EKONOMİ - 04 Mart 2026 Çarşamba 15:51

Nebiyan’ın lezzetleri tescil yolunda

A
A
A
Nebiyan’ın lezzetleri tescil yolunda

Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde, bölgenin tarımsal zenginliklerini markalaştırmaya yönelik önemli bir adım atıldı. "Nebiyan Markalaşma Yolunda" başlıklı proje ile Nebiyan fasulyesi, Nebiyan kestanesi ve 19 Mayıs salebine coğrafi işaret alınması hedefleniyor.


19 Mayıs Belediyesi tarafından hazırlanan proje doğrultusunda Nebiyan lezzetleri için coğrafi işaret başvurusunda bulunulacak. Projenin protokolü, 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu ile Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehlika Dicle arasında imzalandı.


Protokol hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Topaloğlu, ilçenin doğal ve tarımsal değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı temel hedef olarak gördüklerini belirtti. Coğrafi işaret tesciliyle birlikte ürünlere katma değer kazandırılacağını vurgulayan Topaloğlu, bu sürecin üreticinin gelirini artıracağını ve yerel kalkınmaya ivme kazandıracağını ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin hem ihracat hem de turizm gelirleri açısından bölgeye katkı sağlayacağını dile getiren Topaloğlu, gastronomi alanındaki bu adımın ilçenin sosyokültürel ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunmasını beklediklerini kaydetti.


Mehlika Dicle ise projenin, Samsun’daki turizm paydaşlarının fuar katılımlarından daha fazla verim elde etmesini amaçladığını belirtti. Dicle, fuar öncesi ve sonrası süreçlerin geliştirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin de proje kapsamında yer aldığını ifade etti.



Nebiyan’ın lezzetleri tescil yolunda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Grup Başkanvekili Usta: AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Askeri personel, hakim, savcı, sözleşmeli personellerden ayrı üzere tüm kamu ve özel sektörde çalışan annelerimiz için doğum izni süresini doğum öncesi sekiz hafta doğum sonrası on hafta 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıyoruz" dedi. Usta, basın toplantısı düzenleyerek Sosyal Hizmetler ile ilgili 29 maddelik bir kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sunduklarını ifade etti. Kanun teklifiyle aile bütünlüğünün desteklendiğini söyleyen Usta, "Askeri personel, hakim, savcı, sözleşmeli personellerden ayrı üzere tüm kamu ve özel sektörde çalışan annelerimiz için doğum izni süresini doğum öncesi sekiz hafta doğum sonrası on hafta, 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıyoruz. Babalık izni süresini memurlarda olduğu gibi işçilerde de on güne çıkardık. Çok beklenen bir konuydu bunu tüm kamuoyuna duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Annenin kendi talebi doğrultusunda son iki haftaya kadar çalışma iznini vererek o altı haftayı da doğum sonrası aktarma imkanı da veriyoruz. Böylece anne ve bebeğin doğum sonrasında daha uzun süre bir arada kalmasını desteklemiş oluyoruz. Çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımı tamamlanamayan çocukların eğitim bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu devleti ile paylaşan koruyucu ailelerimize yönelik olarak da hem kamu hem de özel sektör çalışanları için on günlük izin vererek koruyucu ailelerine teşvik edilmesini amaçlıyoruz. Daha önce koruyucu aile olanlara izin yaparken bu taslakla birlikte koruyacağımız ailelerimize de on günlük izin hakkını tanımış oluyoruz. Evlat edinenlere verilen izinler askeri personellere de tanınmış durumdadır. Teklifle okul kreş, yurt servisi gibi çocukların yoğun olduğu yerlerde başta çocuklara karşı istenilen suçlar olmak üzere belirli suçlardan mahkum olan kişilerin çalıştırılması ve bu yerlerin bu kişilerce işletilmesinin önüne geçilmesi için bir düzenleme yapıyoruz. Sosyal Hizmetler Kanununda ergin olarak ayrılan çocukların kamu desteği ilişkin koşullarda değişikliğe gidilmektedir. Koruyucu aile kadın konukevi harçlıklar ve benzeri sosyal yardım uygulamalarına yönelik süreklilik ve öngörülebilir deneyim sağlanmasını amaçlanmaktadır. Kuruluşların kapatılması halinde hizmet alan bireylerin mağduriyeti yaşamaması amacıyla tasfiye süreçlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlemektedir" dedi. Usta, açıklamalarına şöyle devam etti: "Yapay zeka destekli olarak da uygulanan hataların, şiddetin veya yanlış yapılan işlemlerin uyarılacak şekilde merkezi bir sistemle kontrol edilmesi ve güvenliği tedbirlerini artırılması amacıyla böyle bir düzenleme hizmetlerimizin yoğun bir şekilde denetlenmesini sağlayacaktır. Başta çocuklar ve gençler olmak üzere tüm toplum için yeni fırsatların yanı sıra siber içerikleri maruz kalma dijital bağımlılık gibi riskleri de beraberinde getirmektedir. Devletin çocukların fiziksel zihinsel psikolojik ve sosyal genişliğini tehdit eden unsurlara karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayından yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi kanunda yapılması öngörülen değişikliklerle yalnızca mevcut sosyal sağlayıcıların sorumluluklarını netleştirmekte kalmayıp hatta hukuki statüleri tanımlanan haklar, uyum sağlayıcılar ön dağıtıcıları da kapsam içerisine alarak çocukların güvenliğini merkeze alan bütüncül bir koruma kalkanı oluşturulması amaçlanmaktadır. Sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmalarını engelleyecek düzenleme teklif edilmekte ve platformlara bu kuralın uygulanması için gerekli adımları atma noktasına yükümlülükler getirmektedir. Ebeveynlerine, çocuklarına sosyal medya kullananları kontrol etmek için ebeveyn denetim amaçları üstünde tüm bu konularda önlemlerin belirli periyotlarda hem BTK ve hem de kamuya açık biçimli raporlama yükümlülüğü getirilmesini teklif ediyoruz. Temel hedefimiz çocuklar için bir koruma kalkanının oluşturulması, ebeveynler için denetimin sağlanması arzu ediyoruz. Kullanıcılarına başvuru mekanizması sunmak, 15 yaşını doldurmuş çocukları hizmet sunmak, 15 yaşını doldurmuşlar ayrı derece hizmet sunmak yaş doğrulama istemiyorsun bak şeffaflık raporları sunmak aldatıcı reklamları önleme gecikmesinde sakınca bulunan hallerde içerik çıkarma erişim engeli kararının en geç 1 saat içinde uygulama yükümlülükleri de getirmeliyiz. Yüz binden fazla hacmi olan oyunda sadece Türkiye’de temsilci atama kurum tarafından talep edilen bilgileri sunma yönünde yükümlülükleri getiriyoruz. Düzenlemelerle ilgili altı aylık bir süre tanıyacağız. 6 ay sonra yürürlüğe geçirmiş olacağız."
Diyarbakır Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.