KÜLTÜR SANAT - 16 Nisan 2024 Salı 16:19

Prof. Dr. Eker: “Türkiye’de kent kavramına uygun bir şehir göremiyorum”

A
A
A
Prof. Dr. Eker: “Türkiye’de kent kavramına uygun bir şehir göremiyorum”

SAMSUN (İHA) – Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Eker, Türkiye’de kent kavramına uygun bir şehir olmadığını ileri sürerek, sanat ve estetikle birlikte şehirlerin kent görünümüne kavuşabileceğini söyledi.


Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Samsun Müzesi’nde ‘Turizmde Estetik’ konulu panel düzenlendi. OMÜ’den Prof. Dr. Metin Eker, Doç. Dr. Çağlayan Yağmur ve Doç. Dr. Mutlu Kaya’nın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü ise OMÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut yaptı.



“Türkiye’de kent kavramına uygun bir şehir göremiyorum”


Kent kavramını karşılayan bir şehrin Türkiye’de olmadığına öne süren Prof. Dr. Metin Eker, “Şehir ve kenti ayırıyorum. Şehir daha dağınık ve yatay geliyor. Kent dinamik ve dikey bir kavram olarak geliyor. Kent dediğimiz, kendi içerisinde bütün rutinleri ayarlanmış, yaşamsal pratikleri güncellenmiş, bir program dahilinde işleyen kent uzayı çağrışımı geliyor. Ülkemizde şehirlerde estetik kavramı yeni yeni gündeme alınıyor. Türkiye’de kent var mı diye sorsak aslında şu anda Türkiye’de kent kavramına uygun bir şehir göremiyorum. ‘Megakent’ dediğimiz İstanbul’a aynı zamanda ‘megaköy’ de diyoruz. Paris, Londra ve New York böyle değil. Kent zorunlu bir mekan. Ülkemizin nüfusunun yüzde 80’inden fazlası kent dediğimiz yerlerde yaşıyor” dedi.



“Şehirler bize mesaj gönderen iletim vasıtası olan materyaller ile dolu”


İnsanların şehirlerde görüntü kirliliğine maruz kaldığını ifade eden Prof. Dr. Eker, “Kentlerde görsel kirliliğin yanı sıra gürültü kirliliği de mevcut. Görsel kirlilik sadece gözü rahatsız ediyor. Görsel gürültü ise ruhumuzu rahatsız ediyor. Artık o kirlilik bizi rahatsız ediyor, algısal psikolojimizi olumsuz etkiliyorsa o artık gürültü olmaya başlamıştır. Kirlilik göze bir ses gibi gelmeye başlamıştır. Tüm duygu mekanizmamızı işgal etmeye başlamıştır. 2000 yılında 12 saniyede bir görsel ya da yazılı mesaj alan bir insan düşünün. 2013 yılında 8 saniyede bir, 2020 yılında 6 saniyede bir, şimdi de 5 saniyede bir görsel materyal ile mesaj alıyoruz. Youtube’de günde 4 milyar video izleniyor, Facebook’ta 4,7 milyar içerik paylaşılıyor, İnstagram’da günde 1,5 milyar beğeni gönderiliyor ve X’te de 500 milyon paylaşım yapılıyor. Kent uzayında da bu görsellerin çok olduğunu görürüz. Dışarı çıktığımızda reklam panoları, imgeler, logolar, mesajlar, vitrinler gibi her şey bize doğrudan göndermede bulunan iletim vasıtası olan materyaller ile dolu” diye konuştu.



“Kentlerin görsel bombardımanı içerisinde maruz kaldığımız mekanlar bize ruhsal deneyim yaşatıyor”


Kentlerdeki görsel bombardımanların estetik ve sanat ile değiştirilebileceğine dikkat çeken Eker, “Günde ortalama 3 bin ile 20 bin arasında zihnimize, gözümüze mesaj yerleşiyor. Bu da zihnimizi dolduruyor. Artık zihinsel meşguliyeti ortaya koyan bildirimlerin, görsel materyallerin çoğu bir çöp yığını oluşturuyor. Bu yığını nasıl dönüştüreceğiz ya da silip atacağız? Bunu insan zihni güzel bir şekilde başaramıyor. Bunu başarmak için projeye gerek var. Bunu da sanat ile yapabileceğimizi fark edebildik. Sanat bir geri dönüşüm sağlayabiliyor. Estetik de bunun içerisinde dahil edildiğinde sanat ve estetik görsel gürültünün ortadan kaldırılmasında ve zihnimizin meşgul olmasını sağlayacak çöplerin ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor. Bu estetiği kent uzayı içerisinde planlayabiliriz, uygulayabiliriz. Kentlerin görsel bombardımanı içerisinde maruz kaldığımız ya da zorunlu olduğumuz mekanlar bize ruhsal deneyim yaşatıyor. Kent uzayı bizde fizyolojik, ruhsal ve mekanik olarak mekan algısı oluşturuyor, aynı zamanda da aidiyet, bağlılık ve kimlik profilleri açısında da mekan deneyimi oluşturuyor. Artık kendi kimliğimizde ‘kentliyiz’ profilini işliyoruz. Samsun’da da kent estetiği açısından 2016 yılından itibaren bir eğilim oluştu. Bununla ilgili de projeler geliştirildi” şeklinde konuştu.


Panelde Doç. Dr. Çağlayan Yağmur ve Doç. Dr. Mutlu Kaya da kendi konuları hakkında konuştu. Panele Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz ve vatandaşlar katıldı.



Prof. Dr. Eker: “Türkiye’de kent kavramına uygun bir şehir göremiyorum”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Otomobilin çarptığı motosiklet kazasında ölü sayısı 2’ye yükseldi Konya’da otomobilin çarptığı motosiklette yolcu olarak bulunan kişinin olay yerinde hayatını kaybettiği kazada, ağır yaralanan motosiklet sürücüsü de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza, gece saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Yeni İstanbul Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bosna Hersek Mahallesinden şehir merkezi istikametine seyir halinde olan Hakan Arınç idaresindeki 42 ARK 500 plakalı motosiklete aynı yönde ilerleyen H.Ö. idaresindeki 42 ACP 676 plakalı otomobil çarptı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklette yolcu olarak bulunan Oğuzhan Ekici otomobilin altında kaldı, motosiklet sürücüsü yol kenarına savruldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde araç altında kalan Oğuzhan Ekici’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada ağır yaralanan sürücü Hakan Arınç ilk müdahalenin ardından ambulansla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen sürücü Hakan Arınç kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kazada hayatını kaybeden 2 kişinin cansız bedeni yapılan incelemenin ardından ailelerine teslim edildi. Hakan Arınç ve Oğuzhan Ekici’nin öğle namazına müteakip Yazır Mezarlığında defnedileceği öğrenildi. Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, ’Sağlık hayattır, sanat hayattır’ sergisini gezdi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, KAYMEK A.Ş. ile Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ve Kayseri Devlet Hastanesi iş birliğinde düzenlenen Sağlık Hayattır, Sanat Hayattır Yağlı Boya Resim Sergisi’ni gezdi. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür A.Ş. (KAYMEK) vatandaşlardan yoğun ilgi gören eğitim, kurs ve kültür sanat faaliyetlerini aralıksız sürdürürken bir taraftan da kentteki kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği halinde kültür sanat etkinlikleri gerçekleşiyor. Bu çerçevede, Büyükşehir Belediyesi KAYMEK A.Ş. ile Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ve Kayseri Devlet Hastanesi iş birliğinde Sağlık Hayattır, Sanat Hayattır Yağlı Boya Resim Sergisi düzenlendi. Bir alışveriş merkezinde açılan sergiyi Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Öztürk, Develi Belediye Başkanı Adem Şengül, Büyükşehir Belediyesi İşletmeler ve İştirakler Daire Başkanı Cenani Ayaydın, Kayseri Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İsmail Altıntop ve sağlık çalışanları gezdi. Sağlık çalışanları tarafından hazırlanan Sağlık Hayattır, Sanat Hayattır Yağlı Boya Resim Sergisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Büyükşehir Belediyemize bağlı KAYMEK A.Ş.’miz ve Kayseri Devlet Hastanemiz iş birliği ile hayata geçirilen Sağlık Hayattır, Sanat Hayattır Yağlı Boya Resim Sergisi’nin açılışını gerçekleştirdik” dedi. Başkan Büyükkılıç, serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, “Kayseri Devlet Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarımız tarafından hazırlanan böylesine güzel bir sergide emeği geçen herkese yürekten teşekkür eder, sanatın gücünü bir kez daha hissettiğimiz, sağlığı ve sanatçıyı buluşturarak birbirinden güzel eserlere imza atan KAYMEK ailemizi tebrik ederim” diye konuştu. Sağlık Hayattır, Sanat Hayattır Yağlı Boya Resim Sergisi’nde KAYMEK kurslarında eğitim alan sağlık çalışanları tarafından yapılan 68 eser görücüye çıktı. Büyükkılıç, katılımcılar ve sergiyi ziyaret eden vatandaşlarla fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmezken sergide günün anısına toplu şekilde hatıra fotoğrafı da çektirildi.
Siirt Uzmanı uyardı: Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da ’brucella’ hastalığına dikkat Siirt’te Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doktor Dilan Baygeldi, brucella hastalığının Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde çok sık görülen bir hastalık olduğunu belirterek, peynir ve sütteki ’brusella’ tehlikesine dikkat çekti. Brucella hastalığının süt, süt mamulleri ve hayvanlardan bulaştığını belirten Uzm. Dr. Dilan Baygeldi, özellikle yaz aylarında taze peynirin tüketilmesi konusunda vatandaşları uyardı. Hastalığın mikrobu taşıyan hayvanın etinden ve sütünden bulaştığını belirten Dr. Baygeldi, sütün yeterince kaynaması gerektiğini söyledi. Dr. Baygeldi, "Brusella hayvanlardan insanlara geçiş yoluyla oluşan zoonotik dediğimiz bir enfeksiyon çeşididir. Brusella ile ilgili olarak bizim bölgemiz yani Güneydoğu ve Doğu Anadolu, endemik yani yaygın olarak görüldüğü bölgeler arasındadır. Brusella’nın bulaş yoluyla ilgili olarak hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın şuna dikkat etmesi gerekmekte. Brusella ile enfekte olmuş bir küçükbaş dediğimiz keçi, sığır, koyun olan hayvanları varsa, bu hayvanlar genellikle gebelik sürecinde yani herhangi bir yavru taşıma sürecinde normalde gebelik süreçlerini tamamlamadan yavru kayıpları yaşarlar. Yavru kayıpları yaşandığı sırada yavruya ait gebelik, yani doğum zarlarını yavru atımından çok geç bir sürede dışarı atarlar. Vatandaşlarımız böyle bir durumla karşılaştıkları zaman durumu bulundukları il veya ilçe müdürlüklerine bildirmeleri gerekmektedir" dedi. Brusella’nın bulaş yollarına değinen Dr. Baygeldi, "Brusella, genellikle hayvandan insana bulaşır. Bu da daha çok enfekte olmuş hayvanın özellikle sütünün kaynatılmadan peynir, tereyağı ve krema yapılması ve bunu kişilerin tüketmesiyle kişilere bulaşabilmektedir. Diğer bulaş yolu ise enfekte olmuş hayvan etinin yeterince pişirilmeden tüketilmesiyle bulaşabilmektedir. Az önce bahsettiğimiz gibi doğum esnasında yani enfekte olmuş hayvanın doğumu esnasında, havayla mikroorganizmaların yani mikropların kişiye aerosol dediğimiz hava yoluyla bulaşmasıyla oluşabilmektedir. Kişide enfeksiyon oluşmuşsa genellikle spesifik olmayan yani yaygın vücut ağrısı, gece terlemeleri, bulantı, kusma, özellikle büyük eklem dediğimiz kalça ve diz eklemlerinde ağrı olmasıyla kendini göstermektedir. Bu hastalar bize başvurduğunda klinik değil, daha çok yapmış olduğumuz kan tahlilleriyle tanı koyup belli bir kliniğe ve şikayetlere yönelik olarak tedaviye başlamaktayız" diye konuştu. "Brusellada özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaz aylarında özellikle taze peynirden yapılan yani kaynatılmadan veya yeterince kaynatılmadan yapılan sütten peynir ya da krema ve ya tereyağının yapılmasıyla bulaşabilmektedir" diyen Dr. Baygeldi, "Bunu önlemek için de özellikle eğerki sütten bu şekilde ürünler elde edilmek isteniyorsa sütün yeterince doğru bir şekilde kaynatılması ya da pastörize edilmesi gerekmektedir. Diğer bir koruma yolu ise doğum yani hayvancılıkla uğraşan kişilerin hayvanın doğumu esnasında koruyucu ekipman dediğimiz gözlük, maske, önlük veya çizme gibi ekipmanlarıyla birlikte doğumu gerçekleştirmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.