EKONOMİ - 03 Nisan 2026 Cuma 09:22

Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok

A
A
A
Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok

Orta Doğu’da yaşanan gerilim ve ABD-İran savaşı sonrası küresel gübre ham maddesi tedarikinde yaşanan sıkıntılar, Türkiye’de yerli üretimle dengeleniyor. Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, ham maddenin büyük bölümünü kendi entegre tesislerinden sağlayan yapıları sayesinde piyasadaki dalgalanmalardan minimum düzeyde etkilendiklerini belirterek, Türkiye’nin fosfatlı gübre ihtiyacının tamamını karşılayabilecek kapasitede olduklarını söyledi.


Dünya genelinde gübre ham maddesine erişimde ciddi sorunlar yaşandığını ifade eden Akın, Eti Bakır’ın markası Eti Gübre’nin Samsun ve Mardin’deki üretim tesisleriyle iç piyasaya güçlü bir katkı sunduklarını dile getirdi. 750 bin tonluk kompoze gübre üretim kapasitesiyle önemli bir açığı kapattıklarını vurgulayan Akın, özellikle ilkbahar dönemi için herhangi bir arz sorunu öngörmediklerini kaydetti.



"Uluslararası piyasalarda gübre fiyatları değişken"


ABD-İran Savaşı’nın sürmesiyle gübre fiyatındaki dalgalanmaların devam edeceğini ifade eden Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, "İçinde bulunduğumuz ilkbahar dönemi için Eti Bakır’ın gübre markası Eti Gübre olarak biz hazırlıklarımızı yaptık. Hem gübreyi hem de ham maddesini kendimiz ürettiğimiz için ilkbahar döneminde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Diğer gübre firmaları da kendi tedarik kanallarını Orta Doğu’nun dışından sağlayacakları için büyük bir sıkıntı yaşanmayacaktır. Biz gübrenin yüzde 85’ini kendi ham maddemizden üretiyoruz. Diğer firmalar ise yaklaşık olarak yüzde 50’sini ithalat yoluyla getiriyorlar. Arz-talep dengesinden kaynaklanan, ham madde ve mamul gübre arzının azalması ve Orta Doğu’daki tedarikçilerin ortadan kalkmasından dolayı gübre fiyatlarında dalgalanmalar olabilir. İlkbahar dönemi için büyük artışlar görmeyeceğiz ama daha sonraki dönemlerde eğer savaş devam ederse fiyat artışları yaşanabilir" dedi.



"Türkiye’nin fosfatlı gübre ihtiyacının yüzde 100’ünü, tüm gübre ihtiyacının da yüzde 20’sini karşılayacak durumdayız"


Ülke genelinde yılda yaklaşık 6 milyon ton gübre tüketildiğini ve fosfatlı gübre ihtiyacının tamamını karşılayacak durumda olduklarını dile getiren Kürşat Akın, "Türkiye’nin gübre tüketimi yaklaşık olarak 6 milyon ton. Bizim Mardin-Mazıdağı’ndaki fabrikamız ve Samsun’daki gübre fabrikamızda bu ihtiyacın yaklaşık olarak yüzde 20’sini, özellikle fosfatlı gübrelerde DAP dediğimiz gübrenin ise yüzde 100’ünü karşılayacak durumdayız. Mardin-Mazıdağı’nda 400 bin ton DAP üretim kapasitemiz var. Samsun tesislerimizde ise 450 bin ton. Bunu kompoze gübreye dönüştürdüğümüz zaman ise 700-750 bin ton civarında üretim kapasitemiz oluyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük özel sektör yatırımı olma özelliğine sahip Mardin-Mazıdağı’ndaki metal geri kazanım tesisimiz ve gübre entegre tesisimizi 1,2 milyar dolarlık yatırımla kurduk. Bunun dışında Samsun’da ise sadece gübre tesisine 300 milyon dolarlık yatırım yaptık. İlk başta Eti Bakır olarak bakır üreticisiyiz. Bakırın yan ürünü olarak çıkan sülfürik asidin değerlendirilmesi, katma değeri daha yüksek bir ürüne dönüştürülmesi için gübre yapmayı planladık. Bunun üzerine yatırımlarımızı gübre üzerine yoğunlaştırdık. Mardin-Mazıdağı’nda fosfat madeni var. Orada kendi sülfürik asidimizi üretiyoruz. Buradaki gübre üretiminde ham maddemizin yüzde 100’e yakınını yine kendimiz üretiyoruz. Samsun’daki tesisimizde bakır üretirken çıkan sülfürik asidi yine katma değeri yüksek olan gübreye çevirmeye karar verdik. Türkiye’nin de yaklaşık olarak yüzde 20’lik gübre ihtiyacını karşılayacak durumdayız" diye konuştu.



