GÜNDEM - 06 Şubat 2025 Perşembe 11:04

Vali Tavlı: "Tüm afetlere hazırlıklı olmalıyız"

A
A
A
Vali Tavlı: "Tüm afetlere hazırlıklı olmalıyız"

Samsun Valisi Orhan Tavlı, deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlıklı olmak zorunda olduklarını söyledi.


AFAD ekipmanları tanıtımı ve 6 Şubat depremlerinin 2. yıldönümü anma etkinlikleri, Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Vali Orhan Tavlı ve beraberindeki protokol üyeleri etkinlikte stantları inceledi. Sergi ve ekipmanları da inceleyen Vali Tavlı, aldıkları eğitim sonrası "Destek AFAD Gönüllüsü" olan kişilere de kimliklerini takdim etti.


Ülke olarak her şehrin afetlere hazırlıklı olması gerektiğini ifade eden Vali Tavlı, "6 Şubat sadece 11 ili değil tüm Türkiye’yi etkiledi. Ülkenin yüreği yandı. 6 Şubat’ta hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Halen tedavi gören yaralılara acil şifalar diliyorum. Hepimiz deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlıklı olmak zorundayız. Tedbirli olmamız lazım. Türk milleti, asrın felaketi dediğimiz 6 Şubat depremlerini asrın dayanışmasına çevirdi. Allah milletimizden razı olsun. Allah bir daha böyle deprem afeti bize yaşatmasın diliyorum" dedi.


Destek AFAD Gönüllüsü sayısında Türkiye’de ilk sıralarda yer aldıklarına da değinen Tavlı, "Samsun Valiliği koordinesinde İçişleri Bakanlığı, AFAD Başkanlığı ve İl Müdürlüğü desteği ile başta tüm kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere gönülleri eğitime alıyor. Sadece kamu kuruluşları değil, özel sektörümüz de Destek AFAD Gönüllüsü olma konusunda duyarlılar. Başta deprem olmak üzere tüm afetlere hazırlıklı olmak adına gönüllülerimizi yetiştiriyoruz. Bugün de burada yeni Destek AFAD Gönüllülerine kartlarını takdim ettik. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Afetlere hazırlık 365 gün 7/24 devam edecek. Hep birlikte afetlere hazırlıklı olmak için çalışıyoruz" diye konuştu.


Etkinlik alanındaki stantlar ve ekipmanlar gün boyu ziyarete açık olacak.



Vali Tavlı: "Tüm afetlere hazırlıklı olmalıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."
Malatya Malatya’da dalbastı kirazı ve diğer meyve türlerinde umutlu tablo Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, Malatya’da dalbastı kirazı başta olmak üzere elma, ceviz ve üzüm gibi meyve türlerinde bu yıl için olumlu bir sezon beklendiğini söyledi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, 2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle kayısının yanı sıra kentte dalbastı kirazı ve diğer meyve ağaçlarının da zarar gördüğünü ve o yıl ürün alınamadığını hatırlattı. Yunus Kılınç, bu yıl ise ağaçların kendini toparladığını belirtip üretim potansiyelinin yeniden yükseldiğini ve bahçelerde toparlanma sürecinin belirgin şekilde devam ettiğini ifade etti. Başkan Kılınç, kayısının çiçeklenme ve yapraklanma sürecinin diğer meyvelerden farklı ilerlediğini belirtti. Kılınç, kayısının önce çiçek açıp ardından yapraklandığını, diğer meyve türlerinde ise bu sürecin genellikle önce yaprak sonra çiçek şeklinde gerçekleştiğini ifade etti. Dalbastı kirazında bu yıl çiçeklenme döneminin iyi geçtiğini ifade eden Kılınç, yüksek verim beklentisi bulunduğunu söyledi. Elma ve diğer meyve türlerinde de genel durumun olumlu olduğunu kaydeden Kılınç, "Şu anda elmada, dalbastı kirazında ağaçlar çiçek durumunda. Güzel bir meyve olacağını bekliyoruz. İnşallah bundan sonra herhangi bir afet yaşamazsak diğer meyve türlerinde sıkıntı olmayacaktır" dedi. Malatya’nın birçok ilçesinde yetişen ürünlerin kendine özgü lezzet taşıdığını ifade eden Kılınç, "Akçadağ armudu, Yeşilyurt kirazı, Hekimhan cevizi, Arapgir üzümü ve Doğanşehir elması ayrı bir değerdir. Malatya bir lezzetler şehridir" diye konuştu.