EĞİTİM - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 12:49

OMÜ’ye YÖKAK’tan 5 yıllık tam akreditasyon

A
A
A
OMÜ’ye YÖKAK’tan 5 yıllık tam akreditasyon

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), eğitimde kalite güvencesi ve kurumsal gelişim alanındaki istikrarlı çalışmalarıyla önemli bir başarıya daha imza attı. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında OMÜ, 5 yıl süreyle "tam akreditasyon" almaya hak kazandı. Bu başarı, üniversitenin kalite odaklı yönetim anlayışının ve sürdürülebilir gelişim hedeflerinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.



46 alt ölçüt üzerinden kapsamlı değerlendirme


YÖKAK tarafından Türkiye yükseköğretim sisteminin kalite güvencesini güçlendirmek amacıyla uygulanan Kurumsal Akreditasyon Programı; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı, liderlik-yönetişim ve kalite yönetimi gibi başlıklarda üniversitelerin dış değerlendirmeye tabi tutulmasını içeriyor. Program kapsamında yükseköğretim kurumları; ön ziyaret, saha ziyareti ve toplamda 46 alt ölçüt üzerinden yapılan kapsamlı değerlendirme sürecinden geçiyor. OMÜ, bu süreçte hazırladığı Kurum İç Değerlendirme Raporu (KİDR), stratejik planları, akademik ve idari birim raporları ile paydaş analizlerini değerlendirici ekibe şeffaf ve bütüncül bir yapı içinde sundu. Saha ziyaretleri sırasında gerçekleştirilen görüşmelerde; üniversite yönetimi, kalite komisyonları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve dış paydaşlarla yapılan etkileşimler sayesinde kurumun kalite yönetim kültürünü kurumsal düzeyde içselleştirdiği tespit edildi.



Rektör Aydın: "Bu başarı hepimizin ortak emeğidir"


Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kurumsal Akreditasyon sürecini başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu belge, kurum kültürümüze yerleşen kalite anlayışının ve tüm bileşenlerimizin uyumlu çalışmasının bir sonucudur. Kaliteyi yalnızca bir hedef değil, gelişen ve sürekli yenilenen bir süreç olarak görüyoruz. Eğitimde, araştırmada, topluma katkıda ve yönetişimde kalite odaklı ilerlemeye kararlıyız. Bu süreçte emeği geçen Kalite Komisyonumuza, akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve tüm dış paydaşlarımıza teşekkür ediyorum."



Kurumsal akreditasyonun avantajları


OMÜ’den alınan bilgilere göre kurumsal akreditasyon, Türkiye yükseköğretim sisteminde liderlik-yönetişim-kalite, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı alanlarında üniversitelerin belirledikleri hedeflere ulaşıp ulaşmadıklarını değerlendiren ve kalite güvencesi sistemlerinin işlerliğini belgeleyen bir dış değerlendirme süreci. Bu süreç, YÖKAK tarafından yürütülüyor ve üniversitelerin kurumsal kapasitesi, paydaş katılımı ve şeffaflık düzeyleri temelinde ele alınıyor. Kurumsal akreditasyon, yalnızca kalite sistemlerinin varlığını değil; bu sistemlerin etkin şekilde işletildiğini ve sürekli iyileştirme anlayışının kurumsal yapıya yerleştiğini belgeliyor. Tam akreditasyon, bir üniversitenin tüm değerlendirme ölçütlerini yüksek düzeyde karşıladığını ve öğrenci odaklı, hesap verebilir, gelişime açık bir yönetim anlayışını benimsediğini ortaya koyuyor.



OMÜ, kalite odaklı vizyonunu güçlendirerek sürdürmeyi amaçlıyor


OMÜ, aldığı bu akreditasyonla birlikte; öğrenci memnuniyetini artırma, bilimsel üretkenliği destekleme, topluma daha güçlü katkı sunma yönünde kararlı adımlar atmayı hedefliyor. Kaliteyi bir hedef değil, kurumsal gelişimin sürekliliği olarak benimseyen OMÜ, bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Sabah saatlerinde aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılık işlemlerine tamamlandı. Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Denizli Öğrencilerin yüzü gülsün diye iş yerinin kapısına kilit vurdu Denizli’de birçok sosyal sorumluluk projesinde yer alan saç tasarım sanatçısı Mehmet Çağdaş, 23 Nisan öncesi ardı ardına acı haberlerle sarsılan öğrencilerin kalplerine dokundu. Kız, erkek tüm çocukların saçlarının şekillendirildiği, oyunlar ve hediyelerde yüzlerin güldürüldüğü etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Denizli’de sosyal projelere verdiği desteklerin yanı sıra dışı mekan ve ortamlarda sanatını icra etmesiyle tanınan saç tasarım ustası Mehmet Çağdaş, yine anlamlı bir etkinliğe daha imza attı. Merkezefendi ilçelerinde faaliyet gösteren Mehmet Çağdaş Hair Artist firmasının sahibi olan genç iş adamı Mehmet Çağdaş, daha önce yetiştirme yurtları ve kırsal mahalle okullarında gerçekleştirdiği geleneksel etkinliğini bu yıl Çal ilçesine bağlı İsabey Mahallesi’nde devam ettirdi. İş yerini kapatan Çağdaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde tüm ekibiyle birlikte İsabey Mahallesi İlk ve Orta Okuluna konuk oldu. İkram ve hediyelerde çocuklarının karşısına çıkan Mehmet Çağdaş, ülke geleceğinin umudu, milletin en değerli varlığı ve ümit kaynağı olan çocukların saçlarını şekillendirdi. Çağdaş ve gönüllü ekibi, öğretmen, veli ve çocukların ilgiyle izlediği etkinlikte öğrencilerin yüzlerini güldürerek, yüreklerini ısıttı. Okuldaki tüm kız ve erkek öğrencilerin saçlarının yeniden tasarlandığı, isteyenlerin başına özel figür ve Türk Bayraklarının çizildiği etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Saç kesimlerinin tamamlanmasının ardından okul bahçesinde kuaförlerle tenis oynayıp futbol maçı yapan öğrenciler, bando takımıyla birlikte borazan çalmak isteyen ancak bunda başarılı olamayan ağabeylerinin komik denemeleriyle keyifli anlar yaşadı. Öğretmenler ve veliler, geleneksel hale getirdiği anlamlı projesiyle bu yıl İsabey Mahallesi’nde yaşayan çocukların tebessüm etmesini sağlayan Mehmet Çağdaş ve ekibine teşekkür etti. Yer aldığı bir sosyal projede duyduğu bir öğrencinin hikayesinden etkilenmesinin ardından bu etkinliği her yıl farklı bir okulda sürdürmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Mehmet Çağdaş, "Çocuklarımız için bir şeyler yapabilmek adına sürdürdüğümüz projemizde bu yıl Milli Eğitim Müdürlüğüyle yaptığımız görüşmeler sonucu, proje çalışması için Çal ilçemize bağlı İsabey Mahallemizi belirledik. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde çocuklarımızla bir araya gelmek istedik. Çal ilçemize bağlı İsabey Mahallemizi ise gerçekten doğru ve ihtiyaç sahibi çocuklarımıza ulaşabilmek adına tercih ettik. Amacımız sadece saç kesmek değil; 23 Nisan gibi anlamlı bir günde çocuklarımızın kalplerine dokunmak ve onlara kendilerinin özel olduğunu hissettirmek ve bayram sevincini birlikte yaşamaktı. Onların gözlerindeki mutluluk, hayata geçirdiğimiz projenin ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu bir kez daha bizlere hatırlattı. Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da iş yerimizi 1 günlüğüne kaparak, çocuklarımızla bir arada olmayı tercih ettik. 11 kişilik ekibimle birlikte gönüllü olarak Çal İsabey Mahallemize gelip, çocuklarımızın kalbine dokunmak, onların yüzlerini güldürmek ve mutluklarını paylaşmak istedik. Bu projeyi her yıl farklı bir okulda sürdürmek ve özellikle ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmak benim için büyük önem taşıyor" dedi. "Her şeye rağmen umutlarını kaybetmesinler" Türkiye’yi derin bir yasa boğan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okuldaki şiddet olaylarının bir daha yaşanmamasını dileyen Mehmet Çağdaş, "Her iki olayda şehit olan öğretmenimiz ve çocuklarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır temenni ediyorum. Çocuklarımız, Türkiye’mizin geleceği. Her şeye rağmen umutlarını kaybetmesinler. Biz de bunu çocuklarımıza hatırlatmak istedik. Çünkü onlar bizim geleceğimiz, biz büyükleri olarak her zaman onların yanlarındayız" ifadelerini kullandı.