GÜNDEM - 13 Mart 2025 Perşembe 22:38

Memleketinden uzak 40 öğrenci, anne elinin değdiği iftar sofrasında buluştu

A
A
A
Memleketinden uzak 40 öğrenci, anne elinin değdiği iftar sofrasında buluştu

Türk Kızılay’ının kadınları, ülkenin çeşitli şehirlerinden okumak için Sakarya’ya gelen 40 öğrenciye anne şefkatiyle pişirdikleri yemeklerle iftar sofrası kurdu.


Kızılay Sakarya Kadın Kolları tarafından üniversite öğrencilerine ‘Anne Eli İftarı’ adı altında yemek verildi. Kızılay Sakarya Kadın Kolları Başkanı Leyla Deniz’in ev sahipliğinde ve "Anne Eli İftarı" sloganıyla gerçekleştirilen yemeğe ülkenin çeşitli şehirlerinden okumak için Sakarya’ya gelen 40 öğrenci katıldı. Öğrenciler, akşam ezanın okunmasının ardından anne eli değen yemekleri yiyerek oruçlarını açtı.



"Biz anne sevgisiyle bu akşam onlara iftar yemeği hazırladık"


İftar yemeği sonrası konuşan Kızılay Sakarya Kadın Kolları Başkanı Leyla Deniz, "Bu akşam burada Sakarya’ya okumak için Türkiye’nin Malatya, Gaziantep, Bilecik ve Şanlıurfa gibi birçok ilinden gelen öğrencilerimiz var. Biz anne sevgisiyle bu akşam onlara iftar yemeği hazırladık. Her şeyden önce hepimiz bir anneyiz. Anne duygusuyla o yemekleri hazırlamak ve bu çocuklara yemekleri sunmak bizim için çok büyük bir onur" dedi.



"Ablalarımızın yaptığı sıcak yemekleri yemek çok güzel bir duygu"


İftar yemeğine katılan Sakarya Üniversitesi öğrencisi Kübra Kukul, "Ramazan ayında hep beraber bu kadar güzel bir sofrada oturup bu güzel yemekleri yemek çok güzel bir duygu. Uzun zamandır aile yemeği yememiştik. Ablalarımızın yaptığı sıcak yemekleri yemek çok güzel bir duygu. Yemekleri hazırlayıp bizi burada ağırlayan herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.



"Öğrencilerimiz bu gece bizi yalnız bırakmadılar"


Öğrencilerin bu programda kendilerini yalnız bırakmadıklarını belirten Kızılay Sakarya Kadın Kolları Gönüllüsü Nilüfer Pekşen, "Biz bu akşam Sakarya ve Türkiye dışından gelen öğrencileri misafir etmek istedik. Anne yemeklerini tatsınlar istedik. Evlerinden uzakta olsalar da anne sıcaklığını hissetsinler. Kızılay’da bulunmaktan çok gururluyum. İyiliğin sürekliliği olduğuna inanıyorum. Yardıma ihtiyacı olan herkese dokunmaktan dolayı çok mutluyum. Öğrencilerimiz bu gece bizi yalnız bırakmadılar. Farklı programlar hazırlıyoruz. İnsanlarımızla bir araya gelip iyiliği paylaşmak istiyoruz. Öğrencilerimizin bu programa gelmelerinden dolayı çok mutluyuz" şeklinde konuştu.



Memleketinden uzak 40 öğrenci, anne elinin değdiği iftar sofrasında buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.