EĞİTİM - 28 Nisan 2023 Cuma 14:04

OKAF’23 başladı

A
A
A
OKAF’23 başladı

Samsun’da düzenlenen Orta Karadeniz Kariyer Fuarı (OKAF’23) açılış töreni ile başladı.

Samsun’da düzenlenen Orta Karadeniz Kariyer Fuarı (OKAF’23) açılış töreni ile başladı.


Birçok kamu ve özel sektör temsilcisinin kendi meslekleri ile alakalı standının bulunduğu, gençlere kariyer hedefleri hakkında bakış açısı sağlayan OKAF’23 bugün yapılan törenle kapılarını ziyaretçilerine açtı. OKAF’2023 için Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da ve dışarısına stantlar kurulurken, fuarın açılış töreni Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Salonu’nda yapıldı.


Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan tören protokol konuşmaları ile devam etti. Açılışta konuşan OMÜ Kariyer Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal Yıldızlı ve Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, katılımcılara ve sponsorlara teşekkür etti. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay da yaptığı konuşmada kariyer fuarlarının önemine ve gençlere olumlu etkilerine değindi.


Kariyer fuarının gençlerin vizyon kazanmasına ve kariyer hedeflerinde büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, “Kariyer fuarı yalnız başına bir şey çözer mi? İşe yarar mı, iş görür mü? Görür. Fayda sağlar mı sağlar. Ama yalnız başına bir şey çözmez. Ben size şimdi bunun arkasında neler çalıştığından bahsedeceğim ki siz çoğunuz bunu biliyorsunuz. İlk yıl 11 bölgemizde bölgesel kariyer fuarı düzenledik. Ama bu 11 bölgenin içerisinde Ankara ve İstanbul yoktur. Gençler, dikkatinizi çekmiştir bu. Ankara ve İstanbul’da yapmadık biz bunu. Erzurum’da yaptık, Diyarbakır’da yaptık. Mersin’de, Adana’da yaptık. Antep’te vesaire yerlerde yaptık. Yani merkezin dışındaki bizim üniversitelerimizde okuyan ve gerek kamu gerekse özel sektör şirketlerinden haberdar olması gerektiğine inandığımız kariyer farkındalığı geliştirmesi gerektiğine inandığımız gençlere devleti ayaklarına götürdük. Özel sektörü ayaklarına götürdük. Kime? Merkezde her zaman bu tür fırsatlara ulaşan, ulaşma imkanı olan şehirlere değil merkezin dışındaki şehirlere bunu yaptık. Bu yıl eğer deprem felaketiyle karşılaşmasaydık 11 tane bölgesel kariyer fuarı, üç tane de uluslararası fuar yapmak suretiyle çok ciddi bir kapasiteye ulaşmış olacaktık. Ama kısmet değilmiş. Bu sene çoğunu iptal etmek zorunda kaldık” dedi.



“Yetenek Kapısı öğrenciye, mezuna ve işverene devletin hizmeti”


Yetenek Kapısı hakkında da bilgiler veren Salim Atay, “Arkadaşlar buraya girerken hepiniz bir sisteme kaydoldunuz. Biz mesela şu anda bu fuarda ‘ben de gideceğim oraya’ diyen kaç kişi olduğunu biliyoruz. 21 bin 500 küsur kişi kayıt yapmış. Nerede, nereye yaptınız siz bu kaydınızı? Yetenek kapısına yaptınız. Yetenek kapısı neresi? Yine Cumhurbaşkanlığımızın geliştirdiği sizlerin hizmetine sunduğu bir araç. Ne oluyor peki orada? Sadece kayıt mı alınıyor? Hayır, içeride 10 bine yakın şirket var arkadaşlar. Senenin 365 günü size hizmet sunuyor. Ne yapıyorlar? 10 bine yakın şirket, 1 milyon 400 bin civarında da öğrenci var. Gönüllü gelip oraya kaydoldu. Yani üniversitelerde okuyan herkesi o sistemin içine boca etmedik. Kim var? 1 milyon 400 bin üniversiteli kim? ‘Ben bu sistemi kullanmak istiyorum’ diyen 1 milyon 400 bin öğrenci geldi. Şimdi sistemde kayıtlı. Bir yanda 10 bine yakın şirket var. Bir yanda 1,4 milyon civarında öğrenci var. Bu şirketler sürekli her gün orada iş ve staj ve benzeri duyurulara çıkıyorlar. İçeride şu anda yüzlerce iş ilanı, açık iş ilanı var. Yani bu sizin bir kere mezun olduğunuzda veya mezun olmadan önce gerek özel sektörde, gerek kamuda işle ilgili sorunlarınıza doğrudan çözüm üreten bir araçtır. E peki işliyor mu? İşliyor ki 10 bine yakın şirket. Nasıl biz üniversitede kayıtlı üniversitenin öğrenci sisteminde kayıtlı öğrencinin hepsini oraya boca etmiyorsak, şirketleri de boca etmiyoruz. Bunun faydasına inanan, orada yetenekli gençleri bulacağına inanan firma gelip oraya kaydoluyor. Ne öğrenciden delikli kuruş alıyoruz, ne de firmadan. Bunun tamamı devletin hizmeti. Kime öğrenciye, kime mezuna, kime işverene” diye konuştu.


