Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi
28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45
Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 16:12
Tokat’ta 3 yaşındaki çocuğa kene tutundu, tedavi altına alındı
Tokat’ın Zile ilçesinde kene tutunması sonucu rahatsızlanan 3 yaşındaki çocuk, tedavi altına alındı. Edinilen bilgilere göre, Zile ilçesinde yaşayan 3 yaşındaki M. B.’nin vücuduna kene tutunmasının ardından bir süre sonra ateş ve halsizlik şikayetleri başladı. Durumunun kötüleşmesi üzerine ailesi tarafından sağlık kuruluşuna götürülen küçük çocuk, burada yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan M. B.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Öte yandan Zile ilçesinde 10 gün önce S.G de kene tutunması sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
28 Nisan 2026 Salı - 15:25
Burhaniyeliler kan bağışını sevdi
Burhaniye ilçesinde, Balıkesir Kızılay Kan Merkezi’nin düzenlediği kan bağısı kampanyası ilgi gördü. Çok sayıda vatandaş, Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlanan Kızılay Kan Bağışı Otobüsünde kan vermek için sıraya girdi. Düzenlenen kampanyaların ilgi gördüğünü anlatan yetkililer, herkesi kan bağışı yapmaya çağırdı. İki haftada bir Burhaniye’ye gelindiğini kaydeden Kızılay yetkilileri her defasında bağışçı sayısının 45-50 rakamını düşmediğini kaydederken, bağışçılarda kan bağışı ile sıhhat bulduklarını söylediler. Kan vermeyi sevdiğini kaydeden Mahsum Kaya, "Kan verdim rahatladım. Kan verince rahatlıyorum. Herkesi kan vermeye davet ediyorum" dedi. Kemal İşi de, "Bugün de kan vermeye geldim. 5-6 kere verdim. Bir hastaya vesile oldum. Herkesi kan vermeye davet ediyorum. Çok iyi oluyor. İnsan kendini çok iyi hissediyor" diye konuştu. Mustafa Sütçüoğlu ise, "Ben Kızılay’a devamlı kan veriyorum. Bu sene 8.yılım. Verdiğim zaman iyi hissediyorum kendimi. İyi oluyorum. Herkesin Kızılay’a kan vermesini tavsiye ediyorum" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55
Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor
Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Nisan 2026 Salı- 10:46
Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"
2
28 Nisan 2026 Salı- 11:03
Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
5
28 Nisan 2026 Salı- 12:26
Bolu’daki vahşetin sebebi Lohusa Depresyonu mu
19 Ağustos 2025 Salı - 12:39
Mersin’de onkoloji hastalarına ücretsiz servis hizmeti
Mersin Büyükşehir Belediyesi, kanser tedavisi gören vatandaşlara ücretsiz ulaşım imkanı sağlıyor. 2021 yılında başlatılan ’onkoloji hasta servis aracı hizmeti’ ile kemoterapi ve radyoterapi gören hastalar evlerinden alınarak hastanelere ulaştırılıyor, tedavi sonrasında ise yeniden evlerine bırakılıyor. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen hizmetten bugüne kadar 4 merkez ilçe ve Tarsus’ta yaşayan vatandaşlar 9 binden fazla kez yararlandı. Yetkililer, bağışıklık sistemi zayıflayan hastaların toplu taşımada yaşayabileceği sağlık risklerinin bu sayede en aza indirildiğini belirtiyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Denetim Şube Müdürlüğü personeli Hatice Özdemir, "Onkoloji hastalarımız tedavi sonrası yorgun ve bitkin olabiliyor. Biz de ulaşımlarını daha konforlu, hijyenik ve kolay hale getirmek için bu hizmeti veriyoruz. Vatandaşlarımızdan çok olumlu dönüşler alıyoruz" dedi. Hizmetten faydalanan Mehmet Zeki Özdemir ise "Belediyenin bu hizmeti olmasa hastaneye nasıl gidip gelecektik? Emekliyim, taksi maddi külfet olurdu. Büyükşehir ve şoförlerimizden Allah razı olsun. Çok memnunuz" diye konuştu. Vatandaşlar, ücretsiz servis hizmetinden yararlanmak için ’Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi’ veya ’0324 2348400’ numaralı telefon üzerinden başvuruda bulunabiliyor.
