ÇEVRE - 27 Nisan 2024 Cumartesi 11:12

Bu proje üzüm çeşitlerini eksi 35 dereceye kadar dayanıklı hale getirecek

A
A
A
Bu proje üzüm çeşitlerini eksi 35 dereceye kadar dayanıklı hale getirecek

SAMSUN (İHA) – Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Köse tarafından yürütülen proje ile üzüm çeşitleri eksi 35 dereceye kadar dayanıklı hale getirilecek. Köse, “Üzümlerin ülkemizde Erzurum, Kars, Ardahan gibi sert kış soğuklarının olduğu iklimlerde dahi yetişebilmesini hedefliyoruz” dedi.


OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bağ Yetiştiriciliği ve Islahı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Bülent Köse’den alınan bilgilere göre, "vitis vinifera L." türüne giren kültür asması çeşitlerinin büyük çoğunluğu kış soğuklarına karşı hassas olması ve bunların soğuk-karasal iklimlerde yetiştiriciliği önemli bir sorun olarak görülüyor. Avrupa asmaları olarak bilinen vitis vinifera çeşitlerinde asma gözleri dönem ve çeşitlere bağlı olarak eksi 15 derece ile eksi 25 derecenin derecenin altındaki düşük sıcaklarda don zararına uğrayabiliyor. Aşırı kış soğuklarının hakim olduğu iç veya doğu bölgelerimizde asma sürgünlerinin toprağın veya karın altında gömülmeleri ile yapılan yetiştiricilik hem zahmetli hem de masraflı bir uygulama oluyor. Geliştirilen bu proje ile üzüm çeşitlerinin eksi 35 dereceye kadar dayanılmasını hedefleniyor. Böylece hem ekonomik kayıpların hem de bazı bölgelerde üzüm yetiştirilmesinin önü açılmış olacak.



"Büyük oranda başarı sağladık"


Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Bülent Köse, "Kış soğuklarına dayanıklı üzüm çeşitlerinin geliştirilmesi projesi yapıyoruz. İlkbahar geç tonlarından etkilenmeyecek geç uyanan üzüm çeşitlerini geliştirilmesini hedefliyoruz. Çekirdekli veya çekirdeksiz, beyaz ya da renkli üzüm çeşitlerinin geliştirilmesi yönünde üniversitemiz tarafında desteklenen proje ile yürütmekte olduğumu bir çalışmadır. Kültür asması en çok eksi 25 dereceye kadar dayanımı olan bir türdür. Ülkemizde iç ve doğu bölgelerimizde kış sıcaklıklarının eksi 30 derecelere kadar düştüğünü görüyoruz. Bu da yıllık sürgünler üzerindeki gözlerin donmasına ya da verim kayıplarına neden oluyor. Burada yaptığımız çalışmada 2 farklı soğuğa dayanıklı üzüm çeşidinden aldığımız polenlerle Karadeniz Bölgesi’nde yetişen kokulu üzüm çeşitleri ile bazı sofralık üzüm çeşitlerini melezleyerek soğuğa dayanıklı üzüm çeşitleri geliştirmeyi amaçlıyoruz. Kullandığımız tozlayıcılar ise eksi 40 dereceye kadar dayanıklı olan Kuzey Amerika orjinli üzüm çeşitlerinden elde edilen polenlerdir. Melezleme yoluyla elde ettiğimiz üzüm çekirdeklerini çimlendirerek, bu bitkilerde dona dayanım testi yapıyoruz. Bu sene laboratuvar ortamında yaptığımız dona dayanım testlerinden olumlu sonuçlar aldık. Eksi 30 derece ve üzerinde dayanımı olan genotipler belirledik. Bu çalışma uzun soluklu bir çalışma olacak. Elde ettiğimiz genotiplerin ülkemizde Erzurum, Kars, Ardahan gibi iklimlerde dahi yetişebilmesini hedefliyoruz" dedi.


Yurdun iç bölgelerinde kışın sıcaklıkların zaman zaman eksi 30 derecelerin dahi altına kadar düştüğünü belirten Köse, "İklim değişikliği etkileri yıldan yıla daha fazla hissediliyor. 2021 yılı Şubat ayı içerisinde Bolu’da sıcaklığın eksi 30 derece olarak ölçülmesi, iklim değişikliğinin etkilerinin ilerleyen dönemlerde daha şiddetli hissedilebileceğini göstermektedir. Yürütmekte olduğumuz soğuğa dayanıklı üzüm çeşitlerinin geliştirilmesi projesi kapsamında Kuzey Amerika orjinli, eksi 40 dereceye kadar dayanımı yüksek vitis riparia kökenli üzüm çeşidine ait çiçek tozları kendi üzüm çeşitlerimiz ile melezlenmektedir. Elde edilen melez bitkilerden dona dayanımı yüksek olarak belirlenen adayların, ülkemizin Erzurum, Kars gibi çok soğuk iklimlerinde dahi yetişebilmesi hedeflenmektedir. Bağcılıkta yetiştiricilik aşamasında sıkça karşılaşılan sorunlardan bir diğer sorun da ilkbahar geç donlarıdır. Ülkemizde mart ayının sonu ile nisan ayının ilk haftasına denk gelen günlerde sık sık geç donlar meydana gelmektedir. Meyvecilikte olduğu gibi bağcılıkta da ilkbahar geç donları yetiştiriciler açısından önemli bir sorundur. Yürüttüğümüz bu projede aynı zamanda geç uyanan, ilkbahar don riski olan bölgelerde yetişebilecek çeşitlerin geliştirilmesi de hedeflenmektedir. Bu sayede ilkbahar geç donlarının meydana getirdiği ekonomik kayıpların azaltılmasına da katkı sağlanmış olacaktır" diye konuştu.



Bu proje üzüm çeşitlerini eksi 35 dereceye kadar dayanıklı hale getirecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Kulüp aradığı logoyu bulamadı: 24Erzincanspor taraftarı sonuca tepkili 24Erzincanspor tarafından düzenlenen ödüllü logo yarışmasında jüri, kulübün kurumsal kimliğini yeterince yansıtan bir tasarım bulunamadığını açıkladı. Karar sonrası bazı taraftarlar sosyal medyada yönetime tepki gösterdi. 24Erzincanspor tarafından düzenlenen ödüllü logo yarışmasında, jüri değerlendirmesi sonucunda kulübe uygun bir tasarım belirlenemedi. Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, yarışmanın 24Erzincanspor’un kurumsal kimliğini çağdaş tasarım ölçütleri doğrultusunda yeniden değerlendirmek ve farklı mecralarda kullanılabilecek özgün, sürdürülebilir bir logo/amblem tasarımına ulaşmak amacıyla düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, yarışma sürecinde tasarım alanına ilgi duyan katılımcıların yaratıcı çalışmalar ortaya koymasının hedeflendiği ifade edilerek, kulübün tarihsel birikimi, kent kimliği, taraftar kültürü ve sportif değerleri doğrultusunda yeni görsel önerilerin değerlendirildiği kaydedildi. Jüri tarafından yapılan değerlendirmelerde başvuruların özgünlük, kurumsal kimliği temsil gücü, çağdaş tasarım ilkelerine uygunluk, tipografik yeterlilik, farklı kullanım alanlarına uyarlanabilirlik, teknik uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde incelendiği aktarıldı. Yapılan değerlendirme sonucunda, yarışmaya katılan çalışmalar arasında 24Erzincanspor Kulübü’nün gelecek vizyonunu ve uzun vadeli kullanım ihtiyaçlarını bütüncül şekilde karşılayan bir tasarımın birincilik ödülüne değer görülmediği bildirildi. Açıklamada, kararın yarışmaya katılan tasarımcıların emeğini değersizleştirmek amacı taşımadığı vurgulanarak, kulübün köklü kimliğine uygun en doğru görsel kimliğe ulaşma hassasiyetinin bir sonucu olduğu ifade edildi. Kulübün, kurumsal kimlik ve logo tasarımı sürecini daha kapsamlı değerlendirmelerle sürdürmeyi hedeflediği belirtilerek, yarışmaya katılan tasarımcılara, jüri üyelerine ve taraftarlara teşekkür edildi.