Son Dakika
|
ASAYİŞ
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenen konferansa katıldı
Trump: "(İran’a yönelik) Ablukayı kaldırmak istemiyorum"
İçişleri Bakanı Çiftçi, Atina'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfına kurban bağışında bulundu
Milli Savunma Bakanlığında "Savunma Sanayii" toplantısı
Rusya OPEC+'ta kalmaya devam edecek
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
SAĞLIK
Kadınlar bilinçlenerek güçlendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:07:51
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların yaşam kalitesini artırmak ve koruyucu sağlık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "Kadın Sağlığı Eğitimi" programı tamamlandı. 10 hafta süren eğitimlerin ardından katılımcılar sertifikalarını aldı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen programa katılan 19 katılımcı, eğitimi başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Altınova TEK Atölye’de düzenlenen sertifika programında katılımcılara sertifikaları, Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Zeliha Tümer ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Simge Nur Öksüz tarafından takdim edildi. Kadınlara kapsamlı eğitimler verildi Program kapsamında katılımcılara; beden farkındalığı, ruhsal ve fiziksel sağlık, ruhsal iyilik hali, üreme sağlığı, iletişim becerileri ve kadın hakları gibi birçok başlıkta eğitimler verildi. Eğitim sürecinde, kadınların deneyimlerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturularak bilgiye çekinmeden erişmeleri sağlandı. Bu sayede katılımcıların sağlık bilinci artırılırken onlara sosyalleşme fırsatı da sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın "Sağlıklı kadın, güçlü aile; güçlü aile, güçlü toplum" vizyonuyla hayata geçirilen eğitim programları önümüzdeki dönemde de devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47
Denizli’de parkinson hastaları için yeni dönem
Denizli Büyükşehir Belediyesi, parkinson hastalarının yaşam standartlarını yükseltmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen lansmanla tanıtılan "Parkinson Egzersiz Destek Programı", bilimsel metotlarla hazırlanan özel bir rehabilitasyon sürecini kapsıyor. "ParkinSon değil başlangıç" temasıyla hayata geçirilen proje, DBB Gençlik ve Spor Hizmetleri ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlıkları koordinasyonunda, uzman nörologlar, fizyoterapistler ve spor eğitmenleri eşliğinde yürütülecek. "Sporun iyileştirici gücünü hastalarımızla buluşturuyoruz" Programın açılışında konuşan Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Ayşe Sarıkaya, projenin fiziksel kazanımlarına dikkat çekerek, "Sporun iyileştirici gücünü parkinson hastalarımızla buluşturuyoruz. Amacımız, hastalarımızın fiziksel hareketliliğini artırırken denge ve koordinasyon becerilerini en üst seviyeye çıkarmaktır" dedi. "Sosyal bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şenay Polatır ise projenin sosyal belediyecilik boyutuna vurgu yaparak, "Dezavantajlı grupların hayatını kolaylaştırmak bizim önceliğimizdir. Bu programla sadece bir egzersiz protokolü değil, aynı zamanda hastalarımızın sosyal hayata tutunabilecekleri bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Klinik denetim ve bilimsel yaklaşım şart" Tıbbi perspektiften programın önemini anlatan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Göksemin Demir, multidisipliner yaklaşımın altını çizdi. Prof. Dr. Demir, "Parkinson ile mücadelede ilaç tedavisi kadar uzman denetimindeki egzersizler de hayatidir. Nörolojik mekanizmayı destekleyen bu özel hareketler, hastalığın etkilerini minimize ederek yaşam standardını bilimsel olarak yükseltecektir" dedi. Kamu-özel sektör iş birliğine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’na bu önemli iş birliği için teşekkürlerini iletti. Lansmanda egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi Konuşmaların ardından program kapsamında uygulanacak olan yoga ve pilates branşlarından kesitlerin sunulduğu bir egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan egzersizler, katılımcılara hareket kabiliyetlerini yeniden kazanma, denge kontrolünü sağlama ve kas güçlerini artırma noktasında somut bir motivasyon sağladı. Lansman ile start verilen program, parkinson hastalarının düzenli olarak katılacağı eğitim seansları ve takip süreçleriyle Denizli’de toplum sağlığına katkı sunmaya devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:13
