Son Dakika
|
Fatma Nur öğretmen son yolculuğuna uğurlandı
İsrail, İran'da füze ve savunma sistemlerinin bulunduğu tesisleri vurdu
Artvin-Şavşat karayolunda heyelan
İsrail Savunma Bakanı Katz: "Hamaney'in halefi de kesin bir hedef olacak"
İran: "Avrupa Birliği, uluslararası hukuka bağlılığını sürdürmeli"
Pezeşkiyan: "Ülke durma noktasına gelmedi"
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı
Beşiktaş’ta metruk bina park halindeki aracın üzerine çöktü
İsrail-ABD ordusunun vurduğu Gandi Hastanesi’ndeki hasar görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Kar yolları kapattı, öğretmenler yolda kaldı
Artvin-Şavşat karayolunda heyelan
İran'daki okul saldırısında ölenler için cenaze töreni
Hamaney saldırısının istihbaratını Trump’a Netanyahu’nun verdiği iddia edildi
Kuveyt ordusunun engellediği füzenin enkazı evin üzerine düştü: 1 ölü, 4 yaralı
Suudi Arabistan 2 seyir füzesi ve 9 İHA’nın engellendiğini açıkladı
ABD’nin Dubai Konsolosluğu’na İHA saldırısı
SAĞLIK
Tunceli’de bağımlılıkla mücadele çalışmaları değerlendirildi
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:39:23
Tunceli’de düzenlenen toplantıda, bağımlılıkla mücadele çalışmaları değerlendirildi. Tunceli’de Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu kararları doğrultusunda yürütülen çalışmalara ilişkin il değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Vali Yardımcısı Fikret Dağ, İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ile paydaş kurumların idarecileri katılım sağladı. Toplantıda il eylem planı kapsamında yürütülen çalışmalar ve kurumlar arası koordinasyon süreçleri değerlendirilerek, bağımlılıkla mücadelede kararlılıkla çalışmaların sürdürüleceği vurgulandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:16
Prof. Dr. İsmail Gömceli: "Kolorektal kanser gençleri de tehdit ediyor"
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, "Kolorektal kanser artık yalnızca ileri yaş hastalığı değil, gençlerdeki artış alarm veriyor" diyerek, erken teşhisin önemine dikkat çekti. 1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanserler Farkındalık Ayı dolayısıyla kolon ve rektum kanserleri hakkında bilgi veren Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, "Kolorektal kanser artık yalnızca ileri yaş hastalığı değil, gençlerdeki artış alarm veriyor" dedi. Kolorektal kanserin sindirim sisteminin bir parçası olan kolon veya rektumda başladığını belirten Prof. Dr. Gömceli, erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı. Gençlerde artış endişe verici Gençlerde kolon kanseriyle ilgili gerçekler ve istatistiklerin endişe verici bir duruma geldiğini ifade eden Gömceli, "ABD’de kolon kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10’u 50 yaşın altındaki kişilerde teşhis edilmektedir. Bu sayılar her yıl yaklaşık yüzde 1 ila yüzde 2 artmaktadır. Kolon kanserinde artış yaşayan tek nüfus grubu genç yetişkinlerdir ve şu anda genç erkekler arasında en ölümcül, genç kadınlar arasında ise ikinci en ölümcül kanser türüdür" dedi. "Belirtiler göz ardı edilmemeli" Taramaya başlama yaşının kişiye özel olduğunu vurgulayan Gömceli, "Amerikan Kanser Derneği, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunmayan yetişkinlerin 45 yaşında kolon kanseri taramasına başlamalarını önermektedir. Ancak etnik köken, yaşam tarzı ve aile öyküsü gibi bireysel risk faktörleri taramaya başlama yaşını belirlemektedir. 45 yaşın altındaysanız ve belirtiler yaşıyorsanız bu durum kolon kanseriyle uyumlu olabilir. Bu nedenle doktorunuzla erken tarama konusunu görüşmeniz gerekir" diye konuştu. Kolon kanseri ve rektum kanserinin özellikle erken evrelerinde hiçbir belirti göstermediğini söyleyen Gömceli, "Bazı kolorektal kanser belirtileri hemoroid, ishal, enfeksiyon veya irritabl bağırsak sendromu gibi başka nedenlerden kaynaklanabilir ancak fark ettiğiniz bu belirtileri doktorunuzla paylaşmak ve sebebinin araştırılması tanı ve tedavi için çok önemlidir. Rektal kanama dışkıda kan görülmesi ya da dışkı üzerinde kan bulunması şeklinde ortaya çıkabilir. Bağırsak alışkanlığının değişmesi, sürekli karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk da dikkate alınması gereken belirtiler arasındadır" ifadelerini kullandı. Evreleme ve tedavi planı hayati önem taşıyor "Kolorektal kanser için bir diğer önemli nokta evrelemedir" diyen Gömceli, "Evreleme, kanserin kolon veya rektumdan vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını görmek için kullanılan bir işlemdir. Kanser evresini bilmek tedavi planını belirlemek açısından çok önemlidir. Tümörün yeri, kanserin evresi, tümörün patolojisi ve hastanın genel sağlık durumuna göre tedavi planlanır. Tedavi seçenekleri arasında cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yer alabilir. Her hasta farklıdır ve tedavi seçeneklerinin sıralaması en iyi sonuca ulaşmayı hedefler" diye konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:50
Kütahya’da Ramazan ayında gıda denetimleri devam ediyor
Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla artırılan gıda denetimleri aralıksız sürdürülüyor. Ramazan ayında tüketimi artan ramazan pidesi, tatlı ve şekerli mamullerin üretim ve satış noktalarında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda kontrol görevlilerince resmi kontroller gerçekleştiriliyor. Özellikle fırınlar, pastaneler ve unlu mamul üretim yerlerinde hijyen şartları, ürünlerin gramajı, etiket bilgileri ve muhafaza şartları titizlikle inceleniyor. Yetkililer, vatandaşların güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerin Ramazan ayı boyunca yoğun şekilde devam edeceğini belirterek, karşılaşılan olumsuzlukların Alo 174 Gıda Hattı üzerinden bildirilebileceğini ifade etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:43
Baraj içerisine ve ulu orta atılan büyükbaş hayvan leşleri pes dedirtti
Adıyaman’da Atatürk Barajı içerisine, yol ortasına ve kenarlarına atılan çok sayıda büyükbaş hayvan leşi pes dedirtiyor. Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Sitilce Bölgesi’nde hastalıktan dolayı belirli aralıklarla telef olan büyükbaşlar, kimliği belirsiz şahıs yada şahıslar tarafından Atatürk Barajı içerisine, yol ortasına, yol kenarına atıldı. Telef olan çok sayıda inek, baraj içerisinde ve yol ortasında çürümeye bırakıldı. Hayvan leşlerinden dolayı pis kokuların, kurtçuk ve böceklerin yoğunluk oluşturduğu bölge mikrop yuvasına döndü. Sağlık anlamında ciddi tehlike oluşturan leşlerden dolayı bölge kullanılamaz hale gelirken baraj içerisine atılan hayvan leşi ise pes dedirtti. Hayvan leşlerinin belirli aralıklarla kimliği belirsiz şahıslar tarafından getirilerek atıldığını dile getiren vatandaşlar, durumdan oldukça şikayetçi olduklarını dile getirerek ilgili kurumları konuyla ilgili çalışma yapılmasını istedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mart 2026 Salı- 11:19
Tokat’ta şap hastalığına karşı yoğun mesai
2
03 Mart 2026 Salı- 10:00
Uzmanından açıklama: "Erişkin her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası"
3
01 Mart 2026 Pazar- 11:03
Kapalı damarı Almanya’da açılmayınca, Elazığ’a gelip sağlığına kavuştu
4
03 Mart 2026 Salı- 13:48
Yeşilay’dan Uşak’ta farkındalık yürüyüşü
5
03 Mart 2026 Salı- 13:21
Her üzüntü depresyon değildir
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:28
Dünya Kanser Gününde hastalar bir araya geldi
4 Şubat Dünya Kanser Günü etkinlikleri kapsamında Denizli’de kanser taramaları sayesinde erken evrede tespit edilen kanseri yenen kişiler, kanser taraması yaptıracak vatandaşlara hikayelerini anlatarak örnek oldular ve kanser taramalarının zamanında yapılmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladılar. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında ‘Benzersizliğimizle Biriz’ temasına uygun bir etkinlik düzenlendi. Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezinde düzenlenen etkinliğe; Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Aytekin Polat, Pamukkale ve Merkezefendi İlçe Sağlık Müdürleri, sağlık çalışanları, kanser atlatıp iyileşen hastalar ve tarama için Pamukkale Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) gelen vatandaşlar katıldı. Etkinlikte; Denizli İl Sağlık Müdürlüğünün il geneli düzenlediği kanser taramalarında erken evrede kanser teşhisi konan ve tedavisi sonrası iyileşen hastalar, hiçbir belirtileri yokken kanser olduklarını öğrendiklerini ve tedavilerine erken başlanması ile de kanseri yendiklerini belirterek yaşadıkları süreçleri katılımcılara anlattılar. Düzenli kanser taramalarının hayat kurtarıcı önemine vurgu yapılan ve genel kanser ile ilgili bir bilgilendirme sunumunun da yapıldığı etkinlik sonrası İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından katılımcılara kanserin rengi olan mor menekşeler hediye edildi, el baskısı ile kansere dikkat çekildi. Belirti Olmadan Muayene ve Taramalarımızı Zamanında Yaptırmalıyız Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, etkinliğin, kanser taramalarının zamanında ve aksatılmaması gerektiğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek kanseri yenen hastalar ile tarama için gelen tüm katılımcılara teşekkür etti. Öztürk; "Dünya Kanser Günü teması ‘Benzersizliğimizle Biriz’ kapsamında herkesin yolculuğu farklı olsa da, kanserle mücadelede çok önemli olan umut ve dayanıklılık tüm bireylerde ortak duygular olabilmektedir. Bugün burada dinlediğimiz vatandaşlarımızın çoğu, hiçbir şikayeti olmadığı halde kimi zaman sağlık ekiplerimizin kimi zaman ailesinin ısrarlarıyla taramalarını yaptırdıklarını belirttiler. Hiç ihtimal vermedikleri bir dönemde kanser teşhisi aldıklarını, ama erken tespit edildiği için güzel bir tedavi süreci sonrası hepsi de sağlıklarına kavuştuklarını söylediler. Vatandaşlarımızın bugün burada anlattıkları bu hikayelerin, kanserde erken teşhisin önemi konusunda empatiyi arttıracağına inanıyoruz. Biz her zaman vurguluyoruz, asla bir belirti olmasını beklememeli ve hem kendi kendine muayenelerimizi hem de yaş aralıklarımıza göre düzenli taramalarımızı zamanında yaptırmalıyız. Ülkemizde yürütülen Ulusal Kanser Tarama programımız kapsamında; 40-69 yaş arasındaki kadınlarımızı 2 yılda bir meme kanseri, 30- 65 yaş arası tüm kadınlarımızı 5 yılda bir rahim ağzı kanseri ve 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkekleri 2 yılda bir kalın bağırsak kanseri taraması için KETEM, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerimizde ücretsiz kanser taramaları için bekliyoruz" diye konuştu. Kolon kanseri teşhisi sonrası iyileşen 63 yaşındaki Ramazan Orhun, eşinin KETEM’den getirdiği tarama kiti sayesinde kanser teşhisi aldığını belirterek; "Bir süre eşimin getirdiği kiti yapmak istemedim, oyalandım ama sonrasında testi yaptık. Kit testinde çift çizgi çıkınca önce telaşlandık, sonra Aile Hekimimize gittik, hemen tedaviye başlamamız gerektiği söylenince tedavi için hastaneye gittik. Ayrıntılı tetkikler ve sonrasında da tedavim gerçekleşti. Şu anda iyiyim ve 6 ayda bir kontrollerim devam ediyor. Vatandaşlarımız, ilk başta benim gibi duyarsız, aman ne olacak diye düşünebiliyorlar. Burada sağlık çalışanlarına daha fazla görev düşüyor, o kişileri biraz daha fazla uyarmalarını istiyorum. Vatandaşlarımız da bu konuda duyarlı olsunlar" şeklinde konuştu. Üçüncü evrede kanser tespit edilen 48 yaşındaki Fatma Kaygın ise kadınlara taramalarını yaptırmaları için çağrıda bulundu ve şöyle konuştu: "KETEM’de yapılan taramalarda üçüncü evre meme kanseri teşhisi aldım, başarılı geçen tedavi sürecinden sonra sağlığıma kavuştum. Kanser, korkulacak bir şey değil, belli bir yaşa gelen kadınlarımızın KETEM taramalarını yaptırmalarını rica ediyorum. Bu taramaların erken teşhis konmasında çok büyük bir faydası oluyor. Ben üçüncü evrede tedaviye başladım halde sağlıklı bir kadın olarak şu an hayatıma devam ediyorum" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:28
Balıkesirli en çok kalpten ölüyor
Balıkesir’de yapılan araştırma şehirde yaşayanların en çok kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybettiği gerçeğini ortaya koydu. İlk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının ardından kanser ölümleri ise ikinci sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2024 yılı Ölüm Nedeni İstatistikleri, Balıkesir’in sağlık tablosunu ortaya koydu. Verilere göre Balıkesir’de ölümlerin yüzde 43,9’u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Bu oran, Türkiye ortalaması olan yüzde 36’nın oldukça üzerinde dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Balıkesir’de iyi huylu ve kötü huylu tümörlere bağlı ölümler yüzde 14,4 olarak kayıtlara geçti. Bu oran Türkiye genelindeki yüzde 16,3’lük seviyenin altında kaldı. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin bu düşüşte etkili olabileceğine dikkat çekiyor. Balıkesir’de solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölümler yüzde 17,1 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu oran, hem Türkiye ortalamasının yüzde 15 ile birçok il ortalamasının üzerinde bulunuyor. Özellikle ileri yaş nüfus ve kronik hastalıkların bu tabloyu etkilediği görülüyor. Ölümlerin diğer nedenleri Balıkesir’de sinir sistemi ve duyu organları hastalıklarına bağlı ölümler yüzde 2,5, endokrin, beslenme ve metabolizma hastalıklarına bağlı ölümler ise yüzde 3,2 olarak açıklandı. Harici yaralanmalar ve zehirlenmeler yüzde 3,7 oranında gerçekleşirken, COVID-19 kaynaklı ölümler yüzde 0,02 ile yok denecek seviyede kaldığı açıklandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:14
Hem Kur’an okumayı öğreniyorlar hem de sağlık bilgisi alıyorlar
DÜZCE (İHA) – Düzce’nin Çilimli ilçesinde Merkez, Sarımeşe ve Kuşoğlu köylerinde bulunan Kur’an kurslarında eğitim gören kursiyerlere sağlık bilgisi de aktarılıyor. Çilimli İlçe Devlet Hastanesi ve Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) bünyesinde görev yapan sağlık ekipleri tarafından, ilçeye bağlı Merkez, Sarımeşe ve Kuşoğlu köylerinde bulunan Kur’an kurslarında eğitim gören kursiyerlere yönelik bilgilendirme çalışması yapıldı. Gerçekleştirilen eğitimlerde; serviks (rahim ağzı) kanseri, kanser taramaları, erken tanının önemi, tanı ve tedavi süreçleri ile korunma yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Sağlık personeli tarafından yapılan sunumlarda, düzenli taramaların hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çekilirken, farkındalığın artırılmasının önemi vurgulandı. Bilgilendirme faaliyetleri kapsamında hazırlanan broşürler kursiyerlere dağıtılarak, katılımcıların konuya ilişkin doğru ve güncel bilgilere ulaşması sağlandı. Ayrıca kursiyerlerin soruları yanıtlanarak merak edilen konular hakkında bilgilendirme yapıldı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:12
Akçakoca’da bilgilendirici sağlık çalışması
DÜZCE (İHA) – Akçakoca İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplum sağlığını korumaya yönelik farkındalık çalışmaları kapsamında Orhan Özdemir Aile Sağlığı Merkezi’nde bilgilendirme standı açıldı. Akçakoca’da Aile Sağlığı Merkezinde kurulan stantta vatandaşlara, Serviks (Rahim Ağzı) kanseri ve Tüberküloz (Verem) hastalıkları hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Sağlık personeli tarafından gerçekleştirilen bilgilendirmelerde; erken tanının önemi, korunma yöntemleri, tarama programları ve düzenli sağlık kontrollerinin hastalıklarla mücadeledeki rolü vurgulandı. Etkinlik kapsamında hazırlanan bilgilendirici broşürler vatandaşlara dağıtılırken, katılımcıların merak ettikleri sorular da sağlık çalışanları tarafından yanıtlandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:59
Erken tanı hayat kurtarıyor: "Kanser kontrol altına alınabiliyor"
Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Levent A. Kazak, kanserin, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu söyledi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi, Dünya Kanser Günü kapsamında kansere dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bilgilendirici mesajlar vererek farkındalık etkinliği düzenledi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi lobi katında gerçekleştirilen etkinlikte, program akışını yöneten moderatör Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Meral Kıvırcı, Büyük Anadolu Hastaneleri olarak Dünya Kanser Günü dolayısıyla yapılan bu çalışmalarla toplumda bilinç oluşturmayı, erken tanı kültürünü güçlendirmeyi ve sağlıklı yaşam farkındalığını artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Levent A. Kazak ise kanserle mücadelede erken teşhisin hayati rolünü anlattı. Dr. Kazak, "Kanser, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Farkındalık, mücadelenin ilk adımıdır. Erken tanı; tedavi seçeneklerini artırır, başarı oranını yükseltir, yaşam süresi ve kalitesini korur, hastalığın ilerlemesini önleyebilir" dedi. "Sağlığınızı ertelemeyin" çağrısı yapan Kazak, düzenli taramaların, risk faktörlerinin bilinmesinin ve uzman hekim kontrollerinin kanserle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Etkinliğe katılan LÖSAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Başkanı Sema Danışmaz, kansere yakalanmasına rağmen hastalığı her seferinde yenmeyi başaran biri olarak katılımcılara moral ve motivasyon verdi. Danışmaz, yaşadığı zorlu süreçlere rağmen yaşama sevincini kaybetmediğini belirterek, "Kanseri yenmenin en büyük etkeni hastalığı kabullenip ‘hastalığa hayır’ demekle başlıyor. Zor süreçleri kolaylaştırmayı öğrendim ve başardım. Size en büyük tavsiyem budur" diye konuştu. Büyük Anadolu Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Muhlis Korur da hastaların her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, "Birlikte güçlüyüz" mesajı verdi. Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Turan ise Sema Danışmaz’a hitaben, "Güç bazen gözyaşından sonra yeniden ayağa kalkmaktır. Sema Hanım, gücünüzle herkese örnek oldunuz, dediğiniz gibi önce inanmak ve ‘ben hasta değilim’ demekle başlıyor" ifadelerini kullandı. Etkinlikte ayrıca "Umut Panosu" oluşturuldu. Hastane yetkilileri, doktorlar ve katılımcılar tarafından "Yalnız değilsiniz, bu yolda birlikteyiz", "Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun", "Kanser değil, sen güçlüsün", "Farkında ol, geç kalma" gibi mesajlar yazılı stikerler panoya yapıştırıldı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:40
Kıbrıs’tan gelen küçük bir kalp, zamanında müdahalelerle sağlığına kavuştu
KKTC’de anne karnında doğuştan kalp hastalığı tanısı konulan 13 aylık Hasan Hacıarifoğlu, doğum sonrası uygulanan iki aşamalı stent tedavisi ve ardından gerçekleştirilen açık kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Uzmanlar, ağır doğumsal kalp hastalıklarında erken tanı, girişimsel işlemler ve doğru zamanda yapılan cerrahinin çocukların yaşam şansını belirgin şekilde artırdığını vurguladı. KKTC’den gelen Hasan Hacıarifoğlu’na anne karnındayken yapılan tetkikler sonucunda doğuştan kalp hastalığı tanısı konuldu. Gebelik sürecinde gerçekleştirilen fetal ekokardiyografi incelemesinde Ventriküler Septal Defekt (VSD) ve Pulmoner Atreziye (PA) yakın pulmoner hipoplazi saptandı. Halk arasında "mavi bebek hastalığı" olarak bilinen bu ciddi tablo nedeniyle Hasan bebek doğumunun ardından yakından takibe alındı. Bu süreçte, şu anda 13 aylık olan Hasan Hacıarifoğlu’na Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır tarafından iki kez stent uygulanarak akciğer damarlarının gelişimi desteklendi ve cerrahi müdahalenin güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi için uygun şartlar oluşturuldu. Uygulanan tedaviler ve Prof. Dr. Sertaç Çiçek’in gerçekleştirdiği cerrahinin ardından Hasan bebek bugün, daha sağlıklı ve yaşıtları gibi büyüyüp gelişeceği bir geleceğe sahip oldu. Cerrahi konsey kararıyla yakın izlem Memorial Ataşehir Göztepe Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, süreci şu sözlerle değerlendirdi: "Hasan bebeğin kalp hastalığı anne karnındayken tespit edildi. Doğumdan sonra acil müdahale gerekebileceğini öngördük. Doğum sonrası yaptığımız değerlendirmelerde tanıyı doğruladık ve hastamızı yenidoğan yoğun bakımda yakından izledik. İlk incelemelerde akciğerlere giden ana damarların ileri derecede gelişmemiş olduğunu gördük. Bu aşamada cerrahi konsey kararıyla yakın izlem tercih edildi. Yaklaşık 40 günlükken yeniden değerlendirdiğimizde akciğer damarlarının yeterince gelişmediğini damar çaplarının 1,5 milimetreden daha küçük, yani bir topluiğne başı kadar olduğunu saptadık. Damar çaplarının çok küçük olması nedeniyle açık cerrahinin yüksek risk taşıyabileceğini düşünerek girişimsel (anjiyografik) tedaviye yöneldik. Hasan bebeğe yaşamının 50’nci gününde sağ ventrikül çıkım yoluna ilk stent işlemini uyguladık. Takip sürecinde, akciğer damarlarının çapı 3-4 milimetreye ulaşmıştı, ancak hala ameliyat için yeterli değildi. Ayrıca Hasan büyümüştü. Bu nedenle ikinci bir stent ihtiyacı doğdu ve bu işlemi de 6 aylıkken gerçekleştirdik. Bu dönemde Tüm bu girişimsel stent işlemleri Hasan’ı cerrahiye güvenli şekilde hazırladı." "Kalıcı cerrahi için doğru zaman beklendi" "13 aylık olduğunda yapılan değerlendirmelerde, hastamızın artık cerrahi tedavi için uygun şartlara ulaştığını belirledik. Öncelikle 3’üncü bir anjiyografi yaparak aortadan akciğerlere giden anormal damarlar kapatıldı. Ardından Prof. Dr. Sertaç Çiçek tarafından gerçekleştirilen açık kalp ameliyatı ile kalpteki yapısal bozukluklar onarıldı ve normal kan dolaşımı sağlandı. Bu süreç, ağır doğumsal kalp hastalıklarında erken tanı ve doğru zamanlamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Küçük kalp savaşçısı Hasan, erken tanının, zamanında yapılan doğru girişimsel işlemlerin ve uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahinin, ağır doğumsal kalp hastalıklarında çocuklarımızın yaşam şansını ne kadar artırdığını gösteren çok değerli bir örnektir." "Küçük kalp için büyük bir cerrahi adım" Cerrahi süreci değerlendiren Prof. Dr. Sertaç Çiçek, doğumsal kalp cerrahisinde esas olanın tek bir operasyonun kendisinden çok, doğru planlama ve güçlü ekip çalışması olduğunu vurguladı: "Günümüzde doğumsal kalp hastalıklarının çok büyük bir bölümü, uygun merkezlerde cerrahi ya da girişimsel yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilmektedir. Son yıllardaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde, geçmişte yüksek risk taşıyan pek çok kalp kusuru artık güvenle onarılabilmekte ve çocuklar sağlıklı, aktif ve normal bir yaşam sürebilmektedir. Rutin kabul edilen ameliyatlar bile, her hastada farklı anatomik ve fizyolojik özellikler taşıdığı için titiz bir değerlendirme ve kusursuz ekip uyumu gerektirir. Cerrahiden yoğun bakıma, anesteziden hemşirelik bakımına kadar uzanan bu çok disiplinli yaklaşım sayesinde, çocuklarımız için güvenli ve sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün. Aileler için en önemli nokta ise çocuklarının doğru merkezde, deneyimli ve multidisipliner ekipler tarafından değerlendirilip tedavi edilmesidir." "İçimde hep güçlü bir umut vardı" Hasan bebeğin annesi Eda Hacıarifoğlu ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Hasan’ın kalp hastalığı anne karnındayken Kıbrıs’ta tespit edildi. O süreçte hamileliğin sonlandırılması da önerildi, ancak ben bunu hiçbir zaman düşünmedim. İçimde hep güçlü bir umut vardı. Doğumdan sonra zorlu bir sürecin bizi beklediğini biliyordum, ama buna hazırdım. Ailem ve eşimin desteğiyle bu süreci çok güzel yönettik. En başından itibaren Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır’a büyük bir güven duyduk; her aşamada bizi detaylı şekilde bilgilendirmesi bize güç verdi. Cerrahi aşamasında Prof. Dr. Sertaç Çiçek’e de aynı güvenle inandık. Bugün geldiğimiz noktada en büyük mutluluğum, oğlumun diğer çocuklar gibi fiziksel gelişiminin geride kalmayacak olması. Onun geleceğe umutla, korkmadan ve özgürce adım atacak bir çocuk olacağını bilmek, yaşadığımız tüm zorluklara değdiğini hissettiriyor."
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:40
DPÜ’ye "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" belgesi
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri Belgesi" almaya hak kazandı. Belgenin takdimi dolayısıyla Rektörlük makamında düzenlenen törene, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Levent Onat ve beraberindeki heyet, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Prof. Dr. Ercan Taşkın ile üniversite personeli katıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından çalışanlarda davranış değişikliği sağlayarak sağlığı geliştirmek ve üretken bir iş yeri ortamı oluşturmak amacıyla yürütülen proje kapsamında üniversiteye layık görülen belge, Dr. Levent Onat tarafından Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’a takdim edildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, çalışanların sağlığını korumaya ve kampüs genelinde sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaların bu belgeyle tescillenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çalışanlarımızın sağlığını korumak ve sağlıklı yaşam kültürünü kampüsümüzde yaygınlaştırmak adına yürüttüğümüz çalışmaların bu anlamlı belge ile tescillenmesinden büyük memnuniyet duyuyor, bu süreçteki destekleri için Sağlık Bakanlığımıza ve İl Sağlık Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Üniversitemizde sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi destekleyen projelerimizi, personelimizi ve öğrencilerimizi merkeze alarak kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:27
Erzurum polisinden örnek ziyaret
Erzurum Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tedavileri süren hastaları ziyaret etti. "Dünya Kanser Günü" vesilesiyle Erzurum Emniyet Müdürlüğü örnek bir etkinliğin altına imza atıldı ve ekipler Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tedavileri devam eden hastaları ziyaret ettiler. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, " Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü olarak "Dünya Kanser Günü" münasebetiyle Atatürk Üniversitesi Onkoloji Servisinde tedavi gören 7 güzel yüreği ziyaret ederek, onlara küçük hediyelerimiz ile birlikte büyük sevgimizi ulaştırdık. Kanserle mücadele cesaret ister; umut ise en güçlü ilaçtır. Onların güçlü duruşu ve hayata tutunuşu hepimize ilham verdi. Kahramanlarımıza sağlık, sabır ve mutluluk dolu bir gelecek temenni ediyoruz" denildi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:21
Düzensiz uyku çocukların fiziksel ve duygusal gelişimini yoruyor
Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için uyku, en az beslenme ve hareket kadar önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Ancak düzensiz uyku alışkanlıkları ve yetersiz uyku süresi, çocuklarda hem fiziksel hem de ruhsal pek çok soruna zemin hazırlayabiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Gaye Türkmen Noyan, çocukluk çağında kaliteli uykunun önemine dikkat çekerek aileleri önemli uyarılarda bulundu. Çocukların fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişiminde uyku temel bir rol oynuyor. Ancak günümüzde düzensiz yaşam alışkanlıkları ve sağlıksız uyku rutinleri, çocuklarda ciddi sorunlara zemin hazırlayabiliyor. Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden Çocuk Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Gaye Türkmen Noyan, çocukluk çağında uykunun önemine dikkat çekerek aileleri uyardı. "Uyku, büyüme ve öğrenmenin temelidir" Uykunun yalnızca dinlenme süreci olmadığını belirten Dr. Noyan, "İnsan hayatının yaklaşık üçte biri uykuda geçer. Uyku, beslenme ve barınma gibi temel bir ihtiyaçtır. Metabolizmanın düzenlenmesi, dikkat ve öğrenme süreçleri, doku onarımı ve büyüme hormonlarının salgılanması uykuda gerçekleşir. Kaliteli uyku bağışıklık sistemini güçlendiriyor.Özellikle büyüme çağındaki çocuklar için hayati önem taşıyor" dedi. Yetersiz uyku saadece yorgunluk yapmıyor Çocuklarda uyku eksikliğinin yalnızca gün içinde halsizlikle sınırlı kalmadığını belirten Dr. Noyan, "Uzun vadede bağışıklık zayıflığı, enfeksiyonlara yatkınlık, büyüme ve gelişmede duraksama, obezite gibi metabolik sorunlar görülebilir. Ayrıca kaygı, depresyon, davranış problemleri ve öğrenme güçlükleri de ortaya çıkabilir. Uyku problemleri dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtilerini taklit edebilir. Dikkat eksikliği şikayetiyle başvuran çocuklarda uyku mutlaka ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Şiddetli bir uyku bozukluğu varsa, öncelikle uykunun ele alınması gerekir" şeklinde konuştu. Sağlıklı uyku için ailelere öneriler Uyku sorunlarının en sık nedeninin yetersiz uyku hijyeni olduğunu belirten Dr. Noyan, "Düzenli yatma ve uyanma saatleri oluşturulmalı, yatmadan önce ekran kullanımı sınırlandırılmalı, kafeinli ve aşırı şekerli gıdalardan kaçınılmalı ve gün içinde doğal gün ışığından faydalanılmalıdır. Uyku problemleri her zaman alışkanlıklardan kaynaklı değildir. Horlama, nefes durması, ağız açık uyuma, ani irkilmeler, gün içinde aşırı uyku hali veya davranış değişiklikleri varsa çocuk mutlaka farklı branşlarca değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Kaliteli uyku bir lüks değil" Dr. Noyan, sözlerini şöyle tamamladı: "Kaliteli uyku bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Çocuğun akademik başarısı, ruh sağlığı ve yaşam kalitesi için sağlıklı bir uyku düzeni şarttır. Günlük yaşamda yapılacak küçük değişiklikler bile büyük fark oluşturabilir."
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:20
TÖTM’de yüksek riskli trakea ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde (TÖTM) Türkiye’de yalnızca sınırlı merkezlerde yapılabilen yüksek riskli soluk borusu (trakea) ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Yüksekten düşmeye bağlı olarak uzun süre entübe edilmesi sonucu şiddetli nefes darlığı şikayeti yaşayan 33 yaşındaki Fatih Evren, başvurduğu farklı merkezlerde denenen çeşitli yöntemlere rağmen şikayeti tekrarladı. TÖTM’e başvuran Evren, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalından Prof. Dr. Ahmet Kızılay ile Doç. Dr. Mehmet Turan Çiçek, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Kılıç ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Arş. Gör. Dr. Merve Bıyıklı’nın ortak operasyonuyla ses tellerine zarar verilmeden yüksek riskler barındıran soluk borusu ameliyatıyla eski sağlığına kavuştu. Konuyla ilgili İNÜHABER’e açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Murat Kılıç, riskleri fazla olan soluk borusu ameliyatını multidisipliner bir çalışmayla başarılı şekilde tamamladıklarını söyledi. Nefes borusunda bulunan birinci kıkırdak ameliyatının çok nadir merkezlerde yapıldığını belirten Kılıç, "Nefes borusu ile genelde göğüs cerrahları uğraşıyor. Çünkü nefes borusundaki darlıkları normalde daha aşağı bölgelerde görüyoruz. Ama hastamızın darlık seviyesi daha yukarıda, ses tellerinin hemen altında bulunuyordu. Ses tellerini uyaran sinirler o bölgeden gelip ses tellerine giriyor. Oraya yapılacak müdahaledeki en ufak bir dikkatsizlik ses tellerini kaybetmesine neden olabilirdi. Hastaya başarılı bir ameliyat yaptık. Bronkoskopiyle de kontrollerimizi yaptık. Hastanın durumu şuan da iyi. Prof. Dr. Ahmet Kızılay hocamızla birlikte ameliyatı gerçekleştirdik. Onun da çok değerli katkıları oldu" dedi. Kılıç, ameliyat sonrası yapılan kontrollerde hastanın ses tellerinin fonksiyonlarını koruduğunu ve hastayı taburcu ettiklerini söyleyerek sözlerini tamamladı. Fatih Evren ise sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti. Evren, "Yüksekten düşme sonucu bir buçuk ay entübede kaldım. Entübeden çıktıktan sonra nefes darlığı yaşadım. Nefes alamaz hale geldim. 3 sefer nefes borusu genişletme ameliyatı oldum. En son bu ameliyat için ses tellerime çok yakın olduğu için bana riskli olduğunu ve ses tellerimin gidebileceğini söylediler. Ameliyat çok şükür başarılı geçti. Ameliyata giren tüm hocalarıma teşekkür ederim. Allah hepsinden razı olsun. Çok şükür nefesimi eskisine göre çok daha rahat alıyorum" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:08
Aydın Şehir Hastanesi’nde kritik birimler incelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Aydın Şehir Hastanesi’nde taşınma süreci devam ederken, röntgenden yenidoğan ünitelerine, kan almadan laboratuvar alanlarına kadar kritik birimlerde yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz günlerde resmi açılışı gerçekleştirilen Aydın Şehir Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin yeni merkezde daha güçlü şekilde sürdürülmesi için yürütülen taşınma ve hazırlık çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda hastanede devam eden çalışmalar yerinde değerlendirilirken, özellikle görüntüleme hizmetlerinin sunulduğu röntgen, ultrasonografi, manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi birimleri ile yenidoğan üniteleri, kan alma ve laboratuvar alanlarında incelemelerde bulunuldu. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi ile Aydın Devlet Hastanesi’nin Aydın Şehir Hastanesi’ne taşınma süreci çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin son durum hakkında yetkililerden bilgi alınırken, yeni hastane binasında hizmet verecek kritik birimlerin hazırlıklarının tamamlanmasıyla birlikte vatandaşların daha modern ve kapsamlı sağlık hizmetine erişiminin güçlenmesi hedefleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 00:26
Türkiye-Singapur arasında stratejik sağlık teması
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ile Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON), Singapur Cumhuriyeti Büyükelçisi Kok Li Peng ile sağlık turizmi, ileri sağlık teknolojileri, inovasyon ve yatırım iş birlikleri ekseninde stratejik bir görüşme gerçekleştirdi. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın liderliğinde yürütülen temaslarda; sağlık diplomasisi, kamu-özel sektör iş birlikleri (PPP), Ar-Ge ve teknoloji transferi, yapay zeka destekli sağlık çözümleri ile Asya-Türkiye sağlık yatırımları ve fon mekanizmaları başlıkları ele alındı. Görüşmede, Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve sağlık turizmi potansiyeli ile Singapur’un yüksek inovasyon kapasitesi, finansal gücü ve küresel teknoloji ekosisteminin bir araya getirilmesinin, iki ülke arasında uzun vadeli, sürdürülebilir ve kurumsal ortaklıklar için önemli bir zemin oluşturacağı vurgulandı. Prof. Dr. Aysun Bay, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye ile Singapur arasında kurulacak sağlık, inovasyon ve yatırım temelli stratejik iş birlikleri; yalnızca iki ülke için değil, bölgesel ve küresel sağlık ekonomisi açısından da yüksek katma değer üretecektir. SATKOF ve USTKON olarak bu süreci kurumsal, şeffaf ve sürdürülebilir bir vizyonla yönetmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Görüşmede ortak proje geliştirme, karşılıklı yatırım ziyaretleri ile akademik ve teknolojik iş birlikleri yoluyla somut adımlara dönüştürülmesi konusunda mutabakata varılırken, önümüzdeki dönemde teknik heyetler düzeyinde çalışmaların başlatılması kararlaştırıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder