EKONOMİ - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 16:25

KATİD Başkanı Toktaş: "Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70"

A
A
A
KATİD Başkanı Toktaş: "Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70"

Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.


Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.



"Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi"


Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, "12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi" dedi.



"Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor"


Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, "Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor" diye konuştu.



"İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi"


ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, "Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor" ifadelerini kullandı.



"Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı"


Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, "Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık" şeklinde konuştu.



KATİD Başkanı Toktaş: "Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı uyardı: "Kurban keserken aşırı efor kalp krizini tetikleyebilir" Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi gibi faaliyetlerde, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir" dedi. Kurban Bayramı öncesi kalp hastalarına yönelik önemli uyarılar yapıldı. Bayram sürecinde değişen beslenme alışkanlıkları, uzun yolculuklar ve kurban kesimi sırasında harcanan yoğun fiziksel efor kalp hastaları açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, kalp ve tansiyon hastalarının ilaç kullanımını aksatmaması gerektiğini ifade ederek, "Özellikle kan sulandırıcı kullanan kişilerin kendilerini yaralama konusunda çok dikkatli olmaları lazım. Çünkü bu kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor" dedi. "Aşırı efor kalp krizine neden olabilir" Erdoğu, kurban kesimi sırasında kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini ve yoğun fiziksel eforun kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, "Özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin kurban kesimi gibi ağır fiziksel güç gerektiren işlerde geri planda kalmalarında fayda var. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor kalp krizine neden olabilir" diye konuştu. "Dikkatli olmaları gerekiyor" Seyahat edecek kişilerin mutlaka kalp ilaçlarını yanlarına almaları gerektiğini söyleyen İsmail Erdoğu, "Birkaç gün boyunca ilaçların alınmaması ya da atlanması bile kalp hastalığı açısından sıkıntılı süreçlerin oluşmasına neden olabilir. Kurban kesme merasimleri sırasında kalp hastalarının aşırı efor sarf etmemeleri ve kan sulandırıcı kullandıkları için kendilerini yaralama konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Et tüketimi, özellikle tansiyon hastaları ve kronik böbrek yetersizliği olan kişiler için ciddi bir sorun oluşturabiliyor. Ayrıca toplumumuzda et genellikle fazla tuzla birlikte tüketiliyor. Bu durum tansiyonun yükselmesine, tansiyon yükseldiğinde ise kalp krizinin tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle et tüketilecekse, az tuzlu tüketilmesi gerekiyor" dedi. "Göğüs ağrıları ciddiye alınmalı" Erdoğu, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Kişiler nerede olurlarsa olsunlar başlayan bir göğüs ağrısını mutlaka ciddiye almak gerekir. Kalp hastalıklarında göğüs ağrısı başladıktan sonra hastaneye ulaşmak için geçirilen zaman çok kıymetlidir. Hayatta kalmayı ve sağlıklı olmayı belirleyen en önemli unsur, aslında bu süredir. Göğüste oluşacak ciddi yanma, baskı ve benzeri şikayetlerde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi ve benzeri faaliyetlerde, özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda vardır. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir. Nitekim kurban kesimi sonrasında kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştık. Çünkü bu süreç ciddi bir fiziksel efor gerektiriyor. Eğer kişiler kurban kesimini kendileri yapacaklarsa, bu konuda daha sağlıklı ve genç bireylerin aktif görev alması daha doğru olacaktır" şeklinde konuştu.
İstanbul E-ihracatta Trendyol’da ilk 5’te yer alan Denizli’de satıcılar ürün gamını genişletiyor Denizli, Trendyol ile geleneksel üretim gücünü e-ticaretin hızıyla birleştirdi. Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret sayesinde ürün yelpazesini genişletti. Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli’deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. E-ticaret platformunun verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti. Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler Ev tekstili Denizli’nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, platform verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli’den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti. Denizli’nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye’nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor. Platform, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor. Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye’nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli’de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor. Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli’nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. "Rekabetin yolu dijitalden geçiyor" Denizli’nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ’lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli’nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır." "E-ihracat, Denizli’ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor" Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya’daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor." Dijitalin Denizli’ye getirdiği köklü değişim Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli’deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı. Platform verileri, Denizli’deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı.
İstanbul Vodafone’un 5G kapsama reklamında milli basketbolcu Alperen Şengün oynadı Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, bunu müşterileriyle kutluyor. 21 Haziran’a kadar devam edecek yeni kampanyada, operatör müşterilerinin Hediye Çarkı’nda kazandığı internet 10’a katlanacak. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve Vodafone’un reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı. Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, yeni bir kampanya düzenliyor. Buna göre, operatör müşterileri, Hediye Çarkı’nı her çevirmede internet kazanacak ve kazandıkları interneti 10’a katlayacak. 21 Haziran’a kadar sürecek kampanyadan tüm Vodafone’lular yararlanabilecek. Müşteriler, Hediye Çarkı’nı Yanımda uygulamasında her hafta, operatör mağazalarında ise ayda bir kez çevirerek kampanyaya katılabilecek. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve operatörün reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatörüz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başladık. Hemen ardından, uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından ülkemizin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü sertifikasını kazandık. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’deki yaygın kapsama gücümüzle birleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğumuzu müşterilerimizle paylaşmak istedik ve 5G kapsama liderliğimizi kutlamak üzere yeni bir kampanya başlattık. Tüm müşterilerimizin Hediye Çarkı’nda kazandığı interneti 10’a katlayacağız. Müşterilerimizi kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz." Ayrıntılı ve güvenilir analiz Açıklamaya göre, P3 tarafından 1-8 Nisan tarihleri arasında toplam 30 bin kilometrelik alanda yapılan ölçümlerde 5G kapsama alanı değerlendirildi. 5G kapsama alanının güvenilir ve anlamlı bir şekilde tespit edilmesini sağlamak için P3 tarafından global standartlara uygun metodolojiler uygulandı. Vodafone Türkiye elde ettiği sonuçlarla ülke genelinde en geniş 5G kapsamasını sağladı. Kutlamaya özel reklam film Operatör, 5G kapsama liderliğini kutladığı kampanya kapsamında özel bir reklam filmi de hazırladı. Milli basketbolcu Alperen Şengün’ün rol aldığı filmde bir basketbol maçının en kritik anı gösteriliyor. "5G kapsamasında Türkiye’de sahanın yeni lideri Vodafone" mesajını veren reklam filminde Alperen Şengün’ün yanı sıra markanın reklam yüzü Cengiz Bozkurt da yer alıyor.