ASAYİŞ - 22 Temmuz 2025 Salı 19:17

Bungalovdaki gizli kamera skandalında iddianame hazırlandı

A
A
A

Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bungalovda meydana gelen gizli kamera skandalında tutuklanan işletme sahibi ve arkadaşı hakkında iddianame hazırlandı. Şüpheliler suçlamaları kabul etmezken, işletme sahibinin yakalanırsa neler olabileceği konusunda telefonla görüşme yaptığı ortaya çıktı.

30 Mart tarihinde meydana gelen olayda, İstanbul’dan Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bungalov kiralayan aile, yapının yatak odası ve jakuzi bölümünün tamamını gören ampul içine saklanmış gizli kamerayı fark etti. Aile emniyete giderek şikayette bulundu. Yapılan ihbar sonrasında konuya ilişkin çalışma başlatan ekipler, işletme sahibi Hüseyin K. (31) ve arkadaşı Tansel S.’yi (48) gözaltına aldı. İfadeleri alınan 2 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şüpheli delillere rağmen suçlamaları reddetti

Olayla ilgili hazırlanan iddianame Sapanca Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede 2 kişinin ayrı ayrı özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar cezalandırılmaları talep edildi. Hüseyin K’nin kolluk huzurunda ve cumhuriyet başsavcılığınca alınan savunması da iddianamede yer aldı. Hüseyin K. ifadesinde, "Bahse konu bungalov bana aittir. Diğer bungalovun müşterisi ile ilgilendiğim için orada tesadüfen bulunan arkadaşım Tansel’den müşteki ile ilgilenmesini istedim. Tansel’in olayla ilgisi yoktur. Gizli kamera ile ilgim yoktur. Gizli kamerayı ben takmadım. Bungalovların her ikisinin de aydınlatması orta lambası boş. Sık sık elektrik kesildiği için müşterilere de yedek ampul bırakıyordum. Ampulün fotoğrafının neden telefonumda olduğunu bilmiyorum" dedi.

Yakalanırsa ne yapacağı konusunda bilgi almış

İddianamede şüpheli Hüseyin K’nin üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etse de Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüpheliye ait cep telefonunda yapılan inceleme neticesinde cep telefonunun şüpheli tarafından kolluk kuvvetlerine teslim edilmeden önce sıfırlanarak, verilerin silindiği belirtildi. Bungalovda ele geçirilen suç unsuru gizli kamera takılı beyaz ampule ait fotoğrafın 7 Mart tarihinde çekilmek suretiyle şüphelinin cep telefonu içerisinde bulunduğu belirtildi. Ayrıca şüphelinin telefonunda kayıt yapan kamera görüntülerinin canlı izlenmesine elverişli uygulamanın bulunduğu ancak gizli kamera içerisinde hafıza kartı bulunmadığının tespit edildi aktarıldı.

Hüseyin K’nin kimlik bilgileri tespit edilemeyen ancak telefonda R.Z. olarak kayıtlı bulunan şahıs ile yaptığı görüşmeye ilişkin sesleri kendi cep telefonundan kamera kaydına aldığı ifade edildi. Bu kayıt içeriğine göre Hüseyin K’nin "Olası parmak izinde vesaire nasıl bir yol izlerler, yani o konuda ne olur?’ şeklinde sorular sorduğunun tespit edildiği belirtildi.

"Parmak izimin söz konusu ampulde nasıl çıktığını bilmiyorum"

Tutuklu zanlı Tansel S. ise cumhuriyet savcılığında alınan savunmasında, "Hüseyin ile öncesinde bir süre ticaret yaptığım için kendisini tanırım. Söz konusu bungalova ara ara ziyarete gidiyordum. Bungalovun tesis işleri ile ilgilenmiyordum. Hüseyin ile bungalov işletmesi hususunda bir ortaklığım yok. Olay günü söz konusu bungalova gelen müşterileri Hüseyin’in ricası ile karşıladım, ücreti de kendisine göndermek üzere aldım. Bungalovun içerisine girmedim. Hüseyin’in daha önce bu şekilde kamera takma ve benzeri eylemlerinin olduğunu düşünmüyorum. Bungalovun üst katına hiç çıkmadım. Parmak izimin söz konusu ampulde nasıl çıktığını bilmiyorum. Konu ile ilgili hiçbir şey bilmiyorum. İnşaat aşamasında bazı konularda yardımcı oldum ancak bu inşaat 1 yıl önceydi. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.

Uzlaşma sağlanamadı, dava açıldı

Olay yeri inceleme ekiplerince tanzim edilen uzmanlık raporunda; suç konusu gizli kameranın takılı olduğu ampul üzerinde yapılan parmak izi incelemesi neticesinde ele geçirilen parmak izinin Tansel S’ye ait olduğu tespit edildi. Şüphelilere isnat edilen suçun uzlaşma kapsamında olduğu fakat taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtildi. Şüphelilerin aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle ayrı ayrı üzerlerine atılı suçları işledikleri belirtildi.

Orkun Kaya



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta evlat nöbeti sürüyor Muş’ta 235 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Haftalardır kararlılıkla sürdürülen eylemde aileler, her çarşamba günü olduğu gibi bu hafta da soğuk havaya rağmen bir araya geldi. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Soğuk hava ve yağışa rağmen eylem alanını terk etmeyen aileler, evlatlarına kavuşuncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. Aileler, bölgede barış ve huzur ortamının güçlenmesini temenni ettiklerini belirterek, çocuklarının da bu ortamdan faydalanarak yuvalarına dönmesini istediklerini dile getirdi. Eyleme katılan annelerden Naciye Sönmez Yıldız, 10 yıldır oğlundan haber alamadığını belirterek, "Osman bu yağmurda, soğukta hep senin için buradayım. Neredeysen, sesimi duyuyorsan çık gel. Biz de seni bekliyoruz. Seni özledik. Televizyonda, telefonda, sokakta, haberlerde her yerde sizi dinliyor, sizi bekliyoruz. Bak barış da oldu, her şey güzel olmuş. Siz de çıkın gelin. Bir damla kanım kalana kadar seni bekleyeceğim. 10 senedir oğlumun hasretini çekiyorum. Değil 10, 100 sene de geçse oğlumun peşini bırakmam. Ben oğlumu kimseye vermem. Ben oğlumu istiyorum" dedi. Eyleme katılan bir diğer anne Şahinaz Özcan ise 9 yıldır oğlundan hiçbir haber alamadığını söyledi. Özcan, oğluna seslenerek, "9 yıldır oğlum kayıp, hiç haber alamadım. Barış da oldu. Gelin teslim olun, yeter artık. Kürt diyorlar bu Kürtlük mü? Biz de Kürt’üz. Kürt olsa insanı bu hale mi getirir? Atilla oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol" dedi.
Aksaray Önce eski eşini ve kuzenini ardından kendini vurdu: 3 ölü Aksaray’da başka biriyle evleneceğini öğrendiği eski eşini ve kadının kuzenini silahla vurarak öldüren şahıs, daha sonra tabancayla kendini vurarak yaşamına son verdi. Olay, Büyük Bölcek Mahallesi Büyük Bölcek Caddesi üzerinde bulunan 4 katlı Erdoğan Apartmanının 2. katındaki dairede yaşandı. Edinilen bilgiye göre, eski eşi Kübra Kılıç’ın (31) başka biriyle evleneceğini öğrenen Tolga Kuş (34), eski eşini telefonla arayarak tartışmaya başladı. Başka biriyle evlenmesini istemediğini söyleyen Tolga Kuş, eski eşinin yaşadığı evi bastı. Kapıyı zorlayarak daireye giren Tolga Kuş, önce eski eşini darbetmeye başladı. Evde bulunan eski eşinin kuzeni Zeynep Ayas ise araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştı. Bu sırada belindeki tabancayı çıkaran Tolga Kuş, önce eski eşine sonra da kadının kuzeni Zeynep Ayas’a kurşun yağdırdı. 2 kadında kanlar içinde yere yığılırken, Tolga Kuş tabancayı kafasına dayayıp ateş etti. Adam ve kuzen olay yerinde, eski eş hastanede öldü Silah seslerini duyan apartman sakinleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen polis güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri Zeynep Ayas ve Tolga Kuş’un öldüğünü tespit etti. Ağır yaralı olan Kübra Kılıç ambulansa alınarak Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine kaldırıldı. TEdavi altına alınan kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerinde İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri inceleme yaptı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının da evde inceleme yaptığı olayda ölenlerin cansız bedenleri otopsi yapılmak üzere Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin detaylı incelemeyi sürdürdüğü olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.