POLİTİKA - 16 Şubat 2026 Pazartesi 14:12

Zekeriya Yapıcıoğlu: "Aileyi güçlendiren ve evlilikleri destekleyen projeler hayata geçirilmeli"

A
A
A
Zekeriya Yapıcıoğlu: "Aileyi güçlendiren ve evlilikleri destekleyen projeler hayata geçirilmeli"

SAMSUN (İHA) – Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Türkiye’de boşanma sayılarının arttığını, bu nedenle aileyi güçlendiren, evlilikleri destekleyen ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaların hayata geçirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.


HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, Samsun’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yapıcıoğlu, "Aile meselesiyle ilgili olarak Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri ortadadır. Boşanma sayıları artış göstermektedir. Evlilik yaşı giderek yükselmekte, gençler daha ileri yaşlarda evlenmektedir. Evlenen çiftlerin önemli bir bölümü ise evliliklerinin 5. yılını doldurmadan boşanmaktadır. Bu durum ciddi sosyal sorunları beraberinde getirmektedir. Ailelerin parçalanması en büyük zararı çocuklara vermektedir. Özellikle çocuklu ailelerde yaşanan boşanmalar, çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini doğrudan etkilemektedir. Bununla birlikte, çocuklu ailelerde boşanma oranının daha düşük olması dikkat çekicidir. Boşanmaların büyük bir kısmı henüz çocuk sahibi olmayan çiftler arasında gerçekleşmektedir. Çocuk, eşler arasındaki bağı güçlendiren önemli bir unsurdur. Bu yönüyle çocuklu ailelerde boşanma oranının görece düşük olması, çocuklar açısından nispeten olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Aile kurumunu ayakta tutmak zorundayız. Çocuklarımızı bu tür olumsuzluklardan korumak, toplumsal yapımızı muhafaza etmekle mümkündür. Aile yıkıldığında toplum da zayıflar. Ailenin yerine ikame edilebilecek başka bir kurum bulunmamaktadır. Bu nedenle aileyi güçlendiren, evlilikleri destekleyen ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaların hayata geçirilmesi hayati önemdedir" dedi.



"Terörsüz Türkiye için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz"


"Terörsüz Türkiye" gündemi hakkında da görüşlerini paylaşan Zekeriya Yapıcıoğlu, "HÜDA PAR olarak, terörsüz bir Türkiye hedefinin gerçekleşmesi, şiddet ortamının tamamen sona ermesi ve iç barışın sağlam şekilde tesis edilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Kardeşlik hukukunun güçlenmesi için şimdiye kadar nasıl çaba gösterdiysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.



"Gazze’ye anlaşmanın çok altında yardım kamyonu gidiyor"


İsrail’in Gazze’ye yönelik anlaşmaya uymadığını dile getiren Zekeriya Yapıcıoğlu, "Gündemde iki yıl boyunca tüm dünyanın dikkatini çeken Gazze meselesi var. Yüz binlere yaklaşan can kaybı ve büyük bir insanlık dramı yaşandı. 9 Ekim’de Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinde bir kurul oluşturularak sözde bir ateşkes planı devreye alındı. Ancak o tarihten bu yana 1500’den fazla ihlal gerçekleşti. Siyonist işgal rejimi saldırılarını sürdürürken yardım girişlerini de engelliyor. Anlaşmaya göre Gazze’ye günlük 600 yardım kamyonunun girişine izin verilmesi gerekiyordu, fakat bunun çok altında yardım ulaşabiliyor. Barınma sorunu devam ediyor; kış şartlarında, yağmur altında çocuklar soğuktan hayatını kaybediyor. Açlık ve tıbbi yetersizlik nedeniyle ölümler sürüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu süreci durduramadığı görülünce alternatif arayışlar gündeme geldi ve bir Barış Kurulu oluşturuldu. Ancak katliamların baş sorumlusu olarak görülen, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı bulunan Netanyahu’nun bu kurulda yer alması ciddi bir çelişki oluşturuyor. Böyle bir yapının ne derece etkili olabileceği yeniden değerlendirilmelidir. Güvenlik Konseyi’nde 5 daimi üye var ve veto hakları bulunuyor. Ancak şimdi oluşturulan Barış Kurulu’nda Donald Trump denen deli ya da psikopatın sürekli başkan olacağı ifade ediliyor. Küresel krizlerde taraf olan, savaşın en önemli aktörlerinden biri konumundaki bir ismin değişmez başkan olarak konumlandırılması, kurulun tarafsızlığı ve adalet anlayışı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır" şeklinde konuştu.


