KÜLTÜR SANAT - 29 Ocak 2025 Çarşamba 10:40

Paha biçilemeyen el yazması eserlere müzayedede yoğun ilgi

A
A
A

Samsun’da ikamet eden iş adamı Ataullah Arvas’ın 50 yıldır büyük bir özenle topladığı ve yüzde 90’ı "tek olma" özelliği taşıyan el yazması tarihi kitapları müzayedeye sunuldu. Anadolu’dan toplanan paha biçilemeyen akademik eserler, tarihi ve kültürel değerleriyle büyük bir ilgi gördü.

83 yaşındaki Ataullah Arvas, koleksiyonunda yer alan nadir el yazmalarını bir internet müzayede platformunda satışa çıkardı. Yüzyıllar öncesine ait olan ve çoğu tek nüsha olan bu kitaplar, kültürel miras açısından büyük önem taşıyor. Arvas’ın yıllarca süren gayretleri ile, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde kaybolmaya yüz tutmuş tarihi eserlerin korunmasına katkı sağladı. Kitaplar, müzayede ile hem koleksiyonculara hem de tarih meraklıları ile buluşuyor. İnternette, “https://www.bankcostaauction.com/muzayede/28665/el-yazmasi-tarihi-kitaplar-muzayedesi” linkindeki müzayedeye, siteye üye olarak katılabilecek meraklılar, Cuma akşamı 21 de kapanacak online müzayede için pey verilebiliyor. 31 Ocak saat 21.00’e kadar devam edecek müzayede, 21.00’den sonra ise canlı gerçekleştirilip bütün eserler tek tek yeni sahiplerinin olacak. Eserler on-line olarak son anda en yüksek peyi veren katılımcıya satılacak.

Paha biçilemeyen el yazması eserlere müzayedede yoğun ilgi

"Bunları şu anda bulmanın imkanı yoktur"

Eserler hakkında bilgi veren Ataullah Arvas, "Uzun yıllar içinde topladığımız eserleri, müzayedeye çıkarma kararı verdik; Bankcosta Auction Müzayede Evi’nde satışa sunduk. Çok zor bir araya getirilmiş eserlerdir. 250 adet el yazma var, 450 adet de matbu eski kitap var. El yazmalarının hepsini kültür varlıklarına kaydettirdik. Her biri yurt içinde alım satımı serbest olan eserlerdir. Elimizdeki 740 kitabın 350’sini müzayedeye çıkardık. Bu müzayede elimizdeki tüm eserleri kapsamıyor. İleride daha detaylı bir şekilde müzayedeye çıkarmayı düşünüyoruz” dedi.

Paha biçilemeyen el yazması eserlere müzayedede yoğun ilgi

“Koleksiyonerler için büyük bir fırsat”

Kitapların müzayedede büyük ilgi gördüğünü belirten Arvas, “El yazması kitapların hepsi çok kıymetli. Müstesna eserler bunlar. Bunları şu anda başka bir kaynakta, sahafta bulmanın imkanı yok. Ciltleri bile Osmanlı, Selçuklu döneminin sanatçılarına ait orijinal ciltleridir. Koleksiyonerler için büyük bir fırsat sunuyoruz” diye konuştu.

Paha biçilemeyen el yazması eserlere müzayedede yoğun ilgi

“https://www.bankcostaauction.com/muzayede/28665/el-yazmasi-tarihi-kitaplar-muzayedesi” linkindeki müzayedeye katılarak pey verilebiliyor. 31 Ocak saat 21.00’e kadar devam edecek müzayede, 21.00’den sonra ise canlı yapılacak. Eserler on-line olarak pey verilip alınabilecek.

Furkan Abrek Ünal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.