GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 13:29

Çağın trend bağımlılığı: "Sanal kumar"

A
A
A
Çağın trend bağımlılığı: "Sanal kumar"

"Sağlıklı Yaşam, Güçlü Toplum, Güvenli Gelecek" panelinde madde bağımlılığının yanı sıra sanal bağımlılıklar da ele alındı. Panelde söz alan uzmanlar, hem uyuşturucu madde kullanımı konusunda hem de teknolojinin yanlış kullanımı alanında uyarılarda bulundu.


Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), SAMÜ, Yeşilay Samsun Şubesi, Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Atakum Rehberlik ve Araştırma Merkezi yürütücülüğünde Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda "Sağlıklı Yaşam, Güçlü Toplum, Güvenli Gelecek Paneli" düzenlendi. Panel öncesi açılış konuşmasını yapan Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, programın öneminden bahsetti.



"Köklerinden güç alan, bilinçli, sorumluluk sahibi ve bağımlılıklardan uzak nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz"


Bağımlılıktan uzak nesiller yetiştirmeyi hedeflediklerini dile getiren İrfan Yetik, "Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bağımlılıklardan uzak, sağlıklı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmeleri adına çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz. Günümüzde bağımlılık, yalnızca bireysel değil, toplumsal yönleriyle de ele alınması gereken önemli bir mesele hâline gelmiştir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri, güçlü bir toplumun inşası açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler eğitim camiası olarak öğrencilerimizin sadece akademik başarılarıyla değil, değerleriyle, yaşam becerileriyle ve sağlıklı karar alma süreçleriyle de gelişmelerini önemsiyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu anlayış doğrultusunda köklerinden güç alan, bilinçli, sorumluluk sahibi ve bağımlılıklardan uzak nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu noktada rehberlik hizmetleri, okul kulüpleri ve kurumlar arası iş birlikleri çok kıymetlidir. Yeşilay başta olmak üzere üniversitelerimiz ve tüm paydaş kurumlarımızla yürütülen çalışmaların öğrencilerimizde önemli farkındalıklar oluşturduğuna inanıyoruz" dedi.



"Bağımlılık irade meselesi değil, beyin hastalığıdır"


İrade meselesi olarak görülen bağımlılığın aslında bir beyin hastalığı olduğuna değinen OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi ve OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılıkla mücadele konusu son zamanda büyük önem kazandı. Bağımlılık kavramını iyi tanımlayabilirsek, neyle mücadele edeceğimizi bilirsek ona göre alınacak önlemler de önem kazanıyor. Bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğu hâlâ toplum tarafından kabul edilmiş değil. Hâlâ bir irade meselesi olarak görülüyor. Bunu bir beyin hastalığı olarak kabul ederek, gençlere bu yolculuğun çok tehlikeli bir yolculuk olduğunu, buraya girişin kolay, çıkışın çok zor olduğunu söylemek gerekiyor. Arkadaş çevresi, çevrenin yanlış yönlendirmesi, yanlış mekân ve ortamlarda bulunmaları, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesi ile maddeyi kullanma eğiliminde bulunabiliyorlar. Yaptığımız çalışmalarla bir kereden çok şeyin olacağını, madde bağımlılığının beyin hastalığı olmasının yanı sıra iyileşmeyen kronik bir hastalık olduğunu gençlerimize ve topluma anlatmaya çalışıyoruz. Bu sorun sadece bağımlıyı ilgilendirmiyor. Aileyi ve toplumu da ilgilendirdiğinden bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Tabiri caizse bulaşıcı hastalık gibi tüm topluma gençler arasından yayılarak devam ediyor. O nedenle bağımlılık karşıtı çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.



"Çocuklarımızı maddeden korurken, teknoloji bağımlısı hâline getirebiliyoruz"


Çocuk ve gençleri sadece madde bağımlılığından korumanın yetmeyeceğini, teknoloji bağımlılığı konusunda da toplum ve ailenin bilinçlenmesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılıkla mücadele ilk olarak madde bağımlılığı göz önünde bulundurularak başlatıldı. Geldiğimiz noktada teknoloji bağımlılığı da büyük risk oluşturuyor. Teknoloji bağımlılığını pandemiden sonra çok fazla hissetmeye başladık. İnsanlar evlere kapanarak teknolojiye daha fazla yöneldiler. Teknoloji bağımlılığının ardından da bunlar birbirini etkileyerek devam ediyor. ‘Kumar bağımlılığı’, ‘sanal kumar bağımlılığı’ çok fazla gündeme geldi. O nedenle dopamin salınım sistemini bozan davranışsal bağımlılıklar, madde kullanımı gibi konuların üzerinde temelde durmamız gerekiyor. Çocuklarımızı maddeden korurken, teknoloji bağımlısı hâline getirebiliyoruz. Ailelerimizin de teknolojinin bilinçli kullanımıyla alakalı bilgi sahibi olması gerekiyor. Çocuklar hangi web sayfasına giriyor, hangi oyunları oynuyor bunları kontrol edemediğimizde maalesef sosyal medya bağımlılığı, kumar bağımlılığı, oyun bağımlılığı gibi çok çeşitli bağımlılık varyasyonları ortaya çıkıyor. Son dönemde teknoloji bağımlılığı da artarak devam eden bir bağımlılık türü. O nedenle aile ve çocukların bu konuda bilinçlenmesi için çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.



"Kumar cebimize kadar girdi"


Yeşilay’a son dönemde en çok gelen danışanların kumar bağımlılığından kurtulma konusunda başvurduğunu ifade eden Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ise "Yeşilay olarak bağımlılıkla mücadele kapsamında çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Çağımızda insanlar her şeye bağımlı olabiliyor. Davranışsal bağımlılık diye yeni kavramlar girdi. İnternet, sosyal medya, oyun, kumar bağımlılığı ve davranışlar sonucunda kontrolümüzü kaybettiğimiz zaman her duruma bağımlı olabiliyoruz. Bu noktada çocukları bağımlılıklardan korumak için öğretmenlerimizle çalışmalar yapıyoruz. Çocukların bağımlılıklardan kurtulması için eğitsel, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunması lazım. Çocuklar kendilerini eğitecek faaliyetler yürüttüğü sürece bağımlılıklardan da uzak duracaklardır. Bu çerçevede önleyici hizmetlerimizi her alana yayıyoruz. Son dönemde bizlere en çok kumar bağımlılığından kurtulma konusunda başvurular oldu. Teknoloji bağımlılığı da bunu tetikledi. Şu anda herkes cep telefonlarından kumar oynayabiliyor. Kumar cebimize kadar girdi. Bilinçsiz internet kullanımı, sosyal medya kullanımı insanları kumar bağımlılığına doğru itebiliyor. İzlenilen reklam ve filmler bazı yaş gruplarını kumara yönlendirebiliyor. YEDAM’a en çok kumar bağımlılığı başvurusu alıyoruz. Yeşilay’da kumar bağımlılığına karşı faaliyetler de yürütüyoruz. Uzmanlarımız psikoterapi desteği sağlıyor. Sosyal rehabilitasyonları sağlama noktasında çalışmalar yürütüyoruz. Uzmanlarımız bu konularda da kendilerini oldukça geliştirdi. Böyle konularda sıkıntıları olan vatandaşlarımız da Yeşilay’a her zaman başvurabilirler" ifadelerini kullandı.


2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda bireysel ve toplumsal bağımsızlığın en önemli unsurlarından biri olan sağlıklı yaşam bilincinin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefleyerek düzenlenen panelde moderatörlüğü OMÜ Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Özcan yaparken, Alaattin Altın ve Emre Güneş’in yanı sıra Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar ve SAMÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Fatih Ordu da kendi alanları konusunda sunum gerçekleştirdi.


Panel ile öğrencilerin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini desteklemek, bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak, öğrenci kulüpleri ile rehberlik hizmetlerinin etkililiğini vurgulamak ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek amaçlandı. Panel, soru-cevap kısmının ardından sona erdi.



Çağın trend bağımlılığı: "Sanal kumar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali başladı Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve İnnoPark iş birliğiyle düzenlenen TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali büyük bir heyecanla başladı. Selçuklu’da teknoloji alanında gençlere ışık tutacak olan ve onların yeteneklerini sergileyecekleri Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali başladı. Bu yıl 3.’sü düzenlenen ve festival haline getirilen TEKNOSEL 2026 robot yarışmaları ve teknoloji yarışmaları olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu’nda teknolojiye ilgi duyan gençleri bir araya getiren festival, ilk günden büyük ilgi gördü. Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali olan TEKNOSEL gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini artırmayı, yenilikçi fikirlerini ortaya koymalarını ve geleceğin teknoloji liderleri olarak yetişmelerini hedefleyerek Selçuklu’da adeta teknoloji şöleni yaşatıyor. Festivalin ilk aşaması olan Robot Yarışmaları, ortaokul ve lise düzeyinde bir danışman öğretmen ve iki yarışmacı öğrencinin bulunduğu toplam 587 takım ve bin 761 katılımcıyla gerçekleşiyor. "TEKNOSEL vasıtasıyla gençlerimizin ülkemize ve milletimize katkı sunmalarına fırsat vermiş olacağız" Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali’nin bu yıl 3.’sünü hayata geçirdiklerini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Yine çok büyük bir coşku, öğrencilerimizin çok büyük bir teveccühü var. Çok sayıda okulumuz bu yarışmalara katıldı. Bin 761 katılımcımız, yarışmacımız var. 7 farklı kategoride robot yarışlarında mücadele ediyorlar. 3 gün boyunca bu yarışlar devam edecek. Çocuklarımız, gençlerimiz burada robotlarını kendileri imal ediyor ve kendi yaptıkları robotlarla farklı kulvarlarda yarışmalara dahil oluyor. Tabii bizim için de büyük bir heyecan. Çünkü gençlerimizin teknolojiyle buluşması, onların kendilerini ifade edebilmeleri, üretebilmeleri ve ürettikleri robotlarla burada yarışabilmeleri çok önemli. Çünkü bugün bizim savunma sanayinde geldiğimiz nokta aslında bu küçük çalışmalarla başlayan ve ortaya çıkan büyük neticelerle sonuçlanan çalışmalar. Çok farklı alanlarda çocuklarımız proje ürettiler, inovatif yeni fikirler ürettiler ve bu projelerini de hayata geçirdiler. İnanıyorum ki buradaki yarışmaların sonunda toplumsal hayatımıza dokunan, çevreye katkı sağlayan, teknolojik anlamda hayatımızı kolaylaştıran, nitelikli fikirler, projeler ortaya çıkacak ve bu projelerle birlikte Konyamızda sanayinin gelişimine de teknolojinin gelişimine de çok önemli katkıları sağlayacağımızı düşünüyorum. İnşallah gençlerimizi sporla, sanatla, müzikle buluşturduğumuz gibi teknolojiyle de TEKNOSEL vasıtasıyla buluşturarak onların yeni fikirleri üretmelerine, yenilikçi yaklaşımlarla ülkemize ve milletimize katkı sunmalarına fırsat vermiş olacağız. Bütün yarışmacı ekiplerimize başarılar diliyorum. İnşallah teknoloji festivalini pazar gününe kadar dolu dolu geçireceğiz. Perşembe gününe kadar devam edecek robot yarışlarından sonra, Cuma gününden itibaren de Selçuklu Kongre Merkezi’nde proje sunumları olacak. Bütün hemşehrilerimizi, teknoloji severleri, gençlerimizi Selçuklu Kongre Merkezi’ndeki teknoloji yarışlarına, proje yarışlarına ve oradaki sunumları izlemeye de davet ediyorum" diye konuştu. Festivalin açılış törenine Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu, İnnoPark Genel Müdürü Ali Kahraman, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, AK Parti il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bingöl Bingöl’de Deprem Master Planı değerlendirmesi yapıldı Bingöl’de Deprem Master Planı kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Vali Cahit Çelik başkanlığında gerçekleştirilen programda, Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Kenan Akbayram tarafından yürütülen çalışmalar hakkında sunum yapıldı. Programda; zemin ve jeofizik çalışmaları, sismik risk analizleri, deprem güvenli yerleşim alanları, afet lojistiği, sağlık hizmetleri, psiko-sosyal uyum, afet yönetimi ve deprem bilgi altyapısı gibi birçok başlık ele alındı. Bingöl’ün en büyük gerçeklerinden birinin deprem olduğunu belirten Vali Cahit Çelik, yapılan çalışmanın kent için önemli bir yol haritası oluşturduğunu söyledi. Çelik, "Bingöl’ün en büyük gerçeği depremdir. Deprem Master Planı kapsamında bilim insanlarımızın ortaya koyduğu çalışmalar, ilimizin afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelmesi adına ciddi bir yön çizmektedir. Toplanma alanlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok konuda öneriler sunuldu. Bu çerçevede Bingöl’ü depreme karşı daha dayanıklı hale getirmek için gerekli çalışmaları sürdüreceğiz" dedi. Yaklaşık bir yılı aşkın süredir yürütülen çalışma kapsamında Bingöl merkez ilçesinin detaylı şekilde analiz edildiğini belirten Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Kenan Akbayram ise, "Bu master plan çalışmasında Bingöl’ün mikro bölgeleme çalışmaları gerçekleştirildi. Bunun yanında yapıların olası risklerinin belirlenmesi, daha deprem dayanımlı ve insan odaklı kent planlamasının nasıl yapılacağı konusunda çalışmalar yürütüldü. Ayrıca afet öncesi hazırlıkların psikososyal, ekonomik ve hukuki boyutları da ele alındı" diye konuştu. Akbayram, hazırlanan planın coğrafi bilgi sistemleri altyapısına entegre edileceğini belirterek, olası afet risklerinin yönetiminde kamu kurumlarına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.