EĞİTİM - 24 Eylül 2025 Çarşamba 14:43

SUBÜ Teknofest 2025’te 9 ödülün sahibi oldu

A
A
A
SUBÜ Teknofest 2025’te 9 ödülün sahibi oldu

SUBÜ, Teknofest 2025’i 6 kategoride kazandığı 9 ödül ile tamamladı. Teknofest 2025 İstanbul’da ise 18 takımla finallerde yer almayı başardı.


Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ); İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Çanakkale’de düzenlenen Teknofest 2025’i 6 kategoride kazandığı 9 ödül ile tamamladı. Teknofest 2025 İstanbul’da ise 10 kategoride 18 takımla finallerde yer almayı başardı. Öğrencilere Rektör Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Telçeken ile T3 Vakfı Sakarya Sorumlusu Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Kalaycı eşlik etti. Yarışmalar çerçevesinde SUBÜ için ayrılan alanlarda birçok ziyaretçi de ağırlandı. SUBÜ, ilk ödülünü TÜBİTAK 2242 Türkiye Araştırma Proje Yarışması Sosyal Yenilikçilik ve Girişimcilik Kategorisi’nde ‘Farmer AI’ isimli proje ile alarak bu kategoride Türkiye birincisi oldu. Ardından Kocaeli’nin Gebze ilçesinde düzenlenen TÜBİTAK Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları Elektromobil Kategorisi’nde yerli ürün geliştirme ve ivmelenmede ikincilik elde etti. Ayrıca ‘Kurul Özel Ödülü’ ile ödüllendirildi. Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü’nde yarışmalara hazırlanan takımlardan Atech, Teknofest Mavi Vatan adı altında İstanbul Tuzla’da Roketsan iş birliği ile düzenlenen Su Altı Roket Yarışması’nda En İyi Takım Ruhu Ödülü kazandı. SUBÜ ev sahipliğinde HAVELSAN iş birliği ile düzenlenen ve 5 gün süren Sürü İHA Yarışması’nda ise ABRA Swarm takımı, performans ikinciliği ile birlikte En İyi Takım Ruhu Ödülüne layık görüldü. SUBÜ, Çanakkale Gökçeada’da düzenlenen Savaşan İHA Yarışması’nda ise ABRA SİHA takımı ile performans ikinciliği, Yutpa SİHA takımı ile En İyi Takım Ruhu Ödülü elde etti. SUBÜ’den doğan Vechür Havacılık şirketi ise T3 Girişim Merkezi Hızlandırma Programı’na seçilen 4 girişimden biri olmayı başararak ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.



"Artık birincilikler ve ikincilikler ile özel ödülleri de toplamaya başladık"


Teknofest’te artık standart bir başarı düzeyi yakaladıklarını kaydeden SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, "Yarışmayı düzenleyen ekipten sahada bulunan görevlilere ve takımlara kadar artık herkes üniversitemizi tanıyor ve başarılarımızı takdir ediyor. Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğümüz sadece öğrencileri yarışmalara hazırlamak için imkan ve destek sunmuyor. Bizler için teknoloji yarışmaları da sadece ödül alınacak organizasyonlar anlamını taşımıyor. Biz bu süreçleri sürekli öğrenme, özgüven kazanma ve uygulama becerisi geliştirme anlamında çok kıymetli buluyoruz. Öğrencilerimizi özellikle bu anlamda teşvik ediyoruz. Nitekim artık birincilikler ve ikincilikler ile özel ödülleri de toplamaya başladık. Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğümüzden doğan şirketlerimiz var ve bu şirketler sahadaki sorunlara çözüm üretmenin yanı sıra inovatif işlere de imza atıyorlar. En güzel örneklerinden birini yine Vechür Havacılık bize göstererek hızlandırma programına seçilmeyi ve 800 bin liralık destek elde etmeyi başardı. Bu anlamda çaba gösteren tüm öğrencilerimize, Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğümüze ve danışman hocalarımıza teşekkür ediyorum. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda kazandığımız tecrübeler ve yetiştirdiğimiz öğrencilerle ülkemizin gelişimine katkı sağlamaya ve nitelikli mezunlar yetiştirmeye devam edeceğiz" dedi.



SUBÜ Teknofest 2025’te 9 ödülün sahibi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa CBÜ’de kariyer rüzgarı "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla ilk kez düzenlenen MCBÜKAF’26 Kariyer Fuarı, binlerce öğrenci ve mezunu iş dünyasıyla buluşturdu. 71 kurumun destek verdiği fuarda eğitimler, paneller, atölyeler ve networking etkinlikleri yoğun ilgi gördü. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) tarafından "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla bu yıl ilk kez düzenlenen Kariyer Fuarı MCBÜKAF’26 kapılarını açtı. Üniversite öğrencileri ve mezunlarını iş dünyasıyla bir araya getiren fuar, yoğun katılımla başladı. Manisa CBÜ koordinasyonunda gerçekleştirilen fuar, üniversitenin ev sahipliğinde düzenlenen ilk kariyer fuarı olma özelliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi himayesinde düzenlenen Ege Kariyer Fuarı’na ev sahipliği yapan Manisa CBÜ, bu kez kendi kariyer fuarını organize etti. Manisa CBÜ Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Alanı’nda gerçekleştirilen MCBÜKAF’26’da; eğitimler, seminerler, atölye çalışmaları, firma tanıtımları, sunumlar, mülakatlar, yarışmalar ve sosyal etkinlikler yer aldı. Açılış töreni Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde düzenlenirken programa Manisa Vali Yardımcısı Dr. Mustafa Harputlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Fatih Zeren, Manisa İşkur İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, Manisa OSB Müdürü Funda Karaboran, Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, akademisyenler, sanayiciler, öğrenciler ve mezunlar katıldı. Programda konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, ilk kez kendi bünyelerinde kariyer fuarı düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Fuarda 3 ana sponsorun yanı sıra 13 kamu kurumu ve STK dahil toplam 71 kurumun yer aldığını belirten Kibar, yaklaşık 110 oturumla öğrencilere önemli katkılar sunmayı hedeflediklerini söyledi. Yaklaşık 10 bin öğrencinin fuardan faydalanmasının beklendiğini ifade eden Kibar, öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurabileceği networking etkinlikleri ve iş birliği toplantılarının da gerçekleştirileceğini kaydetti. Kariyer fuarının üniversite-sanayi, üniversite-kamu ve üniversite-toplum iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Kibar, "Öğrencilerimizi yalnızca akademik anlamda değil sosyal ve mesleki anlamda da geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Konuşmaların ardından fuara destek veren kurum ve firma temsilcilerine plaket ve teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra protokol üyeleri, Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde kurulan stantları ziyaret etti. İki gün sürecek olan MCBÜKAF’26 Kariyer Fuarı, öğrenciler ve mezunları iş dünyasıyla buluşturmaya devam edecek.
Samsun Vali Tavlı’dan sel açıklaması: "Can kaybı ve yaralama yok, iş yerlerinde zararlar mevcut" Samsun Valisi Orhan Tavlı, Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketinde can kaybı ve yaralanma yaşanmadığını, ancak iş yerlerinde ciddi hasar oluştuğunu açıkladı. Havza ilçesinde sel bölgesinde incelemelerde bulunan Vali Orhan Tavlı, ilçe merkezindeki Hacı Osman Deresi’nin taşması sonucu çok sayıda iş yeri ve aracın zarar gördüğünü belirterek, "İş yeri sahiplerine ve vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şu ana kadar herhangi bir can kaybımız bulunmuyor. Yaralanmaya ilişkin de bir ihbar almadık. Ancak iş yerlerinde ciddi zararlar mevcut. Sahada temizlik ve hasar tespit çalışmaları devam ediyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi, SASKİ, AFAD, Devlet Su İşleri ve Havza Belediyesi ekipleri bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Kolluk kuvvetlerimiz gerekli güvenlik tedbirlerini aldı. Sağlık ekiplerimizle birlikte tüm ekipler koordineli şekilde görev yapıyor. Temizlik çalışmaları aralıksız devam ediyor. İnşallah en kısa sürede toparlayacağız" dedi. Vatandaşlar felaketi anlattı Özellik Havza ilçe merkezinde bulunan esnafın araç ve işyerleri büyük zarar gördü. Felaketi yaşayan vatandaşlardan Bahadır Kaya, "Böyle bir şeyi daha önce görmedik. Aniden yakalandık, mahsur kaldık. Yağmur bir anda bastırdı. Kepçeler gelip bizi kurtardı. Dükkanların hepsi zarar gördü. Havza şu anda felç durumda" diye konuştu. Bayram Şenses ise "Her şey zarar gördü. Su seviyesi neredeyse boyumuzu aşacaktı. Araçları sürükleyip götürdü" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sanık Stratejist Necati Özkan: "Veriyi kullanan birisi olsam, salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın?" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan stratejist Necati Özkan, "İddianame diyor ki, ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve sır niteliğinde olan bilgilerin Dark Web olarak bilinen ve internetin karanlık oda alemi olarak nitelenen platforma Ekrem İmamoğlu talimatıyla Necati Özkan tarafından yüklendiği.’ Bir kere ben dijitali bilmem, veriyi bilmem, ben 67 yaşındayım. Ayrıca ben veriyi kullanan birisi olsam, affedersiniz ama salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın? Niye onu kendime saklamayayım?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Necati Özkan savunma yaptı. İddianamede Necati Özkan hakkında yapılan değerlendirmede, teknoloji yatırımcısı tutuklu sanık Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, verilerin temininin dolaylı olarak Necati Özkan tarafından sağlandığı belirtilmişti. Özkan’ın Osint (açık kaynak istihbaratı) isimli internet aleminin yer altı olarak nitelendirilen dijital ortama başta İBB’nin internet adresi olmak üzere, belediyeye ait çok sayıda mail adresinin ve şifresinin Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile aktarıldığı ve belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ve iç yazışmaları başta olmak üzere mail içeriklerindeki datalara erişildiği iddianamede kaydedilmişti. Ekrem İmamoğlu tarafından vatandaşların kişisel bilgilerinin mevcut nüfuzun kullanılmasıyla ele geçirilip yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktarıldığı, siyasi amaçlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bunun sanıklar Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte gerçekleştirildiği iddianamede aktarılmıştı. "Hüseyin Gün kim benim bu adamla ne ilişkim olabilir?" Özkan savunmasında, "Bu davada 6 buçuk aydır tutukluyum. 14 aydır da İBB ana davasından tutukluyum. Her iki davada da herhangi bir suç işlemediğimi, kanuna, ahlaka, adaba aykırı hiçbir iş yapmadığımı çok iyi biliyorum. Bu olayın başlangıcından başlamak istiyorum. Televizyon kanalını açtığımda Tele1 ve Merdan Yanardağ’a ilişkin bir soruşturmanın başlatıldığı haberini gördüm. Sonra davanın içerisinde benim adımın da geçtiğini gördüm. Hüseyin Gün diye bir isimden bahsediliyor, benim adımdan bahsediliyor ve Ekrem İmamoğlu’ndan bahsediliyor. Şaka gibi inanamadım. Hakikaten rüyada mıyım diye kendimi çimdik attım. Hafızamı zorladım Hüseyin Gün kim, benim bu adamla ne ilişkim olabilir? En ufak bir şey hatırlayamadım" dedi. "Veriyi kullanan birisi olsam, salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın?" Necati Özkan, "Merdan Yanardağ ile hayatımda iki kez bir araya geldim. Biri dün, biri bugün burada. Ben Hüseyin Gün’den herhangi bir veri talep etmedim. Dün kendisine de sordum huzurunuzda. Herhangi bir veri talep etmedim, herhangi bir rapor talep etmedim, herhangi bir veri paylaşmadım. Zaten ifadelerinde de buna ilişkin hiçbir şey yok. İddianame diyor ki, İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve özünde sır niteliğinde olan bilgilerin Dark Web olarak bilinen ve internetin karanlık oda alemi olarak nitelenen platforma Ekrem İmamoğlu talimatıyla Necati Özkan tarafından yüklendiği. Bir kere ben dijitali bilmem, veriyi bilmem, ben 67 yaşındayım. Ben dijitale doğmuş bir insan değilim, bilmem bu alanı. Ayrıca ben veriyi kullanan birisi olsam, dijitalde bir şeyler yapan birisi olsam çok affedersiniz ama salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın? Niye onu kendime saklamayayım?" dedi. "Devletin uzmanları bakmadılar mı Wickr’e" Özkan, "İddianame diyor ki ‘Hüseyin Gün’ün kripto program olan ve farklı suç örgütlerince kullanılan Wickr isimli haberleşme programını kullandığı ve Necati Özkan ile tüm görüşmelerini bu program üzerinden gerçekleştirdiği.’ Ben alındığımda cep telefonuma el konuldu. Sorar sormaz cep telefonumun şifrelerini verdim. Cep telefonum 14 aydır devlette. Devletin uzmanları bakmadılar mı Wickr’e? Benim cep telefonumda Wickr buldular mı? Ben FaceTime kullanamıyor muyum ya da ben Telegram kullanamıyor muyum? Niye ben başka bir şey illa da bir şey indireyim de onu öğrenmeye çalışayım?" ifadelerini kullandı. Necati Özkan’a mahkeme başkanı tarafından "Wicker denilen programı kullanmadım dediniz. Oradaki o vuruşlar, o linkler size ait değil o zaman?" sorusu soruldu. Özkan, "Asla, değil, bana ait değil efendim. Hüseyin Bey tersine bir şey söyledi ama yanlış hatırladığını düşünüyorum. Ya da etkin pişmanlık ifadesinin gereğinin bu olduğunu düşündüğünü düşünüyorum" yanıtını verdi. Duruşma savunmaların ardından yarına ertelendi.