YEREL HABERLER - 23 Mart 2012 Cuma 00:52

KAZA SONRASI SİLAHLAR KONUŞTU: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

A
A
A
KAZA SONRASI SİLAHLAR KONUŞTU: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

Samsun`un 19 Mayıs ilçesinde trafik kazası sonrası çıkan kavgada 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
Olay, 19.00 sıralarında 19 Mayıs İlçe Belediye Binası önündeki refüjde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bafra`dan Samsun istikametine gitmekte olan Nuri S. yönetimindeki otomobil, belediye binası yanındaki akaryakıt istasyonundan anayola çıkan ve henüz sürücüsü tespit edilemeyen 55 YA 612 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışma sonrası iki araç sürücüsü arasında kavga çıktı.
Kaza esnasında buradan geçen ve Nuri S. ile arasında husumet olduğu ileri sürülen 55 YB 985 plakalı otomobilin sürücüsü Şinasi G. de olaya karıştı. İddiaya göre, Nuri S., Şinasi G.`ye ateş ederek ayağından yaraladı. Şinasi G. de silahını çekerek Nuri S. ve oğlu Recep Kaan S.`ye(17) ateş etti. Çıkan silahlı çatışmada 3 kişi yaralandı. Olayda Recep Kaan S. hayatını kaybederken, ayağından yaralanan Şinasi G. ve Nuri S. ise Samsun`daki hastanelere kaldırıldı. Nuri S.`nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun 55 yıllık cami imar planında yok sayıldı, yıkım riski ortaya çıktı Giresun’da yaklaşık 55 yıllık caminin Belediye Meclisi’nin imar revizyonunda yer almaması, tepkilerin yanı sıra hukuki tartışmalara da yol açtı. Aksu Mahallesi Sahil Yolu üzerinde 1971 yılında hayırsever bir vatandaş tarafından inşa edilen ve o tarihten bu yana ibadete açık olan Hacı Muharrem Öztürk Camii’nin CHP’li belediyenin yeni imar revizyonunda yer almaması dikkat çekti. Bölge halkının ibadet ihtiyacını karşılayan ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olan caminin, plan dışı bırakılmasıyla birlikte hukuki statüsünün de riske girdiği belirtildi. "Caminin geleceği tehlikede" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Avukat Ertuğrul Genç, caminin hiçbir gerekçe gösterilmeden ve ilgililere bildirim yapılmadan imar planından çıkarıldığını belirterek, "Bu cami 1971 yılından bu yana kullanılan, resmi statüsü bulunan bir ibadethanedir. Ancak Giresun Belediyesi Meclisi’nde yapılan imar revizyonunda hiçbir sebep gösterilmeden plan dışı bırakılmıştır. İmar planında yer almaması ciddi sonuçlar doğuracaktır. Bu durum yalnızca mevcut yapıyı değil, gelecekte yapılabilecek işlemleri de doğrudan etkileyecektir. Daha net ifadeyle hem caminin yıkılabileceği anlamına geliyor hem de ileride yapılmak istenecek herhangi bir tadilat ya da restorasyonun önünü kesiyor. Çünkü artık burası imar planında ‘ibadet alanı’ olarak görünmüyor. Bu nedenle yeniden yapılmak istense dahi ruhsat verilmesi mümkün olmayacaktır" dedi. Hukuki süreç başlatılıyor Yapılan plan değişikliğinin kamu yararına aykırı olduğunu kaydederek, imar planının iptali için yargı yoluna başvuracaklarını da açıklayan Genç, "Bu imar revizyonunun iptali ve yürütmesinin durdurulması için gerekli hukuki başvuruları yapacağız. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Revizyon planına yönelik kamuoyunda da tepkiler bulunmaktadır. Benzer durumların başka alanlarda da yaşanmış olması muhtemeldir. Bu nedenle herkes kendi yakınındaki okul, cami ve park alanlarını yeni revizyon imar planı içerisinde kontrol etmesinde fayda var" diye konuştu.
Adana Cono’ların olduğu bölgede dolmuşa ve sürücülere saldırı Adana’da "Cono"ların olduğu bölgede aynı günde iki ayrı olayda yolcu gibi davranan şahıslar dolmuşları durdurarak sürücülere saldırdı, araçlara zarar verdi. Bu anlar saniye saniye görüntülendi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, pazartesi günü sokakta yolcu gibi el kaldıran bir şahıs dolmuşu durdurduktan sonra sürücünün yanına yaklaşarak yumruk attı. Yolcuların da bulunduğu sırada gerçekleşen saldırıda sürücü, aracı hızla hareket ettirerek olay yerinden uzaklaşıp kurtuldu. Aynı gün aynı bölgede yaşanan bir başka olayda ise yine yolcu gibi davranan bir kişi dolmuşu durdurdu. Şahıs, araçta yolcular bulunduğu sırada elindeki sopayla dolmuşun camını kırarak kaçtı. Saldırıya uğrayan sürücülerden Mahmut Kıyıcı, yaşadığı korku dolu anları anlatarak, "Saldırı anında yolcu indirmek için durmuştum. Birden soluma iki üç kişi gelip arabaya ve bana vurmaya başladılar. Ben de hızlı bir şekilde çıkıp gittim, durumu polise bildirdim. Bilmiyorum ne için saldırdıklarını, bir şeyler söyleyip küfür ettiler. Üzerlerine sürerek kaçtım" dedi. Bir diğer sürücü Ahmet Aslan ise olayın bölgede sık yaşandığını öne sürerek, "Yolcu gibi birisi el kaldırdı, tam binecekken beyzbol sopasıyla arabaya saldırıp cama vurdu. Peşinden koştuk ama yetişemedik. Her zaman olan bir şey, o bölgede hep oluyor. Yolcu bu olaydan dolayı panikledi. Cono’ların olduğu yerde genelde saldırı oluyor" ifadelerini kullandı. Sürücüler Akıncılar Polis Merkezine giderek şikayette bulundu. Polisin şikayet üzerine olaylarla ilgili inceleme başlattığı öğrenildi.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu sanayisizleşme tehlikesine karşı uyardı Denizli Sanayi Odası (DSO) Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Selim Kasapoğlu, sanayinin milli gelir içindeki payının gerilemesine ve istihdam kayıplarına dikkat çekerek "sanayisizleşme" tehlikesine karşı uyarıda bulunurken; toplantıya katılan Nihat Zeybekci, 2026 yılı itibarıyla finansmana erişimde rahatlama ve ekonomide dengelenme beklediklerini söyledi. Denizli Sanayi Odasının (DSO) Nisan ayı olağan toplantısı DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu’nun başkanlık ettiği, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı toplantıya önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci katıldı. Meclis toplantısında 17 meslek komitesini temsil eden sanayiciler, sektörlerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini Zeybekci ile paylaştı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına "Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz" diyerek başladı. Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek "Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir" dedi. "Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor" dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor." Büyüme var ama sanayi zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak, konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: "İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım yüzde 8,8 daralıyor, sanayi yüzde 2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda yüzde 26’lardan yüzde 18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder." Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi. Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. "Made in Europe Sanayi Hızlandırma Yasası Denizli için fırsatlar sunabilir" Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti. Kasapoğlu "Made in Europe" Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısının Denizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyle ifade etti: "Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından muhtemel etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz." "Yeni başarı hikâyeleri yazmak zorundayız" Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki gözlemi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli hamlelerimiz var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz" dedi. "Denizli güçlü üretim altyapısıyla öne çıkıyor" Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. "Birlikte hareket etmek zorundayız" Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.
Mersin Silifke’de demircilik mesleği yok olmak üzere Mersin’in Silifke ilçesinde bir zamanlar en hareketli ticaret noktalarından biri olan Demirciler Sokağı, bugün eski canlılığını kaybederek sessizliğe büründü. Silifke’de 45 yıldır demircilik yapan Ali Çetin, atalarından miras kalan mesleğini yaşatmak için alevli körüğün başında çalışmayı sürdürüyor. 1982 yılında ilkokulu tamamladıktan sonra dayısının yanında çırak olarak mesleğe başladığını belirten Çetin, o günden bu yana aynı sokakta demir döverek geçimini sağladığını ifade etti. Demirciler Sokağının köklü bir geçmişe sahip olduğunu dile getiren Çetin, "Bu sokakta 6-7 kuşaktan ustalar yetişti. Bizler artık son kuşağı temsil ediyoruz. Demircilik mesleği yok olmaya yüz tuttu. Ne yazık ki çırak yetiştiremiyoruz" dedi. Köylerden gelen vatandaşların orak, nacak, tahra, keser ve çapa gibi ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiklerini söyleyen Çetin, azalan ilgi nedeniyle farklı işlere yöneldiklerini de belirtti. Çetin, "Kömür ateşinde kelle paça ütüleme işi de yapıyoruz. İlgi az olduğu için bu hizmeti de ekledik" diye konuştu. Bir zamanlar sokakta yaklaşık 20 demirci ustasının bulunduğunu hatırlatan Çetin, bugün sadece 3 ustanın kaldığını söyledi. Eskiden alışveriş için sıraya girilen sokağın artık kendi sessizliğine terk edildiğini belirten Çetin, yetkililerden ve vatandaşlardan daha fazla destek beklediklerini ifade etti. Silifke’nin önemli kültürel miraslarından biri olan Demirciler Sokağı, ustalarının çabasına rağmen her geçen gün geçmişin izlerine biraz daha karışıyor.