ASAYİŞ - 21 Ağustos 2025 Perşembe 10:39

Vücudu köpek tarafından parçalanan Yunus’un kolu kullanılamaz hale geldi, aile adalet arıyor

A
A
A

 Samsun’un Çarşamba ilçesinde sahipli köpeğin saldırısına uğrayan 11 yaşındaki Yunus Aksoy'un hayatı kabusa döndü. Omzundaki eti kopan, sırt ve kalçasından ısırılan küçük çocuğun sağ kolu felç kaldı. Hastanede tedavisi süren Yunus’un ailesi ise ilgisizlikten şikayet ederek adalet talep ediyor.

Olay, 25 Temmuz Cuma günü saat 15.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, arkadaşının evinin önünde top oynadıktan sonra bisikletiyle eve dönmek isteyen Yunus Aksoy’a sahipli bir köpek saldırdı. Köpek, kaçmaya çalışan çocuğu önce kalçasından, ardından sırtından ve son olarak da omzundan ısırdı. Omzundaki et parçası kopan ve ağır yaralanan Yunus, Çarşamba Devlet Hastanesi’ne, ardından Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavisi süren çocuğun enfeksiyon riski bulunduğu öğrenildi.

Vücudu köpek tarafından parçalanan Yunus’un kolu kullanılamaz hale geldi, aile adalet arıyor

"O köpek yüzünden kolum felç durumda"

Yaşadığı dehşet anlarını anlatan 11 yaşındaki Yunus Aksoy, "İlk önce arkadaşımla camide buluştuk. Arkadaşım bana ‘evimizin önüne gidelim ve orada top oynayalım’ dedi. Sonra bisikletlere binerek arkadaşımın evinin önüne gittik. Orada 10-15 dakika top oynayınca geç oldu ve annem merak eder diye eve gidecektim. Bisikletime bindim ve köpekle göz göze geldik. Köpek bir anda üzerime koşmaya başladı. Ben de korkudan koştum. Sonra köpek beni ilk önce kalçamdan, sonra sırtımdan en sonra da omzumdan kaptı. Omzumdaki etimi aldı. Orada bir tane teyze vardı, o beni kurtardı. Kıyafetimle yara aldığım yere baskı yaptılar ve ambulansı aradılar. O köpek yüzünden sağ kolum felç durumda. Durumum çok kötü. Sadece tek elimi kullanabiliyorum. Sağ elimi kullanıyordum, köpek de sağ elimi ısırdı. Okul başladığında nasıl yazacağım, nasıl kitap açıp okuyacağım bilmiyorum" dedi.

Vücudu köpek tarafından parçalanan Yunus’un kolu kullanılamaz hale geldi, aile adalet arıyor

"Bir baba olarak yıkılmış durumdayım, ilgilenen olmadı"

Yunus Aksoy’un babası 50 yaşındaki Salim Aksoy ise, "O gün arkadaşım beni aradı, ‘Salim ağabey senin çocuğu köpek ısırdı’ dedi. Buradan koşarak gittim. İlk olarak Çarşamba Devlet Hastanesi’ne getirdiler. Orada gördüm çocuğumu perişan oldum. Çocuğum sağ kolunun üst tarafı komple parçalanmış. Kemiği yerinden çıkarmış. Yıkıldık ve olayın yaşandığı günden bugüne kadar hala hastanelerdeyiz. 2 ameliyata girdi. 1 ay oldu ve benim çocuğum ölebilirdi. Kimse bizimle ilgilenmedi. Şikayetçi olduk. Süreç devam ediyor. Doktora gittik ve enfeksiyon tehlikesi var. Çocuk yarım saat, 1 saat uyuduktan sonra sıçrıyor. ‘Bırak beni’ diye bağırmaya başlıyor. Ailecek zor durumdayız, ne yapacağımızı bilmiyoruz" diye konuştu.

Vücudu köpek tarafından parçalanan Yunus’un kolu kullanılamaz hale geldi, aile adalet arıyor

Aksoy, tedavi sürecinde oğlunun aşırı antibiyotik nedeniyle böbrek ve karaciğerinde hasar oluştuğunu da belirterek, "Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki doktorlar olmasa çocuğumuz enfeksiyondan ölebilirdi. Şimdi tek isteğimiz adaletin sağlanması" şeklinde konuştu.

Furkan Abrek Ünal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep oda ve borsaları ortak istişare toplantısında buluştu Gaziantep il ve ilçe oda ile borsalarının yönetim kurulu başkanları, bölge ekonomisinin mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı Ortak İstişare Toplantısı’nda bir araya geldi. Gaziantep Ticaret Borsası ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Nizip Ticaret Borsası (NTB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Sarı, Nizip Ticaret Odası (NTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt, İslahiye Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Türkmen ile GTO Genel Sekreteri Hasan Baran Uçaner, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram, NTB Genel Sekreteri Eray Ölçal ve NTO Genel Sekreteri Dilek Süzer katıldı. Toplantıda; oda ve borsalarda yürütülen iyi uygulama örnekleri, akreditasyon süreçleri, ortak faaliyetlerin geliştirilmesi, bölgesel ve küresel gelişmelerin sanayi ve dış ticarete etkileri ile ulaşım, lojistik ve turizm başta olmak üzere çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulunuldu. Küresel gelişmelerin bölge ekonomisine muhtemel yansımalarının da ele alındığı toplantıda; enerji maliyetleri, tedarik süreçleri, ihracat pazarları ve lojistik alanlarda karşılaşılabilecek riskler istişare edildi. Bu kapsamda, pazar çeşitlendirmesi, alternatif tedarik kaynaklarının geliştirilmesi, enerji verimliliği yatırımlarının artırılması ile firmaların finansman ve risk yönetimi kapasitelerinin güçlendirilmesine yönelik öneriler öne çıktı. Toplantıda ayrıca, Nizip ilçesine yönelik ulaşım altyapısının geliştirilmesi, turizm destinasyonlarının güçlendirilmesi ve oda/borsaların kurumsal kapasitelerinin artırılmasına yönelik konular da ele alındı. "Ortak paydamız Gaziantep" GTB Başkanı Mehmet Akıncı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Gaziantep’in ekonomik gücünü daha ileriye taşımak için ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle hareket ediyoruz. Oda ve borsalar olarak hepimizin ortak paydası Gaziantep’tir. Bu anlayışla, şehrimizin üretim, ihracat ve ticaret kapasitesini artıracak her adımda birlikte hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır "İl İl Türkiye Sergisi" Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu "Köklerden Geleceğe" mottosuyla hazırlanan "İl İl Türkiye" sergisi, Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin dört bir yanından seçilen tarihi yapılar, taş üzerine akrilik teknikle yeniden hayat bulduğu sergide geçmiş ile gelecek arasında sanatsal bir köprü kuran "İl İl Türkiye" sergisi, Diyarbakır’da bir alışveriş merkezinde sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin 81 ilinden seçilen tarihi yapıların taş yüzeyler üzerine akrilik teknikle yeniden yorumlandığı sergi, geçmiş ile geleceği aynı zeminde buluşturan zamansal bir köprü niteliği taşıyor. Her bir eser, ait olduğu coğrafyanın kültürel hafızasını, mimari mirasını ve estetik anlayışını günümüze taşıyan izler sunuyor. Taşın kadim ve kalıcı doğası ile akriliğin çağdaş anlatımı birleşerek, geçmişin izlerini geleceğin diliyle yeniden yorumluyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin "Köklerden Geleceğe" anlayışı doğrultusunda şekillenen çalışma, bireyin estetik duyarlılığını, yani zevk-i selim kavramını merkeze alarak geçmişle kurulan bağı bilinçli ve anlamlı bir geleceğe dönüştürmeyi amaçlıyor. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, bu projede yarı değerli taşlar üzerine 81 ilin çalışmasını yaptıklarını vurguladı. Yakut, "Doğadan topladığımız taşları ustalarımızla birlikte her türlü sanat eserine dönüştürmeye çalışıyoruz. Taştan takılar yapıyor, çantalarda kullanıyoruz. Farklı bir çalışma ortaya koymak adına taşı tabloya da dönüştürmeye başladık. Yani bir nevi taşı tuval olarak kullanarak çalışmalar yürütüyoruz. Bu yıl taşla ilgili yeni çalışmalarımız da var. Ancak bu proje, geçen seneye ait olan ’81 İl Türkiye’ Projemizdi. Bu projede Türkiye’nin 81 ilindeki en önemli eserleri taşların üzerine işleyerek adeta kazımış olduk" dedi. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde resim öğretmeni görevini yürüten Songül Toköz Özer ise kendisinin ve 3 usta arkadaşının çalışmaları gerçekleştirdiğini söyledi. Özer, "Toplamda 81 eser bulunuyor ve her birinde Türkiye’nin 81 ilinden seçilen farklı tarihi yapılar, özel taşlar üzerine aktarıldı. Kullandığımız taşlar doğada bulunan ancak özel olarak işlenen taşlardan oluşuyor. Nitelikli taşlar, taş atölyemizde işlenip hazırlanarak kalıp haline getirildi ve ardından sanatsal çalışmalara dönüştürülmek üzere bize teslim edildi" diye konuştu. Sergiyi gezen vatandaşlardan Vedat Kızıl, serginin oldukça keyifli olduğunu dile getirdi. Kızıl, "Olgunlaşma Enstitüsü öğretmenleri tarafından yapılan yarı kıymetli taşlar üzerine işlenen, yalnızca Diyarbakır’ın değil, ülkemizin dört bir yanındaki tarihi ve turistik yerleri anlatan çok kıymetli eserleri inceledik. Gerçekten o kadar hoşuma gitti ki hem çalışmaların bölgemizin tarihi değerlerini yansıtması hem de işlemelerin son derece hassas ve gerçeğine uygun şekilde yapılmış olması beni çok mutlu etti. Aynı zamanda turizmle ilgilenen ve turist rehberliği mesleğini icra eden biri olarak bu eserler beni ayrıca etkiledi. Adeta o yerleri yeniden gezmiş, görmüş gibi hissettim. Oldukça güzel bir gündü. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.