Son Dakika
|
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Fransa'da kruvaziyer gemisinde 'norovirüs' şüphesi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye
Tarım işçilerini taşıyan minibüs tıra çarptı: 12 yaralı
Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırısında ölü sayısı 8’e yükseldi
Bursa’da balkondan düşen kadın ağır yaralandı
SAĞLIK
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
14 Mayıs 2026 Perşembe - 23:35:35
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 21:47
Antalya’da sağlık turizmi zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım
Antalya’da düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi’nde 100’ün üzerinde ülkeden gelen büyükelçi, diplomatik temsilci, yatırımcı, akademisyen ve sektör temsilcileri sağlık turizmi alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Antalya’da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye’nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya’nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100’ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü’den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı. 27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı. Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:05
Gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı Adana’ya getirildi
Adana merkezli 21 ilde yürütülen yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı Adana’ya getirildi. Sağlık kontrolden geçen Kütahyalı, "İyiyim baba, bir yanlış anlaşılma var, öğreneceğiz" dedi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında emniyet birimleri Adana merkezli 21 ilde yasa dışı bahis, kara para aklama, rüşvet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından oluşan şebekeye yönelik operasyon yaptı. Aralarında Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu toplam 200 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Yapılan operasyonda Rasim Ozan Kütahyalı’nın da aralarında olduğu 128 şüpheli gözaltına alındı. Rasim Ozan Kütahyalı karayolu ile Adana’ya getirildi. Adana Adli Tıp Biriminde sağlık kontrolünden geçen Kütahyalı basın mensuplarının sorularına, "İyiyim baba, bende öyle bir hareketlilik yok. Bir yanlış anlaşılma var. Öğreneceğiz, yanlış anlaşılma var" cevaplarını verdi. Sağlık kontrollerinin ardından Kütahyalı ve yanında getirilen 2 kişi sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. (SCİ-
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:40
Batman’da bir ilk: 71 yaşındaki hastaya biyolojik aort kapak ameliyatı yapıldı
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında kentte ilk kez biyolojik aort kapak replasmanı ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı operasyonla 71 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, 71 yaşındaki Besna Gökhan’ın aort kapağı biyolojik kapakla değiştirildi. İleri yaş grubundaki hastalar için önemli avantajlar sağlayan yöntem sayesinde hastanın ömür boyu yoğun kan sulandırıcı ilaç kullanma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hastanın 4 gün yoğun bakımda takip edildiği, daha sonra servise alındığı öğrenildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceği belirtildi. Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet İbrahim Balkaya, biyolojik kapağın Batman’da ilk kez uygulandığını belirterek, "Hastamızın yaşı nedeniyle biyolojik kapak takma kararı aldık. Ameliyatımız yaklaşık 4-5 saat sürdü. Yoğun bakım sürecinde hastamızı 4 gün takip ettik. Herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu an tüm değerleri gayet iyi. Hastamızda nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti kalmadı. Her şey yolunda giderse yarın taburcu edeceğiz" dedi. Hasta yakını Şükrü Gökhan ise doktorlara teşekkür ederek, "Annem ameliyattan önce nefes darlığı çekiyordu, hareket edemiyordu ve çok halsizdi. Doktorlarımız başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu an durumu çok iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
12 Mayıs 2026 Salı- 14:14
İç Hastalıkları Uzmanı Yeler: "Günlük tuz tüketimini 5 gramla sınırlandırın"
5
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:59
Prof. Dr. Çelik: "Obezite artık kozmetik bir sorun değil kronik bir hastalıktır"
03 Haziran 2025 Salı - 10:05
Sağlık vatandaşın ayağına gidiyor
DÜZCE (İHA) – Düzce’de sağlık hizmetlerini vatandaşların ayağına götürmeye devam eden İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri son olarak Cumayeri’nde vatandaşlar ile buluştu. Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri il genelinde vatandaşların ayağına sağlık hizmetini getirmeye devam ediyor. Bu çerçevede Cumayeri Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri ilçe genelinde çeşitli noktalarda stant açarak vatandaşlara sağlık konularında bilgilendirmelerde bulundu. Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı boy kilo ölçümlerini de yapan ekipler beden kitle endeksi hesaplamalarını da yaparak vatandaşlara sağlıklı yaşam konularında da bilgilendirmelerde bulundu.
03 Haziran 2025 Salı - 09:52
Bayburt Devlet Hastanesine 2 milyon 72 bin liralık cihaz yatırımı yapıldı
Bayburt Devlet hastanesine 2 milyon 72 bin lira değerinde ince kesitler veya numuneler elde etmek için kullanılan elektronik görüntüleme cihazları alındı. 750 bin liraya mikrotom patoloji cihazının, 665 bin liraya elektromiyografi(EMG) cihazının ve 657 bin liraya elektroensefalografi(EEG) cihazının alındığını Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş duyurdu. Toplam 2 milyon 72 bin TL bedelle, cihazlar hastane envanterine kazandırıldı. "Hayırlı ve uğurlu olsun" diyerek sosyal medya hesabından cihazların alındığını duyuran vekil Ateş’in paylaşımında şu ifadeler yer aldı: "Mikrotomlar patoloji cihazı, 750 Bin TL, elektromiyografi(EMG) cihazı 665 Bin TL, elektroensefalografi(EEG) cihazı 657 Bin TL. Toplam 2 milyon 72 bin TL bedelle hastanemiz envanterine katılmış ve kıymetli hemşehrilerimize hizmet vermeye başlamıştır. Hayırlı ve uğurlu olsun."
03 Haziran 2025 Salı - 09:48
Kanserde nokta atışı tedavi: ‘Proton Terapisi’ için çalıştay düzenlendi
Bahçeşehir Üniversitesi, kanser tedavisinde kullanılan Proton Terapi Teknolojisi’nin Türkiye’ye de kazandırılmasının gerekliliğinin ele alındığı çalıştaya ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Berrin Pehlivan, proton tedavisinin özellikle pediatrik hastalar üzerindeki önemini vurguladı. ABD, Japonya, Avusturya başta olmak üzere 24 ülkede kanser tedavisinde kullanılan 120’den fazla Proton Terapi Merkezi bulunurken, bu teknolojinin Türkiye’de de kullanılmasıyla ilgili görüş alışverişinin yapıldığı bir çalıştay düzenlendi. Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda Türkiye’de Proton Terapi Merkezi’nin eksikliği vurgulandı. Birçok kanser türünde kullanılan ve tümörlerin ortadan kaldırılması sırasında, hedef tümöre odaklanabildiği için düşük yan etkisi olduğu belirtilen proton terapisiyle ilgili çalıştaya Sağlık Bakanlığı, SGK yetkilileri, sağlık alanındaki özel sektör temsilcileri, onkoloji uzmanları, Türk ve yabancı akademisyenler katıldı. Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı çalıştayda, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Eugen Hug, "Protonterapi ve dünyadaki durumu", Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Pehlivan "Proton terapisinin sağladığı avantajlar", Akdeniz Üniversitesi Nükleer Fizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Boztosun ise "Hızlandırıcı teknolojilerinde Türkiye’nin bugünü ve yarını" konulu sunumlar gerçekleştirdi. CERN’den ilham alan tedavi yöntemi Konuşmasında proton terapisinin önemine işaret eden Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "Bugün Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN’de kullanılan hızlandırıcı prensiplerinin, sağlık alanında kansere karşı lazer hassasiyetinde kullanılan ışın teknolojilerine ilham verdi. Bu teknoloji, ışını neredeyse ’fırçayla boyar gibi’ tümöre yönlendiriyor; yalnızca hedef dokuyu hücre hücre tarayarak yok ediyor" dedi. Proton tedavisi yan etkileri azaltıyor Onkoloji hastalarının tedavisinde foton terapi yöntemine göre yan etkisi çok daha az olan proton terapi teknolojinin özellikle pediatrik hastalarda kullanılmasının uzun vadeli yan etkilerin önüne geçtiğini belirten Pehlivan şunları söyledi: "Proton terapi, özellikle pediatrik vakalarda uzun vadeli yan etkileri azaltan; ışının hedeflenen tümörde en yüksek etkiyi bırakırken çevre dokuları maksimum düzeyde koruyan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Kliniksel ‘Flash’ terapi, online adaptif tedaviler, hareketli organ takibi ve ark tedavisi gibi yaklaşımlar artık proton terapinin klinik standartları arasında yer alıyor. Bu teknolojiler yalnızca tıbbi değil, operasyonel ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da entegre edilmeli." 600 hasta proton tedavisi için yurt dışına gidiyor Bu teknolojiyi kullanmak için Türkiye’de her yıl yaklaşık 600 hastanın yurt dışına gitmek zorunda kaldığını belirten Pehlivan, bunun 60 milyon euroluk bir kaynağın yurt dışına gitmesine sebep olduğunu ifade etti. Bu tesislerin ülkemizde kurulabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "Doğru planlama ile bu sistemler ülkemizde kurulabilir, hem kendi vatandaşlarımızın ihtiyacı karşılanabilir hem de bölgesel sağlık hizmeti sunan güçlü bir merkeze dönüştürebilir. Bu aynı zamanda stratejik olarak ve Türkiye’nin kendi sağlık teknolojisini oluşturma konusunda çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin mühendislik gücü ve insan kaynağı, bu sistemi sadece kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden bir yapıya dönüşme potansiyeline sahip" dedi. "Proton hedefe odaklanabiliyor" Çalıştayda konuşan Akdeniz Üniversitesi Nükleer Fizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Boztosun da proton terapisine imkan sunan hızlandırıcı teknolojisiyle ilgili bilgiler verdi. Türkiye’de proton hızlandırıcıları ve fotonükleer reaksiyonlar alanında öncü çalışmalara imza atan isimlerden olan Boztosun, proton terapisi ve klasik yöntemleri karşılaştırarak şunları söyledi: "Proton bir parçacık olduğu için nokta atış yapma imkanı sunuyor. Bu sayede tüm radyasyonu kanserli dokuya boşaltarak kanserli hücreyi öldürüyor. Klasik teknolojilerde X ışını çok kalibre edilemediği için durdurulması da çok zor olduğu için sağlıklı hücreyi de tahrip ediyor." "Ülkelerin makas değişmesini sağlar" Boztosun, proton hızlandırıcı teknolojilerinin yeni nesil malzeme üretiminden, tarihi eserlerin gerçek mi sahte mi olduğunun belirlenmesine, malzemelerin özelliğini değiştiremeden tarım ve gıda güvenliğine birçok alanda kullanıldığını söyledi. Doğanın binlerce yılda yaptığı tohum mutasyonunun, hızlandırıcılarla saniyeler içerisinde gerçekleştiğini belirten Boztosun, "Hızlandırıcı teknolojiler ülkelerin makas değiştirmesini sağlayan teknolojilerdir. Yani bu teknoloji sayesinde, sanayi dönüşür, endüstri dönüşür, imalat teknolojisi dönüşür, bu teknolojinin yaygın kullanılması önemlidir" diyerek bu teknolojinin ülkemizde yaygınlaşması gerektiğini belirtti.
03 Haziran 2025 Salı - 09:46
Esenyurt’ta 2 lüks rezidansa yasa dışı bahis operasyonu: 7 gözaltı
Esenyurt’ta yasa dışı bahis siteleri üzerinden finans işlemlerini yürüten şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Lüks iki rezidansa yapılan baskında 7 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan teknik ve saha analizleri neticesinde Esenyurt’ta birbiriyle bağlantılı 2 rezidans içerisinde bahis sitelerinin finans işlemlerini yapıldığını tespit etti. Yapılan takip sonrasında söz konusu rezidanslara yoğun giriş çıkışların olduğu tespit edildi. 2 lüks rezidansta, farklı bahis sitelerine entegre panel sistemi bulunan yasadışı bahis dış finans evinin olduğu tespit edilirken, adreslere yönelik yapılan operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı. Bahis şebekesinin üyeleri olduğu anlaşılan şüphelilerin, yasa dışı finans evlerinde panel sistemini kullanıldıkları, farklı şahıslara ait hesaplara para giriş ve çıkışları yaptıkları aktarıldı. Polisiye soruşturmada girilen rezidanslarda yapılan aramalarda 10 bilgisayar, 8 cep telefonu ve 10 ofis telefonu ele geçirildi. Soruşturma kapsamında yakalanan emniyete götürülen şüpheliler hakkında yürütülen tahkikatın devam ettiği bildirildi.
03 Haziran 2025 Salı - 09:37
Doç. Dr. Yüce, Medical Point’te
Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Çocuk Endokrinolojisi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce’yi dahil etti. Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Doç. Dr. Özge Yüce’yi dahil etti. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde hasta kabulüne başlayan Çocuk Endokrinolojisi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce’nin uzmanlık alanları arasında Büyüme Bozuklukları, Erken Ergenlik, Ergenlik Gecikmesi, Diyabet, Tiroid Hastalıkları, Vitamin D Eksiklikleri (Raşitizm), Obezite Adrenal Bez Hastalıkları Tanı ve Tedavileri bulunuyor.
03 Haziran 2025 Salı - 09:37
Bayram sofralarında et uyarısı: "Sağlığınızı tehlikeye atmayın"
Kurban Bayramında sofralarda başrolü üstlenen kırmızı et, uzmanlara göre bilinçsiz tüketildiğinde sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Doç. Dr. H. Merve Bayram, Kurban Bayramı boyunca artan et tüketiminin özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Kırmızı etin yüksek kaliteli protein, demir, çinko, fosfor ve B12 vitamini içeriğiyle besleyici bir gıda olduğunu belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. H. Merve Bayram, "Ancak kırmızı et doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle ölçülü tüketilmelidir. Yeni kesilen etin hemen tüketilmesi, ‘ölüm katılığı’ nedeniyle sindirimi zorlaştırabilir. Bu nedenle etin en az 12 ila 24 saat dinlendirilerek tüketilmesi önerilir" dedi. Izgara mı, kavurma mı sorusuna yanıt Doç. Dr. Bayram, sağlıklı bireyler için günlük kırmızı et tüketiminin haftada 2-3 kez, her biri 90-120 gramlık porsiyonları aşmaması gerektiğini vurgularken, etin pişirme yönteminin de sağlık açısından belirleyici olduğunu şöyle ifade etti: "Et pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırınlama ya da ızgara yöntemleri tercih edilmelidir. Özellikle ızgarada pişirilen et ile ateş arasında en az 15-20 cm mesafe bırakılmalıdır. Aksi hâlde yüksek ısı, etin iç kısmına ulaşmadan dış yüzeyin yanmasına neden olur. Bu durum, protein ve B grubu vitaminlerin kaybına yol açarken, kanserojen bileşiklerin oluşmasına da sebebiyet verebilir." Kalp hastaları dikkat: Yağsız et şart Kalp-damar hastalığı, hipertansiyon, diyabet gibi kronik rahatsızlıkları olan bireyler için özel uyarılarda bulunan Bayram, "Bu bireyler, iç yağ, kuyruk yağı gibi doymuş yağ kaynaklarından uzak durmalı, eti mümkünse kendi yağıyla pişirmeli ve ek yağ ilave etmemelidir. Yağsız ya da az yağlı et tercih edilmeli ve porsiyon kontrolü sağlanmalıdır" diye konuştu. Bayram sabahı aç karnına et tüketiminin mide rahatsızlıklarını tetikleyebileceğini ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Doç. Dr. H. Merve Bayram, "Güne dengeli bir kahvaltıyla başlamak önemlidir. Az yağlı peynir, tam tahıllı ekmek, mevsim yeşillikleri gibi besinler sindirimi kolaylaştırır" önerisinde bulundu. "Etler buzdolabının alt rafında çözdürülmeli" Bayram sürecinde sadece tüketim değil, etin saklanma şartlarının da hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Bayram, etlerin porsiyonlara ayrılarak derin dondurucuda saklanması, çözdürme işleminin ise buzdolabının alt rafında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca çiğ et ile sebze-meyve temasının önlenmesi gerektiğini de hatırlattı. "Sağlıklı seçimlerle bayram sofraları daha anlamlı" Bayramda sağlıklı ve güvenli sofralar kurmanın mümkün olduğunu belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. H. Merve Bayram, dengeli, hijyenik ve bilinçli beslenme alışkanlıklarının yalnızca fiziksel sağlığı değil, bayramın anlamını da güçlendireceğini vurguladı. Bayram, Kurban Bayramı’nın keyif ve paylaşım kadar sağlıkla da hatırlanması gerektiğini hatırlatarak, bayram sofralarında doğru tercihler yapmanın hem bireysel hem toplumsal sağlık açısından kritik bir adım olduğuna dikkat çekti.
03 Haziran 2025 Salı - 09:36
Ameliyatla kanser riskini atlatan genç anne, korkularından kurtuldu
İzmir’de muayenede saptanan 2 cm’lik pankreas kisti üç yıl boyunca takip edilen 36 yaşındaki Gülay Arslan, kistin büyüyüp şekil değiştirmesiyle kendisini ameliyat masasında buldu. Bir an önce normal hayatına dönmek için robotik cerrahiyi tercih eden iki çocuk annesi Arslan, "Korkulu rüya da görmekten kurtuldum" derken, Prof. Dr. Özgür Fırat, "Kistteki değişimler endişe verici olunca ameliyat şart olmuştu. Kistin kansere dönüşme riskine karşı tedbir amaçlı bir ameliyat oldu" dedi. İki çocuğunu büyütmek için sınıf öğretmenliği görevine ara veren Gülay Arslan, yaklaşık 3 yıl önce karnında şişlik şikayetlerinin safra kesesindeki taşlardan kaynaklandığını öğrendi. Arslan, ameliyat için Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Fırat’a başvurdu. Ameliyat hazırlıkları başlatılırken, tetkikler sırasında hastanın pankreasında 2 santimetre çapında kist olduğu belirlendi. Prof. Dr. Fırat kapalı yöntemle safra kesesi ameliyatını gerçekleştirirken, saptanan pankreas kistini de belirli aralıklarla yapılacak MR, BT, ultrason gibi tetkiklerle takip edeceklerini söyledi. Bu takip 3 yıl sürdü. Üç yılın sonunda ise kistin büyüdüğü ve özelliğinde değişim olduğu görüldü. Prof. Dr. Fırat, hastasının durumunu onkoloji, dahiliye, gastroentoroloji, radyoloji ve genel cerrahi uzmanlarından oluşan Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi kanser konseyine sundu. Burada yapılan değerlendirmeler sonunda Arslan’ın bu kistten kurtulması gerektiği belirtilerek ameliyat kararı alındı. Robotik cerrahiyi tercih etti Hastasının safra kesesi ameliyatından sonra pankreas kisti nedeniyle 3 yıl takibini yaptığını, gelinen noktada multidisipliner kanser konseyince ameliyat kararı alındığını belirten Prof. Dr. Fırat, şöyle konuştu: "Pankreas kanseri dünyada en sık görülen kanser sıralamasında 12. sırada yer alırken, kansere bağlı ölümlerdeki yeri 6. sıra. Dünyada her yıl yaklaşık 500 bin kişi pankreas kanseri tanısı alıyor. Pankreas kanseri genelde ileri yaşlarda daha fazla karşımıza çıkıyor ama genç hastalarda görüldüğünde daha agresif olabiliyor. Hastamız ilk safra kesesi ile ilgili problemler yaşamıştı. Ameliyat hazırlığı sırasında yaptığımız tetkiklerde pankreasında bir kist gördük. Yani tesadüfen saptanmış bir pankreas kisti. Bu kistler çoğu zaman hiç bir belirti vermiyor, birçoğu iyi huylu olabiliyor. Hastamızın da bununla ilgili bir şikayeti yoktu. Pankreas kistleri he zaman cerrahi gerektiren durumlar arz etmiyor. Bunların gerek hastanın muayenesi, öyküsü ve çekilen MR, BT’ lerde eğer endişe verici özellikleri taşıyorsa bunları o zaman ameliyat diyoruz ya da takibe alıyoruz. Takipte eğer büyüme gösterir ya da ilk başlangıçta olmayan bir takım özellikler kazanırsa o zaman ameliyat diyoruz. Bu pankreas kistlerinin bazı tiplerinde zaman içerisinde karakter değiştirme özelliğinin de olması yüzünden hastamızı takibe almıştık. Belli aralıklarla Mr, endoskopik ultrason, BT tetkiklerini yapıyorduk. 2 cm. ile başlamıştık takibe son kontrolde 3.4 cm. olmuştu kist. Gerek boyut artışı gerek görüntüsünde rahatsız edici özellikler olunca hastamızın durumunu konseyde görüştük. Konsey hastanın bu kistten kurtulmasının daha güvenli olacağı konusunda görüş birliğine vardı. Hastamıza ameliyat olması gerektiğini söyledik. Ameliyat seçeneklerini sunduk. Pankreas cerrahisinde kesiler büyük yapılır. Komplikasyon riski de yüksek ameliyatlardır. Hastamıza robotik cerrahi seçeneğini de sunduk. Gülay hanım robotik cerrahi ile kapalı ameliyat tekniklerinin bütün avantajlarından yararlanma imkanı buldu. Herhangi bir sorun yaşamadan 4. gün taburcu ettik. Tedbir amaçlı, ileriye dönük hastamızın böyle bir hastalıkla yüzleşmesin arzusuyla yapılan bir ameliyattı. Hastamız kist kansere dönüşmeden kapalı ameliyatla hastalıktan kurtuldu." Korkulu rüya bitti Öte yandan hem safra kesesi ameliyatını hem de robotik cerrahi yöntemi ile pankreas kisti operasyonunu gerçekleştiren Prof. Dr. Fırat teşekkür eden Gülay Arslan, "Safra kesesi ameliyatı olmasaydım pankreasımda böyle bir kistin varlığından haberim olmayacaktı ya da olduğunda iş işten geçmiş olacaktı. İlk ameliyatımda olduğu gibi ikincisinde de doktoruma çok güvendim. Takiplerimi aksatmadım. Eylül’de yapılan tetkiklerimde kistte değişiklik yoktu. Nisan’da ise düzensiz büyüme görüldü. Ameliyat artık kaçınılmaz olmuştu. Robotik cerrahinin ameliyat seçenekleri arasında olması da benim için önemli bir avantaj oldu. Çünkü bu daha az ağrı, daha az komplikasyon ve hızla normal hayata dönmek demekti. Öyle de oldu. Ameliyat yerlerinde hiç ağrım olmadı. Doktoruma çok teşekkür ediyorum. Artık korkulu rüya görmeyeceğim." dedi.
03 Haziran 2025 Salı - 09:27
Yeme bozukluğu ergenleri tehdit ediyor
Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan ciddi bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nervoza ile ilgili uyarılarda bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Bülent İdris, "Hastalık genellikle 12-18 yaş aralığında başlar ve kız çocuklarında daha sık görülür. Başlangıç, çoğu zaman masumane görünen bir diyet yapma süreciyle olur. Bu diyet genellikle kilo verme, sağlıklı beslenme veya sosyal medya gibi çevresel faktörlerin etkisiyle ideal vücuda ulaşma amacıyla başlatılır. Ancak zamanla kişi, kilo verme üzerine yoğun bir zihinsel takıntı geliştirir" dedi. Medical Park İzmir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzm. Dr. Bülent İdris, anoreksiya nervoza hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. İdris, "Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan ve kişinin vücut ağırlığını, şekil ve görünümünü algılamasında bozulmalarla giden ciddi bir yeme bozukluğudur. Hastalık genellikle 12-18 yaş aralığında başlar ve kız çocuklarında daha sık görülür. Başlangıç, çoğu zaman masumane görünen bir diyet yapma süreciyle olur. Bu diyet genellikle kilo verme, sağlıklı beslenme veya sosyal medya gibi çevresel faktörlerin etkisiyle ideal vücuda ulaşma amacıyla başlatılır. Ancak zamanla kişi, kilo verme üzerine yoğun bir zihinsel takıntı geliştirir. Vücut algısında bozulma başlar. Kişi, zayıf olmasına rağmen kendini kilolu hisseder" diye konuştu. Uzm. Dr. İdris, anoreksiya nervozanın psikodinamik sebeplerini şöyle sıraladı: -"Kontrol ihtiyacı: Birey, yaşamındaki kontrolü yitirmiş hissedebilir ve yeme davranışı üzerinden kontrol sağlamaya çalışır. - Benlik algısı ve özsaygı sorunları: Düşük benlik saygısı ve kendine dair olumsuz algılar, yeme bozukluğuna zemin hazırlar. - Aile dinamikleri: Aşırı koruyucu, eleştirel veya mükemmeliyetçi aile yapısı, bireyin kendini ifade etmesini zorlaştırabilir. - Duygusal ifade zorlukları: Kişi duygularını doğrudan ifade etmekte zorlanır ve bunu yeme davranışıyla dışa vurabilir. - Bağlanma problemleri: Erken çocuklukta sağlıklı bağlanma ilişkilerinin kurulamaması, kişinin kendini değersiz hissetmesine yol açabilir." "Psikolojik ve fiziksel değişimler görülebilir" Anoreksiya sürecinde hastaların yaşadığı değişimlerin hem fiziksel hem psikolojik düzeyde yoğun olduğuna değinen Uzm. Dr. İdris, hastalığın bazı belirtilerini şöyle sıraladı: Psikolojik belirtiler: - Vücut algısında bozulma: Aynaya baktığında zayıf olmasına rağmen kendini kilolu görür. - Kilo alma korkusu: Normal kiloda ya da zayıf olsa bile, çok yoğun bir şekilde kilo alma korkusu taşır. - Yemekle meşguliyet: Sürekli ne yediğini, kaç kalori aldığını düşünür; başkalarının ne yediğiyle de ilgilenebilir. - Sosyal izolasyon: Yemekli ortamlardan kaçınabilir, arkadaşlık ilişkilerinde gerileme görülebilir. - Kontrol duygusu: Kendi bedenini ve yeme alışkanlıklarını kontrol etmek, hastaya psikolojik bir üstünlük hissi verebilir. Fiziksel belirtiler: - Aşırı kilo kaybı. - Adet düzensizlikleri veya adetin tamamen kesilmesi (amenore). - Soğuğa tahammülsüzlük, düşük vücut ısısı. - Saç dökülmesi, tırnaklarda kırılma. - Yorgunluk, baş dönmesi. - Kabızlık, mide problemleri. Tedavi süreci Anoreksiya nervozanın, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken ciddi bir ruhsal bozukluk olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Bülent İdris, tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Tedavi süreci zaman alabilir ve sabır gerektirir. Öncelikle hayati tehlike taşıyan bir kilo kaybı varsa, hasta bir çocuk-ergen psikiyatri kliniğine yatırılabilir. Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritmi bozuklukları gibi komplikasyonlar varsa, dâhiliye ya da çocuk hastalıkları uzmanlarıyla birlikte izlenir. En sık kullanılan yöntem bilişsel davranışçı terapi (BDT)’dir. Kişinin çarpıtılmış düşüncelerini fark etmesi ve sağlıklı düşünme biçimlerine yönelmesi hedeflenir. Aile terapisi tercih edilebilir. Özellikle ergenlerde çok önemlidir. Maudsley Ailesel Yaklaşımı, ailenin tedavi sürecine aktif katılımını sağlar. Bunun dışında hasta genellikle tedaviye dirençli olabilir. Bu nedenle tedaviye katılımı artırmak için motivasyonel görüşmeler yapılır. Diyetisyen desteği şarttır. Amaç sadece kilo almak değil, aynı zamanda yeme davranışlarını düzenlemek ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazandırmaktır. Kalorili beslenmeye geçiş, genellikle aşamalı şekilde ve psikiyatrik gözetimle yapılır. Anoreksiya için doğrudan etkili bir ilaç yoktur. Ancak eşlik eden anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif belirtiler varsa, SSRI gibi antidepresanlar kullanılabilir. Çok dirençli vakalarda atipik antipsikotikler düşük dozda tercih edilebilir (örneğin olanzapin)." "Erken tanı ve müdahaleyle iyileşebilecek bir bozukluktur" Uzm. Dr. İdris, "Anoreksiya nervoza, erken tanı ve müdahaleyle iyileşebilecek bir bozukluktur. Ancak tedavi edilmezse hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden özellikle ebeveynlerin, öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının farkındalığı çok önemlidir. Ergenin bedeninden memnuniyetsizliği, yemekle ilgili aşırı meşguliyeti veya kilo kaybı gibi durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmak en doğru adım olacaktır" dedi.
03 Haziran 2025 Salı - 09:17
Diyetisyen Selva Oturakçıiboğil: "Aşırı gıda tüketimi sindirim sorunlarına yol açabilir"
Özel Medline Adana Hastanesi Diyetisyen Selva Oturakçıiboğil, Kurban Bayramı’nda et tüketiminin arttığına dikkat çekerek, kurban etinin en az 24 saat dinlendirilmeden tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram süresince aşırı gıda tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Oturakçıiboğil, sağlıklı beslenme ve egzersizin önemine vurgu yaptı. "Bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlamalıyız" diyen Oturakçıiboğil, "Yumurta, domates, salatalık, yeşillik ve bol lif içeren bir kahvaltı tercih edilmeli. Yağlı etlerden kaçınmalı, etlerdeki görünür yağlar ayrılmalı ve mümkünse yeni kesilmiş et değil, dinlendirilmiş et tüketilmeli" dedi. Kurban etiyle birlikte mutlaka salata ve sebze tüketilmesi gerektiğini ifade eden Oturakçıiboğil, sebze ve su tüketiminin sindirimi kolaylaştıracağını belirtti. "Etin yanında bol sebze ve yeterli su tüketimi, şişkinlik ve hazımsızlık gibi rahatsızlıkların önüne geçebilir. Etin en az 24 saat dinlendirilmesi şart. Dinlenmeden tüketilen et, sindirim sorunlarına yol açabilir" şeklinde konuştu. Öğünlerden sonra yapılacak 20 dakikalık yürüyüşlerin veya rezene, zencefil, papatya çayı gibi bitki çaylarının sindirime destek olacağını belirten Oturakçıiboğil, tatlı tercihlerine de dikkat çekti. Oturakçıiboğil, "Şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü ya da meyveli tatlılara yönelmeliyiz. Ayrıca her öğünde tatlı tüketmek yerine, günde bir kez tatlı tüketmek, aşırı kalori alımının da önüne geçecektir" ifadelerini kullandı.
03 Haziran 2025 Salı - 09:15
"Keneden gelen tehlike: KKKA vakaları artışta"
Özellikle yaz aylarında artan kene vakalarıyla gündeme gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hakkında konuşan Mikrobiyolog Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada Alver, "Her yaz Türkiye ve dünyada vaka sayıları giderek artan ve ne yazık ki ölümle sonuçlanan bu hastalık, halk sağlığını tehdit etmektedir. Keneler aracılığıyla bulaşan bu zoonotik enfeksiyon hastalığının herhangi bir radikal tedavisi de olmadığından bu virüsün yol açtığı enfeksiyona yakalanmamak ve korunma önlemleri konusunda bilgi sahibi olmak önemlidir" dedi. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının keneler aracılığı ile insana bulaştığını belirten Altınbaş Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada Alver, "Hastalık, başlıca Hyalomma cinsi kenelerin taşıdığı Nairovirüs virüsünün, ısırma esnasında insanlara bulaşması ile meydana gelmektedir. Ayrıca kenenin ısırdığı enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla da geçebilmektedir. Bu nedenle özellikle hayvancılıkla uğraşanlar, çiftçiler, veterinerler, doğa sporları ile ilgilenenler ve sağlık çalışanları yüksek risk altındadır. Türkiye’de ise en çok hayvancılıkla uğraşanlar ve piknik yapan ailelerde gözlemleniyor" diyerek risk grupları konusunda bilgilendirmede bulundu. Hastalığın semptomları şiddetli ve hızlı KKKA enfeksiyonuna yakalanan bireylerin hastalık semptomlarının şiddetli olduğunu ve kan dolaşımına katılarak hızlı yayılım gösterdiğini belirten Mikrobiyolog Ada Alver, "Yüksek ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi hafif semptomlarla başlayıp halüsinasyonlar, konvulsiyonlar, iç ve dış kanama gibi ölümle sonuçlanan daha ağır belirtiler gözlemlenmektedir. Hastaları bu yaşanan iç ve dış kanamadan dolayı kaybetmekteyiz. Bu nedenle enfekte hastaların kan ve vücut sıvıları ile sağlık çalışanlarının ya da diğer hastaların muhtemel teması da hastane enfeksiyonları açısından risk oluşturmaktadır. Bu nedenle bu hastaların ayrı izolasyon odalarında koruyucu ve tek kullanımlık ekipmanlarla tedavi altına alınması gerekmektedir. KKKA bildirimi zorunlu hastalıklar arasında yer almakta ve tüm sağlık kuruluşlarının muhtemel vakaları İl Sağlık Müdürlüklerine bildirmesi gerekmektedir" ifadelerine yer verdi. Piknik alanlarında kene bertarafı önemli Piknik alanlarında da KKKA hastalığını bulaştıran kenelerin olabileceği ve korunma yolları konusunda bilgilendirmelerde bulunan Mikrobiyolog Ada Alver, "İklim değişiklikleri ile birlikte bu virüsü taşıyan kene popülasyonunda artış gözlemlenmektedir. En önemli nokta ise enfeksiyon zincirinde önemli rol oynayan kenelerin, özellikle insan popülasyonunun yoğun olduğu piknik alanlarında bertaraf edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan özellikle kırsal alanlarda piknik yapılmamalı, tarım faaliyetleri, hayvancılık ya da doğa sporları esnasında uzun kollu giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorap içerisine yerleştirilmeli, vücut düzenli olarak kene yapışması bakımından kontrol edilmelidir. Eğer vücutta keneye rastlandıysa asla kolonya sürmek, kenenin başını çıkarmaya çalışmak, deriyi sıkmak vb. gibi kendi yöntemlerimizle keneyi çıkarmaya çalışmamalıyız. Çünkü dışarıdan uygunsuz müdahale durumlarında kene strese girecek ve virüsü kan dolaşımına aktaracaktır. Bunun yerine muhakkak sağlık kuruluşundan destek almalıyız" şeklinde konuştu.
03 Haziran 2025 Salı - 08:45
Bitlis’te sağlıkta dönüşüm
Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesinde daha önce gerçekleştirilemeyen tiroid, kanser, mide fıtığı ve karaciğer ameliyatları, son bir yıldır başarıyla uygulanıyor. Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesinde sağlık alanında önemli bir hamle gerçekleştirildi. Bir yıl önce göreve başlayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Enes Şentürk öncülüğünde, hastanede büyük cerrahi operasyonlar uygulanmaya başlandı. Daha önce yapılamayan tiroid ameliyatları, büyük kanser cerrahileri, mide, bağırsak, pankreas ameliyatları, kapalı mide fıtığı ve karaciğerin iyi huylu kistik hastalıklarına yönelik işlemler artık bu merkezde gerçekleştirilebiliyor. Bölge halkı için önemli bir sağlık sorunu olan tiroid hastalıkların da kansere dönüşme riski taşıyan nodüller dikkat çekiyor. Geçtiğimiz haftalarda Van’dan yönlendirilen bir hastada, papiller tiroid kanseri şüphesiyle yapılan ameliyat, Tatvan’da bir ilk olarak kayda geçti. 3,5 saat süren operasyonla hem tiroid bezi hem de metastatik lenf bezleri başarılı bir şekilde temizlendi. Ameliyatın ardından hastanın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Dr. Şentürk, son bir yılda 100’den fazla guatr ameliyatı gerçekleştirdiklerini, ayrıca kapalı yöntemle mide fıtığı ve karaciğer kisti ameliyatlarının da başarıyla yapıldığını belirtti. Bu gelişmeler sayesinde Bitlis ve çevre illerde yaşayan hastaların büyük şehirlerde sağlık arayışına girmeden kendi bölgelerinde şifa bulmaları hedefleniyor. Hastaların il dışına gitmelerine saygı duyduklarını vurgulayan Dr. Şentürk, "Ancak çaresizlikten dolayı yönlendirilmelerine üzülüyoruz. Burada artık bu ameliyatlar yapılabiliyor. Devletimizin sunduğu imkanlarla, eğitimli ekiplerle hastalarımıza güvenli hizmet veriyoruz. Halkımızın bunun farkında olmasını istiyoruz" diye konuştu. Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi, bu cerrahi başarılarla birlikte Bitlis’te bir ilki gerçekleştirirken, sağlık alanında önemli bir boşluğu doldurmuş oldu. "İlkleri yapmaya devam edeceğiz" diyen Dr. Şentürk, vatandaşlara çağrıda bulunarak, "Lütfen bizimle görüşmeden şehir dışına gitmeyin" mesajı verdi.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 16:42
Prof. Dr. Kaya’dan zehirli mantar uyarısı: "Doğadan toplanan mantarlar hayati risk taşıyor"
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, ilkbahar aylarında artan mantar zehirlenmeleriyle ilgili uyarılarda bulundu. Doğadan toplanan mantarların büyük tehlike oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya Türkiye’nin farklı iklim ve orman yapıları nedeniyle çok sayıda mantar türüne ev sahipliği yaptığını belirterek, zehirli ve ölümcül türlerin de yaygın olduğunu söyledi. Kaya halk arasında "köy göçüren" olarak bilinen mantarın Türkiye’nin birçok bölgesinde yetiştiğini ve ölümlere yol açtığını kaydetti. Mantarların birbirine çok benzediğini ifade eden Kaya, "Sahada bazen biz bile ayırt edemiyoruz. Ancak mikroskop altında bazı özellikleriyle fark edilebiliyor. Bu yüzden vatandaşların doğadan topladıkları mantarları güvenle ayırt etmeleri neredeyse imkânsız" diye konuştu. Geçmişte yıllardır mantar toplayan kişilerin bile zehirlenme yaşadığını aktaran Kaya, zehirlenme belirtilerinin bazı durumlarda saatler sonra ortaya çıkabileceğini, bu vakaların daha tehlikeli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Mümkünse doğadan mantar toplamayın. Israrcıysanız da sadece kesin olarak tanıdığınız türleri toplayın ve şüpheli mantarlardan uzak durun. En güvenli seçenek kültür mantarlarıdır. Bu türlerde zehirlenme riski yok. Zehirlenme belirtilerinin başında bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı var. Bu belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden hastaneye başvurulması gerekiyor" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder