Son Dakika
|
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
"Hayalindeki üniformayı giydi: Serkan’ın mutluluğu gözleri doldurdu"
Kapadokya’nın bilinmeyen yüzü belgesele konu oldu
Heimlich manevrası 5 yaşındaki çocuğun hayatını kurtardı
Havadan çekilen görüntüler İstanbul'da çarpıcı ayrımı çizdi
Beşiktaş’ta şampiyonluk sonrası büyük çöküş
İsrail'den Gazze Şeridi'ne hava saldırısı: 7 ölü
Antalya’da 40 metrelik falezlerden düşen şahıs hayatını kaybetti
SAĞLIK
Anne adayları "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla korkularını yeniyor
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:41:16
Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Kastamonu’da anne adaylarına doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak stres ve korkularını yenmelerine yardımcı oluyor. Koordinatör ebeler, anne adaylarıyla telefonda irtibat kurarak gerekli sağlık kontrollerini yapıyor ve eğitim desteği veriyor. Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Kastamonu’da görevlendirilen koordinatör ebeler anne adaylarını doğuma hazırlıyor. Kastamonu Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli koordinatör ebeler, "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında anne adaylarına gebelikten doğuma, lohusalıktan bebek bakımına kadar geniş kapsamlı destek sağlanıyor. Uzman ebeler tarafından yürütülen uygulamada, gebeler ve yeni anneler düzenli olarak bilgilendiriliyor. Özellikle ilk gebeliği olan ve ev ziyareti talep eden anne adaylarına yönelik ev ziyaretleri de yapılıyor. "Annelere verilen ebe desteğiyle anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda düşüş sağlandı" Kastamonu Toplum Sağlığı Merkezi’nde çalışan ebe Neslihan İdrisoğlu, normal doğum eylemi planı kapsamında ‘Her Gebeye Bir Ebe’ uygulamasının hayata geçirildiğini söyledi. Doğum sürecindeki normal gebeler 28. hafta sonrası, riskli gebeler HSYS/MBYS sistemine düştüğü anda ve doğum süreci sonundaki anneler ise hemen doğumu müteakip aranarak uzman ebeler tarafından bilgi verildiğini anlatan İdrisoğlu, "Gebelik, doğum ve gebelik sonrası süreçler sadece biyolojik süreç olmayıp psikolojik ve sosyal boyutu olan bütüncül bir dönem olmaktadır. Bu dönemlerde annelere verilen ebe desteği ile müdahaleli doğum oranları azalmakta, anne ve bebeğe yönelik komplikasyonlarda da düşüşü sağlamaktadır. Yine biz gebelik ve doğum sonrası süreçte annelerinizin yanındayız. Onları arıyoruz. Özellikle doğum sonu süreçteki yolculukta annelerimizin yanındayız" dedi. Gebelere psikolojik destek de verildiğini ifade eden İdrisoğlu, bilinmezliklerin ortadan kaldırıldığını belirtti. Gebelerin nasıl bir süreçle karşılaşacağını öğrendiklerini anlatan İdrisoğlu, "Bebekle ilgili nasıl bir bakımda bulunulacak, doğum eyleminde nelerle karşılaşacak, bebeğin bakımıyla ilgili hangi konularda destek olacağımız konularında bilgi veriyoruz" diye konuştu. Normal doğumun sağladığı yararlardan bahseden İdrisoğlu, normal doğum eylemi ve sezaryen arasındaki farklılıklara deyindi. İdrisoğlu, iyileşme süreci, bebeğin anne ile uyumu, beslenme sürecindeki kolaylıklar yönünden normal doğum eyleminin sezaryenden daha sağlıklı ve avantajlı olduğuna dikkat çekti. "Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" Gebe Okulu eğitmen ebesi Gürcü Gündoğmuş da Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü konular dahilinde gebelere bilgi verdiklerini söyledi. Haftanın 5 günü çeşitli eğitim programı olduğunu söyleyen Gündoğmuş, "Eğitim programımızda pazartesi başlıyoruz. 5 günlük bir eğitim programımız var. Hem online eğitimlerimiz var hem yüz yüze eğitimlerimiz var. Her gün bu eğitimlerimiz devam etmekte. Online eğitimlerimizdeki amacımız da ilçelerde olan kişiler için, yine ikinci, üçüncü doğumları olanlar için ulaşılabilir olmak, bilgiyle faydalandırmak diyoruz. Gebelik süreci, bebeğin anne karnındaki gelişim aşamaları, yine gebelikte sık rastladığımız bulantı, kusma, kas ağrısı gibi bir çok şikayete çözüm önerilerini konuşuyoruz. Gebelik döneminde yapılması gereken tarama testlerini konuşuyoruz. Her salı günü ağız ve diş sağlığı konusunda diş hekimimiz Fulya Koca geliyor ve gebelerimizin ağız-diş muayenesini yapıyor, eğitimini veriyor. Yenidoğan da ağız bakımı nasıl yapılmalı, bunları aktarıyor bize. Her salı günleri yine ben, gebelikte ve lohusalık döneminde beslenme nasıl olmalı bunu konuşuyoruz. Doğum çantamıza neler koymalıyız, neler koymamalıyız bunları konuşuyoruz. Her çarşamba doğum ağrısıyla baş etmede ilaçsız yöntemlerimiz, aromaterapi, müzik, akupunktur bunlardan bahsediyoruz. Her çarşamba fizyoterapist eşliğinde egzersiz ve pilatesimiz var. Burada da 20. gebelik haftasını doldurmuş olması gerekiyor. Doktor tarafından herhangi bir egzersiz yapmasında sakınca olmaması gerekiyor. Pelvis kaslarını esnetmek için iyi olmuş oluyor egzersiz. Hem de buraya geldiklerinde sosyalleşmiş oluyorlar. Her perşembe eş refakat destekli eğitimimiz oluyor. Buradaki amacımız da eşinizin, yakınınızın doğumda ve gebelik sürecinde, lohusalık döneminde gebeye nasıl destek olması gerektiğini. Yine baba adaylarına özellikle alt değiştirme, gaz çıkartma gibi uygulamalar yaptırıyoruz birebir. Büyüklerin "sarılık olmasın" diye sarı örtü, tuzlama gibi bunların sakıncalarını konuşuyoruz. Buradaki amacımız tamamen " gebelerimize destek " diyoruz. Cuma günleri anne sütü eğitimini veriyoruz. Emzirme pozisyonlarını gösteriyoruz. Doğum sonrası nelere dikkat etmeliyiz bunları aktarıyoruz. Eğitim bitiminde katılım belgesi veriyoruz. Mor bileklik uygulamamız var. Yine eğitim bitiminde kadın doğum servisi ile doğumhaneyi gezdiriyoruz ki nasıl bir ortama geleceklerini görsünler, güven duygusu oluşsun diye. Kastamonu’da gebe okuluna gelmeyen gebe kalmasın" şeklinde konuştu. "İlk hamile kaldığımdaki o cahiliyet şu anda yok" Gebe Hicran Çelebi Ekin ise 28 haftalık hamile olduğunu belirterek, her gebeye bir ebe uygulamasını çok faydalı bulduğunu dile getirerek, "Benim sağlığımdan, hamileliğimden, doğacak bebeğimin sağlığından her şeye bana bilgi veriyorlar. Emzirme olsun, bebekle alakalı doğum öncesi, doğum sonrası bakımı, kendi bakımım, bebeğin bakımı her şeyi bana çok detaylı şekilde anlatmaya çalışıyorlar. Şu an ilk hamile kaldığımdaki o cahiliyet diyeyim size, o şeyim yok mesela. Doğum daha yapmamış olsam da neyle nasıl karşılaşacağımı, nasıl tepki vereceğimi anlatıyorlar. İnternette görmüştüm, sağlık ocağımda da bana söylediler. Gebe Okulu’nda bu tarz bir eğitim aldığımıza dair. Ben de şimdi hamileyim, bilmiyorum, acemiyim. Telefonla da arayıp zaten sürekli söylemişlerdi, ‘Gebe Okulu’muz var, böyle böyle eğitim veriliyor.’ diye. Katılmak istedim, katıldım, faydasını da gördüm. Hala daha da geliyorum. İstediğim kadar da gelebileceğim söylendi, doğuma kadar. Bence herkesin kesinlikle gelmesi gerekiyor. Çünkü doğumda zaten direkt bir acemiliğe düşüyorsunuz, sudan çıkmış balık misali. En azından burada size ne yapmanız gerektiğini, nasıl davranmanız gerektiğini, yalnız olmadığınızı, her şeyi anlatıyorlar. Siz de kendinizi diğer gebelerle birlikte çok rahat hissediyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz" Anne adaylarından mobil uygulamayı telefonlarına indirmesini isteyen ebe Duygu Çulluk da, "Bu uygulamayla hafta hafta gebeliğinizi takip edebilirsiniz. Beslenme ve egzersiz önerilerine ulaşabilir. Gebelik rehberiyle doğumunuza hazırlık yapabilirsiniz. Emzirme ve lohusalık desteği alabilirsiniz. Aşı ve muayene hatırlatma ile bebeğinizin aşılarını ve muayenelerini kolayca takip edebilirsiniz. Bebeğinizin 0-2 iki yaş gelişimini kaydedip anı günlüğü oluşturabilirsiniz. Bebeğiniz için seçmiş olduğunuz isimleri kaydedip puanlayabilirsiniz" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21
8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti
Diyarbakır’da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor. 6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi. Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti. Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, "3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür’üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları ‘oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz’ dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler ‘Gelip bebeğinizi alabilirsiniz’. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp ‘gelin bebeğinizi alın’ diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler" ifadelerini kullandı. 10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, "Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz ‘senin kızın engelli’ dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür’üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor ‘bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.’ şeklinde konuştu. Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp ‘mama saatlerine var’ deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür’ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter" Yetkililere ve avukatlara yardım çağrısında bulunan acılı anne şu ifadeleri kullandı: "Vicdanlı, merhametli benim kızımın davasıyla ilgilenen avukatların bana yardım etmesini istiyorum. Cumhurbaşkanımdan, Devletime, Sağlık Bakanlığına, Adalet Bakanlığından bu konuya bir el atmalarını istiyorum. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir kızın, bir çocuğun hayatını bu kadar kolay bitirip hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam edemezler. O hastane araştırılsın artık başka annelerin evlatları yara almasın. Başka anneler ağlamasın. Çocukların hayatları bitmesin" Özel Bağlar Hastanesi yetkililerinden yapılan açıklamada ise dava sürecinin devam ettiği, bu nedenle konuya ilişkin açıklamayı dava sürecinden sonra yapılacağı söylendi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:06
Hastanede vatandaşlar cilt kanseri konusunda bilgilendirildi
Bayburt Devlet Hastanesinde, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastane çalışanlarına eğitim verilerek, hasta ve hasta yakınları bilgilendirildi. Kanser farkındalığını artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen eğitim, Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sena Kocabıyık tarafından verildi. Eğitimde, cilt kanserinde erken tanının önemi, risk faktörleri ve korunma yolları ele alındı. Hastane çalışanlarına yönelik eğitimde, ciltte meydana gelen değişikliklerin takip edilmesi, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulması ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiği anlatıldı. Farkındalık çalışmaları kapsamında hastanede stant da açıldı. Stantta hasta ve hasta yakınlarına cilt kanseri konusunda bilgilendirme yapılırken, erken teşhis ve korunma yollarına ilişkin broşürler dağıtıldı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:39
Menteşe Devlet Hastanesi’nde hemşireler haftası kutlandı
Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şadi Ballı ve hastane idari ekibi, Hemşireler Haftası dolayısıyla görev başındaki hemşireleri ziyaret ederek anlamlı günlerini kutladı. Sağlık hizmetlerinin en önemli yapı taşlarından olan hemşireleri bu özel günlerinde yalnız bırakmayan Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı, idari kadroyla birlikte tüm birimleri tek tek gezdi. Fedakarlıkları, özverili çalışmaları ve insan hayatına dokunan kıymetli emekleriyle sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçası olan hemşirelerle bir araya gelen yönetim, personele teşekkürlerini iletti. Ziyaretler sırasında hemşirelere hitaben anlamlı bir konuşma gerçekleştiren Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı, "Şefkatleri, özverili çalışmaları ve mesleki emekleriyle sağlık hizmetlerinin en önemli yapı taşlarından olan hemşirelerimize teşekkür ediyorum. İnsan hayatına kattığınız değer ve gösterdiğiniz fedakarlık için her birinize minnettarız. Hepiniz birer kanatsız meleksiniz, Hemşireler Haftanızı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 13:15
Mersin’de cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:16
Ağrılarından kapalı ameliyatla kurtuldu
5
15 Mayıs 2026 Cuma- 11:54
Kütahya’da iş kazası sonrası felç kalan hastaya kişiye özel çözüm
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 20:50
Ağrı’da öğrenciler göz sağlığı için taramadan geçirildi
Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle il genelinde uygulamaya konulan "Göz Tembelliğine Karşı Erken Adım: Ambliyopi Farkındalık ve Tarama" projesi kapsamında ilkokul öğrencilerine yönelik göz taraması gerçekleştirildi. Projenin ilk uygulama noktası olan İsmail Atik İlkokulu’nda düzenlenen programa, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer, Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Oruç, Şube Müdürü Atilla Aslan, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Kökrek, programda yaptığı konuşmada, öğrencilerin sağlığının her şeyden önce geldiğini vurguladı. Göz hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesinin önemine değinen Kökrek, "Çocuklarımızın hem eğitim hem de sosyal hayatları için sağlıklı bir görme kapasitesi büyük önem taşıyor. Bu proje, onların daha sağlıklı bir geleceğe adım atmasını sağlayacak" dedi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer ise, ambliyopinin, yani göz tembelliğinin, genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan ve erken fark edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına yol açabilen bir durum olduğuna dikkat çekti. Beşer, "İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu projeyle, anaokulu ve ilkokullarda göz taramalarının yaygınlaştırılması, ailelerin ve öğretmenlerin bilinçlendirilmesi, riskli çocukların rehberlik servisleri aracılığıyla yönlendirilmesi, gerekirse ileri tetkik ve tedavi hizmetlerine erişim sağlanması hedefleniyor" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında İsmail Atik İlkokulu’nda 80 öğrenciye göz taraması uygulandı, bu öğrencilerden 16’sı hastaneye yönlendirildi. Ayrıca proje süresince, bir hafta boyunca gece göz hastalıkları polikliniklerinde çocuk hastalara öncelik tanınacağı belirtildi. Doç. Dr. Yavuz Oruç’un tarama işlemlerini gerçekleştirdiği programın ilerleyen günlerde diğer okullarda da devam edeceği öğrenildi.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 17:53
Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Genel Merkezi’nde Filistin bayrağının dalgalanması için Türkiye liderliği
Dünya Sağlık Teşkilatı’nın (DST) Cenevre’deki Genel Merkezi’nde Filistin bayrağının göndere çekilmesinde Türkiye liderlik yaptı. Türkiye’nin de öncülük ettiği ve 2024 yılında düzenlenen 77. Dünya Sağlık Asamblesinde, WHA77.15 sayılı karar ile Filistin’in Dünya Sağlık Teşkilatı’ndaki hakları güçlendirilmişti. Diğer yandan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun öncülüğünde, DST’nin Cenevre’deki Genel Merkezi’nde gözlemci ülkelerin de bayraklarının üye ülkelerin bayrağı gibi kullanılmasına ilişkin karar alındı. Karar doğrultusunda, 78. Dünya Sağlık Asamblesi’nde Filistin bayrağının DST tarafından binalarında kullanılması karara bağlandı. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın en üst karar alma organı olan Dünya Sağlık Asamblesi’nin (DSA) 78’inci toplantısında, DST’nin Cenevre’deki genel merkezinde üye ülkelerin bayraklarının bulunduğu alana Filistin bayrağının da konulması oy çokluğuyla kabul edildi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Cenevre’de yaptığı açıklamada, "Filistin ile ilgili Dünya Sağlık Teşkilatı’na bir rapor hazırlayıp bununla ilgili gerekli müdahaleleri yapması için liderlik yapıyoruz. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Filistin’le ilgili bir bildiri ve rapor hazırlaması için öncülük ediyoruz" demişti. DST’de ‘gözlemci ülke’ statüsüne sahip Filistin’in bayrağının göndere çekilmesi önerisinde bulunan ülkelerden biri olan Türkiye’nin öncülüğünde gündeme alınan karar tasarısının oylamasında 95 ülke lehte oy kullanırken aralarında İsrail, Macaristan, Çekya ve Almanya’nın bulunduğu ülkeler aleyhte oy kullandı. Oylamada 27 ülke ise çekimser kaldı. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cenevre’de gerçekleştirdiği görüşmelerle bu karar tasarısının 78. Dünya Sağlık Asamblesi Genel Kurul Toplantısı’nda gündeme alınmasına ve kabul edilmesine büyük emek verdi. "Filistin ve Gazze halkının insanlığın insanlığına ihtiyacı var" Cenevre’deki temasları sırasında, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Filistin ile ilgili bir rapor hazırlaması konusundaki çalışmaları etkili bir şekilde sürdürdüklerini belirten Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Sağlık, en acı savaşlarda bile istisnai tutulan bir durumdur. Bugün maalesef Filistin ve Gazze’de insanlar yiyeceğe, içeceğe ve sağlığına kavuşamaz hâlde, hatta kalan hastanelerin yok edildiği bir süreç yaşıyoruz maalesef. Biz de Filistin ile ilgili Dünya Sağlık Teşkilatı’na bir rapor hazırlayıp bununla ilgili gerekli müdahaleleri yapması için liderlik yapıyoruz. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Filistin’le ilgili bir bildiri ve rapor hazırlaması için öncülük ediyoruz. Çünkü esasında sorunumuz sadece Filistin değil, insanlığımız test ediliyor. Bu insanlığımız test edilirken de Dünya Sağlık Teşkilatı gibi insanların sağlığı ve yaşam hakkıyla ilgili bir kurumun bu konuda duyarsız kalmaması için çabalıyoruz. Gerçekten de şu anda etkili bir vaziyette bu bilginin ve raporun hazırlanması için öncülük ediyoruz. Maalesef Filistin’de, en temel insan haklarından biri olan sağlığa ulaşılamayan bir durumla karşı karşıyayız. İnsanlara yiyecek ulaştırılamıyor, normal yaşamları için sağlık ulaştırılamıyor. Gazze’nin ve Filistinlilerin insanlığın insanlığına ihtiyacı var. Şu anda insanlığı test ediyoruz orada. Hep beraber Gazze’de, bu insanlığın olması gerektiği gibi yeniden tesis edilmesini istiyoruz" diye konuşmuştu.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 17:03
Artvinli hasta Samsun’da şifa buldu
Sol böbreküstü bezinde kitle bulunan Artvinli hasta, Samsun’da gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Artvin’de yaşayan 63 yaşındaki Şahin Karataş, sağlık kontrolleri nedeniyle gittiği merkezde yapılan ultrasonografi tetkikinde sol böbreküstü bezinde 5 santimlik kitle tespit edildi. Farklı merkezlere başvurmasına rağmen şikayetlerinin devam etmesi üzerine Büyük Anadolu Hastanesi’ne başvuran Karataş, başarılı bir operasyon sonucunda sağlığına kavuştu. Hastayı değerlendiren ve ameliyatını gerçekleştiren Büyük Anadolu Samsun Hastanesi üroloji uzmanlarından Opr. Dr. Mümin Temel, hasta ve operasyon hakkında, "Hastamız farklı merkezlere başvurmuş, şikayetlerinin devam etmesi nedeniyle hastanemize geldiğinde muayene ve incelemeler sonucu sol böbreküstü bezinde 5 cm çapında bir kitle tespit ettik. Hastanemizde multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirdiğimiz hastamıza gerekli hormonal ve radyolojik tetkiklerin ardından böbreküstü bezindeki kitlenin çıkarılması gerektiğine karar verdik. Hastamızın yapılan değerlendirmelerinde abdominal aort anevrizması olduğu da tespit edildiğinden, bu durum cerrahi yaklaşımda özel planlama yapılmasını gerektirdiğinden, operasyonun açık cerrahi yöntemle gerçekleştirilmesine karar verdik. Hastamız, 1 saat 45 dakika süren başarılı bir operasyonla sol böbreküstü bezinde bulunan kitle ile birlikte tüm adrenal bez dokusundan (adrenalektomi) tamamen arındırıldı. Operasyon sırasında herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmadı ve genel durumu iyi olan hastamızı şifa ile hastanemizden taburcu ettik" dedi. Opr. Dr. Mümin Temel ayrıca, "Bu tür operasyonlar hem tanı hem de tedavi sürecinde uzmanlık ve disiplinler arası koordinasyon gerektirmekte olup, hastanemizin altyapısı ve deneyimli ekibiyle başarılı sonuçlar elde etmekteyiz" diyerek sözlerini tamamladı.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:58
Market çalışanlarına çölyak bilgilendirmesi
Uluslararası Çölyak Günü kapsamında Erzurum’daki kurumsal marketlerde görev yapan personele, Diyetisyen Samet Polat tarafından eğitim verildi. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda; sözkonusu eğitimde, çölyak hastalığının önemi, glutensiz beslenmenin gerekliliği ve ürünlerin doğru şekilde sunulması konularına dikkat çekildiği belirtildi. Eğitimin ardından marketlerdeki glutensiz ürün reyonlarında çeşitli düzenlemeler yapılarak çölyak hastalarına daha kolay ve erişilebilir alışveriş imkânı sağlandı.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:36
Denizli’de anne adayları normal doğuma yönlendiriliyor
Servergazi Devlet Hastanesi’nde Normal Doğum Eylem Planı kapsamında anne adaylarını bilinçlendirmek, doğum sürecini daha konforlu hale getirmek ve sezaryen oranlarını azaltmak amacıyla 3 adet Travay-Doğum-Loğusa (TDL) odası oluşturuldu. TDL odaları gebelere hareket özgürlüğü sağladığı gibi refakatçileriyle birlikte kendilerini ev ortamında hissetmelerini sağlayacak. Servergazi Devlet Hastanesi’nde oluşturulan TDL odaları, doğum yapacak kadınların doğumun tüm evrelerini Travay(doğum sancısı), Dilatasyon( rahim açıklığının ilerlemesi) ve Lohusalık (doğum sonrası ilk saatler) aynı ortamda geçirebilmesine fırsat tanıyor. TDL odasındaki yataklar, doğum esnasında jinekolojik doğum masasına dönüştürülerek gebenin kendi yatağında doğumunu gerçekleştirmesine imkân sağlıyor. Odalarda ayrıca banyo, mutfak, buzdolabı, televizyon, refakatçi koltuğu, giysi dolabı gibi kişisel ihtiyaçları karşılayacak özellikler yanında, Radyan Isıtıcı, Bebek Tartısı, T Parça Canlandırıcı, NST cihazı gibi doğum için gerekli tüm tıbbi cihazlar da bulunuyor. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Normal Doğum Eylem Planı kapsamında normal doğumu teşvik etmek için Servergazi Devlet Hastanesi’nde 3 adet TDL odasını hizmete açtıklarını söyledi. Uz. Dr. Berna Öztürk; "Servergazi Devlet Hastanemizde 24 yataklı Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisimiz, 10 yataklı Anne Otelimiz, 11 yataklı 2. Basamak Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitemiz, 7 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanımız ve 13 Ebemiz ile birlikte doğum ve doğum sonrasında kaliteli sağlık hizmeti sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yine hastane bünyesinde bulunan Gebe Okulumuzda ebelerimiz tarafından doğum süreci, doğum ağrısı ile baş etme yöntemleri, nefes egzersizleri, anne sütü ve emzirme, normal doğumun faydaları ve yeni doğan bakımı gibi konularda gerekli eğitimleri veriyoruz. Doğumdan sonra da anne sütü ve emzirme konusunda bilgi verilerek, sağlık çalışanlarımız tarafından annelerin bebeklerini en iyi şekilde emzirmelerine yardımcı oluyoruz. Tüm bu hizmetlerimize ek olarak Servergazi Devlet Hastanesi’nde 3 adet TDL (Travay - Doğum - Loğusa) odasını hizmete soktuk. Anne adayının doğumu için gerekli tüm cihaz ve ekipmanların mevcut olduğu bu tek kişilik modern doğum odalarında yenidoğan hemşiresi, ebe ve doktor gözetiminde hijyenik ve rahat bir ortamda doğum gerçekleştirilebilecek. Bu odalarda anne adayları doğum sürecine daha rahat hazırlanacak ve doğum sürecinin kaliteli ve güvenli geçmesini sağlayacak" dedi.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:13
Halk sağlığını tehdit eden ruhsatsız şalgam imalathanesi mühürlendi
Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Çevre Hijyen ekipleri, şalgam üretimi yapılan bir iş yerindeki denetimde halk sağlığını ciddi şekilde tehdit eden çok sayıda olumsuzluk belirledi. Tespitler doğrultusunda iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı da bulunmayan işletme mühürlendi. Saray Mahallesi’nde zabıta ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, bir iş yerinde gıdaya uygun olmayan ekipmanlarla ve hijyen kurallarına aykırı şartlarda üretim yapıldığı belirlendi. Üretimin depo olarak kullanılan sağlıksız alanda yapıldığı, tuvalet ile üretim alanının iç içe olduğu, tuvaletten sızan suyun imalat alanına karıştığı ve tüm gıda ürünlerinin doğrudan yerle temas ettiği gözlemlendi. Ayrıca iş yerinin genel temizlik kurallarına tamamen aykırı hareket ettiği tespit edildi. "Ruhsatsız üretime geçit yok" Denetimlerde, iş yerinin gıda üretimiyle ilgili hiçbir yasal izninin olmadığı ve iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı da bulunmadığı ortaya çıktı. Bu durum üzerine ilgili mevzuatlar doğrultusunda işlem yapıldı ve tutanaklar düzenlenerek iş yeri Zabıta Müdürlüğü ekiplerince mühürlendi. "Taviz yok" Alanya Belediyesi olarak halk sağlığını tehdit eden hiçbir uygulamaya göz yumulmayacağını vurgulayan Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, "Hijyen kurallarına aykırı, sağlıksız ve ruhsatsız şekilde üretim yapan hiçbir işletmeye müsamaha göstermeyeceğiz. Halkımızın sağlığı bizim için her şeyden önce gelir. Bu doğrultuda denetimlerimiz kararlılıkla devam edecek" dedi.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:02
İznik’te obeziteyle mücadele hız kazandı
İznik İlçe Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı’nın obeziteyle mücadele kampanyası çerçevesinde vatandaşlara birebir takip ve danışmanlık hizmeti sunuyor. Sağlık Bakanlığı’nın obeziteyle mücadele programı dahilinde İznik İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri sahada aktif çalışmalar yürütüyor. İlçe genelindeki vatandaşlara yönelik başlatılan kampanya ile obeziteye karşı bireysel takip sistemi devreye alındı. Sağlık çalışanları, hem bilgilendiriyor hem de bireylerin yaşam tarzlarını sağlıklı hale getirmek için rehberlik ediyor.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:40
"Endoskopik bel fıtığı ameliyatı ile aynı gün taburcu olunabilir"
Lokal veya epidural anestezi ile uygulanabilen tam endoskopik bel fıtığı ameliyatının, hastanın sağlığına daha çabuk kavuşmasına destek olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş, "Tam endoskopik bel fıtığı ameliyatı ile hasta aynı gün taburcu olabilir, kısa bir zaman içinde de iş hayatına dönebilir" dedi. Liv Hospital Samsun Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nden Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş, bel fıtığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Bel ve bacak ağrılarının, bel fıtığının en sık görülen belirtileri olduğunun altını çizen Dr. Ulaş, ancak vücuttaki ağrıların nedeninin kesin olarak bel fıtığı nedeniyle ortaya çıkıp çıkmadığının belirlenebilmesi için röntgen ya da MR gerekebileceğini vurguladı. Bazı kişilerde hastalığın tedavisi için ameliyat gerekebileceğine dikkat çeken Dr. Ulaş, tam endoskopik bel fıtığı ameliyatı ile hastanın aynı gün taburcu olabildiğini, kısa bir zaman içinde de iş hayatına dönebildiğini belirtti. "Omurgadaki disklerin yerinden oynaması sonucu fıtık oluşuyor" Vücudu ayakta tutan omurgamızın çok sayıda kemikten oluştuğunu ifade eden Dr. Ulaş, "Omurganın esnek olmasını sağlayan ise bu kemikler arasında bulunan disklerdir. Daire şeklindeki bu diskler omurlar arasında yastıklama işlevi görür. Disklerin güçlü, fibröz bir dış kısmı ve jöle benzeri ‘nucleus pulposus’ adında orta kısmı vardır. Bel fıtığı, yastıklama görevi gören ve omurgaya esnekliği veren bu disklerin yerinden oynaması sonucu oluşur. Yerinden oynayan disk, omurilik içinden geçen ve vücudun pek çok noktasına beyinden gelen mesajları ileten sinirlere baskı yapar. Bu baskı sonucunda ise şiddetli ağrılar görülebilir. Disk kayması da denilen bel fıtığı, genellikle omurganın alt kısmında görülmesine karşın omurgada bulunan herhangi bir disk yerinden oynayabilir" diye konuştu. "Bel fıtığı belirtilerine dikkat" Bel fıtığı belirtileri arasında bel, bacak ağrılarının en sık görülen belirtiler olduğunu dile getiren Dr. Ulaş, "Ancak ağrıların nedeninin kesin olarak bel fıtığı nedeniyle ortaya çıkıp çıkmadığının belirlenebilmesi için röntgen ya da MR gerekebilir. Çünkü bel ağrısı bu bölgede bulunan kas ve bağlardaki başka bir problem (kas zorlanması gibi) nedeniyle de yaşanabilir. Ağrılar; bel fıtığının neden olduğu ağrılar genellikle şiddetlidir ve kişiyi ağrı kesici almaya zorlayabilir. Ağrılar birden ortaya çıkar ve öksürme, hapşırma gibi ani hareketlerde şiddetlenir. Bu ağrılar düz ve sert bir yüzeye uzanarak hafifletilebilir" şeklinde konuştu. "Aynı gün taburcu olma imkânı var" Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde tam endoskopik bel fıtığı ameliyatının yıllardır yapıldığını işaret eden Dr. Ulaş, uygulanan teknik hakkında şu bilgileri paylaştı: "Tam endoskopik bel fıtığı ameliyatı, bel bölgesine arkadan (interlaminar) veya yan taraftan (transforaminal) 0,5 cm’lik cilt kesesi ile lokal anestezi altında 4 mm’lik bir endoskop borusu ile girilip, ekrandan cerrahi alan görülerek gerçekleştirilmektedir. Lokal veya epidural anestezi altında yapılan bir işlem olduğundan hasta aynı gün taburcu edilebilmektedir. Ayrıca bel fıtığı ameliyatlarında olduğu gibi kas dokunun sıyrılması ve kemik çıkartılması gibi aşamalar olmadığından hastaların iyileşme, yürüme ve işe dönmesi çok daha hızlı olur. Ameliyattan kısa bir süre sonra hasta yürüyebilir, aynı gün evine gidebilir. Çok kısa bir zaman içinde de işe dönebilir. Tam endoskopik bel fıtığı ameliyatı, kemik veya kas yapıda herhangi bir bozukluğu olmayan tüm bel fıtığı hastalarına hastanemizde uygulanabilmektedir."
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:35
Batman’da anne karnındaki 8 aylık bebeğe başarılı kan nakli
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, anne karnında anemi (kansızlık) teşhisi konulan 33 haftalık bir bebeğe kan nakli gerçekleştirildi. Rutin gebelik kontrolü için hastaneye başvuran 29 yaşındaki Birgül Bilgehan’ın bebeğine anemi teşhisi konuldu. Bir önceki gebeliğini de kansızlık nedeniyle kaybeden Bilgehan’ın bebeği için Perinatoloji Uzmanı Op. Dr. Bülent Babaoğlu, kan nakli yapılmasına karar verdi. Uygun tıbbi protokol çerçevesinde, anne karnındaki bebeğe anne kordonundan kan nakli uygulandı. Operasyonu gerçekleştiren Dr. Babaoğlu, anne karnındaki bebeğe kan nakli yapılmasının Türkiye’de çok az merkezde gerçekleştirildiğini söyledi. Daha önce farklı şehirlerde de bu ameliyatı yaptığını anlatan Babaoğlu, "30. haftada yapılan detaylı doppler muayenelerinde bebekteki anemi şüphesi artmış ve beyin içerisindeki doppler değerleri yükselmiştir. Aile ile görüşülerek, anestezi altında ultrason eşliğinde bebeğin kordonundan kan örneği alınmış ve laboratuvar testleri anemiyi doğrulamıştır. Uygun protokolle kan transfüzyonu yapılmış ve işlem sonrasında anne ile bebeğin sağlık durumları iyi durumdadır" dedi. Bebeğin babası Rıza Bilgehan ise iki hafta önce yapılan rutin kontrollerde bebekte kansızlık tespit edilmesi üzerine ameliyat yapıldığını aktardı. Yaptığı operasyon dolayısıyla Dr. Babaoğlu’na teşekkür eden Bilgehan, "Gerekli bilgilendirme yapıldıktan sonra anne karnındaki bebeğe kan nakli yapılmasına karar verildi ve işlem başarılı bir şekilde gerçekleştirildi’’ diye konuştu.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:15
Bu yöntem ameliyattan korkan hastalara umut oldu
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mustafa Asan bölgesel anestezi ve analjezi uygulamaları ile ameliyattan korkan hastalara büyük bir kolaylık sağlandığını kaydederek, "Uyguladığımız sinir bloğu yöntemleri ile hastalar ameliyat sonrasında da ağrı hissinden uzak kalıyorlar" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mustafa Asan, hastanede uygulamaya başlanan bölgesel anestezi uygulamasıyla ilgili bilgiler verdi. Bölgesel anestezi yönteminin ortopedi vakalarında el, kol kesilerinde onarım ve yırtılmada, omuz cerrahisinde uygulandığını belirten Asan, "Genel anestezi birçok hasta için tedirgin edici bir durum. Giderek kullanım alanı artan bölgesel anestezi yöntemi, genel anesteziye ihtiyaç oranını da düşürüyor. İşlem ameliyathane şartlarında ve ultrason eşliğinde yapılıyor. Genel anesteziye alternatif olarak hastaları uyutmadan kullandığımız bir yöntem. Hasta ameliyattan sonra da 12-16 saat arasında ağrı duymuyor ve bu da hastaya anestezi sonrasında çok büyük konfor sağlıyor" diye konuştu. Bölgesel analjezi olarak adlandırılan yöntemlerle ise karın, sırt, meme ve göğüs gibi bölgelerdeki ameliyatlarda da blok yöntemini uyguladıklarını ifade eden Dr. Asan, bu şekilde hastaların ameliyattan ağrısız bir şekilde uyanmasının mümkün olduğunu, bunun da ameliyat sonrası iyileşme döneminde hastalara büyük bir konfor sağladığını söyledi. "Kanama ve enfeksiyon gibi riskleri de azaltıyor" Bu yöntemlerin kanama, enfeksiyon ve hematom gibi riskleri de azalttığını vurgulayan Uzman Dr. Asan, "Ayrıca hastalara daha az narkotik analjezik verdiğimiz için hastaların daha hızlı toparlanması sağlamaktadır. Normalde hastalar özellikle büyük ameliyatlardan sonra genel anesteziden çok şiddetli ağrıyla uyanabilmektedir. Uyguladığımız sinir bloğu yöntemleri ile hastalar, ameliyat sonrasında büyük rahatlık yaşıyorlar. Ameliyatlarda en çok korkulan konulardan biri ağrıdır. ‘Ameliyattan sonra ağrısız bir şekilde uyanacaksın’ demek hastalar açısından büyük bir rahatlık sağlamakta ve ameliyat korkuları da azalmaktadır" diye konuştu.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:11
Bu yöntem ameliyattan korkan hastalara umut oldu
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mustafa Asan bölgesel anestezi ve analjezi uygulamaları ile ameliyattan korkan hastalara büyük bir kolaylık sağlandığını kaydederek, "Uyguladığımız sinir bloğu yöntemleri ile hastalar ameliyat sonrasında da ağrı hissiden uzak kalıyorlar" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mustafa Asan, hastanede uygulamaya başlanan bölgesel anestezi uygulamasıyla ilgili bilgiler verdi. Bölgesel anestezi yönteminin ortopedi vakalarında el, kol kesilerinde onarım ve yırtılmada, omuz cerrahisinde uygulandığını belirten Asan, "Genel anestezi bir çok hasta için tedirgin edici bir durum. Giderek daha kullanım alanı artan bölgesel anestezi yöntemi, genel anesteziye ihtiyaç oranını da düşürüyor. İşlem ameliyathane şartlarında ve ultrason eşliğinde yapılıyor. Genel anesteziye alternatif olarak hastaları uyutmadan kullandığımız bir yöntem. Hasta ameliyattan sonra da 12-16 saat arasında ağrı duymuyor ve bu da hastaya anestezi sonrasında çok büyük konfor sağlıyor" diye konuştu. Bölgesel analjezi olarak adlandırılan yöntemlerle ise karın, sırt, meme ve göğüs gibi bölgelerdeki ameliyatlarda da blok yöntemini uyguladıklarını ifade eden Dr. Asan, bu şekilde hastaların ameliyattan ağrısız bir şekilde uyanmasının mümkün olduğunu, bunun da ameliyat sonrası iyileşme döneminde hastalara büyük bir konfor sağladığını söyledi. "Kanama ve enfeksiyon gibi riskleri de azaltıyor" Bu yöntemlerin kanama, enfeksiyon ve hematom gibi riskleri de azalttığını vurgulayan Asan, "Ayrıca hastalara daha az narkotik analjezik verdiğimiz için hastaların daha hızlı toparlanması sağlamaktadır. Normalde hastalar özellikle büyük ameliyatlardan sonra genel anesteziden çok şiddetli ağrıyla uyanabilmektedir. Uyguladığımız sinir bloğu yöntemleri ile hastalar, ameliyat sonrasında büyük rahatlık yaşıyorlar. Ameliyatlarda en çok korkulan konulardan biri ağrıdır. Hastaya ‘ameliyattan sonra ağrısız bir şekilde uyanacaksın’ demek hastalar açısından büyük bir rahatlık sağlamakta ve hastaların ameliyat korkuları da azalmaktadır" diye konuştu.
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:07
Geyve’de ilk kez kalça protezi ameliyatı yapıldı
Geyve Devlet Hastanesi’nde ilk kez kalçadan dizkapağına uzanan bölgede femur boyun kırığı tanısı konulan bir hastaya, parsiyel kalça protezi ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Geyve Devlet Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen ameliyat, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Selahattin Özcan ile Dr. Ömercan Sepetci tarafından yaklaşık 1 buçuk saat süren operasyonla tamamlandı. Ameliyat sonrası hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve sürecin olumlu ilerlediği bildirildi. Operasyonla ilgili bilgi veren Geyve Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Oğuzhan Bodur, "Hastanemizde bu düzeyde ortopedik bir cerrahinin başarıyla uygulanması hem sağlık hizmetlerimizin geldiği noktayı hem de uzman ekibimizin yetkinliğini göstermektedir. İlçemizdeki vatandaşlarımız artık bu tür önemli cerrahi işlemler için şehir merkezine gitmek zorunda kalmayacak." dedi. Hastane yönetimi, bu tür operasyonların bölgede sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak açısından önemli olduğunu vurgularken, benzer ameliyatların bundan sonraki süreçte de gerçekleştirilmeye devam edileceğini bildirdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder