: "Kanser artık tek tip hastalık değil"
Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanserin artık tek tip bir hastalık olmadığını belirterek, "Kanser, farklı biyolojilere, farklı davranış biçimlerine ve farklı tedavi yaklaşımlarına sahip hastalıkların genel adıdır. Bu nedenle her hastaya özel kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir" dedi. Her yıl dünya genelinde milyonlarca insan kanser tanısı alırken, hastalığa bağlı kayıplar da önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görülüyor ve yaklaşık 10 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre yılda 200 binden fazla kişiye kanser tanısı konuluyor ve kanser ölüm nedenleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Ulusal Kanser Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanserin günümüzde değişen tanımı, erken tanının önemi ve korunma yollarına dikkati çekti. "Kanser artık tek tip bir hastalık olarak değerlendirilmiyor" Doç. Dr. Dilşen Çolak, tıbbın kansere bakışının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirterek, "Eskiden kanser toplumda tek tip bir hastalık olarak algılanıyordu. Oysa bugün biliyoruz ki kanser, farklı biyolojilere, farklı davranış biçimlerine ve farklı tedavi yaklaşımlarına sahip hastalıkların genel adıdır. Bu nedenle her hastaya özel kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir" diye konuştu. Kanser tedavisinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini vurgulayan Çolak, multidisipliner yaklaşımın önemine dikkati çekti. "Erken tanıyla daha yüksek tedavi şansı" Kanserde erken tanının kritik rolüne değinen Çolak, "Erken tanı, henüz hastalık belirti vermeden ya da kanser öncülü aşamada yakalanabilmesidir. Bu sayede tedavi şansı artar ve daha küçük müdahalelerle hastalık kontrol altına alınabilir" dedi. Türkiye’de yürütülen tarama programlarının önemine değinen Çolak, özellikle meme, rahim ağzı ve kolorektal kanserlerin taramalarla erken evrede tespit edilebildiğini hatırlattı. "Kanserlerin önemli bir kısmı önlenebilir" Çolak, kanserin yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, aynı zamanda önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu da söyleyerek, "Kanserlerin önemli bir bölümü yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak bu noktada büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Çolak, öne çıkan risk faktörleri ve önerilerini şöyle sıraladı: "Ultra işlenmiş gıdaların sık tüketimi kanser riskini artırabiliyor. Sigara, başta akciğer olmak üzere birçok kanser türü için en önemli risk faktörlerinden biri. Alkol tüketimi, kanser gelişimiyle ilişkilendiriliyor. Hareketsiz yaşam, obezite ve buna bağlı kanser riskini artırıyor." Akıllı ilaçlar ve kişiye özel yaklaşımlar Kanser tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Çolak, özellikle hedefe yönelik tedavilerin öne çıktığını ifade ederek, "Artık tedavilerde sadece klasik kemoterapiler değil, akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve hedefe yönelik tedavi seçenekleri ön planda. Ancak her tedavi her hasta için uygun değildir. Tedavi planı hastalığın tipi, evresi ve hastaya ait özellikler doğrultusunda kişiye özel olarak belirlenir" açıklamasında bulundu. "Kanser sadece fiziksel değil, biyopsikososyal bir süreçtir" Kanserin yalnızca bir hastalık değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir süreç olduğunu vurgulayan Çolak, "Kanser tek başına fiziksel bir hastalık değildir. Biyopsikososyal bir süreçtir. Bu nedenle tedavi sürecinde sadece hastalığı değil, hastanın yaşam kalitesini de iyileştirmeyi hedefleriz" dedi. Aile desteğinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirten Çolak, kanserin bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunun altını çizdi. Ulusal Kanser Haftası kapsamında toplumda farkındalığın artırılmasının önemine de dikkati çeken Çolak, düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Erken tanı hayat kurtarıyor. Bu nedenle herkesin yaşına ve risk grubuna uygun kanser taramalarını düzenli olarak yaptırması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:21
