SAĞLIK
05 Mayıs 2026 Salı - 12:44 Rektör Özkan "Bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer ilçesinde bir dizi resmi ziyaret ve inceleme programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerinde üniversite bünyesinde yürütülen CAR-T Cell’e de (Hücresel Tedavi Merkezi) değinen Rektör Özkan, "Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ve Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre ile Kemer’de ziyaretlerde bulundu. İlk ziyaretini Kemer Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı’ya yapan Rektör Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak yeni görevine atanması nedeniyle Başsavcı Gamze Almalı’ya hayırlı olsun dileklerini iletti. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu da makamında ziyaret eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite-şehir iş birliğinin güçlü bir örneği olarak Kemer’e kazandırılan Denizcilik Fakültesi ile 300 kişi kapasiteli öğrenci yurdu projesinin mevcut durumunu ve ilerleyen süreçlerini görüştü. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ı da makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, güçlendirme ve tadilat çalışmaları devam eden Kemer Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceledi. Öğrencilerin sahada deneyim kazanabileceği, turizm ve hizmet sektörüne yönelik sertifikalı eğitimlerin verileceği nitelikli bir uygulama alanı olarak planlanan binada projelendirme çalışmalarının tamamlandığı açıklandı. Kemer Göynük Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulunu da ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenlerle ve öğrencilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. Rektör Özkan, Aşçılık Programının aldığı tam akreditasyon nedeniyle Doç. Dr. Adem Arman’ı, akademisyenleri ve öğrencileri tebrik etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım, müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler karşıladı. Göynük Fen Lisesi Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, kendi eğitim hayatından plastik cerrahi alanındaki dünyaca ünlü başarılara kadar pek çok konuya değinerek tıp eğitimi ve üniversite tercihleri konusunda öğrencilere tavsiyelerde bulundu. "Fen liseleri bilim dünyası için önemli" Konuşmasına fen lisesi mezunu bir aileden geldiğini belirterek başlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, fen liselerinin bilim dünyası için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek "Çok güzel bir okulda okuyorsunuz, okulunuzun kıymetini bilin. Üç yıl çok çabuk gelip geçiyor. Burada hem eğlenin hem kendinizi donatın hem de üç yılın sonunda ne yapacağınıza en başta karar verirseniz, işiniz çok daha kolay." tavsiyelerinde bulundu. "Tıp okumak sabır ve çalışma gerektirir" Öğrencilerin tıp fakültesi eğitimi hakkındaki sorularını yanıtlayan Rektör Özkan, tıp okumanın zorlu ancak tatmin edici bir süreç olduğunu vurguladı. Başarının anahtarının çalışmak olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Çalışmadan bir yere geleni hiç görmedim. Geliyorsa da o çok uzun kalmıyor. Tıp fakültesi eğitimi 6 yıl ve zor bir eğitim. Bir insanla ilgili birçok şeyi hâlâ bilmiyoruz. Ama bir iş ne kadar zorsa ve siz onda ne kadar iyiyseniz, o kadar vazgeçilmez olursunuz." dedi. "Seçeceğiniz mesleği yakından tanıyın" Tıp eğitiminin sadece hasta tedavi etmekten ibaret olmadığını, sağlık yönetimi, farmakoloji ve moleküler biyoloji gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Rektör Özkan, öğrencilere önce meslek seçimi yapmalarını önererek, "Size tavsiyem önce çok istediğiniz mesleği tanıyın. Belki yaz dönemlerinde o mesleğin erbabının yanına giderseniz size çok yardımcı olacaktır." tavsiyesinde bulundu. "CAR-T Merkezi dünyadaki sekizinci merkez" Üniversite bünyesinde yürütülen yeni çalışmalara da değinerek CAR-T Cell (Hücresel Tedavi Merkezi) hakkında bilgiler aktaran Rektör Özkan, "Bildiğiniz üzere vücudumuzda T hücreleri, B hücreleri, nötrofiller ve lenfositler gibi bağışıklık sistemi hücreleri bulunmaktadır. Şu an dünyada sadece 5-6 noktada uygulanan bu tedavi yönteminin sekizinci merkezi biz olacağız. Bize en yakın merkez İsrail’de bulunuyor ve bu tedaviler yaklaşık 1 milyon dolar gibi yüksek maliyetlerle uygulanıyor. Şu an için bu yöntem yalnızca lenfoma ve lösemi vakalarında kullanılabiliyor. Tedavi sürecinde hastadan kan alıyor, içindeki T hücrelerini ayrıştırıyor ve bu hücreleri söz konusu lösemi veya lenfoma türüne karşı laboratuvar ortamında adeta silahlandırıyoruz. Bu hücrelerin hem sayısını hem de etkisini artırdıktan sonra hastaya geri enjekte ediyoruz. Böylece bu modifiye edilmiş T hücreleri, vücutta doğrudan gidip sadece kanserli hücrelerle savaşıyor" dedi. "CAR-T merkezi çok yönlü bir merkez" CAR-T hücre tedavisi tamamen kişiye özel olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Hastanın kendi hücresi kullanıldığı için hem çok daha seçici hem de hedef odaklı bir hücresel tedavidir. İnanıyorum ki 20 yıl sonra artık klasik tedavileri değil, bu tür hücresel tedavileri konuşuyor olacağız. Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak. Bu kapsamda dünyada çok az sayıda bulunan öncü merkezlerden biri olacağız. Şu an odaklandığımız merkezimiz sadece kanserle değil, aynı zamanda yapay doku çalışmalarıyla da ilgilenen çok yönlü bir yapıya sahip" dedi. "Üniversite tercihi ve şehir avantajı" Akdeniz Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalarda Türkiye’nin önde gelen kurumları arasında olduğunu hatırlatan Rektör Özkan, tıp ve mühendislik gibi yoğun mesai gerektiren bölümlerde aile yanında okumanın lojistik ve psikolojik avantajlarına vurgu yaptı. "Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir" Akdeniz Üniversitesi ile Göynük Fen Lisesi arasında yapılan protokolün öğrencilere ne gibi bir yararı olacağı sorusu üzerine Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitemizin sunduğu laboratuvar imkânları ve öğretim üyelerimizin desteği çok kıymetli. Bir araştırma yapmak istediğinizde, lisenizdeki laboratuvar imkanlarının ötesinde daha derinlemesine analizlere ihtiyaç duyarsanız, üniversitemizin tüm kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Yeter ki isteyin; hiçbir öğrenciye hayır denmez. Eğer olur da bir engel ile karşılaşırsanız lütfen beni bulun. Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir ve o merakı her zaman ateşlemek gerekir. Bizim size bu protokolle sunduğumuz en büyük katkıların başında yabancı dil desteği ve gelişmiş laboratuvar imkanları geliyor. Ancak bizim asıl kazanımımız, sizlerin mutluluğu ve başarılarıdır. Sizler güzel işler çıkardıkça biz de mutlu oluyoruz. Belki bir-iki sene sonra üniversitemizde benim öğrencim olacaksınız; sizin gibi başarılı ve meraklı öğrencilerin bizi tercih etmesi bizim için en büyük kazanımdır" dedi. Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ise yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Göynük Fen Lisesi’nde misafir etmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Ergen geçtiğimiz haftalarda Göynük Fen Lisesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan protokol içinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür etti. Söyleşi sonunda Rektör Özkan’a günün anlam ve önemine binaen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ve Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım tarafından plaket takdim edildi.
Kanser tedavisini başarıyla tamamlayan çocuklara moral yemeği
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:57 Kanser tedavisini başarıyla tamamlayan çocuklara moral yemeği Kanser tedavisini başarıyla tamamlayan çocuklar için Trabzon’un Yomra ilçesinde anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki, Trabzon İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Yunus Karaman, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Kadriye Bozdemir ve çok sayıda gönüllü katıldı. Çocuklar, aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirirken; palyaçolar eşliğinde dans edip oyunlar oynadı, çeşitli hediyelerle sevindirildi. Günün sonunda, kanseri yenerek yeniden hayata umutla tutunan çocukların mutluluğu ve tedavisi devam eden çocukların dilekleri için gökyüzüne balonlar bırakıldı. Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki, etkinlikte yaptığı konuşmada, dünya genelinde ve Türkiye’de kanser ve lösemi vakalarının giderek arttığına dikkat çekerek "Artık neredeyse gribal enfeksiyon kadar yaygın hale geldiğini gözlemliyoruz. Çocukluk çağında lösemi oranı yüzde 35’lere ulaştı. Zorlu üç yıllık tedavi sürecini tamamlayan, okula dönen, dans eden ve hayata umutla tutunan bu çocuklarımızın mutluluğu hepimizin yüreğini ısıttı" dedi. Dr. Baki, 19 yıldır gönüllülük esasıyla yürüttükleri çalışmaların başarısına katkı sunan tüm gönüllülere teşekkür ederek "Gönüllülerimiz sayesinde birçok güzel işe imza attık. Onlar var oldukça biz de varız. Gönüllülerimiz bizim gözbebeğimiz" ifadelerini kullandı. Etkinlikte söz alan Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal ise kanser tedavisinin zorluklarına ve ailelerin verdiği büyük mücadeleye değinerek "Bu çocuklarımızın yüzündeki tebessüm hepimiz için çok kıymetli. Tedavi sürecinde en önemli faktörlerden biri de moral ve motivasyon. Bu tür etkinliklerin hem çocuklarımız hem de aileleri için çok değerli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Umut ve Yaşam Derneğimiz bu konuda elinden gelenin fazlasını yapıyor. Biz her zaman destekçisiyiz" diye konuştu.
Yerköy’deki yeni devlet hastanesinde ilk ameliyat yapıldı
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:48 Yerköy’deki yeni devlet hastanesinde ilk ameliyat yapıldı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde yapımı tamamlanarak hizmet vermeye başlayan Yerköy Şehit Korgeneral Osman Erbaş Devlet Hastanesi’nde ilk ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. 2024’ten itibaren yeni binasında hasta kabulüne başlayan Yerköy Devlet Hastanesi, önemli bir sağlık hizmetine imza attı. Nefes alamama şikâyetiyle hastaneye başvuran 16 yaşındaki Mustafa Halit Gayretli, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Murat Barış Can tarafından yapılan muayene sonrası ameliyata alındı. KBB Uzmanı Op. Dr. Murat Barış Can ve ekibi tarafından gerçekleştirilen adenoidektomi (geniz eti) ameliyatı başarılı bir şekilde tamamlandı. Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, ameliyatın ardından genç hastayı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Ameliyatı gerçekleştiren hekim ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden Karaarslan, "Yerköy yeni hastanemizde yapılan bu ameliyat, her ne kadar ilk olma özelliği taşısa da bundan sonra yapılacak birçok başarılı ameliyata da kapı aralayacaktır. Halkımızın sağlığı için Yozgat genelinde titizlikle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Başta hastane yönetimi olmak üzere emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum" dedi. Hastanenin teknik altyapısı ve kapasitesi hakkında bilgi alan İl Sağlık Müdürü Karaarslan "Yerköy ilçemizde sağlık hizmetlerinin daha iyi yürütülebilmesi için görüş alışverişinde bulunduk. Yozgat’ımızın tüm ilçelerindeki sağlık tesislerimizde ziyaretlerimiz devam edecek. Eğer aksayan bir durum varsa en kısa sürede çözüm üretmek için çalışacağız" dedi.
Şanlıurfa’da sağlıkta şiddete karşı ’Beyaz Kod’ tatbikatı
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:25 Şanlıurfa’da sağlıkta şiddete karşı ’Beyaz Kod’ tatbikatı Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet olaylarına karşı hızlı ve etkili müdahalenin sağlanması amacıyla "Beyaz Kod" tatbikatı düzenlendi. Tatbikat, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü kampüs yerleşkesinde, senaryo gereği yapılan bir saldırı olayıyla başladı. Acil sağlık hizmetleri başkanlığı kalite birimi koordinasyonunda gerçekleştirilen tatbikat, sağlıkta kalite standartlarının ’Afet ve Acil Durum Yönetimi’ başlığı altında yer alan ve yılda en az bir kez yapılması gereken uygulama kapsamında hayata geçirildi. Senaryo gereği saldırıya uğrayan personel için "Beyaz Kod" verildi Tatbikat senaryosuna göre, hasta yakını tarafından sözlü ve fiziki saldırıya uğrayan bir sağlık personeli için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne "Beyaz Kod" alarmı verildi. İhbar üzerine emniyet güçleri hızla olay yerine ulaştı. Ekipler, kısa sürede saldırganı etkisiz hale getirirken, sağlık ekipleri de hastayı güvenli şekilde ambulansla hastaneye sevk etti. Tatbikatın ardından yapılan açıklamada, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddetin sadece personeli değil, hastaları da doğrudan etkilediğine dikkat çekilerek, vatandaşlardan daha duyarlı ve destekleyici olmaları istendi. Sağlık personeline yönelik saldırıların hasta müdahalesinde gecikmelere yol açabileceği ve bunun hayati riskler oluşturabileceği bildirildi.
Tek bir sözle hayata yeniden tutundu
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:22 Tek bir sözle hayata yeniden tutundu Elazığ’da 4 yıldır kanserle mücadele eden 70 yaşındaki Penbe Yılmaz, son olarak yemek borusu kanseri olduğunu öğrenince tedavi için doktor doktor gezdi. Radyoterapi ve kemoterapi aldığı için ESD uygulamasında yaşanacak risklerden kaynaklı çoğu doktordan olumsuz cevap alan Penbe Yılmaz’ın umutları, Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay sayesinde yeşerdi. Penbe Yılmaz, 4 yıl önce kızının yönlendirmesiyle gittiği rutin kontrolde göğsünde kitle olduğunu öğrendi ve tedavi sürecinde uzun süre kemoterapi ve radyoterapi aldı. 3 yıl boyunca devam eden tedavisinin ardından bu kez de yemek borusu kanseri olduğunu öğrendi. Kanserin erken teşhis edilmesi nedeniyle basit bir operasyonla sağlığına kavuşabilecekken, radyoterapi ve kemoterapi aldığı için bu operasyona giremeyen Yılmaz’ın iyileşmeye dair umutları onu İzmir’e getirdi. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay’la görüşen Penbe Yılmaz’ın tedavisine başlandı. Yapılan ESD operasyonuyla Yılmaz’ın yemek borusundaki tümör temizlendi ve hastanın biyopsi sonucu temiz çıktı. Doktorlar endişeyle yaklaştı Meme kanserinden sonra yemek borusunda tümör görüldüğünü söyleyen Yılmaz, "Yemek borusunda tespit edilen tümör küçük olduğu için Elazığ’daki onkolog bir Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD) denilen bir ameliyat önerdi. Ancak daha öncesinde radyoterapi aldığımız için doktorlarımız ESD yapamayacaklarını, riskli olduğunu belirttiler. ESD, belli bir aşamada tespit edilen tümörlerin kazıma işlemine deniyor. Özel teknolojilerle tümörlü kısmı vücuttan uzaklaştırıyorlar. Ama ben önceden bir kemoterapi ve radyoterapi tedavisi aldığım için doktorlar ESD uygulamasına endişeyle yaklaştı. Eğer radyoterapi ya da kemoterapi süreçlerim olmasaydı, bu ameliyatı daha kolay bir şekilde olabilirdim" sözlerini kaydetti. Zor bir ameliyattı ama bir sözü yetti Ameliyat olmak ve sağlığına kavuşmak adına doktor doktor gezen Yılmaz, son olarak bir tavsiye üzerine Doç. Dr. Süleyman Günay’a ulaştıklarını anlattı. Bu zamana kadar ulaştıkları doktorlardan ESD uygulamasına dair olumlu yanıt alamadıklarını aktaran Yılmaz, "İlk defa birisi bize olumlu dönüş yaptı. İstanbul’daki birçok doktora evraklarımızı gönderdik. Ama yapamayacaklarını söylediler. Yemek borusu ameliyatı çok zor bir ameliyattı. Ya ESD yapılacaktı ya da cerrahi bir operasyon geçirecektim. ESD’yi Doç. Dr. Süleyman Günay yaptı. İnsan böyle zamanlarda bir umut ışığı arıyor" diye konuştu. Penbe Yılmaz’a uygulanan tedavi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Süleyman Günay, "Hasta daha öncesinde radyoterapi ve kemoterapi aldığı için ESD işlemini yapmak zorlaşıyor ve hasta bazı komplikasyonlara açık hale geliyor. Çünkü kemoterapi ve radyoterapi sırasında hastanın yemek borusundaki tabakalar birbirine yapışıyor. Bu da ameliyatı riskli kategoriye taşıdığından, ESD işlemini uygulamak zorlaşabiliyor. Ancak bu tür hastalara endoskopik tedavi imkanı sunulabilir" sözlerini kaydetti. Doç. Dr. Süleyman Günay, ESD operasyonuyla Penbe Yılmaz’ın yemek borusundaki tümörün temizlendiğini ve hastanın biyopsi sonucunun temiz çıktığını söyledi. Hastaların çoğuna cerrahi işlem öneriliyor Hasta Penbe Yılmaz’ın vakasında olduğu gibi çoğu hastaya cerrahi ameliyat önerildiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, "Cerrahi müdahale sonrası hastanın yaşam konforu bozulabiliyor. Ameliyata bağlı ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Yemek borusunun bir kısmı alınıp tekrar mide ile ağızlaştırınca hastalarda reflü atakları olabiliyor. Mide boşalım problemleri olabiliyor" diye konuştu. Hastaya, Endoskopik Mukoza Rezeksiyonu (EMR) yapılması mümkün olmadığında ESD yapıldığını aktaran Doç. Dr. Süleyman Günay, "ESD denilen işlem, kalın bağırsakta daha rahat ve güvenli yapılabilir. Ama yemek borusu çok ince olduğundan aynı işlemi bu bölgede yapmak daha büyük hassasiyet gerektiriyor" dedi. Doç. Dr. Süleyman Günay, hastaların cerrahi işlemden önce mutlaka uzman görüşü alarak, endoskopik tedavinin mümkün olup olmayacağını öğrenmelerini tavsiye etti.
Sigara Bırakma Poliklinikleri’nde görev alacak personele eğitim verildi
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:20 Sigara Bırakma Poliklinikleri’nde görev alacak personele eğitim verildi Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, tütün bağımlılığı konusunda etkin çalışmaların yürütüldüğü Sigara Bırakma Poliklinikleri’nde görev alacak personellere yönelik eğitim düzenledi. Bursa’da sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ücretsiz tedavi hizmeti veren ve birçok vatandaşın sigaradan kurtulmasına vesile olan sigara bırakma polikliniklerinin sayısının ve niteliğinin artması için çalışmalar devam ediyor. Son olarak Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde yeni açılacak sigara bırakma polikliniklerinde görev alacak hekim, psikolog ve hemşirelere yönelik sigara bağımlılığı konusunda eğitim düzenlendi. Eğitime, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz, Uludağ Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.B.D. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Hekimi Doç. Dr. Gülgün Çetintaş ile sağlıklı hayat merkezi sorumlu hekimleri ve sigara bırakma polikliniği sorumlu hekimleri katıldı. Bağımlılık düzeyine göre tedavi Öte yandan yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, bu merkezlerde tütün bağımlılığı ile etkin mücadelenin yürütüldüğünü vurguladı. Polikliniklere başvuran çok sayıda vatandaşın sigarayı bıraktığını belirten Çetin, "Bu merkezlerde tütün ürünü bağımlıları, genel bir sağlık bakış açısıyla değerlendirilerek bağımlılık düzeyleri ortaya konulmaktadır. Gerekli testler, laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri yapılmaktadır. Değerlendirme sonucunda farmakalojik tedavi düzenlenmekte, gerekli durumlarda davranışsal danışmanlık hizmeti verilmektedir" dedi. Yaygınlaştırılması hedefleniyor Sertifikalarını alan hekim, psikolog ve hemşirelerin görev yaptıkları kurumlarda ücretsiz tedavi ve danışmanlık hizmeti vereceğinin altını çizen Çetin, "Eğitimlerin ardından öncelikle ilçe sağlık müdürlükleri olmak üzere tüm sağlık kuruluşlarında en az 1 sigara bırakma polikliniği açılarak yaygınlaştırılması ve buralarda tütün ürünü bağımlısı vatandaşların bağımlılıktan kurtulmaları hedeflenmektedir" diye konuştu. Son olarak; sigara bırakma polikliniklerine başvurmak isteyen vatandaşların ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak bilgi alabileceğini söyledi.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gündüz:  "Carnivore diyet kalp damar hastalıklarına neden olabilir"
18 Temmuz 2025 Cuma - 09:45 Beslenme ve Diyet Uzmanı Gündüz: "Carnivore diyet kalp damar hastalıklarına neden olabilir" Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, Carnivore (etobur) diyeti gibi trendlerin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, "Kolesterol, kalp damar hastalıklarına ve kabızlığa neden olabilir. Hatta kalıcı zararlar verebilir" uyarısında bulundu. Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, popülerliği giderek artan beslenme akımlarından biri olan "carnivore beslenme" hakkında bilgiler vererek sağlık için uygun olup olmadığını, kimlerin uygulayabileceğini ve nasıl sonuçları olabileceğini anlattı. Hızla kilo vermeyi vadeden protein diyetlerinin dönem dönem popüler olduğuna değinen Diyetisyen Gündüz, "İsveç diyeti, dukan diyeti, taş devri (paleo diyet), ketojenik diyetler ve şimdi de carnivore diyet... İnsanların kısa zamanda hızlı kilo verme istekleri geçmişten günümüze hep var olmuştur, sağlıklı beslenmenin temeli oturmadığı müddetçe de gerek ülkemizde gerek dünyada bu tarz diyetler ne yazık ki popüler olmaya devam edecektir" diye konuştu. Carnivore kelimesinin "etobur" anlamına geldiğini; bu beslenme modelinin, tamamen hayvansal ürünlerden oluşan bir beslenme modeli olduğunu belirten Gündüz, diyetin temelini kırmızı et, tavuk ve hindi eti, balık, yumurta ile hayvansal ürünlerden yapılan şarküteri ve diğer et ürünlerinin oluşturduğunu dile getirdi. Carnivore beslenme düzeninin tüm sebzeleri, meyveleri, tahılları, baklagilleri ve tohumları beslenme programının dışında bıraktığını ve bu yüzden bazı kaynaklarda "sıfır karbonhidrat diyeti" olarak da adlandırıldığını söyledi. "Bir çeşit ketojenik diyet" Bu beslenme tipinin bir tür ketojenik diyet olduğuna işaret eden Diyetisyen Gündüz, "Ketojenik diyetin mantığı, glikoz ve diğer şeker türlerinden yeterli enerji ihtiyacı sağlanmamasıdır ve bu durumda vücut enerji kaynağı olarak yağları kullanır. Tipik bir ketojenik diyette, günlük enerji ihtiyacının büyük bir kısmı protein ve yağlardan karşılanır, yüzde 10’luk kısımda da karbonhidratlar olur. Ancak carnivore diyette, ketojenik diyetten farklı olarak karbonhidrata hiç yer verilmez. Yüksek protein ağırlıklı beslenmek; böbrek fonksiyonlarının bozulmasına ve kalp damar hastalıklarına neden olabilir. Hayvansal et ürünlerinin doymuş yağ içerir. Doymuş yağ da hem kısa hem de uzun vadede kötü kolesterol olarak adlandırılan LDL‘nin yükselmesine neden olur. Osteoporoz, böbrek taşı oluşum risklerini de arttırır" dedi. Bu diyetin dezavantajlarına değinen Diyetisyen Gündüz, "İlk başta sabah kahvaltıda pastırmalı yumurta, akşam yemeğinde ise lezzetli bir bonfile yemek kulağa hoş gelse de yapılan çalışmalarda bu diyeti uygulayan kişilerdeki en yaygın negatif semptom; tiksinme ve kabızlık problemi olmuştur" diye konuştu. Tüm bunlara dayanarak Carnivore diyetini değerlendiren Diyetisyen Gündüz şunları söyledi: "Sonuç olarak hızla kilo vermek için yapılan protein diyetleri, kısa zamanda aynadaki görüntünüzün değişmesine neden olsa da sürdürülebilir değildir ve sağlığınıza kalıcı zararlar verebilir. Sağlıklı beslenmek, beslenme düzeni oluşturmak her zaman çok kolay olmayabiliyor. Bu noktada bir beslenme uzmanından destek alarak, beslenme alışkanlığı kazanmak için destek alabilirsiniz."
Aşırı sıcaklar beyin kanaması riskini artırıyor
18 Temmuz 2025 Cuma - 09:18 Aşırı sıcaklar beyin kanaması riskini artırıyor Adana’da aşırı sıcaklarda dışarıda vakit geçirmek beyin kanamasına yol açabiliyor. Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, "Aşırı sıcaklara maruz kaldığınızda beyin, buna hemen tepki olarak onu dengelemeye çalışır. Kalp hızı artar ve eğer yaşlıysanız, damar duvarınız zayıfsa, idrar söktürücü ilaç kullanıyorsanız, tansiyon hastasıysanız bu durumlar beyinde kanamaya yol açar" dedi. Adana’da termometreler mevsim normallerinin çok üzerinde seyrederken, kent genelinde kavurucu sıcaklar etkisini sürdürüyor. Son günlerde 40 dereceyi aşan hava sıcaklığı nedeniyle vatandaşlar serinlemek için gölge ve kapalı alanlara yöneliyor. Beyin kanaması riski yüksek Uzmanlar, özellikle uzun süre güneş altında kalmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle sıcak havalarda şapka takmadan yürümek veya çalışmak beyin kanamasına neden olabiliyor. "Sıcaklar herkeste beyin kanamasına yol açmaz" Konuyla ilgili Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Şen, aşırı sıcakların insan sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, "Aşırı sıcaklar beyin kanamasına yol açabilir. Ancak bu sıcaklar herkeste beyin kanamasına yol açmaz. Aşırı sıcaklarda beynin tansiyondaki oynamalara karşı kendisini koruduğu oto regülasyon sistemi var. Sıcak havalarda damarlarda aşırı bir genişleme, bunun sonucu olarak da tansiyonda düşme olur. Tansiyon düşmesi ise beyne veya diğer organlara giden kan miktarlarında azalmaya yol açar. Beyinde buna hemen tepki olarak onu dengelemeye çalışır. Kalp hızı artar ve eğer yaşlıysanız, damar duvarınız zayıfsa, idrar söktürücü ilaç kullanıyorsanız, tansiyon hastasıysanız bu durumlar beyinde kanamaya yol açar" ifadelerini kullandı. "Yeteri kadar sıvı almamak kanda koyulaşmaya yol açıyor" Tansiyon hastaları ve idrar söktürücü ilaç kullananların daha dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Şen, "Aşırı sıcaklarda beraberinde terlemede fazla olduğu için vücut sıvı kaybediyor. Yeteri kadar sıvıyı vücuda almadığınızda ise kanda koyulaşma, yoğunlaşma oluyor. Bu yoğunlukta beyin ve kalp damarlarında tıkanıklığa yol açarak felçlik yapar ya da kalp, fazla efor harcayarak tansiyon hastalığı olarak kendisini gösterebilir. Tansiyon hastasıysanız, idrar söktürücü ilaçlar alıyorsanız muhakkak dikkatli olmanız gerekiyor" diye konuştu. Öte yandan Prof. Dr. Orhan Şen, özellikle yaşlılar, tansiyon hastaları ve ağır işlerde çalışanların sıcak saatlerde dışarı çıkmamalarını, bol sıvı tüketmelerini ve güneşten korunmalarını önerdi.