ÇEVRE - 15 Ağustos 2025 Cuma 09:33

Sakarya’da denize girmek bugün de yasak

A
A
A
Sakarya’da denize girmek bugün de yasak

Sakarya’nın Karadeniz’e kıyısı bulunan Karasu, Kaynarca ve Kocaali ilçelerinde, dalga ve rip akıntısı tehlikesi nedeniyle denize girmek bugün de yasaklandı.


Kaymakamlıkların aldığı karar doğrultusunda Sakarya sahillerinde bugün de kırmızı bayrak çekildi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Grup Amirliği ekipleri, vatandaşlara denize girmemeleri yönünde uyarılarda bulunarak sahillerde denetimlerini sürdürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Evlilik vaadi iddiası: Tır şoförünün yaklaşık 350 bin TL’si gitti Samsun’da bir tır şoförü sosyal medyada tanıştığı ve evlenme vaadinde bulunduğunu öne sürdüğü kadının, hastalık ve çeşitli gerekçelerle kendisinden yaklaşık 350 bin TL aldığı iddiasıyla polis merkezine şikâyette bulundu. İddiaya göre, Muzaffer Bayraktar, geçen yıl Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde çalıştığı sırada sosyal medya üzerinden Dilek ismini kullanan bir kadınla iletişime geçti. Kadınla görüşmelerinin ardından Bayraktar, yaklaşık 6 aylık süreçte çeşitli gerekçelerle 20 bin, 30 bin ve 40 bin TL gibi farklı tutarlarda toplamda yaklaşık 350 bin TL para gönderdi. Daha sonra kadının evlenmeyeceğini ve dolandırılmış olabileceğini düşünen Bayraktar, polis merkezine giderek şikâyette bulundu. "25 bin TL değerinde yüzük aldırdı" Olayı anlatan Bayraktar, "Geçen sene Hatay Kırıkhan’da çalışıyordum. Orada şoförlük yapıyordum. Sosyal medyadan Dilek isimli bir şahıs bana mesaj yazdı. Kendisinin eşinin depremde vefat ettiğini, bir tane kızı olduğunu, kızı ile birlikte yaşadığını ve evlilik düşündüğünü söyledi. Bir hafta telefonla konuştuk. Kendisinin yanına gittim; kızıyla birlikte yanıma geldi. Bir kafede oturduk ve tanıştık. Bana ailesinin ciddi olduğumuzu düşünmesi için yüzük almam gerektiğini söyledi. 25 bin TL değerinde kendisine bir yüzük aldırdı. Yüzük parasının yarısını IBAN’dan attım, diğer yarısını da peşin verdim. Bu şekilde konuşmalarımız devam etti" dedi. "Hastalıktan ve çocuğun okul masrafları için para talep etti" Kadının kendisinden çeşitli sebeplerden dolayı para talep ettiğini belirten Bayraktar, "Annesinin kanser hastası olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyledi. Para talep etti. Ben kendisine paraları gönderiyorken "borç olarak gönderiyorum" olarak yazdım. Bana "Neden borç olarak veriyorsun" diye sordu. Ben de "Evlenirsek geri ödemene gerek yok, eğer evlenmezsek geri ödersin" dedim. Kendisi güvenlik görevlisi olduğunu ve kadın sığınma evinde çalıştığını söyledi. Bir hafta sonra açığa alındığını ve ihtiyaçları olduğundan dolayı paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Annesinin 23 bin TL değerinde akıllı ilaç alması gerektiği için para talep etti. Kendisiyle yaklaşık 5-6 ay konuştum. Kendisinin göğüs kanseri olduğunu ve tedavi görmesi gerektiğini söyledi. Bu süreçte kendisi ameliyat parası ve akıllı ilaç parası adı altında 20 bin, 50 bin, 30 bin, 15 bin TL talep etti. Bunu yanı sıra çocuğunun okulunu değiştireceğini ve onun ihtiyaçları için yaklaşık 70 bin TL daha para istedi. Bu kadın sürekli benden talep etti. Annesinin ve kendisinin hastalığından dolayı sürekli beni oyaladı" diye konuştu. Şikayetçi oldu Kadından şikayetçi olduğunu ifade eden Bayraktar, "Bu kadının dolandırıcı olduğunu öğrendim ve hakkında polis merkezine şikâyetçi oldum. Şikâyetçi olduğumda kendisinin evli ve 2 çocuğunun olduğunu öğrendim. Gerekli şikayetlerde bulundum. Gerekirse Adalet Bakanlığı’na yazacağım" şeklinde konuştu.
İstanbul Üsküdar’da uyuşturucu operasyonu: 5 tutuklama Üsküdar’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik düzenlenen operasyonda, yüklü miktarda uyuşturucu madde ve silah ele geçirilirken, gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce uyuşturucu madde ticareti suçunun önlenmesi ve şüpheli şahısların tespit edilerek yakalanmasına yönelik Üsküdar’da çalışmalar yürütüldü. Çalışmalar kapsamında, 4 Şubat saat 01.00 sıralarında uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen şahıslar takibe alındı. Bulgurlu Mahallesi ve Armağanevler Mahallesi’nde bulunan 3 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda S.A. (30), K.K. (30) ve R.Y. (36) isimli şüpheli şahıslar yakalandı. Adreslerde yapılan aramalarda; 504 gram kokain, 40,4 gram taş kokain, 55,3 gram toz kokain, 753,9 gram esrar, 1 adet sıvı amonyak çözeltisi bulunan şişe, 1 adet gaz maskesi, 3 adet hassas terazi, 1 adet metal öğütücü kutu, 1 adet sigara sarma kağıdı, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet şarjör ve 11 adet fişek, 1 adet cep telefonu ile 110 bin 600 TL ve 20 Euro ele geçirildi. Çalışmaların devamında olay yerinde şüpheli bir araç fark edilerek durdurulmak istendi. "Dur" ihtarına uymayarak kaçan araçtaki S.G. (42), T.S. (32) ve S.M. (43) isimli şüpheli şahıslar kısa sürede yakalandı. Konu ile ilgili yakalanan S.A., K.K., R.Y., S.G. ve T.S. isimli şahıslar "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçlarından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi, S.M. isimli şahıs hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.
Samsun Glütensiz beslenme trendine profesörden uyarı: Teşhis yoksa sağlık riski var Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda moda haline geldiğini belirterek, herhangi bir hastalık teşhisi olmadan bu şekilde beslenmenin ilerleyen süreçte bazı vitaminler, mineral ve besin eksikliklerine yol açabileceğini söyledi. Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda bir trend haline geldiğini belirterek, bunun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Glütensiz beslenmesi gereken bireylerin büyük bir bölümünü çölyak hastalarının oluşturduğunu ifade eden Anıl, "Fbromiyaljide, bağırsak sendromlarında, otizmin bazı gruplarında, haşimatonun bazı durumlarında, glüten alerjilerinde ve sebebi açıklanmayan bazı özel durumlarda glütensiz beslenme gerekiyor. Ancak son dönemde sadece moda veya trend olduğu için glütensiz beslenmek isteyenleri duymaya başladık. Glüten, buğdayın içinde bulunan bir proteindir ve teşhis konulan kişilerin tüketmemesi gerekir, aksi halde rahatsızlık verir" dedi. "Teşhis olmadan glütensiz beslenmek ileride sorunlara yol açabilir" Yaklaşık 15 yıldır glütensiz beslenme üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Anıl, bilinçsiz glütensiz beslenmenin tehlikelerine dikkat çekerek, "20 miligramlık glüten bile bu bireylerde zor anlar yaşatabiliyor ve hastalığı ilerletebiliyor. Ancak diyet yapmak isteyen bazı kişiler ‘glütensiz besleniyorum’ diyerek bunu bir trend haline getirdi. Bu çok sıkıntılı bir durumdur. Eğer herhangi bir hastalık teşhisi konulmadan glütensiz beslenmeye devam edilirse, bazı vitaminler, mineral ve besin bileşenleri gıdalardan alınamaz. Bu da uzun vadede sağlığa zarar verir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Anıl, Samsun’un Atakum ilçesinde açılan özel glütensiz kafeterya ile Büyükşehir Belediyesinin glütensiz kafesinin ise teşhisli bireyler için önemli ve olumlu gelişmeler olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmalar teşhisli bireyler için sürüyor Glütensiz ürün geliştirme çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Anıl, "Bilim durmuyor. Bazı baklagillerden ve mısır unundan iki farklı tarhana geliştirdik. Glütensiz ürünlerde aynı lezzeti yakalamak zordur ama biz bunu bilimsel ortamda aslında uygun hatta daha üstün özelliklerde geliştirdik. Özellikle çocuklar için glütensiz cips ürettik. Ayrıca fonksiyonel özellikleri yüksek bir ürün elde ettik. Tatlı ihtiyacına yönelik olarak da bakla şekeri üzerinde çalışıyoruz. Bakla şekeri üzerine yüksek lisans tezinin tamamladık. Patent aşamasındayız. 9 farklı bakla şekerini bu hastaların faydasına sunacağız" diye konuştu.
Samsun Lavanta kadınların elinde çeşitli ürünleri dönüşüyor: Yağ, mum, kolonya Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında rağbet görüyor. Kadınlar lavantayı işleyip yağ, kolonya, çay ve mum gibi ürünlere dönüştürüyor ve çeşitli etkinliklerde pazarlıyor. Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında ilgi görmeye devam ediyor. Kadınlar, lavantayı işleyerek yağ, mum, kolonya ve çay gibi ürünlere dönüştürüyor, ürettikleri ürünleri çeşitli etkinliklerde ve fuarlarda satışa sunuyor. Kavak Kadın Kooperatifi Başkanı Hümeyra Çelik Uyanık, "Kavak’ta şu an 600 dönüm arazide lavanta yetiştiriliyor. Lavanta yağları yine mahallede çıkartılıyor. Bu tür fuarlarda ve çeşitli etkinliklerde pazarlanıyor. Kozmetikte kullanılabiliyor, çay olarak da değerlendirilebiliyor. Özellikle Kavak’ın iklimi Isparta bölgesine benzetildiği için çok verimli şekilde yetiştiriliyor. Şu anda yağı, çiçeği ve tonikleri üretiliyor. Kolonya da üretiliyor" dedi. "Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" Lavanta üreticisi Melike Kurtoğlu, "Büyükşehir Belediyesinin hibe desteği ile bu işe başladım. Şu anda yağlık üretim yapıyorum. Lavanta yağlarını Kavak’ta yetiştiriyoruz. 11 dönümlük bir arazim var ve orayı değerlendiriyorum. Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" diye konuştu. "Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı" Özden Özçelik ise, "5 senedir lavanta işi yapıyoruz. Hem turizme açık bir yer. Ziyaretçiler gelerek fotoğraf çekimi yapıyor. Bunun yanı sıra kendi ürünlerimizin üretimini yapıp satışını gerçekleştiriyoruz. Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı. Öncelik olduk. 5 senedir devam ediyoruz" şeklinde konuştu.