19 Ağustos 2025 Salı - 12:32
MUSKİ, Bodrum’a günlük 21 bin kişiye yetebilecek ilave su sağladı
Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü, Bodrum Mumcular İçme Suyu Arıtma Tesisinde yaptığı çalışma ile günlük yaklaşık 21 bin kişinin ihtiyacını karşılayacak miktarda ilave su aktarımı sağlayan projeyi hayata geçirdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü Bodrum’da yaşanan su sıkıntılarını gidermek için çalışmalarına devam ediyor. Ekipler bölgede sürekli patlakların yaşandığı ana isale hatların yenileme çalışmalarının yanı sıra ilave su sağlamak için farklı projeleri de hayata geçiriyor. Son olarak MUSKİ tarafından Bodrum’un su arzına katkı sağlamak için önemli bir adım atıldı. Çalışmalar kapsamında Mumcular İçme Suyu Arıtma Tesisi iletim hattı ve pompa istasyonunda yapılan revizyon ve yeni imalat sonrasında Bodrum’a ek 60 litre/saniye içme suyu sağlandı. Bu kapasite artışı sayesinde Bodrum’da ilave olarak günlük yaklaşık 21 bin vatandaşın su ihtiyacı karşılanabilir hale geldi. Yaz aylarında artan nüfus ve tüketim yoğunluğu nedeniyle sıkça gündeme gelen su arzı sorununa bu çalışma ile önemli bir katkı sağlanmış oldu. MUSKİ Genel Müdürü Şengül, "Bodrum’da kalıcı çözümler için çalışıyoruz" Konu hakkında açıklamalarda bulunan MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, Bodrum’un su sıkıntılarını gidermek için çalışmalarına devam ettiklerini ve yıllardır devam eden bu sorunların çözümü için kendilerine düşen görev sorumlulukları yerine getireceklerini söyledi. Şengül, "Bodrum’da uzun yıllardır devam eden bir su sorunu mevcut. Bizler özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın bu sorunların çözülmesine dair gösterdiği irade sayesinde önemli çalışmalar yaptık. Özellikle sürekli arızalanarak patlayan ana isale hatlarının önemli bir kısmını yeniledik ve yenilemeye devam ediyoruz. Ayrıca ilave su kaynakları ve mevcut sistemlerimizin iyileşmesini sağlıyoruz. Mumcular içme suyu arıtma tesisinde yaptığımız revizyon yalnızca mevcut kapasitenin daha verimli kullanılmasını değil aynı zamanda Bodrum’un uzun süredir yaşadığı su sıkıntılarına yönelik kalıcı çözümlerin bir parçası olacak. Bu çalışma ile ayrıca mevcut kapasiteye ek günlük su aktarımını 21 bin kişiye yetebilecek miktarda arttırdık. Böylece ilçede uzun vadeli çözümlerin önemli bir adımını attık" dedi. Başkan Aras, "Bodrum’un su sorunlarının çözümü için farklı alternatifler üzerinde çalışıyoruz" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yapılan çalışmanın Bodrum için büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi. "Bodrum’da özellikle yaz aylarında artan nüfusla birlikte su ihtiyacının karşılanması her zaman öncelikli konularımızdan biri oldu. Mumcular İçme Suyu Arıtma Tesisinde yaptığımız bu revizyon ve yeni imalatlarla Bodrum’a saniyede 60 litre ek su sağladık. Bu miktar günlük 20 binden fazla vatandaşımızın ihtiyacını karşılıyor. Bu sadece teknik bir çalışma değil, Bodrum’un geleceği için atılmış önemli bir adımdır. Su kaynaklarımızı koruyarak, modern teknolojileri kullanarak Bodrum’un su sorununu çözmekte kararlıyız. Sadece Bodrum değil 13 İlçemizde de bu tür yatırımları hayata geçiriyoruz. İçme suyu altyapısının geliştirilmesi, kanalizasyon sistemlerinin iyileştirilmesi ve arıtma kapasitesinin arttırılması gibi konularda yaptığımız projelerle kentimizi geleceğe hazırlıyoruz. Altyapısı güçlü bir kent oluşturmak ve kuraklığın baş gösterdiği bu günlerde kesintisiz içme suyu hizmeti sağlayarak vatandaşlarımızın bu durumdan en az şekilde etkilenmesini sağlamak en büyük amacımız. Arızalı hatların yenilenmesi, ilave su kaynaklarının sağlanması, denizden su elde edilmesi gibi alternatif çözümler ortaya koyuyoruz. Vatandaşlarımızın rahat ve kesintisiz bir şekilde suya ulaşması için çalışmalarımıza devam edeceğiz"
19 Ağustos 2025 Salı - 12:09
Hastanelerde hijyen için QR kodlu yeni dönem: Temizlik ihtiyacı anında bildirilecek
Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından farklı illerde pilot olarak uygulanan ’QR Kod Temizlik Uygulaması’ yurt genelinde hayata geçiriliyor. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, dijitalleşme adımlarına bir yenisini ekleyerek farklı illerde pilot olarak uygulanan ‘QR Kod Temizlik Uygulaması’nı, hastanelerde temizlik süreçlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek amacıyla ülke genelinde hayata geçiriyor. Uygulama kapsamında vatandaşlar ve hastane çalışanları, tuvalet ve asansör gibi ortak kullanım alanlarındaki temizlik ihtiyaçlarını cep telefonlarıyla QR kod okutarak anında bildirebilecek. Bildirimler, ilgili temizlik personeline kısa mesaj yoluyla iletilerek rutin temizlik süresi beklenmeden kısa sürede müdahale edilmesini sağlayacak. Sistemle birlikte hastanelerde hijyen standartlarının daha etkin korunması, çalışan, hasta ve ziyaretçi memnuniyetinin ise artırılması hedefleniyor. Uygulama ile ilgili açıklamada bulunan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, "Halkımızla ve personellerimizle birlikte tuvaletlerde olsun, asansörlerde olsun, temizlik yapılma şartlarını daha üst seviyelere taşıyabilmek amacındayız. Tuvaletler olsun, asansörler olsun düzenli olarak temizleniyor. Ama her bir saatte bir temizleme rutinde yapılabiliyor. Bunu biraz daha yaygınlaştırabilmek, daha temiz şartlar oluşturabilme adına halkımızla birlikte ve diğer temizlik personeli haricindeki personellerimizle birlikte temizlik şartlarını daha üst seviyeye çekmeye çalışıyoruz" dedi. Temizlik ihtiyacı cep telefonundan bildirilecek Proje kapsamında sağlık tesislerindeki tuvalet ve asansörlere QR kodlar yerleştirildi. Vatandaşlar, hastalar, hasta yakınları ve personel, bu kodu cep telefonlarıyla okutarak karşılarına çıkan ekrandan ortamın temizlik durumunu ‘Temiz’, ‘Kısmen Temiz’ veya ‘Kirli’ seçenekleriyle değerlendirebiliyor. Seçim yapılmasının ardından ilgili personel ve yöneticilere anında kısa mesaj ile bildirim gidiyor. Uygulamanın nasıl çalıştığını anlatan Genel Müdür Usta, "Birkaç ilimizde uygulanan ama tüm illerimize ve tüm sağlık tesislerimize yaygınlaştırmayı öngördüğümüz bir projeyi ortaya koyuyoruz. Buradaki uygulama şu şekilde olacak. Öncelikle bir kare kod uygulamasını, tüm tesislerimizde tuvaletlere ve asansörlere koymuş, yerleştirmiş olacağız. Kişiler, hastalarımız, personelimiz ve diğer ilgili kim varsa karekod uygulamasıyla birlikte telefonuyla karekodu okuttuklarında, karşılarına bir ekran çıkacak. Bu ekranda temiz, kısmen temiz ya da kirli şekliyle üç seçenekle birlikte kişiler bulunduğu ortamdaki şartlara göre kararını verecek ve bu sayede hemen temizlik durumunun değerlendirme şartı ortaya çıkacak. Özellikle ilgili personele ve ilgili yöneticiye SMS giderek hemen temizlik personelinin oraya intikali sağlanmış olacak. Bu sayede de saatte bir yapılmak durumunda kalınan, temizlik eylemini gerekirse hemen 5 dakika sonrasında yapabilir duruma gelmiş olacağız ve bu da bize daha temiz, daha sıhhi şartların hijyenik şartların oluşmasını sağlayacak ve özellikle hasta memnuniyetini de daha üst seviyelere hijyen anlamında çekmiş olacağız. Bu alanlarda hizmet alan sadece hastalarımız, hasta yakınlarımız değil personelimiz de hizmet almakta aynı zamanda personel memnuniyetini de hijyen anlamında sağlamış olacağız. Bu bağlamda birkaç ilimizde dediğim gibi bu sistem kuruldu. İnşallah buradan başlayarak da tüm tesislerimizde bunu bu söylediğim şekilde kısa sürede kurgulamış ve halkımızın memnuniyetini daha üst seviyelere çekmiş olacağız" diye konuştu. "Trabzon’da yüzde 30 oranında hasta memnuniyetine yansımalarını gördük" Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü döneminde uygulamayı hayata geçirdiklerini aktaran Dr. Usta, "Biz bunu özellikle il müdürü olduğum dönemde Trabzon’da uyguladık. Trabzon’da yüzde 30 oranında hasta memnuniyetine yansımalarını gördük. Hijyen şartı için söylüyorum. Çalışan açısından da aynı şey geçerliydi ama daha da önemlisi saatli bir temizlik periyodu yapıyorsun, her tuvalete sürekli bir personel koyamayacağından yola çıkarak saatte bir yaptığım temizliği, kirli ise hemen temizleme durumunu oluşturarak son derece daha hızlı ve güvenilir şekilde hem tuvaletlerin hem de asansörlerin kullanılmasını sağlamış oluyoruz. Hizmet alan vatandaşlarımız ve personelimiz açısından da daha güvenle, daha hijyenik anlamda güvenle baktıkları tesisler ortaya çıkarmış oluyoruz. İnşallah kullanıldıkça da vatandaşımızın katılımı oldukça da bundaki memnuniyet oranı daha da yukarılara çıkacak" şeklinde konuştu. Temizlik şartlarının sağlanmasının güven duygusunu artırdığını vurgulayan Usta, "Aslında kullanım şartlarından kaynaklı sıkıntılar olduğu için buradaki temizlik şartlarının sağlanmasıyla ilgili talepler tabii ki oluyordu. Temizlik sağlandıkça vatandaşlar bazen deneme de yapabiliyor acaba gerçekten yapılıyor mu diye. O da sağlandıkça güvenin artmasına yol açmış olduk" ifadelerini kullandı. "Amacımız çalışan ve hasta güvenliğini artırabilmek" Çıkış noktasının tuvaletler olduğunu, ardından asansörlerin de sisteme dahil edildiğini ifade eden Usta, "Burada çıkış yolu tuvaletlerdi. Sonrasında Trabzon olarak bunu asansörleri de eklemiştik. Ama birçok alanda yine kullanılabilir bir proje bu. Amacımız hijyenin üst seviyelere tırmanmasını sağlamak. Tabii ki hastanelerimiz, illerimiz daha farklı uygulamalarla bunu daha da geliştireceklerdir. Amacımız çalışan ve hasta güvenliğini artırabilmek, daha üst seviyelere çıkartabilmek. Bu anlamda temizlik de hijyen de bunlardan biri. Biz de bunu önemsediğimizi, özellikle halkımıza ve çalışanımıza tekrar buradan ifade etmek istiyorum. Bize güvensinler elimizden geldiğince daha hijyenik ortamları çalışanımıza ve hastalarımıza sunacağız" dedi.
