SAĞLIK - 08 Ekim 2025 Çarşamba 11:53

"Gebelik şekeri bebekte obezite ve tansiyon riskini artırıyor"

A
A
A
"Gebelik şekeri bebekte obezite ve tansiyon riskini artırıyor"

Yaklaşık her 10 gebeden 1’inin gebelik şekeri tanısı aldığını belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, "Gebelik şekeri, annede yüksek tansiyon hastalığı gelişme riskini artırır. Ayrıca bebekte yenidoğan döneminde şeker düşüklüğü ve yenidoğan sarılığını tetikleyebilir" dedi.


Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, gebelikte şeker hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Tutal, "Gebelik şekeri, gebelik sırasında tespit edilen kan şekeri yüksekliğidir. Gebelik şekeri annede yüksek tansiyon hastalığı gelişme riskini artırır. Ayrıca bebekte yenidoğan döneminde hipoglisemi (şeker düşüklüğü) ve yenidoğan sarılığını tetikleyebilir. Şeker hastalığı gelişme riskini artıran unsurlar ise ailede şeker hastalığı olması, gebelikten önce kilolu olmak, 4.5 kilogramdan daha ağır bebek doğurmuş olmak, öncesinde erken doğum yapmış olmak, gebelik öncesi gizli şeker hastalığı, 25 yaşın üzerinde gebe kalmak ve polikistik over sendromudur" diye konuştu.



"Tanı konma süreci"


Hiçbir risk faktörü olmadan da gebelik şekerinin gelişebileceğinin unutulmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Tutal, "Genellikle gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında gebelik şekeri teşhisi konulur. Önceden gebelik şekeri geçirdiyseniz veya doktorunuz riskli olduğunuzu düşünüyorsa, 13. haftadan önce de testler yapılabilir. Gebelik şekeri taraması, oral glukoz tolerans testi (şeker yükleme testi olarak bilinir) ile yapılır. 50 gram glukozlu içecek içildikten 30 dakika sonra alınan kan düzeyine bakılır. Test sonucu anormal ise 100 gram glukoz ile tekrar test yapılır" şeklinde konuştu.



"Şeker yükleme testi değil, annede şeker olduğunu bilmemek riskli"


Şeker yükleme testi yaptırmanın zararlı olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Tutal, "Test sırasında alınan şeker, 1 bardak şekerli içecek, birkaç dilim tatlı ya da bir tabak pirinç pilavındaki şeker kadardır. Asıl riskli olan durum annede gebelik şekeri olması ve bu durumun bilinmemesidir. Anne kanındaki yüksek şeker, bebeğe geçerek bebekte aşırı miktarda insülin üretilmesine bu da bebeğin aşırı büyümesine neden olur. Aşırı büyük olan bebeklerin doğum travmalarına maruz kalma ihtimalleri artar. Annenin yüksek kan şekeri, erken doğumu tetikleyebileceği gibi bebeğin aşırı büyük olması da erken doğum kararının alınmasına neden olabilir. Gebelik şekeri olan annelerin bebeklerinde doğum erken olmasa bile akciğer gelişimi yetersiz olabilir ve bebek doğduğu zaman nefes almakta zorlanabilir. Kan şekeri kontrolsüz olan annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası kan şekeri düşebilir. Çok ciddi düşüşler bebeğin havale geçirmesine neden olabilir. Derhal kan şekerinin yükseltilmesi gerekir. Gebelik şekeri olan annelerden doğan bebeklerde yaşamlarının ileri dönemlerinde obezite ve tip 2 diyabet hastalığı gelişme riski artmıştır" ifadelerini kullandı.



"Anneye verdiği zararlar"


Uzm. Dr. Tutal, gebelik şekerinin anneye ve bebeğe yansıyabilecek olumsuz etkilerini şöyle paylaştı:


"Gebelik şekeri, yüksek tansiyon riskini arttırır. Ayrıca hem anne hem de bebeğin hayatını tehlikeye sokan preeklampsi riskini arttırır. Gebelik şekeri geçirdiyseniz, bir sonraki gebelikte de muhtemelen gebelik şekeri olacaksınızdır. Ayrıca yaşınız ilerledikçe tip 2 diyabet hastası olma ihtimaliniz de artacaktır. Gebelik şekeri geçiren kadınların yaşam tarzlarında yapacakları sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi sağlıklı değişimler, gelecekte şeker hastası olma ihtimallerini azaltır. Diyetle kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalarda insülin tedavisi gerekir. Doğum sonrası kan şekeri ölçümüne bir süre daha devam edilmelidir. Doğumdan yaklaşık 2 ay sonra şeker yüklemesi yapılarak şekerin tamamen normale döndüğünden emin olunmalıdır. Daha sonra her 2-3 yılda bir diyabet riskinin değerlendirilmesi gereklidir. Bu hastalığın tedavisi endokrinoloji ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekimlerince yapılmaktadır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden Türkiye’ye örnek Kadın Çalıştayı Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" kadınların kent yaşamına dair taleplerini somut çözüm önerilerine dönüştürürken, kapsayıcı yerel politikalar için güçlü bir yol haritası ortaya koydu. Osmangazi Belediyesi, kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önceleyen vizyoner yaklaşımıyla önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Kadınlara yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel projeleriyle örnek olan Osmangazi Belediyesi, eşitlikçi ve kapsayıcı bir kent hedefi doğrultusunda Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" programını gerçekleştirdi. İki gün süren çalıştay, 20 moderatör, 20 raportör, 110 katılımcı ve organizasyon ekibinin de dahil olduğu yaklaşık 200 kişilik geniş bir buluşmayı sağladı. Kadınların kent yaşamındaki haklarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini görünür kılan çalıştay, eşitlikçi ve kapsayıcı yerel politikaların inşası için güçlü bir zemin oluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in de katıldığı sonuç oturumunda somut, uygulanabilir ve dönüştürücü çözüm önerileri paylaşıldı. Çalıştay boyunca 5 ana masa ve 15 alt masa olmak üzere toplam 20 masada yürütülen yoğun tartışmalar ve atölye çalışmaları ile birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanında; finansman ve destek mekanizmaları, kooperatif yönetimi ve sürdürülebilirlik ile eğitim ve mentorluk konularında önemli öneriler geliştirildi. Yerel yönetimlerde kadın politikaları kapsamında kadın dostu şehir tasarımı, kadın temsili ve liderlik ile sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı. Eğitim ve teknoloji başlığında dijital okuryazarlığın artırılması, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, STEM alanlarında kadınların güçlendirilmesi ve eğitim fırsatlarının yaygınlaştırılması konuları öne çıktı. Kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı alanında şiddetle mücadele ve rehabilitasyon, sağlık hizmetlerine erişim, önleyici sağlık uygulamaları ile psikolojik destek mekanizmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Kadın istihdamı ve çalışma hayatı başlığında ise kadın istihdamının artırılması, sosyal destekler, kadın dostu iş yerleri ve kurumsal politikalar ile kadınların emek ve meslek örgütlerindeki hakları ve temsiliyeti üzerine kapsamlı öneriler ortaya kondu. Çalıştay kitaplaştırılarak rehber niteliği taşıyacak Çalıştay çıktıları, kadınların yalnızca hizmetlerden yararlanan bireyler değil, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenen, kenti dönüştüren güçlü aktörler olması gerektiğini ortaya koydu. Sonuç oturumunda kadın dostu kent politikalarının hayata geçirilmesinin ancak katılımcı, şeffaf ve eşitliği esas alan bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün olduğu vurgulandı. Çalıştayın en önemli kazanımlarından biri ise farklı temalar altında geliştirilen önerilerin ortak bir strateji çerçevesinde bir araya getirilerek, bütüncül bir yol haritasına dönüştürülmesi oldu. Bu kapsamda elde edilen içerik, "Bursa Kadın Odaklı Yerel Yönetim Strateji Belgesi" için güçlü bir temel oluşturdu. Düzenleme kurulu, çalıştay süresince üretilen tüm çıktıları derleyerek kapsamlı bir kitap hazırlayacak. Hazırlanacak bu eser, kadınların taleplerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini doğrudan yerel yönetimlere aktaran önemli bir rehber niteliği taşıyacak. "Çalıştay kollektif kadın çalışmasının ürünüdür" Çalıştaya katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kadınlara yönelik çalışmalara destek verdiklerini ifade ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sonuçların çok başarılı olacağına inandıklarını belirten Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ise, "Bu çalıştayın sonuçları bir kitaba dönüştürülecek ve o kitabın bir yerel politika strateji belgesi olmasını bekliyoruz. Sadece Osmangazi Belediyemiz için değil, bütün Bursa’nın kamu kurumları için ve yerel yönetim temsilcileri için. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik, yerel yönetimlerde kadın politikaları, eğitim ve teknoloji, kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı, kadın istihdamı ve çalışma hayatı konularında ve bunların alt masalarında derinlemesine iki gün boyunca çalışmalar yapıldı. Yaklaşık 75 kurumun temsilcisi vardı. Bu elde edilen çıktılar, daha sonra bir ürün olarak ortaya konacaktır. Bu, kollektif kadın çalışmasının ürünüdür. Sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Çalıştayda ayrıca plan ve projelere emek veren kadınlar, sonuç oturumunda da söz alarak fikir alışverişinde bulundu. Güçlü ortak akıl ve dayanışma zeminiyle şekillenen çalıştayın Bursa’da kadın odaklı yerel yönetim anlayışının gelişmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.