ASAYİŞ - 11 Nisan 2026 Cumartesi 08:05

Alacak verecek meselesi kanlı bitti: 1 yaralı

A
A
A
Alacak verecek meselesi kanlı bitti: 1 yaralı

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde aynı evde yaşayan iki arkadaş arasında çıkan tartışmada bir kişi bıçaklanarak yaralandı.


Kaynarca ilçesi Merkez Mahallesi’nde meydana gelen olayda, birlikte yaşayan M.T. ile C.O. arasında alacak verecek meselesi sebebiyle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşürken, M.T. arkadaşı C.O.’yu bıçakladı. Durumun haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı C.O., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye sevk edildi. C.O.’nun hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken olayın şüphelisi M.T., polis ekiplerince gözaltına alındı. Olaya ilişkin inceleme başlatıldı.



Alacak verecek meselesi kanlı bitti: 1 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Celal Özdoğan : Göbeklitepe’den gelen çiftçiler Pendik’te yeni bir kültürün temelini attı Pendik’te gerçekleştirilen "Pendik Tarihi ve Kültürü Sempozyumu", kentin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan önemli bilimsel değerlendirmelere sahne oldu. Sempozyum kapsamında sunum yapan Prof. Dr. Celal Özdoğan, "Göbeklitepe bölgesinden gelen çiftçiler Pendik’te yeni bir kültürün temelini attı" dedi. Pendik’te belediye tarafından düzenlenen "Pendik Tarihi ve Kültürü Sempozyumu", 10-11 Nisan tarihlerinde Pendik Atatürk Kültür Merkezi’nde bilim dünyasını bir araya getirdi. İstanbul’un en eski yerleşim alanlarından biri olan Pendik’in binlerce yıllık geçmişi, arkeolojik keşiflerden Osmanlı dönemine, Milli Mücadele yıllarından modern şehircilik sürecine kadar geniş bir perspektifle ele alındı. Sempozyumda yapılan sunumlarda, Pendik’in tarihi gelişimi ve Anadolu’daki yerleşim modelleri masaya yatırılırken, özellikle bölgenin tarım ve yaşam kültürüne ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaşıldı. Bu kapsamda konuşan Prof. Dr. Celal Özdoğan Pendik’in tarihine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Özdoğan, Göbeklitepe ile Fırat ve Dicle havzasından gelen toplulukların Pendik’e ulaşarak yerel halkla kaynaştığını ve bu etkileşimin çatışma yerine yeni bir yaşam modelinin oluşmasına zemin hazırladığını ifade etti. Tarımın, bölgede mevcut olan balıkçılık ve toplayıcılıkla birleşmesiyle Anadolu’daki diğer örneklerden farklı bir ekonomik ve kültürel yapının ortaya çıktığını vurguladı. "Göbeklitepe’den Pendik’e uzanan barışçıl buluşma: Yeni bir yaşam modeli doğdu" Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Celal Özdoğan, "Göbeklitepe bölgesinden, Fırat ve Dicle havzasından gelen bir grup, zamanla Pendik’e ulaşıyor. Burada yaşayan yerel toplulukla kaynaşıyorlar ve aralarında herhangi bir çatışma yaşanmıyor. Aksine, bu buluşma yeni bir yaşam biçiminin başlangıcını oluşturuyor. Göbeklitepe çevresinden gelenler tarımı beraberlerinde getirirken, Pendik’te zaten balıkçılık ve bitki toplayıcılığıyla geçinen bir topluluk bulunuyor. Bu iki grubun birleşmesiyle ortaya çıkan topluluk, Anadolu’daki diğer örneklerden farklı bir model sergiliyor" dedi. Doğayla bütünleşen kültür: Fikirtepe Kültürünün temelleri Pendik’te atıldı Celal Özdoğan konuşmasının devamında, "Pendik’in zengin doğası, ormanları ve denizi bu yeni yaşam biçimini destekliyor. Tarımla birlikte buğday, arpa ve çavdar gibi ürünler yetiştirilmeye başlanırken; koyun, keçi, sığır ve domuz gibi hayvanlar da bölgeye getiriliyor. Bunun yanında balıkçılık, deniz kabuğu toplayıcılığı, avcılık ve yemiş toplayıcılığı da devam ediyor. Böylece karma bir ekonomik yapı gelişiyor.Bu model, Pendik’te uzun süre varlığını sürdürerek bölgenin kimliğinin bir parçası haline geliyor. İlk kez bu bölgede tanımlandığı için de literatürde ‘Fikirtepe Kültürü’ olarak adlandırılıyor. Bu kültüre dair pek çok bilgi, özellikle Pendik Höyüğü ve demiryolu çevresinde yapılan çalışmalardan elde ediliyor. Tüm bu değerli keşifler korunarak Pendik’e kazandırılması ve sergilenmesi, bölgenin tarihine ışık tutması açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Pendik’in tarihiyle ilgili tartışmalara netlik kazandıracağız" Pendik’in tarihi geçmişi üzerine yapılan tartışmaların bu sempozyumla bilimsel bir zemine oturduğunu vurgulayan Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Pendik, tarihi itibarıyla bugüne kadar hep çeşitli tartışmalara konu olmuş bir ilçemizdir. Söyleşilerde ve akademik çalışmalarda şüphelerin olduğu noktalar vardı. Bugün başlattığımız bu sempozyumla birlikte, hem kıymetli hocalarımızdan hem de yeni araştırmalardan elde edilen bilgilerle Pendik’in tarihine dair sürece netlik kazandırmış olacağız. İlk çağlardaki binlerce yıl önceki yerleşimlerden bugünün modern yönetim anlayışına kadar uzanan bu süreci bütünleştirip geleceğe aktarmayı hedefliyoruz. Bu çalışmayı ilçemiz adına bir özlem olarak görüyordum, katkı sunan tüm hocalarımıza şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.
Denizli Buldan’ın bereketli toprakları fidanlarla canlanıyor Baharın gelişiyle birlikte Buldan’da fidan dikim sezonu hareketlendi. Yıllardır ilçeye fidan getiren üretici Fahri Aşçı, sertifikalı ve sağlıklı fidanlara ilginin arttığını söyledi. Baharın gelmesiyle birlikte Buldan toprakları fidanlarla buluşmaya başladı. İlçede üreticiler, meyve ve ağaç fidanlarını toprakla buluşturarak yeni sezon hazırlıklarına hız verdi. İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Bademli üretim kooperatifinde fidan yetiştiriciliği yapan Fahri Aşçı, mesleğini severek sürdürdüğünü belirterek Buldanlı üreticilerin sertifikalı fidanlara yöneldiğini ifade etti. Yaklaşık 25 yıldır Buldan’a gelerek çeşitli fidanları üreticilerle buluşturduğunu dile getiren Aşçı, Gölbaşı Mahallesi’nde haftanın belirli günlerinde sergi açtığını söyledi. Aşçı, "Çarşamba ve Perşembe günleri Gölbaşı Mahallesi’nde fidan sergimi açıyorum. Kendi yetiştirdiğimiz zeytin, erik, elma, şeftali, kayısı, kiraz, incir, Antep fıstığı, vişne, armut, hünnap, dut, kara dut, limon, ceviz, cennet elması, kivi, yeni dünya, ıhlamur gibi birçok meyve fidanının yanı sıra çam ve servi çeşitlerini de Buldan’a getiriyoruz" dedi. Fidan dikimi için içinde bulunulan dönemin oldukça uygun olduğuna dikkat çeken Aşçı, "Fidan dikimi yaprak dökümünden sonra başlar ve nisan ayı sonuna kadar devam eder. Şu an hem mevsim şartları hem de toprak yapısı oldukça elverişli. Buldan’ın yeşiline katkı sunmak için vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Buldan topraklarının tarım ve meyve üretimi açısından verimli olduğuna da vurgu yapan Fahri Aşçı, tüm üreticilere bereketli ve kazançlı bir sezon diledi.
Kayseri KAYÜ’de ‘Kitle Fonlama Eğitimi’ düzenlendi Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) tarafından Kayseri’de bulunan MYO öğrencilerine yönelik bu yıl 2.’si düzenlenen StartUp MYO ödüllü proje yarışması kapsamında ‘Kitle Fonlama ile Gelenekten Geleceğe Ortaklık’ konulu eğitim programı düzenlendi. Kayseri’de girişimcilik kültürünün güçlendirilmesi, yatırım farkındalığının artırılması ve üniversite ile iş dünyası arasındaki etkileşimin geliştirilmesi bakımından önem taşıyan programda, gençlerin yenilikçi fikirlerini daha doğru bir bakış açısıyla değerlendirmeleri, finansman yöntemlerini yakından tanımaları ve girişimcilik ekosistemine daha bilinçli şekilde hazırlanmalarına yönelik bilgiler verildi. Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmalarında KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, girişimci gençlere seslendi. Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa; "Sevgili gençler; eğer sizler bu konuya ilgi göstermeseniz, içinizde merak ve keşfetme arzusu olmasa, bizlerin çabası tek başına yeterli olmazdı. Sizlerde bu merak ve azim olmasa; bizler ne kadar teşvik edici organizasyonlar düzenlersek düzenleyelim, sektörümüz ne kadar destek verirse versin, bu çabalar eksik kalırdı. Çünkü bu işin merkezinde sizler varsınız. Gençler olarak Türkiye’nin geleceği sizlersiniz. Yapılan tüm çalışmalar; sizlerin önünü açmak, üretmenizi sağlamak, icat eden, düşünen ve cesur bireyler olmanıza katkı sunmak içindir. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, etkinliğimizin verimli geçmesini diliyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte daha güçlü başlangıçlara imza atacak StartUp MYO ile yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da ses getiren, dünyaya yön veren çalışmalar gerçekleştireceğiz" diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise konuşmasına Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’ya programa ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek başladı. Milletvekili Cıngı; "Kayseri Üniversitesi, her ne kadar genç bir üniversite olsa da rektörümüzün liderliğinde; değerli akademisyenlerimizin ve sevgili öğrencilerimizin katkılarıyla kısa sürede önemli bir gelişim göstermiştir. Bugün geldiği noktada, kurumsallaşmasını büyük ölçüde tamamlamış; ileri teknolojik ve teknik imkânlarla donatılmış, aynı zamanda yeşil ve sürdürülebilir bir kampüs yapısına kavuşmuş örnek bir yükseköğretim kurumu haline gelmiştir. Türkiye’de üniversiteler artık belirli alanlarda ihtisaslaşarak kategorilere ayrılmaktadır; ‘teknik üniversiteler’, ‘sosyal bilimler üniversiteleri’, ‘savunma üniversiteleri’ gibi. Keşke buna bir kategori daha ekleyebilsek ve ‘meslek üniversitesi’ diyebilsek. Çünkü Kayseri Üniversitesi, gerçekten meslek öğreten; özel sektörün, iş dünyasının, yatırımcıların ve sanayicilerin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren bir yapıya sahiptir. Gelişmiş laboratuvar altyapısı ve uygulama odaklı eğitim anlayışıyla öğrencilerimizi doğrudan sahaya hazırlamaktadır" diye konuştu. Günümüz küresel dünyasında en değerli unsurun fikir, ancak bundan daha önemlisinin o fikri üretime dönüştürebilmek olduğunu kaydeden Milletvekili Murat Cahid Cıngı, bunun da ötesinde o ürünü markalaştırabilmenin asıl başarı olduğunu kaydetti. Milletvekili Cıngı, konuşmasına şöyle devam etti; "Ülkemizin en büyük avantajlarından biri genç nüfusudur. Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 25’ini gençlerimiz oluşturmaktadır. Bu büyük potansiyeli teknolojiye, üretime ve ülkemizin kalkınmasına dönüştürmek zorundayız. İşte StartUp MYO yarışmasını organize ederken de bu anlayışla hareket ediyoruz. Sizlerin düşünmesi, proje üretmesi, bu projeleri hayata geçirmek için emek vermesi; sahip olduğunuz bilgi ve fikirlerin çıktılarını planlayabilme, organize edebilme ve etkilerini analiz edebilme becerilerinizi geliştirmek son derece önemlidir. Aynı zamanda ortaya çıkabilecek ihtiyaçları öngörmek ve bu alanlarda gerekli bilgiye sahip olmak da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün Ecofolio yöneticileri, risk sermayesi ve girişim sermayesi fonları yönetmektedir. Kayseri’de Kültepe gibi önemli destek mekanizmaları da başarılı girişimlerin yanında yer almaktadır. Bu paydaşların katkılarıyla, projeleriniz sonrasında ihtiyaç duyacağınız bilgi ve desteklere erişebileceğiniz bir ekosistem oluşturuyoruz. Bu süreçte yalnızca teknik bilgi yeterli değildir. Mali mevzuata hâkim olmak, vergi, fatura ve KDV süreçlerini bilmek; finansmana erişim yollarını öğrenmek; insan kaynağını yönetebilmek ve işletmecilik becerilerini geliştirmek de en az fikir kadar önemlidir. Başarılı bir girişimi sürdürülebilir bir ticari yapıya dönüştürmek ancak bu bütüncül bakış açısıyla mümkündür. İşte StartUp MYO yarışması, tüm bu bilgi ve becerilerin kazanılması, girişimcilik kültürünün yaygınlaşması ve gençlerimizin potansiyelinin ortaya çıkarılması adına önemli bir misyon üstlenmektedir." Açılış konuşmalarının ardından Ecofolio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Melek Demiray, kitle fonlama sisteminin işleyişi, girişimlerin yatırım sürecine nasıl hazırlandığı, yatırımcıların hangi ölçütleri dikkate aldığı ve başarılı kampanya süreçlerinin hangi unsurlara dayandığı gibi başlıklarda bilgi paylaşımında bulundu. Etkinliğin panel bölümünde ise G&D İklimlendirme Teknolojileri Kurucu CEO’su Doç. Dr. Gamze Gediz İliş, Venlo markasının kurucusu Volkan Erhan Dövenci, Kültepe Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Çavuşoğlu ile Ecofolio İş Geliştirme Yöneticisi Ahmet Vedat Karaca, kendi tecrübelerini, saha gözlemleri ve uygulama örnekleri üzerinden, bir girişimin fikir aşamasından finansman aşamasına kadar geçen süreci değerlendirdiler.