EKONOMİ - 07 Şubat 2025 Cuma 17:01

Türkiye dünyada tarım alanında 31, tarımsal hasılada ise 9. sırada

A
A
A
Türkiye dünyada tarım alanında 31, tarımsal hasılada ise 9. sırada

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, "Tarımsal alanda dünyada 31. sıradayız. Hasıla bakımından ise 9. sıradayız. Yani biz tarımsal verimlilik anlamında ülkemiz topraklarını dünya ölçeğinde iyi kullanan bir ülkeyiz" dedi.


Samsun Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Zirai Karantina Toplantı Salonu’nda Bakanlığın Bitkisel Üretim Daire Başkanlığı bürokratlarının da katılımıyla "Çeltikte Sözleşmeli Üretim Sektör Toplantısı" gerçekleştirildi. Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, yaptığı sunumda tarımın son 50 yıldaki macerası ile bundan sonraki yıllarda yapılması gerekenler hakkında bilgiler verdi.



"Dünyada tarımsal alan bakımından 31’inci, hasıla bakımından ise 9. sıradayız"


Türkiye’nin tarımsal alanına göre hasıla bakımından dünyada daha iyi bir konumda olduğunun altını çizen Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, "Çeltik, ülkemiz açısından çok önemli bir ürün. Son 20 yılda çeltik tarımı ciddi anlamda gelişti. Buna rağmen çeltik üretiminde alacak yolumuz var. Son 20 yılda üretimde yüzde 180’in üzerinde artış gerçekleştirdik. Ama hala kendi kendimize yeter değiliz. Bir miktar daha üretimimizi artırmamız lazım. Bu noktada teşvik, destek ve sözleşmeli üretim modelini bu sektöre nasıl uyarlayabiliriz, üretimi daha nasıl artırabiliriz bunun gayreti içerisindeyiz. Türkiye, dünyada toplam 4,4 trilyon dolarlık gayrisafi tarımsal hasılanın 68,5 milyon dolarlık kısmını gerçekleştiriyor. Bu önemli bir rakam. Toplam tarım alanı bakımından 31. sıradayız. Hasıla bakımından ise 9. sıradayız. Yani biz tarımsal verimlilik anlamında ülkemiz topraklarını dünya ölçeğinde iyi kullanan bir ülkeyiz. Bu bizim çiftçi ve üreticimizin başarısı. Toplam tarım alanına göre arazilerimizden aldığımız verim dünya ortalamasının üzerinde" diye konuştu.


Artan nüfusa bağlı çoğalacak gıda arzına karşın azalacak su kaynaklarına da değinen Emiralioğlu, "Son 50 yılda ne olduğu, bundan sonraki yıllardaki tarımı planlarken dikkat etmemiz gereken konular. Son 50 yılda dünya nüfusu iki kat arttı. Kentleşme yüzde 37’den 57’ye çıktı. Köyden kente kayış söz konusu. Küresel iklim krizi, iklimde değişim senaryoları artık gerçek olmaya başladı. Doğal afetler beş katına çıktı. Bunun 250 milyar dolarlık bir zararı oldu. Bu zararın da yüzde 50’si tarım sektöründe gerçekleşti. Yani küresel iklim krizinden etkilenen en önemli sektörlerden birisi tarım sektörü oldu. Bu süreci iyi okumamız, tedbirler almamız gerekiyor. 2050’de dünya nüfusu 10 milyara, ülkemiz nüfusunun 105 milyona çıkması bekleniyor. Bu, gıda talebine dayalı üretim artışı demek oluyor. Bu da üretimi artırmak için daha fazla su kullanmamız anlamına geliyor. Daha çok üretip, daha çok su kullanmamız gerekiyor. Daha çok suyumuz var mı? Şu anda 112 metreküp kişi başı su kullanım miktarımız var. 2030’da nüfusumuzun 93 milyona çıkması (yüzde 10’luk nüfus artışı), bununla beraber toplam su kaynaklarımızda yüzde 20’lik bir azalış bekleniyor. Gelişen nüfus artışı ve gıda talebine karşı insanlar kendi ülkelerinin gıda arzını karşılamaya yönelik bir takım makro tedbirler alıyor. Biz de öncelikle ülkemizin kendi kendine yeterlilik anlamında öncelikle kendimizin temel gıda ihtiyaçlarının karşılanması ve ihracat sürecimizi geliştirmek için birtakım üretim tedbirleri almak zorundayız. Bunun için suyu merkeze alan tarımsal üretim planlaması yaptık. Bunun için yeni bir destekleme modeli geliştirdik. Kredileri, hibe programlarını, sözleşmeli üretim ve argümanları tarımsal üretim planlaması çatısı altında suyu merkeze alan bir model ortaya koyduk" şeklinde konuştu.


Toplantıda konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam ise, "Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğümüzce 2024 yılında yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Çeltik Tarımında Yeni Üretim Tekniklerinin Geliştirilmesi Projesi ile su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını sağlayan basınçlı sulama sistemleri ile (damla, yağmurlama ) çeltik tarımı yapılan alanları artırmak, üreticileri teşvik etmek amacıyla ilimiz Bafra ilçesinde uygulanmak üzere yüzde 65,88 bakanlık katkısı 168 bin TL, yüzde 34,12 çiftçi katkısı 87 bin TL üretici katkı payı olacak biçimde 250 dekar alanda ekilmek üzere 5 bin kilogram çeltik tohumu dağıtımı yapılmıştır (20 kg/da ekim normunda). Projede ana ürün çeltik sonrası ikinci ürün olarak 250 dekar alanda uygulanmak üzere 625 bin adet kışlık sebze fidesi (brokoli) verilerek yeni üretim tekniklerinin yaygınlaştırılmasını sağlamak ve basınçlı sulama sistemleriyle çeltik tarımı yapacak olan üreticileri teşvik etmek amaçlanmıştır" ifadelerini kullandı.


Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Koordinatörü Serkan Dölek’in de sunum yaptığı toplantı, üreticilerden gelen soru, görüş ve önerilerin ardından sona erdi.



Türkiye dünyada tarım alanında 31, tarımsal hasılada ise 9. sırada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Site aidatlarıyla ilgili düzenleme tamam Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren 14 farklı kanunda ve 1 kanun hükmünde kararnamede düzenleme içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile fahiş site aidatlarına karşı site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi kat maliki vatandaşlara aktarıldı. Düzenleme ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu değişikliği ile apartman ve sitelerde aidat belirleme süreçlerinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kanunun 35 ve 37’nci maddelerinde yapılan değişiklikle yöneticilerin aidat belirleme yetkisi sınırlandırıldı. Buna göre site ve apartman yöneticileri yeniden değerleme oranının üzerinde aidat artışı yapamayacak. Bu oranın üzerinde artış gerektiğinde yönetici, en geç 3 ay içinde Kat Malikleri Kurulu’nu toplantıya çağıracak ve artış kararı yalnızca kat maliklerinin onayıyla alınabilecek. Aidat artışında son söz kat maliklerinde Mevcut uygulamada yöneticiler, herhangi bir üst sınır olmaksızın yıllık işletme projesi hazırlayabiliyor; kat maliklerinin 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde aidatlar kesinleşiyordu. Bu durum birçok vatandaşın yüksek aidatlarla karşı karşıya kalmasına ve icra takiplerine maruz kalmasına neden oluyordu. Yeni düzenlemeyle aidatların belirlenmesinde nihai yetki Kat Malikleri Kurulu’na verildi. Yönetici en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış yapabilecek Yöneticiler; çalışan ücretleri, sigorta primleri, yakıt ile ortak alanların elektrik ve su giderleri gibi zorunlu harcamalar için bir önceki işletme projesi üzerinden en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış içeren geçici işletme projesi hazırlayabilecek. Kat maliklerine ise apartman veya sitenin ihtiyaçları doğrultusunda aidat tutarını belirleme ve gerekli yapım ile harcama kalemleri için yeniden değerleme oranının üzerinde artış yapılmasına karar verme yetkisi tanındı. İkinci toplantıda çoğunluk sağlanması yeterli olacak Yeniden değerleme oranı üzerinde artış yapılmasına yönelik toplantılarda karar alabilmek için de ilk oturumda site sakinlerinin yüzde 50+1 çoğunluğu gerekecek. Bu katılım oranı sağlanmazsa ikinci toplantıda katılanların çoğunluğu ile belirlenecek tutar yeni aidat olarak kesinleşecek. Bu durumda son tutarı site yöneticileri değil kat malikleri kurulu üyeleri yani site sakinleri belirlemiş olacak. Bu sayede, site yönetimlerinin keyfi harcamaları ve şeffaflıktan uzak şekildeki harcama kalemi belirlemesinin önüne geçilerek site sakinlerinin mağduriyet yaşaması engellenecek. Bakan Kurum: "Site yönetimlerinin keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" Yeni düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun" mesajını verdi. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk yeterli olacak Yine 634 Sayılı Kanun’un 70’inci maddesinde yapılan değişiklikle, toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için gereken karar nisabı 5’te 4’ten, 3’te 2’ye düşürüldü. Bu sayede site yönetimlerinin toplanma ve karar alma süreçleri kolaylaştırılacak, yaşanan sıkıntı ve aksaklıklar önlenecek.
Denizli Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında kaybolan ve 10 yıl sonra eski eşi tarafından öldürüldüğü itiraf edilen Ayşen Aycan cinayetinde, katil zanlısının savcıya cinayeti itiraf ettiği yer gösterme ve tatbikat görüntüleri ortaya çıktı. Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında eşi Turgay Begdeda’dan boşandıktan bir hafta sonra aniden ortadan kaybolan ve 10 yıldır faili meçhul olarak aranan 21 yaşındaki Ayşen Aycan dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden açılan dosyada çapraz sorguda cinayeti itiraf eden ve dün çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski eş Turgay Begdeda’nın, Kıralan ve Tokça mahalleleri arasındaki boş arazide gerçekleştirilen yer gösterme tatbikatına ait video kayıtları ortaya çıktı. Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yer gösterme mülakatında katil zanlısı koca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorularını soğukkanlılıkla yanıtlayarak 10 yıl sakladığı vahşeti tüm detaylarıyla anlattı. Ortaya çıkan görüntülerde Başsavcı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorusu üzerine Turgay Begdeda, "Virajdan döndüm. O zaman burada insan boyunda toprak yığınları vardı. Adamın biri tarlasına gitmek için toprak yığınının arasını açmış. Yeni açıldığı belli olan yeri görünce durdum. Toprağın yeni kazıldığını görünce elimle eşelemeye başladım. Elimle ne kadar kazdığımı hatırlamıyorum. Ayşen’i oraya koydum, daha sonra toprakla üzerini örttüm" dedi. Başsavcı Sünbül’ün "Senden başka kimse var mıydı? Maktul Ayşen Aycan buraya geldiğinde cansız vaziyette miydi" sorusuna ise Turgay Begdeda, "Yalnızdım. Buraya geldiğimde Ayşen cansızdı. Herhangi bir yerinde kan görmedim" diye konuştu. Katil zanlısı Turgay Begdeda’nın yer gösterme videosunda işaret ettiği ve iş makineleriyle kazı çalışması yapılan alanda henüz Ayşen Aycan’a ait herhangi bir bulguya rastlanılmadı.
Bitlis Nemrut Kalderası’nda kar ve yıldızlar buluştu Bitlis’in Ahlat, Güroymak ve Tatvan ilçe sınırları içerisinde yer alan Nemrut Kalderası’nda gece saatlerinde yıldızlarla karlı zeminin bütünleşmesi güzel görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin en büyük, dünyanın ikinci büyük krater gölüne ev sahipliği yapan Nemrut Kalderası, mayıs ayının son haftasında metrelerce kar ile hayretler içerisinde bırakıyor. Metrelerce yüksekliğe ulaşan kar duvarları arasından uzanan kaldera yolları, binlerce yıldızla birleşerek büyüleyici bir atmosfer oluşturuyor. Ayrıca kalderanın karlı zirvelerinin yıldızlarla bütünleşmesi mistik bir hava ortaya çıkarıyor. Bölgede doğa gözlemciliği ve astrofotoğraf çalışmaları yapan Dr. Cihan Önen, 10 günü aşkın süren çalışmalarıyla kalderanın zirveleri ile metrelerce yükseklikteki kar duvarlı yolları yıldızlarla birlikte görüntülemeyi başardı. Gündüz yapılan keşifler, gece gerçekleştirilen çekimler ve detaylı yıldız pozlamaları sonucunda etkileyici kareler ortaya çıktı. Konuyla ilgili açıklama yapan Önen, "Bahar ayları neredeyse bitmek üzere ancak yaklaşık 2 bin 500 rakımlı kalderada kış şartları hâlâ devam ediyor. Detaylı yıldız pozlamaları günler süren sabır, gündüz yapılan keşifler, gece çekimleri ve bilgisayar ortamında kullanılan çeşitli programlarla ortaya çıkıyor. Bu çalışmalar sabır gerektiriyor ancak ortaya çıkan görüntüler tüm çabaya değiyor. Metrelerce kar bizim için dezavantaj değil, doğal güzellikleri yansıtmak adına önemli bir fırsat oluşturuyor. Metrelerce yükseklikteki kar duvarları arasında yıldızlara bakmak, adeta binlerce yıldıza açılan bir yol haritası oluşturuyor. Kalderanın zirvelerinden yıldızların geçişi ile yeryüzünün büyüleyici görüntüsü bütünleşince harika detaylar ortaya çıkabiliyor. Ancak Tatvan ve Bitlis’te artan şehirleşme, günden güne kalderanın bu etkisini zayıflatmaktadır" dedi.
Erzurum Erzurum’da atık malzemeler çocukların emeğiyle çiçeğe dönüştü Erzurum’un Yakutiye ilçesinde bulunan Kültür Kurumu İlkokulu 4-C sınıfı öğrencileri ile sınıf öğretmeni Güzide Zereybilek Yıldırım, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak hazırladıkları eserleri "Maarifin Kalbinde Çocuk Hoş Geldin Bahar Geri Dönüşüm Sergisi" adıyla görücüye çıkardı. Çekirdek kabuğundan atık borulara, gazoz şişesi kapaklarından pipetlere, Antep fıstığı kabuklarından atık kağıtlara, plastik kaşıklardan cam atıklara kadar birçok geri dönüşüm malzemesinin kullanıldığı sergide rengarenk çiçekler ve çeşitli tasarımlar yer aldı. 28 öğrencinin hazırladığı toplam 35 eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. "Pek çok atığı geri dönüştürme fırsatımız oldu" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar çerçevesinde sınıf öğretmeni Güzide Zereybilek Yıldırım, sıfır atık geri dönüşüm projemizin ikinci basamağı için bir araya geldiklerini belirterek , "Çocuklarımla bir kez daha gurur duydum. Pek çok atığı geri dönüştürme fırsatımız oldu. Onlara ikinci bir şans verdik. Dolayısıyla sergimizin adı da ’İkinci Bahar’ oldu. Kullandığımız ürünler, peçeteler, tuvalet kağıtları, poşetler, kozalaklar, doğada aklımıza ne gelirse. Her şeye ikinci bir şans vermek istedik ve onları tekrar tekrar değerlendirdik. Çocuklarım bu sayede eğlenirken öğrendi, öğrenirken de daha bilinçli bireyler haline geldiler. Elbette ki velilerin desteği göz ardı edilemez. Onların desteğiyle, onların yardımlarıyla ortaya çok güzel eser çıktı. Çocuklarımla tekrar gurur duyuyorum. Çalışmadan büyük zevk aldık. Doğaya tekrar tekrar dönüştürebilmenin ne kadar önemli olduğunu ve küçük dokunuşlarla büyük farklar oluşturulabileceğini tekrar gözlemlemiş olduk. Maarifin kalbinde çocuk etkinlikleri için de çok kıymetliydi bu yaptığımız çalışma. Çocukların üretebilen, geliştirebilen, zekalarını kullanabildiği etkinlikler oldu, teknikleri oldu. Çok keyif alarak sergimizi gerçekleştirdik. Umarız gelen ziyaretçilerimizin hepsi de aynı keyfi almışlardır" dedi. Öğrenci Zeynep Erva Aktekin ise, "Evde, sokakta, herhangi bir yerlerde bulduğum gazoz kapaklarını toplayıp ilk önce eğdim, sonra boyadım ve teker teker yapıştırdım. Annemden yardım alarak şöyle güzel bir tablo çıkardım. Mutlu hissettim çünkü geri dönüşüm yaptım, sevap da kazandım ayrıca" diye konuştu. "Geri dönüşüm yaptığım için çok mutluyum" Projesini Antep fıstığı kabuklarını kullanarak hazırladığını ifade eden öğrenci Aykız Çolak, "Sonrasında kırmızıya boyadım. Yapraklara da aynı işlemi uyguladım. Sonra çerçevenin etrafına bu dil çubuklarını yapıştırdım. Geri dönüşüm yaptığım için çok mutluyum. Çünkü daha iyi bir katkım oldu" dedi. "Geri dönüşüm hayatı kurtarır" Öğrenci Muhammet Onur Aksakallı da projesini anlatırken, "Kırtasiyeden hamurlar aldım, üstüne desenler yaptım. Evde çitlenmiş çekirdekleri üstüne bastırdım ve böyle desenler oldu. Kavanozuma da böyle desenler yaptım. Sakın unutmayın, geri dönüşüm hayatı kurtarır. Sizler de bize katılın" şeklinde konuştu.