SAĞLIK
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:26 Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli" Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" dedi. Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir" diye konuştu. "İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor" Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu. "İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor" Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. "Korunma önlemleri önem taşıyor" Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" açıklamasında bulundu. "COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor" Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: "Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:25 Profesörden ’Hantavirüs’ uyarısı: "Kapalı alanlar risk taşıyor" Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. Virüsün genellikle kemirgenlerden bulaştığını belirten Geyik, özellikle uzun süre kapalı kalan depo, gemi ve ambar gibi alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, gündemde olan hantavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bir turistik seyahat gemisinde görülen hantavirüs enfeksiyonu toplumda endişe oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir" dedi. Hantavirüs bulaş yolları Hantavirüsün insandan insana kolay bulaşan bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır" şeklinde konuştu. "1–8 hafta içinde ortaya çıkabilir" Belirtiler genellikle kemirgen teması sonrası 1–8 hafta içinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hastalık başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Yüksek ateş, halsizlik, aşırı yorgunluk, baş/kas/karın/sırt ağrıları, bulantı ve kusma sık görülen bulgulardır. Ağır vakalarda ise: öksürük, nefes darlığı, akciğer tutulumu, böbrek fonksiyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve yoğun bakım gereksinimi olabilir. Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden "böbrek sendromuna" rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür" ifadelerini kullandı. Korunma için hayati önlemler Fare ve kemirgen kontrolü şart olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Gıda depoları kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bırakılmamalı, çöp alanları düzenli temizlenmeli, gemilerde ve limanlarda profesyonel kemirgen kontrolü yapılmalıdır. Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda:N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır" açıklamasında bulundu. Risk altında olanlar ve risk durumu Dr. Mehmet Faruk Geyik şunları söyledi: Gemi personelleri, liman çalışanları, depo ve ambar çalışanları, temizlik personelleri, kampçılar ve kırsal alan çalışanları, uzun süre kapalı alan temizliği yapan kişiler risk altındadır. Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:18 Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" tanıtım toplantısı, Erzurum Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Program, tam buğday ekmeğiyle ilgili hazırlanan tanıtım filminin izletilmesiyle başladı. Ardından protokol üyeleri açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Toplantıda, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Murat Ağırtaş, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Kılıç ve Erzurum Valisi Aydın Baruş katılımcılara hitap etti. Programda, Sağlık Bakanlığı adına sunum yapan Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirer, sağlıklı beslenmenin toplum sağlığı açısından önemine dikkat çekti. Demirer, yaptığı konuşmada, "Sağlık kaybının çok önemli bir kısmı, yaklaşık dörtte biri beslenme alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Yanlış beslenme bugün birçok hastalığın temel sebeplerinden biri haline gelmiş durumda. Her yıl milyonlarca insan, sağlıksız beslenmeye bağlı hastalıklarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle kanser vakalarının önemli bir bölümü ve tip 2 diyabet hastalıkları, yanlış diyet alışkanlıklarıyla ilişkilendiriliyor. Dolayısıyla burada yapılması gereken şey çok açık. Öncelikle risk faktörlerini doğru belirleyeceğiz. Beslenmede nerede hata yaptığımızı tespit edeceğiz ve bunların iyileştirilmesi için planlı politikalar geliştireceğiz. Bugün burada özellikle üzerinde durduğumuz konu ise tam tahıl tüketiminin artırılmasıdır. Çünkü bu, sağlık açısından en önemli koruyucu faktörlerden biri olarak görülüyor. Bunu ortaya koyan yalnızca tek bir çalışma da yok. Yapılan başka araştırmalarda da tam tahıl tüketiminin yetersiz olmasının, ölüm oranları ve hastalık yüküyle doğrudan ilişkili olduğu ortaya konuldu. 28 ülkede, 6 milyondan fazla insanın verileri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, yeterli tam tahıl tüketiminin sağlık açısından en önemli koruyucu unsurlardan biri olduğu değerlendirildi" dedi. Sunumun ardından protokol üyeleri tarafından imza töreni gerçekleştirildi. Daha sonra protokol üyeleri tam buğday ürünlerinin sergilendiği stantları gezdi. Programa konuşmacıların yanı sıra Erzurum Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, Erzurum İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir, Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mesud Fakirullahoğlu, kurum müdürleri, STK temsilcileri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
TOGÜ PDRMER’den öğrencilere gizlilik esaslı psikolojik destek
24 Haziran 2025 Salı - 10:01 TOGÜ PDRMER’den öğrencilere gizlilik esaslı psikolojik destek Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRMER), öğrencilere ve başvuran bireylere gizlilik esaslı psikolojik danışmanlık hizmetleri sunarak yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. TOGÜ Taşlıçiftlik Kampüsü’nde faaliyet gösteren PDRMER; öğrenci, üniversite personeli ve dışarıdan başvuran bireylere psikolojik destek sağlayarak kapsamlı hizmetleriyle yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Tam zamanlı iki psikolog ve yarı zamanlı iki öğretim görevlisinin çalıştığı merkezde, üniversite Eğitim Fakültesi PDR Anabilim Dalı öğretim elemanları da çalışmalara destek oluyor. PDRMER uzman kadrosu ile başta üniversite öğrencileri olmak üzere, talepte bulunan tüm bireylere psikolojik yardım hizmetleri sunuyor. Önemli bir geçiş süreci olarak üniversite yaşamı Üniversite yıllarının ergenlik ile yetişkinlik arasında önemli bir geçiş evresi olduğunu vurgulayan PDRMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Sarıkaya bu dönemde verilen psikolojik yardım hizmetlerinin önemine değindi. Dr. Sarıkaya "Kimi öğrencimiz önceki yıllardan taşıdığı sorunlarla üniversite sıralarına geliyor, kimi ise bu yıllarda çeşitli sorunlar yaşamaya başlıyor. Üniversite yıllarında sorunlarının çözülmesi ve yaşam tatminlerinin yükselmesi, iş ve aile yaşamına atılacakları yetişkinlik dönemi için sağlam bir temel oluşturuyor" dedi. Psikolojik danışma hizmetleri ve gizlilik PDRMER’de bireylere çocuk, aile vb. konularda psikolojik danışma hizmetleri sunuluyor. Bu süreçte gizliliğin önemine değinen Dr. Sarıkaya, bireylerin merkezin internet sitesi aracılığıyla çevrimiçi bir şekilde randevu oluşturabildiğini belirterek hem kullanılan randevu programının hem de diğer tüm danışan bilgilerinin hiçbir kurumla paylaşılmadığını, gizlilik içerisinde saklandığını ifade etti. Dr. Sarıkaya "Bize başvuran bireyler, ileride karşıma çıkar mı kaygısı taşımadan rahatlıkla psikolojik danışma hizmetlerinden faydalanabilir" dedi.
Kene çıkarırken yapılan hatalar ölümle sonuçlanabiliyor
24 Haziran 2025 Salı - 09:46 Kene çıkarırken yapılan hatalar ölümle sonuçlanabiliyor Tokat Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Bahadır Orkun Özbay, vücuda yapışan kene üzerine ateş basmanın ve kimyasal dökmenin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskini artırdığını belirtti. Tokat Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Bahadır Orkun Özbay, yaz aylarında artan kene temaslarına karşı vatandaşları uyardı. KKKA hastalığının keneler yoluyla bulaşan tehlikeli bir virüs enfeksiyonu olduğunu belirten Özbay, özellikle kenenin çıkarılması sürecinde yapılan yanlışların hayati risk taşıdığını söyledi. "Üzerine ateşle basmak kesinlikle yanlıştır" Dr. Özbay, kene vücuda tutunduğunda en hızlı şekilde, çıplak elle temas etmeden ve ezilmeden çıkarılması gerektiğini vurgulayarak, "Kene üzerine kimyasal madde dökmek ya da üzerine ateş basmak kesinlikle yanlıştır. Bu tür uygulamalar, virüsün kana karışma ihtimalini artırır" dedi. Keneyi çıkartırken cımbız, eldiven ya da naylon poşet kullanın Kenenin uygun bir cımbız, eldiven ya da naylon poşet yardımıyla çıkarılabileceğini ifade eden Özbay, çıkarılamaması durumunda en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Özbay, her kenenin hastalık taşımadığını, ancak KKKA virüsünün bulaşma riskine karşı temkinli olunması gerektiğini belirtti. İlk 10 gün kritik Kene tutunmasından sonraki 10 günlük sürenin önemli olduğunu ifade eden Özbay, "Bu süreçte ateş, kas ve karın ağrısı, ishal, kusma gibi belirtiler gözlemlenirse mutlaka doktora başvurulmalı" diye konuştu. Özbay ayrıca kenelerin zıplamadığını, tırmanarak vücuda ulaştığını hatırlatarak, özellikle saç dipleri, koltuk altı ve kasık gibi bölgelerin dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Öztürk: "Kötü hatıralardan kurtulmak EMDR ile mümkün olabilir"
24 Haziran 2025 Salı - 09:37 Psikiyatri Uzmanı Dr. Öztürk: "Kötü hatıralardan kurtulmak EMDR ile mümkün olabilir" EMDR terapisi ile kötü hatıralardan kurtulmanın mümkün olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Hakan Öztürk, "EMDR terapisi son yıllarda ruh sağlığı alanında uygulamada yaygınlaşan, travmatik ve olumsuz hatıraların göz hareketleri eşliğinde zihinsel olarak yeniden işlenmesi yoluyla iyileşme sağlayan bir terapi yöntemidir. Sistemli ve yapılandırılmış bir terapi türü olmakla birlikte hızlı ve etkilidir. Özellikle travma ilişkili ruhsal bozukluklarda ve diğer birçok ruhsal bozuklukta etkinlikle uygulanabilir" dedi. Medical Park Adana Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Hakan Öztürk, EMDR terapisi hakkında açıklamalarda bulundu. EMDR terapisinin ne olduğundan bahseden Dr. Öztürk, "EMDR terapisi son yıllarda ruh sağlığı alanında uygulamada yaygınlaşan, travmatik ve olumsuz hatıraların göz hareketleri eşliğinde zihinsel olarak yeniden işlenmesi yoluyla iyileşme sağlayan bir terapi yöntemidir. Sistemli ve yapılandırılmış bir terapi türü olmakla birlikte hızlı ve etkilidir. Özellikle travma ilişkili ruhsal bozukluklarda ve diğer birçok ruhsal bozuklukta etkinlikle uygulanabilir" dedi. "Kişiye olumsuz etkileri azaltılabilir" Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Öztürk, "Ölümle karşı karşıya gelmek, yaralanmak, savaş, doğal afetler, trafik kazaları, cinsel saldırılar, darp, işkence gibi travmatik olayları yaşamak ya da bu travmayı yaşayanlara şahit olmak travma ilişkili ruhsal bozukluklara neden olabilir. Ruhsal travmalarımız ve rahatsız edici hatıralarımız beynimizde işlenmeyip, zihinsel olarak çözümlenmediğinde etkilerini aylarca hatta yıllarca devam ettirebilir. Bu durum travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve kaygı bozukluklarına neden olabilir. EMDR terapisiyle bu kötü hatıralar göz hareketleri eşliğinde zihnimizde sağlıklı bir şekilde işlenerek, kişiye olan olumsuz etkileri azaltılabilir, rahatsız etmeyecek ve ruhsal bozukluk oluşturmayacak hatıralara dönüşmesi sağlanabilir. Kötü hatıralardan kurtulmak EMDR ile mümkün olabilir" diye konuştu. "Ortalama 45-60 dakikalık, 4-12 seans uygulanmaktadır" EMDR terapisinin uygulanmasıyla ilgili de bilgi veren Dr. Öztürk,"8 aşamalı olarak, hastanın durumuna göre ortalama 45-60 dakikalık, 4-12 seans uygulanmaktadır. Terapi sırasında hasta travmatik ya da olumsuz anıyla, kendisiyle ilgili duygular ve bedensel duyumları belirlemesi istenir. Bunun dışında hasta olumlu bir inancı da belirler. Terapist danışanın olumlu inancı ve olumsuz duyguların yoğunluğunu derecelendirmesine yardımcı olur. Bundan sonra danışana görüntüye, olumsuz düşünceye ve vücut duyumlarına odaklanması ve aynı anda çift taraflı uyarım kullanarak EMDR işlemesine katılması talimatı verilir. Bu setler göz hareketleri, dokunuşlar veya sesler içerebilir. Bu setlerin türü ve uzunluğu her danışan için farklıdır. Bu sırada hastaya o anda olan her şeyi fark etmesi talimatı verilir. Göz hareketleriyle yapılan uyarımda, terapist elini ya da parmağını kullanarak, danışanın başını hareket ettirmeden, sadece gözlerini sağa-sola hareket ettirmesini sağlar. Dokunsal uyarımlar, hastanın dizlerine bir aracı ile ritmik şekilde sağ ve sol dize dokunuşlar yapılarak gerçekleştirilebilir. İşitmeyle ilgili uyarımlar ise hastanın sağ-sol kulağına ritmik şekilde ses uyarısı gönderilir. Bunlar çeşitli aparatlar kullanılarak da uygulanabilir. Hangi uyarım çeşidinin kullanılacağına hastayla birlikte karar verilir" ifadelerini kullandı. "Talimatları uygulayabilecek çocuk, ergen ve yaşlılarda kullanılabilir" Dr. Öztürk, "EMDR terapisinin hafif dereceli göz yorgunluğu ve travmatik anının canlanması nedeniyle kısa süreli rahatsızlık hissi dışında belirgin bir yan etkisi bulunmadığını kaydederek, "Verilen talimatları uygulayabilecek çocuk, ergen ve yaşlılarda kullanılabilir. Terapi süreci uygulayıcı ve hasta ile birlikte planlanmalıdır. Tek başına ve diğer tedavi seçenekleriyle birlikte uygulanabilir ve hızlı etkisi nedeniyle ilk sırada tercih edilebilir. EMDR terapisi özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile birlikte de uygulanabilir. Özellikle travmanın ön planda olmadığı ruhsal bozukluklarda ilk seçenek olarak BDT terapisinin uygulanması daha uygun görülmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ümit Hastanesi’nde yapılan ameliyatta yapay mesane ile sağlığına kavuştu
24 Haziran 2025 Salı - 09:37 Ümit Hastanesi’nde yapılan ameliyatta yapay mesane ile sağlığına kavuştu Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’nde mesane tümörü tanısı konulan 59 yaşındaki Namık Demir, başarılı bir ameliyatla hem kanserli dokulardan kurtuldu, hem de bağırsağından yapılan yapay mesane ile sağlıklı bir yaşama adım attı. Hastaneye başvuran Namık Demir’in, yapılan muayenelerin ardından ameliyat olacağına karar verildi. Ameliyatı gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Eren, hastanın daha önce defalarca tümör nedeniyle operasyon geçirdiğini, son kontrolünde ise tümörün mesane kas dokusuna ve çevre dokulara yayılma riski gösterdiğini belirtti. Bu nedenle, "radikal sistektomi" adı verilen ve mesanenin prostat ve çevre dokularla birlikte alındığı, ardından hastanın bağırsağından yeni bir yapay mesane oluşturulan ameliyat kararı alındı. Op. Dr. Eren, yaklaşık 4-5 saat süren ve Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul ile Genel Cerrah Op. Dr. Özgür Kırdök’ün iş birliğiyle başarıyla bir operasyon gerçekleştirdiklerini söyledi. Yapılan ameliyat ile; yapay mesane oluşturularak hastanın idrar fonksiyonları sürdürülebilir hale getirildi. "Yapay mesane nadir ve hayat kurtaran bir yöntem" Op. Dr. Eren, bu tür ameliyatların Türkiye’de yalnızca sınırlı sayıda merkezde yapılabildiğini vurgulayarak, "Hastanın bağırsağından yeni bir mesane hazırlıyoruz. Böbrekten gelen idrar kanalları bu yeni mesaneye bağlanıyor. "Yoğun takip ile başarılı sonuç" Ameliyat sonrası süreci değerlendiren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökçe Kundakçı Gelir, hastanın "Böbrek fonksiyonlarını ve enfeksiyon riskini yakından izlediklerini ifade eden Dr. Gelir, "Kan tuzları ve karaciğer enzimleri normale döndükten sonra hastamızı servise aldık. Şu anda genel durumu çok iyi, iyileşme sürecini sağlıklı şekilde sürdürüyor." dedi. "Yeniden doğmuş gibiyim" Ameliyat olan Namık Demir ise bir yıl süren tümör mücadelesi sonrası yaşadığı rahatlığı anlatarak, "İdrar yapamamak, ağrılar ve uykusuzluk hayatımı alt üst etmişti. Artık gece deliksiz uyuyabiliyorum. Şimdi kansersizim ve yeniden doğmuş gibiyim. En küçük şüphede mutlaka doktora gidin. Ben zamanında gittim ve şifamı buldum" diyerek hastalığın ertelenmeden tedavi edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Makedonya’dan geldi, depremzede şehirde şifa buldu
24 Haziran 2025 Salı - 09:36 Makedonya’dan geldi, depremzede şehirde şifa buldu Makedonya’da iki kez ameliyat olup iyileşmeyince hastaneden kovalanırcasına gönderildiğini ileri süren hasta, Kahramanmaraş’ta geçirdiği başarılı bel fıtığı ameliyatı sonrası sağlığına kavuştu. Makedonya’da yaşayan 48 yaşındaki Ali Ahmedov, bel fıtığı nedeniyle ülkesinde bulamadığı şifayı Kahramanmaraş’taki Özel Sular Akademi Hastanesi’nde buldu. Daha önce Makedonya’da 2 kez ameliyat geçiren Ahmedov, ardından önce Kayseri sonra Ankara’da da tedaviler gördü. Ancak şikayetleri devam eden hasta, sosyal medya üzerinden Kahramanmaraş’taki Özel Sular Akademi Hastanesi’ne ulaştı. Hasta, yapılan değerlendirmelerin ardından ameliyat edilmesi için kente davet edildi. Şehre gelen hasta, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Zeki Yılmaz tarafından ameliyata alındı. Yapışıklıkların temizlendiği ve lomber stabilizasyon (platin vida takılması) operasyonu yapıldığı başarılı geçtiği belirtildi. İki büklüm geldiği hastanedeki operasyondan sonra Ahmedov ayağa kalktı. "Hastamız bize güvendi, ameliyatını gerçekleştirdik" Yabancı uyruklu hastanın ameliyatını yapan Op. Dr. Zeki Yılmaz "Hastamız Ali Ahmedov Makedonya’dan ülkemize, şehrimize geldi. Makedonya’da iki kez ameliyat olmuş fakat ameliyatlardan fayda görmemiş. Daha sonra hastamız bir kez Kayseri’ye gelmiş, girişimsel bir tedavi görmüş fakat ondan da fayda görmemiş. En son hastamız Ankara’ya geliyor Ankara’da yine girişimsel bir tedavi lomber enjeksiyon yapılıyor fakat bu tedavinin de faydası olmuyor. Hastamız sosyal medya üzerinden bize ulaşıyor. Daha sonra Makedonya sosyal politikalar Bakan yardımcısı bize ulaşarak filmlerini gönderdi. Biz de durum değerlendirmesi yaparak bu ameliyatı yapabileceğimizi söyledik. Görüşmeler sonrasında hastamız bize güvenerek Makedonya’dan ülkemize, daha sonra şehrimize teşrif etti. Biz de dün itibariyle ameliyatını gerçekleştirdik" dedi. "Yürüyemeyecek durumdaydı" Hastanın daha önce iki kez bel fıtığı ameliyatı yapıldığına dikkat çeken Yılmaz, "Sonrasında yapışıklıklar gerçekleştiği için hastamız bize geldiğinde neredeyse yürüyemeyecek durumdaydı. Biz de o yapışıklıkları açtıktan sonra lomber stabilizasyon dediğimiz platin vidaları takma ameliyatı gerçekleştirdik. Burada da ameliyat olarak hedeflerimize tamamıyla ulaşarak sonrası hastamızın mutlu bir şekilde yürüyüşüne şahit olduk. Kahramanmaraş gibi asrın felaketine maruz kalan bir şehrin bu tarz güzel şeylerle anılması bizi çok mutlu etti. Planımız şikayetleri ciddi anlamda azalan hastamızı 2-3 gün takip ettikten sonra inşallah ülkesine göndermek" diye konuştu. Ülkesindeki hastaneden kovuldu, Türkiye’de şifa buldu Hasta Ahmedov ise, "Doktorumuza çok teşekkür ederim. Ben Makedonya’dan buraya geldim Ancak iki büklüm yürüyebiliyordum. Makedonya Üsküp’te 2 kere ameliyat oldum iyileşmeyince bizi kovaladılar oradan. Sonra buradaki hastaneye geldik, ameliyat olduk ve başarılı geçti. Şu anda ağrım falan yok. Burada deprem olmuş, çok zor bir durum ve ona rağmen doktor bizi aldı ve ameliyat yaptı. Hastane ve herkese çok teşekkürler" şeklinde konuştu.
Tomarza Devlet Hastanesi’nde Panoramik Diş Röntgen Cihazı hizmete girdi
24 Haziran 2025 Salı - 09:34 Tomarza Devlet Hastanesi’nde Panoramik Diş Röntgen Cihazı hizmete girdi Tomarza Yaşar Karayel Devlet Hastanesi’ne Pusatlılar Dernek Yönetimi tarafından kazandırılan Panoramik Diş Röntgen Cihazı, açılışı yapılarak hizmete açıldı. AK Parti Tomarza İlçe Başkanı Turgut Koç’un göreve gelmesi ile birlikte Başkan Koç hastane yönetimi ile görüşmelerde bulundu. Hastane yönetimi ilk olarak aciliyette Panoramik Diş Röntgen Cihazını’nın olmaması nedeni ile vatandaşların Kayseri veya Develi’ye gitmek zorunda kaldığını bu nedenle hastanenin Panoramik Diş Röntgen Cihazı eksikliğinin giderilmesi konusunu dile getirdi. Başkan Koç’un Pusatlı Mahalle Muhtarı Halil Tanırgan ve akabinde Pusatlılar Dernek Başkanı Mustafa Özyolu ile yaptığı görüşmeler olumlu sonuç verdi. Pusatlılar Dernek Yönetimi Panoramik Diş Röntgen Cihazı alarak hastaneye bağışladı. Röntgen cihazının montajı ve gerekli izinlerin alınması ile birlikte Tomarza Devlet Hastanesi’nde tam teşekküllü diş röntgeni çekilmeye başladı. Panoramik Diş Röntgen Cihazının açılışına Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Yusuf Duman, AK Parti Tomarza İlçe Başkanı Turgut Koç, Tomarza Belediyesi Kültür Müdürü Fadime Kılıç, Pusatlılar Dernek Başkanı Mustafa Özyolu, Pusatlı Mahalle Muhtarı Halil Tanırgan başta olmak üzere hastane yönetimi ve hastanede görevli personeller katıldı. Panoramik Diş Röntgen Cihazı kurulduğu oda ziyaret edilerek açılışı yapıldı. Panoramik Diş Röntgeni ile ilk olarak Pusatlı Mahalle Muhtarı Halil Tanırgan’ın diş filmi çekildi. Tomarza Yaşar Karayel Devlet Hastanesi’ne diş röntgen cihazını bağışını yapan Pusatlı Dernek Başkanı Mustafa Özyolu’na, panoramik diş röntgen cihazının kazandırılmasında emekleri geçen AK Parti Tomarza İlçe Başkanı Turgut Koç’a ve Pusatlı Mahalle Muhtarı Halil Tanırgan’a teşekkür plaketi verilmesi ile program son buldu.
Kalp ritim bozukluğu elektriksel ablasyon ile 30 dakikada çözüldü
24 Haziran 2025 Salı - 09:31 Kalp ritim bozukluğu elektriksel ablasyon ile 30 dakikada çözüldü Eskişehir’de yaşayan 69 yaşındaki kadın, nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleriyle gittiği Eskişehir Şehir Hastanesi’nde, Türkiye’de oldukça nadir yapılan elektriksel ablasyon (Pulsed Field) isimli tedavi ile sağlığına kavuştu. Eskişehir’de kalp rahatsızlığı yaşayan 2 çocuk annesi Çiçek’e, yapılan muayeneler sonrası sonucunda kalbin küçük odacıklarının ritminin tamamen bozulduğu ve buna bağlı olarak sonucu kalp atımlarında hızlanma ile düzensizlik olduğu tespit edildi. 69 yaşındaki kadına kalp ritim bozukluğu (Atriyal Fibrilasyon) tanısı kondu. Türkiye’de yeni olan tedavi hastaya uygulandı Yapılan tedavi yöntemlerine rağmen Zeynep Çiçek bir sonuç alamazken, şikayetleri de sona ermedi. Ritim bozukluğunu tetikleyen etkenleri yok etmek için yeni bir yöntem olan elektriksel ablasyon (Pulsed Field) uygulanması için karar verildi. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde, Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mehmet Özgeyik ve ekibi tarafından operasyon yapıldı. Yaklaşık bir saat süren kapalı ameliyetta, hastaya kalpte ritim bozukluğu oluşturan dokuya yüksek frekanslı ve kısa süreli yüksek enerji uygulamaları olan elektriksel ablasyon verildi. Isı ya da soğuk enerji kullanan klasik ablasyon yöntemlerinden farklı olarak uygulanan elektriksel ablasyon işlemi başarıl bir şekilde uygulandı. 69 yaşındaki kadın sağlığına bu yolla kavuşmuş oldu. Son kontrolleri yapılan Zeynep Çiçek, yakında taburcu edileceği öğrenildi. "Dünyada uygulanıyor fakat hastanemizde ilk kez uygulandı" Doç. Dr. Mehmet Özgeyik, bu yöntemin bazı gelişmiş ülkelerde yaklaşık 5 yıldır kullanıldığına değinirken, Türkiye’de ise yeni olduğunu ifade etti. Özgeyik, "Hastamız, uzun süredir devam eden bir ritim bozukluğu, tanısıyla bize başvurmuştu. Kendisinde nefes darlığı ve çarpıntı gibi çeşitli şikâyetler mevcuttu. Uygun tedavilere rağmen şikâyetleri devam ettiği için ablasyon işlemi planladık. Hastamıza, Türkiye’de kamu hastanelerinde ilk kez uygulanan elektriksel ablasyon yöntemini kullandık. Bu sistem, dünyada yaklaşık 4-5 yıldır mevcut ve gelişmiş ülkelerde uygulanıyor. Ülkemizde ise yeni yeni kullanılmaya başlandı. Ödeme şartlarının düzeltilmesi ve hastanemizin desteğiyle bu sistemi hastanemize kazandırdık. Bu sistemin avantajları ve dezavantajlarından bahsedecek olursak; normalde hastalarımıza yakma veya dondurma işlemleri uyguluyoruz. Elektriksel ablasyon, üçüncü bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada yaygın olarak kullanılıyor, ancak hastanemizde ve Türkiye’deki kamu hastanelerinde ilk kez bizim merkezimizde uygulandı. İşlem yaklaşık 1 saat sürdü. Normalde yakma veya dondurma işlemleri de 1-1 buçuk saat sürüyor. İlk kez uyguladığımız için daha dikkatli olmamız gerektiğinden süre biraz uzadı. Ancak bu yöntemin avantajı, klinik tecrübemiz arttıkça işlemin yaklaşık yarım saate kadar kısalabilecek olması. Böylece çok etkili bir yöntemle hastalarımıza ablasyon işlemini hızlıca uygulayabileceğiz" dedi. "İşlem sırasında hastamızın ritmi normale döndü" Yöntemin nadir uygulandığına değinen Mehmet Özgeyik şöyle devam etti; "İşlem, Türkiye’de ilk olarak Hacettepe Üniversitesi’nde yapıldı. Oradaki hocalarımız, 8-10-12 vaka civarında deneyim kazandılar. Onların klinik tecrübelerinden faydalanmak için Prof. Dr. Kudret Aytemir ve Prof. Dr. Hikmet Yorgun’u eğitmen ve proktör olarak merkezimize davet ettik. Ayrıca, Ankara Tıp Fakültesi’nden, birlikte çalıştığım Prof. Dr. Başar Cendemir de vakaya eşlik etti. Ben, bu yöntemi öğrenmek için İngiltere’de gözlemci (observer) eğitimine katılmıştım ve orada 50-60 vakayı gözlemleme fırsatı buldum. Ancak, ilk kez kendi elimle, hocalarımızın eşliğinde ve yardımlarıyla bu vakayı gerçekleştirdik. Hastamızın sağlık durumu şu anda çok iyi. Normalde bu işlemden bir gün sonra, bir problem yoksa hastayı taburcu edebiliyoruz. Ancak ilk kez uyguladığımız için hastamızı 2-3 gün gözlem altında tuttuk. İşlem sırasında hastamızın ritmi normale döndü, ki bu bizim için en sevindirici sonuçlardan biri ve başarının en önemli göstergesi. Hastamız, şikâyetlerinin azaldığını belirtiyor. Bugün akşamüstü hastamızı taburcu etmeyi planlıyoruz." "Bu sistemin yaygınlaşacağını öngörüyoruz" Diğer yöntemlere göre bu yöntemin artılarından bahseden Özgeyik,"Yakma ve dondurma yöntemlerine göre bu yöntemin avantajlarını vurgulayacak olursak: Kliniğimizde ve Türkiye genelinde yakma ve dondurma işlemleri yaygın. Dondurma daha eski bir yöntem, çoğu merkezde kullanılıyor. Yakma işlemi ise daha az merkezde uygulanıyor çünkü daha teknik bir işlem. Elektriksel ablasyon yöntemi ise dünyada, özellikle 2021’den beri rutin olarak kullanılıyor. Ülkemizde bu sistemin yaygınlaşacağını öngörüyoruz. Kamu hastanelerinde daha önce uygulanmamıştı; Hacettepe Üniversitesi’nden sonra devlet hastanesi olarak bunu gerçekleştiren ikinci merkez biziz. Bu konuda bize destek veren hastane yönetimimize ve Sağlık Müdürümüze teşekkür borçluyuz. Onların sayesinde bu sistemi hastanemize kazandırdık." ifadelerini kullandı. Sağlığına kavuşan hasta Zeynep Çiçek, "Bir yakınımın tavsiyesi sayesinde doktorumuz Mehmet Özgeyik’e geldim. Operasyon sonrası eski halime göre çok daha iyiyim. Herkese teşekkür ediyorum." dedi.
Uzmanından uyarı: "Karaciğer hastalıkları dünya genelinde 2 milyondan fazla ölüme sebep oluyor"
24 Haziran 2025 Salı - 09:30 Uzmanından uyarı: "Karaciğer hastalıkları dünya genelinde 2 milyondan fazla ölüme sebep oluyor" Karaciğerin vücuttaki en önemli organlardan biri olduğunu hatırlatan Güven Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Işık, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl 2 milyondan fazla kişinin hayatını kaybettiğini vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her yıl 2 milyondan fazla kişinin karaciğer hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Işık, bu ölümlerin yaklaşık 1,3 milyonu siroz kaynaklı olurken, hepatit B ve C gibi viral enfeksiyonların da yılda 1,3 milyon hayatın kaybedilmesine neden olduğunun altını çizdi. Karaciğer hastalıklarının dünya genelindeki tüm ölümlerin yüzde 4’ünden sorumlu olduğunu belirten Prof. Dr. Işık, "Bu oranlar, karaciğer hastalıklarının artık sadece bir sindirim sistemi sorunu değil, küresel bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’de karaciğer nakli bekleyen hasta sayısının her yıl arttığını ve bekleme süresinin ortalama 125 güne kadar uzadığını söyleyen Işık, "Bu süreçte bazı hastalar yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyor. Nakil kararı zamanında verilmediğinde hastalar geri dönülemez bir tabloyla karşı karşıya kalabiliyor" diye konuştu. Karaciğer yetmezliğinin kronik ve akut olmak üzere iki şekilde görüldüğünü belirten Işık, sürecin her iki durumda da yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bilinç değişiklikleri, tekrarlayan kanamalar, karında sıvı birikimi gibi komplikasyonlar gelişmişse ve karaciğer fonksiyonları geri döndürülemeyecek şekilde bozulmuşsa, karaciğer nakli hayat kurtarıcı bir tedavi seçeneği haline gelir" dedi. Türkiye’de organ bağış oranlarının hala düşük seviyelerde olduğuna da değinen Prof. Dr. Işık, kadavra donör sayısının artırılmasının hayati önemde olduğunu belirterek, "Canlı donörden yapılan nakiller elbette önemli bir seçenek ama ideal olan, toplumsal farkındalıkla birlikte kadavradan bağışların artmasıdır" dedi. Erken tanı ve düzenli takip sürecinin önemine dikkat çeken Işık, "Nakil için ne çok erken ne de çok geç davranmalıyız. Zamanlamayı doğru yapabilmek için karaciğer hastalarının, bu konuda deneyimli merkezlerde düzenli izlem altında olması gerekiyor" uyarısında bulundu.