"Sürdürülebilir ekonomik değerler ve sıfır atık doğrultusunda gübre üretimi yapıyoruz"


Çevreye duyarlı üretim modelini benimsediklerinin altını çizen Kürşat Akın, "Eti Bakır tesislerinde üretilen sülfürik asidin değerlendirilmesi için oluşturduğumuz gübre fabrikalarında sürdürülebilir ekonomik değerler ve sıfır atık doğrultusunda gübre üretimi yapıyoruz. Eti Bakır tesislerinde üretilen sülfürik asidin katma değeri yüksek gübreye çeviriyoruz ve zaman zaman Eti Gübre markasıyla yurt dışına sattığımız da oluyor. Bunun döngüsel ekonomiye katkısının daha fazla olduğunu düşünüyoruz" şeklinde konuştu.



"Çay, şeker pancarı, mısır, ayçiçeği gibi alanlara özel niş gübreler üretiyoruz"


Birçok tarım ürününe özel gübreler de ürettiklerini belirten Kürşat Akın, her bölge ve ürüne özel paketlemelerinin de mevcut olduğunu belirterek şunları söyledi:


"İlk önce bizim değerli çiftçimizin, Türk çiftçisinin ihtiyacını karşıladıktan sonra ölü dönemlerde yurt dışına ihracatlarımız oluyor. Niş ürünler üzerine de çalışıyoruz. Bir fabrikamızın Karadeniz’de yer almasından kaynaklı olarak buradaki çay üreticisinin ihtiyacı olan 25-5-10 gübresini üretmeye başladık. Çay bahçeleri dağlık alanlarda olduğu için çiftçinin bu dağlık alanlarda gübreyi daha rahat uygulayabilmesi açısından 25 kilogramlık torbalarda üretiyoruz. Bunun yanında şeker pancarı, mısır, ayçiçeği gibi farklı tarım ürünleri için de gübrelerimiz var."



Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’ye 23 yılda 63 milyarlık 249 tesis kazandırıldı Denizli’de son 23 yılda 63 milyar 527 milyon TL değerinde 249 su ve sulama tesisi inşa edildi. Suyun başarıyla yönetilmesiyle toprağa bereket, enerjiye güç, üretime değer katıldığı belirtildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için tüm gücüyle çalışırken, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla da suyun her damlasına sahip çıkıyor. Son yıllarda etkileri güçlü şekilde hissedilen küresel ısınma ve iklim değişikliği suyun ve su yapılarının önemini her geçen gün daha da artığı bir dönemde Denizli’de su ve sulama konusunda önemli yatırımlar hayata geçirildi. ‘Suyu koruma ve sürdürülebilir kullanma’ anlayışının modern tekniklerle birleştirmesiyle son 23 yılda Denizli’de inşa edilen 83 sulama tesisi ile 922 bin 160 dekar tarımsal araziyi sulamaya açıldı. Denizlili çiftçilerinin harcadığını emeğin bereketle buluşmasıyla üretilen tarımsal ürünler, millete ve memlekete daha fazla fayda sağladı. Coğrafi ve iklimsel özellikleri büyük bir özveriyle değerlendiren çalışkan Denizlililer için son 23 yılda, 63 milyar 527 milyon TL yatırım yapılarak 249 adet tesis inşa edildi. Denizli’de son 23 yılda hizmete alınan 20 baraj, 14 gölet ve 4 yeraltı depolama tesisi ile 230 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldı. Denizli’ye memba kalitesinde içme suyu Denizli’de son 23 yılda tamamlanan içme suyu tesisleri ile yaklaşık 988 bin 700 kişinin ihtiyacını karşılayacak olan, yıllık 28,13 milyon metreküp içme suyu ihtiyacını temin edildi. Vatandaşların can ve mal emniyetini tehdit eden, taşkınlarla mücadele etmek için son 23 yılda tamamlanan 104 adet taşkın kontrol tesisi ile Denizli şehir merkezi, 109 adet yerleşim yeri ve 212 bin 500 dekar arazinin taşkın kontrolü sağlandı. 4 adet taşkın kontrol tesisinin de inşaat çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Denizli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan Denizli’ye geliyor Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, bir dizi ziyaret ve programlara katılmak üzere Denizli’ye geliyor. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Bakan Işıkhan’ın ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, "Sayın Bakanımızı sanayinin ve üretimin merkezi Denizli’mizde ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Denizli programı kapsamında kentin çalışma hayatı, istihdam verileri ve sosyal güvenlik yatırımlarını yerinde inceleyecek. Ziyaret öncesi değerlendirmelerde bulunan AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Bakan Işıkhan’ın programının Denizli iş dünyası ve çalışanları için büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Subaşıoğlu, Denizli’nin Türkiye ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çekerek şunları söyledi: "Denizli, ihracat potansiyeli ve güçlü sanayisiyle ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın şehrimizi ziyareti, hem işverenlerimizin taleplerini doğrudan iletmesi hem de çalışma hayatındaki yeni projelerin istişare edilmesi açısından kıymetlidir. Sayın Bakanımız, Denizli’nin dinamik yapısını ve üretim gücünü yerinde müşahede edecektir." "Yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz" İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Denizli’nin her alanda olduğu gibi çalışma hayatında da devrim niteliğinde adımlara şahitlik ettiğini belirterek, "Hükümetimizin vizyonu doğrultusunda, çalışanımızın refahını artırmak ve iş dünyamızın önünü açmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sayın Bakanımızın ziyareti, bu kararlılığımızın bir göstergesidir. Tüm hemşehrilerimiz adına kendilerine ’Hoş geldiniz’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, Denizli programı kapsamında iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek ve AK Parti İl Başkanlığı’nda teşkilat mensuplarıyla buluşma gerçekleştirecek.
İstanbul Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedine ulaştı Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedi ve yüzde 12,9 pazar payına ulaştı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında azalarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Renault’nun model gamı, 2026’nın ilk çeyreğinde de tüm pazarda 2 modeli ile en çok satan ilk 5 model arasında yer aldı. Clio, 14 bin 941 adet satışla tüm pazarda en çok tercih edilen model olurken, Megane, 7 bin 912 adet satışla pazardaki en çok satan 4. model oldu. Renault Duster, 5 bin 708 adet satışla en çok tercih edilen üçüncü SUV model olurken, aynı zamanda C-SUV segmentinde ikinci sırada yer aldı. Renault, Ocak-Mart döneminde ulaştığı 8 bin 626 adet SUV satışıyla bu segmentte en çok tercih edilen markalardan biri oldu. Dacia, yenilenen ürün gamı ve ulaşılabilir mobilite yaklaşımıyla büyümesini yılın ikinci yarısında sürdürmeyi hedefliyor. Yeni Dacia Sandero Stepway, EDC çift kavramalı otomatik şanzıman ve çift yakıtlı ECO-G 120 motoruyla sunuluyor. 1500 km’ye varan menzil ve km’de yaklaşık 2,5 TL tüketim değeriyle, otomatik vitesli modellere kıyasla yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor. Dacia Jogger, 1400 km’ye varan menzil ve 2 bin 94 litreye ulaşan bagaj hacmiyle dikkat çekiyor. Çift yakıtlı ECO-G 120 motor; manuel ve çift kavramalı otomatik şanzıman seçenekleriyle sunuluyor. Ayrıca 6 ileri manuel benzinli motor alternatifi de bulunuyor. Mayıs ayında ürün gamına eklenecek olan yeni Logan Sedan ile Dacia, pazardaki iddiasını daha da artırmayı hedefliyor. Genişleyen ürün gamı ve yeni modeller Renault, 2026 yılında ürün gamını stratejik yeni modellerle güçlendirerek Türkiye pazarındaki önemli konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Önceki nesliyle Türkiye’nin en çok tercih edilen modellerinden biri olan Clio, 6. nesliyle birlikte Şubat ayında müşterileriyle buluştu. Model, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Nisan ayında satışa sunulacak olan Scenic E-Tech Elektrikli, markanın elektrikli mobilite vizyonunu bir üst seviyeye taşımayı hedeflerken, Haziran ayında Türkiye’de üretilen Renault Boreal’in satışa çıkması ile birlikte, markanın SUV segmentindeki iddiasını yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Boreal, sadece Türkiye pazarı için değil, aynı zamanda global ölçekte önemli bir üretim ve ihracat hamlesinin de simgesi olacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılının ikinci yarısında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor.
Antalya Antalya’da intihar teşebbüsü gibi kaza güvenlik kamerasında Antalya’nın Manavgat ilçesinde D-400 Karayolu üzerinde tur minibüsü ile ters yönde ilerleyen otomobilin çarpıştığı kazada otomobil sürücüsü yaralandı, çarpışma anları ve otomobildeki yolcunun camdan aşağıya düştüğü kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, Antalya’nın Manavgat ilçesi D-400 Karayolu Sanayi Köprülü Kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Antalya istikametinden Alanya yönüne seyir halinde olan Mutlu Y. idaresindeki 07 BMT 115 plakalı Mercedes marka tur minibüsü, Manavgat Çevreyolu Sanayi Köprülü Kavşağı çıkışında aniden önüne çıkan Mehmet Ali T. yönetimindeki 07 ES 464 plakalı Tofaş marka otomobille çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil refüjdeki bariyerlere çarparken, araçtan yola düşen sürücü Mehmet Ali T. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü, ambulansla Manavgat Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Tali yoldan gelip ters yöne döndü Kazaya tanık olan bir sürücü, otomobilin kendi aracının önünde ilerlediğini, köprülü kavşağa geldiğinde aniden durarak ters yönde üst geçide dönmek istediğini, bu nedenle tur minibüsü sürücüsünün kazayı önleyemediğini ifade etti. Turistler başka araçlara aktarıldı Kaza sırasında tur minibüsünde bulunan turistlerin kazayı yara almadan atlattığı öğrenildi. Bir süre araçta bekleyen turistler, daha sonra olay yerine çağrılan başka minibüslere aktarılıp yollarına devam etti.