SAĞLIK - 16 Ocak 2025 Perşembe 14:48

Üroloji uzmanı uyardı: "Genetik faktörler prostat büyümesi sebebi olabilir”

A
A
A
Üroloji uzmanı uyardı: "Genetik faktörler prostat büyümesi sebebi olabilir”

İyi huylu prostat büyümesinin (BPH) yaşlı erkeklerde görüldüğünü belirten Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Çağlar, “Yaş ve genetik faktörlerin BPH gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Prostat büyümesi, genellikle iyi huylu bir büyüme şeklindedir. Bu nedenle kişiler genellikle işeme ile ilgili sorunlarla karşılaşınca bir doktora başvurmaktadır” dedi.


VM Medical Park Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Çağlar, prostat hastalıkları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. BPH (iyi huylu prostat büyümesi) oluşum mekanizmasının halen net olarak anlaşılmadığını dile getiren Op. Dr. Çağlar, “BPH yaşlı erkeklerde meydana gelir. Yaş ve genetik faktörlerin BPH gelişiminde rol oynadığını düşünülmektedir. Prostat büyümesi, genellikle iyi huylu bir büyüme şeklindedir. Bu nedenle kişiler genellikle işeme ile ilgili sorunlarla karşılaşınca bir doktora başvurmaktadır” şeklinde konuştu.



“Gece boyunca idrara çıkma nedeniyle uykusuz kalabilirler”


Kişinin sosyal yaşantısını etkileyen sorunlar arasında gece boyunca idrara çıkmak için uykudan kalkmak ve gündüz sık sık idrar yapma ihtiyacının sayılabileceğini söyleyen Op. Dr. Çağlar, “Özellikle bu iki sorun kişinin sosyal yaşantısında uykusuz kalma, yorgunluk, gitmek istediği yerde tuvalet arayışı gibi sorunlara neden olmaktadır. Ayrıca, idrar akışındaki güç ve hız eskiye göre azalmış ve yavaşlamış olabilir. İdrar yapmaya başlamada bekleme, zorlanma olabildiği gibi, idrar sonrasında hala damla damla idrar gelebilir. Bunun dışında kişi idrar yaptıktan sonra idrar kesesinin tamamen boşalmamış olduğu hissine kapılabilir" ifadelerini kullandı.



“Hastaya sorulan sorular”


Opr. Dr. Çağlar; uluslararası prostat semptom (belirti) değerlendirmesinde hastaya sorulan ve sorunun şiddetine göre skorlanan (derecelendirilen) soruları şöyle sıraladı: İdrar yapmak için bekleme, zorlanma var mı?, İdrar tazyiki, akış gücü eskiye oranla azaldı mı? İdrarı yaparken, bitinceye kadar, kesik kesik işeme oluyor mu? İdrarını yaptıktan sonra hala daha idrar kesesinde idrar kalmış, tam boşalmamış hissi oluyor mu?, Gece idrar yapmaya kaç kere kalkıyorsunuz? Gün boyunca iki saatte ya da daha sık idrara çıkmak ihtiyacı duyuyor musunuz? İdrar yapma isteği geldiğinde, tutamama hissi, tuvalete zor yetişme, sıkıştırma sorunu yaşıyor musunuz?



“Tanı konma süreci”


Dr. Çağlar, prostatın iyi huylu değerlendirmesinde uygulanan teşhis yöntemlerini şu şekilde sıraladı: Parmakla prostat muayenesi, Serumda PSA (total ve serbest PSA) düzeyleri, Ultrasonografi, Prostat biopsisi (gerektiğinde), İdrar akım hızı ölçümü -üroflowmetri-, Sistoskopi (gerektiğinde).



“Tedavi seçenekleri”


BPH tedavisinde ilk basamağın mutlaka ilaç tedavisi olması gerektiğini söyleyen Dr. Çağlar, “İlaç tedavisinden beklenen sonuç alınamıyorsa ya da tedaviye rağmen iyileşmiş olan belirtiler zamanla tekrar meydana geliyorsa artık farklı tedavi alternatifleri gündeme gelmelidir. İlaç tedavisinde prostat içindeki kasları gevşeten ve idrarın akımını artıran ilaçların yanı sıra prostatın hacminde azalmaya yol açan ilaçlar kullanılır. Bunun yanında, içinde sabal ekstresi denilen bir bitki ekstresi de medikal tedavide rahatlıkla kullanılabilir. İlaçlar mesane (idrar kesesi) boynundaki ve prostat içindeki kasları gevşeterek, büyümüş ve yolu tıkayan prostatın gevşemesini ve idrar kanalındaki baskının azaltılmasını sağlar. Ağızdan alınan tablet şeklindeki ilacın etki süresi 24 saat olduğundan devamlı etki sağlamak için günde 1 tablet devamlı alınması gerekir. Sabal ekstresi bitkisel kökenli bir ilaç olup, prostat içindeki iltihaplanmayı ve prostatın büyümesindeki faktörleri engelleyerek prostat üzerinde rahatlatıcı etki gösterir" açıklamasında bulundu.



“Ameliyat yapılabilir”


Cerrahi ameliyatlardan da bahseden Çağlar şunları söyledi: "Medikal tedavinin yeterli gelmediği durumlarda artık kapalı prostat ameliyatları gündeme gelmelidir. Bunlardaki en iyi alternatifler etkinlik sırasına göre; Transuretral rezeksiyon (TUR), bipolar enerji ile, plazmakinetik enerji ile ya da HOLEP ve THULEP lazer enerji ile uygulanır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)