Karın bölgesindeki 30 santimlik dev tümör ameliyatla çıkarıldı
Denizli’de karın ağrısı ve kilo kaybı şikayetleriyle Özel Denizli Tekden Hastanesine başvuran 33 yaşındaki hastanın yapılan kontrollerinde karnında 30 santimetrelik tümör tespit edildi. Yaklaşık 5 saat süren ameliyatla tümörler başarıyla çıkarılırken, hasta kısa sürede sağlığına kavuştu. Özel Denizli Tekden Hastanesine karın ağrısı ve kilo kaybı şikayetlerle başvuran 33 yaşındaki hastanın yapılan tetkiklerinde 30 santimetrelik dev tümör tespit edildi. 5 yıl öncede Gastrointestinal stromal tümör (GİST) tanısı konulan hastanın akıllı ilaç tedavisi gördüğünü ifade eden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Canan Karan, yapılan tetkiklerde karın bölgesinde yaklaşık 30 santimetrelik dev kitle ve karaciğerde iki metastatik lezyon tespit edildiğini ifade etti. Hastanın ameliyettan 5 gün sonra taburcu edildiğini ifade eden Tıbbi Onkoloji Uz. Dr. Canan Karan, "Hastamız 33 yaşında genç bir hasta. 5 yıl önce nadir gördüğümüz Gastrointestinal stromal tümör (GİST) hastasıydı. 5 yıldır akıllı ilaç tedavisi altındaydı. Hasta başvurduğunda, ciddi karın ağrısı, yeme içme azlığı ve kilo kaybı vardı. Tomografilerini çektik. Yaklaşık karında 30 santimetrelik dev bir kitle sapladık ve karaciğerde 2 adet metastatik lezyon sapladık. Ameliyat sonucunda vücuttaki tümör temizlendi. Birinci ay kontrolünü sağladık hastanın ve gayet sağlıklı. Genç bir hastaydı, 2 günlük yoğun bakım takibi sonrasında hastayı 5’inci gün taburcu ettik" dedi. "Ameliyat sonrası hastanın hiçbir problemi de olmadı" Yaklaşık 5 saat süren ameliyatta, hem karındaki dev tümörün hem de karaciğerdeki lezyonların başarıyla çıkarıldığını ifade eden Genel Cerrahi Op. Dr. Yunus Acar, "Öncelikle hastamızı Tıbbi Onkoloji Uzmanımız Canan hocamız gönderdi. Karnın içinde bir tümör olmuş ve aynı zamanda karaciğerinde sıçrama yaşanmış. Karının içinde yaklaşık bir basketbol topu büyüklüğünde olan 30 santimetrelik bir tümör kitlesi bulunuyordu. Karaciğerinde ise 5-6 santimetrelik 2 tane tümör vardı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hem karaciğerindeki tümörlere hem de karnının içinde bulunan 30 santimlik kitleyi temiz bir şekilde çıkardık. Ameliyat sonrası hastanın hiçbir problemi de olmadı. 5’inci günün de ise şifayla evine gönderdik. Karaciğerinde sıçrama her zaman ameliyat edilemez değildir. Çoğu kitleyi çıkartabilmekteyiz" diye konuştu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:18
Uzmanından farkındalık uyarısı: "Otizmli çocukları ‘düzeltmek’ değil ‘anlamak’ gerekir"
Otizmin hastalık değil farklılık olduğunu hatırlatan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budagova, "Otizmli çocuklar dünyayı farklı algılar, farklı iletişim kurar ve farklı tepkiler verir. Bu nedenle onları ‘düzeltmek’ değil, ‘anlamak’ gerekir" dedi. Budagova, otizmde ilaçlı tedavi değil, eğitimin ön planda olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler tarafından "Otizm Farkındalık Günü" olarak ilan edilen 2 Nisan, sadece bir hatırlatma değil; aynı zamanda toplumun otizmi doğru anlaması için bir çağrı niteliği taşıyor. Otizm, bireyin sosyal iletişiminden eğitim hayatına, günlük yaşamından toplumsal ilişkilerine kadar hayatın her alanını etkileyen bir gelişim farklılığı olarak tanımlanıyor. Erken fark edilmediğinde zorlukların büyüdüğünü doğru yaklaşımla ise hayatların değişebildiğini belirten Türkiye Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budagova otizmi anlattı. Otizm her geçen gün daha fazla karşımıza çıkıyor Dr. Budagova, "Otizm, çocukluk çağında başlayan ve yaşam boyu devam eden bir gelişim farklılığıdır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, otizmin görülme sıklığının arttığını gösteriyor. Ancak uzmanlara göre bu artışın önemli bir nedeni; farkındalığın yükselmesi, tanı kriterlerinin genişlemesi ve erken yaşta daha fazla çocuğun değerlendirilmesidir" dedi. "Otizm bir hastalık değil, farklılıktır" Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Günay Budagova, otizmin bir hastalık olarak değil, nörogelişimsel bir farklılık olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Otizmli çocuklar dünyayı farklı algılar, farklı iletişim kurar ve farklı tepkiler verir. Bu nedenle onları ‘düzeltmek’ değil, ‘anlamak’ gerekir" diye konuştu. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkıyor Dr. Budagova, "Otizmin ilk sinyalleri genellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Ailelerin dikkat etmesi gereken bazı önemli işaretler şunlardır: İsmi söylendiğinde tepki vermeme, göz teması kurmama, işaret etme veya ortak dikkat kurmada zorluk, konuşma gecikmesi veya hiç konuşmama, tekrarlayan hareketler ve davranışlar, değişikliklere karşı aşırı direnç. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzman desteği almak büyük önem taşır" dedi. Gebelik koşulları otizme neden olabiliyor "Otizmin tek bir nedeni yok. Günümüzde bilimsel çalışmalar, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğunu gösteriyor. Özellikle ileri ebeveyn yaşı, bazı gebelik koşulları ve doğumla ilgili faktörlerin riskle ilişkili olabileceği ifade ediliyor" diyen Dr. Budagova aşılar ile otizm arasında hiçbir bilimsel bağlantı bulunmadığının da altını çizdi. Otizmde en kritik konunun erken tanı ve erken eğitim olduğunu belirten Dr. Budagova, "Doğru zamanda başlanan eğitim ve destek programları sayesinde, sosyal iletişim becerileri gelişebilir, davranış sorunları azalabilir, bağımsız yaşam becerileri artabilir" dedi. Tedavide ilaç değil, eğitim ön planda Otizmin temel belirtilerini ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi bulunmadığını hatırlatan Dr. Budagov, "Tedavinin temelini özel eğitim programları oluşturur. İlaçlar ise yalnızca eşlik eden sorunlar (uyku, dikkat eksikliği, kaygı gibi) için destek amaçlı kullanılır" diye konuştu. Dr. Günay Budagova, "Otizmli bireylerin hayatını kolaylaştıran en önemli unsur, toplumun yaklaşımıdır. Yargılamak yerine anlamaya çalışmak, dışlamak yerine kabul etmek büyük fark oluşturur. Unutulmamalıdır ki; otizm bir eksiklik değil, farklı bir gelişim biçimidir. Otizmi erken fark etmek, doğru yönlendirmek ve toplumsal kabulü artırmak; sadece bireyin değil, toplumun da geleceğini güçlendirir" diyerek sözlerini noktaladı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:15
Karadeniz’de ’romatizmal’ hastalar ozon tedavisine koşuyor
Samsun Şehir Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları (GETAT) Merkezi’nde romatizmal ağrı şikâyeti olan hastalar yoğunluk oluştururken, ozon tedavisi en çok tercih edilen uygulama olarak dikkat çekiyor. Samsun Şehir Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren GETAT Merkezi, özellikle romatizmal hastalıkları olan vatandaşların yoğun ilgisini görüyor. Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen romatizmal rahatsızlıklar nedeniyle merkeze yapılan başvurularda dikkat çekici bir artış yaşanırken, uygulanan tedaviler arasında ozon tedavisi ilk sırada yer alıyor. GETAT Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Bahadır Yazıcıoğlu, 2020 yılından itibaren hizmet veren merkezde özellikle romatizmal hastalıkların ön planda olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu, "GETAT 2020 yılından itibaren hastanemizde hizmet vermektedir. Burada verdiğimiz hizmetler kapsamında akupunktur, sülük, hacamat, kuru terapi ve mezoterapi uygulamaları yer almaktadır. Bu uygulamalar arasında en yoğun olarak ozon tedavisi uygulanmaktadır" dedi. 2025 yılı verilerine de değinen Yazıcıoğlu, ozon tedavisine olan ilginin dikkat çekici olduğunu belirterek, "2025 yılında ozon tedavisi kapsamında yaklaşık bin hasta merkezimize başvurdu. Bunu 350-400 hasta ile akupunktur tedavisi takip etti. Hastalarımız genellikle ağrı şikâyetleriyle geliyor" diye konuştu. "Hasta sayısında da artış" Son dönemde tamamlayıcı tedavi yöntemlerine ilginin arttığını vurgulayan Yazıcıoğlu, "Ağrı konusunda özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olan romatizmal hastalıklar dikkat çekmektedir. Bu nedenle, romatizmal ağrı şikâyeti olan hastalar merkezimize yoğun şekilde başvurmaktadır. COVID döneminde uygulanan tedavilere bağlı olarak kalça ağrısı yaşayan hasta sayısında da artış gözlemlenmiştir. Romatizmal ağrısı olan hastalar ozon tedavisi almakta, bunun yanı sıra akupunktur tedavisiyle de desteklenmektedir" şeklinde konuştu. "Merdiven altı uygulamalara itibar etmemeli" Merkezde uygulanan yöntemlerin modern tıbbın alternatifi olmadığını özellikle vurgulayan Yazıcıoğlu, "Hastalarımızı modern tıp yöntemleri temelinde değerlendiriyor, GETAT uygulamalarıyla entegre ederek bütüncül bir yaklaşım sunuyoruz. Bu yöntemler alternatif değil, tamamlayıcıdır. Merdiven altı diye tabir edilen yerlerde yapılan uygulamalara itibar edilmemeli. Vatandaşlarımız tedavilerini mutlaka yetkili ve bilimsel şekilde hizmet veren merkezlerde yaptırmalıdır" ifadelerini kullandı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:11
Mersin’de çocuklara gelişim taraması hizmeti başladı
Mersin’de Akdeniz Belediyesi, 0-6 yaş arası çocuklara yönelik ücretsiz ‘Denver II’ gelişimsel tarama testi uygulayarak muhtemel riskleri erken dönemde tespit etmeyi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalarda, 0-6 yaş arası çocukların gelişimsel risklerinin önceden tespit edilmesi amacıyla uygulanan Denver II Gelişimsel Tarama Testi, ailelerden yoğun ilgi görüyor. Tamamen ücretsiz olarak sunulan bu hizmet, çocukların gelecekteki akademik, sosyal ve zihinsel başarılarının temellerini bugünden güvence altına alıyor. Kültür ve Sanat Evlerinde okul öncesi eğitim alan çocuklara yönelik gerçekleştirilen taramalar, modern psikolojinin gerekliliklerine uygun olarak birebir görüşmeler ve uzman klinik gözlemler eşliğinde yürütülüyor. Çocukların kendi yaş gruplarına göre göstermeleri gereken fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal beceriler titizlikle inceleniyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda herhangi bir gelişimsel risk veya duraksama tespit edilmesi halinde, aileler vakit kaybetmeksizin ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirilerek erken müdahale şansı yakalanıyor. "İlk 6 Yaş, Hayatın Fragmanı Değil Temelidir" Uygulama hakkında değerlendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Günay Duygu Ateş, erken çocukluk döneminde yapılan taramaların hayati önem taşıdığını vurguladı. Ateş, "Çocukluk dönemindeki gelişim basamakları, bir binanın temeli gibidir. 0-6 yaş arasında fark edilmeyen küçücük bir aksama, ilerleyen yıllarda çocuğun tüm okul ve sosyal hayatını etkileyecek büyük problemlere dönüşebilir. Akdeniz Belediyesi olarak uyguladığımız Denver II Gelişimsel Tarama Testi sayesinde çocuklarımızın sadece bugününü değil, yarınını da tarıyoruz. Amacımız, hiçbir çocuğumuzun potansiyelinin gerisinde kalmaması ve muhtemel risklerin henüz yolun başındayken bilimsel yöntemlerle bertaraf edilmesidir. Ailelerimizin gösterdiği yoğun bilinç ve ilgi, geleceğe dair umutlarımızı artırıyor" Gelişimin Takibi İçin Kapılar Herkese Açık Akdeniz Belediyesi yetkilileri, çocuklarının gelişim süreçlerini profesyonel bir gözle takip etmek ve uzman desteği almak isteyen tüm aileleri belediyenin Kültür ve Sanat Evlerine davet ediyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:39
Uzmanı kansere karşı uyardı: "Kanserden değil, geç kalmaktan korkalım"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, kanser hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. SCÜ Kanser Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KANAM) Yönetim Kurulu Üyesi olan Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Kanserin oluşum sürecine değinen Doç. Dr. Uçar, vücutta hasar gören hücrelerin normal şartlarda kontrollü şekilde yenilendiğini belirterek, "Bu hücre çoğalması kontrolden çıktığında kontrolsüz büyüyen kitleler oluşabilir. Bu kitleler zamanla büyüyerek vücutta istilacı bir hastalık haline gelir" dedi. "Taramalardan çekinmemek gerekir" Kanserin tek bir hastalık olmadığını ve her bireyde farklı seyredebildiğini vurgulayan Uçar, "Kanser, önlenebilir bir hastalıktır. Ayrıca günümüzde tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Hastalığa yakalandığımızda korkmamalıyız. Tarama yöntemleri erken teşhiste büyük rol oynamaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından kanser taramaları aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Bu taramalardan çekinmemek gerekir. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız" şeklinde konuştu. KANAM bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Uçar, merkezin kanser alanında faaliyet gösteren farklı bilim dallarını bir araya getirerek ortak çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Uçar, "Toplumu bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında uluslararası kongreler düzenledik, çok sayıda klinik çalışma ve proje gerçekleştirdik. Yeni ilaç geliştirme çalışmaları yürütüyor, sosyal medya üzerinden bilgilendirici söyleşilerle farkındalık oluşturuyoruz" dedi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:33
Bayburt Devlet Hastanesine mart ayında 42 bin 696 hasta başvurdu
Bayburt Devlet Hastanesinde mart ayında toplam 42 bin 696 hasta muayene edildi. Şubat ayında 40 bin 986 olan hasta sayısı martta yükselirken, en yoğun başvuru iç hastalıkları ile ortopedi polikliniklerinde görüldü. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alan 13 bin 593, MHRS dışı ayaktan başvuran 15 bin 511 ve acil servise başvuran 13 bin 592 hasta olmak üzere toplam 42 bin 696 kişi hastaneye başvurdu. Mart ayında en fazla başvuru 4 bin 522 hasta ile iç hastalıkları polikliniğine yapıldı. Bu polikliniği 2 bin 575 başvuru ile ortopedi, 2 bin 535 ile çocuk hastalıkları, 2 bin 353 ile kadın hastalıkları ve 2 bin 297 ile göz hastalıkları poliklinikleri izledi. Acil serviste ise 13 bin 592 hastaya müdahalede bulunuldu. 1-31 Mart tarihleri arasında polikliniklere başvurarak muayene olan hasta sayıları şu şekilde sıralandı: Uzman aile hekimliği: Bin 407 Anestezi polikliniği: 204 Beyin cerrahisi polikliniği: Bin 196 Cildiye polikliniği: Bin 79 Çocuk cerrahisi polikliniği: 139 Çocuk hastalıkları polikliniği: 2 bin 535 Çocuk ve ergen ruh sağlığı: 237 Enfeksiyon hastalıkları: 327 Fizik tedavi polikliniği: Bin 455 Genel cerrahi polikliniği: Bin 354 Göğüs cerrahisi polikliniği: 115 Göğüs hastalıkları polikliniği: 643 Göz hastalıkları polikliniği: 2 bin 297 İç hastalıkları polikliniği: 4 bin 522 Kadın hastalıkları polikliniği: 2 bin 353 Kalp damar cerrahisi: 281 Kardiyoloji polikliniği: Bin 499 Kulak burun boğaz polikliniği: Bin 233 Nöroloji polikliniği: Bin 426 Ortopedi polikliniği: 2 bin 575 Plastik cerrahi polikliniği: 148 Ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniği: Bin 7 Üroloji polikliniği: Bin 62 Acil servis: 13 bin 592 Hastanede aynı dönemde 185 ameliyat ve 52 lokal ameliyat gerçekleştirildi. Ayrıca 68 endoskopi, 29 kolonoskopi, 2 bronkoskopi ve 47 anjiyo işlemi yapıldı. Üç hastaya kalıcı kalp pili takılırken, Gebe Okulu’ndan yararlanan danışan sayısı 23 oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder