Son Dakika
|
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
İsrail'den Gazze Şeridi'ne hava saldırısı: 7 ölü
Antalya’da 40 metrelik falezlerden düşen şahıs hayatını kaybetti
Zonguldak’ta akaryakıt istasyonuna dalan otomobil dehşet saçtı: 5’i çocuk 6 yaralı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
SAĞLIK
Hantavirüste gıda hijyeni
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:09:14
Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye’de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi. Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, "Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978’de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin’de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle" dedi. Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü’nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:26
Muş Devlet Hastanesi’nde "Vefa Masası" kuruldu
Muş Devlet Hastanesi’nde şehit aileleri, gaziler, engelli bireyler ve 65 yaş üstü vatandaşların hastane işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla "Vefa Masası" hizmete açıldı. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucu, Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği iş birliğinde kurulan "Vefa Masası", vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını hedefliyor. Uygulama kapsamında hastane içerisindeki işlemlerde destek sağlanacak, yaşanan sorunların çözümü için rehberlik hizmeti verilecek. Açılış programında konuşan Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Engelliler Haftası kapsamında hayata geçirilen uygulamanın önemli bir sosyal destek hizmeti olduğunu belirtti. Ömür, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler ve yaşlı vatandaşların hastaneye girişlerinden çıkışlarına kadar her aşamada destekleneceğini ifade ederek, devletin tüm vatandaşlara eşit sağlık hizmeti sunma sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Muş Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz ise kentte uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliğin giderildiğini belirterek, engelli bireylerin yaşadığı sorunları doğrudan iletebileceği bir birimin kurulmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Korkmaz, uygulamanın engelli vatandaşların yanı sıra şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacağını dile getirdi. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Olcan da yapılan görüşmeler sonucunda projenin hayata geçirildiğini belirterek, destek veren Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile hastane yönetimine teşekkür etti. Olcan, "Vefa Masası"nın şehit aileleri, gaziler ve engelli bireyler için önemli bir hizmet olacağını ifade etti. Programa Muş Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzm. Dr. Ayşe Rümeysa Doğruyol, Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzel, şehit ve gazi yakınları, gaziler, engelli bireyler ve vatandaşlar katıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:04
"Küresel panik yersiz, bireysel korunma şart"
Dünya gündemine oturan MV Hondius keşif gemisindeki hantavirüs vakaları, pandemilerin gölgesindeki kamuoyunda yeni bir endişe dalgasına neden oldu. Konuyu akademik bir perspektifle değerlendiren İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel virüsün yayılım dinamiklerini ve bulaşma risklerini mercek altına alarak kritik değerlendirmelerde bulundu. Pandemilerin ardından dünya, yeni bir virüs haberiyle bir kez daha tetikte. Arjantin’den ayrılan MV Hondius adlı keşif gemisinde görülen hantavirüs vakaları, İsviçre’den ABD’ye uzanan geniş bir temaslı takibini beraberinde getirdi. İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, merak edilen tüm soruları yanıtladı. "Bu virüs yeni bir düşman değil" Süreci değerlendiren Dr. Aylin Dağ Güzel, öncelikle hantavirüsün tarihsel arka planına dikkat çekerek, "Hantavirüsler aslında tıp dünyası için yeni değil. Biz bu grubu, Bunyaviridae ailesine mensup, zarflı RNA virüsleri olarak 1978 yılından beri yakından tanıyoruz. Temel olarak kemirgenler ve böcekçiller aracılığıyla yayılım gösteren bu virüslerin bugün tanımlanmış en az 40 türü bulunuyor. Her virüs tipi, kendine özgü bir kemirgen türüyle konakçılık ilişkisi kurar. Yani aslında doğada uzun yıllardır var olan zoonotik bir etkenden bahsediyoruz" dedi. "Andes virüsünü diğerlerinden ayıran kritik fark" MV Hondius gemisindeki vakaların neden bu kadar ses getirdiğine açıklık getiren Güzel, "Andes" türünün altını çizerek, "Şu an dünya gündemini meşgul eden asıl mesele, Arjantin’e özgü olan Andes Hantavirüsü (ANDV). Bu türü diğerlerinden ayıran çok kritik, hatta benzersiz bir nokta var: Andes virüsü, dünyada insandan insana bulaşabildiği belgelenmiş tek Hantavirüs türüdür. Gemiyle bağlantılı 8 vakanın 6’sının kesinleşmesi ve 3 kayıbın olması, virüsün vücut sıvılarında (kan, tükürük, idrar) tespit edilebilmesi endişeleri artırdı. Ancak literatürdeki veriler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel raporları, bu karşılaştığımız MV Hondius gemisindeki vakaların insandan insana bulaşma sonucu olmadığı, hastalığın geçişinin bu yolla son derece nadir gerçekleştiğini gösteriyor. Şu an için yaygın ve süregelen bir pandemi riskinden bahsetmek doğru olmaz; ancak temaslı takibi ve izolasyon hayati önemdedir" diye konuştu. "İki farklı coğrafya, iki farklı hastalık" Hastalığın seyrine ve coğrafi dağılımına dair detaylı bilgi veren Dr. Güzel, "Hantavirüs dediğimizde tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Amerika kıtasında Sin Nombre ve Andes gibi virüsler, ağır akciğer tutulumu ve yüksek ölüm oranıyla seyreden Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu’na (HCPS) yol açıyor. Bizim de içinde bulunduğumuz Avrupa ve Asya coğrafyasında ise Puumala ve Dobrava gibi virüsler; ateş, kanama ve akut böbrek yetmezliği ile karakterize olan Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) tablosuna neden oluyor" dedi. Türkiye için risk analizi ve korunma yolları Türkiye’deki durumu da değerlendiren Dr. Güzel, vatandaşlara yönelik şu uyarılarda bulundu: "Türkiye’de hantavirüslerin yaban hayatındaki kemiricilerdeki varlığı, ilk kez 2004 yılında yayınlanmış bir saha çalışmasında bildirilmiştir. Zonguldak-Bartın’da 2009’da da ilk vaka rapor edilmiştir. Ancak Türkiye’deki vakalar genellikle Avrupa tipi (Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş -HFRS) olup, ölüm oranları Amerika kıtasına kıyasla oldukça düşüktür. Genellikle kırsal alanlarda, atıl bırakılmış depolarda veya kemirgenlerin yoğun olduğu bölgelerde, virüslü atıkların solunmasıyla ortaya çıkan sporadik vakalar görüyoruz. Vatandaşlarımıza en büyük uyarım; kapalı, uzun süre kullanılmayan depo ve bodrum gibi alanlara girmeden önce mutlaka ortamı havalandırmalarıdır. Temizlik yaparken kuru süpürmeden kaçınılmalı, virüsün havaya karışmasını önlemek için ortam dezenfektanla ıslatılmalıdır. Riskli alanlarda maske (mümkünse N-95), koruyucu gözlük ve eldiven kullanımı bir seçenek değil, zorunluluktur." "Erken tanı hayat kurtarır" Hastalığın başlangıçta griple (influenza) çok kolay karıştırılabileceğini belirten Güzel, son olarak tedavi süreçlerine ilişkin şöyle dedi: "İlk evrede yüksek ateş, halsizlik ve şiddetli kas ağrıları görülür. Eğer kişi son dönemde kemirgenlerin bulunduğu bir ortamda bulunduysa ve bu belirtilere nefes darlığı veya böbrek ağrısı ekleniyorsa, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Şu an için onaylanmış bir aşımız ya da virüse özgü spesifik bir ilacımız yok. Ancak erken tanı sonrası sağlanan yoğun bakım desteği ve sıvı dengesinin korunması, hayatta kalma şansını en üst seviyeye çıkarıyor. Özetle; 12 Mayıs 2026 itibarıyla küresel bir panik havasına gerek yok, ancak bireysel korunma ve profesyonel izlem bugün her zamankinden daha önemli."
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:02
Kansere karşı sesler yükseldi: Sağlık, eğitim ve sanat tek çatı altında buluştu
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından kanserde farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen "S.E.S Projesi – Sağlık, Eğitim, Sanat Buluşması" etkinliğinde sağlık, eğitim ve sanat bir araya geldi. Toplum sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, koruyucu sağlık yaklaşımı ve sosyal sorumluluk projeleriyle de desteklemeyi hedefleyen Büyük Anadolu Hastaneleri, bu etkinlikle bir özel günü toplumsal faydaya dönüştürdü. Hastanenin Darıca’daki yeni hizmet binasında faaliyetlerine başlamasının ikinci yıl dönümü olan tarihi, farkındalık hareketinin ses getirdiği bu özel organizasyonla taçlandırıldı. Gebze’de bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulması ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlandı. Yoğun katılımla düzenlenen organizasyonda vatandaşlar, sağlık alanındaki bilgilendirme programlarının yanı sıra çeşitli sanat ve kültür etkinliklerine katıldı. Programda, Büyük Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nilgün Yönten ile TBMM Başhekimi ve Genel Cerrah Prof. Dr. Mustafa Şahin, kanserde erken tanının hayati önemi ve korunma yolları üzerine değerli bilgiler paylaştı. Program kapsamında öğrenciler tarafından müzik dinletileri ve folklor gösterileri sahnelenirken, tiyatro performansları ve sanat atölyeleri de katılımcılardan ilgi gördü. Sağlık mesajlarının sanat ve eğitim etkinlikleriyle desteklendiği organizasyonda, kansere karşı toplumsal bilinç oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı. "S.E.S Projesi" ile sağlık, eğitim ve sanat kavramlarının bir araya getirilerek kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaşlar katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 13:15
Mersin’de cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:54
Kütahya’da iş kazası sonrası felç kalan hastaya kişiye özel çözüm
5
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:16
Ağrılarından kapalı ameliyatla kurtuldu
30 Mayıs 2025 Cuma - 20:32
Karaman’da HEKİMSEN diş hekimlerinin sorunları için iş bıraktı
Karaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde HEKİMSEN’e üye diş hekimlerinin başlattığı iş bırakma eylemi bugün de devam etti. İş bırakma eylemiyle ilgili yazılı açıklamayı okuyan HEKİMSEN Sendikası Karaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Temsilcisi Diş Hekimi Ramazan Özlük, "Sendika kararıyla, kamuda görev yapan diş hekimlerinin yıllardır süren ve bir türlü çözümlenemeyen sorunlarını dile getirmek ve bu yıllar içerisinde sessizce ellerinden alınan mali ve özlük hak kayıpları, şiddet, mobbing ile diş hekimlerinin çalışma prensiplerine aykırı olarak uygulanan nöbetçi poliklinik ve vardiya sistemlerine karşı ‘dur’ demek için iş bıraktık" dedi. Diş Hekimi Özlük şöyle devam etti: "Hekim ve sağlık çalışanlarına yönelik sözel ve fiziksel şiddet olaylarının engellenmesi için kesin çözüm odaklı önlemler alınmalıdır. Yeni ADSM ve ADSH’ler kurularak 2000 nüfusa bir diş hekimi olacak şekilde kamuya yeni diş hekimi ataması yapılmalıdır. ADSM ve ADSH’ların yönetimine sahada tecrübe kazanmış, yönetici niteliklerine uygun, liyakat sahibi yöneticiler başhekim olarak atanmalıdır. Her diş hekimine kendi MHRS cetvelini oluşturma hakkı verilerek hastalara yeterli zaman diliminde kaliteli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilebilmesi için günlük hasta sayısı 12 MHRS hastası olarak belirlenmelidir. ADSM ile ADSH gelirleri tek havuzda toplanmalı ve diş hekimlerine, mevcut dağıtım oranları artırılarak adil ek ödeme sağlanmalıdır. Kamuda görev yapan diş hekimleri hangi kurumda olursa olsun, yapmış oldukları performansa göre eşit teşvik ödeme almalıdır. HEKİMSEN Sendikası olarak, diş hekimlerimizin özlük ve mali hakları alınana kadar mücadelemizi her platformda vermeye devam edeceğiz." HEKİMSEN’e üye diş hekimlerinin dün başlattığı iş bırakma eylemi bugün de devam ederken, iş bırakan diş hekimleri Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ndeki hekimler odasında mesailerinin dolmasını bekledi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 20:24
Sigaranın zararları temsili ölümle anlatıldı
Çankırı’da sigaranın zararları düzenlenen tatbikatta temsili ölümle anlatıldı. Çankırı’da, ‘31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’ çerçevesinde sigaranın zararlarına dikkat çekmek amacıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeşilay Çankırı Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, Karatekin Parkı’nda sigaraya bağlı ölüm vakası temsili olarak canlandırıldı. Etkinlik senaryosuna göre, parka sigara nedeniyle hayatını kaybeden bir kişiyi temsilen cansız manken yerleştirildi. Ardından 112 Acil Sağlık ekipleri olay yerine gelerek müdahalede bulundu. Yapılan değerlendirmede, bireyin sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiği belirlendi. Polis ekipleri de olay yerinde inceleme yaparak, çevrede bulunan sigara izmaritleri ve sigara paketlerini delil torbalarına koydu. Etkinliğin devamında, katılımcılar kurulan stantları ziyaret ederek sigaranın zararları hakkında bilgilendirildi. "Dünya genelinde her yıl yaklaşık 8 milyon insan tütün nedeniyle hayatını kaybediyor" Dünya genelinde her yıl 8 milyon kişinin sigaradan dolayı hayatını kaybettiğini belirten Yeşilay Çankırı Şube Başkanı İsmail Özcan, "31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü çerçevesinde farkındalık etkinliğimiz için Karatekin Parkı’nda toplanmış bulunmaktayız. Vatandaşlarımıza bunu uygulamalı olarak anlatabilmek için manken üzerinde uygulamalı bir senaryo gerçekleştirdik. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 8 milyon insan tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da günlük ortalama 20 bin kişinin ölmesi anlamına geliyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak bizler, hem önleyici hem de müdahale edici faaliyetler yürütüyoruz. Özellikle tütün bağımlılığına karşı birçok çalışma gerçekleştiriyoruz. Danışmanlık merkezlerimiz ve 115 nolu ücretsiz danışma hattımızla tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşlarımıza ücretsiz tedavi hizmeti sunuyoruz" dedi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:50
"Bu iş kötüye gidiyor" diyerek 70 yaşında sigarayı bıraktı
Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gazi Gündüz, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada tütün kullanımının bireyler, toplum ve çevre üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Hastanede tedavi gören ve uzun yıllar sigara kullandıktan sonra bırakan 70 yaşındaki Hüseyin Vatansever ise gençlere çağrıda bulundu: "Bu iş kötüye gidiyor, sağlığınızı sigaraya teslim etmeyin." Uzm. Dr. Gazi Gündüz, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1.3 milyar kişinin tütün ürünü kullandığını belirterek, "Tütün kullananların büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Tütün, sadece sağlık sorunlarına değil, aynı zamanda ekonomik zorluklara da neden oluyor. Çünkü tütüne harcanan para, temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırıyor." dedi. Tütünün sadece içen kişiye değil, çevresine de zarar verdiğini vurgulayan Gündüz, özellikle gebelerde ve çocuklarda pasif maruziyetin ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Erken doğum, gelişme geriliği, solunum yolu hastalıkları ve astım gibi sorunlar tütün dumanına maruz kalma sonucu gelişebilir" ifadelerini kullandı. Tütüne bağlı en sık görülen hastalıkların başında kalp-damar hastalıkları, solunum sistemi rahatsızlıkları ve çeşitli kanserler geldiğini belirten Gündüz, tütün üretiminin de tarım arazilerine ve su kaynaklarına zarar vererek gıda krizine neden olabileceğini anlatarak, "Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre tütünün dünya ekonomisine yıllık zararı 1.4 trilyon doları buluyor" dedi. "Sigarayı bırakmak isteyenleri destekliyoruz" Uzm. Dr. Gündüz, Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Sigara Bırakma Polikliniği olarak vatandaşlara ücretsiz destek sağladıklarını vurgulayarak, "Tüm vatandaşlarımızı polikliniğimize bekliyoruz. Sigarayı bırakmak isteyen herkese profesyonel destek sunuyoruz" diye konuştu. "Gençler bu yola hiç girmesin" Uzun yıllar tütün ürünü kullandıktan sonra bırakma kararı alan ve şu anda hastanede tedavi gören 70 yaşındaki Hüseyin Vatansever ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "İnsan bazen arkadaş kurbanı oluyor. ‘İçmiyorsun, hadi bir tane’ dediler. Eskiden içmezdim ama sonra başladım. Şimdi onlar da pişman olacak. Bu yüzden kesinlikle başlamasınlar, yol yakınken bıraksınlar. Ben 70 yaşında tamamen bıraktım ama öncesinde birkaç kez ara vermiştim. Sonunda dedim ki: ‘Bu iş kötüye gidiyor.’ Çünkü insan fark ediyor, sağlığı elden gidiyor. Gençler, sakın aldanmayın. Bu yola hiç girmeyin. Sağlığınızı sigaraya teslim etmeyin."
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:34
UMKE’den nefes kesen tatbikat
Gaziantep’te UMKE’ye dahil olabilmek için eğitimden geçen sağlıkçıların katıldıkları tatbikat film sahnelerini aratmadı. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’ne yeni katılan gönüllüler için ormanlık alanda yaralı kurtarma tatbikatı düzenlendi. Yapılan makyajla gerçeğe yakın yaralı görüntüsü oluşturulan temsili yaralılara müdahale eden ekiplerin müdahale süresi ve davranışlarında sergiledikleri performans dikkat çekti. Terör saldırısı ve kimyasal saldırı olmak üzere iki etaptan oluşan tatbikatta her detay düşünülürken tatbikatın her aşaması nefes kesen görüntülere sahne oldu. Makyajla gerçeğe yakın yaralı görünümüne kavuşturulan yaralılara müdahale eden ekipler tatbikatı başarıyla tamamladı. Tatbikatta filmleri aratmayan görüntüler Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleşen ve filmleri aratmayan görüntülere sahne olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) Temel Eğitim tatbikat, katılımcılardan tam not aldı. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı tarafından 26-30 Mayıs 2025 tarihleri arasında 25 Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeline yönelik olarak düzenlenen Temel UMKE eğitimi, teorik ve uygulamalı içerikleriyle başarıyla tamamlandı. Erikçe Macera Parkı’nda düzenlenen tatbikat öncesi UMKE ekipleri beş günlük kampa girdi. Beş gün süren yoğun program kapsamında katılımcılar, afet ve acil durumlara etkin müdahale kapasitesini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Tatbikat her yönüyle nefes kesti Beş gün boyunca eğitmenler tarafından temel eğitimden geçirilen katılımcılar, eğitimin sonunda gerçeği aratmayan bir tatbikata katıldı. Acil tıp uzmanı, doktor, paramedik ve hemşire ile farklı branşlardaki sağlıkçılardan oluşan ekip tatbikatı başarıyla yaptı. UMKE ekibinin tecrübe kazanabilmesi için düzenlenen tatbikat her yönüyle nefes kesti. Eğitim boyunca personellere olay yeri yönetimi, hasta ve yaralıların triyaj uygulamaları, acil müdahale ünitesinin hızlı ve etkin şekilde kurulumu, ekip koordinasyonu, kriz yönetimi ve medikal müdahale protokolleri gibi kritik konularda teorik bilgi ve pratik beceriler kazandırıldı. Yaralılara, makyajla yaralar açıldı Tatbikatta rol alan yaralıların vücutlarına makyaj malzemeleriyle gerçekten farksız görünen yaralar açıldı. Yaralılar ise yarayı gerçekten yaşarmışçasına hareket ederek UMKE ekiplerinin yaralarını hızla tedavi etmesini istedi. Saldırının yaşandığı bölgeye 5 dakika içerisinde sahra hastanesi kuran ekipler yaralıları hızla hastaneye taşıdı. Gerçekten farksız olan terör saldırısı tatbikatını başarıyla geçen UMKE ekipleri hızları ve becerileriyle göz doldurdu. Gerçek senaryo ile tatbikat Eğitimin son gününde gerçekleştirilen kapsamlı tatbikat, Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) tehdit ve terör saldırısı senaryosu üzerinden kurgulandı. Tatbikat senaryosuna göre, bir terör saldırısı sonrası olay yerinde çok sayıda yaralının bulunduğu karmaşık bir kriz durumu canlandırıldı. UMKE ekipleri, senaryoya uygun şekilde hızla olay yerine intikal ederek olay yeri güvenliğini sağladı, triyaj alanlarını oluşturdu ve ilk müdahaleleri gerçekleştirdi. Kimyasal saldırı etabında yaralıya hassas müdahale Terör saldırısının ardından Kimyasal Biyolojik Radyoaktif Nükleer (KBRN) saldırı bölümüne geçildi. Terör saldırı bölgesine yakın bir alana kimyasal saldırı düzenleyen teröristlerin artlarında bıraktığı yaralıya UMKE, itfaiye ve acil sağlık ekipleri müdahale etti. Özel kıyafetler giyen ekipler, aşamalı olarak büyük bir dikkatle yaralıya müdahale etti. UMKE ekibinin alandan çıkardığı yaralının kıyafetini değiştiren ekipler hastaya olay yerinde müdahale ettikten sonra ambulansa aldı. Kurulan acil müdahale ünitesinde, yaralılara gerekli medikal müdahaleler yapıldıktan sonra hastanelere sevk süreci başarıyla yürütüldü. Tatbikat sırasında zamanla yarışan ekipler, ekip içi koordinasyon, doğru iletişim ve hızlı karar alma süreçlerinde yüksek bir performans sergiledi. Tatbikat kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Paramedik Bölümü öğrencileri de gözlemci olarak sahada yer aldı. Gerçek zamanlı bir kriz senaryosunun içerisinde bulunan öğrenciler, hem saha uygulamalarını yakından izleme fırsatı buldu hem de mesleki deneyimlerine katkı sağlayacak gözlemler gerçekleştirdi. Tatbikatın ardından yapılan değerlendirme toplantısında, katılımcıların sergilediği performans memnuniyetle karşılandı. Eğitim süreci boyunca edinilen bilgiler ve saha uygulamaları, UMKE personelinin afet ve acil durumlara müdahale konusundaki hazırlık seviyesini önemli ölçüde artırdı. Söz konusu eğitim ve tatbikat programı, ülkemizin sağlıkta afet ve acil durum yönetimi alanındaki kapasitesini güçlendirme hedefi doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak kayda geçti. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Gaziantep Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan, tatbikattaki bütün aşamaların tamamen gerçeğe yakın yapıldığını söyledi. Tatbikatların önemine değinen Akhan, "Sağlık Bakanlığımızın Gaziantep için önerdiği iki tane UMKE eğitimi vardı. Eğitimin ilkine 25 UMKE gönüllüsü katıldı. Bugün tatbikatı yaptık. Gaziantep için hayırlı bir eğitim olmasını diliyoruz" dedi. Tatbikata katılan katılımcılar, ilk defa bir tatbikata katıldıklarını ve tatbikatı başarıyla tamamladıklarını dile getirdi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:26
Manisa’da tütünle mücadelede 28 binden fazla denetim yapıldı
Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında, ’Sigarayı bırak, hayatını değiştir’ sloganıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. İl genelinde 17 ilçede yürütülen çalışmalarda halkı bilinçlendirmeye yönelik stantlar kurulup, broşürler dağıtılırken, vatandaşlara karbon monoksit ölçümleri de yapıldı. Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı ile birlikte sigarayı bırakan bir kamu görevlisine başarı belgesi, Sigara Bırakma Polikliniği Hekimi Dr. Ayşe Pınar Balcan’a ise teşekkür belgesi takdim etti. Etkinliklerin ardından Zeren ve ekipler, işletmelere ve ticari taksilere yönelik dumansız hava sahası denetimlerinde bulundu. Denetimler sırasında sigara kullandığını beyan eden vatandaşlara karbon monoksit ölçümü ve nikotin bağımlılık testi uygulandı. Sigara bırakma polikliniklerine yönlendirme yapılarak tütünle mücadelede bireysel destek sağlandı. İl Sağlık Müdürü Zeren yaptığı açıklamada, "Tütün kullanımı, önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bin kişi tütün kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Toplumu pasif sigara dumanının zararlarından korumak büyük önem arz etmektedir" dedi. Manisa’da 2025 yılı içerisinde 28 bin 628 denetim gerçekleştirildiğini kaydeden Zeren, "Bu denetimlerde kapalı alanda tütün ürünleri tüketen kişi ve işletmelere cezai işlem uygulandı. Denetimler 7 gün 24 saat esasına göre sürdürülüyor. Vatandaşlarımızın ALO 184, ALO 112 ya da Yeşil Dedektör uygulaması üzerinden ihbarda bulunabilirler. Manisa’da şu anda 26 aktif sigara bırakma polikliniği bulunuyor. 7 polikliniğin daha faaliyete geçirilmesi için çalışmalar sürüyor. 2025 yılı içinde 2 bin 446 kişi sigarayı bırakma polikliniklerine başvuruda bulunurken, bin 861 kişiye ücretsiz ilaç desteği sağlandı, 230 kişi ise sigarayı bırakmayı başardı." diye konuştu. Zeren, "Tütünle mücadele, yalnızca kurumların değil, toplumun her kesiminin sorumluluğudur. Gelecek nesillere sağlıklı bir yaşam bırakmak için tüm vatandaşlarımızı sigarayı bırakmaya davet ediyoruz" dedi. Etkinlikler kapsamında Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürlüğü, Yeşilay İl Temsilciliği ve Kızılay İlçe Başkanlığı ile iş birliği yapılarak kurulan stantlarda vatandaşlara Fagerström testi, karbon monoksit ölçümü ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 14:34
Siirt’te perinatoloji uzmanı göreve başladı
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde perinatoloji bölümü hasta kabulüne başladı. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi perinatoloji uzmanı Songül Ece Kanjo, Siirt’te bir ilk olarak hasta kabulüne başladı. Hem Siirt hem de çevre iller açısından büyük önem taşıyan perinatoloji, anne karnındaki bebeğin sağlığı, gebelikte karşılaşılan riskli durumlar ve doğum öncesi tanı ile tedavi süreçlerini kapsıyor. Hastaneden yapılan açıklamada, bu hizmetin bölge kadın sağlığına önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 13:10
Uzmanı uyardı: "Geniz eti, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonu sebebi"
Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Geniz etinin normalden fazla büyümesine bağlı burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, uyku apnesi, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, diş, yüz, çene gelişiminde bozukluklar, sık orta kulak iltihapları, işitme kayıpları, büyüme ve gelişmede gerilik, geçmeyen burun akıntıları ve sinüzitler, ağız kokusu, iştahsızlık, konuşma bozukluğu gibi şikâyetler ortaya çıkabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, çocuklarda geniz eti ve bademcik ameliyatları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Geniz etinin kısaca tanımını yapan Opr. Dr. Karadavut, "Geniz eti (adenoid); küçük dil ve yumuşak damağın arkasında, boğazın arka-üst kısmında burunla birleştiği bölgede yer alır. Bademcikler (tonsil) ise boğaz girişinde her iki tarafta dil kökü ile küçük dil arasında yerleşmiş, boyutları değişebilen iki adet lenfoid dokudur. Bademcik ve geniz eti, solunum ve sindirim sisteminin başlangıcında yerleşerek solunan hava ve alınan yiyecek, içecekle ilk temasa geçen bağışıklık sistemi dokularıdır. Geniz eti ve bademcik problemleri genellikle okul öncesi ve okul çağı çocuklarında daha sık görülmektedir. Artan üst solunum yolu enfeksiyonları gibi durumlar da geniz eti ve bademcik problemlerini tetiklemektedir" şeklinde konuştu. "Çocuklarda cerrahi gereken durumlar" Geniz etinden dolayı oluşabilecek şikâyetlere değinen Opr. Dr. Karadavut, "Geniz etinin normalden fazla büyümesine bağlı olarak burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, uyku apnesi, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, diş, yüz, çene gelişiminde bozukluklar, sık orta kulak iltihapları, işitme kayıpları, büyüme ve gelişmede gerilik, geçmeyen burun akıntıları ve sinüzitler, ağız kokusu, iştahsızlık, konuşma bozukluğu gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen olgularda cerrahi önerilmektedir. Ayrıca çocuklarda yılda 5-6’dan fazla ateşli bademcik iltihabı öyküsü, bademcik apsesi öyküsü, bademciklerin aşırı büyüklüğüne bağlı horlama, uyku apnesi, yutma güçlüğü gibi durumlar varsa cerrahi önerilmektedir" diye konuştu. "Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının 3 yaşından sonra yapılması tercih edilir" Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının 3 yaşından sonra yapılmasının tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Opr. Dr. Karadavut, "Bu ameliyatlar 3 yaş itibariyle yapılabilir ancak uykuda nefes durması problemi, apne gibi problemler yaşanıyorsa ameliyat daha erken yaşta da yapılabilmektedir. Geniz eti ve bademcik problemlerine, bazen orta kulak problemleri de eşlik edebilmektedir. Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, geçmeyen orta kulakta sıvı (kronik seröz otit), işitme kaybı gibi durumlarda geniz eti-bademcik ameliyatları ile beraber, kulak tüpü takılması işlemi de uygulanabilmektedir" şeklinde konuştu. "Yaz tatili, ameliyatlar için en uygun dönemlerden biri" Geniz eti ameliyatının 15 dakika, bademcik ameliyatının ise ortalama 30 dakika süren bir ameliyat olduğunu belirten Opr. Dr. Karadavut, "İkisi birlikte uygulanması gereken durumlarda da işlem maksimum 30 dakika sürmektedir. Hastamız geniz etinde aynı gün, bademcik ameliyatında ise 1 gün sonra taburcu edilmektedir. Ameliyat sonrası uygun diyet ile çok kısa sürede iyileşme mümkündür. Yaz tatilinde diyetin rahat uygulanabilir olması ve çocukların evde olması nedeniyle geniz eti ve bademcik ameliyatları için en uygun dönemdir" ifadelerini kullandı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:36
Uzmanından yapay zeka ve ruh sağlığına dair kritik uyarılar: "Kontrollü kullanmak gerekiyor"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, yapay zekanın ruh sağlığı üzerindeki etkilerini Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın katılımıyla gerçekleştirdiği özel etkinlikte ele aldı. Tarhan, yapay zekanın insan hayatında kaçınılmaz olduğunu ancak kontrollü kullanıma dikkat çekerek, "Bilge insan yapay zekayı faydalı şekilde hayatına entegre edebilendir" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi yapay zeka ile ilgili yeni gündemler oluşturmaya devam ediyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu ve Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas tarafından ağırlanan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yapay zekanın hızla geliştiği günümüzde ruh sağlığı üzerindeki etkilerini kapsamlı ve derinlemesine bakış açısıyla ele aldı. Moderatörlüğünü üniversitenin Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik’in yaptığı buluşmada, bu çağda psikolojik dayanıklılığı nasıl korunabileceği konusunda önemli bilgiler paylaşarak ruh sağlığının korunmasının önemine dikkat çekti Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Yapay zeka kaçınacak bir şey değildir. Hayatımızı çok kolaylaştıran bir teknolojidir ve üzerine gitmemiz gerekir. Tabi muhakkak kontrollü olmamız lazım. Özellikle ergenlik çağında olan kişilerde kontrolü elden bırakmamak lazım. Bilge insan yapay zekayı faydalı şekilde hayatına entegre edebilendir" diye konuştu. Yapay zeka ve ruh sağlığı Söyleşiye ayrıca Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Ömer Karataş ve yönetimi, Türk Psikologlar Derneği Kocaeli Şubesi, Başiskele İlçe Sosyal Hizmetler Müdürü Meryem Şahin de katıldı. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi yetkilileri, bu tür öncü etkinliklerle hem akademik hem de toplumsal alanda fark oluşturmaya devam ettiklerini belirtti. Prof. Dr. Tarhan’ın engin deneyimi ve uzmanlığı sayesinde yapay zeka ve ruh sağlığı konularının geniş kitlelere ulaştığı vurgulandı. Etkinlik, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle karşılanırken, üniversite yönetimi geleceğe yönelik bu tür bilgilendirici programların artarak devam edeceğini açıkladı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:36
Kilis’te ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ programı düzenlendi
Kilis Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen ve çocukların fiziksel ile ruhsal gelişimini desteklemeyi amaçlayan "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" programının açılışı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Etkinlikte çeşitli gösteriler sergilendi. Kilis’te çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" programı gerçekleşti. Programa Kilis Vali Yardımcısı Okan Dağlı, Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Abdulkadir Altay ve İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez katıldı. Açılışta konuşan İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, programın amacının yeni nesillerin daha sağlıklı, güçlü ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sunmak olduğunu belirtti. Söylemez, "Bugün burada, sağlıklı gelişimi sağlıklı geleceğin teminatı olarak gören ve bu amaçla hayata geçirdiğimiz programımız için bir aradayız. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum" dedi. Kilis’in tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kültürel zenginliğe sahip bir şehir olduğunu vurgulayan Söylemez, "Genç ve dinamik yapısıyla geleceğe umutla bakan şehrimizde, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini sağlamak bizlerin sorumluluğudur" diye konuştu. İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, program kapsamında Kilis genelinde öğrencilere sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimin artırılması ve fiziksel-ruhsal sağlıklarının korunması hedefleniyor. Ayrıca öğrenciler sağlık ekipmanlarını tanıyacak, ilk yardım eğitimi alacak ve sağlıklı yaşamın temellerini öğrenecek. Söylemez, "Bu program yalnızca fiziksel sağlığı değil, çocuklarımızın ruhsal, sosyal ve duygusal gelişimlerini de kapsamaktadır. Çocuklarımızın sağlığı, ülkemizin en büyük güvencesidir" şeklinde konuştu. Konuşmasının sonunda programa katkı sağlayan kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Söylemez, "Başta Valiliğimiz olmak üzere, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, öğretmenlerimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Programımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, tüm çocuklarımıza sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir gelecek diliyorum "ifadelerini kullandı.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:22
Şırnak’ta sağlık çalışanlarının sorunları masaya yatırıldı
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı, 8. dönem toplu sözleşme öncesinde sağlık ve sosyal hizmet profesyonelinin sorunlarını masaya yatırarak, sağlıkçıların yaşadığı problemlere dikkat çekti. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, 8. dönem toplu sözleşme süreci öncesinde sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşadığı sorunları, çözüm ve taleplerini kamuoyuyla paylaşmak ve sendikanın çalışmalarını anlatmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Anmal, sağlık emekçileri için mücadelelerinin kararlılıkla devam ettiğini belirterek, kamuoyunun ve yetkililerin taleplere kulak vermesi gerektiğini vurguladı. Toplu Sözleşme Eylem Planı çerçevesinde çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ettiklerini ifade eden Anmal, "Can kurtarmak için canla başla çalışanlar için gecesini gündüzüne katanlar için özveriyle milletimize şifa dağıtanlar için devletimizin şefkat eli olanlar için mücadeleden asla yılmayan Sağlık-Sen, bu toplu sözleşme masasında da yerini alarak, sorunların çözümü ve haklı taleplerin kabul görmesi için tüm gücüyle mücadele edecektir" dedi. Gerek sahada, gerek siyasi arenada gerekse kurumlarda sağlık ve sosyal hizmet profesyonelinin hakları için bugüne kadar seslerini gür bir şekilde çıkardıklarına vurgu yapan Anmal, "Taleplerin kazanıma dönüşmesi için çaba sarf ettik. Yüzlerce kazanıma imza attık, binlerce sağlık ve sosyal hizmet profesyonelimizin yanında olduk. Bugün ise kazanımlarımıza yenisi eklemek için mücadele ediyor, çalışanlarımızın müreffeh yarınları için çaba gösteriyoruz. Her zaman olduğu gibi sahanın sesine kulak verip, sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerine bire bir dokunarak sorunları tespit etmeye devam ediyor ve etmeye de devam edeceğiz. 8. Dönem Toplu Sözleşme Eylem Planı çerçevesinde sorunları yerinde görmek ve çözüm yolları konusunda gerekli çalışmaları yürütmek amacı ile sahaya inip, tüm kurumlardaki çalışanlarını ziyaret edip, onların talep ve sorularını dinledik. Tespit ettiğimiz sorunları ve çözüm önerilerini tartışmak ve toplu sözleşme masasına gidecek talepleri belirlemek için her meslek grubundan çalışanların yer aldığı toplantılar yaptık ve ilimize özel bir rapor hazırlayarak, Sağlık-Sen Genel merkezimize ilettik. Bugünden sonra ise sağlık ve sosyal hizmet profesyonelimizin haklı taleplerini anlatmak, çözüm önerilerimizi sunmak ve kamuoyuna duyurmak için her kapıyı aşındıracağımıza kimsenin şüphesi olmasın. Taleplerimiz sağlık meslek mensuplarının nöbet ücretlerinin hesaplanmasında dikkate alınan gösterge rakamlarının yüzde 100 oranında artırılması, ek ödeme tavan oranlarının artırılması, taban ödeme oranlarının artırılması, teşvik ek ödemelerin artırılması, gece çalışan sağlık meslek mensupların mesai ve nöbet ücretlerine ilave ödeme yapılması, sabit ek ödemeleri artırılması, yıllık izin sürelerinin tamamı ile mazeret izinlerinde ek ödeme kesintisi yapılmaması, sağlık ve sosyal hizmet kolunda görev yapan çalışanların mevcut giyim yardımlarına ilave olarak özel görev kıyafeti verilmesi, büyükşehirlerde görev yapanların özel hizmet tazminatları artırılması, dini ve resmi bayram sebebiyle verilen genel idari izin günlerinde çalışanların sorunlarının çözülmesi, 112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapanların teşvik ek ödemelerinin artırılması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sosyal hizmet tazminatının artırılması ve kapsamının genişletilmesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nöbet görevinde bulunanlara verilen ek ders ücretinin artırılması, üniversite hastanelerinde görevli sağlık personeline tayin hakkı verilmesidir. Hiçbir zaman mücadeleden geri durmayarak sahanın sesi olmaya, sorunları çözmeye, talepleri kazanıma dönüştürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:08
Alanya’da aynı anda iki başarılı akciğer kanseri operasyonu
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin ve göğüs cerrahisi uzmanlarından oluşan ekip, akciğer kanseri teşhisi konulan iki farklı hastayı aynı gün içerisinde, ilk kez uygulanan video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) yöntemiyle başarılı bir şekilde ameliyat etti. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Alanya’da yaşayan 64 yaşındaki Mesuda Kesiciler ve 72 yaşındaki Firdevs Sarp’a akciğer kanseri tanısı konuldu. İki hastaya da aynı gün içerisinde hastanede ilk kez uygulanan VATS (video yardımlı torakoskopik cerrahi) yöntemiyle LOBEKTOMİ (akciğerin bir lobunun çıkarılması) işlemi yapıldı. Başarılı geçen operasyon sonrası kısa sürede iyileşen hastalar kontrollerinin ardından taburcu edildi. Kapalı teknikle ameliyat gerçekleşti Kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyon sonrası hastalar ile bir araya gelen Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin, yapılan işlem hakkında bilgi verdi. Keskin, "Bu iki hastamız da dış merkezlerde biyopsi önerisi almış ancak biyopsi yapılacak bölgelerin riskli bulunması nedeniyle işlemlerin gerçekleşmediğini belirttiler. Biz bu iki hastamızı, akciğer kanseri ameliyatına hazırlanır gibi değerlendirdik. Ameliyat sırasında, hızlı tanı yöntemi olan ‘frozen’ uygulamasıyla alınan doku örnekleri incelendi. Her iki hastada da sonuç akciğer kanseriyle uyumlu çıkınca göğüs cerrahisi kliniği hekimleri olarak kapalı teknikle lobektomi işlemini gerçekleştirdik." dedi. Dr. Öğr. Üyesi Keskin, operasyon sonrası hastaların bir gün yoğun bakımda gözlem altında tutulduğunu, ardından serviste takiplerinin yapıldığını aktardı. "Başarılı operasyonlar yapılıyor" Göğüs cerrahisi ekibinin tecrübeli ve donanımlı kadrosunun bu tür başarılı operasyonların temelini oluşturduğunu vurgulayan Keskin, şunları söyledi: "Kapalı yöntemle yapılan akciğer kanseri ameliyatı, yaklaşık 5 cm’lik bir kesi ile kanserli lobun tamamen çıkarılmasıdır. Cerrah açısından zorluklar içerse de hastalar için daha kısa hastanede kalış süresi ve daha az komplikasyon riski sağlar. Kliniğimizde sadece akciğer kanseri değil timüs bezi, efüzyon işlemleri, akciğer zar hastalıkları, aşırı terleme hastalığı, soluk borusu ve yemek borusu hastalıkları gibi birçok göğüs hastalığına yönelik cerrahi girişimler hem açık hem de kapalı tekniklerle başarıyla uygulanıyor. Bu sayede hastalarımızın başka illere sevk edilmesine gerek kalmıyor" diye konuştu. Hastalar gözyaşlarını tutamadı Operasyon sonrası duygularını paylaşan hasta Mesude Kesiciler, "Ödüllere layık doktorlarımız var. Hekimlerimden, hastaneden çok memnunum. Benimle çok güzel ilgilendiler. Allah hepsinden razı olsun. Sağlığım sıhhattim yerinde" ifadelerini kullandı. Firdevs Sarp ise konuşmasında gözyaşlarını tutamayarak "Ameliyat olmaktan hep kaçtım. Tüm bunlara rağmen hocam bana cesaret verdi. Ben de ona güvendim. Bu operasyonu hekimlerimle beraber atlattık. Şu an çok mutluyum ve mutluluktan ağlamak istiyorum. Evimi bir daha göremem sanıyordum ama onlar sayesinde mutlu ve sağlıklı bir şekilde evime gidiyorum" dedi.
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:45
Hayvan pazarında bayram öncesi sıkı denetim
Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı Hayvan Sağlığı Birimi ekipleri, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Sarıgöl Belediyesi Canlı Hayvan Pazarı’nda denetim ve bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Akar yaptığı açıklamada, "İlçe Müdürlüğümüz Hayvan Sağlığı Birimi tarafından Kurban Bayramı öncesinde ilçemizdeki hayvan pazarında denetim ve vatandaşlarımıza yönelik bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Denetimlerimiz bayram süresince devam edecek." dedi. Ekipler ayrıca, hayvan sağlığı konusunda vatandaşlara bilgilendirici broşürler de dağıttı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder