SAĞLIK
Sağlıkta stratejik iş birliği: Bakan Yardımcısı Birinci’den Atatürk Üniversitesine ziyaret 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:43:16 Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret ederek üniversitenin sağlık alanındaki mevcut çalışmaları ile geleceğe yönelik projelerini yerinde inceledi. Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, özellikle ilaç, aşı ve biyoteknoloji alanında yürütülen çalışmalar ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin bilimsel altyapısı ve yürütülen projeler hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Üniversite bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile İlaç Hammadde Üretim Merkezinin stratejik önemine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Üniversitemizin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu gururla ifade ediyorum. İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitümüz ile Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezimizin (DAYTAM) dijital altyapısının kesiştiği nokta, ilaç üretiminde ülkemizdeki önemli merkezlerinden biri olma hedefimizi ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, yerli ve millî üretim kapasitesini artıracak projeler geliştirmeye devam ediyoruz." Bakan Yardımcısı Birinci: "Bilimsel altyapı etkileyici ve umut verici" Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci ise Atatürk Üniversitesinin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve teknolojik altyapısından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üniversitenin özellikle ilaç ve biyoteknoloji alanındaki çalışmalarının Türkiye’nin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunduğunu belirten Birinci, şunları kaydetti: "Atatürk Üniversitesinde yürütülen çalışmaların hem kapsamı hem de niteliği oldukça etkileyici. Özellikle yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçlerine yönelik çalışmalar, ülkemizin bu alandaki rekabet gücünü artıracak niteliktedir. Bakanlık olarak bu tür bilimsel girişimleri desteklemeye ve üniversitelerimizle iş birliği içinde çalışmaya büyük önem veriyoruz." DAYTAM’da incelemelerde bulunuldu Ziyaret kapsamında Bakan Yardımcısı Birinci, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini de (DAYTAM) ziyaret ederek burada yürütülen çalışmalar hakkında Merkez Müdürü Prof. Dr. Bilal Nişancı’dan bilgi aldı. Merkezin sahip olduğu ileri düzey teknolojik altyapı ve disiplinler arası araştırma kapasitesi hakkında detaylı sunum gerçekleştirilirken, özellikle dijitalleşme ve yapay zekâ temelli projeler ön plana çıktı. Gerçekleştirilen ziyaret, Atatürk Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında sağlık teknolojileri alanında geliştirilecek iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Taraflar, özellikle ilaç geliştirme, aşı üretimi ve biyoteknoloji alanlarında yürütülecek ortak projelerle Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:22 ERÜ Hastaneleri’nde "5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü" etkinliği düzenlendi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde "5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü" dolaysıyla bir dizi etkinlik düzenlendi. Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Dursun, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Baykan, Hastaneler Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Serap Doğan, Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Aygen, Hastaneler Başmüdürü Özcan Özyurt, Hastane Müdürü Şerife Gürcan, Başhemşire Fatma Yeşil, Hastane Müdür Yardımcısı Necla Güngör Camuscu, öğretim üyeleri, hekimler, başhemşire yardımcıları, Hastane Enfeksiyon Kontrol Kurulu Hemşireleri ve diğer sağlık çalışanları katıldı. Programa Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden Doç. Dr. Can Hüseyin Hekimoğlu, Esen Batır ve Dilek Altun’ un el hijyeni sunumları ile Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar’ın el hijyeni sunumuyla devam edildi. El hijyeni kokusundaki farkındalığı artırmak açısından her yıl olduğu gibi bu yılda "El Hijyeni Şampiyonu" seçilen; Doç. Dr. Alper Özcan, Dr. Öğretim Üyesi Gülşah Akyol, Hemşire Esme Ulutürk, Temizlik Personeli Süheyla Cerit ve ve Süleyman Elbir’e ödülleri takdim edildi. Etkinlikler devam edecek Tıp Fakültesi öğrencilerine yönelik olarak Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar’ın el hijyeni sunumu ve açılacak olan stant ile etkinliklere devam edilecek. Ayrıca hastane bekleme salonlarında bulunan bilgilendirme ekranlarında el hijyeni videolarının gösterimi gerçekleştirilecek. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri, 2019 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından düzenlenen Avrupa Bölgesi El Hijyeni Mükemmeliyeti Yarışmasında birinci olarak bu ödülü ülkeye ilk defa kazandıran hastane olma özelliği de bulunuyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:59 Dünyada 350 milyon astım hastası var DÜZCE(İHA) – Prof. Dr. Ege Güleç Balbay Dünya Astım Günü’nde yaptığı açıklamada astım hastalığının kontrol atına alınabildiğini belirterek Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 350 milyon astım hastası olduğu söyledi. Düzce Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, "Dünya Astım Günü" dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Astımın kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Ege Güleç Balbay, doğru tanı, düzenli tedavi ve inhaler ilaçların doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Astımın akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen ve hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Balbay, "En sık görülen belirtiler; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürüktür. Doğru tanı için yalnızca şikâyetlerin değerlendirilmesi değil, solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşır" dedi. "Küresel bir hastalık" Astımın küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Balbay, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunduğunu ve her yıl 400 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her 10 çocuktan birinde astım görüldüğünü belirten Balbay, "2024 yılında bin 300’den fazla ölüm astıma bağlı nedenlerle gerçekleşti. Bu nedenle farkındalık büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Tedavide anahtar: kortizon içeren inhalerler" Astım tedavisinde temel hedefin şikayetleri kontrol altına almak ve atakları önlemek olduğunu vurgulayan Balbay, "Yalnızca ilaç başlamak yeterli değildir. İlaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması gerekir" dedi. Güncel rehberlere değinen Balbay, özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda yalnızca kısa etkili rahatlatıcı ilaçların tek başına kullanılmasının önerilmediğini belirterek, "Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlar ancak hastalığın temelindeki iltihabı tedavi etmez. Bu nedenle tedavinin temelini kortizon içeren inhaler ilaçlar oluşturur" ifadelerini kullandı. "Yanlış kullanım tedaviyi etkisiz hale getiriyor" İnhaler ilaçların doğru kullanımının tedavide kritik rol oynadığını söyleyen Balbay, "İlaçlar doğrudan hava yollarına ulaştığı için daha düşük dozlarla etkili olur. Ancak yanlış teknikle kullanıldığında yeterli fayda sağlanamaz" dedi. Hastaların inhaler kullanım tekniklerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Balbay, kortizon içeren ilaçların kullanımından sonra ağız ve boğazın su ile çalkalanmasının da önemli olduğunu vurguladı. "Astım kontrolü yaşam kalitesini belirler" Astım kontrolünün; gündüz ve gece şikayetlerinin olmaması, kurtarıcı ilaç ihtiyacının azalması ve atak yaşanmaması anlamına geldiğini ifade eden Balbay, kontrolü bozan faktörleri şöyle sıraladı: "Düzensiz ilaç kullanımı, yanlış inhaler tekniği, enfeksiyonlar, alerjenler ve sigara dumanı." Balbay, "Sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve temiz hava ortamı sağlamak astım kontrolünü destekler" dedi. Astım yönetiminde eğitimin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Balbay, hastaların hastalıklarını tanımalarının ve doğru müdahale yöntemlerini bilmelerinin hayati olduğunu belirtti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:05 KBB uzmanından burun estetiğinde kişiye özel tasarım vurgusu Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Erdoğan Maral, burun estetiğinde (rinoplasti) sıkça gündeme gelen "herkese aynı burun yapılır mı?" sorusuna net bir yanıt verdi. Modern estetik anlayışında artık standart kalıpların değil, kişiye özel tasarımın esas olduğunu vurgulayan Dr. Maral, rinoplastinin bir cerrahiden öte, yüz estetiğinin bütüncül bir sanatı olduğunu ifade etti. Son yıllarda sosyal medya etkisiyle benzer burun taleplerinin arttığını belirten Kocaeli Darıca Büyük Anadolu Hastanesi’nde görevli Opr. Dr. Erdoğan Maral, bu yaklaşımın doğru sonuçlar vermediğine dikkat çekti. Her yüzün kemik yapısı, cilt kalitesi ve mimik dengesi farklı olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Erdoğan Maral, "Bu nedenle başka bir yüz için tasarlanmış bir burnu kopyalamak, çoğu zaman doğallıktan uzak ve yapay sonuçlara neden olur. Bizim yaklaşımımızda hedef, bir modeli taklit etmek değil; o yüze ait en doğru burnu ameliyat öncesi hasta ile yapılan detaylı ön görüşme ve muayene ile tasarlamaktır" dedi. Doğal görünümün üst segment rinoplastinin en önemli kriteri olduğunu belirten Dr. Maral, "Başarılı bir rinoplasti dışarıdan bakıldığında anlaşılmaz. İnsanlar değişimi hisseder ama neyin değiştiğini tam olarak tanımlayamaz. İşte bu, estetik cerrahinin en üst seviyesidir" diye konuştu. "Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak mümkün değildir" Fonksiyonel mükemmelliğin de vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Dr. Maral estetik ile birlikte nefes kalitesinin de optimize edilmesi gerektiğini belirtti.Maral, "İyi bir rinoplasti yalnızca görünümü değil, yaşam kalitesini de iyileştirir. Nefes alma problemlerinin aynı operasyon içinde çözülmesi, modern cerrahinin standartlarından biridir.. Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak mümkün değildir. Detaylı yüz analizi, ileri cerrahi teknikler ve tecrübenin birleşimiyle hem estetik hem fonksiyonel açıdan üst düzey sonuçlar elde edilir. Önemli olan, hastaya en çok yakışan ve yıllar içinde doğallığını koruyacak burunu tasarlamaktır" şeklinde konuştu.
Yaz aylarında makyaja dikkat
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 14:35 Yaz aylarında makyaja dikkat Memorial Kayseri Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Çağdaş Koç, yazın terlemelerden dolayı ciltte kuruluk oluştuğunu söyleyerek, "Yaz aylarında yapılan ağır makyajlar gözenekleri tıkayarak akne sorunlarına neden oluyor" dedi. Yazın makyaja çok dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Çağdaş Koç, "Ağı makyaj cildin üzerinde bir tabaka oluşturur. Yaz aylarında da terlemelerimiz çok fazla oluyor. Böyle olduğu zaman ciltte komedon, akne dediğimiz cilt hastalıklarını daha sık görmekteyiz. Yazın terlememiz arttığı için su kaybımız da çok fazla. Ona bağlı olarak da esas siyah noktalarımız, gözeneklerimiz kapanıyor. Burada da akne ve komedon oluşumunu daha sık görüyoruz. O yüzden yaz aylarında belki özel günlerde makyajımızı yapabiliriz ama bunu çok da günlük uygulamamaya dikkat etmeliyiz. Özel günlerde yapalım ve yapıldıktan sonra da cilt temizliğimizi çok güzel yapmalıyız. Güzel temizleyicilerle cildimizi temizleyip nemlendirmeye özen göstermeliyiz. Bizim bazı serumlarımız var. Glikolik asitli, retinoik asitli, hyaluronik asitli dediğimiz. Bunlardan hangilerini tercih etmeliyiz konusunda da özellikle glikolik asitli ve retinoik asitli serumlar soyucu özelliği olan ürünler. Biz bunları sadece gece yatarken kullanabiliriz. Eğer hassasiyetimiz varsa yaz aylarında yine bunları çok kullanmamayı öneriyoruz. Eğer bir sıkıntımız yoksa sadece gece yatarken kullanılabilir. Gündüzleri de güneş koruyucularına dikkat edilebilir. Bunun dışında da niacinamide var, hyaluronik asit var, azelaik asit var. Bunların güneşle etkileşiminde sıkıntı yok. Güneş koruyucularını kullandıkları müddette bu ürünleri de kullanabilirler" dedi. Koç, yazın cilt sağlığı için nemlendirmenin önemli olduğunu söyleyerek, "Yazın terleme ile birlikte cildimiz kuruyor siyah noktalarımızla birlikte ve akne daha sık görülüyor. Böyle durumlarda akne tedavilerine başlamamız gerekebilir. Yazın özellikle güneş koruyucularımızı daha da arttırmalıyız. Kışın belki güneşe çok maruz kalmadığımız için koruyucuları daha az kullanabiliyoruz ama yaz aylarında bunu arttırmamız gerekiyor. Özellikle dış ortamdayken 2 saatte bir güneş koruyucumuzu kullanmalıyız. Güneş gözlüklerimizi, şapkamızı dikkatli kullanmaya çalışalım. Bunlar dışında da cilt nemlendirmeye çok dikkat edelim. Cilt tipimize göre de nemlendirici tercih etmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Özkaya: "5 akıllı kanser ilacının SGK kapsamına alınması dünyaya örnek"
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:50 Prof. Dr. Özkaya: "5 akıllı kanser ilacının SGK kapsamına alınması dünyaya örnek" Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin son toplantısında alınan kararla, ileri evre kanser tedavisinde kullanılan 5 akıllı ilaç SGK ödeme kapsamına alındı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, bu gelişmenin kanserle mücadelede Türkiye’yi dünyaya örnek bir konuma taşıdığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen son kabine toplantısında alınan kararla, ileri evre kanser tedavisinde kullanılan ve dünyada modern tedavi olarak kabul edilen 5 akıllı ilaç, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödeme kapsamına alındı. Artık hastalar bu ilaçlara ücretsiz ulaşabilecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Türkiye akciğer kanserinde dünyaya örnek olmaya devam ediyor. Özellikle ülkemiz dünyada en çok kanser görülen ülkeler arasında bir gruba aittir. Her 100 bin kişide 150 kişi kadar yeni kanser vakası ortaya çıkıyor. Bu vakaların büyük bir çoğunluğu akciğer kanseridir. Bütün dünyada olduğu gibi akciğer kanseri ülkemizde en sık görülen, en çok ölüme neden olan kanserlerin başında geliyor. Hastalarımızın çok kolay bir şekilde görüntüleme yöntemlerine ulaşıyor ve bizler de erken tanı koyabiliyoruz. Ülkemiz bu konuda dünyaya örnek olan bir ülkedir. Özellikle sosyal devlet politikası nedeniyle bütün hastalar bu radyolojik görüntüleme ve tanı yöntemlerine kolayca ulaşabiliyor. Akciğer ve bütün kanser türlerinde erken tanıyı kolayca koyabiliyoruz. Kanserde asıl problem kanseri önlemektir. Akciğer kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere yol açan en büyük etken ise sigara olduğunu biliyoruz. Ülkemiz özellikle son 20 yılda cumhurbaşkanımız gayretleriyle sigarayla mücadelede çığır açtı. Toplum taşıma alanlarında, kapalı ortamlarda sigara ile mücadele ederek kanser vakalarına azaltmaya başlıyoruz. Ama yetmiyor. Kanser vakaları görmeye devam ediyoruz. Bunların büyük bir kısmı da ileri evrede geliyor. Kanserde kullanılan akıllı ilaç tedavisi tüm dünyada modern tedavi olarak biliniyor. Hastalar bu ilaçlara bireysel çaba ile ulaşabiliyordu. Cumhurbaşkanımızın son kabine toplantısında yaklaşık 25 kanser türüne etkili olan, dünyada artık modern tedavi haline gelen bu akıllı ilaçların 5 tanesi SGK ödeme kapsamına alındı. Hastalar hangi hastaneye giderse gitsin, bu 5 tane ilaca ücretsiz ulaşabilecekler. Önceden bu ilaçlara para ile ulaşabiliyorlardı veya mahkeme kararı bekleniyordu. İleri evre akciğer kanser başta olmak üzere bu 25 kanser türünün tedavisini devlet artık üstlenecek. Bu tüm dünyaya örnek olacak bir şey" dedi. Akciğer kanserini yenen hastanın uzun yıllar sigara içine pişmanlığı Akıllı ilaç ile akciğer kanserini yenen Neşe Ciğerim ise "4 yıl önce 4. evre akciğer kanseri olarak geldim. Akıllı ilaç önerdiler. Düzelmelerim başladı. Daha sağlıklı olmaya başladım. 34 ünite ilaç aldıktan sonra sağlığıma kavuştum. Akciğerde hiçbir şey kalmadı. İzi bile kalmadı. Eskiden çok sigara içiyordum. Çok pişmanım. Şimdi yolda sigara içenleri görünce durdurarak at şunu elinden diyorum" diye konuştu.
5 akıllı kanser ilacı SGK kapsamında alındı, profesör "Bu tüm dünyaya örnek olacak bir şey" dedi
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:00 5 akıllı kanser ilacı SGK kapsamında alındı, profesör "Bu tüm dünyaya örnek olacak bir şey" dedi Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin son toplantısında alınan kararla, ileri evre kanser tedavisinde kullanılan 5 akıllı ilaç SGK ödeme kapsamına alındı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, bu gelişmenin kanserle mücadelede Türkiye’yi dünyaya örnek bir konuma taşıdığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen son kabine toplantısında alınan kararla, ileri evre kanser tedavisinde kullanılan ve dünyada modern tedavi olarak kabul edilen 5 akıllı ilaç Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödeme kapsamına alındı. Artık hastalar bu ilaçlara ücretsiz ulaşabilecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Türkiye akciğer kanserinde dünyaya örnek olmaya devam ediyor. Özellikle ülkemiz dünyada en çok kanser görülen ülkeler arasında bir gruba aittir. Her 100 bin kişide 150 kişi kadar yeni kanser vakası ortaya çıkıyor. Bu vakaların büyük bir çoğunluğu akciğer kanseridir. Bütün dünyada olduğu gibi akciğer kanseri ülkemizde en sık görülen, en çok ölüme neden olan kanserlerin başında geliyor. Hastalarımızın çok kolay bir şekilde görüntüleme yöntemlerine ulaşıyor ve bizlerde erken tanı koyabiliyoruz. Ülkemiz bu konuda dünyaya örnek olan bir ülkedir. Özellikle sosyal devlet politikası nedeniyle bütün hastalar bu radyolojik görüntüleme ve tanı yöntemlerine kolayca ulaşabiliyor. Akciğer ve bütün kanser türlerinde erken tanıyı kolayca koyabiliyoruz. Kanserde asıl problem kanseri önlemektir. Akciğer kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere yol açan en büyük etken ise sigara olduğunu biliyoruz. Ülkemiz özellikle son 20 yılda cumhurbaşkanımız gayretleriyle sigarayla mücadelede çığır açtı. Toplum taşıma alanlarında, kapalı ortamlarda sigara ile mücadele ederek kanser vakalarına azaltmaya başlıyoruz. Ama yetmiyor. Kanser vakaları görmeye devam ediyoruz. Bunların büyük bir kısmı da ileri evrede geliyor. Kanserde kullanılan akıllı ilaç tedavisi tüm dünyada modern tedavi olarak biliniyor. Hastalar bu ilaçlara bireysel çaba ile ulaşabiliyordu. Cumhurbaşkanımızın son kabine toplantısında yaklaşık 25 kanser türüne etkili olan, dünyada artık modern tedavi haline gelen bu akıllı ilaçların 5 tanesi SGK ödeme kapsamına alındı. Hastalar hangi hastaneye giderse gitsin, bu 5 tane ilaca ücretsiz ulaşabilecekler. Önceden bu ilaçlara para ile ulaşabiliyorlardı veya mahkeme kararı bekleniyordu. İleri evre akciğer kanser başta olmak üzere bu 25 kanser türünün tedavisini devlet artık üstlenecek. Bu tüm dünyaya örnek olacak bir şey" dedi. Akciğer kanserini yenen ve uzun yıllar sigara içine pişmanlığı Akıllı ilaç ile akciğer kanserini yenen Neşe Ciğerim, "4 yıl önce 4. evre akciğer kanseri olarak geldi. Akıllı ilaç önerdiler. Düzelmelerim başladı. Daha sağlıklı olmaya başladım. 34 ünite ilaç aldıktan sonra sağlığıma kavuştum. Akciğerde hiçbir şey kalmadı. İzi bile kalmadı. Eskiden çok sigara içiyordum. Çok pişmanım. Şimdi yolda sigara içenleri görünce durdurarak at şunu elinden diyorum" diye konuştu.
Özel İmperial Hastanesi 18 yaşında
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:33 Özel İmperial Hastanesi 18 yaşında 2007 yılında Trabzon’da hizmet vermeye başlayan Özel İmperial Hastanesi, sağlık alanındaki 18 yıllık yolculuğunu gurur ve mutlulukla kutluyor. 18 yıl önce sağlıkta kalite ve güven ilkesiyle yola çıkan hastane, bugün modern teknolojisi, uzman kadrosu ve hasta odaklı hizmet anlayışıyla bölge halkına hizmet vermeye devam ediyor. Yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Koç, "18 yıl önce çıktığımız bu yolda, Trabzon’a ve Karadeniz Bölgesi’ne uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunma hedefiyle yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca Trabzon’un değil, bölgemizin de sayılı özel hastanelerinden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Halkımıza en kaliteli sağlık hizmetini sunmak, her bireyin kendini güvende hissedeceği bir sağlık yuvası oluşturmak hayalimizin gerçeğe dönüştüğünü büyük bir gurur ve mutlulukla görüyoruz. Bu başarı, özveriyle çalışan hekimlerimizin, sağlık personelimizin ve bize güvenen hastalarımızın eseridir" dedi. Koç, açıklamasında ayrıca teknolojik yatırımlara, hasta memnuniyetine ve toplumsal sorumluluk projelerine verdikleri öneme de dikkat çekere ,"Sağlıkta kaliteyi her geçen gün daha da yukarı taşımaya kararlıyız. İnsan sağlığına olan bağlılığımızı 18 yıldır aynı hassasiyetle sürdürüyoruz. Bundan sonra da gelişen teknolojiyi yakından takip ederek, kadromuzu güçlendirerek, etik değerlerden asla ödün vermeden aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Bu vesileyle, kuruluşumuzda emeği geçen tüm kurucularımıza, kuruluşumuzdan bu yana emeği geçen tüm doktorlarımıza, tüm İmperial Ailesi çalışanlarımıza ve bizlere güvenen, kapımızdan umutla giren her hastamıza ve onların ailelerine de şükranlarımızı sunuyor, hepsine ayrı ayrı yürekten teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar suda boğulmalara karşı uyarılarda bulundu
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:51 Uzmanlar suda boğulmalara karşı uyarılarda bulundu Van’da uzmanlar, özellikle yaz aylarında Türkiye genelinde çok sayıda boğulma vakalarının olduğunu ifade ederek, vatandaşlara uyarılarda bulundular. Suda boğulmanın; kişinin suya batmasının ardından nefessiz kalması sonucu yaşamını yitirebileceği ciddi bir durum olduğunu belirten Lokman Hekim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Latifullah Jalal, Türkiye’de özellikle yaz aylarında çok sayıda boğulma vakasının yaşandığını söyledi. Suda boğulmanın deniz, göl, nehir, baraj gölü, havuz ya da banyo küveti gibi farklı ortamlarda meydana gelebildiğini aktaran Jalal, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre suda boğulma, tüm dünyada önlenebilir yaralanmalar arasında ölüme yol açan üçüncü en yaygın nedendir. Vakaların yarısından fazlası 25 yaş altı bireylerde görülmektedir. Hem can kaybına hem de kalıcı sakatlıklara yol açabilmesi, ayrıca iş gücü kaybına neden olması sebebiyle suda boğulma, hem Türkiye hem de dünya için önemli bir halk sağlığı sorunudur" dedi. Suda boğulma riskini artıran birçok faktörün bulunduğuna dikkat çeken Dr. Jalal, "Yüzme bilmemek, suda meydana gelen kazalar ve travmalar, alkol veya ilaç etkisi altında suya girmek, riskli davranışlarda bulunmak ve epilepsi, bayılma (senkop) ya da kalp hastalığı gibi tıbbi sorunlara sahip olmak bunun nedenlerindendir. Suda boğulma, tatlı veya tuzlu suyun solunum yollarına kaçması sonucu gelişen bir süreçtir. Tatlı su boğulmalarında su, akciğerlerden kana geçerek vücutta kan hacmini artırır. Bu durumda bazı minerallerin (elektrolitlerin) düzeyinde düşüş, potasyumda ise artış görülebilir. Tuzlu su boğulmalarında ise akciğerlerde sıvı birikimi (ödem) olur, kan hacmi azalır ve elektrolit seviyeleri yükselir. Her iki durumda da, akciğerlerde nefes almayı kolaylaştıran "sürfaktan" adlı madde zarar görür. Bu durum, nefes darlığına ve kandaki oksijen düzeyinin düşmesine yol açar. Bunun yanında boğulma sırasında yutulan suyun içeriği de hayati önem taşır. Suya karışan çamur, kum, kirli su, bakteri, algler, mide içeriği veya kimyasal maddeler akciğerlere zarar vererek durumu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca, kişinin uzun süre suda kalması, kalbin durması ya da kalp masajı ve suni solunum gibi temel yaşam desteği (KPR) uygulamalarına geç başlanması, hayati riski artırır. Bu gibi durumlarda kalp ritmi bozulabilir, beyinde hasar oluşabilir ve çoklu organ yetmezlikleri gelişebilir" ifadelerini kullandı. Boğulma tehlikesi geçiren bir kişiyle karşılaşıldığında yapılması gereken ilk şeyin zaman kaybetmeden 112 Acil Servis’in aranması ve kişi sudan çıkarılır çıkarılmaz temel yaşam desteğine başlanması olduğunu vurgulayan Jalal, "Bu destek, kalp masajı ve suni solunum gibi basit ancak hayat kurtarıcı müdahaleleri içerir. Suda boğulma, alınacak önlemlerle büyük ölçüde önlenebilir bir durumdur. Mesela çocuklar su kenarında mutlaka bir yetişkin gözetiminde olmalıdır. Toplum, temel yaşam desteği konusunda eğitilmeli; ilk yardım kursları yaygınlaştırılmalıdır. Havuz, plaj ve su kenarı gibi yerlerde güvenlik önlemleri artırılmalıdır. Yüzme bilmeyen bireyler derin sulara girmemeli; bilinmeyen sularda veya yalnız başına yüzmekten kaçınılmalıdır. Derinliği bilinmeyen sulara atlamak son derece tehlikelidir ve bundan kaçınılmalıdır. Baraj, gölet ve sulama kanalları gibi yerlerde yüzmek hem yasaktır hem de çok tehlikelidir. Yasal düzenlemelerle desteklenen toplumsal bilinçlendirme çalışmaları artırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki boğulma sessiz gerçekleşebilir. Ancak alacağımız basit önlemlerle bu trajediler önlenebilir. Bilinçli davranarak hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruyabiliriz" diye konuştu.
Kars’ta Veteriner Hekim Kliniklerine denetlendi
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:39 Kars’ta Veteriner Hekim Kliniklerine denetlendi Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki veteriner hekim kliniklerini denetledi. Denetimlerde, hayvan sağlığı ve refahının korunması amacıyla önemli noktalara dikkat çekilerek, eksikliklerin giderilmesi için uyarılar yapıldı. Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde faaliyet gösteren veteriner hekim kliniklerine yönelik rutin denetimlerini tamamladı. Denetimlerde, kliniklerin genel hijyen koşulları, ilaç ve aşıların muhafaza koşulları, tıbbi atık yönetimi, kullanılan ekipmanların sterilizasyonu ve ruhsatlandırma belgeleri titizlikle incelendi. Yapılan kontrollerde, bazı kliniklerde küçük çaplı eksiklikler tespit edildi. Bu eksikliklerin başında, ilaçların saklama koşulları, kayıt düzeni ve bazı hijyen standartlarındaki aksaklıklar geldiği belirtildi. Denetim ekipleri, tespit edilen eksikliklerin en kısa sürede giderilmesi konusunda klinik yetkililerine gerekli uyarılarda bulunarak, yasalara uygun hareket etmeleri konusunda bilgilendirme yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin hayvan sağlığı ve refahının sağlanması, aynı zamanda halk sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Öte yandan Kars genelindeki tüm veteriner hekim kliniklerinin belirli aralıklarla denetleneceği öğrenildi.