SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi 28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45 Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55 Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Kastamonu Üniversitesi’nin vegan içerikli güneş kremi projesine TÜBİTAK’tan destek
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:22 Kastamonu Üniversitesi’nin vegan içerikli güneş kremi projesine TÜBİTAK’tan destek Kastamonu Üniversitesi’nde, vegan içerikli güneş kremiyle ilgili yürütülecek projeye TÜBİTAK destek verecek. Kastamonu Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı Öğr. Gör. Dr. Fevziye Işıl Kesbiç’in yürütücülüğünde hazırlanan "Haloarkeal Bakterioruberinin Vegan İçerikli Güneş Kremlerinde Kullanım Potansiyellerinin Araştırılması" başlıklı proje, TÜBİTAK-3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Projede, Veteriner Fakültesi Dekanı ve Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özgür Kaynar danışman olarak, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Aslı Uğurlu Bayarslan ile Balıkesir Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Serkan Erol araştırmacı olarak görev alacak. Proje çerçevesinde, ekstrem şartlarda yaşayan haloarkeal mikroorganizmaların ürettiği doğal pigment bakterioruberinin biyoteknolojik açıdan değerlendirilmesi hedefleniyor. Son yıllarda kozmetik ve dermatoloji alanında ön plana çıkan doğal, sürdürülebilir ve hayvansal içerik içermeyen ürün geliştirme yaklaşımı, çalışmanın özgün yönünü oluşturuyor. Elde edilecek verilerin, çevre dostu ve vegan içerikli güneş koruyucuların geliştirilmesine katkı sağlaması ve Türkiye’nin biyoteknolojik üretim kapasitesine yenilikçi bir değer katması bekleniyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje çalışmalarından dolayı akademisyenleri tebrik ederek, kaliteli ve nitelikli çalışmalara verdikleri destek için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu. Rektör Ahmet Hamdi Topal, proje çalışmalarında Kastamonu Üniversitesi akamademisyenlerini teşvik eden yaklaşımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da teşekkür etti.
Uzmanından sağlıklı klima kullanımı uyarısı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 08:54 Uzmanından sağlıklı klima kullanımı uyarısı Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Pınar Yıldız, doğru ve sağlıklı klima kullanımı hakkında bilgilendirme yaparak, hassas bünyeye sahip kişiler için önemli bilgiler paylaştı. Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla açılan klimaların sağlık sorunu oluşturmaması ve yaşam kalitesini olumsuz etkilememesi için doğru klima kullanımının önemine değinen Pınar Yıldız, dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkının 6–8C’yi geçmemesi tavsiyesinde bulundu. Ani soğutma yerine sıcaklığın kademeli olarak düşürülmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, klima üfleme yönünün ise doğrudan insana değil, tavana veya yan duvarlara doğru ayarlanması gerektiğini ifade etti. Çocuk ve yaşlılar için 23–26C aralığının en güvenli ve konforlu seçenek olduğunun altını çizen Doç. Dr. Pınar Yıldız, klima derecesinin genellikle 25C civarında sabit tutulmasının doğru olacağını söyledi. Uzun süreli klima kullanımının riskleri Uzun süreli klima kullanımı sonucunda; ortam havasının kuruması nedeniyle burun ve boğazda tahriş, alerjik reaksiyon ve astım ataklarının tetiklenmesi gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalınabileceğine değinen Pınar Yıldız, klimaların uzun süreli kullanımından dolayı filtrede bakteri ve küf birikimi ile karşı karşıya kalınabileceğini ve bunun sonucunda ciddi solunum yolu enfeksiyonları hastalıkları ile karşı karşıya kalınabileceğini vurguladı. Lejyoner hastalığı riski Klimaların nemli ve kapalı filtreleri, Legionella pneumophila bakterisinin üremesi için ideal ortam olduğunun altını çizen Yıldız, "Bu bakteri havaya karıştığında Lejyoner hastalığı adı verilen, akciğerleri tutan ciddi bir zatürreye yol açabilir" dedi. Kimler risk altında Yaşlıların, bağışıklık sistemi zayıf olanların ve kronik kalp-akciğer hastalarının, Lejyoner hastalığı riski altında olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Pınar Yıldız, belirtilerini; ateş, öksürük, kas ağrısı, baş ağrısı, nefes darlığın şeklinde sıralayarak, erken tanı ve tedavinin hayat kurtaracağını hatırlattı. Klimanın neden olabileceği hastalıklardan korunmak için klima filtrelerinin ayda bir temizlenmesi gerektiğini hatırlatan Yıldız, iç ünitenin ise yılda en az bir kez profesyonel bakım ile dezenfekte ettirilmesi gerektiğini söyledi. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için dikkat edilecek noktalar Çocuklar, yaşlılar ile kronik hastalar için dikkat edilecek noktalar hakkında da bilgiler veren Doç. Dr. Pınar Yıldız, hava akımının doğrudan vücuda gelmemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Yıldız, sıcaklığın ani şekilde değiştirilmemesini, gün içinde pencere açarak temiz hava girişinin sağlanmasını, nem dengesinin korunmasını (gerekirse nemlendirici kullanılmasını) ve düzenli bakımın ihmal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Klimanın doğru kullanıldığında; yaz aylarında hem konfor, hem sağlık sunduğunu ifade eden Yıldız, "Düşük derece yüksek üfleme yerine, orta derece dengeli hava sirkülasyonu tercih edilmelidir. Özellikle hassas bünyeler için klima kullanımında bakım ve ayar kuralları hayati önem taşır" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.
‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokolü imzalandı
19 Ağustos 2025 Salı - 16:12 ‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokolü imzalandı Sivas Belediyesi ile Türkiye Darüşşifa Vakfı arasında "Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi"nin yapımı için iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında külliyenin yapılacağı alan Belediye tarafından tahsis edilirken inşaat ve tüm yapım süreci Vakıf öncülüğünde hayırsever iş insanı Ali Duran tarafından üstlenilecek. Protokol, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ile Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz arasında imzalandı. Törene, vakıf kurucularından emekli Vali Adnan Yılmaz, hayırsever iş insanı Ali Duran ve Sivas Gürünlüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nafız Yaman da katıldı. Protokol töreninde konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, projenin şehre büyük katkı sağlayacağını belirterek "Ali Duran amcamızın destekleriyle ve onun katkılarıyla Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi Projesi’ne inşallah bu işbirliği protokolü ile başlamış bulunmaktayız. Eski MİT binasının olduğu yerde şehrimize büyük değer katacak, özellikle o bölgede yaşayan hemşehrilerimize çok büyük hizmette bulunacak bir külliye projesine inşallah başlıyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi içerisinde Ali Duran Aile Sağlığı Merkezi olacak, Alzheimer hastalarımız için Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Kitap Kafe ve Kütüphane, ihtiyaç sahibi insanlara hizmet edecek bir aşevi, çocuklar ve gençler için bir teknoloji merkezi, küçük yaştaki çocuklarımız için Diyanetimizin destekleriyle bir Kur’an kursu gibi içerisinde birçok sosyal alanı, sağlık alanı ve eğitim alanı barındıran bir projenin inşallah bugün itibari ile başlangıcını yapmış bulunmaktayız. Sivas Belediyesi ile Darüşşifa Vakfı bu projeyi ortak gerçekleştirecek. İnşallah hızlı bir şekilde proje tamamlanacak. Eski MİT binasının olduğu yer Belediyemize aitti. Arsa Belediyemizden, yapımı vakfımız tarafından karşılanacak. Maddi boyutunu da Ali Duran amcamız karşılayacak. Bu önemli hayrından dolayı kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim inşallah bu hayır işinin sonunu da görmeyi nasip eder. Şehrimizde ilk olma özelliği taşıyacak bu projeye vesile olan Düzce eski Valimiz Sayın Adnan Yılmaz’a, Ali Duran amcamıza, Darüşşifa Vakfımıza ve Gürünlüler Derneği Başkanımız Nafız Yaman’a teşekkürlerimi sunuyorum. Sözümü de en son İzzettin Keykavus’un bir sözüyle bitirmek istiyorum. "Biz ki cihanı terk edip gittik zahmet ve rahatını nakşedip gittik şimdiden sonra nöbet sizdedir." Bizler de bir gün bir şeyleri nakşedip gideceğiz. Bizler de bizden sonrakilere nöbeti devredip gideceğiz. Önemli olan bu güzel atmosferde, gök kubbede hoş bir seda bırakmak. İnşallah bizler de güzel bir seda bırakıp gideceğiz. Tekrar şehrimiz için hayırlı olsun" dedi. Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz ise "Türkiye Darüşşifa Vakfı malumunuz merkezi Sivas olan bir vakfımız. Belediyemiz Sivaslı bir vakfa da aynı zamanda destek vermiş oluyor. Hayallerini gerçekleştirme noktasında bizimle beraber bir iş birliğine inşallah bugün itibari ile imza atmış olacağız. Külliye projemiz aslında Türkiye’de bir ilk olacak. Özellikle eski darüşşifa yapılarının biyofilik yapı tasarımda olduğu tespit edilmiş ki bu da iyileştiren mimari diye ifade ediliyor. Eski darüşşifa yapılarındaki o iyileştiren mimariyi, ortasında havuzu, etrafında kuş cıvıltıları ile ağaçları, geniş bir eyvanının olması vesaire çok kıymetli bir proje olacak. Diğer taraftan günümüzün teknolojisini de birleştireceğiz. İnşallah bu noktada yeşil bina sertifikası olmasını da hedef diyoruz. İnanıyoruz ki bu proje Sivas’ımıza, Sivas halkımıza, Türkiye’mize ve gönül coğrafyamıza örnek bir proje olur. Bu noktada gönül veren, destek olmak isteyen herkese de şimdiden vakfımızın kurucusu Ali Duran’ın hayrının yanına benim de bir tuğlam olsun diyen varsa bu noktada elbette kapımız da açık olacak. Ancak elimizden geldiğince biz vakıf olarak bunu üstlenmeye gayret edeceğiz. Bu noktada bizlere göstermiş olduğu teveccühlerinden dolayı sayın Başkanımıza, bizlere yol göstermesinden dolayı sayın Sivas Valimize tekrar teşekkürlerimizi arz ediyoruz." şeklinde konuştu. Hayırsever Ali Duran, "Niyetimiz halis, elimizden geleni ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu bizim için bir başlangıç. İnşallah halkımız da destek verir, bizden sonraki nesiller daha ileri taşır." diyerek duygularını paylaştı. Yeşil Bina sertifikalı kapsamlı bir sosyal kompleks Yeşil bina sertifikalı olarak inşa edilmesi planlanan külliye içerisinde birçok sosyal ve sağlık hizmeti alanı yer alacak. Proje içerisinde; Ali Duran Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Darürraha Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Darüzziyafe Sofrası (Aşevi), Teknoloji Geliştirme Sınıfı, Kitap Kafe, 4-6 Yaş Enderun Kreşi, Çocuklar için oyun alanı, Hilal Mescidi, Kütüphane, Eğitim salonu, Aile Okulu, Su sebili, Şadırvan, Saat Kulesi, Arastalar bulunacak.
‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokol imzalandı
19 Ağustos 2025 Salı - 16:06 ‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokol imzalandı Sivas Belediyesi ile Türkiye Darüşşifa Vakfı arasında "Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi"nin yapımı için iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında külliyenin yapılacağı alan Belediye tarafından tahsis edilirken inşaat ve tüm yapım süreci Vakıf öncülüğünde hayırsever iş insanı Ali Duran tarafından üstlenilecek. Protokol töreni, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ile Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz arasında imzalandı. Törene, vakıf kurucularından emekli Vali Adnan Yılmaz, hayırsever iş insanı Ali Duran ve Sivas Gürünlüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nafız Yaman da katıldı. Protokol töreninde konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, projenin şehre büyük katkı sağlayacağını belirterek "Ali Duran amcamızın destekleriyle ve onun katkılarıyla Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi Projesi’ne inşallah bu işbirliği protokolü ile başlamış bulunmaktayız. Eski MİT binasının olduğu yerde şehrimize büyük değer katacak, özellikle o bölgede yaşayan hemşehrilerimize çok büyük hizmette bulunacak bir külliye projesine inşallah başlıyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi içerisinde Ali Duran Aile Sağlığı Merkezi olacak, Alzheimer hastalarımız için Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Kitap Kafe ve Kütüphane, ihtiyaç sahibi insanlara hizmet edecek bir aşevi, çocuklar ve gençler için bir teknoloji merkezi, küçük yaştaki çocuklarımız için Diyanetimizin destekleriyle bir Kur’an kursu gibi içerisinde birçok sosyal alanı, sağlık alanı ve eğitim alanı barındıran bir projenin inşallah bugün itibari ile başlangıcını yapmış bulunmaktayız. Sivas Belediyesi ile Darüşşifa Vakfı bu projeyi ortak gerçekleştirecek. İnşallah hızlı bir şekilde proje tamamlanacak. Eski MİT binasının olduğu yer Belediyemize aitti. Arsa Belediyemizden, yapımı vakfımız tarafından karşılanacak. Maddi boyutunu da Ali Duran amcamız karşılayacak. Bu önemli hayrından dolayı kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim inşallah bu hayır işinin sonunu da görmeyi nasip eder. Şehrimizde ilk olma özelliği taşıyacak bu projeye vesile olan Düzce eski Valimiz Sayın Adnan Yılmaz’a, Ali Duran amcamıza, Darüşşifa Vakfımıza ve Gürünlüler Derneği Başkanımız Nafız Yaman’a teşekkürlerimi sunuyorum. Sözümü de en son İzzettin Keykavus’un bir sözüyle bitirmek istiyorum. "Biz ki cihanı terk edip gittik zahmet ve rahatını nakşedip gittik şimdiden sonra nöbet sizdedir." Bizler de bir gün bir şeyleri nakşedip gideceğiz. Bizler de bizden sonrakilere nöbeti devredip gideceğiz. Önemli olan bu güzel atmosferde, gök kubbede hoş bir seda bırakmak. İnşallah bizler de güzel bir seda bırakıp gideceğiz. Tekrar şehrimiz için hayırlı olsun." dedi. Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz ise "Türkiye Darüşşifa Vakfı malumunuz merkezi Sivas olan bir vakfımız. Belediyemiz Sivaslı bir vakfa da aynı zamanda destek vermiş oluyor. Hayallerini gerçekleştirme noktasında bizimle beraber bir iş birliğine inşallah bugün itibari ile imza atmış olacağız. Külliye projemiz aslında Türkiye’de bir ilk olacak. Özellikle eski darüşşifa yapılarının biyofilik yapı tasarımda olduğu tespit edilmiş ki bu da iyileştiren mimari diye ifade ediliyor. Eski darüşşifa yapılarındaki o iyileştiren mimariyi, ortasında havuzu, etrafında kuş cıvıltıları ile ağaçları, geniş bir eyvanının olması vesaire çok kıymetli bir proje olacak. Diğer taraftan günümüzün teknolojisini de birleştireceğiz. İnşallah bu noktada yeşil bina sertifikası olmasını da hedef diyoruz. İnanıyoruz ki bu proje Sivas’ımıza, Sivas halkımıza, Türkiye’mize ve gönül coğrafyamıza örnek bir proje olur. Bu noktada gönül veren, destek olmak isteyen herkese de şimdiden vakfımızın kurucusu Ali Duran’ın hayrının yanına benim de bir tuğlam olsun diyen varsa bu noktada elbette kapımız da açık olacak. Ancak elimizden geldiğince biz vakıf olarak bunu üstlenmeye gayret edeceğiz. Bu noktada bizlere göstermiş olduğu teveccühlerinden dolayı sayın Başkanımıza, bizlere yol göstermesinden dolayı sayın Sivas Valimize tekrar teşekkürlerimizi arz ediyoruz." şeklinde konuştu. Hayırsever Ali Duran, "Niyetimiz halis, elimizden geleni ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu bizim için bir başlangıç. İnşallah halkımız da destek verir, bizden sonraki nesiller daha ileri taşır." diyerek duygularını paylaştı. Yeşil Bina sertifikalı kapsamlı bir sosyal kompleks Yeşil bina sertifikalı olarak inşa edilmesi planlanan külliye içerisinde birçok sosyal ve sağlık hizmeti alanı yer alacak. Proje içerisinde; Ali Duran Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Darürraha Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Darüzziyafe Sofrası (Aşevi), Teknoloji Geliştirme Sınıfı, Kitap Kafe, 4-6 Yaş Enderun Kreşi, Çocuklar için oyun alanı, Hilal Mescidi, Kütüphane, Eğitim salonu, Aile Okulu, Su sebili, Şadırvan, Saat Kulesi, Arastalar bulunacak. (RM-
Muş’ta 1 yılda 64 kanser vakası erken teşhis edildi
19 Ağustos 2025 Salı - 15:38 Muş’ta 1 yılda 64 kanser vakası erken teşhis edildi Muş’ta son bir yılda 33 meme kanseri ve 31 rahim ağzı kanseri vakası erken tanıyla tespit edildi. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Güzeltepe Mahallesi’nde mobil sağlık aracıyla vatandaşlara ücretsiz kanser taraması yapıldı. Çalışmalar kapsamında kentte son bir yılda 33 meme kanseri ve 31 rahim ağzı kanseri vakası erken teşhis edildi. Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Emre Ömür, kanserin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, erken teşhis sayesinde tedavi ve yaşam oranlarının yüzde 100 arttığını söyledi. Ücretsiz olarak kadınlarda rahim ağzı ve meme kanseri, kadın ve erkeklerde ise bağırsak kanseri taramalarının yapıldığını belirten Ömür, mobil sağlık aracı sayesinde merkeze gelemeyen vatandaşlara da ulaşıldığını ifade etti. Dr. Ömür, "Bizler ücretsiz olarak bazı kanser türlerinde taramalar yapıyoruz. Bunların başında kadınlarda rahim ağzı ve meme kanserleri, hem kadın hem de erkeklerde ise bağırsak kanseri geliyor. Yaklaşık 15 milyon vatandaşımıza bilgilendirici mesajlar gönderilecek. Vatandaşlarımız aile sağlığı merkezlerine, sağlıklı hayat merkezlerine ve KETEM’e davet edilecek. Erken teşhis çok önemli" dedi. Son bir yılda Muş’ta 33 meme kanseri ve 31 rahim ağzı kanseri vakasını erken tanıdıklarını belirten Ömür, erken teşhis sayesinde tedavi oranlarının yükseldiğini ifade ederek, "Erken tanıyla birlikte yaşama oranlarını, tedavi oranlarını yüzde 100 arttırmış olduk diyebiliriz. Bu nedenle 30-65 yaş grubundaki kadınlarımızı rahim ağzı, 40-69 yaş grubundaki kadınlarımızı meme ve 50-70 yaş grubundaki vatandaşlarımızı da bağırsak kanseri taramalarına davet ediyoruz. Mobil hizmet aracımızla merkeze gelemeyen vatandaşlarımıza da ulaşıyoruz" diye konuştu. Mamografinin kansere neden olduğu yönündeki söylentilerin doğru olmadığını vurgulayan Ömür, erken teşhisin hayat kurtardığını ifade etti. KETEM’de görev yapan Dr. Berivan Bilican ise yapılan taramaların detaylarını anlattı. Amaçlarının hastalıkları erken dönemde tespit etmek ve gerekli bölümlere yönlendirmek olduğunu ifade eden Bilican, "Meme kanseri taramalarında 40-69 yaş arası kadınlara her iki yılda bir mamografi çekiyoruz. Pozitif çıkanları genel cerrahiye yönlendiriyoruz. Rahim ağzı kanserinde ise 30-65 yaş arasındaki kadınlardan örnek alıyoruz. Pozitif çıkanları kadın doğum bölümüne yönlendiriyoruz. Kalın bağırsak taramalarında ise 50-70 yaş arası vatandaşlara gaitada gizli kan testi yapıyoruz. Sonuçları pozitif çıkanları genel cerrahi veya gastroenterolojiye yönlendiriyoruz" dedi. Bilican, mobil tarama araçları sayesinde köylere ve beldelere gidilerek merkeze gelemeyen vatandaşlara da hizmet götürüldüğünü, yerinde mamografi çekimleri ve örnek alımlarının yapıldığını söyledi.
AK Parti’li Baybatur: "400 Yataklı Hastanemize İsmail Bilen Milletvekilimizin adı verilecek"
19 Ağustos 2025 Salı - 14:40 AK Parti’li Baybatur: "400 Yataklı Hastanemize İsmail Bilen Milletvekilimizin adı verilecek" AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Salihli’de yapımı devam eden 400 yataklı ve yaklaşık 900 Milyona tamamlanacak olan devlet hastanesine, hayatını kaybeden eski Manisa Milletvekili İsmail Bilen isminin verileceğini söyledi. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Salihli’de yapımı devam eden 400 yataklı devlet hastanesinde incelemelerde bulundu. İlgililerden bilgi alan Baybatur, 900 milyon TL’lik yatırımla Salihli’ye kazandırılacak olan hastaneye ulaşım için de alt ve üstyapı projelerinin hazırlandığını kaydetti. Hastanede açıklamalarda bulunan Baybatur, "Salihli’mizde yapımı hızla süren 400 yataklı devlet hastanemiz, tamamlandığında yalnızca ilçemizin değil, tüm bölgemizin sağlık yükünü hafifletecek. Bizim için bu çalışmanın en anlamlı tarafı ise, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Manisa Milletvekillerimiz ve AK Parti Manisa İl Başkanımızın ortak kararlı ile bu hastanenin yapımında büyük emeği olan, kısa süre önce kaybettiğimiz, önceki dönem Manisa Milletvekilimiz İsmail Bilen abimizin adının verilecek olmasıdır. Onun adı, bundan böyle her gün binlerce vatandaşımıza şifa dağıtacak bu eserde yaşayacak" dedi. Baybatur, hastanenin teknik kapasitesine ilişkin şu bilgileri verdi: "Burada yapımı devam eden 400 yataklı hastanemize ulaşım anlamındaki sorununu da çözdük. Nasipse 350 Milyon liraya yeni kavşak yapımı için ihale yapıldı ve 15 gün içerisinde çalışmalara başlıyoruz. Hastanemiz toplam 83 bin metrekare inşaat alanına sahip. 10 katlı ana binada poliklinikler, acil servis, ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, doğumhaneler, laboratuvarlar ve görüntüleme merkezleri yer alacak. Toplam 400 yatak kapasitemiz olacak. Bunun 100’ü çift kişilik, 130’u tek kişilik, 8’i ise süit hasta odası olacak. Ayrıca 48 erişkin yoğun bakım yatağı, 12 yeni doğan yoğun bakım yatağı, 10 ameliyathane ve 6 doğum salonu bulunacak. Hastanemizde ayrıca 350 kişilik konferans salonu, kreş, medikal sığınak, heliport ve toplam 1.119 araçlık otopark yer alacak. Devlet hastanemiz ve kavşak çalışmalarımız tamamlandığı zaman toplamda 1 Milyar 250 milyonluk yatırım Salihli’ye kazandırmış olacağız. Modern altyapısı ve geniş teknik donanımıyla bu proje, sadece Salihli’ye değil tüm Manisa’mıza ve çevre illere hizmet edecek" Açılacak olan hastaneyle birlikte Salihli’deki sağlık yatırımlarında yeni bir döneme girileceğini söyleyen Baybatur, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen sağlık yatırımları, milletimizin refahını ve sağlığını önceleyen bir anlayışın eseridir. Salihli’de yükselen bu dev sağlık kompleksi, İsmail Bilen abimizin adıyla taçlanarak bölgeye sağlık, huzur ve şifa getirecek. Bu eserle birlikte sağlık hizmetlerinde yeni bir döneme gireceğiz. Yapımı devam eden Salihli 400 Yataklı Devlet Hastanemiz nasipse 2026 yılının Kasım ayında tamamlanmış olacak. Manisamıza, Salihlimize hayırlı olsun" dedi.
Prof. Dr. Uğur, "Sağlık bireyde 1 çay kaşığını geçmeyecek şekilde, rafine iyotlu tuz kullanılması önerilmektedir"
19 Ağustos 2025 Salı - 14:00 Prof. Dr. Uğur, "Sağlık bireyde 1 çay kaşığını geçmeyecek şekilde, rafine iyotlu tuz kullanılması önerilmektedir" Ülkede çok fazla tuz tüketimi olduğunu belirten Prof. Dr. Kader Uğur, "Sağlıklı bir bireyde genelde 1 çay kaşığını geçmeyecek şekilde, rafine iyotlu tuz kullanılması önerilmektedir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kader Uğur, sağlıklı bireylerde beslenme konusunda açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Kader Uğur, "Bireyin yaşına, cinsiyetine, büyüme dönemine, yaşlılık ve gebelik gibi özel durumlarına ve eşlik eden hastalıklarına göre ihtiyacı olan besinleri doğal, yeterli ve dengeli bir şekilde vücuda almasını biz sağlıklı beslenme olarak tanımlayabiliriz. Sağlıklı bir bireyde günlük enerjinin besin dağılımına bakacak olursak. Bunun büyük bir kısmını karbonhidratlar dediğimiz yüksek lifli tam tahıllar, kuru baklagiller, sebze ve meyveler alıyor. Şeker, çikolata, reçel gibi olan karbonhidratlar var. Sağlık açısından tüketiminin az olması istiyoruz. Bunları azaltmamız önemlidir. Diğer bir önemli ve günlük enerji kaynağı olarak almamız gerekenler proteinlerdir. Hayvansal proteinlerin tüketimi önemlidir. Balık, baklagiller ve yoğurt, protein açısından zengin iken yumurta ve anne sütünün ise örnek proteinler olduğunu hiçbir zaman unutulmamalıyız" diye konuştu. Diğer önemli bir besin kaynağının yağlar olduğunu aktaran Dr. Uğur, "Doymamış yağlar açısından özellikle zeytinyağının tercih edilmesi önerilmektedir. Bunun dışında tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı gibi yağların daha az oranda tüketilmesi gerekiyor. Endüstriyel ortamda kullanılan trans yağların ise mümkünse hiç tüketilmemesi gerekiyor. Sağlıklı bir bireyde vitamin ve mineral eksikliği beklemiyoruz. Ülkemiz de çok fazla tuz tüketimi var. Sağlıklı bir bireyde genelde 1 çay kaşığını geçmeyecek şekilde, rafine iyotlu tuz kullanılması önerilmektedir. Sıvı tüketiminde ortalama günlük iki litrenin altına düşülmemesi gerekiyor. Ayrıca tüketileceğimiz gıdaların glisemik indeksinin düşük olmasına, sebze ve meyvelerin bolca tüketilmesine ve zeytinyağlı gıdaların tercih edilmesi önemlidir. Ne yediğimizi seçebiliriz. Bu bizlerin nasıl yaşayacağımızı etkileyecektir. Beslenme düzeni, kişisel tercihler, sosyal ve kültürel etkenler ile ekonomik şartlar yaşamımızı etkilemektedir. Meyve, sebze, baklagiller ve tam tahılları içeren Akdeniz diyeti tarzı beslenmemiz sağlığımız için önemlidir" şeklinde konuştu.