Programa Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı da katılım sağladı. Vali Dağlı ve beraberindeki protokol üyeleri açılışın ardından yerli ve uluslararası öğrencilerle birlikte stantları gezerek, incelemelerde bulundular.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Doğan; "Bir şehri gerçekten yaşanır kılan, kadınların gücü, mutluluğu ve enerjisidir" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların yerel ve uluslararası alanda yürüttüğü mücadelelerin bir ürünü olduğunu belirten Başkan Doğan, "Sevgili kadınlar, Merkezefendi’mizin her sokağında, her mahallesinde sizin emeğiniz ve iziniz var. Biz şuna inanıyoruz, bir ilçeyi, bir şehri gerçekten yaşanır kılan, kadınların gücü, mutluluğu ve enerjisidir. Siz varsanız bu ilçe, bu şehir, bu toplum güçlüdür. Merkezefendi Belediyesi olarak tüm çabamız, kadınların hayatın her alanında daha fazla yer almasını, mutlu ve huzurlu olmasını sağlamak. Sizi destekleyen, sesinizi duyuran ve her adımda yanınızda olan bir anlayışla var gücümüzle çalışıyoruz. Biliyorum ki bizler, dayanışma içinde olduğumuz sürece her zorluğu aşar, her hayali gerçeğe dönüştürürüz. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğü ile kadınlara birçok hak tanımış ve bu sayede kadınlarımız ülkemizin ilerlemesine önemli katkılarda bulunmuştur. Kadınların karşılaştığı şiddet, cinayet ve taciz gibi olumsuzlukların son bulduğu, kadınların başarılarıyla anılan bir dünya diliyorum. Emeğiyle, mücadelesiyle ve varlığıyla dünyayı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız" dedi.
İstanbul Okan Buruk: "Günün sonunda buradan çok önemli bir 3 puanla dönüyoruz" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Beşiktaş deplasmanından çok önemli 3 puanla döndüklerini söyledi. Buruk, ayrıca kaleci Uğurcan Çakır’ın, Premier Lig seviyesinde bir kaleci olduğunu vurguladı. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Galatasaray deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Buruk, sözlerine 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek başladı. Zor bir deplasmanda oynadıkları belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Özellikle Beşiktaş’ın son haftalardaki yükselen formu, onların oynadıkları maçlar ve transfer döneminden sonraki performansı, sor bir maç olacağını biliyorduk. İlk yarı bizim için çok daha beklediğimiz ve topun bizde olduğu, daha çok pozisyona giren, daha çok topa sahip olan, rakibi çok fazla kalesine getirmeyen, ön alan baskısıyla birlikte kazandığı toplarla da doğru geçişler yapan bir takım vardı. İlk yarıyı 1-0 önde bitirdik. 20. dakikada Barış’ın bir penaltı pozisyonu var, gördüğümüz kadarıyla ayağına basma varmış. Rakibimizin de ilk yarıda kırmızı kartla ilgili bir itirazı oldu. Değerlendirme farklı bir şekilde olabilirdi. İkinci yarıya baktığımızda çok iyi başlamadık ama devamında bence 10 kişi oynadığımız bölümde Sane’nin şanssız bir kırmızı kartı oldu. Topa gitmek isterken rakibinin ayağına basıyor. İstem dışı mı, bilerek mi? Bu da tabii ki değerlendirilebilecek bir şey ama 10 kişi kaldığımız bir karşılaşmada devamında iyi mücadele ettik. Hatta 10 kişi kaldığımız bölümde de ön alanda zaman zaman baskı yaptık, rakibe geçiş yapma şansı bulduk ve birkaç pozisyonumuz oldu ama rakibimizin de çok fazla kalemize attığı şut oldu. Özellikle ceza sahası dışından çok fazla şut attılar. Maçı değiştirmek için 11-10 iyi mücadele ettik ve günün sonunda buradan çok önemli bir 3 puanla dönüyoruz. Başta oyuncularım olmak üzere buraya gelen taraftarlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Her zaman yanımızdalar, her zaman destek veriyorlar. Şimdi kafamızı kaldırıp 3 gün sonraki Liverpool maçına iyi bir şekilde hazırlanacağız" diye konuştu. "Bu tür kritik maçları çok iyi oynayan bir Galatasaray var" Ligde hala zor deplasmanları olduğun hatırlatan 52 yaşındaki teknik adam, "Rakiplerimizle hala oynayacağız. En yakın rakibimizle deplasman maçlarımız var, zor deplasmanımız var. Çok formda bir Başakşehir takımıyla haftaya oynayacağız. Bu fikstür kolay bir fikstür değil. Ama hep şunu söylüyorum; yani bu tür kritik maçları çok iyi oynayan bir Galatasaray var. Bugün de bunu gösterdik ve kazanmasını bildik. O yüzden önemli bir avantaj yakaladık ama dediğim gibi şu an çok erken. Sadece iki maçlık bir performans sizin bir andaki puan durumundaki yerinizi değiştirebilir. O yüzden dikkatli olmamız gerekiyor. Yani bir şey kazanmadık. Rakiplerimiz yarın oynadıktan sonra belki bu hafta sonunda kaç puan farkla önde olduğumuzu net bir şekilde görebiliriz. Ama dediğim gibi çok bir şey kazanmadık, daha çok önemli, çok kritik maçlarımız var ama bu psikolojik olarak bizi Şampiyonlar Ligi maçına da olumlu bir şekilde hazırlayacak" şeklinde konuştu. "Ocak ayının başından beri üst üste maçlar oynuyoruz" Buraya kendini ait hisseden ve formayı iyi bir şekilde temsil eden oyuncularla devam etmenin hem kendi hem de takım için önemli olduğunu vurgulayan Okan Buruk, "Transfer dönemleri zaten zor; demin Beşiktaş örneğini verdim. Beşiktaş aslında transferin son günlerinde çok büyük transferler yaptı ve iyi bir takım olma yolunda önemli mesafe katetti. Bu devamlılık bir sonraki sene de üstüne koyarak giderse takımların geleceği için çok daha önemli oluyor. Hem daha az para harcamış oluyorsunuz hem başarıyı daha kısa yoldan ve gerçekten yani alışılmış bir oyuncu, birbirini tanımış oyuncular tabii ki bu alanda çok önemli oluyor. Biz son haftalarda çok fazla değişiklikler yaptık. Çok fazla maç oynuyoruz. Ocak ayının başından beri üst üste maçlar oynuyoruz. Şu an Şampiyonlar Ligi’nde son 16’dayız, lig lideriz, kupada çeyrek finalde yolumuza yine seri başı olarak devam ediyoruz. İstediğimiz yerdeyiz; bunda en büyük neden tabii ki oyuncularım" ifadelerini kullandı. "’Biraz daha oynatın’ dedim, sarı kart gösterdi ve cezalı duruma düştüm" Gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştüğünü ifade eden Buruk, "Hakemlerin uzatmasını da sayarsak 45 dakika falan oldu bir ara maç bitmeyecek zannettim. Ben de ’Biraz daha oynatın’ dedim, bana sarı kart gösterdi ve cezalı duruma düştüm. Çok da komik, basit bir sarı kart gösterdi. Yani bugün iletişim anlamında, özellikle dördüncü hakemle hem Sergen Hoca hem bizim kulübe iletişim anlamında bir türlü bağ kuramadık. Biraz daha bu iletişimi kurabilecek insanların bence dördüncü hakem olarak yer alması çok önemli. İki tarafın da mutsuz olduğu bir gün geçirdik. İki taraf da buraya çıktığında, konuştuğunda hakemleri beğenmediğini söyleyecektir, ben söylemiş olayım. Sergen Hoca da bunu söyleyecektir büyük ihtimalle" açıklamasında bulundu. Eksik oynamalarından dolayı yorgunluk olduğunu fakat bir sonraki maç için seyahat etmeyeceklerini söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Yorgunluk oldu mu? Oldu ama en azından İstanbul’dayız, seyahatimiz yok, iki gün dinlenme şansımız var. Şampiyonlar Ligi konsantrasyonu çok farklı, o maça hazırlanmak çok farklı. Kimle başlayacağız, kimle oynayacağız, oyuncularımızın durumlarına bakacağız. Beni mutlu eden, bazen de beni kafamda psikolojik olarak yıpratan çok iyi oyunculara sahibim, geniş bir kadrom var. Hangisini oynatayım diye çok fazla düşünüyorum, hangisi oyuna girsin diye çok fazla düşünüyorum ama iyi yanı da üç kulvarda yarışıyoruz ve burada çok fazla maç oynayacağız. Oyuncularımın hepsi çok önemli, değerli. Hepsini bu süreçte kullanacağım. O yüzden maç öncesi oyuncuların fiziksel durumlarına bakacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Şu andaki performansına göre Uğurcan’ın bonservisine az ödemişiz diye düşünüyorum" Kaleci Uğurcan Çakır’ın derbiye çok motive bir şekilde çıktığını belirten Okan Buruk, "Bu maça ekstra hazırlandı. Uğurcan’ın performansı da beni şaşırtmadı. Maç öncesi o performansı bekliyordum ama tabii ki biz kaleci performansının konuşulduğu bir maç seyretmeyi çok fazla istemiyoruz. Daha çok rakip kalecinin performansı konuşulsun bizim için önemli olan bu. Özellikle 11’e 10 kaldıktan sonra çok önemli kurtarışlar yaptı. Bizim kalemizi güvenilir bir şekilde hissettirdi. Uğurcan hem de karakter olarak, kişilik olarak, oyuncu olarak ve tecrübe olarak iyi bir kaleci. Yani bazen söylediğiniz para az veya çok gelebilir. Sezon başı bu seviyede Premier Lig’den bir kaleci almak istediğinizde de en az 30 milyon Euro para ödemeniz gerekiyordu. Uğurcan da şu anda Premier Lig seviyesinde bir kaleci. O yüzden şu andaki duruma baktığımızda az ödenmişiz diye düşünüyorum. Şu andaki performansına göre Uğurcan’ın bonservisinin az olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
İstanbul Sergen Yalçın: "Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır" Galatasaray derbisinin hakemi Ozan Ergün ile VAR yönetimini ‘skandal’ olarak nitelendiren Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Sane’nin pozisyonu uzayda oynasan kırmızı kart verilir" dedi. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş, sahasında Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Oyunun ilk bölümü iyi geçmedi" Galatasaray’ı tebrik ederek sözlerine başlayan Yalçın, "Oyunun ilk bölümü iyi geçmedi. İyi oynamadık ilk yarıyı, rakip de iyi oynamadı. Dengeli geçti. Bir kırmızı kart pozisyonu var. Onun haricinde çok göze batan bir şey yoktu. İkinci yarı iyi başladık, kontrolü ele aldık. Rakip kırmızı kart gördü. Sonra daha baskın oyun oynadık. Pozisyonlarımız da vardı, oyunu kurtarabilirdik ama şanssızlık, şanssızlık mı desem becerisizlik mi desem.. Bir mağlubiyet aldık, derbiyi iç sahada kaybetmek bizi üzüyor. Oyuncularımız da üzüldü. Şans faktörü de var. Bir taraf kazanıyor, üzgünüz. Bundan sonrasına bakacağız" ifadelerini kullandı. "Sane’nin pozisyonuna dünyada kırmızı kart vermeyecek bir hakem var mıdır?" Sergen Yalçın, hakem Ozan Ergün ve VAR yönetimini de eleştirdi. Müsabakanın 20. dakikasında Leroy Sane’nin kırmızı kart görmesi gerektiğini savunan tecrübeli teknik adam, "Maçı kaybetmemizi hakem faktörüne bağlamak istemiyorum. Maçın 20. dakikasında Sane’nin bir pozisyonu var. Buna dünyada kırmızı kart vermeyecek bir hakem var mıdır? İkinci yarı Rıdvan’a yaptığı pozisyon, ilk yarıda yaptığı pozisyondan yüzde 50 daha hafif. Hakem pozisyonu görmedi, sarı kart ile geçiştirdi. Oyuncu da sarı kart için teşekkür etti. VAR’daki arkadaşlar zaten hiç yoklar ama Trabzon’daki Bilal’in pozisyonunda, Fenerbahçe maçında varlar o arkadaşlar. Böyle şeylere ihtiyaç olamasın. Osimhen’in ikinci sarı kart pozisyonu var. Bunu biz değil, kural söylüyor. Kuraldan dolayı Orkun sarı kart gördü. Ama bizim oyuncular hakeme kural gereği sarı kart görmesi gerekiyor diyor; hakem pozisyona hiç bakmıyor bile. Çok da konuşulacak bir şey yok. 20 dakikada rakip atılsa belki yine yenemeyecektik. Hakemler ve VAR’daki arkadaşlar kuralları uygulamak için buradalar. Bizim adımıza üzücü değil. Biz zaten pozisyonumuz gereği ligde yokuz. Ama Türk futbolunun geleceği açısından büyük bir sorun. Biz Beşiktaş camiası olarak üzüldük. Yaşanan bence bir facia. Normal değil bu, bu oyun kurallarla uygulanan bir oyun. Ama kurallar bana gelince başka, öbür tarafa başka olunca ikili diyaloglar ortaya çıkıyor. Beni Trabzon’da 10 kişi bırakıyorsun, kazanacağım maçı kaybediyorum. Bu maçta kurallar yok mu? Böyle acemi hakemlerle olmaz. Maalesef Türk futbolunun gittiği durum çok da sağlıklı değil" ifadelerini kullandı. Bir basın mensubunun ‘Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk da hakemlerden şikayetçiydi’ söyleminin üzerine Yalçın, "3 senedir şampiyon oluyorlar, hakemden mi şikayet ediyorlar?" dedi. "Galatasaray bize göre daha oturmuş bir takım" Galatasaray’ın kendilerine göre daha oturmuş ve daha geniş kadroya sahip takım olduğunun altını çizen 53 yaşındaki teknik adam, "Biz daha yeni transfer süreci geçirdik. Yeni yapılanma döneminde bir camiayız. Bunu en doğru şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu bir süreç alacak. Yavaş yavaş toparlayacağız gibi gözüküyor. Sezon sonunda yapacağımız yeni kurulumla daha oturmuş kadro kuracağımız gerçek. Galatasaray takımı 3-4 senedir birlikte oynuyor. Şampiyonlar Ligi’nde zorlu maçlar oynuyorlar. Daha alışıklar bu zor maçlara. Galatasaray’a da başarılar diliyorum Şampiyonlar Ligi’nde" şeklinde konuştu. "Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır" Sergen Yalçın, müsabakanın son bölümünde rakip takımın zaman geçirmeye yönelik hareketler yaptığına da değindi. Bunu normal karşıladığını belirten Yalçın, hakemin kuralları uygulamamasını ise normal karşılamadığını aktararak, "İlk yarıda oyunu oturtamadık. Bize merkez orta sahada baskı yapınca oyun kuramadık. Ama ikinci yarıya iyi başladık. Daha ön alanda oynayalım, oyunu rakip sahaya yıkalım mantığındaydık. Oyuncularla bunu konuştuk. Oyunun totaline baktığımızda maçın büyük bölümü bizim üstünlüğümüzde geçti. İkinci yarı tek kale oynadık. Son bölümde rakip takım yerden kalkmadı zaten. Sürekli zaman geçirmeye çalışan oyuncular vardı. 10 kişi kaldılar, doğal olarak vakit geçirip maçı bitirmeyi planladılar. Bunu anlarım, normal ama hakemin kuralları uygulamamasını normal karşılamıyorum. Bunu Bilal’in pozisyonda, Orkun’un pozisyonda bana uyguluyorsun, burada uygulamıyorsun. Futbolun içine bu kadar televizyonu sokarsan VAR’daki arkadaşlar maçın kaderini etkileyebilirler. Ne görüyorsan ver. Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır. 20. dakikada Sane’nin pozisyonu uzayda oynasan kırmızı kart verilir. Bu yüzden maçı kaybettik demiyorum, çocuklar 100 dakika maç yapıyor. Aralarında 5-6 tanesi oruç tutuyor. Ben zaten şampiyonluğa oynamıyorum ama sen niye benim geleceğimi etkiliyorsun? Herkes işini en doğru şekilde yapsın" diye konuştu. "Maçın hakemi son dakika atandı" Derbinin hakemi Ozan Ergün’ün müsabakaya son dakika atandığını bildiğini de vurgulayan siyah-beyazlıların teknik direktörü, "Tecrübesiz bir hakemin böyle bir derbiye verilmesi.. Hakem hatalarından yakınan biziz, maçları kaybeden biziz. Nedense rakip hiç kaybetmiyor. Samsun maçında VAR çağırdı, ‘penaltı ver’ diye. Hakem izleyip ’penaltı yok’ diyor. Örneği yok bunun. Kayserispor maçında eli temas ediyor, devreye girmiyor. Seneye hedefimiz şampiyonluk diyoruz, nasıl oynayacağız biz böyle. Sonra hoca konuştu, ceza verelim diyorlar. Galatasaray bizi her zaman yenebilir ama sen kuralları uygula, kim yenerse yensin ona karışma. Bizim canımız yandı" cümlelerine yer verdi.