TEKNOLOJİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 09:13

OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı

A
A
A
OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), yükseköğretim alanının en saygın küresel platformlarından biri olarak kabul edilen Asia-Pacific Association for International Education (APAIE) tarafından düzenlenen APAIE 2026 Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’na katıldı.


Hong Kong’da, Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon; 65 ülkeden 500’ün üzerinde yükseköğretim kurumu ile 2 bin 500’den fazla katılımcıyı bir araya getirdi. OMÜ, fuarda Türkiye Ulusal Ajansı’nın koordinasyonunda oluşturulan "Study in Türkiye" pavilyonunda yer alarak Türkiye’nin yükseköğretim potansiyelini uluslararası paydaşlara tanıttı.


OMÜ heyetinde Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü bulundu.



OMÜ Heyeti çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi


Fuar süresince Asya-Pasifik başta olmak üzere farklı coğrafyalardan üniversite temsilcileriyle çok sayıda ikili görüşme gerçekleştiren OMÜ heyeti; öğrenci ve personel hareketliliği, ortak araştırma projeleri, çift diploma programları ve akademik iş birlikleri üzerine temaslarda bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında mevcut anlaşmaların geliştirilmesi ve yeni kurumsal ortaklıkların tesis edilmesi yönünde önemli adımlar atıldı.



"Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık"


Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, "APAIE 2026 gibi yükseköğretim alanında küresel ölçekte saygın bir platformda yer almak, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir göstergesidir. OMÜ olarak yalnızca öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı değil; araştırma, inovasyon ve bilgi üretiminde de uluslararası iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyoruz. Hong Kong’da gerçekleştirdiğimiz temaslarda, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık. Küresel ölçekte rekabetçi, görünürlüğü yüksek ve iş birliğine açık bir üniversite olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.


Uluslararasılaşmayı stratejik önceliklerinden biri olarak konumlandıran OMÜ, APAIE 2026 katılımıyla hem kurumsal görünürlüğünü artırdı hem de küresel akademik ağlardaki etkinliğini güçlendirdi. Üniversite, önümüzdeki dönemde Asya-Pasifik bölgesiyle akademik ve bilimsel iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyor.



OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da ilk kez korneanın sadece hasarlı tabakası değiştirildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’nde uygulanan Descemet membran endotel keratoplasti (DMEK) yöntemiyle, 78 yaşındaki kadın hastanın korneasının tamamı yerine yalnızca en içte bulunan ve görme kalitesini etkileyen endotel tabakası değiştirildi. Van’da ilk kez korneanın sadece hasarlı tabakasının değiştirildiği bir kornea nakli ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Minimal invaziv (küçük kesiyle yapılan, dokuya daha az zarar veren cerrahi yöntem) teknikle gerçekleştirilen ameliyatın ardından hastanın görmesinde belirgin düzelme sağlandığı ve genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Klasik kornea nakline göre iyileşme süresinin daha kısa olduğu DMEK yöntemi, uygun hastalarda daha başarılı sonuçlar verdiği belirtildi. Van’da ilk kez uygulanan bu teknikle birlikte, göz hastaları için önemli bir adım atılmış oldu. Konuya ilişkin konuşan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Rumeysa Bilmez Tan, 78 yaşındaki hastanın daha önce geçirdiği katarakt ameliyatı sonrası korneanın en iç tabakası olan endotel tabakasının işlevini yitirdiğini tespit ettiklerini belirtti. Op. Dr. Tan, "Endotel tabakasının yeterince çalışmaması nedeniyle korneada ödem gelişmişti. Bu tür durumlarda hastalara genellikle kornea nakli önerilmektedir. Ancak güncel yaklaşımlarda, korneanın tamamını değiştirmek yerine sadece hasarlı olan tabakanın değiştirilmesi ön plana çıkan bir cerrahi yöntemdir. Biz de bu hastamızda, yalnızca korneanın en iç tabakası olan endotel tabakasını değiştirmeyi planladık. Bu ameliyatın tıbbi adı Descemet membran endotel keratoplastidir (DMEK). Gerçekleştirdiğimiz operasyon başarıyla sonuçlandı. Naklettiğimiz doku hastamızın gözüne tutundu, işlev görmeye başladı ve korneadaki ödem gerilemeye başladı" dedi. Bu ameliyatın daha önce kentte yapılmayan bir yöntem olduğunu hatırlatan Tan, "Daha önce ilimizde uygulanamayan bu cerrahi yöntem, artık gerekli teknik altyapı ve ekip desteğiyle Van’da da başarıyla gerçekleştirilebilmektedir. Cerrahi; ekip çalışması gerektiren ve aynı zamanda bir usta-çırak geleneğiyle gelişen bir süreçtir. Bana bu ameliyatları öğreten, kornea konusundaki bilgi ve tecrübelerini paylaşan kıymetli hocalarıma teşekkür ediyorum. Ayrıca sürecin her aşamasında emeği olan anestezi ekibinden hemşirelerimize, ameliyathane personelimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu ameliyatın gerçekleştirilmesine imkân sağlayan başhekimliğimize ve hastane yönetimine de ayrıca teşekkür ederim" diye konuştu.
Adana Adana’da sel suları tarım arazilerini sular altında bıraktı Türkiye’nin en verimli ovalarından Çukurova’da, iklim değişikliğinin etkilerini göstermesiyle birlikte aşırı yağışlar sonucu baraj kapaklarının açılmasının ardından tarım arazileri sular altında kaldı. Bölge dronla görüntülendi. Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da bu sene yaşanan aşırı ve yoğun yağışların ardından ani sıcaklık yükselmeleri sonucunda karlar eridi. Hal böyle olunca Seyhan Barajı’na gelen su miktarında artış yaşandı. Seyhan Barajı’nda su miktarının artmasının ardından kontrollü su tahliyesi yapıldı ve Yüreğir ilçesinde birçok tarla su altında kaldı. Narenciye bahçelerinde kısmi zarar Çukurova çiftçisi, aşırı yağışlar nedeniyle karpuz, domates ve birçok ürünün ekimini bekletti ancak sel suları narenciye bahçelerini göle çevirdi. Birçok ağaç suyun içinde kaldı. Bölge dronla görüntülenirken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "Şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" 2024 ve 2025 yıllarında aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle arazilerin ancak 3’te 1’ini sulayabildiklerini hatırlatan Doğan, "2026’nın Ocak ayından bugüne kadar, son bir ayda inanın ki bir yıllık yağış düştü. Havaların bir sıcak, bir yağmurlu olmasıyla dağlardaki yoğun kar kütleleri eridi. Yedigöze Barajı, altındaki Çatalan Barajı ve onun altındaki Seyhan Barajı tam kapasitenin üzerine çıkınca yetkililer uyarı yaparak kapakları açmak zorunda kaldı. Önce saniyede 500 metreküp, ardından 700-800 metreküp su salındı. Dün itibarıyla Aslantaş Barajı’nın kapakları da açıldı ve şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" ifadelerini kullandı. "Tarlaların ekilmemesi faciayı önledi" Suların ırmak yataklarındaki setlerin içerisinde kalmasının daha büyük bir felaketi önlediğini belirten Başkan Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Setler yarılıp ovaya su taşsaydı sıkıntımız çok daha büyük olacaktı. Şu an ırmak yatağındaki bahçelerde hasadı yapılmamış greyfurt ve geç hasat edilen portakallar sular altında. Sular uzun süre çekilmezse narenciyenin kökleri hava alamayacağı için bitki gelişimi duracak ve yıl ağaçlar verim vermeyecek. Aslında bu sel suları Mart ortası olsaydı buralara karpuz, kavun, domates ve biber ekilmiş olacaktı. Ocak ve Şubat ayları çok yağışlı geçtiği için çiftçimiz tarlaya girip ürün ekemedi. Yağışlar ekimi engellediği için bu ürünlerdeki devasa bir zararın eşiğinden dönülmüş oldu." "Çatalan Barajı 10 metre yükseltilseydi bu sorun yaşanmazdı" Çiftçilere 19 Şubat’tan itibaren birinci, ikinci ve üçüncü derece uyarı mesajları attıklarını belirten Doğan, kalıcı çözüm içinde önerilerde bulunarak, "Bölgemizde aşırı sıcakta kuraklık, soğukta don, yağışta ise sel riski yaşıyoruz. Aslında bunun çok net bir önlemi var. Çatalan Barajı’nın gövdesi 10 metre daha yükseltilmiş olsaydı, bugün yağan bu yağmurları ve kar sularını rahatlıkla depolayabilecek, bu sel felaketini hiç yaşamıyor olacaktık. Zarar gören çiftçilerimizin Tarım İlçe Müdürlüklerine başvurularını yapmalarını bekliyoruz. Devletimizden de bu zor günlerde çiftçimize yardım eli uzatmasını talep ediyoruz" dedi.
Ankara Türkiye hava seyrüseferinde Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi oldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine göre Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerinde tarihi bir rekora imza attığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, EUROCONTROL verilerine göre Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerinde tarihi bir rekora imza attığını bildirdi. Uraloğlu, "Türkiye, 2026 yılı Ocak ayında 1 milyon 671 bin 405 hizmet birimi ile EUROCONTROL sistemi içerisinde bugüne kadar kaydedilen en yüksek hizmet birim sayısına ulaştı" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin Avrupa hava sahasında liderliğini güçlendirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, "Ülkemiz, EUROCONTROL üyesi 42 ülke arasında liderliğini sağlamlaştırdı. Son 3 aydır Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi olarak başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerini geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Uraloğlu, EUROCONTROL İstatistik ve Tahmin Birimi tarafından yayımlanan güncel raporda Türkiye’nin hava trafiği büyüme ivmesi ve altyapı kapasitesiyle liderliğini uzun yıllar sürdüreceğinin öngörüldüğünü de kaydetti. "1,6 milyonu aşan hizmet birimi seviyesi, Türkiye’nin küresel havacılık ağındaki kilit rolünü açıkça ortaya koydu" Hizmet birim sayısının hava aracının ağırlığı ve katettiği mesafeye göre hesaplanan ve hava sahası kapasitesinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Ocak 2026 itibarıyla 1,6 milyonu aşan hizmet birimi seviyesi, Türkiye’nin küresel havacılık ağındaki kilit rolünü açıkça ortaya koydu" diye konuştu. "Türk hava sahasında sunduğumuz hizmetin kalitesi uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi" Yaklaşık 1 milyon kilometrekare büyüklüğündeki Türk hava sahasında gerçekleştirilen yatırımlara da değinen Uraloğlu, "Uçuş emniyetini esas alan anlayışla hayata geçirdiğimiz ileri teknoloji ve vizyoner altyapı yatırımları sayesinde sistem kapasitesini en üst seviyeye çıkardık. Bu kapsamda uygulanan yenilikçi hava trafik yönetimi stratejisi, Türkiye’yi havacılıkta yalnızca bölgesel bir transit merkezi konumunun ötesine taşıyarak, Avrupa’nın tartışmasız liderlerinden biri haline getirdi. Elde ettiğimiz bu başarıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğümüz ile Türk hava sahasında sunduğumuz hizmetin kalitesi uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi" dedi.