SAĞLIK
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:10 Astım belirtilerine dikkat çektiler Aydın’ın Nazilli ilçesinde Dünya Astım Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde vatandaşlar astım hastalığı konusunda bilgilendirildi. Nazilli Devlet Hastanesi tarafından Dünya Astım Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, astım hastalığında erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekildi. Hastane içerisinde kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara astım belirtileri, tetikleyici faktörler ve korunma yöntemleri hakkında detaylı bilgiler verildi. Sağlık personelleri tarafından vatandaşların soruları da yanıtlanırken, farkındalık oluşturmak amacıyla broşür ve afiş dağıtımı gerçekleştirildi. Etkinlikler kapsamında Dünya Astım Günü Eczacı ve Hemşire Eğitim Toplantısı için hastane personeline yönelik duyurular yapılarak yoğun katılım sağlandı. Eğitim programında sağlık çalışanlarına astım hastalığında güncel yaklaşım ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler aktarıldı. Öte yandan Nazilli Devlet Hastanesi Eğitim Salonu’nda stajyer öğrencilere yönelik gerçekleştirilen eğitimlerde "Astım" konusu ele alındı. Eğitimlerde genç sağlık çalışanı adaylarının mesleki bilgi ve farkındalıklarının artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Astım hastalığına yönelik hazırlanan tanıtım ve bilgilendirme videoları ise hastanenin bekleme alanlarında bulunan televizyon ekranlarında yayınlandı. Gerçekleştirilen etkinlikler ayrıca hastanenin sosyal medya hesapları ve kurumsal internet sitesi üzerinden de paylaşıldı. Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şafak Çalışkan, toplum sağlığını korumaya yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yıl boyunca devam edeceğini belirterek, astım belirtileri yaşayan vatandaşların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının önemine dikkat çekti.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:03 Mersin Üniversitesi Hastanesi Kazakistan’daki Sağlık Turizmi Fuarında tanıtıldı Kazakistan’da düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarına katılan Mersin Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği temaslarla sağlık turizmi alanındaki vizyonunu uluslararası platformda tanıttı. Dünyanın farklı ülkelerinden sağlık kuruluşları ile sektör profesyonellerini bir araya getiren fuarda, Mersin Üniversitesi Hastanesini Sağlık Turizmi Birim Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Aytan, Hastane Başmüdürü Yunus Fidan ve Müdür Yardımcısı Yücel Kaya temsil etti. Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerde hastanenin güçlü akademik yapısı, ileri teknolojiye sahip tıbbi altyapısı ve hasta odaklı hizmet anlayışı ön plana çıkarıldı. Heyet tarafından, Mersin Üniversitesi Hastanesinin yalnızca bölgesel değil uluslararası düzeyde de tercih edilen bir sağlık merkezi olma hedefi vurgulandı. Ziyaretçilere; onkolojik tedavilerden obezite cerrahisine, estetik uygulamalardan ileri cerrahi girişimlere kadar birçok alanda sunulan sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildi. Yabancı sağlık profesyonelleri ve sektör temsilcilerinin, hastanenin modern sağlık hizmetleri ile uzman kadrosuna yoğun ilgi gösterdiği belirtildi. Fuarda yapılan ikili görüşmeler kapsamında farklı ülkelerden sağlık kuruluşlarıyla yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği ifade edildi. Kurulan temasların, uluslararası hasta potansiyelinin artırılması ve sağlık turizmine yönelik ortak projelerin geliştirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiği kaydedildi. Fuar süresince Mersin Üniversitesi Hastanesi standına gösterilen yoğun ilginin, hastanenin uluslararası sağlık turizmi alanındaki bilinirliği ve güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyduğu bildirildi. Mersin Üniversitesi Hastanesinin sağlık turizmi alanındaki çalışmalarını sürdürerek Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil etmeye devam edeceği ifade edildi.
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
17 Haziran 2025 Salı - 13:04 Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi Adana Kozan’da hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar,, kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman,"Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor"dedi. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlnana el emeği ürünler, hastanede açılan sergide üç gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı. (BRL-HİV-
Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı
17 Haziran 2025 Salı - 12:29 Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Terapötik Aferez Merkezi 100. kök hücre naklini gerçekleştirdi. Merkez çalışanları 100. donör işlemini pasta keserek kutladı. Samsun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir" dedi. Sağlık Bakanlığı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türkiye Kök Hücre Merkezi (TÜRKÖK) 2023 yılında kuruldu. Kurulduğu günden bugüne kadar hastalara umut olan merkez 100. kök hücre naklini başarıyla gerçekleştirdi. 100. bağışçı olan polis memur Cumali Demir (29) için pasta kesildi. Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Merkezimizin 100. bağışçısının olduğu bir gündeyiz. Bu bağışlar bizim için çok anlamlı çünkü hayat kurtarıcı bir işlemdir. Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir. Verici adaylarını öncelikle biz değerlendiriyoruz. Sağlık taramasından geçiriyoruz. Vericinin ve donörün uyumlu olması gerekiyor. Bu işlem 3-4 saat sürüyor. Çok zor bir işlem değil" diye konuştu "Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" Bağışçı Cumali Demir, "Bir insanın hayatını kurtarmak için çabalıyoruz. Bunun önemini Kızılay’da çalışan görevliler anlattı. Bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Hasta ile eşleşmem olduğunu söylediler. Bende gönüllü olarak bunu verebileceğimi söyledim. Burada gerekli işlemler titizlikle yapıldı. Çok mutluyum. Bir insanın hayatını kurtarabilecek pozisyondayım. Herkesi bağışçı olmaya davet ediyorum. Kimse korkmasın. Canımız yanmıyor ve bir yerimizi acımıyor. Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" dedi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Terapötik Aferez Merkezi, Sağlık Bakanlığı Kök Hücre Koordinasyon Merkezi ile yapılan anlaşma kapsamında, Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu olarak kök hücre toplamaya Kasım 2023 itibarıyla başladı. Gönüllü bağışçılar, Kızılay’a verdikleri üç tüp kan örneğiyle TÜRKÖK ortak havuzuna dahil oluyor. Hasta ile doku eşleşmesi gerçekleştiğinde, sistem bağışçıyı belirleyerek toplama merkeze yönlendiriyor. Merkeze kabul edilen bağışçılara gerekli tetkikler uygulanıyor. Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmıyorsa, kök hücre ürününü toplama işlemi başarıyla gerçekleşiyor.
Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor
17 Haziran 2025 Salı - 12:17 Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ), 2022 yılında temeli atılan ve tamamı hayırsever iş insanı İbrahim Gülmez’in destekleriyle yürütülen Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Binası’nda sona gelindi. Kaba inşaatı tamamlanan binanın, iç tefrişatının ardından en kısa sürede kullanıma açılması hedefleniyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, rektör yardımcıları ve ilgili birim sorumluları ile beraber, Hastane bina inşaatını ziyaret etti. Gelinen son duruma dair bilgi alan Rektör Yılmaz, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrencilere de müjdeli haberi vermek için sabırsızlandıklarını aktardı. İbrahim Gülmez’e özel teşekkür Fakültenin tarihine ilişkin kısa bir bilgi veren Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Kuruluşu 1995 yılına dayanan, ancak fiziki bir binası olmadığı için beklemede tutulan Diş Hekimliği Fakültemiz, 2019 yılında alınan YÖK onayının ardından 2020-2021 eğitim-öğretim faaliyetine başlamıştır. Ancak fiziki binamız olmamasından dolayı hocalarımız ve öğrencilerimiz çalışmalarını Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yürütüyordu. Önceki rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve fakülte kurucu dekanımız Prof. Dr. Halil Sağlam hocalarımızın öncülüğünde, hayırsever iş insanı Sayın İbrahim Gülmez Beyefendi ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmıştı. 2022 yılında fakülte binamızın inşaatının temelini atmıştık. Bugün artık büyük oranda kaba inşaatımız bitti. İç tefrişatını da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Hocalarımız ve öğrencilerimiz kampüsümüz içerisindeki bu nitelikli fakültemizde eğitimlerini sürdürebilecek. Bir kez daha kıymetli İbrahim Gülmez Beyefendiye teşekkür ediyoruz. Büyük bir fedakârlık ile desteklerini aralıksız sürdürüyor. İnşallah projeyi bir an önce tamamlayacak ve faaliyete geçireceğiz" dedi. Dekan Pampu, proje detaylarını paylaştı Gelinen son duruma dair detayları paylaşan Dekan Prof. Dr. Alper Pampu ise fakülte binasının toplam 12.500 m2 kapalı alana sahip olacağını aktardı. Yapılan ilk etap inşaat alanının toplam 7.050 m2 olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper Pampu; "İlgili alanda hastane binamız toplam 86 ünit, 1 genel ve 3 lokal ameliyathane, 1 adet CBCT (dental tomografi) , 2 adet Panaromik+Sefalometrik , 6 adet Periapikal Röntgen Cihazı ve 1 adet USG (Ultrasonografi) yerleştirilecek şekilde planlanmıştır. İnşaatımızın tamamlanması ve hizmete hazır hale getirilmesi için yoğun bir emek harcıyoruz. En kısa sürede faaliyete geçeceğine inanıyor, katkı veren başta hayırseverimiz İbrahim Gülmez ve Rektörümüz Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olmak üzere herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda
17 Haziran 2025 Salı - 12:09 Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı kapsamında Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde sahada yoğun çalışma yürütülüyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Türkiye’de 2010 yılında hayata geçirilen "Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı" doğrultusunda geliştirilen "Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı", bireylerin sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesini ve doğrudan sahada bilgilendirme yapılmasını hedefliyor. Bu kapsamda başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı ile toplumda farkındalık oluşturulması ve bireylerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine yönlendirilmesi amaçlanıyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü de bu ulusal program çerçevesinde Toplum Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla vatandaşlara ulaşarak, sahada ölçüm ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Program kapsamında, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri yapılırken, beden kütle indeksi hesaplanıyor ve elde edilen sonuçlara göre bireyler sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilgilendirilerek gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, kilo kontrolünün önemine dikkat çekerek, "Vücutta zamanla oluşan aşırı yağ birikimi, kalp hastalıkları, diyabet, kas-iskelet rahatsızlıkları ve benzeri birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle kilo kontrolü yalnızca estetik kaygılarla değil, bireyin genel sağlık durumunu korumak açısından da hayati bir öneme sahiptir. Bu süreçte yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir yaşam tarzının vazgeçilmez iki temel unsurudur. Boy uzunluğunun karesine göre hesaplanan beden kütle indeksi (BKİ), bireyin sağlıklı kilo aralığında olup olmadığını değerlendirmek için bilimsel bir gösterge sunar. Bu ölçüm sayesinde, kişinin mevcut kilo durumu objektif bir biçimde değerlendirilebilir ve gerekli yönlendirmeler yapılabilir" dedi. Kentin yürütülen çalışmalarda Türkiye’de ilk on il arasına girdiğini hatırlatan Dr. Duran, "Tunceli’de yürütülen saha faaliyetleri kapsamında ulaşılan kişi sayısı ve etkin saha organizasyonları ile ilimiz Türkiye genelinde ilk on il arasında yer alma başarısı göstermiştir. Bu başarıda emeği geçen tüm sağlık personeline teşekkür ediyor, özverili çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Tunceli’de yaşayan vatandaşlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezimize ve Toplum Sağlığı Merkezimize başvurarak ücretsiz olarak beslenme danışmanlığı ve fiziksel aktivite rehberliği hizmetlerinden yararlanabilirler. Ayrıca, aile hekimliklerinden destek alarak beden kütle indeksi ölçümleri yaptırabilir ve ihtiyaç duydukları yönlendirmeleri edinebilirler. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü olarak, tüm vatandaşlarımızı "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programına katılarak kendi sağlık durumlarını değerlendirmeye ve sağlıklı yaşam yolculuğuna ilk adımı atmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Aile Hekimleri hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ile fitoterapi yapabilecek
17 Haziran 2025 Salı - 11:55 Aile Hekimleri hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ile fitoterapi yapabilecek Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan düzenleme ile Aile Hekimleri hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ile fitoterapi yapabilecek. Özel amaçlı raporlar aile sağlığı merkezlerinden daha az ücret ödenerek alınabilecek Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan düzenlemeler 15 Haziran 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Aile hekimleri, hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecek. Her basamakta ücretli olan "özel amaçlı raporlar" aile sağlığı merkezlerinden daha az ücret ödenerek alınabilecek. Özel mevzuat düzenlemesi bulunmayan yabancılar ise aile hekimlerine ücretli olarak başvurabilecekler. Tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecekler Mevcut düzenlemede; akupunktur ve fitoterapi uygulamaları, mesai sonrası aile hekimleri tarafından yapılabiliyordu. Yeni düzenlemeyle söz konusu uygulamaların, hafta sonları ve genel tatil günlerinde yapılabilmesine imkân tanındı. Aile Sağlığı Merkezlerinde, bahsi geçen hizmetler için belirlenen ücret, diğer basamak sağlık kuruluşları için belirlenen ücretten daha az olacak. Özel amaçlı raporlar Aile Hekimliklerinden daha uygun bedelle alınabilecek Her basamakta ücretli olarak verilebilen özel amaçlı raporlar da yine; Aile Sağlığı Merkezlerinden, diğer basamaklar için belirlenen ücretten daha az ücret ödenerek alınabilecek. Aile hekimlerince düzenlenen özel amaçlı raporlar, "hizmet ücretlendirme listesi" üzerinden ücretli olarak sunulacak. İstirahat raporları, askerlik ile ilgili ASAL raporları ve evlilik raporları gibi raporlar, hâlihazırda olduğu gibi ücretsiz olmaya devam edecek. İkamet izni olmayan yabancılar Aile Hekimliklerinden ücretli hizmet alabilecek Türkiye’de sağlık hizmeti sunumu bakımından özel mevzuat düzenlemesi bulunmayan yabancılardan, "ikamet izni olmayan yabancılar", hizmet ücretlendirme listesi üzerinden ücretlendirilerek sağlık hizmeti alabilecek. İkamet izni olan yabancılar ise ücretini yatırarak 6 ay boyunca sağlık hizmeti alabilecekler. Sağlık hizmet sunumu bakımından "özel mevzuat düzenlemesi bulunan yabancılar (geçici koruma altındaki kişiler vb.)" yeni düzenleme kapsamında olmayacak. Bu gruba giren yabancılar, aynı şekilde hizmet almaya devam edecekler. Kamu sağlık hizmetleri fiyat tarifesi yayımlandı Düzenlemede yer alan işlemlerle ilgili "Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi", 15 Haziran 2025 tarihinde T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Uygulamaları Daire Başkanlığı tarafından yayımlandı. (https://shgmsgudb.saglik.gov.tr/TR-106694/kamu-saglik-hizmetleri-fiyat-tarifesinde-degisiklik-yapilmistir.html) Resmî internet sitesinden ödeme yapılabiliyor T.C. Sağlık Bakanlığı Ödeme Sistemi adlı https://sbos.saglik.gov.tr web sitesinden e-Devlet ile giriş yapılarak Aile Sağlığı Merkezinden alınacak hizmete göre ödeme işlemleri gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca web sitesinde yer alan "Dokümanlar" bölümünden Vatandaşlar için Kullanıcı Kılavuzu, Turistler için Kullanıcı Kılavuzu, Aile Hekimliğinde Ücret Karşılığı Sunulacak Hizmetlere İlişkin Usul ve Esaslar belgelerine erişilebiliyor.
Ana damarına kadar yayılmıştı, Sakarya’da ölümcül tümör ameliyatla temizlendi
17 Haziran 2025 Salı - 11:41 Ana damarına kadar yayılmıştı, Sakarya’da ölümcül tümör ameliyatla temizlendi Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 46 yaşındaki bir hastanın sağ böbreğinde hayati risk oluşturan dev tümör, başarılı bir operasyonla alındı. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’ne böbrek ağrısı şikayetiyle başvuran İhsan Can’ın (46) sağ böbreğinde tümör tespit edildi. Tümörün çevre dokulara ve özellikle ana toplardamara kadar yayıldığı belirlenirken, hastalığın hayati risk taşıması sebebiyle acil ameliyat kararı alındı. Hastanede oluşturulan uzman ekip, operasyon için hazırlıklara başladı. Ameliyat, Prof. Dr. Fikret Halis liderliğinde; Prof. Dr. Metin Ercan, Dr. Öğr. Üyesi Recep Burak Değirmentepe ve asistan doktor Yusuf Onur Pekşen’den oluşan ekip tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Hastanın, Üroloji Servisi’ndeki takip ve kontrolleri devam ederken başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu ve taburcu olmaya hazırlandığı öğrenildi. Cerrahi ekipte yer alan hekimler ise operasyonun hem tümörün boyutu hem de hayati damarlara olan yayılımı sebebiyle büyük teknik zorluk içerdiğini, buna rağmen tümörün damar içinden tamamen temizlendiğini belirtti. "Hayati risk taşıyan bir tablo oluşturuyordu" Böbreklerde bu büyüklükte tümörlere çok ender rastlandığını belirten Prof. Dr. Fikret Halis, "Tümör, sadece böbrekle sınırlı kalmayıp çevre dokulara ve özellikle ana toplardamara kadar yayılmıştı. Bu durum, teknik olarak son derece zorlayıcı ve aynı zamanda hayati risk taşıyan bir tablo oluşturuyordu. Ayrıca tümörün vücudun diğer bölgelerine sıçrama (metastaz) riski bulunması, cerrahinin hastanın yaşam süresi açısından önemini daha da artırıyordu. Hastamızın daha önce birçok sağlık kuruluşuna başvurduğu, ancak ameliyatın yüksek riskleri sebebiyle başvurularının kabul edilmediği öğrenildi. Tüm bu risklere rağmen, hastanemizde oluşturulan uzman ekip ile operasyonu başarıyla gerçekleştirdik" dedi.
Ankara’da ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor
17 Haziran 2025 Salı - 11:30 Ankara’da ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor Ankara Kalkınma Ajansı ve Ankara Ticaret Odası (ATO) iş birliğinde, ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor. Sağlık sektöründe girişimcilik ve yatırımcılık ekosisteminin güçlendirilmesi; yenilikçi sağlık çözümleri geliştiren aktörlerin desteklenmesi ve Ankara’nın bu alandaki çekim merkezi rolünün pekiştirilmesi amacıyla Ankara Kalkınma Ajansı ve ATO iş birliğinde 2 gün sürecek olan ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ başladı. Ankara’nın sağlık temalı yatırım ortamını görünür kılmayı amaçlayan bu etkinlikte, sağlık teknolojilerinden biyoteknolojiye, dijital sağlık çözümlerinden yaşlanma ekonomisine kadar pek çok güncel başlık ele alındı. Programa, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan katıldı. "Ankara’nın 2035 vizyonu üzerinde çalışıyoruz" Ankara’nın 2024-2028 bölge planı üzerinde çalıştıklarını, şimdi ise 2035 vizyonu üzerinde çalışacaklarını ifade eden Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Duhan Kalkan, "Ankara’nın yol haritasını çizdik. Bu elimde görmüş olduğunuz kitap Ankara’nın 2024-2028 bölge planı. Bu plan, 3-4 yıllık bir emeğin sonucunda ortaya çıkmıştır. Ankara’nın 4 öncü sektörüne vurgu yapar. Savunma sanayi başı çeker ama bunlardan bir tanesi de ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileridir. Biz Ankara’nın 2024-2028’ini planlarken bu konuyu çok farklı bir yere koyarak planlıyoruz. Şimdi de Ankara’nın 2035 vizyonunu çalışıyoruz. Bu konu Ankara’nın gelişim projeksiyonunda bizim açımızdan çok önemli bir yerdir" ifadelerini kullandı. "Ankara artık çok farklı yerlere geldi" Ankara’nın savunma sanayisinden sağlık sektörüne kadar birçok alanda çok farklı noktalara geldiğini belirten ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara’da artık savunma sanayinde dünyadaki en önemli yerlerden birisi oldu. Büyük bir üniversite şehri haline geldi. Üniversitelerimizde 12 tane tıp fakültesi var. Bu tıp fakültelerimiz ülkemizdeki en önemli eğitimlere veren, en kıymetli eğitimlere veren tıp fakültelerimizdendir. Onun yanı sıra tekstilde, iş ve inşaat makinelerinde birçok anlamda Ankara çok farklı yerlere geldi. Bunlarla ilgili de Ankara’mızın hak ettiği yere ulaştırmakla ilgili de büyük bir mücadelenin içindeyiz" dedi. "Ankara sağlıkla ilgili medikal bir yer haline geldi" Ankara’nın sağlık sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu ve Türkiye’nin yüzde 40’ına tekabül ettiğini söyleyen Baran, "Ankara’mız devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri, vakıf hastaneleriyle önemli bir yer haline geldi. Sağlık sürecini yapmaya elverişli 400’e yakın firmamız var. Bunlar artık çok farklı yerlerde, inşallah daha da farklı yerlerde olacaklar. Çünkü Ankara’mızın altyapısı var. Ankara’mız hakikaten sağlıkla ilgili medikal yer. Medikal anlamda ülkemizin yaklaşık yüzde 40’ını Ankara’mızda karşılıyoruz. Hem ihtiyacımızı görüyoruz hem ülkemizin ihtiyacına cevap veriyoruz. Hem de burada medikal anlamda ihracatımız var. Bu gerçekten çok önemli" açıklamasında bulundu.
Sağlığa Ege’de muhteşem yatırım
17 Haziran 2025 Salı - 11:18 Sağlığa Ege’de muhteşem yatırım İzmir’de yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nda incelemelerde bulunan Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Bu muhteşem bina 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" dedi. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nı inceledi. Ziyaretinde Kasapoğlu’na Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı eşlik etti. İncelemelerin ardından konuşan Kasapoğlu; "Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendiren, yüksek teknolojik donanımla sağlık hizmetlerinin standardını yükselten yeni yatırımımızın hizmete hazır hale gelmesinden dolayı çok mutluyuz" dedi. Yapıda tıbbi güvenlik ve konforun ön planda tutulduğunun altını çizen Kasapoğlu; "Sağlığa Ege’de muhteşem bir dokunuş yaptık. 59 ameliyathane, 9 doğum odası, 2 sezaryen odası ile aynı anda 70 ameliyat yapabilme kapasitesi ile gerçekten göz kamaştıran bir yapı. Hem akıllı hem de hibrid ameliyathane olarak hizmet verecek bu sistem, iki yönlü sesli-görüntülü iletişim kurulabilmesine imkân tanıyor. Bu muhteşem bina ayrıca 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" ifadelerini kullandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nın radyoloji ünitelerinden ameliyathanelere, doğumhanelerden yoğun bakım servislerine kadar her birimin hem hasta konforu hem sağlık personelinin verimini ve konforunu hem de eğitim ve araştırma standartının daha da yüksek olmasını gözeterek tasarlandığını ifade eden Kasapoğlu, "Sağlıkta hem İzmir’imiz hem de ülkemiz için hizmet standardını yükseltmenin, maksimize etmenin gayesindeyiz. Bu projeler de bu vizyonun meyvesi" dedi. Her alanda olduğu gibi sağlıkta da yalnızca bugünün değil yarının ihtiyaç ve şartlarını da gözeterek adım attıklarını vurgulayan Kasapoğlu; "Türkiye yüzyılında şehirlerimizin eğitimden sağlığa, spordan kültür sanata kadar en modern tesisler ve elbette en kaliteli hizmetlerle buluşması hizmet siyasetimizin ayrılmaz bir parçası. İzmir’de akıllı sisteme dönüştürdüğümüz ve halen dönüştürmeye devam ettiğimiz okullarımızın yanında sağlık hizmetlerinin de altyapısını ve hizmet kapasitesini planlarken bugünün ihtiyaçları üzerinden, kısıtlı bir bakışla hareket etme lüksümüz olamaz. Şehrimizin deprem ve pandemi gibi olağanüstü şartlarda da güçlü bir sağlık standardına da sahip olmasını önceliyoruz. Bu projeler bu perspektifin ürünü, bu yönüyle geleceğe atılmış güçlü bir adım" diye konuştu. Sağlıkta şehrin hizmet kapasitesini artıracak her projenin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu; "Bu eserleri ülkemizin son 23 yılda sağlıkta yaptığı devrimin en güçlü ve en büyük ispatı olarak görüyoruz. Bu muhteşem sağlık yatırımının, İzmir başta olmak üzere Ege bölgesi için yeni bir soluk olduğunu düşünüyor, hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kene faunası değişiyor; yeni türler takip altında
17 Haziran 2025 Salı - 11:03 Türkiye’nin kene faunası değişiyor; yeni türler takip altında Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir kavşak konumunda olduğuna ve özellikle göçmen kuşlar vasıtasıyla yeni keneler ve kene kaynaklı hastalık ajanlarının ülkemize gelme riski olduğuna dikkat çeken Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, her yeni kenenin mutlaka hastalık bulaştıracağı anlamına gelmediğini belirtti. TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kenelerin doğaları gereği çeşitli hastalık ajanlarının taşıyıcıları olduğunu belirterek uyarılarda bulundu. Dünyada binin üzerinde, Türkiye’de ise 56 farklı kene türü bulunduğunu ve bu canlıların 200’den fazla patojenin doğal döngüsünde rol oynadığını söyleyen Prof. Dr. Keskin; kenelerin dış parazit (ektoparazit) olarak pek çok hayvandan kan emebildiğini, bu yolla bir canlıdan başka bir canlıya hastalık ajanlarını taşıyabildiğini belirtti. "Türkiye göçmen kuşların geçiş noktasında" Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir kavşak noktası olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Keskin, göçmen kuşların da bu geçiş güzergahını yoğun şekilde kullandığını ve ilkbahar-sonbahar dönemlerinde pek çok kene türünün kuşlar üzerinden ülkeye giriş yaptığını ifade etti. "Son 15 yılda ülkemizde 10 farklı yeni kene türü ülkemizde tespit edildi; ancak bunların önemli kısmının doğrudan insan sağlığı açısından riski yok" Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana bulaştırıcısının "Hyalomma marginatum" türü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Keskin, diğer bazı türlerde de KKKA virüsü tespit edilebildiğini ancak bunların doğrudan bulaşma riski taşımadığını vurguladı. TOGÜ’nün Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi ile ortak yürüttüğü çalışmalarda, Türkiye’de daha önce varlığı bilinmeyen üç yeni kene türü tespit edildiğini açıklayan Keskin, "2010 yılından sonra ülkemizde 10 farklı yeni kene türünün ülkemizde varlığı ilk kez tespit edildi; ancak bu türlerin insan sağlığı açısından doğrudan bir riski yok. Ancak farklı türlerle karşılaşmamız da mümkün. Sivrisinek, parazit ya da kene; bunlar ticaret, göç ya da doğal yollarla da ülkemize ulaşabiliyor" dedi.
‘Klima hasta etmez, doğru kullanılmazsa risk oluşturur’
17 Haziran 2025 Salı - 11:02 ‘Klima hasta etmez, doğru kullanılmazsa risk oluşturur’ Klimanın doğru kullanıldığı takdirde hastalığa yol açmayacağına dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Klimalar, ortam havasını serinletmenin yanı sıra nem oranını da düşürerek kronik akciğer hastalıkları olan bireylerin solunumunu kolaylaştırır. Bu nedenle, doğru sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı bir klima ortamı, koruyucu bir rol üstlenebilir" dedi. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem oranları, özellikle kronik solunum yolu hastalığı olan bireyler için ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle konforlu bir yaşam alanı sağlamak amacıyla yaygın olarak kullanılan klimalar, toplumda kimi zaman hastalık sebebi olarak gösterilebiliyor. Klimanın doğru kullanımı hakkında açıklamalarda bulunan Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, klima kaynaklı sağlık sorunlarının, cihazın yanlış kullanımı ve yetersiz bakımı sonucu oluştuğuna dikkat çekerek doğru klima kullanımının solunum sağlığı açısından birçok fayda sağladığını vurguladı. "Kronik akciğer hastalarında konforu artırır" Yüksek sıcaklık ve nemin, KOAH, astım ve bronşektazi gibi kronik akciğer hastalıkları olan bireylerde semptomları ağırlaştırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Klimalar, ortam havasını serinletmenin yanı sıra nem oranını da düşürerek bu hastaların solunumunu kolaylaştırır. Bu yüzden doğru sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı bir klima ortamı, kronik solunum hastalığı olan bireyler için koruyucu bir rol üstlenebilir" ifadelerini kullandı. "Asıl risk, bakımsızlık ve doğrudan maruziyet" Klima kullanımında en sık yapılan hatalardan birinin cihaz bakımının ihmal edilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Yılmaz, "Temizlenmeyen filtreler zamanla bakteri, mantar ve alerjen birikimine neden olur. Bu mikroorganizmalar, klima çalıştığında ortama salınarak enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle lejyonella bakterisinin neden olduğu lejyoner hastalığı, kötü hijyen şartlarında çalışan klima sistemleriyle ilişkilendirilmektedir" diye konuştu. Sağlıklı klima kullanımı için dikkat edilmesi gerekenler: Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, klima kullanımında dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıraladı: "Oda sıcaklığı: 23-26 derece aralığında tutulmalıdır. Nem oranı: Yüzde 40-60 arasında olmalıdır. Hava akımı yönü: Doğrudan vücuda üflemeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Bakım ve temizlik: Filtreler düzenli olarak temizlenmeli, yılda en az bir kez profesyonel bakım yapılmalıdır. Hava sirkülasyonu: Klima kullanılan alanlar periyodik olarak doğal yollarla havalandırılmalıdır. Aşırı sıcak-soğuk geçişi: Ani ısı değişimlerinden kaçınılmalı, iç ve dış ortam arasında makul bir sıcaklık farkı korunmalıdır." "Klima bilinçli kullanıldığında sağlık dostudur" "Klima kullanımıyla ilgili toplumda yerleşmiş olan önyargılar, kişilerin yaşam konforunu azaltmasına ve bazı riskli grupların daha fazla zarar görmesine neden olabiliyor" diyen Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, şunları söyledi: "Klima, tek başına hastalık nedeni değildir. Aksine, doğru şartlarda ve uygun hijyenle kullanıldığında hem sıcak çarpmalarını önler, hem de kronik solunum hastalıklarında yaşam kalitesini artırır. Ancak tüm elektronik cihazlar gibi klimalar da düzenli bakım ve bilinçli kullanım gerektirir. Bu bilinç yerleştiğinde, klimayla ilgili sağlık sorunları büyük oranda ortadan kalkacaktır."