GÜNDEM - 02 Mart 2026 Pazartesi 12:50

15 yaşında bir tahta parçasıyla başladığı mesleğinde 34 yıldır notalara şekil veriyor

A
A
A
15 yaşında bir tahta parçasıyla başladığı mesleğinde 34 yıldır notalara şekil veriyor

Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Suat Güzel, 15 yaşında başladığı enstrüman yapımını 34 yıldır ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe imalatında uzmanlaşan Güzel’in atölyedeki en büyük yardımcısı ise 9 yaşındaki oğlu Nizamettin.


Müziğe küçük yaşlarda enstrüman çalarak başlayan, ardından konservatuvar eğitimiyle işin mutfağına giren Suat Güzel, el emeğiyle ürettiği nadir enstrümanlarla sektörde adından söz ettiriyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe imalatında uzmanlaşan Güzel, mesleğinin inceliklerini 9 yaşındaki oğlu ve aynı zamanda çırağı olan Nizamettin’e öğretiyor.


Küçük bir tahtayı oyarak başladı, şimdi hayatı enstrüman oldu


Enstrüman yapımına küçük yaşlarda tahta oyma hevesiyle başladığını belirten Güzel, "15 yaşlarımdayken okulda düzenlenen bir müsamerede arkadaşımın elinde tahta parçası ve çakı gördüm, ’Biraz da ben oyalanayım mı?’ diyerek elinden aldım ve tahtayı oymaya başladım. Bir süre sonra baktığımda elimde küçük bir bağlama oluştu. Ardından bunun biraz daha büyüğünü yaptım ve cesaret geldi, bir enstrüman yapmaya karar verdim. İlk yaptığım enstrüman Laz kemençesidir. Daha sonraki dönemlerde bağlama yapımına da iyice dahil oldum ve sonraki yıllarda klasik kemençe imalatıyla meşgul oldum. Yaklaşık 10 yıldır da Kazak dombrası yapımıyla meşgulüm. Kemençe ve dombrayı özellikle sürekli olarak yapıyorum. Diğer sazları da isteyen olursa özel sipariş şeklinde hazırlıyorum" dedi.


"Selvi kokusu beni direkt hocamın atölyesine götürür"


Atölyesine olan bağlılığını ve ağaç sevgisini dile getiren Suat Güzel, "Klasik kemençe enstrümanın göğüs tahtası olarak kullandığımız selvi ağacının çok özel bir kokusu vardır. O koku beni direkt hocamın atölyesine götürür. Üniversitedeyken imalat eğitimi aldığım hocamdır kendisi. Her ağacın farklı bir kokusu vardır. O kokuları duymaya o kadar alışmışım ki, beni atölyeme kapatsanız, ’Bir hafta yemek ve su yasak’ deseniz ağzımı açıp itiraz etmem. Biraz abartı ancak bu şekilde ifade edebilirim. Atölyemi çok seviyorum" diye konuştu.


"Nizamettin bizzat çırağımdır"


Mesleğinin geleceği konusunda endişelerini de anlatan Güzel, şöyle devam etti:


"En çok karşılaştığımız olumsuzluklardan birisi maalesef gençlerin bir hedefinin olmayışı. Caydırıcı sebepler olarak seri imalat yapan büyük atölyeleri örnek gösterebiliriz. Büyük atölyeler çok sayıda üretim yaptıkları için tercih sebebi oluyorlar çünkü ürünleri el yapımı ürünlere göre çok daha ucuz. Ben de kendi çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum. Meslek seçimlerine karışmamakla birlikte mutlaka elimdeki bu mesleği onlara az da olsa vermeye çalışıyorum. Oğlum 3’üncü sınıfa gidiyor şuan. Bilfiil çırağımdır. Ağabeyini de çalma kısmında eğittim. Sonrasında güzel sanatlardaki hocalarına teslim ettik. Fakat iki numara Nizamettin bizzat çırağımdır."


"Babamla vakit geçirmek hoşuma gidiyor"


Babasının izinden giderek atölyede zımpara yapan ve malzeme taşıyan 9 yaşındaki Nizamettin Güzel ise, "Babama yardım ediyorum, ’Şunu getir’ dediğinde getiriyorum, zımpara yapıyorum. Babamdan tahta istemiştim, o tahtayla kemençe kesip arkadaşıma hediye ettim. Birazcık uğraştım. Burada babamla müzik aleti yapıp vakit geçirmekte hoşuma gidiyor" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’daki halı dükkanında dekor olarak kullanılan tarihi mihrap Konya’ya dönüyor Antalya’nın Antalya ili Muratpaşa ilçesi Kaleiçi bölgesinde bir halı dükkanında merdiven başı olarak dekor amaçlı kullanılan ahşap mihrabın sırrı çözüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden emekli uzman Ali Kılıç’ın hazırladığı raporda, eserin 18-19’uncu yüzyıla ait olduğu, Konya yöresine özgü ahşap mihrap geleneğini yansıttığı ve asıl yerinin Konya olduğu değerlendirildi. Geçtiğimiz yıl Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram tarafından tespit edilerek gündeme taşınan eserle ilgili hazırlanan kapsamlı raporda, mihrabın sanatsal ve tarihi açıdan önemli bir kültür varlığı olduğu belirtildi. Yaklaşık 10 yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden emekli olan sanat tarihçisi Ali Kılıç, ahşap parçanın mimari özellikleri, süsleme unsurları ve formu itibarıyla kesin olarak bir mihrap olduğunu ifade etti. Raporda, eserin Konya Karatay ilçesi Keçeciler Mahallesi’nde bulunan İğdeli Sultan Camii mihrabı ile büyük benzerlik taşıdığı kaydedildi. Konya’daki köy camilerinde görülen örneklerle yapılan karşılaştırmalarda, ajur tekniği, oyma süslemeler, kum saati formunda sütunceler ve bitkisel motiflerin ortak özellikler taşıdığı vurgulandı. Antalya’daki mihrabın da aynı ustanın elinden çıkmış olabileceği değerlendirildi. Raporda ayrıca Anadolu’daki kâgir camilerde mihrapların alçı, çini, mermer veya taş malzemeden yapılabildiği, ancak özellikle Konya ve çevresinde ahşap mihrap geleneğinin yaygın olduğu belirtildi. 14’üncü yüzyıla tarihlenen ve bugün Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunan Taşkın Paşa Camii mihrabı örnek gösterilerek bu geleneğin köklü geçmişine dikkat çekildi. Uzman görüşüne göre Antalya’da halı dükkânında kullanılan ahşap parçanın farklı bir mimari eleman olma ihtimali bulunmuyor. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda bunun kesin olarak bir mihrap olduğu belirtildi. Raporda, mihrapların İslam dünyasında kıbleyi ve Kâbe’yi temsil eden kutsal unsurlar olduğu hatırlatılarak, eserin bakım ve konservasyon işlemlerinin ardından uygun şartlarda sergilenmesi ya da mihrabı olmayan bir camide aslına uygun şekilde değerlendirilmesinin uygun olacağı kaydedildi. Hazırlanan rapor doğrultusunda Antalya’ya getirildiği anlaşılan mihrabın asıl yeri olan Konya’ya iadesinin gündemde olduğu ve sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiği öğrenildi. Mihrabı tespit eden Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yıllar evvel Konya’nın kalbinden kopup Antalya Kaleiçi’ne getirilen ve çok iyi şekilde korunan; her bir nakşında ayrı bir mana, her bir motifinde derin bir tarih saklayan o mübarek mihrap, şimdi asıl yerine Konya’ya dönüyor" ifadelerine yer verdi.
Aydın Başkan Ercan, gençlerin talebini yerine getirdi Aydın’ın Yenipazar ilçesinde üniversite yolunda öğrencilerin yaşadığı kaldırım sorunu, Belediye Başkanı Malik Ercan’ın talimatıyla 24 saat içinde çözüme kavuşturuldu. Yenipazar Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Hüseyin Kuyucaklıoğlu ve Yürütme Kurulu üyeleri, Belediye Başkanı Malik Ercan’ı makamında ziyaret ederek öğrencilerin yaşadığı sorunları iletti. Ziyarette, üniversite yolundaki turunç ağaçlarının dallarının kaldırıma sarkması nedeniyle öğrencilerin yürümekte zorlandığı belirtildi. Belediye Başkanı Malik Ercan’ın talimatı üzerine ekipler harekete geçti. Üniversite yolunda budama çalışması yapılarak kaldırımlar temizlendi ve öğrencilerin geçişi rahatlatıldı. Gençlik Meclisi üyeleri, sorunun kısa sürede çözüme kavuşturulmasından dolayı Başkan Ercan’a teşekkür etti. Gençlerden Nazlıcan Kılıç; "Belediye Başkanımız bu zamana kadar bize her zaman destek oldu, bugün de yaptığı bu çalışma gençlere verdiği değeri gösteriyor. Kendisine çok teşekkür ederim" dedi. Efe Can Üçüncü ise ziyaret sırasında iletilen sorunun 24 saat geçmeden çözüldüğünü belirterek, "Duyarlılığı ve hızlı çözümü için teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Derya Keskin de sorunun kısa sürede çözüme kavuşturulmasının memnuniyet verici olduğunu dile getirerek Başkan Ercan’a teşekkür etti.