ASAYİŞ - 03 Nisan 2026 Cuma 13:09

’Umre dolandırıcılığı’ iddiasında firma sahibinden açıklama

A
A
A
’Umre dolandırıcılığı’ iddiasında firma sahibinden açıklama

Sakarya’nın Akyazı ilçesinde, umre ibadetini yerine getirmek isteyen yaklaşık 200 kişiyi dolandırmakla suçlanan firmanın sahibi, tehdit mesajları aldığını, kimseyi dolandırmadığını, herkesin mağduriyetini gidereceğini söyledi.


Sakarya’da umre ibadetini yerine getirmek için bir firma ile irtibata geçen yaklaşık 200 kişilik grup, kişi başı ortalama bin 500 dolar ödedi. Ödemeyi yaptıkları firma yetkilisinden bir daha haber alamadıklarını iddia eden ve 3 Nisan akşamı umre uçuşunun olması gerektiğini söyleyen vatandaşlar, Akyazı ilçesindeki polis merkezine giderek şikayette bulundu.



Dolandırıldıklarını iddia eden umreciler sitem etti


Tuna Tokat, "Daha önce hiç böyle bir sıkıntı olacağını tahmin etmemiştik. Zaten İstanbul şubesi de kapanmış, Adapazarı şubesi de kapatmış. Kişi başı bin 300 dolar, bin 400 dolar bandında bir para. Normalde Akyazı’da 1800 kişi ama genel olarak Adapazarı, İstanbul ve Akyazı toplamı 7 bin kişilik bir dolandırma söz konusu. Mağduruz, parayı da ödedik" dedi. Tur firmasının Akyazı temsilcisi O.Ç.’nin gözaltına alındığını söyleyen Tokat, "Bundan önce Akyazı’dan giden kafileler de aynı şekilde Suudi Arabistan’da kalmış zaten, çıkamıyorlar ülkeden. Kendi imkanları ile geri dönecekler. Elham-Tur ortada yok. Gittiğimiz zaman ’tadilat dolayısı ile kapalıyız’ diyor. O.Ç.’de aynı şeyi söylüyor, "Bende dolandırıldım, benim haberim yok, ne yapacağımı bilmiyorum" diyor. Bin 800 kişilik WhatsApp grupları kurulmuştu, önceden mesaj atabiliyorduk, artık sadece yöneticiler yazabiliyor. Madem işin içinde değilsin, grupları niye kapatıyorsun? Şuan toplu şekilde yüzden fazla kişi içeride ifade veriyor ama süreç nasıl işleyecek bilmiyoruz. Tur firmasından hiçbir şekilde geri dönüş yok. Telefonlar açılmıyor, kayıp. Sahibinin yurt dışına kaçtığı söyleniyor. Umreye gidenler de orada kalmış. Ne bir otel ne bir şey, geri dönecekler ama ne zaman dönecekler belli değil. Bize bu sabah yazı geldi, ’Ortadoğuda çıkan savaş, İran-İsrail savaşı füze sahasını vurduğundan dolayı uçaklar gidemiyor’ gibi bahaneler atılıyor. Biz Sakarya Müftülüğü ile görüştüğümüz zaman, ’Böyle bir şey yok. Sizi oyalıyorlar’ dendi" ifadelerini kullandı.



Firma sahibi tehdit mesajları aldığını öne sürerek kendini videoya aldı


Yaklaşık 200 kişiyi dolandırmakla suçlanan firmanın sahibi Ü.S. ise bir video mesajla açıklama yaptı. Ü.S., tehdit mesajları aldığını, kimseyi dolandırmadığını belirterek savunarak, "Ben Elham Tur’un sahibiyim. Bu iş buralara nasıl geldi, nasıl böyle oldu inanamıyorum kabus gibi. Ama ben dolandırıcı değilim, bir yere kaçmadım. 1 yaşında çocuğumun ve karımın ölümle tehdit edilmesi yüzünden ki ona da son dakikaya kadar direndim. Adam gelmiş bir yeren belinde silah bekliyor ve ‘Bana para vereceksin’ diyor. Direndim ama çocuğumla karımı ölüme götürmek istemedim. Onları güvenli bir yere almak istedim ve ne kadar güvenli bilmiyorum. Ben dolandırıcı değilim, bunun herkes biliyor. Mağdur olanlar bile referans ile gelenler. Biz binlerce insandan dua aldık. Binlerce insana destek verdik ve kapımızdan çevirmedik. ‘300 dolarım var gitmek istiyorum’ diyene, ’10 tane hafızım var’ diyene gel dedik. Beni tanıyan tanıyor, kesinlikle dolandırıcı değilim. Hiçbir haberi izleyemiyorum psikolojim bozulmasın diye. Tamamen çocuğumun ve karımın can güvenliğini düşünüyorum. Avukatım bütün süreci hukuken yürütecek bunların hepsini sunacak. Bizim nasıl mağduriyeti gidermeye çalıştığımızı, ödemeleri ve dekontları gösterecek. 2 Nisan günü bile hâlâ ödeme yapıyorum ve bunların hepsinin dekontu var. Dosya açılır açılmaz bunları sunacak avukatım. Ben bugüne sıfırdan tırnaklarımla kazıyarak gelmiş bir insanım. Ben çoluğumun çocuğumun ağzına haram lokma sokmam. Ölmeden arkamda bir tane kul hakkı bırakmak istemiyorum. Bu bir batış dolandırıcılık değil, bunun bir dünya sebebi var ama bunların arkasına sığınmayacağım. Ben avukatıma bütün mağduriyetlerin giderilmesi için hukuki bir takvim açtırıp herkesin mağduriyetini gidereceğim. Ben bir yere kaçmadım gerçekten elimden ne geliyorsa yapacağım. Sadece tehditlerden dolayı eşimin ve çocuğumun güvende olmasını istiyorum. Arkamızda bir tane bile mağdur bırakmayacağız" dedi.



’Umre dolandırıcılığı’ iddiasında firma sahibinden açıklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
Çanakkale Diyetisyen Sarıbudak: Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemli Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramında kırmızı et tüketiminin yoğun olduğuna değinerek, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Aile fertlerinin toplandığı, birlik ve beraberlik içerisinde geniş sofraların kurulduğu Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığı artıyor. Bu nedenle Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Diyetisyen Selin Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki eminimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirme daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.