Son Dakika
|
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Fransa’da aşırı sıcaklardan 7 kişi öldü
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kurban Bayramı mesajı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
Rize’de kaçan kurbanlık sahiplerine zor anlar yaşattı
Kurbanlığı araçtan sarkıtıp kilometrelerce sürükledi
Vatandaşlar Kurban Bayramı namazını Ayasofya’da kıldı
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile telefonda görüştü
Trump: "Sağlık kontrolümü az önce tamamladım, her şey mükemmel"
İran heyeti, Katar’daki temaslarını tamamladı
SAĞLIK
Baş diyetisyenden kurban eti uyarısı: "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir"
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:51:50
Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi. "Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor" Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu. "Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir" Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir" Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu. "Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:45
Diyetisyen Gamze Söylemez: "Etin en az 24 saat dinlendirip yumuşamasını bekleyin"
Kurban etinin, hayvan kesildikten hemen sonra pişirilmemesi gerektiğini hatırlatan Diyetisyen Gamze Söylemez, etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kesilen etin daha sert olduğunu ve bu nedenle sindirimi zorlayacağını ifade eden Diyetisyen Gamze Söylemez; "Dinlendirişmiş eti yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirin, bu esnada iç yağ ve kuyruk yağı da koymayın. Etler büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine konularak veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler eksi 18 derece derin dondurucuda 3 ay süreyle saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, buzdolabında iki günden fazla saklamamalıdır. Parça et ise 2-3 gün saklanabilir" dedi. "Etin yanında pirinç pilavı, patates, börek olmasın" Sindirimi zor olan kırmızı etin, hazımsızlık ve şişkinlik olmaması için akşam yemeklerinde değil, öğle yemeklerinde yenilmesini tavsiye eden Söylemez, sözlerine şöyle devam etti; "Kurban etini yine kırmızı et gibi geç saatte tüketmeyin. Bayram diye et yemeyi abartmayın. Günde 100-150 gramdan (örneğin yaklaşık 3-4 köfte) daha fazla et yemeyin. Ayrıca etin yanında pirinç pilavı, patates, börek gibi glisemik indeksi yüksek besinleri de tüketmemeye özen gösterin. Zira bayramda hazımsızlık ve kabızlık yakınmaları sık görülebileceğinden etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin." "Kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olanlar dikkat " Eti mangalda yapmanın ya da kavurma olarak tüketmenin, Kurban Bayramı’nın önemli ritüellerinden biri olarak görüldüğünü ifade eden Diyetisyen Gamze Söylemez, "Kavurmayı ne kahvaltıda ne de geç saatteki akşam yemeklerinde yemeyin. İlla eti mangalda pişirecekseniz yakmayın. Mangalda yanmış et mide, pankreas ve kalın bağırsak kanseri için risk oluşturabilir. Düzenli beslenin 2-3 saatte bir bir şeyler atışırın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde 2-3 litre su tüketin. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden uzak durun. Yemekleri çok iyi çiğneyerek tüketin Bayramda bilinçsizce et/çikolata/tatlı tüketimi mide yanması gaz şişkinlik hazımsızlık ve bağırsak sistemi bozukluklarına yol açabilir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapabilir, bayram süresi boyunca kilo kontrolünüze destek olabilirsiniz" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:11
Kene popülasyonu arttı, uzmanlar tedbir çağrısı yaptı
Yağmur yağışları ve havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kenelere karşı uzmanlar vatandaşları uyardı. İlkbahar ve yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında artış yaşanırken, özellikle kene ısırmaları sonucu görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Karakeçili, özellikle haziran ortası ve temmuz aylarında vaka yoğunluğunun arttığını söyledi. Bu yıl kene popülasyonunun fazla olduğuna dikkati çeken Karakeçili, keneye maruz kalan vatandaşların en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti. Karakeçili, hastaneye ulaşımın mümkün olmadığı durumlarda kenenin çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini belirterek, "Eldiven ya da poşet yardımıyla cımbız kullanılarak uygun şekilde çıkarılmasını öneriyoruz." dedi. Kırsal alanlarda kapalı kıyafet tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakeçili, şunları kaydetti: "Kapalı ayakkabı giyilmeli ve pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı. Çünkü keneler yerden gelerek vücudumuza tutunuyor. Ayrıca vücudun düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor." Kenelere karşı koruyucu spreylerin de kullanılabileceğini aktaran Karakeçili, vatandaşların panik yapmadan bilinçli hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:49
Annelik estetiği, birden fazla bölgeyi düzeltebilir
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği ’mommy makevover’ ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi. Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu. "Her hastaya aynı işlem uygulanmaz" Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı. "En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor" Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu. Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi. "Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor" Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi. "Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli" Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu. "Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir" Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi. "Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir" İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması" Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mayıs 2026 Salı- 10:58
Onkoloji bölümü çalışanı kanseri çalıştığı hastanede yendi: "Elime kitle geldi, erken evre çok önemli"
2
22 Mart 2024 Cuma- 09:52
Kalın bağırsak kanseri farkındalık ayı
3
26 Mayıs 2026 Salı- 08:45
18 yıldır nakil kalbiyle yaşıyor: Üç bypasslı hastaya riskli pil operasyonu
4
26 Mayıs 2026 Salı- 11:38
Dermatoloji Uzmanı Dr. Kurt’tan deri kanseri uyarısı
5
11 Mart 2026 Çarşamba- 11:00
"Tedavisi yok" denilen hastalıkta umut
15 Nisan 2025 Salı - 10:41
Organları ters olan Yiğithan, tüp mide ameliyatı yapılan dünyadaki 30 kişiden birisi oldu
Dünyada 100 bin kişide 1 görülen anatomiyle iç organları ters dünyaya gelen Yiğithan Say, zorluk ve riskler barından tüp mide ameliyatıyla fazla kilolarından kurtuldu. İç organlarının ters yerleşimiyle gerçekleştirilen ameliyatı başarıyla gerçekleştiren Denizli Özel Egekent Hastanesi Obezite Cerrahı Op. Dr. İbrahim Ekiz, tıp literatürüne giren 30 vakadan birisine imza attı. Denizli’de yaşayan 29 yaşındaki Yiğithan Say, doğuştan gelen "situs inversus totalis" adı verilen çok nadir bir anatomik farklılıkla dünyaya geldi. İç organların ayna görüntüsü gibi ters yerleşimli olmasına neden olan bu durum, her 100 bin kişiden yalnızca birinde görülüyor. Say’ın sağda olması gereken karaciğeri ve safra kesesi solda; solda olması gereken kalp, mide ve dalak ise sağda yer alıyor. Fazla kilolarından kurtulmak isteyen ancak biyolojik yapısı nedeniyle ameliyat olmaya korkan Say’ın zorluk ve riskler taşıyan tüp mide ameliyatı, deneyimli Obezite Cerrahı Op. Dr. İbrahim Ekiz tarafından gerçekleştirildi. Bu zorluğu başarıyla aşarak ameliyatı komplikasyonsuz