SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi 28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45 Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55 Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Sağlıkta erişim artıyor, hizmet güçleniyor
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:26 Sağlıkta erişim artıyor, hizmet güçleniyor Muğla genelinde evde bakım, hasta nakil, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog gibi hizmetlerine devam eden Muğla Büyükşehir Belediyesi, sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere 8 yeni aracı envanterine ekledi. Büyükşehir Belediyesi’nin sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere yeni aldığı araçlarla hasta nakil ambulansı sayısı 16’ya, binek araç sayısı da 20’ye yükseldi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, 13 ilçe ve 574 mahallede vatandaşların sağlık alanındaki ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerini kesintisiz şekilde sürdürüyor. Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların sağlık kuruluşlarına ulaşması, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için Büyükşehir Belediyesi araç filosunu güçlendirdi. Modern ve donanımlı araçlarla vatandaşları sağlık kuruluşlarına götüren Büyükşehir Belediyesi, ayrıca alanlarında uzman diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistlerle vatandaşların evlerine misafir oluyor. Evde bakım hizmetleri güçlendirildi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığınca evde bakım hizmetleri kapsamında yaşlı, yatağa bağımlı ve engelli vatandaşlara destek olmaya devam ediliyor. Bu hizmetler arasında pansuman, şeker ölçümü, kişisel bakım uygulamaları, diyetisyen, psikolog, fizyoterapist hizmetleri de yer alıyor. Hizmetlerin daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi amacıyla binek araç sayısı 15’den 20’ye yükseltildi. Ayrıca, yatağa bağımlı ihtiyaç sahibi hastalar için 95 adet otomatik elektrikli hasta karyolası temin edildi. Hasta nakil ambulans sayısı artırıldı Artan hasta nakil taleplerine daha etkin yanıt verebilmek amacıyla Büyükşehir Belediyesi, hasta nakil ambulansı sayısını 13’ten 16’ya çıkardı. Yeni alınan 3 ambulans Bodrum, Dalaman ve Milas ilçelerinde hizmet verecek. Başkan Aras "Sağlık hizmetlerine erişim önceliğimiz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, evde bakım ve hasta nakil hizmetlerinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak en öncelikli görevlerimizden biridir. Özellikle yaş almış ve özel ihtiyaçlı hemşerilerimizin sağlık kuruluşlarına ulaşımda yaşadığı zorlukların farkındayız. Bu sürecin tedavi ve kontrol aşamalarını aksatmaması için gerekli adımları atıyoruz. Evde bakım hizmetlerimizle vatandaşlarımızı kendi yaşam alanlarında desteklerken, hasta ve engelli nakil hizmetimizle de sağlık kuruluşlarına güvenli ve kesintisiz ulaşmalarını sağlıyoruz." Başkan Aras, "Büyükşehir Belediyesi olarak sağlık hizmetlerinde fırsat eşitliği ilkesini gözetiyor, her şartta hemşerilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz" dedi.
Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:15 Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir başarıya imza atıldı. Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve ekibi, hastanede ilk kez uygulanan Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonuyla anal kanala çok yakın tümörlerde dahi bağırsak devamlılığını korumayı başardı. Alanya’da yaşayan 65 yaşındaki Şaban Görgülü, makatta ağrı şikâyetiyle Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede görevli Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay tarafından yapılan fizik muayene ve görüntüleme sonucunda anal kanala yalnızca 2 cm mesafede tümöral kitle tespit edildi. Görgülü, multidisipliner bir yaklaşımla, farklı branşlardaki hekimlerin görüş ve önerileri doğrultusunda tedavi altına alındı. Onkoloji uzmanları tarafından uygulanan neoadjuvan tedavi sayesinde tümör geriletildi ve anal kanala olan mesafe 4 cm’ye kadar çıkarıldı. Bu kritik sürecin ardından hastanın onayı alınarak Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve hastanede görevli Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Serdar Arslan tarafından Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonu gerçekleştirildi. Söz konusu operasyon; kalın bağırsağın makata yakın son bölümünde yerleşen kanserlerin tedavisinde kullanılan, bağırsak devamlılığını koruyan ve stoma (torba) ihtiyacını en aza indirmeyi amaçlayan ileri bir cerrahi yöntem olarak öne çıkıyor. Tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz Hastanede ilk kez uygulanan ve başarıyla tamamlanan operasyon hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay, "Hekim arkadaşım Dr. Öğretim Üyesi Arslan ile birlikte yaptığımız ULAR yöntemi; özellikle rektumun alt kısmında, son 5-6 cm’de yerleşen ve dış sfinkter kaslarına yayılmamış tümörlerde uygulanır. Bu teknik sayesinde anüs ve dış sfinkter kasları korunabilmekte, hastaların bağırsak kontrolü büyük ölçüde devam etmektedir. Bu tür zorlu vakalarda en önemli hedef yalnızca kanserli dokunun tamamen çıkarılması değil aynı zamanda hastanın yaşam kalitesinin korunmasıdır. Özellikle anal kanala çok yakın tümörlerde; doğru hasta seçimi, uygun cerrahi teknik ve multidisipliner yaklaşım sayesinde kalıcı kolostomiye gerek kalmadan hastanın yaşam kalitesi korunarak başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" diye konuştu. İleri cerrahi teknikler ve ekip çalışmasının kanser tedavisinde kritik rol oynadığını vurgulayan Akay, "Ekibimizle birlikte bu tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz. Hastamız Şaban Görgülü‘nün ameliyatı da başarılı geçti. Takipleri hastanemiz tarafından sürdürülecektir" ifadesini kullandı.
Organlarıyla 4 kişiye umut oldu
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:13 Organlarıyla 4 kişiye umut oldu Bursa’nın İnegöl ilçesinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak, organlarıyla 4 hastaya umut oldu. Tadavi gördüğü İnegöl Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak’ın yakınları örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay verdi. Bunun üzerine Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi ve Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen uzman ekiplerce İnegöl Devlet Hastanesi’nde organ alımı gerçekleştirildi. 2 böbrek, 1 karaciğer ve korneası ekiplerce alınarak Bursa ve Ankara’daki hastalara nakledildi. İnegöl Devlet Hastanesi resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hastanemiz genel yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte olan 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak’ın beyin ölümü gerçekleşmesi sonucu yakınlarıyla yapılan aile görüşmesinde, organ nakli hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Aynı zamanda organ bağışçısı olan hastamızın ailesi de örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay vermiştir. Organ nakli süreci yasal mevzuat ve etik kurallar çerçevesinde hastanemiz organ nakli kooordinasyon ekibi tarafından hızlı ve büyük bir titizlikle yürütülmüştür. Süreç sonucunda bağışlanan organlar Bursa ve Ankara illerinde dört ayrı hastaya umut olmuştur." Açıklama şöyle devam etti: "Bu süreçte özverili çalışmalarından dolayı kurumumuz idaresine, organ ve doku nakil koordinatörlüğümüze, yoğun bakım ünitesi, ameliyathane, radyoloji, laboratuvar ekip arkadaşlarımıza, nakil için çıkarımı yapan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesine, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesine, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli kıymetli hocalarımıza ve organ bağışını kabul eden yüce gönüllü ailemize teşekkür eder, birçok insana hayat olan merhuma Allah’tan rahmet dileriz. Organ bağışı sayesinde birçok hastaya sağlıklı yaşam şansı doğacak olması, acı bir kaybın toplum adına umut verici bir dayanışmaya dönüşmesine vesile olmuştur. Herkesi organ bağışçısı olmaya davet ediyor ve nakil bekleyen tüm hastalara acil şifalar diliyoruz. Organ bağışçısı olmak için hastanelerin organ ve doku nakil birimlerine başvurabilir veya E-Nabız üzerinden organ bağışı beyanında bulunabilirsiniz."
Muradiye’ye ücretsiz sağlık merkezi müjdesi
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:37 Muradiye’ye ücretsiz sağlık merkezi müjdesi Yunusemre Belediyesi, Muradiye Mahallesi’nde önemli bir ihtiyacı karşılayarak Muradiye Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezi’ni hizmete açtı. Merkezde fizyoterapist, psikolog ve diyetisyen vatandaşlara ücretsiz danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Halkın sağlığı ve mutluluğu için çalışmalarını sürdüren Yunusemre Belediyesi, Muradiye Mahallesi’nde hayata geçirdiği projelere bir yenisini daha ekledi. İyilikseverlerin desteğiyle tamamlanan Muradiye Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezi, vatandaşların kullanımına hazır hale getirildi. Yeni merkezle birlikte Muradiye bölgesinde yaşayan vatandaşlar; fizyoterapi, yetişkin ve çocuklara yönelik psikolojik danışmanlık ile diyetisyenlik hizmetlerinden yararlanabilecek. Hafta içi 08.30-17.30 saatleri arasında hizmet verecek merkezin bölgede önemli bir eksikliği giderdiğini belirten Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Muradiye’nin artık ihmal edilen bir bölge olmadığını ifade etti. Başkan Balaban, "Göreve gelir gelmez mahallemiz için planladığımız yatırımları hızla hayata geçirmeye başladık. Bu kapsamda Muradiye yatırımlarımızdan birini daha faaliyete aldık. Muradiye Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezimiz artık vatandaşımızın hizmetinde. Merkezimizde fizyoterapist, psikolog ve diyetisyenimiz bulunuyor. Artık vatandaşlarımız bu hizmetler için merkeze gitmek zorunda kalmayacak. Mutlu bir Muradiye için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Merkezde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirten vatandaşlar ise Muradiye’ye böyle bir sağlık hizmeti kazandırılmasından dolayı Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’a teşekkür etti.
Samsun Şehir Hastanesi’nde Çocuk Hematoloji-Onkoloji Kliniği açıldı
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:36 Samsun Şehir Hastanesi’nde Çocuk Hematoloji-Onkoloji Kliniği açıldı Samsun Şehir Hastanesi bünyesinde Çocuk Hematoloji Ve Onkoloji Kliniği hizmete açıldı. Yeni klinikle birlikte, çocukluk çağı kanser hastalarının artık il dışına sevk edilmesine gerek kalmayacak. Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zuhal Keskin’in katılımıyla merkezin açılışı yapıldı. Akabinde Müdür Mustafa Uras yaptığı açıklamada, "Samsun’da sağlık hizmetlerinin gerek niteliği gerek erişilebilirliği açısından bugün yine önemli bir adım atıldı. Şu ana kadar Samsun’da Sağlık Bakanlığı nezdinde çocuk hematoloji ve onkoloji kliniği bulunmamaktaydı. Şehir hastanesi süreciyle birlikte, Samsun Şehir Hastanesi’nde çocuk hematoloji kliniği; 10 yataklı servis, 5 yataklı ayaktan kemoterapi ünitesi ve 2 adet çocuk hematoloji-onkoloji polikliniği ile hizmet vermeye başladı. Çocukluk çağı kanserleri, anne ve babalar için çok büyük bir yıkım. İlimizde bu hizmet yalnızca üniversite hastanesinde verilmekteydi ve onun da belirli bir kapasitesi vardı. Samsun’un aynı zamanda bir bölge merkezi olması nedeniyle talep oldukça fazla ve bu talep karşılanamıyordu. Daha önce de birçok kez ifade ettiğim gibi Samsun, sağlıkta bir amiral gemisi konumunda. Bugün bu ifademizi bir kez daha pekiştiriyoruz. Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniğimizi de hizmete açtık. Artık vatandaşlarımızın Samsun dışındaki illere gitmesine gerek kalmayacak. Bu süreçler oldukça meşakkatli ve zor. Bir anne-baba için evladının böyle bir hastalıkla karşılaşması büyük bir yıkımdır. Tedavi sürecinde il dışına gitmek, aileleri hem maddi hem de manevi açıdan ciddi şekilde yıpratmaktadır. Üstelik bu süreç tek seferlik bir tedavi ya da ameliyatla sınırlı değildir; aylarca sürebilmektedir. Bu nedenle farklı bir şehirde bulunmak, aile birliği açısından da ciddi zorluklar doğurmaktadır. Bugün burada, Samsun Şehir Hastanesi’nde bu hizmeti hem şehrimize hem de bölge halkına sunmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Samsun Şehir Hastanesi, Samsun Üniversitesi ile afiliye bir hastanedir. Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, öğretim üyemiz, aynı zamanda Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zuhal Keskin Sarılar gözetiminde görev yapan ekibe, sundukları değerli sağlık hizmetleri için teşekkür ediyorum" dedi. "Burada olduğumuz için şanslıyız" Iğdır’dan gelen anne Tuğçe Yılmaz ise "İlk olarak Amasya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tetkiklerimiz yapıldı. Akabinde ani olarak Samsun Şehir Hastanesi’ne sevk edildik. Burada olduğumuz için şanslıyız. Hekimler ve hemşireler çok iyiler" diye konuştu.
BEUN Hastanesinde Atriyal Septal Defekt tedavisinde modern uygulama hayata geçti
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:09 BEUN Hastanesinde Atriyal Septal Defekt tedavisinde modern uygulama hayata geçti Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve ileri teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda doğumsal kalp hastalıkları arasında en sık görülen rahatsızlıklardan biri olan atriyal septal defekt tedavisinde kullanılan modern perkütan (kapalı) yöntemler, BEUN Hastanesinde başarıyla uygulanarak bölge halkına umut oluyor. Atriyal septal defekt, kalbin üst odacıkları arasında bulunan anormal açıklık nedeniyle ortaya çıkan ve zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir doğumsal kalp hastalığı olarak biliniyor. Bu durum, sol kulakçıktan sağ kulakçığa anormal kan geçişine neden olarak kalbin sağ tarafında genişlemeye, akciğer dolaşımında artışa ve ilerleyen süreçte kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ile pulmoner hipertansiyon gibi önemli komplikasyonlara yol açabiliyor. Günümüzde erken tanı ve uygun hasta seçimi ile Atriyal Septal Defekt, açık cerrahiye gerek kalmadan perkütan kapalı yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından gerçekleştirilen bu ileri düzey girişimler, hastalara daha konforlu, güvenli ve hızlı bir iyileşme süreci sunarken yaşam kalitesinin artırılmasına da önemli katkı sağlıyor. Hastanede güçlü ve deneyimli sağlık kadrosu ile ileri teknolojik imkânlar sayesinde gerçekleştirilen bu uygulamalar, Batı Karadeniz Bölgesi için büyük bir kazanım olarak öne çıkıyor. Bu sayede hastalar, büyük şehirlere gitmek zorunda kalmadan kendi bölgelerinde modern tedavi imkânlarına ulaşabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, sahip olduğu güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanı ve gelişmiş teknolojik altyapısı ile sağlık alanında yenilikçi ve yüksek standartlı uygulamaları hayata geçirmeye kararlılıkla devam etmektedir. Atriyal septal defekt gibi önemli kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan modern yöntemlerin Hastanemizde başarıyla uygulanması, yalnızca üniversitemiz adına değil, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin ulaştığı ileri seviyeyi göstermesi açısından da son derece önemlidir. Bu tür önemli tıbbi girişimlerin Üniversite Hastanemiz tarafından Zonguldak’ta gerçekleştirilebilmesi, Batı Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlarımız için büyük bir kazanım sağlamaktadır. Hastalarımızın büyük şehirlerdeki sağlık merkezlerine gitme zorunluluğu olmadan, şehrimizde nitelikli ve güvenilir sağlık hizmetine ulaşabilmeleri; hem erken tanı ve tedavi imkânlarını artırmakta hem de zaman açısından önemli kolaylıklar sunmaktadır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyor, özverili çalışmalarından dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; Yüce Allah’tan şifa diliyorum. Üniversite Hastanemizin, modern tıbbın sunduğu en güncel imkânları vatandaşlarımızla buluşturarak bölgenin sağlık üssü olma misyonunu güçlendirerek sürdüreceğine yürekten inanıyorum."
"Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor"
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:07 "Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir" dedi. "Dünya Uyku Günü" dolayısıyla uyku apnesi hakkında bilgilendirmede bulunan Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, hastalığın en önemli belirtisinin horlama olduğuna dikkat çekerek, "Bazen yan odalarda uyuyanlar bile hastanın uyku apnesi durumunu anlayabilir. Kişinin uyurken solunumunun durmasını ise yanında yatan kişi fark eder. Uyku apnesi belirtilerinden bir diğeri ise gündüz uyuklama durumudur. Hasta gece boyunca bahsedilen uykuda nefesin durması, horlama gibi faktörler yüzünden uyku düzenini kaybeder. Hasta sabah kalktığında yorgun ve bitkin bir şekilde kalkacaktır. Kaliteli uyku olmadığı için de hasta gündüz uyuklama halindedir" diye konuştu. "İşte ve okulda performans sorununa yol açar" Opr. Dr. Yunus Karadavut, uyku apnesinin sebep olduğu problemler hakkında şu bilgileri paylaştı: "Uyku apnesi yaşayan hasta, uykusunu yeterli ve düzenli alamadığı için sabah kalktığı zaman ciddi bitkinlik, yorgunluk hali yaşar. Hasta uykusunu tam alamaz, buna bağlı olarak sinirli olma, konsantre olamama durumlar da kendini gösterir. Ciddi baş ağrısı yakınmaları vardır, gece boyunca sık sık idrara çıkma söz konusudur. Uygunsuz yerlerde uyuma vardır, bu da hastanın iş ve okul performansını ciddi oranda azaltır." "Tedavide yüksek hava basıncı uygulanabilir" Uyku apnesinde tedavi yollarına değinen Opr. Dr. Karadavut, şöyle devam etti: "Uyku apnesi birçok hastalığın temel nedenlerinden biridir. Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, uyku apnesi tedavisi olmayan bir hastalık değildir. Yüksek derecede uyku apnesi için pozitif hava basıncı tedavisi uygulanmaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri taşıyan kişilerin mutlaka kulak burun boğaz konusunda uzmanlaşmış kişilere görünmeleri gerekmektedir." "Bu hastalıklar uyku sorunlarına yol açıyor" Uyku sorunlarına yol açan hastalıklara dikkat çeken Opr. Dr. Karadavut, "Depresyon ve kaygı bozuklukları, astım ve akciğer hastalıkları, kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, fibromiyalji, parkinson, MS, kas hastalıkları ve ALS gibi bazı hastalıklar farklı tiplerde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Bunun dışında, Covid-19 hastalarında uyku apne riski yüksek bulunan vakalarda klinik seyrin, düşük riskli gruba göre 2 kat daha ağır geçtiği gözlemlenmiştir. Uyku apne tanı ve tedavisinin daha etkin bir şekilde yapılmasıyla bu risklerin de azaltılabileceği kanısındayız" şeklinde konuştu. "Bu belirtilerde hemen doktora başvurun" Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine de değinen Opr. Dr. Karadavut, "Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, gece en az 1 kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma, uykuda terleme, uykuda sık pozisyon değiştirme veya sık hareket etme, sabah dinlenmemiş ve yorgun uyanma, gündüz yorgunluğu, gün içinde uyku ihtiyacı veya uyuklama, zihinsel aktivitelerde giderek bozulma, normal beslenmeye rağmen giderek kilo alma, sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik gibi önemli problemler olduğunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır" diyerek sözlerini noktaladı.