SAĞLIK - 12 Şubat 2026 Perşembe 09:10

Karnından 2 litre idrar çıktı, 400 cc prostat kapalı yöntemle alındı

A
A
A
Karnından 2 litre idrar çıktı, 400 cc prostat kapalı yöntemle alındı

SAMSUN (İHA) – Samsun’da karın şişliği şikayetiyle hastaneye başvuran Ramazan Aydın’ın karnından yapılan müdahale ile 2 litre idrar boşaltıldı. Yapılan tetkiklerde 400 cc büyüklüğünde prostatı olduğu tespit edilen hasta, açık ameliyat yerine kapalı yöntemle sağlığına kavuştu.


Samsun’un Bafra ilçesinde yaşayan Ramazan Aydın, karın şişliği, idrar yapamama ve ağrı şikayetleri nedeniyle hastaneye başvurdu. Şişliği kabızlık zanneden Aydın’ın yapılan müdahalesinde karnından 2 litre idrar boşaltılırken, 400 cc büyüklüğünde prostatı olduğu tespit edildi. Hasta, kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyat sonrası sağlığına kavuştu. Ameliyatı gerçekleştiren Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Doç. Dr. Önder Çınar, hastanın karın şişliği şikayetiyle başvurduğunu belirterek, "Ramazan bey karnında şişlik nedeniyle başvurmuştu. Yaptığımız muayene ve değerlendirmeler sonucunda karnındaki şişliğin idrara bağlı olduğunu tespit ettik. O gün yaptığımız müdahale sonrasında yaklaşık 2 litre idrar boşalttık. Bu boşalttığımız idrar sonrasında yaptığımız tahlillerde hastamızın böbrek fonksiyonlarının bozulduğunu ve böbrek yetmezliğine neden olduğunu tespit ettik. Diğer kan tetkiklerinde de bozukluklar mevcuttu. Hastayı sonda ile takip ettik ve kan değerlerinin normale gelmesini bekledik. Değerler düzeldikten sonra ameliyatını planladık" dedi.



"Kapalı yöntemle alınması bizim için önemli bir başarıdır"


Hastanın prostatının 400 cc büyüklüğünde olduğunu ve idrar kanalını tamamen kapattığını ifade eden Çınar, "Birçok merkezde 80 gram üzerindeki prostatlarda açık ameliyat önerilmektedir. Ramazan beyin prostatı 400 cc’ye kadar büyümüştü. Kendisine açık ameliyat önerilmişti. Biz ise Holep yöntemiyle prostatı idrar yolundan, kapalı olarak çıkarttık. Daha önce 350 gramlık prostat ameliyatı yapmıştık. Bu kez 400 cc prostatı kapalı yöntemle çıkardık. En önemlisi ameliyat sonrası hastada idrar kaçırma gibi bir yan etki gelişmedi. İdrarını rahat yapabiliyor. 400 cc prostatın idrar kaçırma olmadan kapalı yöntemle alınması bizim için önemli bir başarıdır" diye konuştu.



"Hasta günlük hayatına çok daha hızlı dönebilmektedir


Kapalı ameliyatın avantajlarına da değinen Çınar, "Açık ameliyatta iyileşme süresi ve sonda kalış süresi daha uzun olmakta, hasta günlük yaşamına daha geç dönmektedir. Ayrıca yara yeri komplikasyonları daha sık görülmektedir. Kapalı ameliyatta ise hastanede yatış süresi kısalmakta, kanama daha az olmakta ve hasta günlük hayatına çok daha hızlı dönebilmektedir" ifadelerini kullandı.



"Çok iyiyim"


Hasta Ramazan Aydın ise yaşadıklarını, "Karnım ilk geldiğimde çok şişti. Karnımdan 2 litre idrar çıktı. Şişliği kabızlık sanıyordum ama prostatmışım. İlk gittiğim hastanede açık ameliyat denmişti. Hocam kapalı ameliyat yaptı, şimdi çok iyiyim" sözleriyle anlattı.




Karnından 2 litre idrar çıktı, 400 cc prostat kapalı yöntemle alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Marmaray’ı, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik. Hedefimiz İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle entegrasyonu güçlendirmek, sınır aşan koridorları geliştirmek ve ortak projelerle katma değer üretmektir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Ulaştırma Bakanları 2. Toplantısı’na bir video mesaj gönderdi. Konuşmasına İslam coğrafyasının farklı köşelerinden İstanbul’a gelen misafirlere "hoş geldiniz" diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Coğrafi mesafelerin önemini yitirdiği, fakat stratejik bağlantıların geçmişte hiç olmadığı kadar değer kazandığı bir süreçten geçiyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın ulaştırma konulu ilk konferansı yaklaşık 40 sene önce gerçekleştirildi. Bu süreçte dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri de köklü bir dönüşüme uğradı. Ulaştırma, malların ve insanların hareketliliğini sağlamanın ötesinde kalkınmanın, rekabet gücünün ve bölgesel entegrasyonun temel unsurlarından biri haline geldi. Asya’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Orta Doğu’ya uzanan İslam dünyası, bu muazzam coğrafyada doğal koridorlara, dinamik ve genç bir nüfusa ve hızla büyüyen pazarlara hükmetmektedir. Ancak bu büyük potansiyeli tam anlamıyla hayata geçirebilmek ve coğrafi avantajları stratejik bir güce dönüştürmek için etkin, güvenilir ve bütünleşmiş ulaştırma ağlarına ihtiyaç vardır. Bizler karayollarımız, demiryollarımız, limanlarımız ve havalimanlarımız arasında tesis edilecek güçlü bağlantıların yalnızca aramızdaki ticareti değil, sosyal ve kültürel etkileşimi de artıracağına inanıyoruz. Türkiye olarak, son yıllarda ulaştırma alanında hayata geçirdiğimiz büyük ölçekli projelerle bu anlayışı somutlaştırmaya çalıştık" dedi. "Dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik" Marmaray’ı, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi dev projelerle küresel ticaret hatlarını tahkim ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Modern demiryolu hatlarımız yük ve yolcu taşımacılığında büyük mesafeler kat etti. Büyük liman yatırımlarımız deniz taşımacılığı kapasitemizi güçlendirdi. Havacılık alanındaki hamlelerimiz ise ülkemizi küresel hava taşımacılığının önde gelen merkezlerinden biri haline getirdi. Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor projesine verdiğimiz destekle, tarihi İpek Yolu’nu modern bir anlayışla yeniden canlandırıyoruz. Ancak biz bu yatırımları yalnızca ulusal bir çerçevede değerlendirmiyoruz. Hedefimiz İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle entegrasyonu güçlendirmek, sınır aşan koridorları geliştirmek ve ortak projelerle katma değer üretmektir. Bildiğiniz üzere konferansımız boyunca yürüttüğümüz yapıcı müzakereler neticesinde önemli adımlar attık. Üye ülkeler arasında ulaştırma hatlarını güçlendirecek bir yol haritasının oluşturulması, uluslararası platformlarda dayanışmanın arttırılması ve Türkiye’nin dönem başkanlığında bir ulaştırma bağlantısallığı strateji belgesi hazırlanması yönünde önemli kararlar aldık. Şüphesiz kararların etkin biçimde uygulanabilmesi için teknik toplantıların aksatılmaması ve takip mekanizmalarının titizlikle işletilmesi önem taşıyor. İnanıyoruz ki bugün ortaya koyduğumuz irade bunun önünü açacaktır. Bu vesileyle toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, iştirak eden ülkelere teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
Trabzon Mehmet Yiğit Alp: "Kalıcı başarının formülü sabır ve birlikteliktir" Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelik olduğunu belirtti. Alp, Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde kulübün ağır bir finansal yük ve güven sorunu yaşadığını ifade ederken, mevcut yönetimin günü kurtarmak yerine geleceği kurmaya odaklı bir politika izlediğini söyledi. Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, bordo-mavili kulübün tarihsel duruşu, çok branşlı yapısı ve son dönemde izlenen yönetim anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Alp, geçmişteki yanlışlardan ders alındığını, yönetimin sürdürülebilir ekonomiyi önceleyerek bir politika belirlediğinin altını çizdi, camiaya da sağduyu ve birlik çağrısı yaptı. "Trabzonspor’u sadece kupalarla anlatmak eksik olur" Mehmet Yiğit Alp, kulübün; bu ülkenin futbol tarihine adaletin, inancın, direncin ve merkezin dışında inşa edilmiş bir futbol aklının adı olarak geçtiğine dikkat çekerek, "Elde edilen başarılar, şampiyonluklar ve kupalar bu uzun yürüyüşün görünen duraklarıdır. Asıl miras ise yıllar boyunca örülen duruş, karakter ve zihinsel bağımsızlıktır. Bugünü konuşurken geçmişten kopamayız. Çünkü bu kulüp değerleriyle ayakta durur. Trabzonspor hiçbir zaman hazır reçetelerle yol almamıştır. Kendi şartları içinde düşünmüş, kendi aklını üretmiş, kendi bedelini ödemiştir. Bugün ’efsane’ olarak anılan yapı da bu uzun ve zahmetli yürüyüşün doğal sonucudur" dedi. "Trabzon bir spor kültürüdür" "Trabzon rekabetin karakterle, mücadelenin ahlakla birlikte büyüdüğü köklü bir spor kentidir" diyen Alp, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün basketbol takımımızın yeniden ayağa kalkarak yazdığı güçlü hikaye, kadın futbol takımımızın istikrarlı yürüyüşü, U19 takımımızın uluslararası ölçekte ortaya koyduğu başarılar ve altyapının diğer yaş gruplarında her geçen yıl daha planlı ve nitelikli bir yapıya kavuşması için çalışılması, bu bütüncül spor aklının somut göstergeleridir. Ortaya çıkan tablo tek bir branşa sıkışmayan, yaygın, üretken ve sürdürülebilir bir spor kültürünün Trabzon’da yeniden güç kazandığını göstermektedir. Önümüzdeki dönemlerde yeni branşlarla bu yapının daha da derinleştirilmesi, kulübümüzün sportif olduğu kadar kurumsal kimliğini de kalıcı biçimde tahkim edecektir." "Bu tabloyu devralmak cesaret ister" Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde karşısındaki tablonun kötü olduğunu hatırlatan bordo-mavili kulübün eski yöneticisi, "Ağır bir finansal yük, daralmış bir hareket alanı ve yıpranmış bir güven zemini.. Böylesi bir ortamda sorumluluk almak ciddi bir cesaret ve irade meselesidir. Bugün izlenen yol, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılarak şekillenmiş daha olgun bir çizgiyi temsil etmektedir. Kurumsal kimliğimizi örseleyen zafiyetleri, sportif başarıyı engelleyen yönetimsel ve yapısal sorunlarımızı elbette mülahaza ediyoruz. Lakin özellikle son şampiyonluğumuzun ardından yapılan hataların aksine, bugün sürdürülebilir ekonomi ve sportif açıdan atılan uzun vadeli pozitif adımlarla, günü kurtarmaktan ziyade geleceği kurmaya odaklanıldığını görüyor ve bu anlayışa destek verilmesi gerektiğinin özellikle altını çiziyoruz" cümlelerine yer verdi. "Dönüşüm sancılıdır ama öğreticidir" Dönüşüm dönemlerinin sancısız yaşanmayacağına dikkat çeken Alp, "Karar süreçlerinde zorlanmalar olabilir, bazı adımlar tartışmaya açık hale gelebilir. Belirleyici olan bu deneyimlerin kurumsal hafızayı büyütmesi ve aynı yanlışların tekrar edilmemesidir. Büyük kulüpler tam da bu eşiklerde güç kazanır. Sağduyulu herkesin pragmatik düşünceleri bir yana bırakıp bu anlayışı desteklemesi gerekir. Bugün gelinen noktada ekonomik alanda sağlanan toparlanma, kulübümüz adına tarihsel bir eşiği ifade etmektedir. Mali disiplin ekseninde kurulan yapı, reflekslerle savrulan dönemlerin geride kaldığını, uzun vadeli denge ve sürdürülebilirliğin esas alındığını göstermektedir. Bu yoldan sapmadan hem ekonomi hem de sportif tarafta sürdürülebilir bir planlamayla devam edilmelidir" şeklinde konuştu. "Fatih Tekke tercihi bir duruşun ifadesidir" Teknik direktörlük görevine Fatih Tekke’nin getirilmesinin bir duruşun ifadesi olduğunu vurgulayan Alp, "Camiamızın evladı Fatih Tekke ile yola çıkılması az önce bahsettiğim yaklaşımların doğal bir uzantısıdır. Bu tercih, evet teknik bir karardır ama hem kulüp kültürünü ve aidiyet duygusunu hem de tarihsel hafızayı sahaya taşıma iradesini temsil etmektedir. Fatih Hoca, Trabzonspor’un DNA’sını bilen, kulübümüzün kültürünü sahaya yansıtma konusunda bu toprakların her zerresine aşık insanlarla aynı duyguyu yaşayan bir efsanedir. Fatih Hoca’nın Trabzonspor’un ekonomik gerçekliğini önceleyerek, gerçekleştirdiği bu meydan okuma herkes tarafından takdir edilmelidir" dedi. "Sevgililer gününde sevdamız ile birlikte" Mehmet Yiğit Alp, Trabzonspor’un Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında sahasında Fenerbahçe’yi konuk edeceği müsabakayla alakalı ise, "Trabzonspor için bu tür maçlar her zaman özel olmuştur. Trabzonspor’un en büyük gücü her şartta takımının yanında duran bu büyük camiadır. Sahadaki mücadele kadar tribündeki kararlılık da sonucu belirler. Ben de ailemle ve arkadaşlarımla birlikte stadyumda olacağım. 40 bin taraftarımızla omuz omuza vererek takımımızı destekleyeceğiz. Sevgililer gününde insan sevdiğinin yanında olmazda nerde olur. Biz de sevgililer gününde en sevdiklerimizle en sevdiğimizin yanında yer alacağız. İnancım odur ki bu maçtan galip ayrılarak hedeflerimiz yolunda daha sağlam bir duruş ortaya koyacağız" açıklamasını yaptı. "Kalıcı başarının formülü, sabır ve birliktelik" Kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelikten geçtiğini aktaran Alp, "Bugün bizlere düşen görev son derece nettir. Başkanlık makamına, teknik yapıya ve ortaya konan yol haritasına sağduyulu bir destek sunmaktır. Yıkmadan, doğru eleştirilerle yol göstermektir. Dönem; Trabzonspor, ekonomik ve sportif açıdan örnek bir başarı modeli ortaya koyarken, camiamızı alışıldık senaryolarla ayrıştırmaya çalışanlara karşı omuz omuza duruş gösterme dönemidir. Gün; geçmişte olduğu gibi geçici hevesler ile kişisel menfaatler uğruna Trabzonspor’un geleceğine kastedenlere karşı kurumsallığı ve aklı selimi savunma günüdür. Trabzonspor’un tarihsel olarak en güçlü olduğu dönemler, ortak aklın hakim olduğu zamanlardır. Bu camia sabrı bildiği zaman kazanmıştır. Birlikte durmayı başardığında güçlenmiştir. Kişisel tepkiler yerine kurumsal hedeflere odaklandığında tarih yazmıştır. Geçmiş bunu defalarca göstermiştir. Aynı iradeyi bugün de göstermek zorundayız. Çünkü bu irade korunduğu sürece Trabzonspor’umuzun hem sportif hem de kurumsal kazanımları kalıcı hale gelecektir. Bizler öylesi dönemlerde geçici heveslerin peşinde sürüklenen değil, kalıcı başarıların peşinden gidenler olmalıyız. Aklı selimde ve birliktelikteki ısrarımız uzun vadede Trabzonspor’umuzun başarısının yegane formülüdür" diyerek sözlerini tamamladı.
Denizli Merkezefendi Basket taraftarıyla buluşuyor Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket, cuma günü saat 19.00’da PAÜ Arena’da oynayacağı karşılaşmada taraftarının karşısına çıkacak. Denizli temsilcisi, iç sahada alacağı galibiyetle hem moral bulmayı hem de ligdeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Hafta boyunca hazırlıklarını sürdüren Merkezefendi ekibi, antrenmanlarda savunma sertliği, ribaund kontrolü ve hızlı hücum organizasyonları üzerinde durdu. Teknik heyet, özellikle maçın ilk dakikalarından itibaren tempoyu belirleyen taraf olmayı planlıyor. Boya alanı savunması, dış atış yüzdesi ve top kayıplarının minimize edilmesi, maç planının temel başlıkları arasında yer alıyor. Yenice: "Taraftarımız en büyük gücümüz" Genel Menajer Evren Yenice, PAÜ Arena’daki atmosferin takıma önemli katkı sağladığını belirterek, "Cuma akşamı tribünlerin dolu olması oyuncularımıza ekstra motivasyon katacaktır. İç sahada enerjimizi sahaya yansıtmak istiyoruz. Mücadele gücü yüksek bir takım izleteceğimize inanıyorum" dedi. Aktaş: "Savunma ve ribaund belirleyici olacak" Başantrenör Zafer Aktaş ise sahadaki detaylara dikkat çekti. Aktaş, "Maçın anahtarı savunma disiplinimiz ve ribaundlarda göstereceğimiz direnç olacak. Geçiş hücumlarını doğru oynamak ve set hücumlarında sabırlı kalmak istiyoruz. Oyuncularım hafta boyunca plana sadık kalarak çalıştı. Sahada temaslı ve tempolu bir basketbol ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı. Denizli temsilcisi, özellikle taraftarı önünde savunma sertliğini artırarak rakibin hücum ritmini bozmayı ve hızlı hücumlarla skor üretmeyi amaçlıyor. Kritik anlarda doğru kararlar ve serbest atış yüzdesi de karşılaşmanın seyrini belirleyebilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket, Cuma günü saat 19.00’da başlayacak mücadelede PAÜ Arena’da tribün desteğini arkasına alarak parkeden galibiyetle ayrılmak istiyor.