EKONOMİ - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 17:32

Bafra Ovası’nda ihracata uygun sebze üretilecek

A
A
A
Bafra Ovası’nda ihracata uygun sebze üretilecek

SAMSUN (İHA) – Samsun Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Bafra Kızılırmak Deltası’nda İyi Tarım Uygulamaları(İTU) ile İhracata Uygun Sebze Üretimi Projesi kapsamında üreticilere ihracata uygun sebze fideleri teslim edildi.


Bafra Ovası’nda proje kapsamında üreticilere fideleri teslim edildi. Programda konuşan Samsun İl Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, "Samsun, Türkiye’nin en verimli tarım bölgelerinden biri olup, özellikle kışlık sebze üretimi konusunda önemli bir üretim merkezidir. Bafra, Çarşamba ve Vezirköprü gibi ovalarda yapılan üretim, ilin tarımsal ekonomisinin temel taşlarından biridir" dedi.


Çiftçilere verilen desteklerden de bahseden Kemal Yılmaz, "Kızılırmak Deltası’nda İTU ile İhracata Uygun Sebze Üretimi Projesi kapsamında Bafra Sebze Üreticileri Birliği üretici örgütü çatısı altında sebze üretimi yapan 13 üreticimiz ile proje çalışmaları yürütülmüştür. İlimiz kışlık sebze üretim ve ihracatına destek olacağını hedeflediğimiz söz konusu projenin 2025 yılında 4. yılı uygulanmasına devam edilmektedir. Proje kapsamında; beyaz lahana (Septima) 2 çiftçimize 13 dekar alanda 29 bin 953 adet fide, karnabahar (Andromeda, Meriva) 8 çiftçimize 72 dekar alanda 165 bin 888 adet fide, brokoli (Monrello; Parthenon) 9 çiftçimize 66 dekar alanda 152 bin 64 adet fide olmak üzere toplamda 151 dekar alanda 347 bin 904 adet fide üreticilerimize teslim edilmiştir. Böylece Kızılırmak Deltası’nda yer alan üretim alanlarında İTU sertifikalı 550 ton kışlık sebze üretiminin gerçekleştirilmesi sağlanmış olacaktır. Kışlık sebze üretiminde lider olan Samsun İli Bafra Ovasında aynı zamanda ihracata uygun sebze üretimi gerçekleştirilmiş olacağız" diye konuştu.


2025 itibarıyla, grup sertifikasyonu ile 1 üretici örgütü (Bafra Sebze Üreticileri Birliği), 4 adet de firma açık alanda ve örtü altında (sera) bin 138 dekar alanda meyve ve sebze üretimi yapıldığına dikkat çeken Yılmaz, ayrıca şunları söyledi:


"İlimizde kışlık sebze ihracatı geçmiş yıllara oranla yukarı doğru bir ivme kazanmış, 2020 üretim sezonundan itibaren (2020-2021-2022) 4 bin 250 ton, 2023 üretim sezonunda 2 bin 950 ton (Pırasa brokoli baş lahana karnabahar ) 2024 üretim sezonunda (Karnabahar, brokoli, kırmızı lahana, beyaz lahana, kapya biber ) 23 parti olmak üzere 199,6 ton bitkisel ürün Form -1 belgesi ile Rusya Federasyonu’na ihraç edilmiştir. Projemizin ilimiz ve ülke tarımına faydalı olmasını; bol ve bereketli bir sezon olmasını diliyorum."


Programa ayrıca Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Bafra Sebze Üreticileri Birliği Başkanı Adem Aşçı, Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Toker, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ömer Baykut, Bafra Hal Dernek Başkanı İskender Akbulut, müdürlük personeli ve üreticiler katıldı.



Bafra Ovası’nda ihracata uygun sebze üretilecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Şiddetin tek kaynağı dijital araçlar değil Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bu eğilimin önlenmesine yönelik ailelere ve eğitimcilere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kanak, şiddetin ani ve tek nedenli bir olgu olmadığını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş aralığının, çocukların beyin gelişimi ve kişilik inşasının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrendiklerini vurguladı. İhmal, istismar, aile içi şiddet ve şiddete dayalı iletişim biçimlerine maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirebildiğini ve şiddeti bir yaşam tarzı hâline getirebildiğini belirtti. "Şiddet eğilimli çocuk kendini ifade etmede zorluk yaşıyor" Şiddet eğilimi gösteren çocukların çoğunlukla duygularını düzenleme ve ifade etme konusunda zorluk yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolünde güçlüklerin sıklıkla gözlemlendiğini ifade etti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hâle gelebildiğini belirten Kanak, bu belirtilerin erken fark edilmesinin müdahale açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Aile içindeki sevgi ve güvene dayalı ilişkilerin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Üzüntü, öfke ve mutluluk gibi temel duyguların tanınması ve doğru şekilde yaşanmasının desteklenmesinin, şiddetin bir iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini ifade etti. Bu kapsamda yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi, duygularını kontrol etmeyi, empati kurmayı ve kazanma kadar kaybetmenin de doğal bir süreç olduğunu öğretmede önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Eğitimcilerin de sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik yapılandırılmış programlar uygulamasının önemine değinen Prof. Dr. Kanak, çocukları yakından tanımanın, onların duygularını anlamanın ve bu duygulara eğilmenin sosyal beceri kazandırmanın temel adımı olduğunu belirtti. Yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim, teşekkür etme ve özür dileme gibi davranışların çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade eden Kanak, tüm bunların temelinde merhametli olmayı öğretmenin yer aldığını vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisine de değinen Prof. Dr. Kanak, yapılan araştırmaların şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması, süre sınırlarının yanı sıra içeriklerin de denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada ebeveynlerin, çağın gereklerine uygun şekilde dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Bursa Mudanya Çayönü Mahallesi’nde yağlık ay çiçek tohumu dağıtımı yapıldı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Alanlarının Kullanımını Etkinleştirilmesi (TAKE) Proje çalışmaları sürerken, Bursa’da toplamda 369 üreticiye 9 bin 262 dekar alanda uygulanmak üzere 3 ton 720 kilogram ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen işlenmeyen veya işlemeli tarıma uygun olmayan alanlarda uygun tarımsal üretim yöntemleri kullanılarak bitkisel üretimin arttırılmasına yönelik projeler Bursa’da uygulanmaya devam ediyor. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt’un verdiği bilgilerde, Proje Kapsamında Mudanya İlçesi Çayönü Mahallesinde gerçekleşen tohum dağıtım programına katılan Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, dağıtılan yağlık ayçiçek tohum çeşidinin ürün verimi olarak üstün bir çeşit olduğunu belirtti. Ayçiçek tohumunun yetiştirilme süreci hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde bilgi alınabileceğini vurgulayan Sülün, dağıtılan tohumların tüm üreticilere ve ülkemize hayırlı olmasını temenni etti. 2026 yılında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Müdürlüğümüzce teklif edilen projelerden Ayçiçeği Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi (Bakanlık Katkısı 1 milyon 593 bin TL) kabul edilmiştir. Bu yıl İlimizde yürütülecek olan Yağlık Ayçiçeği projemiz Kestel, Karacabey ve Mudanya İlçelerimizde gerçekleşecektir. Dağıtım törenine Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Mudanya İlçe Tarım Müdürü Ergün Karadağ, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Ercan Yavuz, AK Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak katılım gösterdiler.
Bursa Öğretmen ve öğrenciler çiçeklerle karşılandı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından, Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden bir gurup öğrenci, arkadaşlarını ve öğretmenlerini çiçeklerle karşıladı. Bursa Osmangazi Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınlarından sonra farkındalık oluşturmak adına anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sabah okula gelen öğretmenlerini çiçeklerle ve pankartlarla karşıladı. Öğrenciler, ‘öğretmene silah değil, çiçek uzatılır’ ve ‘Vatanı korumak çocukları korumaktan başlar’ pankartlarıyla arkadaşlarını karışlayan öğrenciler, ayrıca tüm öğretmen ve öğrencilere karanfil dağıttı. Öğrencilerinin bu duyarlılığının kendilerini çok duygulandırdığını ifade eden Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Mehmet Niyazi Köse, "Eğitimci olarak bizler on iki günde meslek hayatlarının en zor dönemini yaşadık. Bu süreç öğrencilerimiz için çok daha zordu. Ancak onlar kendi zorluklarını unutarak arkadaşlarına ve bizlere büyük bir sürpriz yaptı. Kendileri küçük de olsa kalplerinin ne kadar büyük olduğunu bize gösterdiler. Bizim tahayyül ettiğimiz Türk Gençliği işte tam olarak budur. Öğrencilerimiz kutluyor ve onların öğretmenleri olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.