SAĞLIK - 06 Kasım 2025 Perşembe 11:36

Sosyal medyada ’mükemmel hayat’ gösterimine maruz kalanlarda depresyon ortaya çıkıyor

A
A
A

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Selçuk Özdin, sosyal medya bağımlılığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Özdin, sosyal medyada sürekli "mükemmel hayat" paylaşımlarına maruz kalan kişilerin zamanla kendilerini yetersiz hissetmeye başladıklarını belirterek, bu durumun özgüven kaybı ve depresyon gelişimine yol açabileceğini söyledi.

Sosyal medya, insanların gündelik yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak sürekli olarak "mükemmel hayat" görüntülerine maruz kalmak, bireylerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Uzmanlar, sosyal medyada paylaşılan idealize edilmiş yaşamların, gerçek hayatla kıyaslandığında bireylerde yetersizlik hissi ve mutsuzluk duygusunu artırdığını vurguluyor. OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Selçuk Özdin de bu duruma dikkat çekerek, sosyal medya kullanımının psikolojik etkilerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

"Kişiye ödül hissi veren beğeni, yorum ve takipçi sayısı"

Doç. Dr. Selçuk Özdin, sosyal medya bağımlılığının klasik sınıflandırma sistemlerinde henüz yer almadığını belirterek, "Sosyal medya bağımlılığı aslında klasik sınıflandırma sistemlerinde yer bulmuş değil. Ancak toplum nezdinde ve uluslararası düzeyde çok sık görüldüğü düşünülüyor. Bu durum, davranışsal bağımlılık olarak sınıflandırılabilir. Sosyal medya bağımlılığında kişiye ödül hissi veren unsuru kimyasal madde değil, beğeni, yorum ve takipçi sayısı. Bu da ödül etkisiyle beraber tekrar kullanımlara, dolayısıyla bağımlılığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor" dedi.

Sosyal medyada ’mükemmel hayat’ gösterimine maruz kalanlarda depresyon ortaya çıkıyor

"Mükemmel hayat gösterimi özgüveni zedeleyebiliyor"

Sosyal medyada sürekli olarak "mükemmel hayat" algısı oluşturulmasının bireylerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilediğini belirten Özdin, "Kişiler sosyal medyada daha çok seçilmiş ve süslenmiş kareleri paylaşıyorlar. Karşı taraftaki bireyler bu görüntülere yoğun şekilde maruz kaldıklarında, Neden ben onlar gibi mutlu, zengin veya başarılı değilim’ düşüncesine kapılabiliyorlar" diye konuştu. Bu durumun özgüven azalmasına, kendini yetersiz hissetmeye ve depresyon gelişimine zemin hazırlayabileceğini söyleyen Özdin, "Kişilerin sosyal medyada gördüklerinin anlık görüntüler olduğunu, herkesin her zaman mutlu olamayacağını bilmesi ruh sağlığı açısından önemlidir" şeklinde konuştu.

"Sorunun farkına varılmadan değişim başlamaz"

Sosyal medya bağımlılığıyla başa çıkmak isteyen kişilerin öncelikle bu durumun bir sorun olduğunu kabul etmeleri gerektiğini belirten Özdin, "Herhangi bir davranış değişikliğine gitmek istiyorsak, öncelikle kişinin sergilediği davranışın sorunlu olduğunu bilmesi gerekir. Sosyal medya bağımlılığında öncelikle kullanım süresi kısıtlanmalıdır. Günlük kullanım süresini azaltmak, belirli saatlerde ’ekransız zamanlar’ oluşturmak, yatak odasına telefon almamak önemli adımlardır. Eğer kişi bu yöntemlerle başarılı olamıyorsa bir uzmandan yardım alması gerekir" tavsiyelerinde bulundu.

"Gerçek kendilik ve ideal kendilik arasındaki fark büyüyor"

Sosyal medyanın kişileri zamanla kendi gerçekliklerinden uzaklaştırabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Selçuk Özdin, "Bir bağımlılık varsa bunun altında yatan mekanizma araştırılmalıdır. Sosyal medyada kişi, kendisini nasıl görmek istiyorsa o şekilde yansıtıyor. Gerçek hayatındaki kişi tamamen farklı olabiliyor" açıklamasında bulundu. Özdin, bu durumu psikolojik bir kavramla açıklayarak, "Sosyal medyada yansıtılan bu görüntü ’ideal kendilik’, gerçek hayattaki kişi ise ’gerçek kendilik’tir. İdeal kendilik ile gerçek kendilik arasındaki fark büyüdükçe, kişi gerçek olmayan bir bağlantı sürdürebiliyor. Bu farkın artmasıyla ruhsal sorunlar da ortaya çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyayı tamamen olumsuz bir mecra olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını da belirten Özdin şunları söyledi:

"Uygun kullanıldığında sosyal medya bireylere kendilerini ifade etme imkânı sunabilir. Ancak aşırı ve kontrolsüz kullanım ruhsal açıdan ciddi zararlar doğurabiliyor."

Furkan Abrek Ünal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Bayram dönüşü zincirleme kaza: Anne ve iki çocuğu yaralandı Kırıkkale’de Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde dönüşe geçen vatandaşlar, şehirler arası kara yollarında trafik yoğunluğu oluşturdu. Peş peşe yapılan ani frenler sonucu 6 aracın karıştığı zincirleme kazada, anne ile iki çocuğu yaralandı. Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde dönüş yoluna çıkan vatandaşlar, 43 ilin geçiş güzergahı Kırıkkale’de trafik yoğunluğuna neden oldu. Trafikte zaman zaman yaşanan ani yavaşlamalar ise kazalara davetiye çıkardı. Kırıkkale-Ankara D200 kara yolunda ilerleyen araçların peş peşe fren yapması sonucu zincirleme kaza meydana geldi. S.K. idaresindeki 06 AS 3126 plakalı aracın yavaşlamasının ardından aynı yönde seyreden H.D. yönetimindeki 06 HD 029 plakalı araç da fren yaptı. Arkadan gelen O.B.D. idaresindeki 06 FUT 188 plakalı otomobil ise duramayarak öndeki araca çarptı. Kazanın etkisiyle araçlar birbirine girerken, sağ şeritten sol şeride geçiş yapan E.K. idaresindeki 06 BL 208 plakalı araç ile Y.H.C. yönetimindeki 06 FRH 765 plakalı araç da kazaya karıştı. Son olarak B.O. idaresindeki 06 DGP 225 plakalı aracın da çarpmasıyla kaza büyüdü. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada anne A.K. (41) ile çocukları B.K. (17) ve B.C.K. (18) yaralandı. Araçta sıkışan yaralılar, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Trafik ekiplerince yapılan incelemenin ardından, maddi hasarlı araçlar otoparka çekildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.