Şırnak’ta sağlık alanındaki öncelikler Sağlık Bakanı Memişoğlu’na aktarıldı
AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede kentteki sağlık yatırımları ve öncelikli ihtiyaçları değerlendirdiklerini açıkladı. Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek kentin sağlık alanındaki ihtiyaçları ile devam eden yatırımları görüştü. Tatar, görüşmede 500 yataklı Şırnak Devlet Hastanesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların ele alındığını belirtti. Tatar ayrıca Silopi Kadın Doğum Hastanesinin mayıs ayı sonunda hasta kabulüne başlayacağını ifade etti. Tatar ayrıca yoğun bakım kapasitesinin artırılması, tıbbi cihaz eksiklerinin giderilmesi ve İdil Devlet Hastanesinin statüsünün yükseltilmesine ilişkin taleplerini de Sağlık Bakanı Memişoğlu’na ilettiklerini söyledi. Milletvekili Tatar, amaçlarının vatandaşların sağlık hizmetlerine il dışına gitmeden hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesi olduğunu ifade etti. Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti. Beytüşşebap Devlet Hastanesinin bu yıl hizmete açılacağı, Cizre’de Kadın Doğum Hastanesi ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin yıl içerisinde hizmet vereceği kaydedildi. İdil Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin de yıl içinde vatandaşların hizmetine sunulacağı belirtildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:33
Muğla’nın organ doku nakil hizmet süreçleri değerlendirildi
Muğla İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinde; İzmir Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi sorumlusu ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Birimi sorumlusu Uzm. Dr. Burcu Ulugölge ve beraberindeki ekip ile kurum yöneticilerinin katılımıyla Doku ve Organ Nakli Hizmetleri İl Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açılış konuşmasını yapan Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, "Organ bağışı, bir hayatın başka hayatlarda yaşamaya devam etmesidir" diyerek organ bağışının hayati önemine dikkat çekti. Gerçekleştirilen toplantıda; Muğla’da yürütülen organ ve doku nakli hizmetleri kapsamlı şekilde değerlendirilerek mevcut süreçler ele alındı, hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik önemli başlıklar istişare edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
3
28 Nisan 2026 Salı- 10:46
Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"
4
28 Nisan 2026 Salı- 16:12
Tokat’ta 3 yaşındaki çocuğa kene tutundu, tedavi altına alındı
5
28 Nisan 2026 Salı- 11:03
Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı
12 Ağustos 2025 Salı - 09:12
Bayburt’ta mobil diş sağlığı aracıyla 38 köyde ağız diş sağlığı taraması yapıldı
Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen ağız ve diş sağlığı hizmetleri kapsamında, mobil tarama aracı ile köylerde koruyucu ve önleyici tedavilere devam ediliyor. Temmuz ayında gerçekleştirilen ikinci etap taramalarda, mobil diş sağlığı aracıyla 38 köyde vatandaşlara koruyucu ve önleyici sağlık hizmeti verildi. Taramalar sırasında vatandaşlara diş fırçası ve diş macunu dağıtılırken, mobil araçta röntgen çekimi, diş taşı temizliği, protez kontrolleri ve diş çekimi gibi işlemler de gerçekleştirildi. Ağız ve diş sağlığı taramasının ikinci etabında, Temmuz ayı boyunca 38 köy ziyaret edilerek, 300 kişiye gerekli tedavi ve yönlendirmeler yapıldı. Mobil ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin köylerde yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığı, çalışmaların ilerleyen dönemlerde de devam edeceği öğrenildi.