19 Ağustos 2025 Salı - 11:27
Yaşlılara yaz sıcaklarında "Susuz kalmayın" uyarısı
Yaz sıcaklıklarının etkisini artırdığı bugünler özellikle yaşlı bireyler için ciddi sağlık tehditlerini beraberinde getiriyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Serdaroğlu, son dönemde acil servise yapılan başvurular ışığında yaptığı açıklamada, ileri yaştaki bireylerde sıklıkla gözlemlenen gizli sıvı kaybı, bir diğer adıyla dehidratasyon, konusunda önemli uyarılarda bulundu. Dr. Ahmet Serdaroğlu, yaş ilerledikçe vücudun susuzluğa karşı verdiği tepkinin zayıfladığını ve bireylerin çoğu zaman susama hissi yaşamadan ciddi miktarda sıvı kaybedebileceğini söyledi. Ayrıca yaşlı bireylerde böbreklerin su tutma kapasitesinin azalması ve kullanılan bazı ilaçların özellikle idrar söktürücülerin, sıvı kaybını daha da artırdığını vurgulayan Serdaroğlu "Buna ek olarak, yaz aylarında yaygınlaşan mide-bağırsak enfeksiyonları da yaşlılar için ek bir tehdit oluşturuyor. Özellikle kırsal bölgelerde arıtma sistemlerinin yetersiz kalması ve yüksek sıcaklık nedeniyle gıdaların hızla bozulması, ishal, bulantı ve kusma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Bu durum, terleme ve solunum yoluyla kaybedilen sıvılarla birleşince fark edilmeden ciddi boyutlara ulaşabilen bir susuzluk tablosunu ortaya çıkarabiliyor. Zamanında müdahale edilmediği takdirde ise bu tablo; bilinç bulanıklığı, tansiyon düşüklüğü ve böbrek yetmezliği gibi hastane yatışına neden olabilecek ciddi sonuçlar doğurabiliyor" dedi. "Yaşlılar günde en az 6-8 bardak su tüketmeli" Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Serdaroğlu, bu tür olumsuzlukların önüne geçebilmek için yaşlı bireylerin, susama hissi olmasa dahi gün içerisinde düzenli olarak su tüketmeleri gerektiğini ifade ederek "Yaşlılar günde en az 6-8 bardak su tüketmeli. Aynı zamanda su oranı yüksek sebze ve meyvelerin kan şekeri dengesi gözetilerek beslenme düzenine eklenmeli. Gıda hijyenine özen gösterilmesi, bozulmuş ya da açıkta satılan ürünlerden uzak durulması gerekiyor. İshal ya da kusma gibi belirtiler görüldüğünde sadece su değil, tuz ve şeker içeren sıvıların da alınmasının hayati önem taşıyor. Bu gibi durumların ciddiyet kazandığı hallerde ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekiyor" diye konuştu. Yalnız yaşayan yaşlı bireylerin yaz aylarında düzenli olarak ziyaret edilmesi ve sağlık durumlarının yakından takip edilmesi gerektiğine de dikkat çeken Serdaroğlu, "Büyüklerimizi sık ziyaret etmek, onlara su içmeyi ve sağlıklarını korumayı hatırlatmak, bu yaz yapabileceğimiz en anlamlı davranışlardan biridir" ifadelerini kullandı.
19 Ağustos 2025 Salı - 11:27
Diyarbakır’da 6,5 kiloluk kitle başarıyla çıkarıldı
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Kliniği, bölgede önemli bir başarıya daha imza attı. Muş ilinden gelen 50 yaşındaki Rubeyda Özün, zamanla kilo aldığını düşünürken karnında başlayan ağrı şikayetleriyle doktora başvurdu. Yapılan muayenede, hastanın karnını dolduran bir kitle tespit edildi. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen hasta, Jinekolojik Onkoloji Kliniği’nde kısa sürede değerlendirilerek iki gün içinde ameliyata alındı. Başarılı geçen operasyonda hastanın karnından 6,5 kilo ağırlığında büyük bir kitle çıkarıldı. Hastanın ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğu ve şifa ile taburcu olduğu bildirildi. Operasyonu gerçekleştiren Jinekolojik Onkoloji Kliniği sorumlu hekimi Doç. Dr. Sedat Akgöl, "Hastamızın şikayetleri basit bir kilo artışı gibi görünse de yapılan tetkiklerle ciddi bir kitle tespit edildi. Erken ve doğru yönlendirme sayesinde operasyonu hızla planladık ve başarılı bir şekilde tamamladık" dedi. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Jinekolojik Onkoloji Kliniği, bölge illerinden gelen hastalar için önemli bir sağlık merkezi olarak hizmet vermeyi sürdürüyor.
19 Ağustos 2025 Salı - 11:00
"Bir şey olmaz" denilen rahatsızlıklar ölümle sonuçlanabilir
Konya’da hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyrettiği şu günlerde, uzmanlar basit gibi görülen rahatsızlıklara karşı uyarıda bulunurken, hastanede 3-5 gün gibi yatış gerektirecek durumların daha da kötüleştiğinde ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabileceğini belirtti. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Raşit Özer, özellikle aşırı sıcaklarla beraber halk arasında yaz nezlesi olarak bilinen hastalık ve sıcak çarpmalarının çok fazla arttığını belirterek, "Bu genelde aslında viral kaynaklı. Özellikle yaz mevsimi için konuşuyorum viral kaynaklı ama bunda ne etken oluyor; sıcak havalarda insanlar da şaşırıyor ‘grip mi oluruz, nezle mi oluruz’ diye ama şöyle bir durum var; aşırı sıcaklarda aşırı terleme oluyor, klima kullanımı artıyor. Kalabalık ortamlarda daha çok bulunuyoruz. Tatil beldelerinde kalabalık ortamlar, bağışıklığımızın düşmesine sebep oluyor. Özellikle yaşlı ve çocuklarımızın nelere dikkat etmesi gerekiyor; saat 11.00, ikindinin orta saatleri 18.00-19.00 gibi bu saatler aralığında mutlaka evde bulunmaları, dışarıda mümkün olduğunca aktif bulunmamaları gerekiyor" dedi. "Bol sıvı tüketmek gerekiyor" Bol sıvı tüketmenin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Özer, "Sıcaklıkların artmasıyla beraber sıvı kaybı, sıvı kaybıyla beraber vücudumuzda bulunan elektrolitlerin dengesizliği oluşuyor. Elektrolit bozukluklarına bağlı da semptomlar sık karşımıza geliyor. Ne yapmaları gerekiyor; bol sıvı tüketmek gerekiyor. Yağlı yiyeceklerden uzak kalmaları, sıcak havalarda mümkün olduğunca dinlenmek, ağır egzersizler yapmamak çok önemli. Mevsim meyveleri ve sebzeleri, sebze ve meyve ağırlıklı tüketmek ön planda, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Yine klima kullanımına çok fazla dikkat etmek gerekiyor. Aşırı terleme, daha sonra ani soğuk ortamlar bu durumu tetikliyor. Özellikle yaşlılarımızın sıcak çarpmaları için dikkat etmelerini öneriyoruz. Çünkü bu sıcak çarpmalarının en büyük sebebi aşırı sıcaklarda oluşan dehidratasyon dediğimiz sıvı kaybı, yeteri kadar sıvı alamamalarına bağlı da elektrolit bozuklukları, maalesef ölüme kadar gidebilecek durumlar söz konusu olabilir" şeklinde konuştu. "Hastanede 3-5 gün gibi yatışlar gerekecek durumlar; daha da kötü tablo olarak dersek ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabilir" Basit olarak görülen rahatsızlığın büyük sonuçlara kapı araladığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Raşit Özer, "En basitinden belki hastanede 3-5 gün gibi yatışlar gerekecek durumların daha da kötü tablo olarak dersek ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabilmekte. Mutlaka ve mutlaka aşırı sıcaklarda kendilerine dikkat etmeleri gerekiyor. Gençler için de ağır egzersiz yapmamaları gerekiyor. Sıvı tüketimi çok önemli, mutlaka su tüketimimizi dengelememiz gerekiyor. Bir de yağlı yiyeceklerden uzak kalmak, mevsim meyve sebzelerini tüketmek de önem arz etmekte" diye konuştu.
19 Ağustos 2025 Salı - 10:58
Önemsenmeyen rahatsızlıklar ölümle sonuçlanabilir
Konya’da hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyrettiği şu günlerde, uzmanlar basit gibi görülen rahatsızlıklara karşı uyarıda bulunurken, hastanede 3-5 gün gibi yatış gerektirecek durumların daha da kötüleştiğinde ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabileceğini belirtti. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Raşit Özer, özellikle aşırı sıcaklarla beraber halk arasında yaz nezlesi olarak bilinen hastalık ve sıcak çarpmalarının çok fazla arttığını belirterek, "Bu genelde aslında viral kaynaklı. Özellikle yaz mevsimi için konuşuyorum viral kaynaklı ama bunda ne etken oluyor; sıcak havalarda insanlar da şaşırıyor ‘grip mi oluruz, nezle mi oluruz’ diye ama şöyle bir durum var; aşırı sıcaklarda aşırı terleme oluyor, klima kullanımı artıyor. Kalabalık ortamlarda daha çok bulunuyoruz. Tatil beldelerinde kalabalık ortamlar, bağışıklığımızın düşmesine sebep oluyor. Özellikle yaşlı ve çocuklarımızın nelere dikkat etmesi gerekiyor; saat 11.00, ikindinin orta saatleri 18.00-19.00 gibi bu saatler aralığında mutlaka evde bulunmaları, dışarıda mümkün olduğunca aktif bulunmamaları gerekiyor" dedi. "Bol sıvı tüketmek gerekiyor" Bol sıvı tüketmenin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Özer, "Sıcaklıkların artmasıyla beraber sıvı kaybı, sıvı kaybıyla beraber vücudumuzda bulunan elektrolitlerin dengesizliği oluşuyor. Elektrolit bozukluklarına bağlı da semptomlar sık karşımıza geliyor. Ne yapmaları gerekiyor; bol sıvı tüketmek gerekiyor. Yağlı yiyeceklerden uzak kalmaları, sıcak havalarda mümkün olduğunca dinlenmek, ağır egzersizler yapmamak çok önemli. Mevsim meyveleri ve sebzeleri, sebze ve meyve ağırlıklı tüketmek ön planda, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Yine klima kullanımına çok fazla dikkat etmek gerekiyor. Aşırı terleme, daha sonra ani soğuk ortamlar bu durumu tetikliyor. Özellikle yaşlılarımızın sıcak çarpmaları için dikkat etmelerini öneriyoruz. Çünkü bu sıcak çarpmalarının en büyük sebebi aşırı sıcaklarda oluşan dehidratasyon dediğimiz sıvı kaybı, yeteri kadar sıvı alamamalarına bağlı da elektrolit bozuklukları, maalesef ölüme kadar gidebilecek durumlar söz konusu olabilir" şeklinde konuştu. "Hastanede 3-5 gün gibi yatışlar gerekecek durumlar; daha da kötü tablo olarak dersek ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabilir" Basit olarak görülen rahatsızlığın büyük sonuçlara kapı araladığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Raşit Özer, "En basitinden belki hastanede 3-5 gün gibi yatışlar gerekecek durumların daha da kötü tablo olarak dersek ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabilmekte. Mutlaka ve mutlaka aşırı sıcaklarda kendilerine dikkat etmeleri gerekiyor. Gençler için de ağır egzersiz yapmamaları gerekiyor. Sıvı tüketimi çok önemli, mutlaka su tüketimimizi dengelememiz gerekiyor. Bir de yağlı yiyeceklerden uzak kalmak, mevsim meyve sebzelerini tüketmek de önem arz etmekte" diye konuştu.
19 Ağustos 2025 Salı - 09:31
Kara yolunun kenarındaki şifalı kaynağı Ilıksu tesis bekliyor
Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde yöre halkının ’Ilıksu Kaplıcası’ olarak bildiği doğal kaynak, hem şifalı suyuyla hem de çevresine kattığı kültürel değerle dikkat çekiyor. Ancak bölgeye yıllardır termal tesis yapılması yönünde kararlar alınmasına rağmen, bugüne kadar somut bir adım atılmadı. Zonguldak-Ereğli kara yolunun 17’nci kilometresinde yer alan ve deniz kenarına yakın konumda bulunan doğal mineraller açısından zengin olan termal suyun içinde, 1987 yılında yapılan kimyasal analizinde kalsiyum, magnezyum, sodyum, sülfat gibi mineraller ile bikarbonat gibi çözünmüş bileşenler bulunuyor. Ilıksu Kaplıcası’nın mineralli ve hafif sıcak suyu, kısa süreli kullanımda eklem ve kas ağrılarını hafifletmeye yardımcı olup, genel sağlık açısından destekleyici etki sağladığı değerlendiriliyor. Yaklaşık 27 ila 29 derece arasında olan suyun sıcaklığı ise jeolojik şartlar nedeniyle arttırılamıyor. Su iki metre yüksekliğindeki depoya toplanıyor, buradan menfez aracılığıyla denize akıyor. Ziyaretçiler ise deponun yanı sıra kaynağın oluşturduğu doğal havuzlarda yüzüyor. Çocuklar ve gençler, taşan suların oluşturduğu havuzlarda serinlerken, söz konusu alan aynı zamanda sosyal alan işlevi de görüyor. "Çocukluğum