Türkiye’nin küresel ahlak krizine karşı mücadele ettiğini de ifade eden Yapıcıoğlu, "Küresel ölçekte bir ahlaki kriz yaşanıyor. Adaletin, insan haklarının ve uluslararası hukukun gerçekten işletilmediği bir zeminde kalıcı barıştan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle hem bölgemizde hem de dünyada adil, hakkaniyetli ve insan onurunu esas alan bir düzenin tesisi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



Zekeriya Yapıcıoğlu: "Aileyi güçlendiren ve evlilikleri destekleyen projeler hayata geçirilmeli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mersin merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonunda 16 tutuklama Mersin merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 16 kişi daha tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘kökünü kazıyacağız’ diyerek işaret ettiği yasa dışı bahis soruşturmaları hız kesmeden sürdürülüyor. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda Mersin ve Tarsus ilçesi merkezli olarak yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturması başlatıldı. Soruşturmada bin 657 kişinin hesapları üzerinden yaklaşık 259 bin IBAN kullanılarak 49 milyondan fazla işlem gerçekleştirildiği ve toplam işlem hacminin 273 milyar lirayı aştığı tespit edildi. Parayı kripto platformlarına aktardılar İşlem hacmi 273 milyar liraya ulaşan paranın önemli bir kısmının kripto varlık platformlarına aktarıldığı belirlendi. Dijital iz takibi yapılarak, para trafiğinin detayları ortaya çıkartıldı. Başsavcılık koordinesinde yürütülen projeli soruşturma kapsamında bugüne kadar 207 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 120’si tutuklanırken, 40’ı hakkında adli kontrol kararı verildi. Devam eden çalışmalarda ayrıca 48 şüpheliye ait hesaplarda 8,5 milyar liralık hareketlilik tespit edildi. Bu gelişme üzerine başsavcılığın talimatıyla 31 Mart tarihinde 58 adrese daha eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 36 şüpheli gözaltına alınırken, farklı illerde yakalananlarla birlikte çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda silah, mühimmat, dijital materyaller ve banka kartları ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 16’sı tutuklanırken, 15’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi. Adalet Bakanı ‘kökünü kazıyacağız’ demişti Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamada yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayarak, "Bu işin sonuna kadar gideceğiz, kökünü kazıyacağız" ifadelerini kullanmıştı. Toplumsal bir tehdit olan yasa dışı bahisle ilgili operasyonların hız kesmeden sürmesi bekleniyor.
Çanakkale Gelibolu Belediyesinin çalışmasında güvenlik önlemi alınmadı, işçinin hayatı hiçe sayıldı Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde AK Partili belediye tarafından sürdürülen altyapı çalışmalarında bir personelin yeterli tedbir almadan çalıştığı görüldü. Gelibolu Belediyesi sosyal medya hesaplarından altyapının yetersizliğine vurgu yapılan, "Yılların altyapı yetersizliği, bugün dondurucu kış şartlarında sırılsıklam bir mücadelenin omzuna yüklenmiş durumda’ paylaşımında, iş güvenliği kurallarına uyulmadan personelin hayatının hiçe sayıldığı görüldü. AK Partili Gelibolu Belediyesi ilçedeki altyapı sorununu sosyal medya hesaplarından şarkılı ve yazılı mesaj ile eleştirerek dile getirirken, çalışmalar sırasında bir personelin tedbir almadan çalıştığı görüldü. Basınçlı suyun olduğu bölgede personelin kişisel koruyucu ekipman olarak baret, yüz ve göz koruyucu kullanmadığı görüldü. İş güvenliği uzmanlarının yaptığı değerlendirmede, ilk kademede çalışan kişinin kişisel koruyucu ekipman olarak baret, yüz ve göz koruyucu kullanmadığı belirtildi. Yapılan çalışmada önemli unsurlardan biri olarak da çalışan ve çevre güvenliği için basınçlı suyun çalışma başlamadan kesilmesi gerektiği aktarıldı. Videoda tam olarak seçilmese de çalışma esnasında kullanılan ayakkabının yalıtkan özellikte olması gerektiği ve herhangi bir elektrik maruziyetine sebebiyet vermemek amacıyla çalışma yapılan bölgeden geçen enerji hatlarının kaçak ihtimaline karşı çalışma süresince kesilmesi gerekliliği vurgulandı. İşçinin tahta sopa ile çalışması ve basınçlı suyun kesilmemesi göz önünde bulundurulduğunda tahta sopanın basıncın etkisi ile sıçrayarak çalışanın hayati bir organına zarar verebileceğine dikkat çekildi. Yaklaşık 1 buçuk metrelik derinlikte yapılan bu çalışmada çıkarılan toprağın da uygunsuz istiflenmesi ile oluşabilecek çöküntü vb. durumlarda çalışan için herhangi bir güvenli çıkış noktası önlemi alınmadığı görüldü.