ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 18:15

Yıllık 21 milyon gıda analizi: "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur"

A
A
A
Yıllık 21 milyon gıda analizi: "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur"

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Samsun’da "Gıda Güvenilirliğinde Yeni Yaklaşımlar" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’de yürütülen gıda denetimlerinde yıllık 21 milyon 200 bin analiz yaptıklarını belirterek, bu rakamın dünyadaki birçok ülkenin çok üzerinde olduğunu söyledi.


Tarımsal Öğretimin Başlamasının 180. Yılı ve Tarım Bayramı kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde düzenlenen programda konuşan Dilber, Türkiye’de yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini ifade etti. Her işletmenin bir risk puanı bulunduğunu belirten Dilber, "Her işletmenin bir risk puanı vardır ve bu risk puanına göre bazı işletmeler yılda beş kere denetlenirken bazı işletmelere hiç gitmesek dahi olabilir. Ancak Türkiye’de 730 bin işletme var ve biz bu işletmeleri risk bazlı denetimle denetliyoruz. Örneği somutlaştırmam gerekirse, bir kasap reyonu olan marketle sıradan bir bakkal benim için aynı değildir. Kasap reyonu olan markete 5 kere gidersem, bakkala bazen hiç uğramama dahi gerek olmayabiliyor. Çünkü işletmenin karakteri geri, sahibi titiz oluyor, senden benden daha dikkatli oluyor. Dolayısıyla bu bizim risk esaslı denetimimizin temelini oluşturuyor. Denetim rakamlarını geçiyorum ama somutlaştırmak adına söylüyorum. 81 il, 922 ilçede 8 binin üzerindeki denetçimizle biz sizlere güvenilir gıdalar sunmak için dünyadaki çoğu ülkeden daha iyi şartlarda bir gıda denetim sistemine sahibiz. Riskin oluştuğu dönemlerde sektörel denetimler yapıyoruz. Mesela bakanlık ile doğrudan ilişkisi olmasa bile bir böcek ailesinin ölmesi sonrasında sektördeki Ortaköy’de bir tane dükkan bırakmadık, her gece gittik. Ama bakın, sorumluluk böcek ilaçlamasını, biyosidal ilaçlamasını doğru yapmayan bir kişiden kaynaklıydı. Ama risk arttığı zaman, toplumsal duyarlılık hattında örnek veriyorum; Kurban Bayramı’nda, Ramazan Bayramı’nda, yılbaşı gecesinde arkadaşlarımız denetimde olabiliyorlar. Bunlara da sektörel denetim diyoruz. Biz hayvanların yediği gıdaları da denetliyoruz. Çünkü sağlıklı hayvan, sağlıklı bitki, sağlıklı toplum bakış açısına sahibiz. Denetlediğiniz şeyin içinde ne var diye sorduğunuz zaman laboratuvar hizmetleri önemli bir noktaya gelir. Bugün Türkiye’de 41 tane kamu laboratuvarının doğrudan işletmecisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı’dır. Aynı zamanda 97 tane özel gıda kontrol laboratuvarında denetim yetkisi, kuruluş izni ve bununla ilgili tüm işlemleri bakanlık olarak bizler yapıyoruz" dedi.



"Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur"


Yıllık 222 bin numune aldıklarını belirten Dilber, "Türkiye’de ben yılda 21 milyon 200 bin analiz yapıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur. Avrupa Birliği’ndeki 27 ülke ve diğer ülkelerin hiçbirinde bu kadar analiz yükü yoktur. Daha da somutlaştırıyorum. Açın cep telefonlarınızı bakın. ’2022 Avrupa Birliği Pestisit Raporu’ diye araştırma yapın. Avrupa Birliği’nin ekonomik alanındaki ülkelerin toplam yaptığı analiz sayısı, 29 ülkenin toplam analizi 200 bindir. Bakın rakama. Benim numune sayım. Dolayısıyla pestisit analiz raporundan bahsediyorum. Yani Türkiye’de bazen doğru olmayan şekilde, aflatoksin, okratoksin ile pestisiti ayıramayan arkadaşlar internette çıkıp pestisit kalıntısını gözlüyorlar. Çoğu Avrupa Birliği ülkesinde üç tane laboratuvarla koca ülkenin adını duyarsınız, bazen bir tane laboratuvar vardır. Almanya gibi bir ülkedeki laboratuvar sayısını bilmiyorum ama 10’a, 15’e geçeceğini düşünmüyorum. Türkiye’de şu anda 41 tane kamu laboratuvarı var. Benim Bafra’da ürettiğim kapya biber Mersin’e analiz edilmeye gidiyordu. Bu sorunu çözdük. Kapya biber Mersin’e gidiyor mu? Şu an gitmiyor. Gitmiyor olmasının tek bir sebebi var. Cihazımız var, müdürümüz var, arkadaşlarımız var. Samsun’da bu analiz yapılabildiği için vatandaşın kapya biberi buradan Mersin’e gitmiyor. Bunlar büyük bir başarıdır arkadaşlar. Bu burada yapılıyor olmasa, Türkiye’de yapılıyor olmasa biberlerimiz, domateslerimiz gider, Almanya’daki Eurofins laboratuvarında analiz edilir, sonucu çıkınca ihracata izin veririz. Mikrobiyolojik analizler yapıyoruz. Bakın İstanbul’daki olay eninde sonunda döndü dolaştı, gıda kaynaklı olmadığı ortaya çıktığında işte bu gücümüz bizi ayakta tuttu. Çünkü biz laboratuvar sonuçlarında midyeciyi bir ay içeride yatırdık, adam iflas etmek noktasına geldi. Kumpirciyi yatırdık içeride ama baktık ki adam masum, tüm numuneleri tertemiz. Dolayısıyla bu güçler gerçekten kamunun gücü, sizin gücünüz, sizin gibi çalışan arkadaşların ürettiği hizmetler. Bu konuda da bakanlık olarak gayet iyi noktadayız. Türkiye’de son bir yılda 200 bin tane vatandaşımız bize ulaşmış. ’Şu gıdada şu sıkıntı var, bu gıdada bu sıkıntı var’ demiş. Ama biz dikkate aldığımız 145 bin konuyu sonuçlandırmışız" diye konuştu.



"Bir çocuk ziraat mühendisliği kazandıysa başsağlığı verir gibi konuşuluyor"


Ziraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise, "Her sene 3 milyonun üzerinde öğrenci ÖSYM sınavlarına giriyor. Üniversiteye yerleştirmeler oldu. Son yıllarda yerleşme oranları yüzde 100’e çıktı. Ziraat fakültelerinde de bu oranlara ulaşıldı. Ben bunun doğru bir ölçek olduğunu düşünmüyorum. Burada önemli olan öğrenci sayısı değil, gelen öğrencilerin hangi yüzdelik dilimde ve hangi profilden geldiğine bakmak lazım. Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı ya da teselli verir gibi konuşuluyor. En azından boşta kalmamış gibi yaklaşılıyor. Halbuki dünyanın en değerli mesleklerinden birini icra ediyoruz. Genellikle her fakültede tarımla ilgili bölümler yer alıyor. Bu durum maalesef ziraat mühendisi olarak nitelikli eleman çıktımızı olumsuz yönde etkiliyor. Fakülte açmak yerine mevcut fakültelerin altyapısını iyileştirmek, zayıf olanların ise bölüm sayılarını azaltarak daha verimli, daha ekonomik ve hem insan kaynağı hem de çıktılarının ülke ekonomisine yapacağı katkılar açısından bu yöne yönelmek gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.


Programda ayrıca OMÜ Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Uzun Samsun Ziraat Mühendisleri Odası Havva Yurdunuseven Bayzat da konuşma yaptı. Akademik aşama kaydeden doktor öğretim üyelerine "Biniş Takdim Töreni"yle program son buldu.



Yıllık 21 milyon gıda analizi: "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Bakan Memişoğlu: "2003’den bu yana Balıkesir’e 96 sağlık tesisi yapıldı" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Balıkesir temasları çerçevesinde AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Partililere hitap eden Bakan Memişoğlu, "2003 yılından bu yana Balıkesir’e 96 sağlık tesisi yapıldı" dedi. Balıkesir Valiliği’ni ziyaret ettikten sonra yürüyerek AK Parti’ye geçen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yolda esnaf ziyareti yaptı. Parti önünde İl Başkanı Mehmet Aydemir tarafından karşılanan Bakan Memişoğlu, Balıkesir ile ilgili bilgiler verdi. Kemal Memişoğlu, "2003’den bu yana Balıkesir’e 96 tane sağlık tesisi yapıldı, bunlardan 17’si hastane. Balıkesir’de iki tane üniversite var. 2016 yılının sonunda hizmete girmiş bir şehir hastanesi ve aynı zamanda da Bandırma’da üniversite hastanesi, Balıkesir’in kendi ismini taşıyan üniversitesiyle birlikte hizmet veriyoruz. Daha iyi hizmet vermek için buradayız. Özellikle biz Sındırgı olsun, Edremit olsun, merkezdeki hastanemiz olsun hepsinin inşaatlarını en kısa zamanda bitirip insanlarımızın hizmetine sunacağız. Bunun yanında da Bandırma’da da inşallah 350 yatak üzerinde bir hastaneyi projelendirip inşaatına önümüzdeki sene başında başlamak için çabalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel başkan yardımcımız, milletvekillerimiz her zaman Ankara’da bizi ziyaret edip Balıkesir’in sorunlarını iletiyorlar. Biz de sahaya gelip sizlerin sorularını, sorunlarını bizzat görerek onları çözmek için çaba harcayacağız. Bilindiği gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ortaya çıktık. Bu şu demek; Türkiye artık kendi gücüyle, insanıyla, üretimiyle tam bağımsızlık yolunda gece gündüz çalışarak inşallah bunu gerçekleştirecektir. Baktığınız zaman etrafımızda maalesef çatışmaların olduğu, sorunların olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Onun için bir olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz, üretmeliyiz, kuvvetli olmalıyız. Bunun için de gece gündüz çalışmalıyız. Farklılıklarımızı birleştirip güçlü hale gelmemiz lazım. Bu topraklar milletimizin kanıyla, canıyla elde ettiği vatan toprağıdır. Buralar esasında dünyaya barış, huzur getirmiş medeniyetlerin merkezidir. Biz de bu medeniyetin temsilcileri olarak halen daha dünyada barışı temsil eden, ezilmişlerin, haksızlığa uğramışların ümidi olan bir medeniyetiz, bir ülkeyiz. Bununla ilgili de gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. İnşallah dostluğun, kardeşliğin, barışın, huzurun daha iyi olduğu bir dünyaya hep beraber ulaşacağız. Bunun çabası içindeyiz. Hem ülkemizde hem bölgemizde hem dünyada Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi barış içinde bir dünya, adil bir dünya olması için çabalıyoruz. Onun için de ülkemizin birliği, dirliği için de çaba harcıyoruz" dedi.
Kütahya Kütahya İl Birinciliği Pazarlar’dan Kütahya İl Müftülüğü tarafından "Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.)" temasıyla düzenlenen mektup yarışmasında Pazarlar İlçe Müftülüğü önemli bir başarı elde etti. 7-10 yaş grubu Kur’an kursu öğrencilerine yönelik olarak gerçekleştirilen yarışmada, Pazarlar İlçe Müftülüğü 7-10 yaş Kur’an Kursu öğrencisi Ayşe Nuran Akarçay, Kütahya il birincisi oldu. Yarışmada dereceye giren öğrenciye ödülü, Pazarlar İlçe Müftüsü Faruk Kartal tarafından takdim edildi. Yarışmada il birincisi olan Ayşe Nuran Akarçay,"Peygamberimizi (s.a.s.) çok seviyorum. Onun sözlerini ve davranışlarını öğrenmeyi çok seviyorum. Ona mektup yazmak benim için çok güzel bir duyguydu" dedi Ödül töreninde konuşan İlçe Müftüsü Faruk Kartal ise, "Bu tür başarılarla 7-10 yaş Kur’an kurslarının çocuklarımızın manevi gelişimi açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Peygamber sevgisinin küçük yaşlarda gönüllere yerleşmesi, geleceğimiz adına son derece kıymetlidir." ifadelerini kullandı. Pazarlar İlçe Müftülüğü tarafından yapılan açıklamada, yarışmaya katılan tüm öğrenciler tebrik edilirken, il birincisi olan öğrenciye başarılarının devamı dilendi. Açıklamada ayrıca öğrencinin yetişmesinde emeği geçen ailesine, Kur’an kursu öğreticilerine ve jüri üyelerine teşekkür edildi.
Kayseri Alzheimer Aktif Yaşam Merkezi için protokol imzalandı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ile birlikte, Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Aktif Yaşam Merkezi hizmet binasının teşhir, tanzim ve işletmesine ilişkin protokol imza törenine katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Aktif Yaşam Merkezi hizmet binasının teşhir, tanzim ve işletilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne devrine ilişkin protokol imza töreni, Kayseri Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında gerçekleştirilen protokol imza törenine, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arzu Çıngır, Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Sekmen katıldı. Protokol imza töreninde konuşan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, hayırlı bir protokolde birlikte olduklarını belirterek, "Dün Büyükşehir Belediye Başkanımızla Kayseri tarımı için çok hayırlı çalışmalara başlamıştık. Bugün çok daha anlamlı bir protokolle başkanımızla yine beraberiz" dedi. Vali Çiçek, Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Aktif Yaşam Merkezi’nin önemine işaret ederek şunları söyledi; "Hem kendisi için çok kıymetli olan, kendisinin biricik ağabeyi ve bizim de çok sevdiğimiz büyüğümüz, ağabeyimiz, hayırseverimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ağabeyi Ramazan Büyükkılıç’ın tamamen kendi imkânlarıyla yaptırdığı ve her şeyiyle de birebir ilgilendiği Alzheimer Merkezi’ni kendisi Büyükşehir Belediyemizin hizmetine tahsis ettikten sonra hakkın rahmetine yakın bir zaman önce kavuşmuştu. Ama ne kadar kutlu ki hem daha önce yaptırdığı okul ve özellikle ölmeden çok kısa bir süre önce yaptırdığı alzheimer merkezi ile bir hayalini gerçekleştirmişti. Aslında memleketimizin de bir hayalini gerçekleştirmişti. Çünkü son zamanlarda il valisi olarak alzheimer vakalarıyla çok karşılaşmaya başlamıştım. Bu konuda birçok mustarip ailelerin olduğunu biliyordum. Ramazan Büyükkılıç ağabeyimiz bizim bu sıkıntımıza merhem olmak adına birikimlerini harcayarak muhteşem bir tesis yapmıştı. Ömrü hayırla, iyilikle geçen Ramazan Büyükkılıç ağabeyimize Allah’tan rahmet diliyorum." Merhum Ramazan Büyükkılıç’a Allah’tan rahmet dileyen Vali Çiçek, "Büyükşehir Belediyemizin tahsisinde olan yeri Aile Müdürlüğümüzle beraber işletmek adına protokolde beraberiz. Rahmetli Ramazan ağabeyimizin ailesine, evlatlarına, kızına özellikle çok teşekkür ediyorum. Memduh Başkanımızın ağabeyi olması hasebiyle de bu hayrın yapılmasından dolayı hem kardeşi olma sıfatıyla hem de Büyükşehir Belediye Başkanımız olması sıfatıyla ayrıca teşekkür ediyorum. Bu protokolü imzalamaktan ayrı bir mutluluk duyduğumu ifade ediyorum" diye konuştu. Merkeze ve protokole dair değerlendirmelerde bulunan Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, "Çok değerli valimizle, her zaman şehrimizde öncü olan, bizleri yüreklendiren her hizmete destek olan anlayış içerisinde yine hayırlı işin hizmet boyutundaki protokolünü imzalamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a, Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’na teşekkür etmek istiyorum" dedi. Başkan Büyükkılıç, hayırsever ağabeyi Ramazan Büyükkılıç’ın emekli bir öğretmen olmasına rağmen, büyük bir gayretle elde ettiği kazanımları hayır işlerine adadığını, 32 sınıflı okul ve aile sağlık merkezinin ardından, toplum açısından büyük önem taşıyan alzheimer hastaları ve ailelerine yönelik bu eseri de Kayseri’ye kazandırdığını ifade etti. Büyükkılıç, bu hizmetin sürdürülebilirliğini sağlama adına Kayseri Valisi Çiçek’in önderliğinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü’ne ayrıca teşekkür ederek, bu iş birliğinin Kayseri’ye hayırlı olmasını temenni etti. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arzu Çıngır da bu merkezin Türkiye genelince çok yaygın olmadığını, merkezin çok kısa sürede hizmete açıldığında ne kadar ihtiyaç olduğunun görüleceğini kaydetti. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ise hayırsever Ramazan Büyükkılıç’a Allah’tan rahmet dileyerek, bu projede emeği geçenleri tebrik etti. İnsanı yaşat ki şehir yaşasın, devlet yaşasın felsefesiyle Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Aktif Yaşam Merkezi, Başkan Büyükkılıç’ın merhum ağabeyi, hayırsever Ramazan Büyükkılıç, rahmetli eşi ve kızlarının adını yaşatacak bu eser, vefa, merhamet ve sosyal sorumluluğun güçlü bir sembolü olacak.