Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak"
Seyir halindeki araç alev aldı
Akıntıya kapılarak kaybolan 9 yaşındaki Mendul’dan kötü haber
Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın!
Türk gazeteciler, açılması beklenen Gümrü sınırında
Beyoğlu’nda sandalyede asılı olan çantayı böyle çaldı
Hayvan pazarında kan döküldü: Ölü ve yaralılar var!
SAĞLIK
Başkan Kaya’dan Aydın Şehir Hastanesi’ne övgü
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:47:38
Ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek olan Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, hastaneye gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Hastanemiz çok güzel ve ferah olmuş" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte Aydın’da tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Bin 300 yatak kapasitesi ile Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması beklenen hastane 189 poliklinik sayısı ile hizmet vermeye başladı. Sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. "Aydın’a her şey yakışır" Aydın Şehir Hastanesi’nde kalan Yenipazar Belediyesi eski başkanı Zafer Savcı’yı ziyarete gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, hastaneden övgü dolu sözlerle bahsetti. Aydın Şehir Hastanesi’nin kente önemli bir değer kattığını ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, hastaneden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Aydın Şehir Hastanesi’ne bugün, yeni açılan Acarlar Yolu’ndan geldik. Öncelikle Özlem Başkanı teşekkür ederim. 5 dakikada İncirliova’dan geldik. Bir köprü kalmış yapılacak. O köprüde yapılınca İncirliova ile Şehir Hastanesi arası 10 dakika sürmez. Bu yol güzel olmuş. Koçarlı’ya İncirliova’ya faydası var. Şehir Hastanesi’ne eski Yenipazar Belediye Başkanımız Zafer Savcı’ya ziyarete geldim. Güzel bakıyorlar. Hastanemiz çok güzel olmuş. Ferah olmuş. Herkes ilgileniyor. Sağ olsunlar. Güvenlikçisinden personeline kadar herkes yardımcı oluyor. İlk gün olması sebebiyle biraz karmaşa var ama en kısa zamanda o da düzene girer. Hastane çok güzel olmuş. Odalar çok güzel. Vesile olan herkesten Allah razı olsun. Aydınımıza hayırlı olsun. Aydın değişen ve gelişen bir il. Herkesin göç ettiği bir il. Aydın’a her şey yakışır" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:17
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:06
Çözüm bulamadığı bel ağrısından ‘ağrı pili’ ile kurtuldu
Gaziantep’te ilaç tedavisine ve defalarca ameliyat olmasına rağmen kronik ağrıları nedeniyle 5 yıldır zorlu bir yaşam süren 61 yaşındaki Saniye Kal, kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştu. Belinde 5 yıldır hissettiği kronik ağrıları nedeniyle yürüme güçlüğü çeken ve eğilip kalkmakta zorlanan Saniye Kal, bel bölgesinden 6 defa ameliyat olan, beline platin, 20 vida takılan, 4 defa algolojik tedavi alan ve defalarca fizik tedavi gördü. Gittiği hastanelerde ağrılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Kal’ın omurgası, ameliyatla takılan 20 metal vidalarla sabitlendi. Kal, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Ağrılarından "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuran Kal, algoloji bölümü doktorları muayene etti. Doktorlar Kal’a "ağrı pili" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinden Op. Dr. Abdullah Duman ve ekibinin başarılı operasyonu sonucu Kal, yıllardır süren ağrılarından hastanede uygulanan "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu. Bel bölgesine pil yerleştirilen Kal, 5 yıldır geçmeyen ve son 1 yıldır dayanılmaz bir hal alan ağrılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. "Hastalarımıza umut olmaya devam edeceğiz" Kronik ağrıları nedeniyle yıllardır zorlu bir yaşam süren Saniye Kal’ın kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız bacak ağrıları nedeniyle birçok ameliyat geçirmiş. Hastamıza 20’ye yakın bir vida ameliyatı uygulanmış. Ama geçmeyen ağrıları nedeniyle hastanemize başvurdu. Gaziantep’te ve bölgede ilk defa uygulanan tedaviyle hastamız sağlığına kavuştu. Hastamız omurgaya yerleştiren ‘ağrı pili’ sayesinde ağrılarından tamamen kurtuldu. Hastamız da çok mutlu. Hastanemizde bu tarz vakaları yapmaya devam edeceğiz ve hastalarımıza umut olmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi. "Hastamızın iyileşmesi bizi mutlu etti" Hastanın sağlık durumu ve "ağrı pili" tedavisiyle ilgili bilgi veren Operatör Doktor Abdullah Duman ise, "Hastamız daha önce 3 kere ayaklarından, 3 kere de torakolomber bölgeden ameliyat olmuştu ve bel bölgesinde 20 adet vida vardı. Buna rağmen ağrıları geçmiyordu. Ağrıları geçmemesi üzerine algoloji hekimlerimiz tarafından takibe alınmıştı. Algoloji hekimleri tarafından hasta için ‘ağrı pili’ düşünülüp bize yönlendirildi. Biz de hocamızla beraber değerlendirdik ve hastamıza ‘ağrı pili’ni uygun gördük. Hastaya detaylı bilgilendirmeyi yaptık. Hastanın da kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat süren bir operasyonla elektrotları sırtına yerleştirdik. Karnının tarafına da bir jeneratör koyduk ve bu şekilde hastanın ağrılarının azaldığını gördük. Bu durum bizi gerçekten memnun etti" şeklinde konuştu. "Sağılığıma kavuştuğum için çok mutluyum" 5 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini ve çok sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren hasta Saniye Kal da, hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine yerleştirilen pil ile şikayetlerinden kurtulduğunu belirterek, "Çok ameliyat geçirdim, ağrılarım çok fazlaydı ve bir türlü geçmiyordu. Geceleri uyuyamıyordum, sürekli belim ve ayaklarım ağrıyordu. Günde 6-7 tane de hap içiyordum. Yaklaşık 5 yıldır bu durumdaydım. Şimdi çok şükür iyiyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
2
10 Mayıs 2026 Pazar- 09:48
Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
4
10 Mayıs 2026 Pazar- 11:06
Van’da "Her Gebeye Bir Ebe" projesinden Anneler Günü etkinliği
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
17 Haziran 2025 Salı - 11:30
Ankara’da ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor
Ankara Kalkınma Ajansı ve Ankara Ticaret Odası (ATO) iş birliğinde, ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor. Sağlık sektöründe girişimcilik ve yatırımcılık ekosisteminin güçlendirilmesi; yenilikçi sağlık çözümleri geliştiren aktörlerin desteklenmesi ve Ankara’nın bu alandaki çekim merkezi rolünün pekiştirilmesi amacıyla Ankara Kalkınma Ajansı ve ATO iş birliğinde 2 gün sürecek olan ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ başladı. Ankara’nın sağlık temalı yatırım ortamını görünür kılmayı amaçlayan bu etkinlikte, sağlık teknolojilerinden biyoteknolojiye, dijital sağlık çözümlerinden yaşlanma ekonomisine kadar pek çok güncel başlık ele alındı. Programa, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan katıldı. "Ankara’nın 2035 vizyonu üzerinde çalışıyoruz" Ankara’nın 2024-2028 bölge planı üzerinde çalıştıklarını, şimdi ise 2035 vizyonu üzerinde çalışacaklarını ifade eden Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Duhan Kalkan, "Ankara’nın yol haritasını çizdik. Bu elimde görmüş olduğunuz kitap Ankara’nın 2024-2028 bölge planı. Bu plan, 3-4 yıllık bir emeğin sonucunda ortaya çıkmıştır. Ankara’nın 4 öncü sektörüne vurgu yapar. Savunma sanayi başı çeker ama bunlardan bir tanesi de ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileridir. Biz Ankara’nın 2024-2028’ini planlarken bu konuyu çok farklı bir yere koyarak planlıyoruz. Şimdi de Ankara’nın 2035 vizyonunu çalışıyoruz. Bu konu Ankara’nın gelişim projeksiyonunda bizim açımızdan çok önemli bir yerdir" ifadelerini kullandı. "Ankara artık çok farklı yerlere geldi" Ankara’nın savunma sanayisinden sağlık sektörüne kadar birçok alanda çok farklı noktalara geldiğini belirten ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara’da artık savunma sanayinde dünyadaki en önemli yerlerden birisi oldu. Büyük bir üniversite şehri haline geldi. Üniversitelerimizde 12 tane tıp fakültesi var. Bu tıp fakültelerimiz ülkemizdeki en önemli eğitimlere veren, en kıymetli eğitimlere veren tıp fakültelerimizdendir. Onun yanı sıra tekstilde, iş ve inşaat makinelerinde birçok anlamda Ankara çok farklı yerlere geldi. Bunlarla ilgili de Ankara’mızın hak ettiği yere ulaştırmakla ilgili de büyük bir mücadelenin içindeyiz" dedi. "Ankara sağlıkla ilgili medikal bir yer haline geldi" Ankara’nın sağlık sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu ve Türkiye’nin yüzde 40’ına tekabül ettiğini söyleyen Baran, "Ankara’mız devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri, vakıf hastaneleriyle önemli bir yer haline geldi. Sağlık sürecini yapmaya elverişli 400’e yakın firmamız var. Bunlar artık çok farklı yerlerde, inşallah daha da farklı yerlerde olacaklar. Çünkü Ankara’mızın altyapısı var. Ankara’mız hakikaten sağlıkla ilgili medikal yer. Medikal anlamda ülkemizin yaklaşık yüzde 40’ını Ankara’mızda karşılıyoruz. Hem ihtiyacımızı görüyoruz hem ülkemizin ihtiyacına cevap veriyoruz. Hem de burada medikal anlamda ihracatımız var. Bu gerçekten çok önemli" açıklamasında bulundu.
17 Haziran 2025 Salı - 11:18
Sağlığa Ege’de muhteşem yatırım
İzmir’de yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nda incelemelerde bulunan Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Bu muhteşem bina 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" dedi. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nı inceledi. Ziyaretinde Kasapoğlu’na Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı eşlik etti. İncelemelerin ardından konuşan Kasapoğlu; "Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendiren, yüksek teknolojik donanımla sağlık hizmetlerinin standardını yükselten yeni yatırımımızın hizmete hazır hale gelmesinden dolayı çok mutluyuz" dedi. Yapıda tıbbi güvenlik ve konforun ön planda tutulduğunun altını çizen Kasapoğlu; "Sağlığa Ege’de muhteşem bir dokunuş yaptık. 59 ameliyathane, 9 doğum odası, 2 sezaryen odası ile aynı anda 70 ameliyat yapabilme kapasitesi ile gerçekten göz kamaştıran bir yapı. Hem akıllı hem de hibrid ameliyathane olarak hizmet verecek bu sistem, iki yönlü sesli-görüntülü iletişim kurulabilmesine imkân tanıyor. Bu muhteşem bina ayrıca 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" ifadelerini kullandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nın radyoloji ünitelerinden ameliyathanelere, doğumhanelerden yoğun bakım servislerine kadar her birimin hem hasta konforu hem sağlık personelinin verimini ve konforunu hem de eğitim ve araştırma standartının daha da yüksek olmasını gözeterek tasarlandığını ifade eden Kasapoğlu, "Sağlıkta hem İzmir’imiz hem de ülkemiz için hizmet standardını yükseltmenin, maksimize etmenin gayesindeyiz. Bu projeler de bu vizyonun meyvesi" dedi. Her alanda olduğu gibi sağlıkta da yalnızca bugünün değil yarının ihtiyaç ve şartlarını da gözeterek adım attıklarını vurgulayan Kasapoğlu; "Türkiye yüzyılında şehirlerimizin eğitimden sağlığa, spordan kültür sanata kadar en modern tesisler ve elbette en kaliteli hizmetlerle buluşması hizmet siyasetimizin ayrılmaz bir parçası. İzmir’de akıllı sisteme dönüştürdüğümüz ve halen dönüştürmeye devam ettiğimiz okullarımızın yanında sağlık hizmetlerinin de altyapısını ve hizmet kapasitesini planlarken bugünün ihtiyaçları üzerinden, kısıtlı bir bakışla hareket etme lüksümüz olamaz. Şehrimizin deprem ve pandemi gibi olağanüstü şartlarda da güçlü bir sağlık standardına da sahip olmasını önceliyoruz. Bu projeler bu perspektifin ürünü, bu yönüyle geleceğe atılmış güçlü bir adım" diye konuştu. Sağlıkta şehrin hizmet kapasitesini artıracak her projenin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu; "Bu eserleri ülkemizin son 23 yılda sağlıkta yaptığı devrimin en güçlü ve en büyük ispatı olarak görüyoruz. Bu muhteşem sağlık yatırımının, İzmir başta olmak üzere Ege bölgesi için yeni bir soluk olduğunu düşünüyor, hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
17 Haziran 2025 Salı - 11:03
Türkiye’nin kene faunası değişiyor; yeni türler takip altında
Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir kavşak konumunda olduğuna ve özellikle göçmen kuşlar vasıtasıyla yeni keneler ve kene kaynaklı hastalık ajanlarının ülkemize gelme riski olduğuna dikkat çeken Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, her yeni kenenin mutlaka hastalık bulaştıracağı anlamına gelmediğini belirtti. TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kenelerin doğaları gereği çeşitli hastalık ajanlarının taşıyıcıları olduğunu belirterek uyarılarda bulundu. Dünyada binin üzerinde, Türkiye’de ise 56 farklı kene türü bulunduğunu ve bu canlıların 200’den fazla patojenin doğal döngüsünde rol oynadığını söyleyen Prof. Dr. Keskin; kenelerin dış parazit (ektoparazit) olarak pek çok hayvandan kan emebildiğini, bu yolla bir canlıdan başka bir canlıya hastalık ajanlarını taşıyabildiğini belirtti. "Türkiye göçmen kuşların geçiş noktasında" Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir kavşak noktası olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Keskin, göçmen kuşların da bu geçiş güzergahını yoğun şekilde kullandığını ve ilkbahar-sonbahar dönemlerinde pek çok kene türünün kuşlar üzerinden ülkeye giriş yaptığını ifade etti. "Son 15 yılda ülkemizde 10 farklı yeni kene türü ülkemizde tespit edildi; ancak bunların önemli kısmının doğrudan insan sağlığı açısından riski yok" Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana bulaştırıcısının "Hyalomma marginatum" türü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Keskin, diğer bazı türlerde de KKKA virüsü tespit edilebildiğini ancak bunların doğrudan bulaşma riski taşımadığını vurguladı. TOGÜ’nün Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi ile ortak yürüttüğü çalışmalarda, Türkiye’de daha önce varlığı bilinmeyen üç yeni kene türü tespit edildiğini açıklayan Keskin, "2010 yılından sonra ülkemizde 10 farklı yeni kene türünün ülkemizde varlığı ilk kez tespit edildi; ancak bu türlerin insan sağlığı açısından doğrudan bir riski yok. Ancak farklı türlerle karşılaşmamız da mümkün. Sivrisinek, parazit ya da kene; bunlar ticaret, göç ya da doğal yollarla da ülkemize ulaşabiliyor" dedi.
17 Haziran 2025 Salı - 11:02
‘Klima hasta etmez, doğru kullanılmazsa risk oluşturur’
Klimanın doğru kullanıldığı takdirde hastalığa yol açmayacağına dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Klimalar, ortam havasını serinletmenin yanı sıra nem oranını da düşürerek kronik akciğer hastalıkları olan bireylerin solunumunu kolaylaştırır. Bu nedenle, doğru sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı bir klima ortamı, koruyucu bir rol üstlenebilir" dedi. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem oranları, özellikle kronik solunum yolu hastalığı olan bireyler için ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle konforlu bir yaşam alanı sağlamak amacıyla yaygın olarak kullanılan klimalar, toplumda kimi zaman hastalık sebebi olarak gösterilebiliyor. Klimanın doğru kullanımı hakkında açıklamalarda bulunan Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, klima kaynaklı sağlık sorunlarının, cihazın yanlış kullanımı ve yetersiz bakımı sonucu oluştuğuna dikkat çekerek doğru klima kullanımının solunum sağlığı açısından birçok fayda sağladığını vurguladı. "Kronik akciğer hastalarında konforu artırır" Yüksek sıcaklık ve nemin, KOAH, astım ve bronşektazi gibi kronik akciğer hastalıkları olan bireylerde semptomları ağırlaştırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Klimalar, ortam havasını serinletmenin yanı sıra nem oranını da düşürerek bu hastaların solunumunu kolaylaştırır. Bu yüzden doğru sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı bir klima ortamı, kronik solunum hastalığı olan bireyler için koruyucu bir rol üstlenebilir" ifadelerini kullandı. "Asıl risk, bakımsızlık ve doğrudan maruziyet" Klima kullanımında en sık yapılan hatalardan birinin cihaz bakımının ihmal edilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Yılmaz, "Temizlenmeyen filtreler zamanla bakteri, mantar ve alerjen birikimine neden olur. Bu mikroorganizmalar, klima çalıştığında ortama salınarak enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle lejyonella bakterisinin neden olduğu lejyoner hastalığı, kötü hijyen şartlarında çalışan klima sistemleriyle ilişkilendirilmektedir" diye konuştu. Sağlıklı klima kullanımı için dikkat edilmesi gerekenler: Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, klima kullanımında dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıraladı: "Oda sıcaklığı: 23-26 derece aralığında tutulmalıdır. Nem oranı: Yüzde 40-60 arasında olmalıdır. Hava akımı yönü: Doğrudan vücuda üflemeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Bakım ve temizlik: Filtreler düzenli olarak temizlenmeli, yılda en az bir kez profesyonel bakım yapılmalıdır. Hava sirkülasyonu: Klima kullanılan alanlar periyodik olarak doğal yollarla havalandırılmalıdır. Aşırı sıcak-soğuk geçişi: Ani ısı değişimlerinden kaçınılmalı, iç ve dış ortam arasında makul bir sıcaklık farkı korunmalıdır." "Klima bilinçli kullanıldığında sağlık dostudur" "Klima kullanımıyla ilgili toplumda yerleşmiş olan önyargılar, kişilerin yaşam konforunu azaltmasına ve bazı riskli grupların daha fazla zarar görmesine neden olabiliyor" diyen Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, şunları söyledi: "Klima, tek başına hastalık nedeni değildir. Aksine, doğru şartlarda ve uygun hijyenle kullanıldığında hem sıcak çarpmalarını önler, hem de kronik solunum hastalıklarında yaşam kalitesini artırır. Ancak tüm elektronik cihazlar gibi klimalar da düzenli bakım ve bilinçli kullanım gerektirir. Bu bilinç yerleştiğinde, klimayla ilgili sağlık sorunları büyük oranda ortadan kalkacaktır."
17 Haziran 2025 Salı - 10:42
Türkiye’nin kene faunası değişiyor: Yeni türler takip altında
Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir kavşak konumunda olduğuna ve özellikle göçmen kuşlar vasıtasıyla yeni keneler ve kene kaynaklı hastalık ajanlarının ülkemize gelme riski olduğuna dikkat çeken Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, "Her yeni kenenin mutlaka hastalık bulaştıracağı anlamına gelmediğini" belirtti.
17 Haziran 2025 Salı - 10:20
Arnavutköy’de park ve bahçeler belediye ekiplerince ilaçlanıyor
Arnavutköy Belediyesi ekipleri, özellikle yaz aylarında İstanbulluların yoğun ilgi gösterdiği park ve bahçelerde ilaçlama seferberliği başlattı. Hafta sonları vatandaşların akınına uğrayan yeşil alanlar, belediye ekiplerince kene, haşere, sinek ve böceklere karşı ilaçlandı. Arnavutköy Belediyesi ekipleri kene, haşere, sinek ve böcek gibi zararlılara karşı park, bahçe ve yeşil alanları düzenli olarak ilaçlıyor. Karaburun Sahili ve çevresindeki yeşil alanlar her sabah saatlerinde ekiplerce günlük yapılan planlama ile ilaçlanıyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren Arnavutköy Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Turgut Özdemir, "Yaz sezonuyla beraber vatandaşlarımızın haşere dediğimiz kene, bit ve pire ile ilgili şikayetleri hat safhaya çıkıyor. Aslında bakarsanız bu hayvanlar yılın 12 ayı yaşamlarını sürdürüyorlar ama bizler yazın daha fazla park ve bahçelerde vakit geçirdiğimiz için iç içe oluyoruz. Popülasyonu artmış bir kene süreci yaşamıyoruz. Olması gereken keneleri görebiliyoruz aslında şu anda. Sokak hayvanları, büyük baş hayvanlar ve insanların vücutlarına yapışarak yaşam döngülerini tamamlıyorlar. Vatandaşlarımızın günlük hayatını geçirdiği park, bahçe ve mesire alanlarında belediyeler ilaçlama işlemlerini sürdürüyorlar. bugün onlardan bir tanesini yapıyoruz. Bu ilaçlar diğer hayvanlara ve insanlara zarar vermiyor. Sağlık Bakanlığından onaylı ilaçlar. İlaçlamalarımız rutin olarak yapılıyor özellikle gündüz vakitlerinde. Arnavutköy’ün tamamında vatandaşlarımızın zaman harcadığı tüm park ev bahçelerde, mesire alanlarında bu ilaçlamalar devam ediyor" şeklinde konuştu.
17 Haziran 2025 Salı - 09:57
Doç. Dr. Kalender, "Kalça ve diz protezi ameliyatı ile ilgili bilgi verdi"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kalender, "Osteoartrit, romatoid artrit, eklem travmaları ve doğuştan gelen deformiteler sonucu gelişen eklem hasarlarında uygulanan bu ameliyatlar, hastaların ağrılarının azalması ve hareket kabiliyetlerinin geri kazanılması açısından büyük önem taşıyor" dedi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kalender, kalça ve diz protezi ameliyatlarının eklem hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde yöntemler olduğunu belirtti. "Operasyon genellikle 1-2 saat sürer ve genel ya da spinal anestezi altında gerçekleştirilir" Doç. Dr. Ali Murat Kalender, "Kalça ve diz protezi, eklemde aşınma veya hasar sonucu işlevini yitiren kemik ve kıkırdak dokusunun yapay malzemelerle değiştirilmesi işlemidir. Protezler genellikle metal, plastik ve seramik oluşur ve eklemin doğal hareketlerini taklit edecek şekilde tasarlanır. Ameliyatın amacı; hastanın ağrısını gidermek, eklem hareketlerini iyileştirmek ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını artırmaktır. Ameliyat öncesinde röntgen, MR ve BT gibi detaylı görüntüleme yöntemleri ile eklemdeki hasarın boyutu ve protez tipi belirlenir. Hastanın genel sağlık durumu da değerlendirilir. Operasyon genellikle 1-2 saat sürer ve genel ya da spinal anestezi altında gerçekleştirilir. Son teknoloji minimal invaziv teknikler sayesinde ameliyat sonrası iyileşme süreci hızlanmakta, enfeksiyon riski ve kanama gibi komplikasyonlar azalmaktadır" dedi. Teknolojideki Yenilikler Kalça ve diz protezi ameliyatı ile ilgili teknolojideki yenilikleri anlatan Doç. Dr. Kalender, "Bilgisayar destekli navigasyon teknolojileri, ameliyatların hassasiyetini artırarak protezin doğru pozisyonlanmasını sağlar. Ayrıca, 3D baskı teknolojisi ile kişiye özel protez üretimi, hastaların anatomisine tam uyumlu implantların kullanılmasına imkan tanımaktadır. Kalça ve diz protezlerinin ömrü genellikle 15-20 yıl arasında değişmektedir. Ancak protezin doğru kullanımı, düzenli kontroller, enfeksiyonlardan korunma ve rehabilitasyon programına uyum ile bu süre uzatılabilir" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Ali Murat Kalender, "Protez ameliyatı düşünen hastaların detaylı muayene ve tetkiklerden geçmesini, ameliyat öncesi sağlık durumlarının optimize edilmesini öneriyoruz. Ameliyat sonrası fizik tedaviye düzenli devam edilmesi ve eklem üzerindeki ağır yüklerin azaltılması çok önemlidir. Kalça ve diz protezi ameliyatları, doğru planlama ve iyi bir rehabilitasyon programıyla hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde iyileştiren güvenilir tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Sağlıklı ve hareketli bir yaşam için erken tanı ve tedavi büyük fark oluşturur" diye konuştu.
17 Haziran 2025 Salı - 09:57
ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne 1 yılda 814 bin 168 hasta başvuru yaptı
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi polikliniklerine 1 yılda 814 bin 128 hastanın başvurduğu belirtildi. ESOGÜ kampüsündeki billboardlara Tıp Fakültesi Hastanesi hakkında önemli bilgilerin yer aldığı bazı afişler yerleştirildi. Afişlerde paylaşılan bilgilere göre; 2024 yılında ESOGÜ polikliniklerine 814 bin 168 hasta, kliniklere de 47 bin 274 hasta başvurdu. Acil servise ise ayaktan 128 bin 128 hasta müracaat ederken, 10 bin 962 hastanın yatışı gerçekleştirildi.
17 Haziran 2025 Salı - 09:21
Harvard ve İş Bankası Grubu’ndan obezite ve yaşa bağlı hastalıklar için iş birliği
İş Girişim Sermayesi, Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesi bünyesindeki Hotamışlıgil Laboratuvarı ile bir sponsorlu araştırma anlaşması yapmak üzere Enlila adlı biyoteknoloji girişimini hayata geçirdi. Türkiye İş Bankası Grubu’nun iştiraki İş Girişim Sermayesi, Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesi bünyesindeki Hotamışlıgil Laboratuvarı ile bir sponsorlu araştırma anlaşması yapmak üzere Enlila adlı biyoteknoloji girişimini hayata geçirdi. Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in öncülüğünde yürütülen araştırmalar, obezite ve yaşa bağlı hastalıkların temelinde yatan önemli bir mekanizmayı ortaya çıkarmıştı. Klinik öncesi çalışmalar, bu mekanizmanın önemli bir tedavi potansiyeline sahip olduğunu gösterirken, Hotamışlıgil Laboratuvarı bu hedefe yönelik moleküller geliştirmiş durumda. Enlila’nın amacı, bu bilimsel keşfin klinik uygulamalara dönüştürülmesini desteklemek olacak. Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in on yılı aşkın süredir metabolizmanın temel biyolojisine dair yürüttüğü araştırmalar, metabolik ve inflamatuar yolları düzenleyebilen ve immünometabolik hastalıkları modüle edebilen lipid metabolizması ve lipid bağlayıcı proteinler üzerine odaklanıyor. Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesi bünyesindeki Hotamışlıgil Laboratuvarı, saygın bilimsel dergilerde yayımlanan çok sayıda klinik öncesi çalışmada, yağ hücreleri tarafından salgılanan yeni hormonların, obezite sürecinde bozulan hücresel enerji akışları, inflamatuar süreçler ve stres tepkileri üzerinde derin etkileri olduğunu ortaya koydu. Klinik öncesi modellemeler, bu hormonların hedef alınmasının metabolik esnekliğin geri kazanılmasının yanı sıra kronik inflamasyon, insülin direnci, tip 2 diyabet, ateroskleroz, karaciğer yağlanması ve astım gibi hastalıkların ele alınmasına yönelik olumlu sonuçlar doğurduğunu gösterdi. Enlila, Hotamışlıgil Laboratuvarı’na finansman sağlamak ve burada geliştirilen tedavi yaklaşımını destekleyerek klinik uygulamalara ilerlemesini mümkün kılmak amacıyla, bir İş Girişim Sermayesi iştiraki olarak kuruldu. Harvard Teknoloji Geliştirme Ofisi, Harvard Chan Fakültesi adına, Enlila ile sponsorlu araştırma ve lisans anlaşması imzaladı. Enlila’nın sağladığı finansman, bilimsel çalışmaların sürdürülmesini ve Hotamışlıgil Laboratuvarı’nda elde edilen bilimsel bulguların karşılanmamış tıbbi ihtiyaçlara yönelik uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesini sağlayacak. Harvard Chan Fakültesi’nde James Stevens Simmons Genetik ve Metabolizma Profesörü olarak görev yapan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, anlaşma imza töreninde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yaşlandıkça metabolik esnekliğimizi ve uyum yeteneğimizi kaybediyoruz ve bu durum birçok hastalığın hızlanmasına yol açıyor. Laboratuvarım bu süreçlerde merkezi rol oynayan yeni metabolik hormon sistemleri tanımladı ve bunların klinik öncesi modellerde tedavi olarak kullanılma potansiyelini ortaya koydu. Bu fon, obezite ve yaşa bağlı hastalıklara yönelik çözüm arayışımıza destek ve ivme sağlayacak. Bu vizyonu ilerletme konusunda kararlıyız." Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da imza törenindeki konuşmasında şunları söyledi: "Bankamızın ikinci yüzyılında bilim ve teknoloji alanında küresel çapta değer oluşturacak bir işbirliğine imza atıyoruz. Kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir. Enlila ile çıktığımız yolculuğu grubumuzun misyonu açısından son derece kıymetli buluyorum. Harvard Üniversitesi ile birlikte sürdürülecek bu yenilikçi girişim, bilimin ve finansın gücünü akademi-endüstri işbirliği çatısında birleştirerek kaliteli ve hastalıksız bir yaşam için bize yepyeni kapılar açıyor. Bilimsel bir keşfin, yaşlanmaya ve obeziteye bağlı kronik hastalıklara çözüm üretebilecek bir tedaviye dönüşmesinde rol almaktan büyük memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Bu ortaklık, bizim için sadece bir yatırım değil, insanlığa umut veren bir vizyonun parçası olmak anlamına geliyor. Akademik çalışmalara paralel olarak, kurulan yeni biyoteknoloji girişimi Enlila sağlıklı yaşam için önemli potansiyele sahip buluşların tedaviye dönüşmesi için çalışacak. Harvard gibi dünyanın önde gelen bir bilim yuvasında Türk bilim insanlarının öncülüğünde doğan vizyonun, küresel sağlık ekosisteminde bir başarı hikâyesine dönüşeceğine yürekten inanıyoruz." İş Girişim Sermayesi Genel Müdürü Kubilay Aykol ise şu değerlendirmede bulundu: "Biyoteknoloji girişimciliği, sadece bugünün değil, önümüzdeki yüzyılın da en stratejik gelişim alanlarından biri. Bu alanda bir oyuncu olmak, bilim sağlık, ekonomi gibi pek çok alanda değer oluşturma fırsatı sunuyor. Merkezini Türkiye’de konumlandırdığımız Enlila, yaşlanmaya ve obeziteye bağlı kronik hastalıklara çözüm üretebilecek bir tedavinin geliştirilme sürecini ülkemizden desteklemeyi amaçlıyor. Türkiye merkezli ve dünya çapında uygulanabilecek bir tedaviye hayat veren bu girişime öncülük etmekten İş Girişim Sermayesi olarak büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Böylesine benzersiz bir yapının içinde yer alarak, ülkemize, bilim dünyasına ve tüm insanlığa faydalı olacağımıza inanıyoruz."
17 Haziran 2025 Salı - 09:16
Vali Yiğitbaşı, yeni İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk’ü kabul etti
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da göreve başlayan İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk’ü makamında kabul etti. Ziyarette Vali Yiğitbaşı, Dr. Öztürk’e yeni görevinde başarılar dileyerek, Afyonkarahisar’daki sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların önemine değindi. Şehrin sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması konularında istişarelerde bulunuldu. Müdür Öztürk de nazik kabulü dolayısıyla Vali Yiğitbaşı’na teşekkür ederek, Afyonkarahisar’da sağlık alanında yürütülecek projelere dair bilgi verdi.
17 Haziran 2025 Salı - 09:16
İl Sağlık Müdürü Şenkul, Şehir Hastanesi inşaatında incelemelerde bulundu
İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul, Kuyulu Mahallesi’nde yapımı devam eden ve ilin en büyük sağlık yatırımı olan Aydın Şehir Hastanesi’nde inceleme ve değerlendirmelerde bulundu. Aydın Şehir Hastanesi’nin yataklı servisler, acil servis, ameliyathane, poliklinik alanları, görüntüleme alanları, özellikli birimler, teknik ve tıbbi birimlerinde yerinde inceleme ve değerlendirmelerde bulunan İl Sağlık Müdürü Şenkul, yürütülen çalışmalar hakkında yüklenici firma yetkililerinden ve teknik ekiplerden bilgi aldı. Aydın Şehir Hastanesi ile ilgili olarak İl Sağlık Müdürü Şenkul, Bakanlığın güçlü desteğiyle yürütülen bu proje sayesinde Aydınlı vatandaşların modern, erişilebilir ve konforlu bir sağlık tesisine en kısa sürede kavuşması için çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini ve yürütülen çalışmaların İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yakından takip edildiğini ifade etti. Aydın Şehir Hastanesi inşaatı ziyareti sırasında İl Sağlık Müdürümüz Dr. Eser Şenkul’a, Hizmet Başkan ve Başkan Yardımcıları ile yüklenici firma yetkilileri eşlik etti.
17 Haziran 2025 Salı - 08:57
Bir milyonda bir görülen hastalığı yendi
Kazakistan’da akut lösemi tanısıyla İstanbul’a gelen 21 yaşındaki Azamat Iltyzyr, yapılan tetkikler sonucu 1 milyonda 1 görülen nadir bir lenfoma türüne sahip olduğunu öğrendi. Uygulanan tedavi ve öz kardeşinden yapılan kök hücre nakli sayesinde sağlığına kavuşan genç hasta, bugün spor yapıyor, çalışıyor ve hayatına kaldığı yerden devam ediyor. 21 yaşındaki Azamat Iltyzyr için hayat, Kazakistan’dan gelen Akut lösemi tanısıyla altüst oldu. Kazakistan’daki lösemi teşhisinin ardından umut arayışıyla Medipol Mega Üniversite Hastanesi’ne başvuran Azamat, burada hayatını değiştiren bir gerçekle yüzleşti. Yapılan detaylı tetkikler sonucunda, genç adamın aslında çok nadir görülen bir lenfoma türüne sahip olduğu ortaya çıktı. Doğru teşhis, Azamat için yeni bir umut kapısı araladı. Yoğun kemoterapi süreci ve en büyük kahramanı olan 7 yaşındaki öz kardeşinden yapılan kök hücre nakli sayesinde, genç Azamat sağlığına kavuştu. Tedaviye hızlı yanıt alındı Medipol Mega Üniversite Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Leylagül Kaynar, bu şaşırtıcı durumu şöyle açıkladı: "Azamat bize geldiğinde genel durumu kötüydü, yüksek ateşi vardı. Dalak ve karaciğeri oldukça büyüktü. Kazakistan’da akut lösemi tanısı konmuştu ancak değerlendirmemiz sonucunda hastamızın çok nadir görülen bir lenfoma türüne sahip olduğunu saptadık. Bu hastalığın seyri ve tedavisi lösemiden tamamen farklıydı. Toplamda 4 kür immunoterapieşliğinde hastaya özel kemoterapi tedavisi uyguladık ve bu tedaviyle hastalık tamamen kontrol altına alındı. Ancak hastalığın nüksetmemesi için bir sonraki adım kök hücre nakliydi. Hastamızın büyük kardeşleri uyumlu çıkmadı ama 7 yaşındaki küçük kardeşi tam uyumlu çıktı. Ailenin ve çocuğun onayları alındıktan sonra nakil işlemini gerçekleştirdik. Bugün naklin üzerinden 29 ay geçti ve hastamız sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor." "Tedaviden sonra hayatım normale döndü" Kazakistanlı Azamat Iltyzyr, hastalık sürecini ve iyileşme yolculuğunu şu sözlerle anlattı: "İlk olarak Almatı’da 39 - 40 derece ateşim bir hafta boyunca düşmedi. Sonra Astana’ya geçtim, orada hastaneye yattım ama ateşim yine düşmedi. Tanı konulduktan sonra Türkiye’ye geldim. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’ne geldiğimde üç-dört gün içinde ateşim düştü. 1 milyonda 1 görülen nadir bir lenfoma türüne sahip olduğunu öğrendim. Tedavi başladı ve 4 kür kemoterapi aldım. Ardından öz kardeşim bana donör oldu. O zaman 7 yaşındaydı. Şimdi hiçbir şikâyetim yok, yavaş yavaş spor yapmaya başladım, çalışıyorum. Beni kendi evladı gibi gördüler, herkese teşekkür ederim."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder