ASAYİŞ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 13:55

Korsan taşımacılığa sıkı denetim: Sürücülerin sözleri dikkat çekti

A
A
A

Samsun’da mobil uygulama üzerinden müşteri aldığı belirlenen korsan taksilere yönelik denetimde ilginç anlar yaşandı. Polis ekiplerini dakikalarca ikna etmeye çalışan kadın sürücü, "Meydandan döner almaya geldim, uygulamam yok" diyerek dil döktü. Bir başka sürücünün ise "Bir daha olsa yine yaparım" sözleri dikkat çekti. Yakalanan 2 korsan taksiye toplam 200 bin TL ceza kesildi, araçlar 2 ay trafikten men edildi.

Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İlkadım ilçesinde korsan taşımacılığa yönelik denetim gerçekleştirdi. Cumhuriyet Meydanı önünde uygulama noktası oluşturan ekipler, mobil uygulamalar üzerinden müşteri aldığı belirlenen araçları tek tek durdurup kontrol etti. Denetimler sırasında yakalanan kadın sürücü, polis ekiplerine uzun süre dil döktü. Telefonunda uygulama olmadığını savunan sürücü, "Yemin ederim uygulamam yok" diyerek kendisini savundu. Ekipler ise yapılan incelemeler sonrası cezai işlemi uyguladı.

Korsan taşımacılığa sıkı denetim: Sürücülerin sözleri dikkat çekti

Bir diğer sürücünün ise işlemler sırasında söylediği, "Bir daha olsa yine yaparım" sözleri dikkat çekti. Polis ekipleri, korsan taşımacılığın hem yolcu güvenliğini tehlikeye attığını hem de haksız kazanca neden olduğunu belirterek denetimlerin süreceğini ifade etti. Yapılan çalışmalar kapsamında yakalanan 2 korsan taksi sürücüsüne toplam 200 bin lira idari para cezası kesildi. Araçlar ise 2 ay süreyle trafikten men edilerek otoparka çekildi. Emniyet yetkilileri, korsan taşımacılığın önüne geçmek ve vatandaşların güvenli ulaşım hizmeti almasını sağlamak amacıyla kent genelindeki denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.

Korsan taşımacılığa sıkı denetim: Sürücülerin sözleri dikkat çekti

Furkan Abrek Ünal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Aynı noktada değişen manzara: Bahar yağmurları kuraklığın izlerini sildi Kırıkkale’de geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi düşen göletler, bu yıl bahar mevsiminde etkili olan yağışlarla yeniden doldu. Toprağın suya doyduğunu belirten üreticiler, yağışların çiftçiye umut olduğunu söyledi. Kırıkkale’de bahar mevsiminde aralıklarla etkili olan yağmurlar, kırsal alanlardaki göletlerde su seviyesini artırdı. Geçen yıl kurak geçen sezon nedeniyle suyu büyük ölçüde çekilen Ahılı Göleti, bu yıl yağışların ardından suyla doldu. Havadan görüntülenen göletin geçen yılki kurak hali ile bu yılki dolu hali arasındaki fark dikkat çekti. Dinek Dağı’ndaki gölette de su seviyesinin yükseldiği görüldü. Çiftçiler, geçen yıl kuraklık nedeniyle verim alamadıklarını, bu yıl ise yağışların bereket getirdiğini ifade etti. "Yüzümüz güldü" Hacıbalı köyü muhtarı İbrahim Sağkol, yağışların hem toprağa hem de üreticiye nefes aldırdığını belirtti. Sağkol, "Evet, bu sene maşallah yağmurlar bol oldu. Toprak kana kana suya doydu, göletlerimiz doldu. Hani eskilerin deyimiyle, köstebek deliğinden bile su çıkıyor. Yer altından sular fışkırmaya devam ediyor. Yüzümüz güldü, çiftçilerimizin de yüzü güldü. Hasadımızın inşallah iyi olacağını umut ediyoruz" şeklinde konuştu. "Güzel bir verim bekliyoruz" Yağışların sevindirici olduğunu ancak dolu riskinin üreticileri tedirgin ettiğini söyleyen Sağkol, "Büyüklerimiz, ‘gün dönümüne kadar bu hava korkutur’ derler. Yağmur ne kadar çok yağarsa dolu tehlikesi de o kadar artıyor. Köylümüz bir taraftan da bundan korkuyor. Bugün yağmurla karışık dolu yağdı. Tabii insanın yüreği ağzına geliyor. Güzel bir verim bekliyoruz. Maşallah ekinlerimiz çok güzel. Cenab-ı Allah’tan gelene de bir şey diyemeyiz" diye konuştu. Köyün yaşlı çiftçisi 78 yaşındaki Şerif Kızılyar da bu yıl yağışların iyi geçtiğini ifade ederek, "Çok şükür yağışımız iyi oldu. Ürünümüzün de iyi olacağını düşünüyoruz. Geçen sene bir şey alamadık, domates bile alamadık. Bu sene ise iyi, çok şükür" dedi.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor. Burada gerçekleşen bir bayrak değişimi değildir, o bayrağın daha ileri taşınabilmesidir" dedi. ASO ve Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğiyle ‘Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli’ düzenlendi. Programda aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, kurumsal yönetim, profesyonelleşme, kuşaklar arası geçiş ve şirketlerin uzun vadeli rekabet gücünün artırılması konuları ele alındı. Programda konuşan ASO Başkanı Ardıç, aile şirketlerinin dünya ekonomisinin taşıyıcı unsuru olduğunu ama sadece yüzde 30’unun ikinci kuşağa, yüzde 10 ile 15’inin ise üçüncü kuşağa ulaşabildiğini açıkladı. Ardıç, "Türkiye’de şirketlerin yaklaşık yüzde 95’i aile şirketlerinden oluşuyor. İstihdamın yaklaşık yüzde 75’i, üretimin ve ihracatın çok önemli bir bölümü bu şirketler tarafından gerçekleştiriliyor. Ülkemizin sanayi tarihi, kurulmuş şirketlerin değil, ayakta kalmış şirketlerin tarihidir. Burada konuştuğumuz konu da tam olarak budur. Kurmak değil, kalıcı olmaktır. Ancak aile şirketlerinin ortalama ömrüne baktığımızda 30 yıl civarında olduğunu görüyoruz. Biz birey olarak daha uzun yaşıyoruz, fakat emekle kurduğumuz işletmeleri, markaları ve üretim birikimini kuşaklar boyunca yaşatmakta aynı başarıyı gösteremiyoruz" diye konuştu. "Belirsizlik şirket yönetimindeki en pahalı maliyetlerdendir" Aile ilişkileriyle şirket yönetiminin birbirine karıştığını aktaran Ardıç, "Yetki alanları tam olarak ayrılmıyor, yönetim devri yazılı kurallara bağlanmadığı için şirketin geleceğini kişisel ilişkiler belirliyor. Oysa şirketler kişilerle kurulur, ama sistemlerle yaşar. Kurumsallaşma da tam olarak budur. Aile bağlarını güçlendiren ve geleceğe taşıyan bir yapıdır. Bu yapının olmadığı yerde belirsizlik oluşur. Belirsizlik ise şirket yönetimindeki en pahalı maliyetlerden biridir" şeklinde konuştu. "KOBİ’lerimiz ihracatımızın yüzde 29,6’sını yani 75,7 milyar dolarını gerçekleştirdi" Ardıç, borsaya açılan şirketlerin sadece sermaye bulmayacağını, aynı zamanda denetleneceğini, görünür olacağını, kurumsal yönetim standartlarına yaklaşacağını, marka değeri ve kredibilitesinin artacağını belirterek, "KOBİ’lerimiz 2024 yılında toplam ihracatımızın yüzde 29,6’sını, yani 75,7 milyar dolarını gerçekleştirdi. İşletmelerimizin sermaye piyasalarına daha güçlü erişmesi, üretim kapasitesi ve ihracat performansı açısından stratejik bir önceliktir. Aile şirketlerimizde çok güçlü bir üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve fedakârlık geleneği var. Bu güçlü mirasın kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi için sermaye yapısı ve yönetim anlayışının güçlenmesi gerekiyor. Halka açılmak şirketin aileden kopması değil, tam tersine ailenin kurduğu değerin büyümesi, derinleşmesi ve kalıcı hale gelmesidir. Çünkü şirket büyüdükçe artan sorumluluğu taşıyabilmenin yolu, şeffaflık, kurumsal yönetim, güçlü sermaye yapısı ve profesyonel yönetim anlayışından geçer" ifadelerini kullandı. "Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor" ASO olarak şirketlerde kuşaklar arası geçişin doğru yönetilmesini son derece önemli gördüklerinin altını çizen Ardıç, "Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor. Bir tarafta yılların emeği, tecrübesi ve üretim kültürü. Diğer tarafta dünyayı farklı okuyan, teknolojiyle büyüyen yeni bir kuşak. Aslında burada gerçekleşen bir bayrak değişimi değildir, o bayrağın daha ileri taşınabilmesidir. Yeni kuşağın rolü mevcut yapıyı olduğu gibi devralmak değil, onu geliştirmek, büyütmek ve yeni döneme hazırlamaktır. Ancak burada çok kritik bir denge vardır. Şirketin sahibi olmak başka, şirketi yönetme sorumluluğunu taşımak başka bir konudur. Bu nedenle aile şirketlerinde liyakat, net görev tanımları ve profesyonel yönetim anlayışı vazgeçilmezdir" açıklamasında bulundu. "Şirket yönetimi kurala, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe dayanmalıdır" Ankara Sanayi Odası’nın hazırladığı ASO Aile Anayasası Rehberi’ni çok önemsediğini ifade eden Ardıç, "Aile anayasası bir belge olmanın ötesinde, şirketin geleceğine ilişkin ortak akıldır. Aile üyelerinin şirkette hangi şartlarda görev alacağı, yönetimin nasıl şekilleneceği, kuşak geçişlerinin nasıl planlanacağı ve muhtemel anlaşmazlıklarda hangi mekanizmaların işleyeceği net biçimde tanımlanmalıdır. Çünkü kurallar yazılı değilse zamanla herkes kendi kuralını oluşturmaya başlar. Sanayide üretim nasıl standarda, kaliteye ve ölçülebilirliğe dayanıyorsa, şirket yönetimi de aynı şekilde kurala, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe dayanmalıdır" dedi.
Karabük Karabük’te sanat etkinlikleri hafta sonuna taşınacak Karabük Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri kapsamında şair ve yazarlar, Karabüklü sanatseverlerle buluşacak. Karabük Belediyesince düzenlenen kültür sanat programlarında Osman Kiremitçi şiir dinletisi ve söyleşiyle, Abdullah Ataşçı ise imza günü etkinliğiyle okurlarıyla bir araya gelecek. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın öncülüğünde düzenlenen kültür sanat etkinlikleri kapsamında, şair ve yazarlar Karabüklü sanatseverlerle buluşuyor. Etkinlik programı, 15 Mayıs Cuma günü şair ve yazar Osman Kiremitçi’nin katılımıyla başlayacak. Kiremitçi, "Rüzgarlı Kaya" ve "Radar" eserleri eşliğinde gerçekleştirilecek şiir dinletisi ve söyleşi programında okurlarıyla bir araya gelecek. Programın ilk seansı 14.00-15.30, ikinci seansı ise 18.00-20.00 saatleri arasında düzenlenecek. Etkinliklerin finalinde ise 17 Mayıs Pazar günü saat 14.00’te yazar Abdullah Ataşçı, "Meryem’in Çiçekleri" kitabı üzerine söyleşi ve imza günü programına katılacak. Sevde Nur Uyumaz’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek etkinlikte edebiyatseverler yazarla sohbet etme imkanı bulacak. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, kültür ve sanat etkinliklerinin devam edeceğini belirterek, "Sanat Evi’mizde düzenlenen bu kıymetli buluşmalarla hemşehrilerimizin sosyal ve kültürel hayatına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Edebiyat ve sanat dolu bu güzel günlere tüm halkımızı davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Manisa Başkan Özkasap’tan zeytinyağı sektörüne birlik ve modernizasyon çağrısı Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, zeytin ve zeytinyağı üreticileriyle bir araya geldi. Manisa Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ve sektör temsilcilerinin yoğun katılım gösterdiği programda, zeytin ve zeytinyağı sektörünün mevcut durumu, geleceğe yönelik projeler ve üreticilerin beklentileri ele alındı. Toplantıya, Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ersaygı ile Ziraat Mühendisi Özlem Çetin de katılım sağladı. Konuşmasında Manisa’nın zeytin ve zeytinyağı üretimindeki stratejik önemine dikkat çeken Başkan Sadık Özkasap, Türkiye’nin dünya zeytinyağı üretiminde ulaştığı başarıların sektör adına büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Manisa’nın sahip olduğu 30 milyonu aşkın zeytin ağacı varlığıyla hem sofralık hem de yağlık zeytin üretiminde ülkenin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu belirten Özkasap, önümüzdeki sezonun verimli geçeceğine ilişkin güçlü işaretler bulunduğunu söyledi. Küçük kalibreli zeytinlerin değerlendirilmesinde yaşanan zorluklara değinen Özkasap, sektörün geleceğinin zeytinyağında olduğunu vurgulayarak, üreticilerin bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda lisanslı depo projesinin önemine dikkat çeken Özkasap, modern depolama imkanları sayesinde stok maliyetlerinin azaltılacağını ve zeytinyağının en sağlıklı şartlarda muhafaza edileceğini belirtti. Başkan Özkasap ayrıca, zeytinyağı tesislerinde modernizasyonun kaçınılmaz hale geldiğini ifade ederek, hijyen standartlarının yükseltilmesi, krom tank kapasitesinin artırılması ve soğuk sıkım teknolojilerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söylerken, Manisa Ticaret Borsası olarak üreticilerin KKYDP hibeleri ve devlet desteklerinden yararlanabilmeleri adına her zaman sektörün yanında olduklarını ve dökme yağ satışından markalı ve katma değerli ihracata geçişin önemine vurgu yaptı. Taklit ve tağşiş ürünlerin sektör için en büyük tehditlerden biri olduğunun altını çizen Özkasap, halk sağlığını tehlikeye atan kontrolsüz satışlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yürüttüğü denetim çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade eden Özkasap, sektörün ihtiyaçlarının ilgili kurumlarla istişare içerisinde değerlendirildiğini söyledi. Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı da veren Başkan Sadık Özkasap, zeytin ve zeytinyağı sektörünün tüm paydaşlarının ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Özkasap, 21 Mayıs 2026 tarihinde Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan "Zeytinyağı Çalıştayı"na dikkat çekerek, çalıştayın sektörün geleceği açısından önemli bir yol haritası oluşturacağını ifade etti. Ayrıca bugün Manisa Ticaret Borsası’nda yapılan toplantıdan çıkan talep ve önerilerin çalıştayda paylaşılacağını kaydetti.