SAĞLIK - 31 Ağustos 2023 Perşembe 14:14

’Bel fıtıkları fizik tedavi ve girişimsel tedavilerle iyileştirilebiliyor’

A
A
A
’Bel fıtıkları fizik tedavi ve girişimsel tedavilerle iyileştirilebiliyor’

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Canan Yıldırım, bel fıtıklarının fizik tedavi veya girişimsel tedavilerde iyileştiğinin görüldüğünü söyledi.


Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Canan Yıldırım, günlük hayatı olumsuz etkileyen, kişinin yaşam kalitesini kısıtlayan bel fıtığı hakkında bilgiler vererek tedavi süreciyle ilgili tavsiyelerde bulundu.



“Hareketsiz yaşam bel fıtığını tetikliyor”


Fıtık ve oluşumu hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Canan Yıldırım, "Omurlar arasında yastık görevi gören, disk adı verilen bağ dokusunun; yaşlanmaya, geçiren travmalara bağlı olarak yapısında bozulmalar başlar. Diskte başlayan yapısal değişiklikler nedeni ile zamanla omuriliğin geçtiği kanal içine doğru gelişen diskte ki bombeleşmelere fıtık adı verilir. Bel fıtığı oluşumunda günlük yaşantıda her gün tekrarladığımız basit hareketler de sebep olabileceği gibi geçirilmiş büyük kazalarda sebep olabilir. Risk oluşturacak faktörler ise; hareketsiz yaşam, uzun süre ayakta sabit durmak, uzun süre konforsuz oturmak, titreşimli alet ile çalışmak, kilolu olmak, öne doğru iş yapmak, ağır kaldırmak, sigara içmek, yüksek tempolu ve ağırlıklı spor yapmak olarak sıralanabilir” dedi.


Bel fıtığının belirtilerinden de bahseden Dr. Yıldırım, “Hareket ile artan bel ağrısı ön plandadır. Ikınma öksürme gibi manevralarda ağrı artışı olur. Çoğunlukla öne doğru hareketlerde ağrı daha belirgindir. Yokuş yukarı çıkmakta, bisiklete binmekte de zorlanılmaktadır. Sinir kökü etkilenmesi var ise bacağa doğru yayılım olabilir. Beraberinde bacaklarda uyuşukluk, karıncalanma hissi eşlik edebilir” diye konuştu.



“Bel fıtıkları fizik tedavi ve girişimsel tedaviler ile iyileştiriliyor”


Hastalığın tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Canan Yıldırım, şunları söyledi:


“Kişinin verdiği anamnez (hastalık öyküsü), bel fıtığını düşündürse de muayene ile beraber uygulanan testler ile ağrı kaynağı bel fıtığı mı bunun ayrımı yapılabilir. Bel fıtığından şüphelenildiyse lomber MR tetkiki istenilir ve mevcut görüntünün muayene ile uyumlu olup olmadığı değerlendirilir. Muayenede güç kaybı, his kaybı yok ise sinir germe testleri negatif ise istemsiz idrar kaçırma, gaita kaçırma yok ise, fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisine öncelik verilir. Tedavide farklı cihazlar kişinin uygunluğuna göre kullanılabilir. Elektroterapi, yüzeysel-derin ısıtıcılar, lazer gibi farklı tedavi modaliteleri (semptomları iyileştiren-kötüleştiren faktörler) vardır. Amaç; bölgeye olan kan akımını arttırmak, kas spazmını çözmek, bazı sinir liflerini uyarmak, endorfin düzeylerini artırmaktır. Ancak, asıl tedavi kişinin toleransına göre planlanan egzersiz programıdır. Tedavi sürecinde egzersiz eğitiminin doğru şekil ve hızda öğretilmesi esastır. Kişi, bunu günlük yaşantısı içinde düzenli uygulama alışkanlığının kazandırılması en önemlisidir. Yapılan birçok çalışmada, bel fıtıklarının yüzde 80 oranında cerrahiye gerek kalmadan fizik tedavi veya girişimsel tedavilerde iyileştiği gösterilmiştir. Bu nedenlerle; tekrarlayan bel ağrısı olanlar, gece yatak içi dönme, az kilolu yükleri taşımada zorlanma ile ağrısı artanlar öncelikli fizik tedavi ve rehabilitasyon doktoruna başvurması gerekmektedir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.