12 Ağustos 2025 Salı - 09:01
İzmir’de 540 gram olarak dünyaya gelen bebek, hayata tutundu
İzmir’de, 28 haftalıkken 540 gram olarak dünyaya gelen ve doğumun hemen ardından entübe edilen Yağmur ve Mehmet Doy çiftinin bebekleri, 114 gün süren tedavisinin ardından ailesine kavuştu. İzmir’de yaşayan Yağmur (27) ve Mehmet Doy (43) çiftinin bebekleri, hamileliğin 28’inci haftasında, anne ile bebek arasındaki besin ve oksijen alışverişinin yetersizliği nedeniyle erken doğdu. Sadece 540 gram ağırlığında ve 30 santimetre boyunda dünyaya gelen Kartal bebek için doktorlar yaşam şansını yüzde 5 olarak değerlendirdi. Hemen entübe edilerek kuvöze alınan Kartal bebek, 114 gün süren yoğun bakım sürecinin ardından hayata tutundu. Minik Kartal, taburcu edildiği gün 2 kilo ağırlığa ve 43 santimetre boya ulaştı. Yağmur ve Mehmet Doy çifti, büyük bir sabır ve umutla geçirdikleri zorlu sürecin ardından bebeklerine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Anne Yağmur Doy; hamileliğimin 20’inci haftasında gittiği doktorda bebeğinde bir anormallik olduğunu öğrendiğini ifade ederek, çocuğunun kilosunun çok düşük olduğunu ve kafa ile bacakların gelişim olarak biraz geride kaldığını söyledi. Daha detaylı inceleme için perinatoloji doktoruna yönlendirildiğini vurgulayan anne Doy, "Hastaneye gittik ve orada bebeğimizde gelişim geriliği olduğunu, plasentadan kaynaklı olarak yeterince beslenemediğini, oksijen alamadığını ve temiz kan akışının sağlanamadığını öğrendik. Doktor, bebeğin yaşama ihtimalinin çok düşük olduğunu, sağlıklı bir bebek olmasının neredeyse imkansız olduğunu söyledi. Ardından tekrar önceki hastanemize gittik, ancak hastanede doğum yaptıramayacaklarını, bebeğin ölebileceğini ve bu riski almak istemediklerini belirttiler. Biz de bunun üzerine yeni bir doktor ve hastane arayışına girdik. Yaklaşık bir hafta başka bir hastanede yattım, ancak orada da sürekli bebeğin anne karnında ölebileceği ya da doğarsa sakat kalabileceği söylendi. En son Acıbadem Kent Hastanesi’ne geldik. Doktorlarımız hep birlikte hazırlıklarını yaptılar ve doğumumuz burada gerçekleşti" dedi. 114 gün beklediler Baba Mehmet Doy; Erken doğan bebeği için eşiyle birlikte 114 gün boyunca hastaneye geldiklerini söyleyerek, "Aliağa’da oturuyoruz, yeri geldi, gidip gelmemiz 3-4 saat sürdü. Bu süreç anne ve baba için gerçekten çok zorlu geçiyor" diye ekledi. Bu sürecin kolay geçmediğini, her zaman umutla beklenilmesi gerektiğinin altını çizen baba Doy, "Biz hep umutluyduk, elbette bazen olumsuz düşündüğümüz anlar oldu ama genel olarak pozitif kalmaya çalıştık. Çocuğumuza da pozitif enerji verdik. Doktorlarımız Abbas Bey, Anıl Bey, doğumu gerçekleştiren Kahraman Bey bize hep pozitif olmamızı tavsiye ettiler. Biz de onlar gibi pozitif olmaya başladık. Pozitif oldukça çocuğun da iyileştiğini gördük. Hatta biz negatif olduğumuzda çocuğun da kötüye gittiğini ilginç bir şekilde fark ettik. Bu zorlu süreç böylece ilerledi. Duyguyu anlatmak çok zor, anlatılmaz yaşanır dedikleri tam da bu duygu. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin ama verenlerin de bizim gibi bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmasını dileriz. Herkes bizim kadar şanslı olsun istiyoruz. İçeride hala yatan bebeklerimiz var, inşallah onlar da en kısa sürede sağlıklı bir şekilde çıkarlar" ifadelerini kullandı . 540 gram dünyaya geldi, 114 gün sonra taburcu oldu Kartal bebeğin doğmadan önce ailenin kendilerine başvurduğunu söyleyen Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Hastalıları Uzmanı Abbasgulu Baghirov, "Plasental yetmezliği vardı ve buna bağlı olarak bebekte stres ile gelişme geriliği vardı. Kartal bebek, 28 hafta 4 günlükken ve oldukça düşük bir kiloda, 540 gram olarak dünyaya geldi. Ardından 114 gün süren bir yatış dönemi oldu. Bu süre boyunca hem hastanemizin doktorları, hemşireleri hem de diğer sağlık personelleri, bu yaşam mücadelesinde Kartal bebeğe destek oldu ve onu sağlıklı bir şekilde taburcu etmenin mutluluğunu, aile kadar biz de yaşıyoruz. Şu an genel durumu gayet iyi; herhangi bir sağlık sorunu bulunmuyor. Beslenmesini tamamen ağızdan ve yeterli şekilde alıyor. Bugünkü kilosu 2 kilo; doğduğunda 540 gramdı. Boyu ise doğduğunda 30 santimetreydi, bugün ise 43 santimetre. . Prematüre bebek olduğu için takipleri normal bir bebeğe göre biraz daha farklılık gösterebilir. Bu süreçte kontrollerle gelişimini yakından izlemeye devam edeceğiz; örneğin, bugün taburcu ediyoruz ve 2 gün sonra kontrole gelecek, sonrasında da 15 günde bir ya da aylık kontrollerine devam edecek. Diğer bebeklere, yani akranlarına göre ilk başlarda biraz geride olabilir ama zamanla onları da yakalayacaktır inşallah" sözlerini kullandı. Bu denli düşük doğum haftası ve düşük kiloyla dünyaya gelen bebeklerde sıklıkla görülebilen bazı komplikasyonlar yaşanmadan sağlıklı bir şekilde taburcu edilmesi, hem doktorlar açısından hem de aile açısından oldukça sevindirici bir durum olduğunu belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Hastalıları Uzmanı Anıl Chousein ise "28 hafta artı 4 günde doğmuş ve oldukça düşük doğum haftasında dünyaya gelmiş bebeklerde başta nörolojik sistem olmak üzere, beyin, kalp ve göz gibi hayati organlar etkilenebilir ve bu organlarda çeşitli komplikasyonlar gelişebilir. Ancak burada uygun bakım süreci, uygun tedaviler ve elbette biraz da bebeğin durumu sayesinde herhangi bir engel ya da kalıcı bir sorun olmadan sağlıklı bir şekilde taburculuğu gerçekleşti" diye belirtti.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 18:18
Kars’ta hayvan hastalıklarıyla mücadele toplantısı
Kars’ta hayvan hastalıklarıyla mücadele toplantısı düzenlendi. Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın başkanlığında İl Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya şube müdürleri ve ilçe müdürleri katıldı. Hayvan Hastalıklarıyla Mücadele istişare toplantısında, il genelinde yürütülen aşılama, dezenfeksiyon ve saha kontrolleri değerlendirildi. Bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve hayvan sağlığının korunmasına yönelik stratejiler ele alındı. Kurumlar arası iş birliğinin artırılması, üreticilerle iletişimin güçlendirilmesi ve hızlı müdahale mekanizmalarının etkinleştirilmesi konularında önemli kararlar alındı. Toplantı daha sonra sona erdi.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:24
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadrosuna yeni uzman doktorlar katıldı
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadrosunu genişletmeye devam ederken 4 doktorun daha kadrosuna aldığını duyurdu. Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadrosunu genişletmeye devam ederken geçtiğimiz günlerde, Nöroloji Hekimi Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Kübra Şap Kınar, Beyin Cerrahi Hekimi Op. Dr. Sinan Sağıroğlu, Acil Tıp Hekimi Doktor Öğretim Üyesi Ali Ünal, Ve Genel Cerrahi Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Dursun’u kadrosuna almıştı. Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi sosyal medyası üzerinden yapılan paylaşımda ise 4 doktorun daha kadrosunu alarak göreve başladığını duyurdu. Yapılan açıklamada yeni kadroya başlayan doktorların görevleri şu şekilde, Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ata Baytaroğlu, Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Gözde Türedi Karabulut ve Radyoloji Uzmanları Dr. Gizem Özmen ile Dr. Cihat Pınarcı göreve başladı. Hastane yetkilileri, yeni kadro ile sağlık hizmetlerinde kalite ve hasta memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiğini bildirdi.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:52
ODÜ Aile Sağlığı Merkezi yeni binasının yapımına başlandı
Ordu Üniversitesi (ODÜ) Aile Sağlığı Merkezi’nin yeni binası için inşaat çalışmalarına başlandı. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan projenin sözleşmesi 11 Temmuz 2025’te imzalandı. 370 metrekare kapalı alana sahip olacak bina, modern ihtiyaçlara uygun şekilde tasarlanırken poliklinikler, asistan odaları, eğitim salonu ve müdahale odası gibi alanları barındıracak. Projede ayrıca çevre düzenleme ve aydınlatma çalışmaları da yapılacak. Yapımın bu yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, "Akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimizin sağlık hizmetlerine daha modern, erişilebilir ve kapsamlı bir ortamda ulaşabilmesi bizim için büyük önem taşımaktadır. İhtiyaçlara uygun ve uzun yıllar hizmet verecek bir yapı ortaya koymayı hedeflediğimiz Aile Sağlığı Merkezi yeni binası, sadece poliklinik hizmetleriyle değil, eğitim ve müdahale alanlarıyla da hizmet verecek. Tüm emeği geçenlere teşekkür ediyor, yeni binamızın Ordu Üniversitesi’ne ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:46
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi, meme kanserinde hormon tedavisini araştıracak
Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK 1001 desteğiyle meme kanserinde hormon tedavisine karşı gelişen direnci araştıracak. Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi, bilimsel araştırmalar alanındaki başarısına yenisini ekledi. Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Hakan Küçüksayan’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. "Östrojen reseptörü pozitif meme kanserinin tamoksifene karşı gelişen direncinde HOXC4 transkripsiyon faktörünün senesens ilişkili salgı fenotipi (SASP)-aracılı düzenleyici rolünün araştırılması" başlıklı proje, özellikle hormon tedavilerine direnç geliştiren meme kanseri hastalarında yeni tedavi hedeflerinin belirlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Araştırma ekibinde Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Nurtaç Sarıkaş ve Dr. Öğretim Üyesi Erhan Bayrak ile Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ertan Küçüksayan da yer alıyor. Proje, hem kanser biyolojisine yeni perspektifler kazandırmayı hem de Tıp Fakültesi öğrencilerine uygulamalı araştırma deneyimi sunarak bilimsel gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyor. Projede görev alacak öğrencilere burs desteği de sağlanarak, öğrencilerin araştırma süreçlerine aktif katılımları desteklenecek. Proje aynı zamanda, temel bilimlerde akademik kariyer yapmayı hedefleyen Tıp Fakültesi öğrencileri için uygulamalı araştırma deneyimi sunarak, nitelikli insan kaynağı yetişmesini amaçlıyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, "Üniversitemiz, sağlık bilimleri başta olmak üzere tüm alanlarda araştırma kültürünü desteklemeyi, bilimsel üretimi teşvik etmeyi ve insanlığa katkı sağlayacak bilgi üretimini artırmayı temel bir sorumluluk olarak görmektedir. Tıp Fakültemizin bu önemli TÜBİTAK başarısı hem bilimsel yetkinliğimizin hem de araştırma altyapımızın geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Bu proje, sadece bilim dünyasına değil, aynı zamanda temel bilimlerde akademik kariyer yapmayı hedefleyen öğrencilerimize de önemli katkılar sunacaktır" dedi. Rektör Topal, ayrıca proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Hakan Küçüksayan’ın başta olmak üzere projede görev alan akademik ekibi tebrik ederek Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel üretim kapasitesine sundukları katkı için teşekkür etti.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:44
Muğla Büyükşehir hasta nakil araçları vatandaşın hizmetinde
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yatağa bağımlı, yaşlı ve engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak için sunduğu ücretsiz hasta nakil hizmeti ile vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. 13 ilçe ve 574 mahallede kesintisiz sürdürülen bu hizmet, hem hastalara, hem de yakınlarına güvenli ulaşım imkânı sağlıyor. Ula ilçesinde yaşayan Aysun Gülhan da, 10 yıldır felçli olan annesini bu hizmet sayesinde güvenle hastaneye götürerek kontrollerini yaptırabiliyor. Muğla’nın Ula ilçesinde yaşayan Aysun Gülhan’ın annesi, 10 yıl önce geçirdiği felç nedeniyle yatağa bağımlı hale geldi. İlk zamanlarda annesini hastaneye götürüp getirmekte büyük zorluk yaşayan Gülhan, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz hasta nakil hizmeti sayesinde rahat bir nefes aldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz hasta nakil hizmeti, yatağa bağımlı hastaların güvenle hastanelere ulaşmasını sağlarken, hasta yakınlarının da yükünü hafifletiyor. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden Aysun Gülhan, "Annem 10 yıldır felçli. Yani olduğu süreçten beri ara ara ihtiyaç olunca çağırıyoruz. Hasta daha konforlu gelip gidi yor. Yani memnunuz. Hastamızı kolay ve rahat şekilde getirip götürüyoruz. Götüremezdik çünkü felç ağırdı. Hiç kıpırdamıyordu ilk zamanlar, hareket edemiyordu. O yüzden bu imkanı öğrendik. O günden beri ara ara ihtiyaç olunca gidip geliyoruz" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla hasta ve engelli nakil hizmetlerini aralıksız sürdürdüklerini, sağlık kuruluşlarına ulaşımın özellikle yaşlı ve engelli vatandaşlar için zaman zaman zor olabildiği için hem tedavi hem de kontrol süreçlerinin aksamaması için nakil hizmetlerini kesintisiz olarak sürdürdüklerini açıkladı.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:09
Van’da ‘beyazlatıcı krem’ faciası: 4 kişi hastanelik oldu
Van’da sosyal medya üzerinden sipariş edilen ve kısa sürede cilt beyazlatma vaadiyle satılan bir yüz kremi, uygulamanın ardından oluşan ağır yanıklar nedeniyle 4 kişiyi hastanelik etti.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:50
Karabük’te sağlık hizmetleri değerlendirme toplantısı yapıldı
Karabük İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara başkanlığında, il genelindeki hastane başhekimlerinin katılımıyla sağlık hizmetlerinin ele alındığı kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıya, Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Poçan, Destek Hizmetleri Başkanı Yüksel Korkut ve Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Nermin Seçilmiş de katılarak görüş ve önerilerini paylaştı. Karabük’te sunulan sağlık hizmetlerinin mevcut durumunun değerlendirildiği toplantıda, hasta memnuniyetini artırmaya yönelik yeni uygulamalar ile sağlık tesislerinde karşılaşılan sorunlara çözüm önerileri ele alındı. Başhekimler, kendi hastanelerindeki hizmet süreçleri, personel ihtiyaçları, teknik altyapı durumu ve vatandaş geri bildirimleri hakkında bilgi verdi. İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir kalite için koordinasyon, ekip ruhu ve çözüm odaklı yaklaşımın önemine vurgu yaptı. Toplantıda poliklinik hizmetlerinin etkinliği ve erişilebilirliği, acil servislerde hasta yönlendirme ve triyaj süreçleri, sağlık tesislerinde hijyen, güvenlik ve fiziksel iyileştirme çalışmaları, personel motivasyonu ve hizmet içi eğitim ile dijital sistemlerin entegrasyonu konuları görüşüldü.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:27
Deprem en çok çocukları sarsıyor
Yaşanan depremlerin ardından çocuklarda kaygı, korku ve huzursuzluk gibi duygu bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Kent Hastanesi Klinik Psikolog Eda Kalaycıoğlu, bu tip travmaların büyümemesi için ebeveynlerin öncesinde çocuklarını bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayarak, çocuklarda kontrol algısını geliştirip depremin ne olduğunu yaş grubuna uygun şekilde açık ve net olarak anlatılmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Deprem gibi travmatik olaylar, çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Afet sonrasında çocuklarda uyku ve iştah değişiklikleri, davranış bozuklukları, yoğun ağlama nöbetleri gözlemlenebiliyor. Oyunlarında sık sık deprem, ölüm ya da kayıp temalarının yer alması da yaşadıkları duygusal etkilerin bir göstergesi olabiliyor. Bu tür belirtiler çocuğun günlük yaşamını aksatacak düzeye ulaştığında, duygusal destek alınması gerektiği belirtiliyor. Çocukların deprem sonrası korku ve kaygı gibi benzer tepkiler verebileceğini ifade eden Acıbadem Kent Hastanesi Klinik Psikolog Eda Kalaycıoğlu, "Bu duygular genellikle çok yoğun yaşanır. Bu nedenle çocuğun öncesinde aile tarafından bilinçlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir. Çocukta bu tip travmaların büyümemesi için aileler, öncesinde bilgi verebilir ve çocuğun kontrol algısını geliştirebilir. Depremin ne olduğu, yaş grubuna uygun şekilde açık ve net olarak anlatılabilir. Bu, çocuk için zorlayıcı bir deneyim olabilir. Ailenin bu noktada yapabileceği şey, çocuğun dikkatini kötü görüntülerden uzaklaştırmak ve depremin sadece yıkım yönüyle değil, önlem alınabilecek bir doğa olayı olarak da ele alınmasını sağlamaktır" dedi. Kalaycıoğlu; deprem gibi doğal afetlerin hem yetişkinler hem de çocuklar için sarsıcı deneyimler olabileceğinin altını çizerek, "Ancak çocuklar, bu tür olayları atlatmakta daha fazla zorlanabilir. Bu nedenle öncesinde alınabilecek bazı önlemler, süreci kolaylaştırabilir" diye ekledi. Çocuk deprem hakkında bilgilendirmeli Ebeveynlerin, çocuklara deprem konusunu gerçekçi ve sade bir dille anlatmasının önemini vurgulayan Kalaycıoğlu, "Örneğin, ‘Deprem ülkesinde yaşıyoruz ve depremi biz sarsıntı şeklinde hissediyoruz. Bu her zaman tehlikeli değildir ve biz buna karşı önlem alabiliyoruz" gibi açıklamalar yapılabilir. Çocukla birlikte deprem tatbikatı yapmak, evin güvenli yerlerini belirlemek ve bu alanlarda pratik yapmak, o anı yönetmek açısından etkili olabilir. ‘Çök, kapan, tutun’ hareketini doğru şekilde öğretmek ve çocuklarla birlikte afet çantası hazırlamak, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Yetişkin olarak öncelikle kendi sakinliğimizi korumamız gerekir. Deprem anında çocukla birlikte önceden belirlenen güvenli alana gitmek ve net, açıklayıcı ifadeler kullanmak önemlidir. Örneğin, ‘Masanın altına giriyoruz ve şimdi yanımdasın’ gibi sözlerle çocuğun güvende olduğu hissi verilmelidir. Çocukların yaşadığı stres, davranışlarına yansıyabilir. Bu süreçte ebeveynler bir çocuk gelişim uzmanından destek alabilir ve çocuğun yaşamının yeniden düzene girmesine yardımcı olabilir." dedi.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:11
KOAH ve astım hastaları Çankırı tuzuyla şifa buluyor
Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen KOAH ve astım hastaları, Hititler’den kalma, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında 15 gün boyunca terapi gördü. Tedavinin sona ermesinin ardından konuşan hastalar, sağlık durumlarında büyük gelişme yaşandığını ifade etti. Çankırı’da hayata geçirilen "Daha Güçlü Bir Nefes Projesi", KOAH ve astım hastalarına şifa olmaya devam ediyor. Şehirde bulunan özel bir hastanede yapılan çeşitli etkinlikler ile yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında hastaların 4 ila 6 saat boyunca tuzlu havaya maruz kalmaları ve verimli zaman geçirmeleri sağlandı. Tuz terapisi kapsamında seramik ve ebru atölyeleri, müzikal, drama, sinema, sağlıklı spor ve fiziksel egzersiz gibi sosyal, kültürel ve sağlık etkinlikleri düzenlendi. Yapılan terapilerin etkileri, sağlık personeli tarafından takip edildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalar, 15 gün süren terapi sonrasında sağlık problemlerinde belirgin azalma olduğunu dile getirdi. "İyileştiğimi hissettim" Tedavi sonrasında sağlıklı bir nefes aldığını ifade eden Emine Sezer, "Burayı belki iyi gelir diye kızım önerdi. Bende gerçekten faydasını gördüm. İki aydır hastaydım, gerçekten çok ferahladım, tuz mağarası ve hastane çok iyi geldi. Mağaraya geçince içime ferahlık geliyor. İyileştiğimi hissettim. Doktorumuzda daha da iyi olduğumuzu söyledi. Tuzun bu kadar faydalı olduğunu gerçekten bilmiyordum. İlk geldiğim günden şimdiye kadar çok fark var. Çok halsizdim. Sürekli tıkanıyordum, ama şu an açıldım. Kullandığım hava cihazından daha iyi geldi burası. Burada görevli olan herkes çok iyi ilgileniyorlar, herkese tavsiye ederim" diye konuştu. "Tuz mağarasına ilk defa geliyorum ve bu mağara gerçekten balgam söküyor" Tedavi olmak için Adana’dan Çankırı’ya gelen Nurten Bayramoğlu ise, "Burayı sosyal medyada yer alan haberlerden işiterek Adana’dan geldim. Bir senedir KOAH hastalığım var. 10 gündür buradayız. Sürekli mağaraya gittik ve hastanenin tuz odasında tedavi gördük. Burası bana çok iyi geldi, devam ettirmem gerektiğini öğrendim. İnşallah diğer hastalara da iyi gelir. Buraya geldiğim ilk günden bu yana çok fark gördüm. Çok sıkışıyordum, nefes alamıyordum. Buraya geldikten sonra öyle bir durum olmadı. Tuz mağarasına ilk defa geliyorum ve bu mağara gerçekten balgam söküyor. Tuzun böyle bir faydasının olduğunu daha önceden de duymuştum" dedi.
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 12:59
Aşırı sıcaklar beyin kanaması riskini artırıyor
Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serdar Kaplan, özellikle obezite ve yüksek tansiyon sorunu olan bireylerin sıcak havalarda daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. "Yaz aylarında karşılaştığımız beyin kanaması vakalarının önemli bir bölümü obezite ve hipertansiyon gibi altta yatan hastalıklardan kaynaklanıyor" diyen Dr. Kaplan, bu kişilerin sabah ile öğle arasındaki saatlerde, özellikle nemin yüksek ve güneş ışınlarının dik olduğu zaman dilimlerinde dışarıda bulunmaktan kaçınmaları gerektiğini belirtti. Sıcak hava beyin sağlığını tehdit ediyor Artan sıcaklıkların, vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesini bozduğunu, derideki damarların aşırı genişlemesine ve fazla terlemeye bağlı olarak kan dolaşımının olumsuz etkilendiğini belirten Dr. Kaplan, bu durumun beynin yeterince kan ve oksijen alamamasına yol açabildiğini ifade etti. Özellikle nem oranının yüksek olduğu zamanlarda, terlemenin azalmasıyla birlikte vücut ısısının tehlikeli seviyelere ulaşabileceğini kaydeden Kaplan, bu gibi durumlarda şuur kaybı, epilepsi (sara) nöbeti, beyin kanaması, anevrizma patlaması ve hatta beyin damarlarında tıkanmaların görülebileceğine dikkat çekti. Spor için sabah erken saatleri veya akşamüstünü tercih edin Açık havada yapılan sporun da sıcaklık ve nem göz önünde bulundurularak planlanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Kaplan, "Spor yapmak isteyenler için en uygun saatler sabahın erken saatleri ya da akşam serinliğidir. Aksi halde sıcak hava, vücutta denge bozulmalarına neden olabilir" dedi. Erken müdahale hayat kurtarır Dr. Kaplan, hipertansiyona bağlı beyin kanamalarıyla hastaneye başvuran birçok kişide, daha önce hipertansiyon tanısı bulunmadığını söyleyerek, "Kişilerin tansiyonlarını düzenli olarak ölçtürmeleri, bol sıvı tüketmeleri, yağlı ve tuzlu yiyeceklerden uzak durmaları büyük önem taşıyor. Özellikle yaz aylarında baş ağrısı, bulantı, bilinç değişikliği ya da ani bayılma gibi şikayetlerde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Erken müdahale, beyin kanamasına bağlı kalıcı hasarların ve ölüm riskinin önüne geçebilir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder