SAĞLIK
05 Mayıs 2026 Salı - 08:49 Uluslararası katılımlı Gastro-İntestinal Kongresi Başkent Üniversitesi ev sahipliğinde tamamlandı Gastro-intestinal cerrahi alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesinde düzenlenen açılış programıyla başlayan "9. Çukurova Gastro-intestinal Hastalıklar ve Cerrahisi Kongresi" 3 gün süren bilimsel oturumların ardından başarıyla tamamlandı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Gündoğdu, Başkent Üniversitesi’nin kongrenin ana bileşenlerinden biri olduğunu belirterek, bilimsel organizasyonların sağlık alanındaki gelişim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Doç. Dr. Gündoğdu konuşmasında, uluslararası katılımın kongreye önemli katkı sunduğunu ifade ederek, "Bilimin geldiği son noktayı ve güncel gelişmeleri takip etmek, bunları meslektaşlarımızla paylaşarak daha ileriye taşımak adına bu tür bilimsel programlar büyük önem taşıyor. Farklı disiplinlerden uzmanların bir araya gelmesi, bilgi paylaşımını güçlendirdiği gibi gelecekteki bilimsel çalışmalara da önemli katkılar sunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden ve yurt dışından akademisyenler, uzman hekimler, hemşireler, diyetisyenler ve sağlık profesyonellerini bir araya getiren kongrede, bilimsel program kapsamında gerçekleştirilen kurslar, paneller, vaka sunumları ve bilimsel oturumlarda; Kronik Yara Bakımında Güncel Yaklaşımlar, Stoma Bakımı, HPB Cerrahi, Obezite Cerrahisi, Kanser Cerrahisinde Perioperatif Bakım Multidisipliner Yaklaşım, Kolorektal Aciller, Kolon- Rektum Cerrahisinde Kritik Kararlar gibi birçok başlık ve gastro-intestinal cerrahi alanındaki güncel yaklaşımlar ele alındı. Kongre süresince multidisipliner konular da değerlendirilerek sağlık profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlandı. Katılımcılar, modern sağlık altyapısı ve akademik gücüyle bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinin ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin, bilimsel üretim ve uluslararası akademik dayanışma açısından verimli bir platform oluşturduğunu ifade etti.
Bakan Memişoğlu açıkladı: 10 milyon kişinin ölçümü yapıldı, yüzde 70’i fazla kilolu
18 Temmuz 2025 Cuma - 11:20 Bakan Memişoğlu açıkladı: 10 milyon kişinin ölçümü yapıldı, yüzde 70’i fazla kilolu Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, fazla kilo ve obeziteyle mücadele kapsamında bugüne kadar 10 milyon kişinin kilo ve boy ölçümünü gerçekleştirdiklerini belirterek, "Ölçümlere göre toplumun yaklaşık yüzde 70’i fazla kilolu, bunun yüzde 25’i ise obez. Özellikle vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam için kilo vermeye destek olmasını bekliyoruz. Çünkü fazla kilo yaşam kalitesini düşürüyor, uyku düzenini bozuyor, eklem rahatsızlıklarına ve kalp hastalıklarına yol açıyor" dedi. Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" programı kapsamında Manisa’yı ziyaret etti. Vali Vahdettin Özkan’ı makamında ziyaret eden Bakan Memişoğlu, kentte yürütülen sağlık yatırımlarına ilişkin toplantı yaptı. Daha sonra basının karşısına geçen Bakan Memişoğlu, hem Manisa’daki yatırımlar hakkında konuştu hem de obezite ve sigarayla mücadele konularına değindi. Manisa’nın sağlık alanında önemli bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "İlimizde 28 hastane, bir üniversite hastanesi ve Türkiye’nin en iyi çalışan şehir hastanelerinden biri bulunuyor. Ayrıca yıllardır hizmet veren ruh ve sinir hastalıkları hastanemiz Türkiye’nin en bilinen hastanelerinden biri konumunda. Toplamda 9 özel hastane ile birlikte toplam 4 bin 806 yatak kapasitesiyle sağlık hizmeti sunuyoruz. 2002 yılına göre yatak kapasitemizi yüzde 80 oranında artırdık. Yeni yatırımlarla bu kapasiteyi daha da geliştirmeyi sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. Devam eden sağlık yatırımlarıyla ilgili bilgi veren Bakan Memişoğlu, "Akhisar’da 450 yataklı, Salihli’de ise 400 yataklı yeni hastanelerimizin inşaatına başladık. Bu hastaneleri 2027 yılı sonuna kadar hizmete açmayı hedefliyoruz. Ruh ve sinir hastalıkları hastanemizin de yenilenmesi için kısa sürede inşaata başlanacak. Çok güzel bir hastaneyi Manisalılara kazandıracağız. Alaşehir’de 20 üniteli ağız ve diş sağlığı merkezi tamamlandı, birkaç hafta içinde hizmet vermeye başlayacak. Saruhanlı’da da 50 yataklı yeni devlet hastanesinin planlaması tamamlandı. Bu yıl ihalesini yaparak, 2026 yılında inşaatına başlayacağız" dedi. Toplumun sadece hastalanınca değil, sağlıklı kalması için de çalışmalar yürüttüklerini belirten Memişoğlu, "Sağlık hizmetleri sadece tedaviyle sınırlı değil. Toplumun sağlıklı kalması önceliğimiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ’Sağlıklı Bir Türkiye’ hedefiyle hareket ediyoruz. Bu kapsamda eğitim ve farkındalık programları düzenliyoruz. Kilo ve boy ölçümleri yaparak vatandaşlarımızın farkındalığını artırmaya başladık. Bugüne kadar 10 milyon kişinin kilo ve boy ölçümünü gerçekleştirdik. Ama maalesef yaklaşık yüzde 70’e yakın insanımızın fazla kilolu olduğunu, hatta bu yüzde 70’in de yüzde 25’inin obez diyeceğimiz aşırı kilolu olduğunu fark ettik. Özellikle toplumdan bu konuda bize destek vermesini, beraber bu kiloları vermemiz gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Çünkü kilo sonuçta hayat kalitesini düşürüyor, uyku kalitesini düşürüyor, eklemlerimizi bozuyor, kalp hastalıklarına sebebiyet veriyor. Başka bir sorunumuz daha var. Türkiye tam bundan 16 yıl evvel 2009 yılında Tütünle Mücadele Kanunu yapan bu konuda da Dünya Sağlık Örgütü tarafından çok başarılı bulunan bir ülke. 2014-2015 senesinde özellikle senelerine kadar bu konuda iyi bir kampanyayla toplumun da katılımıyla sigara kullanım oranlarımızı ve tütün kullanım oranlarımızı azaltmıştık. Bunu yeniden yapabiliriz. Bugün maalesef Türk toplumunun üçte biri sigara kullanıyor. Özellikle gençlerimizde ve kadınlarımızda sigara kullanım oranları artmaya başladı. O nedenle bizim sigarayla ilgili yeniden etkin ve çok kapsamlı bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle sigara kullanan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Gelin hep beraber bu zararlı bedenimizi de hayatımızı da hayat kalitemize de etki eden ve maalesef bizlerin yaşam süresini kısaltan bu kötü alışkanlıktan hep beraber kurtulalım. Bizler sizlere yardım için hazırız. Hepinizin sigaranın sağlığının, sağlığınıza zarar verdiğini bildiğiniz halde içmenizi istemiyoruz. Onun için toplumumuza ve bütün vatandaşlarımıza tütünle mücadelede bize destek verilmesini, yeni bir ruhla, yeni bir çabayla sigara içen arkadaşlarımızın bu illetten kurtulması için hep beraber çalışmamızı öneriyorum. Bugün Türkiye’de senede 100 bin kişi sigaraya bağlı hastalıktan ölüyor. Baktığınız zaman dünyada 17 milyon insan dolaşım hastalıklarından her sene kaybediliyor. Onun için bu kötü alışkanlıklarını bırakmamız ve bununla mücadele etmemiz gerekiyor. Bunu sadece sağlıkçılar değil, hep beraber başarmamız gerekiyor" dedi.
Kanser tedavisini başarıyla tamamlayan çocuklara moral yemeği
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:57 Kanser tedavisini başarıyla tamamlayan çocuklara moral yemeği Kanser tedavisini başarıyla tamamlayan çocuklar için Trabzon’un Yomra ilçesinde anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki, Trabzon İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Yunus Karaman, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Kadriye Bozdemir ve çok sayıda gönüllü katıldı. Çocuklar, aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirirken; palyaçolar eşliğinde dans edip oyunlar oynadı, çeşitli hediyelerle sevindirildi. Günün sonunda, kanseri yenerek yeniden hayata umutla tutunan çocukların mutluluğu ve tedavisi devam eden çocukların dilekleri için gökyüzüne balonlar bırakıldı. Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki, etkinlikte yaptığı konuşmada, dünya genelinde ve Türkiye’de kanser ve lösemi vakalarının giderek arttığına dikkat çekerek "Artık neredeyse gribal enfeksiyon kadar yaygın hale geldiğini gözlemliyoruz. Çocukluk çağında lösemi oranı yüzde 35’lere ulaştı. Zorlu üç yıllık tedavi sürecini tamamlayan, okula dönen, dans eden ve hayata umutla tutunan bu çocuklarımızın mutluluğu hepimizin yüreğini ısıttı" dedi. Dr. Baki, 19 yıldır gönüllülük esasıyla yürüttükleri çalışmaların başarısına katkı sunan tüm gönüllülere teşekkür ederek "Gönüllülerimiz sayesinde birçok güzel işe imza attık. Onlar var oldukça biz de varız. Gönüllülerimiz bizim gözbebeğimiz" ifadelerini kullandı. Etkinlikte söz alan Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal ise kanser tedavisinin zorluklarına ve ailelerin verdiği büyük mücadeleye değinerek "Bu çocuklarımızın yüzündeki tebessüm hepimiz için çok kıymetli. Tedavi sürecinde en önemli faktörlerden biri de moral ve motivasyon. Bu tür etkinliklerin hem çocuklarımız hem de aileleri için çok değerli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Umut ve Yaşam Derneğimiz bu konuda elinden gelenin fazlasını yapıyor. Biz her zaman destekçisiyiz" diye konuştu.
Yerköy’deki yeni devlet hastanesinde ilk ameliyat yapıldı
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:48 Yerköy’deki yeni devlet hastanesinde ilk ameliyat yapıldı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde yapımı tamamlanarak hizmet vermeye başlayan Yerköy Şehit Korgeneral Osman Erbaş Devlet Hastanesi’nde ilk ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. 2024’ten itibaren yeni binasında hasta kabulüne başlayan Yerköy Devlet Hastanesi, önemli bir sağlık hizmetine imza attı. Nefes alamama şikâyetiyle hastaneye başvuran 16 yaşındaki Mustafa Halit Gayretli, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Murat Barış Can tarafından yapılan muayene sonrası ameliyata alındı. KBB Uzmanı Op. Dr. Murat Barış Can ve ekibi tarafından gerçekleştirilen adenoidektomi (geniz eti) ameliyatı başarılı bir şekilde tamamlandı. Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, ameliyatın ardından genç hastayı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Ameliyatı gerçekleştiren hekim ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden Karaarslan, "Yerköy yeni hastanemizde yapılan bu ameliyat, her ne kadar ilk olma özelliği taşısa da bundan sonra yapılacak birçok başarılı ameliyata da kapı aralayacaktır. Halkımızın sağlığı için Yozgat genelinde titizlikle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Başta hastane yönetimi olmak üzere emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum" dedi. Hastanenin teknik altyapısı ve kapasitesi hakkında bilgi alan İl Sağlık Müdürü Karaarslan "Yerköy ilçemizde sağlık hizmetlerinin daha iyi yürütülebilmesi için görüş alışverişinde bulunduk. Yozgat’ımızın tüm ilçelerindeki sağlık tesislerimizde ziyaretlerimiz devam edecek. Eğer aksayan bir durum varsa en kısa sürede çözüm üretmek için çalışacağız" dedi.
Şanlıurfa’da sağlıkta şiddete karşı ’Beyaz Kod’ tatbikatı
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:25 Şanlıurfa’da sağlıkta şiddete karşı ’Beyaz Kod’ tatbikatı Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet olaylarına karşı hızlı ve etkili müdahalenin sağlanması amacıyla "Beyaz Kod" tatbikatı düzenlendi. Tatbikat, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü kampüs yerleşkesinde, senaryo gereği yapılan bir saldırı olayıyla başladı. Acil sağlık hizmetleri başkanlığı kalite birimi koordinasyonunda gerçekleştirilen tatbikat, sağlıkta kalite standartlarının ’Afet ve Acil Durum Yönetimi’ başlığı altında yer alan ve yılda en az bir kez yapılması gereken uygulama kapsamında hayata geçirildi. Senaryo gereği saldırıya uğrayan personel için "Beyaz Kod" verildi Tatbikat senaryosuna göre, hasta yakını tarafından sözlü ve fiziki saldırıya uğrayan bir sağlık personeli için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne "Beyaz Kod" alarmı verildi. İhbar üzerine emniyet güçleri hızla olay yerine ulaştı. Ekipler, kısa sürede saldırganı etkisiz hale getirirken, sağlık ekipleri de hastayı güvenli şekilde ambulansla hastaneye sevk etti. Tatbikatın ardından yapılan açıklamada, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddetin sadece personeli değil, hastaları da doğrudan etkilediğine dikkat çekilerek, vatandaşlardan daha duyarlı ve destekleyici olmaları istendi. Sağlık personeline yönelik saldırıların hasta müdahalesinde gecikmelere yol açabileceği ve bunun hayati riskler oluşturabileceği bildirildi.
Tek bir sözle hayata yeniden tutundu
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:22 Tek bir sözle hayata yeniden tutundu Elazığ’da 4 yıldır kanserle mücadele eden 70 yaşındaki Penbe Yılmaz, son olarak yemek borusu kanseri olduğunu öğrenince tedavi için doktor doktor gezdi. Radyoterapi ve kemoterapi aldığı için ESD uygulamasında yaşanacak risklerden kaynaklı çoğu doktordan olumsuz cevap alan Penbe Yılmaz’ın umutları, Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay sayesinde yeşerdi. Penbe Yılmaz, 4 yıl önce kızının yönlendirmesiyle gittiği rutin kontrolde göğsünde kitle olduğunu öğrendi ve tedavi sürecinde uzun süre kemoterapi ve radyoterapi aldı. 3 yıl boyunca devam eden tedavisinin ardından bu kez de yemek borusu kanseri olduğunu öğrendi. Kanserin erken teşhis edilmesi nedeniyle basit bir operasyonla sağlığına kavuşabilecekken, radyoterapi ve kemoterapi aldığı için bu operasyona giremeyen Yılmaz’ın iyileşmeye dair umutları onu İzmir’e getirdi. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay’la görüşen Penbe Yılmaz’ın tedavisine başlandı. Yapılan ESD operasyonuyla Yılmaz’ın yemek borusundaki tümör temizlendi ve hastanın biyopsi sonucu temiz çıktı. Doktorlar endişeyle yaklaştı Meme kanserinden sonra yemek borusunda tümör görüldüğünü söyleyen Yılmaz, "Yemek borusunda tespit edilen tümör küçük olduğu için Elazığ’daki onkolog bir Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD) denilen bir ameliyat önerdi. Ancak daha öncesinde radyoterapi aldığımız için doktorlarımız ESD yapamayacaklarını, riskli olduğunu belirttiler. ESD, belli bir aşamada tespit edilen tümörlerin kazıma işlemine deniyor. Özel teknolojilerle tümörlü kısmı vücuttan uzaklaştırıyorlar. Ama ben önceden bir kemoterapi ve radyoterapi tedavisi aldığım için doktorlar ESD uygulamasına endişeyle yaklaştı. Eğer radyoterapi ya da kemoterapi süreçlerim olmasaydı, bu ameliyatı daha kolay bir şekilde olabilirdim" sözlerini kaydetti. Zor bir ameliyattı ama bir sözü yetti Ameliyat olmak ve sağlığına kavuşmak adına doktor doktor gezen Yılmaz, son olarak bir tavsiye üzerine Doç. Dr. Süleyman Günay’a ulaştıklarını anlattı. Bu zamana kadar ulaştıkları doktorlardan ESD uygulamasına dair olumlu yanıt alamadıklarını aktaran Yılmaz, "İlk defa birisi bize olumlu dönüş yaptı. İstanbul’daki birçok doktora evraklarımızı gönderdik. Ama yapamayacaklarını söylediler. Yemek borusu ameliyatı çok zor bir ameliyattı. Ya ESD yapılacaktı ya da cerrahi bir operasyon geçirecektim. ESD’yi Doç. Dr. Süleyman Günay yaptı. İnsan böyle zamanlarda bir umut ışığı arıyor" diye konuştu. Penbe Yılmaz’a uygulanan tedavi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Süleyman Günay, "Hasta daha öncesinde radyoterapi ve kemoterapi aldığı için ESD işlemini yapmak zorlaşıyor ve hasta bazı komplikasyonlara açık hale geliyor. Çünkü kemoterapi ve radyoterapi sırasında hastanın yemek borusundaki tabakalar birbirine yapışıyor. Bu da ameliyatı riskli kategoriye taşıdığından, ESD işlemini uygulamak zorlaşabiliyor. Ancak bu tür hastalara endoskopik tedavi imkanı sunulabilir" sözlerini kaydetti. Doç. Dr. Süleyman Günay, ESD operasyonuyla Penbe Yılmaz’ın yemek borusundaki tümörün temizlendiğini ve hastanın biyopsi sonucunun temiz çıktığını söyledi. Hastaların çoğuna cerrahi işlem öneriliyor Hasta Penbe Yılmaz’ın vakasında olduğu gibi çoğu hastaya cerrahi ameliyat önerildiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, "Cerrahi müdahale sonrası hastanın yaşam konforu bozulabiliyor. Ameliyata bağlı ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Yemek borusunun bir kısmı alınıp tekrar mide ile ağızlaştırınca hastalarda reflü atakları olabiliyor. Mide boşalım problemleri olabiliyor" diye konuştu. Hastaya, Endoskopik Mukoza Rezeksiyonu (EMR) yapılması mümkün olmadığında ESD yapıldığını aktaran Doç. Dr. Süleyman Günay, "ESD denilen işlem, kalın bağırsakta daha rahat ve güvenli yapılabilir. Ama yemek borusu çok ince olduğundan aynı işlemi bu bölgede yapmak daha büyük hassasiyet gerektiriyor" dedi. Doç. Dr. Süleyman Günay, hastaların cerrahi işlemden önce mutlaka uzman görüşü alarak, endoskopik tedavinin mümkün olup olmayacağını öğrenmelerini tavsiye etti.
Sigara Bırakma Poliklinikleri’nde görev alacak personele eğitim verildi
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:20 Sigara Bırakma Poliklinikleri’nde görev alacak personele eğitim verildi Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, tütün bağımlılığı konusunda etkin çalışmaların yürütüldüğü Sigara Bırakma Poliklinikleri’nde görev alacak personellere yönelik eğitim düzenledi. Bursa’da sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ücretsiz tedavi hizmeti veren ve birçok vatandaşın sigaradan kurtulmasına vesile olan sigara bırakma polikliniklerinin sayısının ve niteliğinin artması için çalışmalar devam ediyor. Son olarak Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde yeni açılacak sigara bırakma polikliniklerinde görev alacak hekim, psikolog ve hemşirelere yönelik sigara bağımlılığı konusunda eğitim düzenlendi. Eğitime, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz, Uludağ Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.B.D. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Hekimi Doç. Dr. Gülgün Çetintaş ile sağlıklı hayat merkezi sorumlu hekimleri ve sigara bırakma polikliniği sorumlu hekimleri katıldı. Bağımlılık düzeyine göre tedavi Öte yandan yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, bu merkezlerde tütün bağımlılığı ile etkin mücadelenin yürütüldüğünü vurguladı. Polikliniklere başvuran çok sayıda vatandaşın sigarayı bıraktığını belirten Çetin, "Bu merkezlerde tütün ürünü bağımlıları, genel bir sağlık bakış açısıyla değerlendirilerek bağımlılık düzeyleri ortaya konulmaktadır. Gerekli testler, laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri yapılmaktadır. Değerlendirme sonucunda farmakalojik tedavi düzenlenmekte, gerekli durumlarda davranışsal danışmanlık hizmeti verilmektedir" dedi. Yaygınlaştırılması hedefleniyor Sertifikalarını alan hekim, psikolog ve hemşirelerin görev yaptıkları kurumlarda ücretsiz tedavi ve danışmanlık hizmeti vereceğinin altını çizen Çetin, "Eğitimlerin ardından öncelikle ilçe sağlık müdürlükleri olmak üzere tüm sağlık kuruluşlarında en az 1 sigara bırakma polikliniği açılarak yaygınlaştırılması ve buralarda tütün ürünü bağımlısı vatandaşların bağımlılıktan kurtulmaları hedeflenmektedir" diye konuştu. Son olarak; sigara bırakma polikliniklerine başvurmak isteyen vatandaşların ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak bilgi alabileceğini söyledi.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gündüz:  "Carnivore diyet kalp damar hastalıklarına neden olabilir"
18 Temmuz 2025 Cuma - 09:45 Beslenme ve Diyet Uzmanı Gündüz: "Carnivore diyet kalp damar hastalıklarına neden olabilir" Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, Carnivore (etobur) diyeti gibi trendlerin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, "Kolesterol, kalp damar hastalıklarına ve kabızlığa neden olabilir. Hatta kalıcı zararlar verebilir" uyarısında bulundu. Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, popülerliği giderek artan beslenme akımlarından biri olan "carnivore beslenme" hakkında bilgiler vererek sağlık için uygun olup olmadığını, kimlerin uygulayabileceğini ve nasıl sonuçları olabileceğini anlattı. Hızla kilo vermeyi vadeden protein diyetlerinin dönem dönem popüler olduğuna değinen Diyetisyen Gündüz, "İsveç diyeti, dukan diyeti, taş devri (paleo diyet), ketojenik diyetler ve şimdi de carnivore diyet... İnsanların kısa zamanda hızlı kilo verme istekleri geçmişten günümüze hep var olmuştur, sağlıklı beslenmenin temeli oturmadığı müddetçe de gerek ülkemizde gerek dünyada bu tarz diyetler ne yazık ki popüler olmaya devam edecektir" diye konuştu. Carnivore kelimesinin "etobur" anlamına geldiğini; bu beslenme modelinin, tamamen hayvansal ürünlerden oluşan bir beslenme modeli olduğunu belirten Gündüz, diyetin temelini kırmızı et, tavuk ve hindi eti, balık, yumurta ile hayvansal ürünlerden yapılan şarküteri ve diğer et ürünlerinin oluşturduğunu dile getirdi. Carnivore beslenme düzeninin tüm sebzeleri, meyveleri, tahılları, baklagilleri ve tohumları beslenme programının dışında bıraktığını ve bu yüzden bazı kaynaklarda "sıfır karbonhidrat diyeti" olarak da adlandırıldığını söyledi. "Bir çeşit ketojenik diyet" Bu beslenme tipinin bir tür ketojenik diyet olduğuna işaret eden Diyetisyen Gündüz, "Ketojenik diyetin mantığı, glikoz ve diğer şeker türlerinden yeterli enerji ihtiyacı sağlanmamasıdır ve bu durumda vücut enerji kaynağı olarak yağları kullanır. Tipik bir ketojenik diyette, günlük enerji ihtiyacının büyük bir kısmı protein ve yağlardan karşılanır, yüzde 10’luk kısımda da karbonhidratlar olur. Ancak carnivore diyette, ketojenik diyetten farklı olarak karbonhidrata hiç yer verilmez. Yüksek protein ağırlıklı beslenmek; böbrek fonksiyonlarının bozulmasına ve kalp damar hastalıklarına neden olabilir. Hayvansal et ürünlerinin doymuş yağ içerir. Doymuş yağ da hem kısa hem de uzun vadede kötü kolesterol olarak adlandırılan LDL‘nin yükselmesine neden olur. Osteoporoz, böbrek taşı oluşum risklerini de arttırır" dedi. Bu diyetin dezavantajlarına değinen Diyetisyen Gündüz, "İlk başta sabah kahvaltıda pastırmalı yumurta, akşam yemeğinde ise lezzetli bir bonfile yemek kulağa hoş gelse de yapılan çalışmalarda bu diyeti uygulayan kişilerdeki en yaygın negatif semptom; tiksinme ve kabızlık problemi olmuştur" diye konuştu. Tüm bunlara dayanarak Carnivore diyetini değerlendiren Diyetisyen Gündüz şunları söyledi: "Sonuç olarak hızla kilo vermek için yapılan protein diyetleri, kısa zamanda aynadaki görüntünüzün değişmesine neden olsa da sürdürülebilir değildir ve sağlığınıza kalıcı zararlar verebilir. Sağlıklı beslenmek, beslenme düzeni oluşturmak her zaman çok kolay olmayabiliyor. Bu noktada bir beslenme uzmanından destek alarak, beslenme alışkanlığı kazanmak için destek alabilirsiniz."