GÜNDEM - 11 Nisan 2026 Cumartesi 09:51

Aile içi şiddette karanlık gerçek: ’Karakterolojik şiddet’ kalıcı ve yıkıcı olabilir

A
A
A
Aile içi şiddette karanlık gerçek: ’Karakterolojik şiddet’ kalıcı ve yıkıcı olabilir

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Batık Vural, aile içi şiddeti "durumsal" ve "karakterolojik" olarak ikiye ayırarak önemli uyarılarda bulundu. Karakterolojik şiddetin patolojik bir yapı gösterebildiğini belirten Vural, bu tür vakalarda değişimin her zaman mümkün olmayabileceğini ve sürecin kalıcı ve yıkıcı etkiler taşıyabileceğini ifade etti. Vural, mağdurların güvenlik planı yaparak bireysel destekle güçlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.


Ailede şiddetin her zaman önlenemediğine dikkat çeken Doç. Dr. Meryem Batık Vural, şiddet türünü ikiye ayırarak önemli açıklamalarda bulundu. Aile içi şiddetin ölümcül sonuçları da olduğunu belirten Doç. Dr. Meryem Batık Vural, "Durumsal şiddet ve karakterolojik şiddet olarak adlandırılan iki tür şiddeti doğru ayırt etmek oldukça elzem. Durumsal şiddet, öfkeyi kontrol edememe veya başka baş etme yolları bilmeme durumundan kaynaklanır çoğunlukla. Bu şiddetten sonra kişi pişmanlık duyar, bunu değiştirmek için çaba sarf eder. İlişkisinde durumsal şiddet yaşayan çiftler hem bireysel hem de çift terapisi ile bu şiddet türünden kurtulabilir. Karakterolojik şiddet ise patolojik bir boyuttur. Şiddetin yüzde 20’sinin karakterolojik şiddet olduğu belirtiliyor. Karakterolojik şiddeti John Gottman ’kobralar ve pitbullar’ ile açıklar. Kobralar, yüksek düzeyde antisosyal özellikler gösterir, zevk düşkünü ve dürtüseldir. Her istediği şeye tam da istediği anda sahip olmak ister, bunu kendine hak görür. Eşini de kendisine engel olmasın diye döver ve duygusal istismara maruz bırakır. Yakınlığı asgari düzeyde tutarlar ve eşleri daha fazlasını istediğinde tehlikeli kimselere dönüşürler. Terk edilmekten korkmazlar ve tahakküm altına girmezler. Pitbullar ise şiddet uyguladıkları kişileri çoğunlukla aile üyeleriyle sınırlar ve özellikle eşlerine yoğunlaşırlar. Pitbulların suç sicili olması Kobralara göre daha düşük ihtimaldir. Eşlerini dövseler bile Kobraların aksine duygusal olarak eşlerine bağımlıdırlar. En büyük korkuları terk edilmektir. Terk edilme korkusu yoğun kıskançlık krizlerine ve eşlerini bağımsız bir yaşamdan yoksun bırakma girişimlerine yol açar" dedi.



"Karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılması mümkün görünmüyor"


Kobralar ve pitbullar karakterlerinin özelliklerini anlatan Doç. Dr. Vural, "John Gottman’ın uzun yıllar süren araştırmaları, karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Kobralar ve pitbullar için bireysel terapi pek sonuç vermiyor, çift terapisi ise oldukça zararlı sonuçlar doğurabilir. Ölümcül olabilen bu şiddet türünün ayırt edilmesi, mağdurun bireysel terapi ile güçlenmesi, yaşadığı durumu adlandırabilmesi ve güvenli kaçış planı yapabilmesi hayati önem taşır. Şiddet gören için istismarcı bir ilişkiyi bitirmek bir süreç işidir, zaman alır. Terk kararı ile terk eylemi arasında belli bir zaman geçer. Mağdurun önce güvende olabilmek (hem kendi güvenliği hem çocukların güvenliği) için bazı planlamalar yapması gerekir. Ekonomik güvenceler elde edebilmek için de yine bazı planlara ihtiyaçları vardır. Ayrıca terk fikrine alışmaları gerekir. En önemlisi de kendi üzerlerinde epey çalışmaları, bu şiddeti hak etmediklerini kendilerine söylemeleri gereklidir. Durumsal şiddeti önlemeye yönelik müdahalelerin karakterolojik şiddetin önlenmesinde kullanılamayacağı, bu nedenle failin engellenmesine ilişkin politikaların geliştirilmesi oldukça önemli görünüyor. Ülkemizde, mağdurun uzun süreli korunması ve güvenli kaçış politikasının uygulanmasına ihtiyaç olduğu görülüyor. Karakterolojik şiddet ve durumsal şiddet evlilik öncesinde de kendini gösterir çoğunlukla ancak romantik aşk evresinde gençlerin istismarı fark etmemesi de muhtemeldir. Partnerlerin evlilik öncesinde çift danışması alması, evlilik öncesi psikoeğitim programlarına katılması farkındalıklar kazandırabilir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Dutlulu, MASMEK kursiyerleriyle buluştu Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (MASMEK) bünyesindeki el sanatları atölyelerini ziyaret ederek eğitmen ve kursiyerlerle bir araya geldi. Yeni Han’daki eğitim merkezinde gerçekleştirilen ziyarette Başkan Dutlulu, yürütülen çalışmalar ve üretilen eserler hakkında bilgi aldı. MASMEK ziyaret programında Başkan Dutlulu’ya, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, genel sekreter yardımcıları, başkan danışmanları, daire başkanları ve şube müdürleri eşlik etti. Atölyeleri tek tek gezen Başkan Dutlulu ve beraberindekiler, kursiyerlerin el emeği göz nuru çalışmalarını yerinde inceledi. İğne oyasından ahşap işlemeciliğine, seramikten dokuma sanatına kadar pek çok farklı branşı inceleyen Başkan Dutlulu, MASMEK’in sadece birer üretim alanı olmadığını vurguladı. Dutlulu, bu merkezlerin aynı zamanda dayanışma, öğrenme ve kişisel gelişimin güçlendiği çok kıymetli birer sosyal buluşma noktası olduğunu ifade etti. "MASMEK ile hem öğreniyor hem paylaşıyoruz" Kursiyerlerin el emeği göz nuru eserlerini inceleyerek kendileriyle sohbet eden Başkan Besim Dutlulu, "MASMEK, hemşehrilerimizin bir araya geldiği, yeteneklerini keşfettiği ve kültürel değerlerimizi yaşattığı çok kıymetli bir çatı. Burada sadece bir şeyler üretilmiyor; aynı zamanda çok güzel bir paylaşım ve öğrenme süreci yaşanıyor. Kursiyerlerimizin emeği, sabrı ve bu atölyelerden çıkan her bir eser bizler için çok değerli. Emek veren, öğrenen ve bu kültürü geleceğe taşıyan tüm vatandaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum" dedi.
İstanbul Ahmet Ürkmezgil: "Siyah-beyaz bayrağı hep birlikte daha yükseklere taşıyacağız" Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil, divan toplantısında yaptığı konuşmada, "Önümüzde güzel günler var. Ama o güzel günlere ancak birlikte yürüyerek ulaşabiliriz. Siyah-beyaz bayrağı hep birlikte daha yükseklere taşıyacağız" dedi. Beşiktaş Kulübü’nde 2026 Yılı 1. Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Akatlar Mustafa Kemal Merkezi Attila İlhan Salonu’nda düzenleniyor. Toplantının açılış konuşmasını Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil yaptı. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Ürkmezgil, "Bugün burada, yalnızca bir kulübün çatısı altında değil; onlarca yıllık ortak heyecanın, ortak acının ve ortak zafer sevincinin birleştirdiği büyük bir ailenin sıcaklığında bir araya geliyoruz. Beşiktaş, sadece siyah-beyaz renklerden ibaret değil. Beşiktaş bir duruş, bir karakter, bir yaşam biçimidir. Bu kulübün gücü hiçbir zaman yalnızca sahada kazanılan kupalardan gelmedi. Bu kulübün asıl gücü; tribünde omuz omuza oturan taraftardan, fedakarca görev yapan yöneticiden, geçmişine sahip çıkan her üyeden beslendi. İşte bu yüzden bugün hepinize seslenirken aklımda tek bir kelime var, o da birlik. Beşiktaş’ı büyük yapan, farklı görüşleri, farklı karakterleri tek bir çatı altında buluşturabilme kabiliyetidir. Anlaşmazlıklarımız olabilir, tartışmalarımız olabilir bu sağlıklı bir ailenin doğasında vardır. Ancak gün sonunda hepimizin yüreği aynı renk atar. Hepimiz aynı yıldıza bakarız. Birliğimiz bozulduğunda kaybeden yalnızca biz değil, bu büyük camia olur. Birliğimiz güçlü olduğunda ise hiçbir engel bizi durduramaz" diye konuştu. "Önümüzde güzel günler var" Göreve geldikleri günden itibaren camia içerisinde birleştirici bir olgu olmaya çalıştıklarını söyleyen Ürkmezgil, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren söz verdik. Birlik Divanı sloganı ile yola çıktık ve bu birlikteliği sağlamak için var gücümüzle çalışacağız. Bu sözümüzün en somut yansımalarından biri, Akaretler’deki C Blok’ta hayata geçirdiğimiz büyük proje; Süleyman Seba Müzesi ve Divan Kurulu Lokali. Göreve gelir gelmez yapımına başladığımız bu eser, son hızıyla ilerliyor ve şunu gönül rahatlığıyla müjdelemek istiyorum ki inşallah mayıs ayı sonunda kapılarını açıyoruz. Bu müze, yalnızca vitrinlerde duran kupalardan ve fotoğraflardan ibaret olmayacak. Bu mekan, Beşiktaş’ımızın hafızasını, Süleyman Seba’nın ruhunu ve bu camianın onlarca yıllık birikimini gelecek nesillere aktaracak yaşayan bir alan olacak. Önümüzde güzel günler var. Ama o güzel günlere ancak birlikte yürüyerek ulaşabiliriz. Siyah-beyaz bayrağı hep birlikte daha yükseklere taşıyacağız. Buna yürekten inanıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.