SAĞLIK
Sağlık çalışanları, sağlık için filede buluşuyor 14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:41:46 Antalya’da kamu kurumlarını bir araya getiren "Sağlık İçin Filede Buluşalım" voleybol turnuvası başladı. 30 takımın mücadele edeceği organizasyon, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı ve kurumlar arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Sağlık İçin Filede Buluşalım" 9. Geleneksel Voleybol Turnuvası başladı. Kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda 30 takım mücadele edecek. Turnuvanın açılışı, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Spor Salonu’nda yapıldı. Organizasyonun başlama vuruşunu Antalya İl Sağlık Müdürü Behzat Özkan gerçekleştirdi. Antalya genelindeki kamu kurumlarında görev yapan çalışanları spor aracılığıyla bir araya getirmeyi amaçlayan turnuvanın, kurumlar arası iletişimi güçlendirmesi, dayanışmayı artırması ve sağlıklı yaşam bilincine katkı sağlaması hedefleniyor. "Kamu çalışanlarına sporla sağlıklı yaşam çağrısı" Açılışta konuşan İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, yoğun çalışma temposu içerisinde görev yapan kamu çalışanlarının sporla buluşmasının önemine dikkat çekerek, "Bu etkinlik, sağlıklı yaşam bilincinin artırılması, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi, kurumlar arası sosyal etkileşimin güçlendirilmesi ve spor kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenmektedir. Ayrıca turnuva süresince Sağlık Bakanlığımızın sağlıklı yaşam, hareketli yaşam, bağımlılıkla mücadele, obeziteyle mücadele ve koruyucu sağlık hizmetleri temalarına yönelik farkındalık çalışmaları da gerçekleştirilecektir" dedi. Turnuvanın moral ve motivasyon açısından da önemli bir organizasyon olduğunu belirten Özkan, tüm takımlara başarı diledi. Büyük heyecana sahne olan turnuvanın ilk gününde Antalya Barosu ile İnfazsızlar, Delil Avcıları ile ABB Torosların Gücü, Epic ile SGK Denetmenler, Şirinler ile Kepez Dream Team ve Şehir Efsanesi ile Mernis takımları karşı karşıya geldi. Turnuvada dostluk, fair-play ve rekabetin bir arada yaşanacağı belirtildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:38 Sessiz tehlike hipertansiyona karşı kritik uyarı Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Cem Ulucan, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp krizi ve felce kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Cem Ulucan, "17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü" kapsamında yaptığı açıklamada hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtti. Hipertansiyonun, halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen önemli bir hastalık olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Cem Ulucan, kontrol altına alınmayan tansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan rahatsızlıklara neden olabileceğini söyledi. Baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı ve nefes darlığı gibi şikayetleri bulunan kişilerin mutlaka tansiyon kontrolü yaptırması gerektiğini vurgulayan Ulucan, erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Hipertansiyondan korunmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine değinen Ulucan, "Tuz tüketimini azaltmak, düzenli egzersiz yapmak, sigaradan uzak durmak ve rutin tansiyon takibini ihmal etmemek hipertansiyondan korunmada büyük önem taşır" dedi. Erken fark edilen hipertansiyonun kontrol altına alınabileceğini kaydeden Ulucan, Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji hekimleri olarak vatandaşların kalp sağlığını korumak için her zaman görev başında olduklarını ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:20 Hayat Hastanesi’nden Bursaspor’a destek ziyareti Bursa’daki iki metro istasyonunun isim hakkını 5 yıllığına alarak Bursaspor’a destek olan Bursa Hayat Sağlık Grubu, şimdi de Bursaspor Vakfı’na üye oldu. Bursa Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Özkul ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Koordinatörü Fatma Betül Kabalar, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile bir araya geldi. Dr. Fatih Özkul, Bursaspor Vakfı’nın kulüp ve Bursa için hayırlı olmasını dileyerek, Hayat Sağlık Grubu olarak, metro istasyonlarının isim hakkından sonra Bursaspor Vakfı’na da üye olmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti. Bu sezon gösterilen örnek birlik ve beraberlikle şampiyonluğun kazanıldığını dile getiren Dr. Özkul, bu başarıdan dolayı Kulüp yönetimini, teknik kadroyu, futbolcuları ve Bursaspor camiasını tebrik etti. Bursaspor’un şehirle yeniden bütünleşen yapısı, taraftar desteği ve ortaya koyduğu mücadeleci ruh ile Süper Lig’i fazlasıyla hak eden bir takım olduğunu söyleyen Dr. Özkul, Bursaspor Vakfı’nın, Bursa’nın ortak değeri olan Bursaspor’un sportif ve kurumsal anlamda sürdürülebilir başarılarla yoluna devam etmesine katkı sağlayacağını dile getirdi. Bursaspor Başkanı Enes Çelik de, Bursaspor’a verdiği destek için Hayat Sağlık Grubu’na teşekkür ederek, Dr. Özkul’un üyeliğini hayırlı olması temennisinde bulundu. Bursa Hayat Sağlık Grubu, geçen yıl Gökdere ile Küçük Sanayi metro istasyonlarının isim haklarını 5 yıllığına almıştı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:14 Pediatrik hematoloji uzmanları Nevşehir’de buluştu 17. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi, 13-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Nevşehir’de gerçekleştiriliyor. Türk Pediatrik Hematoloji Derneği tarafından düzenlenen 17. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi, ilk gün, Avrupa Hematoloji Derneği (EHA) ile ortaklaşa gerçekleştirilen lösemi kursu ile başladı. Bu kursta kemik iliği mikroçevresinin önemi, Ph/ABL pozitif ve yüksek risk T-ALL konularında güncel bilgiler paylaşıldı. Sonrasında, kongre programında Akut Lösemiler, Hematolojide Destek Tedaviler, Kan Bankacılığı/Transfüzyon Tıbbı, Nütrisyonel Anemiler, Hemolitik Anemiler, Hematopoetik Kök Hücre Nakli, Hemofagositik lenfohistiositoz ve Çocuk Hematolojinin diğer güncel konuları ayrı ayrı oturumlarda ele alınacak ve detaylı görüşüldü. 17. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi hakkında bilgi veren Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, "Derneğimizin 27. yılındaki kongremizde, Pediatrik Hematolojiye gönül vermiş değerli hocalarımızın genç meslektaşlarımızla bir araya gelmesinin, bilgi ve deneyimlerini aktarması için iyi bir ortam oluşturacağını ümit ediyoruz. Bilimsel programımızda Hematolojinin birçok alanını kapsayan konuşmalar, sözlü ve poster bildiriler yer alacaktır" dedi. Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, 300’den fazla Çocuk Hematoloji uzmanının katılacağı kongre kapsamında 42 bilimsel oturum, 8 uydu sempozyumu, 4 sözel bildiri oturumu ve tartışmalı poster oturumunun yapılacağını, kongrede 42 sözel bildiri, 44 tartışmalı poster ve 73 poster sunumunun gerçekleşeceğini söyledi.
Aşırı kırmızı et tüketimi kanser riski taşıyor
09 Haziran 2025 Pazartesi - 11:51 Aşırı kırmızı et tüketimi kanser riski taşıyor Dünya genelinde ölümlere neden olan kanser riskini azaltmak için birçok adım atıldığını belirten uzmanlar, her ne kadar sağlıklı olsa da aşırı tüketimle kırmızı etin de kolon, rektum ve prostat kanseri riskini artırabildiğini söyledi. Aşırı miktarda kırmızı et tüketiminin kolon, rektum ve prostatkanseri riskini artırdığını dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Prof. Dr. Nilüfer Avcı, "Aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite göğüs, rahim, kolon ve yemek borusu kanserine sebep olabilir" diyerek "Salamura et ve şarküteri tüketimi de kolon ve rektum kanserine yakalanma riskini artırabilmektedir. Bazı besinler toksik bileşenler içerir. Bu bileşenlerin bazıları pişirme yöntemleri sebebiyle açığa çıkar. Bazıları ise tarımda kullanılan zirai ilaç ve kimyasalların, kimyasal gübrelerin, parazit ilaçlarının kalıntılarıdır. Bu kimyasalların besinlerde bıraktığı kalıntılar insan sağlığı için son derece zararlıdır. Bu tarım ilaçlarının ilk kurbanları ise bu tehlikenin farkında olmayan çiftçilerdir. Ürünlerin hasat sonunda depolama, saklama, işleme ve arıtma teknikleri son derece önemlidir. Bu aşamalarda yapılan hatalar sağlığımız için gerekli gıdaları birer silah haline dönüştürebilir" dedi. "Vücudun su ihtiyacını karşılayın" Vücudun su ve mineral ihtiyacının dengeli olarak karşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nilüfer Avcı, "Bir yetişkinin günlük su ihtiyacı 2.5 litredir. Bunun 1 litresini tükettiğimiz gıdalardan alırken, kalan 1.5 litresini içeceklerden almak gerekir. Günde en az 4 porsiyon meyve tüketilmeli, mevsim meyveleri tercih edilmeli. Meyvelerin farklı öğünlerde tüketilmesi gerekiyor. Günde bir veya iki porsiyon çiğ sebze ve en az bir porsiyon pişmiş sebze tüketilebilir. Yeşil, sarı, kırmızı sebzelerden her gün en az birer porsiyon tüketilmesi gerekir" diye konuştu. "Balığı ihmal etmeyin" Nohut, kuru fasulye ve barbunya gibi kuru baklagillerin kırmızı etten daha fazla tüketilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nilüfer Avcı, önerdiği besinleri şöyle sıraladı: "Haftada bir, mümkünse iki ya da üç kez balık tüketilmelidir. Yapay tatlandırıcı içeren tüm içeceklerden uzak durulmalı. Özellikle semizotu ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan etki gösteren betakaroten ve lutein açısından zengindir. Kuarsetin tam bir antioksidan, antiinflamatuvar ve antialerjik etkiye sahiptir. Ek olarak antikanserojen kansere karşı koruyucu etkisi unutulmamalıdır. Kuarsetin daha çok soğan, elma ve karabuğdayda daha az miktarda da brüksel lahanası, lahana ve kuruyemişlerde bulunur. Domates, bir antioksidan olan likopen kaynağıdır. Ek olarak karoten ve vitamin E içerir. Likopen prostat ve akciğer kanserine karşı koruyucu özellik gösterir." "Kansere karşı koruma sağlayacak tek bir besin yok" Zeytinyağının Akdeniz ülkelerinde daha fazla tüketildiğini söyleyen Prof. Dr. Nilüfer Avcı, özellikle sızma zeytinyağının rafine zeytinyağından çok daha fazla polifenol içerdiğini vurgulayarak, "Polifenol tüketimi, kanser vakaları ve kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin görülme sıklığını azaltır. Ayrıca soğan ve sarmısak bolca tüketilmelidir. Soğan ve sarımsak güçlü bir karsinojen olan nitrozaminleri bloke ederek bizleri kansere karşı korur. Brokoli özellikle prostat kanserine karşı koruyucu rolü olan glukorafanin içerir. Kırmızı üzüm bolca resveratrol içerir. Resveratrol kansere karşı koruyucu özellik gösterirken kanser hücrelerinin büyümesini de önler. Ahududu, çilek ve yaban mersini gibi orman meyveleri antikanserojen olan elarjik asitten zengin meyvelerdir. Elarjik asit kiraz, armut, elma ve kivide de bulunur. Doğadaki birçok besin kaynağı insanın gelişimi için gereklidir" dedi. "Beslenmeyle birlikte spor yapın ve stresinizi yönetin" Sağlıklı beslenmenin tek başına yeterli olamayacağını ifade eden Prof. Dr. Nilüfer Avcı, "Sağlıklı var olabilmek için sağlıklı yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Spor yapmalı, zararlı alışkanlıklardan uzak durmalı, stres faktörlerini iyi yönetebilmeli, dinlenmeli ve farklı hobiler ile uğraşmalıyız. Unutmayalım, bizi kansere karşı koruyacak veya bizim kanserimizi tedavi edebilecek tek bir besin yoktur" diye konuştu.
Çocuklarda hipertansiyon gizlice ilerliyor
09 Haziran 2025 Pazartesi - 10:04 Çocuklarda hipertansiyon gizlice ilerliyor Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cenap Zeybek, çocuklarda hipertansiyonun sinsi ilerlediğini ve çoğu zaman geç fark edildiğini ifade ederek, çocukların tansiyonlarının düzenli ölçülmemesinin, bu "sessiz düşmanın" belirlenmesini geciktirdiğini belirtiyor. "Çocukların dünyasında gözden kaçan hipertansiyon, sinsi bir düşman. Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve bu nedenle çok geç fark edilen bu sağlık sorunu, küçük kalpler için büyük risk taşıyor. Türkiye’de maalesef çocukların tansiyon ölçümleri yeterince yapılmıyor" açıklaması yapan MedipolMega Üniversite Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cenap Zeybek, özellikle kardiyolojiye yolu düşmemiş evlatlarda yüksek tansiyonun belirlenmesinin geciktiğini aktarıyor. Zira, yetişkinlerle kıyaslandığında hem nedenleri hem de tedavi yolları farklılık gösteren çocukluk çağı hipertansiyonunun mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Zeybek, konunun önemine dikkat çekiyor. Çocuklarda tansiyon ölçme alışkanlığı yok Hipertansiyonun çocukluk çağında genellikle geç fark edildiğini dile getiren Prof. Dr. Zeybek, "Ülkemizde çocuklarda rutin tansiyon ölçme alışkanlığı bulunmuyor. Bu nedenle özellikle kardiyoloji takibi olmayan çocuklarda hipertansiyon kolay kolay fark edilmiyor. Ancak ergenlik döneminde ölçümlerle birlikte tanı konulabiliyor" dedi. Çocuklarda hipertansiyonun erişkinlere kıyasla daha çok yapısal nedenlere dayandığını vurgulayan Prof. Dr. Zeybek, "Erişkinlerde obezite, diyabet, sigara gibi faktörler öne çıkarken, çocuklarda böbrek, böbrek üstü bezi, kalp ve endokrin sistemle ilgili problemler hipertansiyona neden olabiliyor. Bu nedenle tanı ve tedavi daha kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor" diye konuştu. "Yaşa göre değişen değerler dikkate alınmalı" Çocuklarda kan basıncı değerlendirmesinin yaşa, kiloya ve boyuta göre farklılık gösterdiğini belirten Prof. Dr. Zeybek, "Erişkinde 140/90mmHg’nin üzeri hipertansiyon sayılırken, çocuklarda her yaş grubuna özel tansiyon aralıkları var. Bu yüzden her yaşa özel değerlendirme yapılmalı. Çocuk endokrinolojisi, çocuk nefrolojisi, kardiyoloji, diyetisyen gibi farklı branşların ortak takibiyle hipertansiyon kontrol altına alınabiliyor. Öncelikle altta yatan nedenin tespit edilip o nedene yönelik tedavi planlanmalı" dedi. Yaşam tarzı değişikliği şart Ergenlik dönemde görülen hipertansiyonda yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Zeybek, "Özellikle fast food tüketimi, aşırı tuz, hareketsizlik ve obezite hipertansiyon riskini artırıyor. Çocukların düzenli spor yapması ve aktif yaşam tarzı benimsemesi, tansiyonun kontrolü açısından hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Bebekler denize 6 ayı dolunca, havuza 1 yaşını geçtikten sonra girebilir
09 Haziran 2025 Pazartesi - 09:11 Bebekler denize 6 ayı dolunca, havuza 1 yaşını geçtikten sonra girebilir Çocuk Hastalıkları Uzman Dr. Özge Yurtseven, yaz aylarının gelmesi ile birlikte serinlemek amaçlı girilen suların hasta edebileceğini, dere, göl, nehir gibi yerlere girilmemesi gerektiği, deniz ve havuza girilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Yurtseven ayrıca bebeklerin de 6. ayı doldurduktan sonra denize girebileceklerini, havuza ise 1 yaşını geçtikten sonra girebileceklerini bildirdi. Hava sıcaklıklarının artmasıyla çocukları ile birlikte tatile giden veya çocuklarının serinlemesini isteyen aileler havuz veya denize giderken, bazı aileler de dere, nehir, göl kenarlarına giderek serinlemeye çalışıyor. Fakat, önlem alınmadan çocuklar suya girdiğinde bazı enfeksiyon hastalıkları tetikleniyor. Havuza giren çocuklara sıvı desteği verilmeli Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzman Dr. Özge Yurtseven de serinlemek amaçlı gidilen yerlerde özellikle çocuklar için ailelere uyarılarda bulundu. Çocukların havuzda susuz kalabileceğini bu nedenle sıvı desteği verilmesi gerektiğini işaret eden Dr. Özge Yurtseven, "Havalar ısınmaya başladı. Deniz ve havuz sezonu açıldı. Fakat dere, nehir ve göl gibi yerler çocuklar için kesinlikle tehlikeli. Mümkünse çocuklar böyle alanlara girmesinler. Havuzlar veya denizler tercih edilmesi gerekiyor. Bebekler 6 ayı geçtiği zaman veya 7 kiloyu geçtiği zaman denize girebilirler. Havuz için ise 1 yaşı geçmesini beklememiz gerekiyor. Ailelerin temizliğine güvendiği havuzları tercih etmesi gerekiyor. Kalabalık havuzlarda bazen enfeksiyonlarla karşılaşabiliyoruz. Çocuklar böyle havuzlara girdiği zaman idrar yolu enfeksiyonu kapabilirler. İshal salgını olabilir, kulak enfeksiyonu veya göz enfeksiyonu kapabilir. Çocuk havuzda sıvısız kalabilir. Bu açıdan dikkat etmekte fayda var. Havuza giren çocuklarda sıvı desteğini meyve suyunu meyvelerini meyve sularını vermemiz lazım. Bazen havuzlarda çocuklar kayma nedeniyle düşmeler meydana gelebiliyor. Bunun için patik gibi terlikler var bundan edinilmesi gerekiyor. Bunu çocuklar giymeli o şekilde havuza gitmeli. Bir çocuk havuza girdiği zaman mutlaka ebeveynleri veya orada bulunan bir yetişkin tarafından kontrol edilmesi gerekiyor sürekli takip edilmesi gerekiyor. Yaşanabilecek tehlikelere de ani müdahale edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Mineralli güneş kremi kullanılmalı" Hem filtreli hem de mineralli güneş kremleri olduğunu belirten Dr. Yurtseven, "Havuz veya denize girerken güneş kremlerinden de bahsedilmesi gerekiyor. Biz çocuklara altı aydan sonra güneş kreminin kullanılmasını kesinlikle öneriyoruz. Güneş kremlerinin içerisinde kimyasal filtreler ve mineralli filtreler var. Biz mineralli filtreler kullanılmasını öneriyoruz. Çocukların güneş kremlerini 2 saatte bir yenilemeleri gerekiyor. Havuza, denize, suya girildiği zaman sürülmeli çıktığı zamanda sürülmeli. Güneş kreminin yanında ayrıca UV korumalı şapkalar ve mayoları bulunuyor. Mümkün ise bunları tercih etmelerini istiyoruz" dedi.
Başkan Zeyrek’in durumu ciddiyetini koruyor
08 Haziran 2025 Pazar - 13:10 Başkan Zeyrek’in durumu ciddiyetini koruyor Bayramın birinci günü akşamı evindeki havuzun makine kısmında elektrik çarpması sonucu ağır yaralanan ve 70 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürülen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in yoğun bakımdaki tedavisi 34 saati geride bıraktı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, "Bakanlığın da destekleriyle çok değerli bilim insanlarına ulaşıldı. Onlarla da bir grup kurularak tedavinin devamı konusunda istişarelerde bulunuldu. Ferdi Başkanımıza en doğru tedavi yöntemini belirleyerek şu an tedavi devam ediyor." dedi.Manisa’nın Yunusemre ilçesi Keçiliköy Mahallesindeki evinde havuzun motor kısmının bulunduğu makine bölümünde elektrik çarpması sonucu ağır yaralanan ve 70 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürülen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in tedavisi Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi yoğun bakım ünitesinde devam ediyor. Hastanenin başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ve CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper günlük basın açıklamasını yaparak Zeyrek’in son durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu."Hasar büyük bir hasar"Yoğun bakımdaki tedavinin 34 saati geçtiğini kaydeden Manisa Celal Bayar Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, "Yaşanan olay sonrası 112 tarafından başkanımızın evinde yaklaşık 20 dakika süren bir canlandırma akabinde acil servise getirilme acil serviste de yaklaşık 50 dakika devam eden CPR sonrasında yanıt alınması üzerine hastamızı yoğun bakım almıştık. O saat itibariyle 34. saatte yoğun bakımda tamamladık. Bu süre içerisinde dün de bilgilendirme yapmıştık yine kalp, akciğere vücut dışında oksijen sağlamak, onu yeniden canlandırabilmek için tedavi desteği devam ediyordu. Yine böbrekler de aynı şekilde destekler devam ediyor. Şu an itibariyle tabii bu süreç dün de söylemiştim çok dinamik bir süreç. Her an değişebilir. Hani buradan iyi ya da kötü diye bir şey söylemek çok doğru olmayabilir. Şu an itibariyle elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Tabii bunun tek başına bir kişinin bir tedavi devam ettirebileceği bir süreç değil. Şu an kalp damar cerrahisi sonra nöroloji, anestezi, yoğun bakım olmak üzere tüm hekimler sürekli olarak hastanın başında 24 saat öğretim görevlilerimiz çalışıyor. Bunun dışında yine tabii bakanlığın da destekleriyle ülkemizde bu konularda çok değerli olan bilim adamlarına, bilim insanlarına ulaşıldı. Onlarla da bir grup kurularak yine yapılan tedavilerin etkinliği ya da tedavinin yönlendirilmesi devamı konusunda istişarelerde bulunuldu. Ferdi Başkanımıza en doğru tedavi yöntemini belirleyerek şu an tedavi devam ediyor. Tabii süreç zorlu bir süreç. Hasar büyük bir hasar. Tabii uzun bir süre hipoksi kalmış olması ciddi organ hasarına ve ciddi bir elektrik yanığı, elektrik kazası şeklinde karşımızda." dedi."Ülkedeki tüm uzmanlarla istişare halindeyiz"Ülkedeki tüm uzmanlarla istişare halinde olduklarını kaydeden Başhekim Topçu, "Ama şu konuda tüm kamuoyu rahat olabilir. Hastamız için tüm ekip şu an 24 saat boyunca sürekli çalışıyor. Ve tüm Türkiye’den de uzmanlarla istişare halindeyiz. Onlarla da yönlendirme yapıyoruz. Bunun dışında bizim ulaşamadığımız zaman bize ulaşan yine bilim insanları, yoğun bakım uzmanları ya da kalp damar cerrahi uzmanları bize süreçle ilgili yardımcı oluyorlar. Onlarla ilgili yönlendirme oluyor. Tedavisi için en doğru adımları atmaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu."Ciddi elektrik yanığı"Elektrik yanığı hakkında da bilgi veren Başhekim Topçu, "Hastanın ne kadar süre elektrik akımına kapıldığını bilmiyoruz. Ses gelince şalterin indirildiği ve en kısa sürede buradaki hasarın önlenmesinin çalışıldığını biliyoruz. Bu durum beni hasarın boyutu üzerinde etkileyebilir. Bu da yanığın büyüklüğünü gösterebilir ama bunda benim şu an onu saptayabilmem ya da bu böyle bir şu kadar süre kaldıysa şu kadar hasar olmuştur gibi bir şey söylemek doğru değil. Öyle bir yaklaşım da yok zaten. Hasar oluştu. Oluşan hasarın klinik boyutu karşılığı ne? Bizim bu karşılığında neler yapabiliriz? Onun üzerine duruyoruz. Yoksa voltajın şu kadar kaldı. Onlarla ilgili voltajla ilgili bir şeyimiz yok. Bu durum bildiğiniz bir normal yanık gibi değil ama sonuçta iç organları etkileyen kalbi durdurabilen ya da akciğerde ya da böbrekte hasara yol açabilen bir travma söz konusu. Yani bir hasar, bir elektrik yanığı söz konusu. O anlamda söyledim. Durumu ile ilgili bekleyeceğiz. Net bir şey söylemem doğru olmaz. Bu yanlış olur. Yanlış bilgi vermiş oluruz size. Düne göre şu an durumu stabil diyebilirim. Buradan farklı manalar çıkmasın diye söylüyorum. Çünkü değişebilir, an ve an değişebilir. Şöyle bizler için hakikaten zor bir hasta. Çok da değerli de bir insan ama çok da zor bir hasta. Hekimlerimiz bu tedavi sürecine hakikaten çok özen gösteriyor ve şu an ekip sürekli 24 saat sürekli başında. Halen de başındalar. Devam ediyor." ifadelerini kullandı."Dualarınızla Ferdi Başkan’ımızı hep birlikte sağlığına kavuşturacağız inşallah"Ferdi Zeyrek’in hastaneye kaldırılmasından hemen sonra hastaneye gelen ve ayrılmayan CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, "Önce süreci duymadan neredeyse hiç yemek yemeden saatlerdir bizi yalnız bırakmadan çalışan tüm Celal Bayar çalışanlarına, hocalarımıza, bu ekibimize, tüm hemşire arkadaşlarımıza, güvenlik görevlilerimize kadar tüm Celal Bayar çalışanların hepsine öncelikle çok teşekkür ediyoruz. Süreci tüm Türkiye’de takip ediyor. Tüm Türkiye’nin de gözü burada, biliyoruz. Ve dualarımız çok kıymetli, çok önemli. Tüm Türkiye’den Hocalarımız Sayın Başhekimimizle de iletişim halindeler. Yani tüm dünyadan hekimlerimiz bir şekilde burada haber almak için ya da elimizden bir şey gelir mi diye uğraşıyorlar ama gerçekten inanılmaz başarılı bir ekip var. Ben yıllarca da burada yoğun bakımda çalışmış olan bir insan olarak, Celal Bayar Üniversitesinin yoğun bakımının ne kadar iyi olduğunu da biliyorum. Hepsinin emeklerine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. İyi olacak. Dualara ihtiyacı var tabii ki. İyi olacak. Bugün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız, Mansur Başkanımız burada. Kendisi dışarıda. Cemil Başkanımız burada. Cemil Başkanımız hep buradaydı zaten olayın başından ve kendisinin hekim olmasından ötürü. Yine Dilek Hanım gelecekler. Dilek İmamoğlu bugün aramızda olacak, burada olacak. İstanbul’dan, Bursa’dan, Manisa’dan, Manisa’nın tüm ilçelerinden, İzmir’den, Bursa’dan insanlar inanılmaz takdir akın geliyorlar ve destek için geliyorlar. Yani sadece manevi destek olalım, burada dua edelim diye bizlerle birlikteler. Siz de görüyorsunuz zaten bahçede sürekli ziyaretçilerimiz var. Önemli olan dediğimiz gibi dualarınızı eksik etmemeniz. Ferdi başkan güçlüdür. Tekrar söylüyoruz ve bir şey daha rica edeceğiz. Lütfen başhekimimizin yaptığı açıklamanın dışında hiçbir açıklamaya da itibar etmeyin. Çünkü inanılmaz farklı haberler görüyoruz. Biz sürekli olayın içerisinde olmamıza rağmen biz farklı haberler okuyoruz ve biz bile diyoruz ki yani böyle bir şey olmamış olmasına rağmen bu konuda daha dikkatli davranılmalı. Bu konuda çok hassas olmamız gereken bir dönemdeyiz. Lütfen baş hekimimiz zaten gerekli açıklamayı yapıyor. Sağlıklı açıklamalarda sadece başhekimimiz tarafından verilen açıklamalardır. Onun dışındaki hiçbir açıklamayı da lütfen hiç kimse itibar etmesin. Dualarınızla Ferdi Başkan’ımızı hep birlikte sağlığına kavuşturacağız inşallah. Çok teşekkür ediyorum" dedi."Önceliğimiz Ferdi Başkanımızın aramıza dönmesi"Bir gazetecinin soruşturma süreciyle ilgili sorusuna Özalper şu cevabı verdi: "Savcılık takip ediyor şu anda. Savcının takip ettiği durumda bizim bu konuyla ilgili çok fazla yorum yapmamız doğru bulmuyorum. Yani bizim için önemli olan şu anda Ferdi Başkanımızın sağlıklı bir şekilde yeniden aramıza geriye dönmesi. Savcılıkta yani bu konuda savcılığa da Sağlık Bakanlığımıza da ayrıca teşekkür ediyoruz. Yani Sağlık Bakanımız sürekli olarak Genel Başkanımız Özgür Özel ile iletişim halinde. Tüm siyasi liderlere teşekkür ediyoruz. Yani herkes Genel Başkanımız da şu anda bahçede şimdi hemen onun da yanına gideceğiz. Mansur Başkanımız da yanında. Yani bu süreçte Savcılık takip ediyor arkadaşlar. Yani savcılığa da ayrıca teşekkür ediyoruz. Hassas bir dönem bizim için öncelikli olan Ferdi Başkan’ın sağlıklı aramıza geri dönmesi. Çok teşekkür ediyorum."Öte yandan Ferdi Zeyrek’in ailesine destek olmak için hastane bahçesine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve eşi de gelerek Nurcan Zeyrek ve kızı Nehir Zeyrek ile görüştü.
Dayanılmaz ağrıları dindiriyorlar hastalar taburcu olmak istemiyor
08 Haziran 2025 Pazar - 12:21 Dayanılmaz ağrıları dindiriyorlar hastalar taburcu olmak istemiyor Antalya Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde 21 Nisan’da hizmete giren Palyatif Merkezi, kanser hastaları ve yoğun bakımdan çıkan hastalara umut oluyor. Merkezde ağrıları kontrol altına alınan 76 yaşındaki Emine Çelebi, "Ağrılarım kesildi. Çok memnunum" ifadelerini kullanırken, Çelebi’ye refakat eden kızı Derya Büyükgöz ise, "Annem eve gitmek istemiyor, burayı daha rahat buluyor. Hocamıza da ‘beni taburcu etme’ diyor" şeklinde konuştu. Döşemealtı Devlet Hastanesi bünyesinde 21 Nisan’da hizmete başlayan Palyatif Merkezi, ağır hastalıklarla mücadele eden hastalara ve hasta yakınlarına destek sağlıyor. Kanser hastaları ile yoğun bakımdan çıkan hastaların ağrılarını hafifletmeye ve bakım süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik hizmet veren merkez, bugüne kadar sekiz hastayı taburcu etti. Merkezde görev yapan Anestezi Uzmanı Dr. Osman Çelik, palyatif bakımın multidisipliner bir yaklaşımla yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi: "Palyatif merkezimiz 21 Nisan itibariyle ilk hasta kabulüne başladı. Bugün itibariyle sekizinci hastamızı taburcu etmiş bulunmaktayız. Palyatif bakım multidisipliner bir disiplin. Diyetisyenler, fizyoterapistler, hemşirelerle birlikte bu bakımı yapıyoruz. Anestezi hekimleri olarak da burada aylık rotasyon şeklinde hizmet veriyoruz." "Dayanılmaz ağrılara müdahale ediyoruz" Dr. Çelik, merkezin temel amacının ağrıların azaltılması ve hasta yakınlarının bakım konusunda bilgilendirilmesi olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Kanser hastaları ya da yoğun bakımdan çıkan hastalara yönelik evde bakım eğitimleri yapıyoruz. Ağrıları hafifletmek için basamak tedavileri uyguluyoruz. Anestezi uzmanı olmamızın avantajıyla hem medikal hem de girişimsel tedavilerle hızlı ve yüz güldürücü sonuçlar elde ediyoruz. Taburcu olan hastalarımız buradan ayrılırken çok memnun olduklarını ifade ediyorlar." "Multidisipliner bakım" Merkezde fizik tedavi uygulamalarının da yapıldığını belirten Dr. Osman Çelik, "Fizik tedavi hizmetiyle hastaların kas egzersizlerini de yaptırıyoruz. Bu süreçte hem ağrıların kontrolü hem de beslenme ve hareket kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Tek başımıza değil, tüm ekip olarak bu hizmeti veriyoruz" dedi. "Dayanılmaz ağrıları vardı" Palyatif Merkezi’nde ağrıları kontrol altına alınan 76 yaşındaki Emine Çelebi ise şu ifadeleri kullandı: "Şu anda iyiyim. Ağrılarım kesildi. Allah razı olsun hocamdan. İyiyim, çok iyiyim. Memnunum. Ayak şikâyetiyle çok sancım vardı. Yine oluyor da hocam bir iğne vuruyor, azaltıyor." Emine Çelebi’nin kızı Derya Büyükgöz de merkezde verilen hizmetten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi: "Annem diyabetik ayakla geldi, ayağı ampute oldu, beş parmağı. Buraya geldiğinde çok sancıları vardı. Narkotik ilaçlarla duruyordu. Burada Osman hocamız sağ olsun, bacağından yaptığı iğneyle siniri tamamen uyuşturdu. Şu anda ağrısı yok. Çok memnunuz. Bu hastanede, personelinden doktoruna herkes çok iyi, çok güler yüzlü. Annem eve gitmek istemiyor, burayı daha rahat buluyor. Hocamıza da ‘beni taburcu etme’ diyor." Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde hizmete başlayan Palyatif Merkezi’nin, ileri evre hastalıklarla mücadele eden hastalar ve hasta yakınları için önemli bir destek noktası olması hedefleniyor.
Başkan Zeyrek’in durumu ciddiyetini koruyor
08 Haziran 2025 Pazar - 12:18 Başkan Zeyrek’in durumu ciddiyetini koruyor Bayramın birinci günü akşamı evindeki havuzun makine kısmında elektrik akımına kapılması sonucu ağır yaralanan ve 70 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürülen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in yoğun bakımdaki tedavisi 34 saati geride bıraktı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, "Bakanlığın da destekleriyle çok değerli bilim insanlarına ulaşıldı. Onlarla da bir grup kurularak tedavinin devamı konusunda istişarelerde bulunuldu. Ferdi Başkanımıza en doğru tedavi yöntemini belirleyerek şu an tedavi devam ediyor" dedi. Manisa’nın Yunusemre ilçesi Keçiliköy Mahallesindeki evinde havuzun motor kısmının bulunduğu makine bölümünde elektrik akımına kapılması sonucu ağır yaralanan ve 70 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürülen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in tedavisi Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi yoğun bakım ünitesinde devam ediyor. Hastanenin başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ve CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper günlük basın açıklamasını yaparak Zeyrek’in son durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Hasar büyük bir hasar" Yoğun bakımdaki tedavinin 34 saati geçtiğini kaydeden Manisa Celal Bayar Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, "Yaşanan olay sonrası 112 tarafından başkanımızın evinde yaklaşık 20 dakika süren bir canlandırma akabinde acil servise ulaştırılma, acil serviste de yaklaşık 50 dakika devam eden CPR sonrasında yanıt alınması üzerine hastamızı yoğun bakım almıştık. O saat itibariyle 34. saatte yoğun bakımda tamamladık. Bu süre içerisinde dün de bilgilendirme yapmıştık yine kalp, akciğere vücut dışında oksijen sağlamak, onu yeniden canlandırabilmek için tedavi desteği devam ediyordu. Yine böbrekler de aynı şekilde destekler devam ediyor. Şu an itibariyle tabii bu süreç dün de söylemiştim çok dinamik bir süreç. Her an değişebilir. Hani buradan iyi ya da kötü diye bir şey söylemek çok doğru olmayabilir. Şu an itibariyle elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Tabii bunun tek başına bir kişinin bir tedavi devam ettirebileceği bir süreç değil. Şu an kalp damar cerrahisi sonra nöroloji, anestezi, yoğun bakım olmak üzere tüm hekimler sürekli olarak hastanın başında 24 saat öğretim görevlilerimiz çalışıyor. Bunun dışında yine tabii bakanlığın da destekleriyle ülkemizde bu konularda çok değerli olan bilim adamlarına, bilim insanlarına ulaşıldı. Onlarla da bir grup kurularak yine yapılan tedavilerin etkinliği ya da tedavinin yönlendirilmesi devamı konusunda istişarelerde bulunuldu. Ferdi Başkanımıza en doğru tedavi yöntemini belirleyerek şu an tedavi devam ediyor. Tabii süreç zorlu bir süreç. Hasar büyük bir hasar. Tabii uzun bir süre hipoksi kalmış olması ciddi organ hasarına ve ciddi bir elektrik yanığı, elektrik kazası şeklinde karşımızda" dedi. "Ülkedeki tüm uzmanlarla istişare halindeyiz" Ülkedeki tüm uzmanlarla istişare halinde olduklarını kaydeden Başhekim Topçu, "Ama şu konuda tüm kamuoyu rahat olabilir. Hastamız için tüm ekip şu an 24 saat boyunca sürekli çalışıyor. Ve tüm Türkiye’den de uzmanlarla istişare halindeyiz. Onlarla da yönlendirme yapıyoruz. Bunun dışında bizim ulaşamadığımız zaman bize ulaşan yine bilim insanları, yoğun bakım uzmanları ya da kalp damar cerrahi uzmanları bize süreçle ilgili yardımcı oluyorlar. Onlarla ilgili yönlendirme oluyor. Tedavisi için en doğru adımları atmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Ciddi elektrik yanığı" Elektrik yanığı hakkında da bilgi veren Başhekim Topçu, "Hastanın ne kadar süre elektrik akımına kapıldığını bilmiyoruz. Ses gelince şalterin indirildiği ve en kısa sürede buradaki hasarın önlenmesinin çalışıldığını biliyoruz. Bu durum beni hasarın boyutu üzerinde etkileyebilir. Bu da yanığın büyüklüğünü gösterebilir ama bunda benim şu an onu tespit edebilmem ya da bu böyle bir şu kadar süre kaldıysa şu kadar hasar olmuştur gibi bir şey söylemek doğru değil. Öyle bir yaklaşım da yok zaten. Hasar oluştu. Oluşan hasarın klinik boyutu karşılığı ne? Bizim bu karşılığında neler yapabiliriz? Onun üzerine duruyoruz. Yoksa voltajın şu kadar kaldı. Onlarla ilgili voltajla ilgili bir şeyimiz yok. Bu durum bildiğiniz bir normal yanık gibi değil ama sonuçta iç organları etkileyen kalbi durdurabilen ya da akciğerde ya da böbrekte hasara yol açabilen bir travma söz konusu. Yani bir hasar, bir elektrik yanığı söz konusu. O anlamda söyledim. Durumu ile ilgili bekleyeceğiz. Net bir şey söylemem doğru olmaz. Bu yanlış olur. Yanlış bilgi vermiş oluruz size. Düne göre şu an durumu stabil diyebilirim. Buradan farklı manalar çıkmasın diye söylüyorum. Çünkü değişebilir, an ve an değişebilir. Şöyle bizler için hakikaten zor bir hasta. Çok da değerli de bir insan ama çok da zor bir hasta. Hekimlerimiz bu tedavi sürecine hakikaten çok özen gösteriyor ve şu an ekip sürekli 24 saat sürekli başında. Halen de başındalar. Devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Dualarınızla Ferdi Başkan’ımızı hep birlikte sağlığına kavuşturacağız inşallah" Ferdi Zeyrek’in hastaneye kaldırılmasından hemen sonra hastaneye gelen ve ayrılmayan CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, "Önce süreci duymadan neredeyse hiç yemek yemeden saatlerdir bizi yalnız bırakmadan çalışan tüm Celal Bayar çalışanlarına, hocalarımıza, bu ekibimize, tüm hemşire arkadaşlarımıza, güvenlik görevlilerimize kadar tüm Celal Bayar çalışanların hepsine öncelikle çok teşekkür ediyoruz. Süreci tüm Türkiye’de takip ediyor. Tüm Türkiye’nin de gözü burada, biliyoruz. Ve dualarımız çok kıymetli, çok önemli. Tüm Türkiye’den Hocalarımız Sayın Başhekimimizle de iletişim halindeler. Yani tüm dünyadan hekimlerimiz bir şekilde burada haber almak için ya da elimizden bir şey gelir mi diye uğraşıyorlar ama gerçekten inanılmaz başarılı bir ekip var. Ben yıllarca da burada yoğun bakımda çalışmış olan bir insan olarak, Celal Bayar Üniversitesinin yoğun bakımının ne kadar iyi olduğunu da biliyorum. Hepsinin emeklerine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. İyi olacak. Dualara ihtiyacı var tabii ki. İyi olacak. Bugün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız, Mansur Başkanımız burada. Kendisi dışarıda. Cemil Başkanımız burada. Cemil Başkanımız hep buradaydı zaten olayın başından ve kendisinin hekim olmasından ötürü. Yine Dilek Hanım gelecekler. Dilek İmamoğlu bugün aramızda olacak, burada olacak. İstanbul’dan, Bursa’dan, Manisa’dan, Manisa’nın tüm ilçelerinden, İzmir’den, Bursa’dan insanlar inanılmaz takdir akın geliyorlar ve destek için geliyorlar. Yani sadece manevi destek olalım, burada dua edelim diye bizlerle birlikteler. Siz de görüyorsunuz zaten bahçede sürekli ziyaretçilerimiz var. Önemli olan dediğimiz gibi dualarınızı eksik etmemeniz. Ferdi başkan güçlüdür. Tekrar söylüyoruz ve bir şey daha rica edeceğiz. Lütfen başhekimimizin yaptığı açıklamanın dışında hiçbir açıklamaya da itibar etmeyin. Çünkü inanılmaz farklı haberler görüyoruz. Biz sürekli olayın içerisinde olmamıza rağmen biz farklı haberler okuyoruz ve biz bile diyoruz ki yani böyle bir şey olmamış olmasına rağmen bu konuda daha dikkatli davranılmalı. Bu konuda çok hassas olmamız gereken bir dönemdeyiz. Lütfen baş hekimimiz zaten gerekli açıklamayı yapıyor. Sağlıklı açıklamalarda sadece başhekimimiz tarafından verilen açıklamalardır. Onun dışındaki hiçbir açıklamayı da lütfen hiç kimse itibar etmesin. Dualarınızla Ferdi Başkan’ımızı hep birlikte sağlığına kavuşturacağız inşallah. Çok teşekkür ediyorum" dedi. "Önceliğimiz Ferdi Başkanımızın aramıza dönmesi" Bir gazetecinin soruşturma süreciyle ilgili sorusuna Özalper şu cevabı verdi: "Savcılık takip ediyor şu anda. Savcının takip ettiği durumda bizim bu konuyla ilgili çok fazla yorum yapmamız doğru bulmuyorum. Yani bizim için önemli olan şu anda Ferdi Başkanımızın sağlıklı bir şekilde yeniden aramıza geriye dönmesi. Savcılıkta yani bu konuda savcılığa da Sağlık Bakanlığımıza da ayrıca teşekkür ediyoruz. Yani Sağlık Bakanımız sürekli olarak Genel Başkanımız Özgür Özel ile iletişim halinde. Tüm siyasi liderlere teşekkür ediyoruz. Yani herkes Genel Başkanımız da şu anda bahçede şimdi hemen onun da yanına gideceğiz. Mansur Başkanımız da yanında. Yani bu süreçte Savcılık takip ediyor arkadaşlar. Yani savcılığa da ayrıca teşekkür ediyoruz. Hassas bir dönem bizim için öncelikli olan Ferdi Başkan’ın sağlıklı aramıza geri dönmesi. Çok teşekkür ediyorum." Öte yandan Ferdi Zeyrek’in ailesine destek olmak için hastane bahçesine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve eşi de gelerek Nurcan Zeyrek ve kızı Nehir Zeyrek ile görüştü.
Prof. Dr. Özkan: "Diş çekiminden ölen çocuklar ve gençler: Diş çekiminde hayati önlemler"
08 Haziran 2025 Pazar - 11:40 Prof. Dr. Özkan: "Diş çekiminden ölen çocuklar ve gençler: Diş çekiminde hayati önlemler" Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, son dönemde diş çekimi sonrası özellikle çocuk ve gençlerde meydana gelen ölümcül vakalara dikkat çekerek, bu tür işlemlerin sadece basit bir diş çekimi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Detaylı klinik ve radyografik değerlendirme yapılmadan, cerrahi prensiplere uygun şekilde planlanmadan gerçekleştirilen diş çekimleri, ciddi komplikasyonlara ve ne yazık ki hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabiliyor" dedi. "Diş çekiminde hayati müdahale, sistemli hazırlıkla başlar" Diş çekiminin, sadece bir dişi yerinden çıkarmakla sınırlı olmayan; çene kemiği, dişeti, sinir yapıları ve çene eklemi gibi birçok anatomik yapının korunmasını gerektiren cerrahi bir işlem olduğunu söyleyen Özkan, "Özellikle çocuklarda çene kemiği henüz gelişimini tamamlamadığı için diş çekimi sırasında yapılacak en küçük ihmal, telafisi zor komplikasyonlara neden olabilir. Dişin kök yapısı, çene kemiğinin yoğunluğu, hastanın yaşı ve dişin konumu gibi faktörlerin çekim öncesinde klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi gerekir. Her hastaya özel bir cerrahi planlama zorunludur" diye konuştu. "Cerrahi uygulamalarda teknik titizlik şart" Diş çekimi öncesinde antiseptik uygulamalarla bölge steril hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özkan şöyle devam etti: "Ardından lokal anestezi yapılır. Dişe erişim sağlamak için gerekirse dişeti dokusunda minimal kesiler açılır. Dişin çevresindeki kemik yapısı, özel aletlerle düzeltilerek travmasız bir çekim hedeflenir. Dişin çekildiği alandaki çene kemiği törpülenerek düzeltilmezse, iyileşme zorlaşır ve enfeksiyon riski artar. Bu kemik düzleştirme işlemi, çekimin cerrahi bütünlüğü için şarttır. İlk 72 Saat: sessiz tehlike dönemi Çekim sonrası ilk 72 saat, kan pıhtısının yara bölgesinde stabil hale gelmesi ve yeni kemik oluşumunun başlaması açısından kritik bir dönemdir. Bu sürede yapılacak basit ama etkili önlemler, olası komplikasyonları önleyebilir." Prof. Dr. Özkan, "Çocuk ve genç hastalarda bu pıhtı oluşmaz ya da erken bozulursa, gelişen enfeksiyonlar hızlıca yayılıp sistemik komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum ne yazık ki ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi hale gelebilir," diyerek konunun ciddiyetini vurguladı. 2Hasta Sorumluluğu ve Tıbbi Takip" Özkan, diş çekimi sonrası ilk hafta boyunca yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Sigara ve elektronik sigaradan kesinlikle uzak durulmalı, soğuk kompres uygulamaları ve steril gazlı bezlerle kanama kontrol altına alınmalı, antibiyotik ve antiseptik ağız gargaraları hekimin önerdiği şekilde kullanılmalıdır." 2Diş çekiminde oluşan komplikasyonlar önlenebilir mi?" Diş çekimi sırasında karşılaşılabilecek en ciddi riskler arasında çene sinir hasarı, kemik kırığı, uzun süreli kanama ve çene eklem hasarı yer aldığnıı belirten Özkan, "Özellikle alt çene bölgesindeki gömülü veya zorlu diş çekimlerinde, kontrolsüz kuvvet uygulanması çene eklemini zedeleyebilir. Diş çekiminde kullanılan aletlerin sterilizasyonunun eksiksiz yapılması, hastanın sistemik hastalıklarının bilinmesi ve operasyonun kişiye özel planlanması yaşanacak trajedilerin önüne geçer," diyerek tüm sürecin ne kadar hassas yönetilmesi gerektiğini tekrar hatırlatıyor" dedi. "Sıradan görünen ama hayati bir işlem" Diş çekiminin, özellikle gelişim çağındaki bireylerde basit bir işlem değil; doğru planlama, hassas cerrahi uygulama ve dikkatli hasta takibi gerektiren hayati bir müdahale olduğuna işaret eden Özkan, cümlesini şöyle sürdürdü: "Diş çekimi öncesi detaylı analiz, cerrahi titizlik ve ilk 72 saate özel bakım uygulamaları; komplikasyon riskini azaltarak, çocukların ve gençlerin hayatını kurtarabilecek düzeyde önem taşır."
Çocuğunuz olmaz denilen çift, aldıkları tedavilerle gebelik haberi aldı
08 Haziran 2025 Pazar - 10:53 Çocuğunuz olmaz denilen çift, aldıkları tedavilerle gebelik haberi aldı Diyarbakır’da çocuğunuz olmaz denilen çift, yumurta gençleştirme, akupunktur ve fitoterapi gibi tedaviler alarak iki yıl sonra gebelik haberi aldı. Fatma ve İsmail Gümüş çifti, sağlık sorunları nedeniyle çocuk sahibi olamayınca tedavi almak istedi. Erkek faktörü nedeniyle başka sağlık merkezlerinde tedavi alan çift, ‘çocuğunuz olmaz’ denilerek başarısız sonuçlar aldı. Tavsiye üzerine Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvuran çift, yapılan tetkikler sonucunda yumurta gençleştirme, akupunktur ve fitoterapi gibi tedaviler alarak iki yıl sonra gebelik haberi aldı. Çoksüer, hastanın azosperm nedeniyle kliniklerine başvurduğunu söyledi. Daha önce hiç hücre bulunamadığını belirten Çoksüer, " Hiç çocuğun olmaz denilmiş ve tedaviler başarısız sonuçlanmış. Sonra kliniğimize geldiler. Yumurta gençleştirme tedavisi yaptık. Akupunktur, fitoterapi uygulaması yaptık. Sonrasında tüp bebek uygulaması yaptık. Tüp bebek uygulamasında anne ile ilgili bir sıkıntı yoktu. Erkek faktörlü süreçti. Aynı zaman piezzo elektrik uygulaması yaptık. Ve embriyo haline gelerek transferi gerçekleştirdik. Daha sonra gebelik haberi aldık. Kalp atışını duyduk. Doğru klinik, doğru tedavi ve inanmak başarmanın ana anahtarıdır" dedi. Gümüş çifti ise, yaşadıkları duygunun tarifsiz olduğunu ifade ederek kendilerine yardımcı olan herkese çok teşekkür ettiklerini dile getirdi.
İşte uzmanlarından bayram uyarıları
08 Haziran 2025 Pazar - 09:50 İşte uzmanlarından bayram uyarıları Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları, yaptığı paylaşımda vatandaşları uyararak çiğ etin oda sıcaklığında ve dış ortamda uzun süre bekletilmemesi gerektiğini ifade etti. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü yaptığı paylaşımda, Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar ve hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığının arttığını hatırlatarak, "Özellikle obezite, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet (şeker) hastalığı olan kişilerin beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerekir. Bayram boyunca yiyecek seçiminize, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli olmasına dikkat edin" şeklinde uyarıda bulundu. Çiğ et doğranan kesme tahtasını ve bıçağı diğer gıdaları doğrarken kullanılması gerektiğini ifade eden uzmanlar, şu tavsiyelerde bulundular "Bunları kullanmadan önce mutlaka su ve bulaşık deterjanıyla iyice yıkayın. Çiğ ete dokunduktan sonra mutlaka ellerinizi en az 20 saniye su ve sabunla yıkayın. Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın. Çiğ eti oda sıcaklığında ve dış ortamda uzun süre bekletmeyin. Etleri birer yemeklik porsiyonlara ayırıp buzdolabı poşeti veya yağlı kâğıt içinde buzlukta (-2C) birkaç hafta, derin dondurucuda (-18C) birkaç ay saklayabilirsiniz. Etlerin pişirilmesinde haşlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edin, kızartma yönteminden ve fazladan yağ eklenmesinden kaçının"