bir şekilde tamamlayan Dr. Ekiz, dünya tıp literatüründe yer alan 30 vakadan biri olan hastasını sağlığına kavuşturdu. Dünyadaki 30 kişiden birisi oldu Situs inversus durumunun, cerrahi müdahalelerde özellikle laparoskopik işlemlerde önemli zorluklar oluşturduğunu belirten Obezite Cerrahı Op. Dr. İbrahim Ekiz, vakaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yiğithan dünya geleninde 100 bin kişide 1 görülen bir duruma sahip yani tüm organları ayna görüntüsünde tam ters yerde. Obezite ameliyatları sık yaptığımız, hastanemizde hemen her gün 6-7 vaka gerçekleştirdiğimi bir durum ama Yiğithan benim ilk deneyimim oldu. Tamamen organları ter olan bir kişiye yapılan obezite cerrahisi olarak, dünyada literatüründe 30’a yakın hasta bildirilmiş. Situs inversus hastalarında cerrahi müdahaleler, klasik anatomiden tamamen farklı bir bakış açısı gerektiriyor. Laparoskopik girişimler için her adımın önceden iki kez planlanması gerekiyor. Ancak doğru ekip ve donanımla bu tarz özel durumları başarıyla yönetmek mümkün" dedi. Situs inversuslu hastalarda yapılan bariatrik cerrahilerin dünya genelinde sayılı merkezlerde gerçekleştirildiğine işaret eden Op. Dr. İbrahim Ekiz, Türkiye’de bu tür vakaların azlığı nedeniyle gerçekleştirilen ameliyatın daha da dikkat çekici olduğu vurguladı. "Daha az yiyip, aynı hazzı alabiliyorum" Organlarının ters bölgede bulunduğunu bebekken öğrendiğini ifade eden Yiğithan Say ise, "29 yıldır bu şekilde hayatıma devam ediyorum. Çocukken ilk duyduğumda konuyu idrak edememiştim ve sonrasında durumun ne kadar olduğunu anladım. Fakat hiçbir engel ve kısıtlama olmadan hayatımı normal insanlar gibi sürdürüyorum. Diğer insanlardan tek farkım, organların ters. Situs inversus totalis tanım nedeniyle birçok hastane ameliyatımı gerçekleştirmekte tereddüt etti. Ancak Op. Dr. İbrahim Ekiz bana deneyimiyle güven verdi ve başarılı bir operasyon geçirdim. Ameliyattan sonra hiç ağrı veya sızı yoktu. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Ameliyattan sonra beslenme alışkanlıklarım bir süreliğine değişti. Sıvı diyeti, sıvı dönemi ve katıya geçiş olmak üzere 3 aşamalı bir beslenme programı uyguladım. Şu an yavaş yaş eski beslenme alışkanlıklarıma dönmeye başlıyorum. Eskiye göre daha az yiyorum ama doygunluk hissim yerinde ve yemeklerden aynı hazzı alabiliyorum" şeklinde konuştu.
15 Nisan 2025 Salı - 10:40
Hastanede Dünya Otizm Farkındalık Günü etkinliği
Samsun’da Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, doktorlar ile otizmli öğrenciler birlikte kutu boyayarak farkındalık oluşturdu. Liv Hospital Samsun, "Hepimiz Farklı Balıklar Olabiliriz, Bu Denizde Beraber Yüzeriz" mottosuyla Hezarfen Ahmet Çelebi İlkokulu özel sınıf öğrencilerini ağırladı. Etkinlikte, otizmli öğrenciler kendi elleriyle hazırladıkları kutuları hastane doktorlarıyla birlikte boyadı. Renkli görüntülere sahne olan organizasyona öğretmenler ve sağlık çalışanları da yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğe, Liv Hospital Samsun Genel Müdür Yardımcısı Hatice Bulut’un yanı sıra Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Bulut Aydemir, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, Dermatoloji Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, Diyetisyen Zeynep Dolu ve Psikolog Ozan Yazıcı da katıldı. "Farkındalık oluşturmak hepimizin sorumluluğudur" Etkinlik sırasında konuşma yapan Genel Müdür Yardımcısı Hatice Bulut, "Bugün çok anlamlı bir etkinliğe imza attık. Doğru eğitim ve ilgiyle otizmli bireylerin neler başarabileceğini duyurmayı amaçladığımız bu etkinlik bizim için çok önemliydi. Çocuklarımızın ürettiği kutuları hep birlikte boyadık. Farkındalık oluşturmak hepimizin sorumluluğudur diye düşünüyorum. Çocuklarımıza ve öğretmenlerimize katılımları için teşekkür ederiz" dedi.
15 Nisan 2025 Salı - 10:38
Yaşlı adam huzurevinde bakım altına alınmasını istiyor
Eskişehir’de prostat hastalığı için tedavi gördüğü süreçte beynine pıhtı atması sonucunda görme kaybı yaşayan ve yürüyememeye başlayan 64 yaşındaki Zeynel Açarı bakım ihtiyacı için destek istiyor.
15 Nisan 2025 Salı - 10:20
Kütahya Şehir Hastanesi’nde "Doğuma Hazırlık Ebe Polikliniği" hizmete başladı
Kütahya Şehir Hastanesi, anne adaylarına doğum öncesi süreçte destek olmak amacıyla "Doğuma Hazırlık Ebe Polikliniği"ni hizmete açtı. Alanında uzman ebelerin görev aldığı poliklinik, hastanenin Anne Dostu Hastane unvanını pekiştiren önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Yeni açılan poliklinik, Kadın Hastalıkları ve Doğum Poliklinikleri T2 Blok 1. katta, gebe izlem polikliniği içerisinde yer alıyor. Konumuyla kolay ulaşılabilir olan birim, hafta içi her gün hizmet veriyor. Hastaneye başvuran tüm anne adayları, bu polikliniğe yönlendirilerek doğuma dair tüm süreçler hakkında detaylı şekilde bilgilendiriliyor. Anne adaylarına, doğum sürecinin yönetildiği, tek kişilik ve içinde banyo ile tuvalet bulunan TDL Ünitesinde görev yapan deneyimli ebe kadrosu eşlik ediyor. Eğitimlere eş, anne, kardeş ya da anne adayının tercih ettiği herhangi bir yakını da katılabiliyor. Poliklinik, gebelerin mahremiyetine uygun şekilde tasarlandığı için anne adayları merak ettikleri her konuda rahatlıkla soru sorabiliyor ve detaylı bilgi alabiliyor.
15 Nisan 2025 Salı - 10:18
Elazığ’da bebekler, ’Biyonik Kulak’ operasyonuyla duymaya başladı
Doğuştan işitme kaybı olan 2 bebek, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde ilk kez uygulanan Biyonik Kulak (Koklear İmplant) ameliyatı ile duymaya başladı. Fethi Sekin Şehir Hastanesi, deneyimli sağlık personeli, 5 yıldızlı otel konforundaki donanımı ve sağlık alanındaki son teknolojiye sahip cihazlarıyla dünya standartlarında hizmet vermeyi sürdürüyor. Hastane kentin yanı sıra başta bölge olmak üzere ülke geneline hizmet veriyor. Bu çerçevede Muş’ta doğuştan işitme kaybı olan 15 ve 18 aylık bebekler, hastaneye başvurdu. Bunun üzerine hastanede ilk kez Biyonik Kulak ameliyatı gerçekleştirilerek, çocukların işitme kaybı ortadan kaldırıldı. Yapılan işlemin çok spesifik bir ameliyat olduğunu ve ameliyatın Fethi Sekin Şehir Hastanesinde ilk kez yapıldığını aktaran Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sertaç Düzer, "Hastalarımız 15 ve 18 aylık. Yapılan işitme taramalarında işitme kaybı tespit edilmiş, doğuştan iki taraflı total sinirsel işitme kayıplı hastalardı. Hastalarımız işitme kaybı tanısıyla cihazlandırılmış ve takiplerinde işitme cihazlarından fayda görmediklerinin tespit edilmesi üzerine gerekli tetkikleri tamamlanarak konsey kararıyla koklear implant takılmasının işitme ve dil gelişimi için elzem olduğu sonucuna varılmıştır. Hazırlıklarının tamamlanmasıyla hastalarımıza koklear implant takılması operasyonu yaptık. Bu operasyonda emeği geçen Prof. Dr. Turgut Karlıdağ hocamıza destekleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Doğuştan veya daha ileri yaşlarda gelişebilen iki taraflı total sinirsel işitme kayıplarında, konvansiyonel işitme cihazlarıyla fayda sağlanamayan hastalarda koklear implantlar bir organ eksikliğini, bir engelliliği ortadan kaldırarak hastalarımıza umut ışığı olmakta ve hayatlarının her alanında katkı sağlamaktadır. Kliniğimizin gelişmesi, asistan eğitiminde daha ileri ufuklar ve hastalarımıza daha faydalı olabilmek adına çalışmalarımıza daha yüksek motivasyonla devam edeceğiz" dedi. Başarılı bir ameliyat geçiren çocuklardan M.D.’nin babası Kaddafi Demirtaş ise "Muş Korkut’tan geldim. Bir yıl önce kızımın duymadığını öğrendim. ABR testlerinden geçmediğini gördüm. Sonra buraya geldim. KBB bölümünde Sertaç hocadan Allah razı olsun, bizimle ilgilendi, ameliyatı yaptı. Ameliyatı gayet başarılı geçti. Benim tek istediğim çocuğumun sağ salim duyması. Gerçekten şehir hastanesi kendi evimiz gibi. Temizlik, personel ve konfor açısından mükemmel bir hastane. Kızımın tedavisi sırasında emeği geçen herkesten Allah razı olsun" diye konuştu.
15 Nisan 2025 Salı - 10:17
17 bin 215 kişiye test yapıldı
DÜZCE(İHA) – Düzce’de, 2024 yılında hem gezici hem de sağlık merkezlerinde 17 bin 215 kişiye kanser taraması yapıldı. Düzce Sağlık Müdürlüğü binlerce insana sağlık danışmanlık hizmeti veriyor. Sağlık Müdürlüğüne bağlı Halk Sağlığı Merkezi koordinesinde gerçekleştirilen taramalarda erken teşhis ile birçok kişinin hayatı kurtuluyor. Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, program dahilinde 30-65 yaş arası kadınlara rahim ağzı kanseri, 40-69 yaş arası kadınlara meme kanseri ve 50-70 yaş arası tüm vatandaşlara kolorektal kanser taraması yapıldığını bildirdi. Dr. Yılmaz, 2024 yılında Düzce il genelinde köylerde ve mahallelerde gezici mobil sağlık tarama aracı ve sağlık merkezlerinde yapılan taramalarda 17 bin 215 kişiye test yapıldığını belirterek "İlimiz genelinde 2024 yılında 4 bin 252 kişiye meme kanseri teşhisi için mamografi çekimi, 6 bin 28 kişiye rahim ağzı kanseri HPV testi, 6 bin 935 kişiye Kolorektal kanserini bulmaya yardımcı olabilecek Gaitada Gizli Kan (GGK) testi yapıldı. Testler sonucunda şüpheli pozitif olarak değerlendirdiğimiz vatandaşlarımızı hastanelerden doğrudan randevu alarak takiplerini sağlıyoruz" dedi. Yıl boyunca birçok stant açtıklarını bildiren Yasin Yılmaz, "Amacımız toplumda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalar yaparak halkımızı bilinçlendirmek ve hastalığa erken tanı koyup erken tedaviye başlayarak, kansere bağlı ölümleri azaltmak" olduğunu belirtti.
15 Nisan 2025 Salı - 10:03
Diyetisyen Gündüz: "Akdeniz diyeti kanser riskini yüzde 20 azaltıyor"
Diyetisyen Çisem Gündüz, Akdeniz diyetine uyan bireylerin kansere yakalanma riskinin yüzde 20 oranında daha düşük olduğunu belirterek, "Yoğurt, turşu, sarımsak ve soğan gibi besinler bağırsak florasının güçlendirerek bağışıklığı destekliyor" dedi. Beslenme ve yaşam tarzının kanser üzerindeki etkilerine dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme Uzmanı Diyetisyen Çisem Gündüz, düzgün beslenme alışkanlıkları ve aktif bir yaşam tarzının önleyici gücü olduğunu ifade etti. Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF) ve Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR) tarafından yapılan çalışmalara göre, kanserin yüzde 30-50’sinin önlenebilir olduğunu ve bu süreçte en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden birinin "beslenme" olduğunu vurguladı. Harvard Tıp Fakültesi’ne göre günlük en az 400 gram sebze ve meyve tüketiminin mide ve kolon kanseri gibi türlere karşı koruyucu olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Gündüz, "Akdeniz diyetine uyan bireylerin kansere yakalanma riskinin Akdeniz diyetine yüksek uyumun toplam kanser riskini yüzde 10-20 oranında azaltabileceğini bizlere gösteriyor. Bu diyetin temel özellikleri olan yüksek antioksidan içeriği, inflamasyonu baskılayan bileşenler ve bağırsak mikrobiyotasını destekleyen lifli besinler, kanserin önlenmesinde ve tedavi sürecinde olumlu katkılar sağlayabilir. Tam tahıllar, kuru baklagiller ve sebzelerin lif oranı yüksek olduğu için özellikle bağırsak kanserine karşı koruyucu" diye konuştu. "Egzersiz kanser riskini düşürebilir" Fiziksel aktivitenin kanser riskini azalttığını belirten Gündüz, "Bazı klinik araştırmalar, haftada 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapmanın, özellikle meme ve bağırsak kanseri riskini düşürebildiğini göstermiştir. Sigaranın akciğer kanserlerinin yüzde 85’inden sorumlu olduğu bilinmektedir. Alkol tüketimi ise meme, karaciğer ve yemek borusu kanseriyle ilişkilidir" dedi. Melatonin hormonunun hücre yenilenmesini desteklediğine değinen Diyetisyen Gündüz, kronik stresin bağışıklık sistemini baskılayarak bazı kanser türlerinin gelişimini hızlandırdığını aktararak, "DNA hasarını önleyen antioksidanlar önemli. C vitamini, E vitamini, selenyum, polifenoller ve flavonoidler kanser riskini azaltabilir. Likopen ve karotenoidler DNA hasarını önleyip iltihaplanmayı azaltarak koruyucu bir etki sağlar. Domates, havuç, tatlı patates ve kırmızı biber bu bileşenleri içeren besinlerdir. Yine bir klinik çalışma, yüksek likopen alımının prostat kanseri riskini yüzde 30 oranında azaltabileceğini gösteriyor" şeklinde konuştu. "Bağırsak sağlığı da korunmada etkili" Bağırsak florasının güçlendirilmesinin bağışıklığı desteklediğini söyleyen Diyetisyen Gündüz, yoğurt, turşu, sarımsak ve soğan gibi besinlerin tüketilmesinin önemini ifade etti. Brokoli, karnabahar, lahana ve turbun kanserojenleri etkisiz hale getiren enzimler içerdiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz şunları dile getirdi: "Omega-3 yağ asitleri de hücre membran stabilitesini artırarak kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabilir. Somon, keten tohumu ve ceviz Omega-3 açısından iyi kaynaklardır. Ayrıca, bağırsak florasını güçlendiren prebiyotik ve probiyotikler bağışıklık sistemini destekleyerek kanser riskini azaltabilir. Yeşil çay, nar ve kırmızı üzüm gibi flavonoidler ve polifenoller içeren gıdalar ise hücre yenilenmesini destekleyerek sağlıklı hücre fonksiyonlarını koruyabilir." "İşlenmiş etlerden uzak durulmalı" Kaçınılması gereken gıdalardan da bahseden Diyetisyen Gündüz, işlenmiş etlerin (salam, sosis, sucuk) Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1. Grup kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirterek, "Yüksek glisemik indeksli gıdalar, insülin direncini artırarak bazı kanser türleriyle ilişkili bulunmuştur. Özellikle pankreas, meme ve kolorektal kanser riskini yükselttiği gösterilmiştir" uyarısında bulundu. Ulusal Kanser Haftası’nda bilinçlenmenin önemine vurgu yapan Gündüz, sağlıklı beslenme, aktif bir yaşam ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kanser riskini önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi.
15 Nisan 2025 Salı - 09:55
Diyetisyen Özbay "Obezite bir çok hastalığa neden oluyor"
Uzman Diyetisyen Duygu Özbay, obezite sonucunda kalp, damar, şeker, insülin direnci ve bunun gibi sağlık problemlerinin ortaya çıktığını söyledi. Obez insan sayısı, son yayımlanan çalışmalara göre tüm dünyada bir milyarı aştığı bildirildi. 1980’lerden bu yana 70’ten fazla ülkede obezite oranları en az iki katına, benzer şekilde son 30 yılda çocuklar ve ergenlerdeki obezite oranı 2-4 katına çıktığı öğrenildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun sağlık araştırmasında da nüfusun %20’den fazlasının obez olduğu göze çarpmaktadır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite, dünya çapında hızla artmakta ve "küresel bir salgın" şeklinde ifade edilmektedir. Özel Medline Adana Hastanesi’nde görevli Uzman Diyetisyen Duygu Özbay, "Ama bazılarımız yemek yiyerek mutlu olmaya çalışıyor. Sağlıksız beslenmeyle mutlu oluyorlar ama Anoreksi nasıl bir problemse obeziteyi de kronik bir hastalık olarak görüyoruz. Obezite sonucunda kalp, damar, şeker, insülin direnci ve bunun gibi sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Aşırı yağlı yemek ve hareketsiz yaşam obeziteye yol açan sebeplerdendir. Sağlıklı yaşam sürecine geçtikten bir süre sonra aslında ne kadar mutsuz olduklarını anlayabiliyorlar. Danışanlarım, "aslında çok mutsuzmuşum, yemek yedikten sonra kendimi kötü hissediyormuşum" diyorlar. Aslında sağlıklı beslenerek ne kadar dinç ve iyi hissettiklerini çok net görebiliyoruz" dedi.
15 Nisan 2025 Salı - 09:46
KBB Uzmanı Op. Dr. Canbolat ANKA’da hasta kabulüne başladı
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Emre Polat Canbolat, Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi, hekim kadrosuna uzman isimleri dahil etmeyi sürdürüyor. KBB Uzmanı Op. Dr. Emre Polat Canbolat, Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nin hekim kadrosu arasında yerini alarak hasta kabulüne başladı. KBB Uzmanı Op. Dr. Emre Polat Canbolat, 1979 yılında Gaziantep’te doğdu. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Op. Dr. Canbolat, ihtisasını Adana Numune Eğitim Araştırma Hastanesi KBB Kliniği’nde yaptı. Siverek Devlet Hastanesi’nde ve Gaziantep’te birçok özel hastanede görev yapan Op. Dr. Canbolat’ın ilgi alanları, cocuk KBB hastalıkları, lazer ile bademcik ameliyatı, geniz eti ameliyatları, kulak zarı, kulak iltihabı, kulak kireçlenmesi, biyonik kulak cerrahisi, otoskleroz ameliyatları, açık ve kapalı burun estetiği, rinoplasti, dolgu, botoks uygulamaları, horlama ve uyku problemleri, endoskopik sinüzit cerrahisi, mevsimsel alerjik rinit tedavisi, endoskopik gözyaşı kanalı tıkanıklığı cerrahisi, ses tellerine yönelik cerrahi işlemler, baş dönmesi, çınlama, ani işitme kaybı tedavileri, yüz ve çene kırıklarının cerrahisi, troid hastalıkları cerrahisi, tükürük bezi hastalıkları tedavisi cerrahisi, baş boyun kitlelerine cerrahi yaklaşımdır.
15 Nisan 2025 Salı - 09:33
Ebelere "Normal Doğum Eylem Planı" bilgilendirmesi
Erzurum’da ebelere yönelik "Normal Doğum Eylem Planı" kapsamında eğitimler verildi. Sağlı Bakanlığı tarafından "Doğal Olan Normal Doğum" temasıyla yürütülen "Normal Doğum Eylem Planı" kapsamında Erzurum Sağlık İl Müdürlüğüne bağlı tüm sağlık tesislerinden belirlenen ebelere yönelik normal doğum bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amacıyla, Kamu Hastanelerinde Ebe Eğitimlerinin Güçlendirilmesi Eğitiminin 1. Modülü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Meral tarafından açılış konuşması ile başlatıldı. Beş gün süren eğitim sonunda eğitimcilere teşekkür belgeleri ve katılım sağlayan ebelere katılım belgeleri takdim edildi.
15 Nisan 2025 Salı - 09:00
Karabük’te Gezici Sağlık Hizmeti Aracı hizmete başlayacak
Sağlık Bakanlığı tarafından Katabük’e Gezici Sağlık Hizmeti Aracı tahsis edildi. Karabük İl Sağlık Müdürü İsmail Kara, tam donanımlı aracın kısa sürede hizmete başlayacağını belirtti. Kara, "T.C. Sağlık Bakanlığımız tarafından ilimize tahsis edilen Gezici Sağlık Hizmetleri Aracı, Karabük ilimize hayırlı olsun. Öncelikli olarak evde sağlık hizmetleri alan vatandaşlarımıza hizmet verecek olan tam donanımlı bu araç, kısa süre içinde hizmete başlayacaktır. Bu aracı ilimize kazandıran başta T.C. Sağlık Bakanlığımıza, Karabük Valimiz Mustafa Yavuz’a ve Karabük milletvekillerimiz Cem Şahin ile Dr. Ali Keskinkılıç’a teşekkür eder, Karabük halkı için hayırlı olmasını dileriz" dedi.
15 Nisan 2025 Salı - 08:50
Erzincan’da yeni hastane sağlıkta kaliteyi vatandaşa sunacak
Erzincan’da Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dörtyol Yerleşkesi’nin hizmete girmesiyle birlikte hastanenin başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, hastanenin bölümleri hakkında açıklamada bulundu. Erzincan’da hizmete giren Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dörtyol Yerleşkesi’ni basın mensuplarına tanıtan hastanenin başhekimi Kuyrukluyıldız, acil servis, yoğun bakım ve ameliyathane başta olmak üzere hastanenin bölümleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Yeni binanın sağlık hizmetlerinde kaliteyi ve erişilebilirliği artıracağına vurgu yapan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız şu bilgilere yer verdi: "Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak; vatandaşlarımıza daha kaliteli, güncel ve konforlu sağlık hizmeti sunma hedefimiz doğrultusunda inşa edilen yeni hizmet binamızın poliklinikleri 17.03.2025 tarihinden itibaren hizmet vermeye başlamıştı.12.04.2025 tarihinden itibaren de acil servis, yataklı servisler, ameliyathane, yoğun bakım servisleri ve anjiografi ünitesi de dahil olmak üzere hastanemizi tam kapasite ile hemşehrilerimizin hizmetine sunmuş olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni hastanemizde birçok bölüm başta olmak üzere acil servis bölümü de hizmete girdi. Birçok tıbbi yönden hastalarımıza hizmet veriyoruz. Hastalarımızın giriş yerleri de hastalıklarına göre değişiyor. Birçok yeni cihazla sağlıklı hizmet sunacağız. Yaklaşık bir ay kadar bir süreçte hastanemizi hizmete açmış bulunuyoruz. Hastalarımıza en iyi şekilde hizmet vermek için ekibimizle birlikte hazırız. Burası yeni bir hastane tıbbi donanımlar yeni ve diğer konfor alanları ile hizmet verecek. Emeği geçen herkes teşekkür ediyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder