GÜNDEM - 08 Ekim 2025 Çarşamba 14:57

Güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insan ölüyor

A
A
A
Güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insan ölüyor

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ev sahipliğinde başlayan Türkiye 15. Gıda Kongresi’nde gündem gıda güvenliği. Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insanın öldüğüne dikkat çekti.


Gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve inovasyon temalarıyla öne çıkan Türkiye 15. Gıda Kongresi, Sakarya Üniversitesinde başladı. Üç gün sürecek kongrede gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, inovasyon, lezzet bilimi, mikrobiyoloji, gıda israfı, ambalaj teknolojileri ve bitkisel bazlı ürünler gibi temalar ele alınacak. Ayrıca Codex Alimentarius, postbiyotik uygulamaları, yapay zeka destekli üretim sistemleri, fonksiyonel gıdalar ve gıda israfının önlenmesi gibi güncel konularda davetli akademisyenler ve sektör temsilcileri sunum yapacak.


Kongre, Devlet Konservatuvarı Müzik Araştırmaları Topluluğundan Triofon Müzik Grubu’nun dinletisiyle başladı. Açılış konuşmalarını Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, Gıda Teknolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Daire Başkanı Mehmet Menderes yaptı.



"Gıda teknolojisi geleceği güvence altına alan stratejik bir alan"


Sakarya Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, Türkiye 15. Gıda Kongresinin açılışında yaptığı konuşmada, gıda biliminin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminin en önemli belirleyicilerinden biri olduğunu vurguladı. Kongrenin sadece bir açılış etkinliği değil, aynı zamanda gıda biliminin geleceğini şekillendirecek fikirlerin, araştırmaların ve iş birliklerinin başlangıcı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, gıdanın, insan yaşamının devamı için vazgeçilmez bir unsur olmasının yanı sıra doğa üzerindeki etkileriyle de stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının öngörüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, bu büyümenin gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliğine uyum ve kaynak verimliliği gibi alanlarda bilimsel çalışmaların artırılmasını zorunlu kıldığını dile getirdi.



"Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik geleceğin önceliği"


Gıda üretiminde sürdürülebilir sistemlerin geliştirilmesi, kaynakların verimli kullanılması ve gıda israfının önlenmesinin önemine değinen Prof. Dr. Yılmaz, dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon insanın güvenli olmayan gıdalar nedeniyle hastalandığını ve 420 bin kişinin bu nedenle hayatını kaybettiğini belirterek, gıda güvenliğinin yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Akademi, sanayi ve toplum iş birliklerinin, gıda alanındaki araştırmaları besleyeceğini ve yenilikçi çözümler için temel oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, üniversitelerin bilgi birikiminin sahaya aktarılmasının sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Konuşmasının sonunda öğrencilere de seslenen Yılmaz, bu tür bilimsel etkinliklerin genç araştırmacılar için önemli bir deneyim alanı sunduğunu ve edindikleri bilgi ile bağlantıların kariyerlerinde değerli bir basamak oluşturabileceğini belirtti.



"60 üniversite ve 57 kuruluş kongrede buluştu"


Gıda Teknolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır, konuşmasına etkinliğin amacının yalnızca geçmiş kazanımları paylaşmakla sınırlı olmadığını belirterek başladı. Prof. Dr. Çakır, üniversite, gıda sanayisi ve özel sektör arasında iş birliğini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Derneğin 1978’den bu yana kongreler düzenlediğini ve köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan Çakır, bu yıl 60 farklı üniversite ile 57 kamu ve özel sektör kuruluşunun destek verdiğini, yaklaşık 450 katılımcının kongrede yer aldığını belirtti. Başkan Çakır, yoğun geçecek iki buçuk günlük programın, bilimsel bilgi alışverişi açısından büyük bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Sakarya Üniversitesinin organizasyondaki katkılarından övgüyle söz ederek Gıda Mühendisliği bölümünün gösterdiği performansın son derece başarılı olduğuna dikkati çeken Çakır, konuşmasına son verirken dernek ve sponsorların katkılarına teşekkürlerini iletti.



Tarladan sofraya uzanan güvenli gıda zinciri


Tarım ve Orman Bakanlığını temsilen konuşan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Menderes, güvenilir gıdanın Türkiye’nin dünya ile rekabetinde belirleyici bir unsur olduğunu vurguladı. Menderes, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak "tarladan sofraya" uzanan gıda zincirinin her aşamasında denetim ve kontrol faaliyetlerini titizlikle sürdürdüklerini belirtti. Türkiye’nin gıda güvenilirliği alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Menderes, 2024 yılında 1 milyon 300 binden fazla denetim gerçekleştirdiklerini, 2025 yılı başından itibaren ise 950 bini aşkın denetimle bu çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini aktardı. Bu denetimler sonucunda 22 binden fazla uygunsuzluk tespit edildiğini dile getiren Menderes, yaklaşık 2 milyar lira tutarında idari para cezası uygulandığını ve 400’ün üzerinde işletme hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti. Menderes ayrıca, vatandaşların denetim süreçlerine daha kolay erişebilmesi için karekod uygulaması geliştirdiklerini, gıdada taklit yapan firmaların artık anlık olarak bakanlığın internet sitesinde yayımlandığını söyledi. Konuşmasının sonunda Menderes, gıda güvenliğinin Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerindeki rekabet gücünün temel anahtarı olduğunu belirterek, üniversitelerle yürütülecek ortak çalışmaların bu alanda büyük önem taşıdığını vurguladı. Menderes sözlerini, kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Kongre Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır ve tüm akademik kadroya teşekkür ederek tamamladı. Gıda Kongresi’nin açılış programı sponsor firmalara ve Prof. Dr. Kadir Halkman’a plaket takdimiyle sona erdi.



Güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insan ölüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyükşehir kütüphaneleri 2025 yılında 2 milyon ziyaretçiyi ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kütüphanelerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın okuyan ve okutan şehir Kayseri vizyonu ile bugüne kadar milyonlarca ziyaretçi sayısına ulaşılırken, 2025 yılında ise kütüphaneler 2 milyona yakın kitapseveri misafir etti. Hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği uygulamalarla Kayseri’yi öğrenci dostu şehir haline getiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; eğitime yönelik ücretsiz olan çeşitli kursları ile diğer taraftan eğitim öğretime dair destekleri ile kentteki gençler ve öğrenciler başta olmak üzere tüm vatandaşlara katkısını sürdürüyor. Büyükşehir’in 15 kütüphanesi ile gençlerin, vatandaşların donanımlı olmasına katkı sağladığı kentte, Büyükşehir’in kütüphanelerinden 2025 yılında toplam 346 bin 215 kitap ödünç alınırken, toplam üye sayısı ise 378 bin 649 oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kütüphanelerde toplam basılı kitap sayısı 214 bin 893 olurken, toplam kişi kapasitesi ise 6 bin 450 kişi şeklinde oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kütüphanelere gerçekleşen 2025 yılındaki ziyaretçi miktarı ise toplam 1 milyon 893 bin 821 oldu. 2025 yılında Mevlana Kütüphanesi hizmete başlarken, Altınoluk Kütüphanesi ise açılışa gün sayıyor. Kütüphanelerde, 2020-2025 yılları arasındaki toplam ziyaretçi sayısı ise 10 milyon 534 bin 233’e ulaşırken, söz konusu süreçte ise Kayseri’ye 10 kütüphane kazandırıldı. Büyükşehirde, Bebek Kütüphanesi Projesi’nin hayata geçirilmesi ile çocuk kütüphanelerinin sayısının arttırılması da planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerinde, ücretsiz internet ve bilgisayar hizmeti veren bilgisayar odaları, üye olan herkese ücretsiz fotokopi, şubelerinde sabah ve öğle saatlerinde öğrencilere ücretsiz çay, çorba hizmeti ve diğer tüm imkânlar sağlanıyor. Kütüphanelerde ayrıca; üyelik kartı sistemi, öğrencilerin kontrolünü ve güvenliğini sağlayabilmek için turnikeli geçiş sistemi, emanet dolapları, tv izleme üniteleri, sesli çalışma alanları, satranç köşesi, öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak için otomatlar bulunuyor.
Osmaniye Osmaniye’de 7 Ocak coşkusu, ortaokullar arası şiir yarışmasıyla taçlandı Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen ortaokullar arası "7 Ocak ve Millî Mücadele" temalı şiir okuma yarışması tamamlandı. Yarışmaya Şehit Bekir Evren İmam Hatip Ortaokulu’ndan katılan Hatice Feyza Didin, Mehmet Akif Ersoy’un "Ye’s" adlı şiirini okuyarak birinci oldu. Osmaniye Belediyesi’nin ev sahipliğinde 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 14’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ortaokullar arası şiir okuma yarışması düzenlendi. Belediye Nikâh Salonu’nda ki yarışmaya 11 kız öğrenci katıldı. Osmaniye’de Milli Mücadele ve 7 Ocak konulu şiirlerin okunduğu yarışmanın jüri üyeliklerini Ahmet Yılmaz, Ahmet Hayva, İsmet İpek, Mustafa Bardak ve Mehmet Çetinkol yaptı. Öğrenciler tarafından günün anlam ve önemine binaen duygu yüklü performansların sergilendiği şiirleri pür dikkat dinleyen jüri üyeleri okunan şiirlerin ardından performans değerlendirmesi yaptı. Jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirmeler sonunda Şehit Bekir Evren İmam hatip Ortaokulundan Hatice Feyza Didin, okuduğu "Ye’s" şiiriyle birinci, Remzi Özer Yatılı Bölge Ortaokulundan Durdane Deniz Yur "Osmaniye’nin kurtuluşu" adlı şiiriyle ikinci ve 75. Yıl Ortaokulundan Asya Yılık ise "Mustafa Kemal’in Kağnısı" adlı şiiriyle üçüncü oldu. Sonuçların açıklanmasının ardından dereceye giren ilk üç öğrenciye ödüllerini Belediye Başkanı İbrahim Çenet, Ak Parti İl Başkan Vekili Muhammet Doğan, diğer öğrencilere ise madalyaları jüri üyeleri tarafından takdim edildi. Yarışma sonunda konuşan Başkan İbrahim Çenet, yarışmaya katılan tüm öğrencilere başarılar dileyerek şunları söyledi: "104 yıl önce eşsiz kahramanlarımız Rahime Hatun, Palalı Süleyman, Osmaniye’mizin Kuvâ-yi Milliyecileri ve Kaymakam Saim Beylerin o gün diktikleri bayrağın gölgesinde yetişip büyüyen evlatlarımızın, 7 Ocak ruhunu bu şiir yarışmasıyla süslediklerini görmek bizleri gururlandırıyor. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. 7 Ocak ruhunu daima canlı tutmalarını yürekten diliyor, hepsinin gözlerinden öpüyorum. 7 Ocak Kurtuluş Bayramımız şimdiden kutlu olsun" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İnşallah 2026’ya çok daha farklı ve güçlü bir şekilde gireceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’nde düzenlenen soru cevap etkinliğinde Gazze’ye, Rusya-Ukrayna savaşına ve enflasyona dair önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’nde kıldığı cuma namazı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 1 Ocak’ta düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze’yle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama Netanyahu müsaade etmiyor. Er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız" mesajını verdi. "Gazzeli o yavruların hali ve ahı Netanyahu’nun yanına kar kalmaz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ocak’ta geniş bir katılımla düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze’ye yardım konusuna ilişkin şunları söyledi: "Filistin yalnız değil, Filistin bizim canımız ciğerimizdir. İsrail’in bu düşmanlığı yanına kar kalmayacak. Şu ana kadar bizler Türkiye olarak Gazze’yi yalnız bırakmadık, Filistin’i yalnız bırakmadık ve bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak. Elimizden gelen tüm gayreti Türkiye ve İslam dünyası olarak, onların yanında bulunarak göstereceğiz ve güç birliğimizi devam ettireceğiz. İnşallah 2026’ya çok daha farklı ve güçlü bir şekilde gireceğiz. Özellikle de Netanyahu’nun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Çünkü 7’den 70’e çok mazlumun ahını aldı, bu yavruların ahı onun yanına kar kalmaz. O çadırdan başka her şeye benzeyen; rüzgarların, yağmurun çamurun içindeki o yavruların hali ve ahı Netanyahu’nun yanına kar kalmaz. Bizler elimizden geleni yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Konteyner göndermek istiyoruz ama müsaade etmiyor. Çünkü bunun için onun müsaade etmesi gerekiyor. Halbuki elimizde konteynerlar var ve bu konteynerlarla Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama ne yazık ki olamıyoruz. Ama er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız." "Trump’la Rusya - Ukrayna arasındaki bu konuları ve Filistin’deki konuları görüşme fırsatı bulacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna - Rus savaşı hakkındaki düşüncelerini, "Şu an gerek Putin’le, Zelenski’yle ve gerekse sayın Trump’la bu konu hakkındaki görüşmelerimiz devam ediyor. Bu hafta da bir zirve olacak ve benim adıma Dışişleri Bakanımız katılacak. Trump’la da pazartesi akşamı bir görüşmemiz olacak ve Rusya - Ukrayna arasındaki bu konuları; aynı şekilde Filistin’deki konuları da görüşme fırsatı bulacağız" dedi. "Gerek enflasyondaki düşüş gerekse Merkez Bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor" Erdoğan, enflasyondaki düşüşün seyri hakkındaki görüşlerini ve 2026 yılı ekonomik öngörüleriyle alakalı olarak, "2026ya her şeyden önce olumlu bir şekilde girdik giriyoruz. gerek enflasyondaki düşüş, gerekse merkez bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor. 2026 bu noktada inşallah başarılı bir yıl olarak geçecek. buna olan inancımız tamdır. rezervimiz gayet iyi, bundan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. inşallah rezervimizi de daha iyi hale getireceğiz ve 2026 yılını başarıyla tamamlayacağız" şeklinde konuştu. "Deprem konutlarındaki hedeflerimize inşallah ulaşacağız" Son olarak Erdoğan, 11 ilde tamamlanması planlanan deprem konutlarına dair, "Bu konuda özellikle Çevre Bakanlığımız ve Murat Kurum tüm ekipleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Böylece 11 deprem ilimizde çalışmalar sürdürülüyor, sürdürülmeye devam edecek ve deprem konutlarındaki hedeflerimize inşallah ulaşacağız. Deprem konutları dışında sosyal konutlardaki çalışmalarımıza da aynı gayretle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.