SAĞLIK - 30 Temmuz 2025 Çarşamba 15:13

Kedi tüyü değil akciğer kanserine yenilmiş

A
A
A
Kedi tüyü değil akciğer kanserine yenilmiş

Sakarya’da akciğerine kedi tüyü kaçtığı için hayatını kaybettiği iddia edilen Okan Diköz’ün ölüm sebebinin kedi tüyünden değil, akciğer kanserinden kaynaklandığı belirtildi. Evcil hayvan besleyen birçok kişiyi tedirgin eden haber üzerine Diköz’ün yakın akrabası Prof. Dr. Murat Alemdar, açıklamada bulundu.


Evinde beslediği kedilerin yanı sıra sokak hayvanlarına gösterdiği ilgiyle çevresinde sevilen ve tanınan bir isim olan Okan Diköz (55), 25 Temmuz Cuma günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Diköz’ün ölüm sebebinin ise akciğerine kaçan kedi tüyü olduğu iddia edildi. Evinde hayvan besleyen birçok kişiyi tedirgin eden olayın ardından, Okan Diköz’ün yakın akrabası Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniğinden Prof. Dr. Murat Alemdar, kamuoyuna yansıyan olayla ilgili bilgi verdi. Diköz’ün ölümünün, kedi tüyü yutması ile bir ilgisi olmadığını belirten Alemdar, ölüm sebebinin akciğer kanseri olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Murat Alemdar, "‘Kedi tüyü sebebiyle vefat etti’ haberleri, muhtemelen kendisinin çok bilinen hayvanseverliği nedeniyle oluşan yanlış algıya bağlı yapılmıştır. Gerçek ölüm sebebi, akciğerlerindeki kanser tutulumu olup kamuoyunun bu konuda doğru bilgilenmesini isteriz. Ölüm nedeninin kedi tüyü yutmasıyla bir ilgisi yok" dedi.



Parazitler ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı önlem şart


Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Aziz Öğütlü ise evcil hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve ‘zoonotik hastalıklar’ olarak adlandırılan bazı enfeksiyonların gerekli önlemler alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtti. Öğütlü, "Özellikle pandemi sonrası dönemde evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte kedi, köpek ve diğer evcil hayvanlara ilgi büyük ölçüde arttı. Ancak evcil hayvanlarla birlikte yaşarken dikkat edilmesi gereken bazı sağlık riskleri tabi ki var. Özellikle kedilerden bulaşabilen toksoplazmozis hamile kadınlar için risk oluştururken, kedi tırmığı hastalığı (Bartonella) da bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi enfeksiyonlara sebep olabilir. Köpek ve kedilerden bulaşabilen iç ve dış parazitler ile sürüngen ve kuşlardan kaynaklanabilen salmonella gibi bakteriyel enfeksiyonlara karşı da dikkatli olunması gerekir" diye konuştu.



Temizlik ve hijyen en önemli koruyucu


Evcil hayvanların tüyleri, tükürükleri ve derilerinden dökülen partiküllerin bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara yol açabildiğini de dile getiren Öğütlü, "Astım hastaları başta olmak üzere solunum yolu rahatsızlığı olan kişilerin, hayvanlarla temas konusunda daha hassas davranmaları gerekir. Hayvanların yaşam alanlarının düzenli olarak temizlenmesi ve dışkı gibi biyolojik atıkların hijyenik şartlarda bertaraf edilmesi, bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde büyük rol oynar. Ayrıca hayvanlarla temas sonrası ellerin mutlaka yıkanması, muhtemel mikropların yayılmasını önler. Evcil hayvanların düzenli olarak veteriner kontrolünden geçirilmesi, aşılarının tam olması ve parazit tedavilerinin aksatılmaması da hem hayvanın hem de sahibinin sağlığını korumak adına kritik önem taşır. Her ne kadar bazı sağlık riskleri taşısa da evcil hayvanların, özellikle yalnız yaşayan bireylerde psikolojik destek sağladığı, stres ve anksiyete düzeyini düşürdüğü bilimsel olarak da kanıtlanmış durumdadır. Ayrıca çocuklarda empati ve sorumluluk duygusunu geliştirici etkileri olduğu da bilinmektedir. Aşı takvimi, temizlik, hijyen ve bilinçli bakım ile hem insanlar hem de hayvanlar sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürebilir" şeklinde konuştu.



Kedi tüyü değil akciğer kanserine yenilmiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de sitede kediler parçalanmış halde bulundu Başakşehir’de bir sitede kaybolan yavru kediler, parçalanmış halde bulundu. Olayla ilgili site yöneticisi ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Olay, dün saat 17.30 sıralarında Kayabaşı Mahallesi 26. Bölge 4. Etap’ta bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yavru kedilerini göremeyen sahipleri çevrede arama yaptı. Bu sırada bina girişinde bulunan alandan kötü kokular gelmesi ve anne kedinin sürekli bu noktaya yönelerek miyavlaması üzerine durumdan şüphelenildi. Kedi sahibi, bina sakinlerinden yardım isteyerek kilitli kapıyı açtırdı. İçeri giren bina sakinleri ve kedi sahibi, yaptıkları kontrolde yeni doğmuş 4 yavru kedinin parçalanarak öldürüldüğünü gördü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, içeride inceleme yaptı. İncelemelerin ardından site yöneticisi Şafak B., bilgisine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yandan yavrularını kaybeden anne kedinin site içerisinde dolaşarak yavrularını aramaya devam ettiği görüldü. Site sakinleri, hem binada hem de site genelinde güvenlik kamerası bulunmamasına tepki gösterdi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyardık" Site sakinlerinden Ramazan Yıldırım, "İki arkadaş, binanın girişindelerdi. Dedim, burada ne arıyorsunuz? Dediler, mescide girmemiz lazım, kedilerimiz var. Dedim, mescit kapalı. Bir hafta, iki hafta önce mi ne kapandı herhalde. Ondan sonra kedilerimiz falan var dediler. Kedi olsa dedim, ses çıkar. Ses de yok dediler. Büyük ihtimal ölmüştür dediler. Kafatasları falan, derileri yüzülmüş, kafatasları gitmiş. Yani acayip. Çok kötü şeyler yapmışlar. Büyük ihtimal birileri öldürmüştür zaten. Başka bir şey yapamaz. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyarız yani. Seste yoktu. Yan tarafta benim binam zaten. İki tane anne kedi dolaşıyordu devamlı burada. Biri siyah biride sarı. Devamlı Aşağı elektrik dairesine inip çıkıyorlardı. Hatta Yusuf Bey var, üst komşum. Onunla beraber çıkardık dışarı çok ses yapıyorlar diye. Ama herhangi bir şekilde oraya da baktım ben. O gün de ses yoktu zaten" dedi.
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."