bu kaynak suyunda geçti" İlçede içerik üreticisi olan Melih Bektaş, kaynağın tanıtımı için çektiği ve sosyal medyada paylaştığı video ile milyonlarca kişiye ulaştığını anlatarak şunları söyledi: "Çocukluğum bu kaynak suyunda geçti aslında. Çokça geliyorduk. Geçtiğimiz günlerde de tam burada bir video çektik. Milyonlarca insana ulaştı. Çok güzel bir kaynak. Genelde eskiler bize şey derdi. ‘Cilt rahatsızlıkları için geliyoruz buraya’ derlerdi. Suyun sıcaklığı da güzel. Şimdi arka tarafta insanlar da var. Bunun çok keyfini çıkartıyorlar. Ama çocukluğumdan beri aynı aşamada hâlâ yapılacak. Biraz daha güzelleştirilirse eminim ki daha fazla insan gelir ve bu termal içinden daha fazla insan faydalanır. Genelde Ilıksu plajına gelen insanlar buraya uğruyor. Bir kısım insan daha ‘Zonguldak’ta böyle bir yer var mıydı?’ dediler ben videoyu çektikten sonra. Evet tam bu tabelayı görürseniz hemen sağ tarafında bu termal sudan faydalanabilirsiniz. Umarım daha da güzelleştirirler ve vatandaşlarımız bu işten faydalanır. Yani bir tesisleşme olursa çok güzel harika olur. Muhakkak olur. Eminim ki daha temiz olur. Çevresi daha düzenli, tertipli olur. Hem yurtdışından hem yurtiçinden insanlarımız da gelir buraya." "Bu yoldan defalarca geçtim hiç haberim yoktu" Bartın’dan bölgeye gelen Hamza Kabak ise annesinin cilt rahatsızlığı için Ilıksu’ya geldiklerini belirterek şöyle konuştu: "Özellikle annem için geldik. İşte internette tam bir konum yok. Adres olarak beyan da yok. Hani belli bir adresi var, söylemleri falan filan var da biz sosyal medya kanallarında izleyerek, arkadaşımızın videosunu izleyerek geldik. Bugün buradayız. Bir tesis yapılması buraya daha konforlu olur mu sizce? Yani buramız halk için çok güzel olur. Ben daha önce Düzce’de çalışıyordum. Buradan geçtim ama hiç haberim yoktu. Bilseydim daha önce de gelirdim." Daha önce yatırım programında yer alan Ilıksu Kaplıcası için bugüne kadar defalarca tesis yapılması yönünde kararlar alındı. Ancak bölge doğal ve korumasız şekilde kullanılmaya devam ediyor. Uzmanlara göre, Türkiye’nin pek çok noktasında termal kaynaklar modern tesislerle desteklenip turistik merkezlere dönüştürülürken, Zonguldak’taki Ilıksu ise potansiyelini bekliyor. Sağlık turizminin önemli bir parçası olan kaplıcalar, Türkiye’nin pek çok noktasında ekonomik getirisi yüksek merkezlere dönüşürken, Ilıksu Kaplıcası modern tesislerle desteklendiği takdirde hem yerel halkın kullanımına hem de bölge ekonomisine katkı sağlayabilecek. Vatandaşlar, bu doğal kaynağın Batı Karadeniz’de önemli bir sağlık turizmi destinasyonu haline gelebileceğine dikkat çekiyor.
19 Ağustos 2025 Salı - 09:31
Medical Point Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi 2’nci yılını kutladı
Medical Point Gaziantep Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Klinik Araştırmalar Merkezi, 2’nci kuruluş yıl dönümünü düzenlenen programla kutladı. Etkinlikte, merkezin iki yıl içinde yürüttüğü bilimsel çalışmalar ve gelecek hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı. Kurulduğu günden bu yana bilimsel araştırmalara verdiği önemle dikkat çeken Klinik Araştırmalar Merkezi, ikinci yaşını pasta keserek kutladı. Hastane yönetimi, bugüne kadar toplam 17 klinik araştırma projesi yürüttüklerini, bunlardan 2’sinin tamamlandığını, 7’sinin ise aktif olarak sürdüğünü açıkladı. Araştırmaların büyük bölümünü akciğer kanseri üzerine çalışmalar oluştururken, cilt kanseri, meme kanseri ve yumurtalık kanseri ile ilgili yeni projelerin de başlatılacağı belirtildi. "Gaziantep’e ve hastanemize önemli katkılar sağladık" Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin, "Klinik Araştırmalar Merkezimizin ikinci yılını geride bıraktık. Bu süreçte 17 farklı klinik araştırma yürüttük, 2’sini başarıyla tamamladık. Şu anda 7 projemiz aktif olarak devam ediyor. Bu çalışmaların 5’i akciğer kanseriyle ilgili. Gaziantep’e ve hastanemize bu bilimsel katkıyı sağlamaktan dolayı büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz" dedi. "Geleceğin tedavilerine bugünden erişim imkanı sunuyoruz" Klinik araştırmaların ücretsiz olarak sürdürüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Alper Sevinç, merkezde yürütülen çalışmalarla hastalara önemli bir fırsat sunulduğunu belirterek, "Son iki yılda yaklaşık 40 hastayı taradık ve 20’sini araştırmalara dahil ettik. Bu hastalar, Sağlık Bakanlığı onaylı, yurtdışı kaynaklı ve henüz piyasaya sunulmamış ilaçlara erken erişim sağlıyor. Özellikle akciğer kanseri, cilt kanseri, meme kanseri ve yumurtalık kanseri alanında önemli çalışmalar yürütüyoruz. Klinik araştırma polikliniğimiz tamamen ücretsiz ve tüm hasta ile hasta yakınlarına açık. Gaziantep ve çevresindeki hastalarımıza bu fırsatları ulaştırmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Hastalarımıza umut olmayı sürdüreceğiz" Klinik araştırmalar ekibinde yer alan Doç. Dr. Gökmen Aktaş ise, "Akciğer kanseri ve melanom gibi tedavisi güç hastalıklar için geliştirilmekte olan yeni tedavilere, hastalarımızı bugünden dahil edebilmek büyük bir avantaj. Bu çalışmalar, hastalarımıza umut olmakla birlikte gelecekteki tedavi protokollerine de ışık tutacak" ifadelerine yer verdi. "Bölgedeki tek özel klinik araştırma merkeziyiz" Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender, "Kısa sürede uluslararası standartlarda birçok çalışmaya imza attık. Özellikle akciğer ve cilt kanserlerinde güncel tedavi seçeneklerini bilimsel literatüre katkı sağlayarak uygulama fırsatı bulduk. Bölgedeki bu çapta araştırma yapabilen tek özel hastane olmaktan gurur duyuyoruz" diye konuştu.
19 Ağustos 2025 Salı - 09:21
MEAH’ta 35. uzman hekim Dr. Nizam oldu
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Araştırma Görevlisi Dr. Mustafa Nizam, girdiği uzmanlık sınavını başarıyla tamamlayarak İç Hastalıkları Kliniği’nin 35. uzmanı oldu. İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda gerçekleştirilen sınav, Prof. Dr. Cem Şahin başkanlığında yapıldı. Jüri üyeleri arasında Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Neşe Çınar, Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Burak Özşeker, Nefroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Alper Alp ve Romatoloji Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Melike Ersoy yer aldı. Dr. Nizam’ın tez danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Melike Ersoy üstlendi. ’Sjögren Sendromunda CRP-Albümin Oranı ve Fibrinojen-Albümin Oranı Düzeylerinin Hastalık Aktivitesi ve Tutulum Tipleri İlişkisi’ başlıklı tezini başarıyla tamamlayan Dr. Nizam, kurumdan uzmanlığını alan 270. araştırma görevlisi hekim oldu. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi ve çalışma arkadaşları, yeni İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Nizam’ı tebrik ederek, meslek hayatında başarılar diledi.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:38
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadrosuna yeni uzman doktorlar katıldı
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi, kadrosunu genişletmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ata Baytaroğlu, Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Gözde Türedi Karabulut ve Radyoloji Uzmanları Dr. Gizem Özmen ile Dr. Cihat Pınarcı’yı bünyesine katan hastane, iki yeni uzman hekimin daha göreve başladığını duyurdu. Hastaneden yapılan açıklamada, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Gözaçanlar Özkan ile Hematoloji Uzmanı Dr. Fatma Eda Nuhoğlu Kantarcı’nın hasta kabulüne başladığı bildirildi. Hastane yetkilileri, yeni katılan uzmanlarla birlikte sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmayı ve hasta memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:36
Niğde Belediyesi personeline temel ilk yardım eğitimi verildi
Niğde Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, belediye personeline yönelik ’Temel İlk Yardım Eğitimi’ programı düzenlendi. Muhtemel iş kazalarında erken ve doğru müdahalelerin yapılabilmesi amacıyla gerçekleştirilen eğitim, Sağlıklı Hayat Merkezi eğitim salonunda yapıldı. Belediye personeline kapsamlı teorik ve uygulamalı bilgiler verildi. Eğitim içeriğinde; hasta ve yaralının değerlendirilmesi, temel yaşam desteği, kanama, yaralanma, yanık, donma, sıcak çarpması, kırık-çıkık-burkulma, bilinç bozukluğu, zehirlenme, hayvan ısırıkları, yabancı cisim kaçmaları ve boğulma gibi durumlarda uygulanacak ilk yardım teknikleri ile hasta ve yaralı taşıma yöntemleri yer aldı. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir yaptığı açıklamada; "Personelimizin her anlamda bilinçlenmesini ve donanımını önemsiyoruz. İş kazaları veya acil sağlık durumlarında hızlı ve bilinçli müdahalenin hayat kurtardığının bilincindeyiz. Bu nedenle ilk yardım eğitimlerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder